• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

Ünlü Şairler

A. Kadir

İstanbul'da doğdu. Kara Harp Okulu'nda son sınıf öğrencisiyken Nazım Hikmet'le birlikte yargılandı (1938) ve on ay hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra çesitli illerde dört buçuk yıl sürgün hayatı yaşadı. Yazarlık ve çevirmenlik mesleğini seçerek, şiir alanında çeşitli çeviri ve uyarlamalarıyla tanındı. 1985'te İstanbul'da öldü.

Şiir Kitapları:
Tebliğ (1943),
Hoş Geldin Halil İbrahim (1959),
Dört Pencere (1962),
Mutlu Olmak Varken (Bütün Şiirleri, 1968).

"Şiire Nazım Hikmet etkisinde başlamasına karşın, zamanla 1940 toplumcu, gerçekçi kuşağının özgün isimlerinden biri oldu. İçten bir anlatımla toplum sorunları ve yenik hayatların acılığını yansıttı.'' (Eray Canberk, 1993)

Ahmet Necdet,
Modern Türk Şiiri
Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler
Broy Yayınevi, Ekim 1993.
 
A. Kadir Bilgin |

1955 yılında Ankara'da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümü mezunu olan şair ODTÜ Felsefe bölümünde bir süre mastera devam etti. 7 şiir kitabının dışında inceleme, araştırma yazıları da mevcuttur. Çok çeşitli dergi ve gazetelerde şiir ve yazıları yayımlandı.
13 Avrupa ülkesini gezdi, seyahati sevdiği için ülkesinde de büyük kentlerin dışında pekçok yeri gördü. Sonunda niteliksiz kalabalıklardan ve büyük kentlerin karmaşasından bıktığı için Gökçeada'ya yerleşti. 18 Mart Üniversitesi Gökçeada MYO'da Türk Dili derslerine girmeye devam ediyor.
Bundan sonra, Ada'nın doğal güzellikleri ve dinginliğinden yararlanıp yazmak istedikleriyle uğraşacağını belirtiyor.
Kaynak: A. Kadir Bilgin
 
Abdurrahim Tirsi |

"Kadiri Tarikatı"na bağlı bir tekke ozanı olarak bilinen Abdurrahim Tirsi'nin yaşamı üzerinde ayrıntılı bilgi yok. Doğum yılı bilinmiyor ama İznik'in Tirse köyünde doğduğu biliniyor. 1519 yılında ölmüş. Çocukluğunu Hacı Bayram Veli'nin damadı ünlü gizemci halk ozanı Eşrefoğlu'nun yanında geçirmiş, Abdurrahim Tirsi'yi Eşrefoğlu okutmuş, yetiştirmiş, kızıyla da evlendirmiş.

Eşrefoğlu öldükten sonra da tarikatın başına Abdurrahim Tirsi geçmiş. Gizemci ozanların hemen tümünde görüldüğü gibi, Abdurrahim Tirsi'de de Yunus Emre kaynağının etkisi görülebiliyor. Yaşadığı yüzyıla göre, yalın, açık seçik, akıcı bir dili, şiirselliği gözleniyor.
 
Adnan Yücel
27 Mart 1953 tarihinde Elazığ’da doğdu. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nü bitirdi. Bir süre çeşitli orta öğrenim kurumlarında öğretmenlik yaptı, daha sonra Çukurova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı.

Edebiyat 81, Petek, Sanat Emeği, Somut, Söylem, Yapıt, Yeni Olgu gibi dergilerde şiirleri yayımlandı.

Eserleri:


Kavgalara Söylenen Sevda (1979)
Soframda Kaval Sesi (1982)
Bir Özlem Bir Türkü (1983)
Acıya Kurşun İşlemez (1985)
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986)
Rüzgârla Bir (1989)
Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991)
Çukurova Çeşitlemesi (1993)
Sular Tanıktır Aşkımıza (1998)
 
Ahmed Arif

Diyarbakır'da doğdu. Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde öğrenciyken TCK'nin 141. maddesine muhalefette bulunduğu savıyla tutuklandı (1950). İki yıl sonra aynı savla yargılanarak hüküm giydi, hapiste yattı. Mahkumiyet hayatı iki yıl sürdü. Ankara'ya yerleşerek gazetecilik mesleğini seçti. 1991'de aynı kentte öldü.

Tek şiir kitabı:

Hasretinden Prangalar Eskittim (1968).

"...başta Nazım Hikmet olmak üzere, toplumcu şiirimizin ortak değerlerinin, hece şiiri, aruz ve halk şiirimizin yoğun, köklü bir sentezi...'' (Ataol Behramoğlu, 1991)

Ahmet Necdet,
Modern Türk Şiiri
Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler
Broy Yayınevi, Ekim 1993.
 
Ahmet Hamdi Tanpınar

İstanbul'da doğdu. İstanbul Edebiyat Fakültesi'ni bitirdikten sonra, çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. Güzel Sanatlar Akademisi'nde sanat ve estetik tarihi dersleri verdi. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne profesor olarak atandı. Maraş milletvekili olarak parlamentoya girdi. 1962'de İstanbul'da öldü.

Şiir Kitabı:

Şiirler (1961).

