Strese karşı 100 yeni yöntem

Çağın belası stresle zaman zaman herkesin kapısını çalıyor. Kuşkusuz stresle savaşma yolları konusunda pek çok haber ve öneri okunudunuz ama bunlara yenileri eklendi:

İçimizi kemiren sinsi düşman strese karşı geliştirilen yöntemlere bir yenisini de yazar İpek Özmen ekledi. Stresle savaşma yollarının anlatıldığı "Hayatın Baskısına Karşı Sağlıksız Tepki / Stres" adlı çalışma Lamia Yayınları'ndan çıktı. Kitapta yer alan "Stresi Önlemenin Yolları" adlı bölüm günlük hayatta stresle mücadalede işinizi kolaylaştıracak birçok ipucu veriyor.

1) Her zamankinden 15 dakika erken kalkın.
2) Sabah için bir gece önceden hazırlık yapın.
3) Dar giysiler giymeyin.
4) Kimyasal ürünler kullanmayın.
5) Randevularınıza vaktinde gidin.
6) Hafızanızı kurcalamayın, aklınıza gelenleri yazın.
7) Her zaman aynı şeyleri tekrar etmeyin.
8) Yedek anahtarlarınız olsun.
9) Daha sık hayır deyin.
10) Hayatınızdaki öncelikleri belirleyin.
11) Negatif insanlardan uzak durun.
12) Zamanı etkili bir şekilde kullanın.
13) Yemeklerinizi zamanında yiyin.
14) Önemli evraklarınızın her zaman kopya- larını hazırlayın.
15) İhtiyaçlarını giderin.
16) Bozulan aletleri tamir ettirin.
17) Hoşunuza gitmeyen işler için yardım alın.
18) Büyük işleri küçük parçalara ayırın.
19) Sorunlara meydan okuyun.
20) Sorunlara karşı farklı bir bakış açısıyla yaklaşın.

BEBEĞİ GIDIKLAYIN

21) Hayatınızı organize edin.
22) Bol bol gülümseyin. Hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeli para ile ölçülemez.
23) Bir bebeği gıdıklayın.
24) Yağmurda yürüyün.
25) Gümüş bir yüzüğünüz olsun.
26) Evcil hayvan edinin.
28) Köpük banyosu yapın.
29) Her gün çocuğunuzla oyun oynayın.
30) Kendinize inanın.
31) Kendinize olumsuz şeyler söylemekten vazgeçin.
32) Kendinizi kazanırken hayal edin.
33) Mizah duygunuzu geliştirin.
34) Yarının bugünden daha iyi olacağını düşünmekten vazgeçin.

DANS EDİN

35) Kendinize hedefler koyun.
36) Dans edin.
37) Tanımadığınız birine merhaba deyin.
38) Kendinizi kazanırken hayal edin.
39) Bir arkadaşınızla kucaklaşın.
40) Yıldızlara bakın.
41) Yavaş yavaş nefes alın.
42) Ahenkli bir şekilde ıslık çalmayı öğrenin.
43) Şiir okuyun.
44) Klasik müzik dinleyin.
45) Kötü bir alışkanlığınızdan vazgeçin.
46) Kendinize bir çiçek alın.
47) Yanında rahatlayacağınız bir arkadaşınız olsun.
48) Bugünün işini yarına bırakmayın.
49) Görünüşünüze özen gösterin.
50) Mükemmel değil iyi olmak için çalışın.

KUŞLARA YEM VERİN

51) Sergileri gezin.
52) Bir şarkı mırıldanın.
53) Kilonuzu koruyun.
54) Bir ağaç dikin.
55) Kuşlara yem verin.
56) Baskı altında iken dahi nezaketinizi elden bırakmayın.
57) Ayağa kalkın ve gerinin.
58) Her zaman bir B planınız olsun.
59) Kağıda gelişigüzel şeyler karalayın.
60) Bir şakayı hatırlayın.
61) Duygularınızın sorumluluğu- nu alın.
62) Daha iyi bir dinleyici olun.
63) Sınırlarınızı bilin ve başkaları- nın da bunları bilmesine izin verin.

KAĞITTAN UÇAK YAPIN

64) Kağıttan uçak yapın.
65) Yeni bir şarkının sözlerini öğre- nin.
66) İşe erken gidin.
67)Bir bebekle birlikte ellerinizi çırpın
68) Sır tutmasını bilin.
69) Ağız dolusu kahkalarla gülün.
70) Kendinizi diğer insanlara göre ayarlamaktan vazgeçin.
71) Daha az konuşun ve daha az dinleyin.
72) Diğer insanları özgürce övün.
73) Bitmemiş ilişkilerin üzerine yeni bir ilişki kurmayın.
74) İyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düşünün.
75) Sizi dikkate almayanı siz hiç dikkate almayın.
76) İnsanlara doğru değer verin haketmeyenleri silin.

