• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

ağlamak için ...

Dün gece yatağımda uzanırken en son ne zaman ağladığımı düşündüm . Çok uzak ve bir o kadar da silik bir tarih olsa gerek ki , anımsayamadım . Nedense bir türlü uyku melekleri beni ziyaret etmek istemediler ve böylece dakikalar birbirini kovaladı . Yatağın içinde bir sağa bir sola dönüp dururken , yeniden aklıma en son ne zaman ağladığım sorusu takıldı . "Yok bu böyle olmayacak " dedim ve yataktan kalkıp salona gittim usulca . Kuzucuğumun odasına da uğradım elbette ; mışıl mışıl uyuyordu kerata . Onu görmek ve yanağından öpmek bile beni rahatlatmıştı biraz ama içimdeki sıkıntıyı tam olarak atamıyor ve sürekli olarak kendime " iyi ama ben ne zaman ağladım" diye sorup duruyordum .

Salonda , en sevdiğim köşeye gittim ve koltuğuma oturup arkama yaslandım . Gözlerimi sımsıkı kapattım . Çok kısa bir süre geçmişti ama birden kendime geldiğimde gözlerim açılmış ve tavana kenetlenmişti . Bir anda bilinçsizce tavana odaklandığımı ve yine aklıma takılan soruyu farkettim . Kendime gelmek için ayağa kalktım ve balkon kapısına doğru hızlıca yürüdüm . Hafifçe sol elimle araladığım perdeden sokak lambasının ışığını ve ışıın altında adeta birbiri ile danseden kar taneciklerini izledim. Kar yağıyordu , lapa lapa değil belki ama yine de kar yağıyordu . BU benim yüzümü gülümsetmeye yetmişti aslında ama perdeyi sonuna kadar açıp o manzarayı daha uzun süre izlemeye karar verdim. Dışarının ışığı salonu aydınlatıyor ve sokak lambasıyla rakseden kar zerrecikleri tüm ilgimi üzerine çekiyordu .

Bir kadeh şarap almaya ve Elina'nın Meadow isimli eserini dinlemeye karar verdim. Yavaşça müziğin sesini açtım ve koltuğuma gidip dışarıdaki kar yağışını izlemeye başladım.
İÇimi müthiş bir huzur kaplamıştı ; şarabın tadı , müziğin dinginliği ve evdeki sessizliğin çekiciliği beni gerçekten rahatlatmıştı . Neredeyse aklıma takılan soruyu unutmuştum ki , içerden küçük prensesimin ağlamasını ve "-anne" diye seslenişini duydum . Herşeyi bırakıp koşarak kuzumun yanına gittim. Yataktan düşmüş ve canı acıdığı için ağlıyor ama hala uyuduu için gözlerini açmıyordu . Yatağına yatırıp yanına uzandım ve bebekliğinden beri ona söylediğim niniyi söylemeye başladım . " uyumazsan büyümezsin meleğim , uyu ben de sana ninni diyeyim" ... Yavaş yavaş sakinleşip yine o tatlı ve pembe uykusuna dönüverdi. Güzel ve kırmızı yanaklarından öpüp salona gittim , birden bire soruma cevap bulmuş ve en son ne zaman ağladığımı hatırlamıştım . BUndan tam 18 sene önce yani 12 yaşında iken kuzenimin aniden ölümü beni ağlatan olay olmuştu ve bir daha da hiç ağlamamıştım. BUnu bir anda farketmek bile beni tedirgin etti . Tam 18 yıl , koskoca 18 yıl bir kadının ağlamaması düşünülebilir miydi ? Bir erkek olsa belki kabul edilebilir ama bir kadın için 18 yıl gözlerinden yaş akmaması kabul edilemezdi .

Hakikaten kendmi kötü hissediyordum . SOn zamanlarda hayatımda çok üzücü olaylar yaşıyor , hepsini iyi kötü bir şekilde hallediyor , kimseye belli etmeden ayakta duruyor , çalışıyor , evde anne dışarıda iş kadını oluyordum ama bir eksik vardı . Hep bir eksik vardı . Sanki o an , ben o eksik noktayı bulmuş ve pekçok sorunun cevabını ve sorumluluğun yükünü ona atıyor gibiydim . İyi ama neden ? Neden ben bunca zamandır en doğal hakkımı hiçe saymıştım ki ? Birden çığlık çığlığa ağlamak geldi içimden , bağıra bağıra , haykırarak ve hiç durmadan ağlamak ama koltuğa saplanmış , sadece paniklemiş gözlerle sağa sola bakmakla yetindim . Birşeyler beni tutuyordu , ağlayamıyordum . Gözyaşım mı kurudu acaba ?