"Denebilir ki, Haşim'in şairliği, dili zamana uyarak daha sadeleşmiş, Haşim'e özgü acılığını yitirerek Tanpınar'ın hayatla barışık yaradılışına uymuş olarak, Tanpınar'ın şiirlerinde de devam etmiştir. Haşim'in son ışıklarla bulutların cenk ettiği, uçuştuğu ateşli akşam havaları, yaz geceleri, mercan dalları, gölleri, bülbülleri, bahçeleri, İstanbul'un gürültüsüz bir köşesinde eski bir yalı gibi Tanpınar'a miras kalmıştır.'' (Necati Cumalı, 1961)

"Tanpınar, şiirlerinin çoğunda insan kaderinin derin meselelerini, kainat ile insan varlığı arasındaki münasebeti, aşk, ölüm ve sanat konularını işler. Rüya, hayallerde gizli manalar bulan Tanpınar, şiirlerini umumiyetle kapalı, fakat uzak yıldızların ışıkları gibi sembollerle örmüştür.'' (Mehmet Kaplan, 1965)

Ahmet Necdet,
Modern Türk Şiiri
Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler
Broy Yayınevi, Ekim 1993.
 
Ahmet Kutsi Tecer

Kudüs'te doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Öğretmenlik yaptı, Milli Eğitim Bakanlığı'nda çeşitli görevlerde bulundu. Halkevleri Müfettişliği, Paris'te Kültür Ateşeliği, Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretim üyeliği gibi görevlerden sonra, Urfa milletvekili olarak parlamentoya girdi. Uzun sure `Ülkü' dergisini yönetti.

Şiir Kitabı:


Şiirler (1932).

"Ahmet Kutsi Tecer, ilk devrinde bilhassa eski halk şiirinin en toplu şekli olan koşma üzerinde durmuş ve onu redif denilen kafiye sisteminden
kurtararak modernleştirmiştir. Sivas'ta halk şiiri ananesini daha yakından tanımış ve folkloru yeni bir iklim gibi keşfetmiştir.'' (Ahmet Hamdi Tanpınar, 1977)

Ahmet Necdet,
Modern Türk Şiiri
Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler
Broy Yayınevi, Ekim 1993.
 
Ahmet Muhip Dranas

Sinop'ta doğdu. Bir süre Ankara Hukuk Fakültesi'nde, daha sonra da İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde okudu. Ankara'da Halkevleri yayın işlerinde çalıştı. Birçok resmi kuruluşta yöneticilik görevlerinde bulundu.

Şiir Kitabı:

Şiirler (1974).

"Ahmet Hamdi, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Divan ve bütün Fransız Şiiri, malzemesi ile Ahmet Muhip'e bir zemin olmuştur. O, büyük ustalık ve
incelikle, geçmişlerin deneylerinden yararlanır. Objesi hayat değildir, şiirdir; bütün şairlerin geçmişidir, şiirleridir. Ahmet Muhip, özü bütün şiirlerine yayılan şairlerdendir; O'nu Hececilerden ve öbürlerinden ayıran özelliği de budur. Aslında, vazgeçemediği bir özü, bir mesajı olduğu da söylenemez. Her durumun ve her hatıranın en iyi söyleyicisidir. Bulur, saptar, duygulanır ve kullanır.'' (Turgut Uyar, 1983)

Ahmet Necdet,
Modern Türk Şiiri
Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler
Broy Yayınevi, Ekim 1993.
 
Ali İzzet Özkan

Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Höyük köyünde 1902 yılında doğmuştur. Babasının adı Musa Ağa, anasının adı Kamer'dir. Ali İzzet'in birinci evliliğinden beş kızı iki oğlu, ikinci evliliğinden bir oğlu bir kızı vardır. Çocuklarından kırk torunu olmuştur.

Ali İzzet Özkan Alevi'dir. Yaşamı oldukça dalgalı geçmiştir. Uzun yıllar çiftçilikle uğraşmıştır. 1940 yılından sonra yaşamında kimi değişiklikler baş gösteriyor. Halkevleri ile ilişki kuruyor. Bir süre Köy Enstitülerinde saz öğretmenliği yapıyor. Şiirlerini "yazılı" olarak söyleyen bir halk ozanıdır. Ali İzzet Özkan'ı yarı kentli, yarı köylü bir halk ozanı saymak doğru olur.

20. yüzyılda yetişmiş ünü yaygın bir ozandır. Ne var ki, halk şiirimize önemli katkılarda bulunduğu da söylenemez. Özellikle, tutarlı bir eğitime, bilgiye dayanmadığı için kimi zaman sağda, kimi zaman solda görünme çabasına girmiştir.
 
Arif Damar


Çanakkale'nin Karainbeyli köyünde dünyaya geldi. İstanbul Erkek Lisesi'ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Çeşitli memuriyet görevlerinde bulundu.
'Yeryüzü Kitabevi'ni kurdu, yönetti.

Şiir Kitapları:


Günden Güne (1956),
İstanbul Bulutu (1958),
Kedi Aklı (1959),
Saat Sekizi Geç Vurdu (1962),
Alıcı Kuş (1966),
Seslerin Ayak Sesleri (1975),
Alıcı Kuşu Kardeşliğin (Toplu Şiirler, 1975),
Ölüm Yok ki (1980),
Ay Ayakta Değildi (1984),
Acı Ertelenirken (Seçme Şiirler, 1985),
Günden Güne (1986),
Yoksulduk Dünyayı Sevdik (1988),
Onarırken Kendini (1992).

"Yüksek sesle okunacak coşkun söyleyişler yerine öz yönünden toplumsallığı yitirmeyen, değişik duyarlılıklara açılan temiz, etkili, kendine özgü
buluşlara ve imge gücüne dayanan bir şiir kurmayı başardı.'' (Şükran Kurdakul, 1989)

Ahmet Necdet,
Modern Türk Şiiri
Yönelimler, Tanıklıklar, Örnekler
Broy Yayınevi, Ekim 1993.
 
Üst