AŞKIN ÖNEMİNİ ANLAYIN

77) Herhangi bir şarta bağlı olmayan birden- bire gelişen aşkın öneminin farkına varın
78) Hakettiğiniz sevgiyi alamadınız mı? Kendinizi üzmeyin sorun siz değilsiniz
79) Başkalarının sözleriyle dolduruşa gelme- yin ama aklınızın bir köşesinde tutun
80) Dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla tartışmayın.
81) Eğer verdiğiniz sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir şans vermeyin.
82) Kendinize saygınızı yitirmenize neden olacak davranışlarda bulunmayın.
83) Siz istemediğiniz sürece kimsenin sizi üz- meyeceğini aklınızdan çıkarmayın.
84) Değerli zamanınızı haketmeyenler için kullanmayın.
85) Size bahşedilen zekayı mutlaka kullanın.
86) Herşeyden önce kendinizi sevin.
87) Dışarıdaki güneşe bakıp gülümseyin önü- nüzde koskocaman bir gelecek olduğunu unutmayın.
88) Dostluğunuzla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapmayın.

89) Gerektiğinden fazla verici olmayın. Za- man zaman hayır demesini öğrenin.

İLK ÖNCE SİZ MERHABA DEYİN

90) Hayatınızın her alanında sorumluluğu üstlenin, suçu başkalarına yıkmayın.
91) Hakettiğinizi düşündüğünüzde maaşınıza zam isteyin.
92) İlk önce siz 'merhaba' deyin.
93) Cesur olun.
94) Teklifin ne olduğunu öğrenmeden asla bir kapıyı kapamayın.
95)Saatinizi daima 5 dakika ileriye ayarlayın.
96) Sıkı tokalaşın.
97) Merhametli ama karalı olun.
98) Dün rüya, yarın hayaldir. Rüyayı mutlu, hayali ümitli yapan bugündür. Öyleyse bugüne iyi bakın.
99) İnsanları yargılarsanız onları sevmeye zamanınız kalmaz.
100) Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer.

(Bugün)
 

Eftelya

İnsan sağlığını tehdit eden stresten daha az etkilenmek için önce onu tanımlamak gerekiyor. Yaş, sosyal statü, cinsiyet, meslek farkı olmaksızın herkesi etkileyen, toplumun hiçbir alanında yakamızı bırakmayan stres, iş hayatında da çok önemli bir olgu.

İnsanların zamansızlıktan, kendine vakit ayıramamaktan yakındığı son dönemlerde hayatı olumsuz yönde değiştiren, kişileri verimsizleştiren, performans düşüren ve aynı zamanda da sağlığı bozan bir dert haline geldi stres. İş sağlığını olduğu kadar insan sağlığını da tehdit eden stresi tanımlamak gerekiyor. Belirli bir seviyede ve kabul edilebilir sınırdaki stres, kişinin verimini bir noktaya kadar artırabilirken aşırıya kaçtığında psikolojik çöküntüyle beraber verimi düşürüyor.
Bugün Türkiye ve dünyada stresin, oldukça üzerinde durulan bir kavram olmasının sebepleri arasında birçok hastalığa yol açması da yer alıyor. Stres; iş hayatında verimin azalmasına, işe gitmede isteksizliğe, tutarsız kararlar verilmesine sebep olurken bu sonuçlar erken ölümlere kadar taşınabiliyor. Gün geçtikçe daha da önemli ve ciddi bir husus haline gelen stres; çalışanların, yöneticilerin ve kuruluşların yaşamını işgal etmekte. İş sağlığını olduğu kadar insan sağlığını da tehdit eden stresi tanımlamak gerekiyor. Bireyler ve kurumlar üzerinde olumlu, olumsuz birçok etkiye sahip stresin de çeşitli tanımları var. Stresle ilgili bazı tanımlar şöyle:

“Stres, kişilerde meydana gelen ve onları normal faaliyetlerinden sapmaya zorlayan durumu ifade etmektedir. Stres, bir eylemin ya da durumun kişiler üzerinde yarattığı fiziksel veya psikolojik zorlamaya verilen tepkidir.

Stres vücudun savunma için verdiği tepki​

Kısaca vücudun dışarıdan bir uyarana karşı savunma ya da uyum sağlama amacıyla verdiği tepki olarak tanımlanan stres, farklı yaklaşımlarla da ele alınabiliyor. Bazı uzmanlar, stresin bir olayda da çevresel faktörle ortaya çıkan dışsal bir olgu olduğunu düşünürken, kimi uzmanlar da bir duruma karşı kişinin verdiği öznel tepkilere dayalı içsel bir hal olduğunu savunuyor.