Kİmbilir belki yaşadığım tatsız süreci gözümün önünden geçirirsem ağlayabilirdim . Arkama yaslandım , gözleirmi kapattım ve son zamanların en duygu yükü olan ve bana ağır gelen olaylarını seçip düşünmeye başladım . Adeta ağlamak için kendimi zorluyordum ama olmuyordu . Hemen televizyonu açtım , eğer şansım yaver giderse , bir dram bulup hüzünlenebilirdim . Çok parlak bir fikir gibi gelse de , gecenin üçünde bulabildiğim en acıklı film "dünyayı kurtaran adam " olunca bu arayıımdan da vazgeçtim . Acaba müzik kurtarabilir miydi beni bu boşluktan ? Şöyle bol hüzün kokan , insanı depresyona sürükleyecek , melankolik tatta bir şarkı çok insanı etkileyebilirdi . Belki ben de onlardan biriyimdir diye düşünerek slow türkün frekansını ayarladım radyoda ve beni ağlatacak şarkıyı beklemeye başladım . Bekledim , bekledim , bekledim ... çalmadı . Çok şarkı çaldı ama beni ağlatabilen çalmadı .

Tam 18 yıl ... Durup durup düşünüyordum , 18 koca yıl ... Tek bir damla gözyaşı olmadan geçen çok uzun yıllar . Yapacak birşey yoktu , ağlayamıyordum.

Gece yavaş yavaş sabaha bekaretini teslim ederken , gökyüzü ağarmaya ve kartaneleri de azalmaya başlamıştı . DÜşünmekten ve uykusuzluktan yorgun düşen bedenim ise kendini yatağa sessizce bırakıvermişti . Uyudum hem de derin derin uyudum . Sabah olduğunda ise kalktım , kahvaltıyı hazırladım , kuzucuğumu kreş için hazırladım ve servisine bindirip ben de işime geldim . Ve hala düşünüyorum ... Ben neden ağlayamıyorum ?
 
................
.....................
polisler onu bulduğunda tekti felaketti
herkes meydanda birikti
karakoldan içeri girerken sanki mağrur bir tüfekti
ansızın dönüp bana baktı anladın mı dedi
anladım dedim anladım
ve o günden sonra hiç bir zaman hiç bir yerde hiç ağlamadım
 

PAM.aRt

Aktif Uye
bazı insanlar üzüldüğü zaman değil sevinçli olduğu zaman ağlarlar.sanırım sizinkide öyle bir durum.allahım kimseyi üzüntüden ağlatmasın
çok güzel yazmışşın sahrabetis paylaşım için teşekkür ederim
 
sana aglamak yakısmaz ablacım ama yinede ağlicam diosan Kasımda Aşk Başkadır'ı,Titanic'i izleyebilirsin..
 
Eğer ağlamak istiyorsan sana hikayeler anlatabilirim hüzün dolu yaş dolu acı dolu...Bu tür hikayeler beni hep hüzünlendirmiştir...
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
offf zaten bend eağlamak üzereyim siğaramda bitmek üzere ne olur yarına güzel bakmak umuduyla güzel şeyler söyleyelim :Triste:
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
benim pekte sevinçten degilki arkadaşım sıkılıyorum hemde çok nedenmi anlaşılmamaktan bıktım artık ne kadarda anlatsam kendimi karşımdakiler anlamamak için sıraya girmişler sanki off
 
....... bazen gÖzpınarlarından aşağı sÜzÜlemez gÖzyaşları...Onlar dışa akıp ziyan etmezler kendilerini...çÜnkÜ çok daha Önemli bir gÖrevleri vardır. ıçteki bir yangını sÖndÜrmek isterler. GÖz kapaklarınızın alev alev yandığı, boğazınıza bir şeylerin dÜğÜmlendiği, burnunuzun direğinini sızladığı oldu mu hiç? Dikkat ettiniz mi o anlarda gÖzyaşlarınızın istikameti neresi? En zor olanı bu belki de...

........................
 
Üst