Af edersin Kırdım mı(!)

Boş kalan ellerini, aç bakalım göklere
Ya duan kabul olur, ya da beddualarım
Sen hazanı düşürdün, baharda çiçeklere
Zemheriye müebbet mahkûm ömre ağlarım

Yalandır gözyaşların, nedametin de yalan
Sen yalanla yaşadın, yalanlarla oyalan
Böyle bir günah ile kim vardır ki “af olan”
Haramın “zay” ettiği ecirlere ağlarım

Anıtını dikseler, “göğsüne” bataklığın
Tercümanı olur mu, sende ki alçaklığın
Çaresi mi bulunmuş ahlaki bunaklığın
Boş yere aradığım günlerime ağlarım

Sen aşkın ülkesinde şehre inen eşkıya
Melek kılıklı şeytan, bu nasıl bir “çeşni” ya
Hançerin hançeremde, “gönül” kor’da pişti ya
Kül altında sönmeyen közlerime ağlarım

Can düşmanımsın benim “açılmamış cephede”
Öcümü alır mıyım? Şüphedeyim, şüphede
Aşk şarabı içerek, sarhoş gibi küfede
Şiir gibi dökülmüş sözlerime ağlarım

Milyon kere doğradın her bir gün dilim dilim
Sevdama motifliydi ezip geçtiğin kilim
Yönetip oynattığın “siyah beyaz bir filim”
Gökkuşağında saklı renklerime ağlarım

Kana susamış cani, iblis ruhlu canavar
Yüreğimde, çaresi “ölüm” olan yara var
Nasıl titrer şu gönül, sanırsın ki “sara” var
Gece boyu tuttuğum “nöbetlere” ağlarım

Katilsin sen, bir katil, aşkıma kıyan cani
Top yekun bir katliam, bu kadar olur yani
“Seni çok seviyorum(!) ” demiştin ya, sen, hani
“Bu yalanla” bezenmiş, kaderime ağlarım

Af edersin, kırdım mı(!) , sözlerim çok mu acı
Aktar da eczane de, var mı bunu ilacı
Elimde fırsat varken başında kırıp tacı
Öfkesini kusmayan yüreğime ağlarım

Kadir Albayrak
 
Üst