İnsanların hayatlarının üçte birini çalışarak geçirdiğini hatırlatan uzmanlar, “İş stresinin de üzerinde önemle durulması gereken bir kavram olması kaçınılmazdır. İş stresi, ortaya çıkarken kurumun içinden, dışından, bireyin kendisinden ve daha birçok alandan kaynak bulabilir” diyor. Uzmanlar iş stresinin nedenlerini şöyle sıralıyor:

"Politikalar, ücret eşitsizlikleri, adaletsiz performans değerlendirmeleri, vardiyalı çalışma, fazla sorumluluk altına girmek, istikrarsız çalışma, sık bölüm değiştirme, görev ve rol belirsizler, kurumsal yapılar, terfi konusundaki fırsat azlığı, merkeziyetçilik, karar alırken fikir ileri sürme imkanı tanınmayışı,aşırı derecede resmiyet, işçi - işveren, personel - yönetici çatışması, kurumsal süreçler,iletişimin azlığı, yetersiz bilgi donanımı, uyuşmayan ya da belirlenmemiş hedefler, hatalı denetim ve performans değerlendirmesi, yetersiz geribildirim, dış etkenler, uzun süreli uykusuzluk, dengesiz beslenme, uyarıcı değeri fazla maddeleri çok tüketme, fiziksel etkenler, aşırı sıcak ya da soğukta çalışma, kalabalık çalışma ortamları, havasız ve kötü aydınlatılmış ofisler, bilgisayar yorgunluğu, mahremiyetin yokluğu ile kimyasal maddelerin, radyasyonun ya da manyetik alanın fazla olduğu çalışma yerleri."

Stresin etkisini anlamak için ölçmek gerek​

Uzmanlar, kaynağı ve sebebi ne olursa olsun iş stresinin günümüzde bireyleri ve kurumları etkileyen bir faktör olduğunu vurgulayarak, “Bunun etkilerini ve sonuçlarını anlayabilmek için öncelikle stresi ölçmek gerekir” şeklinde konuşuyor. Çalışanların stres altında olduklarında genellikle önce performanslarının düştüğünü hatırlatan uzmanlar, stres ölçümünde kullanılacak en iyi yöntemin performans değerlendirmeleri olduğunu belirtiyor. Bireyin, çalışma ortamı içinde veya dışında strese maruz bırakan herhangi bir durum ya da olayla karşı karşıyaysa veriminin düştüğü gözlemleniyor. Bir diğer stres ölçme yöntemi ise bireyde meydana gelen fizyolojik ve biyolojik değişimler.

İş stresinin yoğun olduğu kurumlarda genellikle performansın düştüğüne dikkat çeken uzmanlar, bu sorunun etkileri konusunda şu tespitleri yapıyor;

“Belirli bir seviyede ve kabul edilebilir sınırdaki stres, kişinin verimini bir noktaya kadar artırabilirken aşırıya kaçtığında psikolojik çöküntüyle beraber verimi düşürüyor. Sürekli olarak stres dolu bir ortamda çalışma, kurumdaki çalışanların bağlılığını, tatminini azaltıyor. Bu gibi durumların devamı olarak kişiler, çalışma ortamlarından, bağlı bulundukları kurumlardan uzaklaşma isteği duyarlar ve işe devamsızlık baş gösterir. Bu anlamda devamsızlığı ortadan kaldırmak için kurumların insan kaynakları, personel yönetimi gibi departmanlarına büyük iş düşüyor.”

Her insanın kendi iç dengesi ve olaylara verdiği tepkilerin farklı olduğu gibi stresleri kaldırma gücünün de farklı olduğunu söyleyen kişisel gelişim uzmanları, şu hususlara dikkat çekiyor; “Bireyin psikolojik ve fizyolojik durumunu ele alarak, stresin yarattığı etkilere ulaşılıyor. Stres altındaki bireyin davranışlarında değişmeler görülüyor. Alkol tüketimindeki artış, en çok fark edilen değişim. Aşırı yemek yeme ya da iştahta kesilme, zamanla oluşan madde bağımlılığı da stresin bireyde yarattığı etkilerden olabiliyor. İnsan bedeni, dış etkenlere uyum sağlayabilmek için çalışan bir iç dengeye sahip olduğundan stres, birçok hastalığa da yol açabiliyor. Dolaşım sistemi rahatsızlıkları, çarpıntı, hipertansiyon gibi kalp ve damar hastalıkları, şeker hastalığı, tiroid salgısındaki değişmeler ve hatta kanser de buna bağlı olarak görülebiliyor. Bunların yanı sıra stresin psikolojik etkileri de göz ardı edilmeyecek kadar büyük. Karamsarlık, kaygı, işte isteksiz tavırlar sergileme, depresyon, konsantrasyonda azalma gibi sonuçlar gözlemleniyor.

Kurumlar da stres yönetimi üstlenmeli​

Strese maruz kalan birey de olsa, bu konuda kurum bazında da çalışmalar yapılmasının önemine işaret eden uzmanlar, aksi takdirde bireyin kendi için gösterdiği çabalar, geliştirdiği sorun çözme tekniklerinin işlerlik kazanamayacağını vurguluyor. Buna göre iş ortamındaki stresin azalmasıyla artacak olan birey performansı, kurumun başarısını yükseklere taşıyacak. Bu amaçla yöneticiler; çalışanlarını destekleyen, merkeziyetçi politikadan uzak, bireylere karar alma yetkisi tanıyan, iletişimin rahatça sağlandığı bir organizasyonel bir temel oluşturulmalı. Kişiler, kurumda devamlı aktif rol oynayabilmeli, sorumluluk alabilmeli, kendini ve çalıştığı kurumu iyileştirmek için çaba göstermeli. Bunun için de kurum içindeki düzenlemelerin doğru yapılmış olması şart. Bunlar yapılırken de rol kargaşası içine düşmekten dikkatle kaçınılması gerekir. Uzmanlar, “Yöneticiler, çalışanlar arasında huzurlu, olumlu, yaratıcı, yetenekleri destekleyici bir atmosfer oluşturmalı ve iş bölümünü bunları göz önünde bulundurarak yapmalıdır” şeklinde konuşuyor.
haberaktuel
 

Eftelya

Aile sorunları en büyük stres kaynağı​

Eskişehir - Anadolu Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğrencilerinin araştırmasına göre, stresle başa çıkmak isteyen öğrencilerin yüzde 42’si arkadaşlarına, yüzde 28’i sevgilisine, yüzde 15’i ailesine, yüzde 7’si de uzmana danışıyor.

Doç. Dr. Zerrin Aşan yönetiminde bu yıl gerçekleştirilen anket çalışması 8 fakültenin hazırlıktan 4. sınıfa kadar 52’si erkek 100 öğrenci arasında yapıldı. “Öğrencilerde strese yol açan unsurlar ve stresle nasıl başa çıktıkları” konularının ele alındığı araştırmada, öğrencilerde stres yaratan unsurların başında yüzde 38 ile “ailevi sorunların” geldiği belirlendi. Bunu yüzde 28 ile “baskı altında olmak” durumu izlerken, derslerdeki yetersizliğin yüzde 8’de kaldığı tespit edildi.
Stresin öğrenciler üzerinde ne gibi etkiler yarattığına da ışık tutan araştırma sonuçlarına göre, stres öğrencilerde “baş, sırt ya da kas gibi çeşitli sağlık sorunlarına, konsantrasyon eksikliğine, unutkanlığa, ruhsal değişimlere, uyku düzenlerinin bozulmasına ve iştah azalmasına” yol açıyor.

STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI...​

Çalışma ayrıca, öğrencilerin stres altında olduklarında zaman özgüven azalmasıyla karşı karşıya kaldıklarını, yorgunluk ve enerji kaybı yaşadıklarını, karar vermekte zorlandıklarını ve konuşmama gibi bir tutum sergilediklerini de ortaya koydu. Öğrencilerin yüzde 35’i “stresle başa çıkmalarının kolay olup olmadığına” ilişkin bir soruya “ara sıra” yanıtını verirken, yüzde 33’ü “çoğunlukla” cevabını verdi. Bunun yanında, öğrencilerin, yüzde 34’ü bir hobi edinmenin stresle başa çıkmada etkili olduğuna inandığını belirtti.
Araştırmada, öğrencilerin yüzde 32’si stresle başa çıkmak için psikolojik destek almanın kesinlikle etkili olduğuna inanırken, böyle bir durumda yalnızca yüzde 7’si uzmana başvurmayı düşündüğünü ifade etti. Öğrenciler, yüzde 42 gibi yüksek bir oranda arkadaşlarına başvururken, sevgilisine başvuranların oranı yüzde 28 ile ikinci sırada geliyor. Aile ise yüzde 15 ile bunu izliyor.

Özellikle lise çağında olan gençler ailelerinin kendilerine hiç güvenmemesinde şikayetçiler.Sorununda en çok burdan çıktığını düşünüyorlar.Tabikide aileleri zaman şartlarına göre endişe etmekte haklılar Biz çocuklar anne-baba olmadan onları anlayamayacak olsak bile fazla güvensizlik hissini çocuğa hissettirmeninde doğru olduğunu düşünmüyorum.Farkettrmeden yada ona olan güvenini dile getirerek onu koruyabilir pek ala

çok streslı gördüm kendimi:)
 
Üst