• Hoşgeldiniz Yayın hayatımıza turktwit.com olarak devam etme kararı aldık. Tüm uyelerimizi yeni sosyal medya sitemizTurkTwit.Com 'a bekleriz

SERÇE VE GÖÇMEN KUŞUN HİKAYESİ

İhanetin adı göçmen bir kuşa verilmiş,
Sadakatin adı ise; bir serçeye

Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca
Küçük köyün üstünde uçmuş serçeyle beraber

Küçük sinekleri, kurtları yemişler,
Kış yağmurlarıyla şaha kalkmış, derelerden su içmişler.

Masmavi gökyüzünde dans etmişler,
Çiçek açan ağaçlara konup, papatya tarlalarında gezmişler...

Birbirlerine söz vermiş kuşlar;
Ayrılmayacağız diye.

Ama kış gelmiş,
Göçmen kuş adına yakışanı yapmaya kararlıymış,

Serçe ise her zamanki gibi sadık
Ama sevgi de yabana atılmaz bir gerçek.

Ayrılık acı, ihanet kötüymüş serçe için
Yaşamaksa önemli imiş göçmen için.

O, baharların tatlı eğlencesiymiş sadece
Gel demiş serçeye benle beraber...

Başka bir bahara uçalım.
Serçe ise burda bekleyelim demiş yeni baharı

Ama kış acımasızdır. demiş göçmen,
Yaşayamayız burda, aç kalır üşürüz

Serçe hayır demiş korunuruz kötülüklerinden kışın beraber
Göçmen inanmamış serçeye hayır demiş gidelim.


Serçe için gitmek nasıl bir ihanetse yaşadığı yere
Kalmakta aynı şekilde ihanetmiş sevgiliye

Ve karar vermiş sevgiyi seçmiş
Uçacakmış yeni bir bahara...

Göçmen ve serçe çıkmışlar yola,
Ama serçe zayıfmış,
onun kanatları uzun uçuşlar için değil.

Dayanamayacakmış bu yola
Oysa göçmenin kanatları güçlüymüş

Çünkü o hep kaçarmış kışlardan
Hep gidermiş zorluklarından kışın yeni baharlara

Bir fırtına yaklaşıyormuş.
Göçmen hızlı gidiyormuş fırtınadan, yakalanmayacakmış

Ama serçe iyice zayıf kalmış, yavaşlamaya başlamış
Göçmene duralım demiş artık.

Biraz dinlenelim
Göçmen itiraz etmiş, fırtına demiş, ölürüz.

Serçe çok fırtına görmüş, kurtuluruz demiş.
Ama göçmen yürü demiş serçeye
birazdan okyanuslara varacağız

Serçe sevgisine uymuş ve
peşinden son bir gayretle gitmiş göçmenin
Birazdan varmışlar okyanusa

Kurtuluşuymuş bu büyük deniz
Göçmen için çok iyi bilirmiş buraları

Ama serçe ilk kez görüyormuş ve sanki
Gökyüzünden daha büyükmüş bu yeni mavi

Serçe artık dayanamıyormuş,
Son bir sevgi sesiyle seslenmiş göçmene

Artık gidemiyorum.... Göçmen serçeye bakmış,
Bakmış ve devam etmiş........

Okyanus çok büyükmüş, serçe ise çok küçük
Serçenin sevgisi de çok büyükmüş ama göçmen çok küçük...

Mavi sularında okyanusun bir minik SADAKAT ...
Yeni bir baharın koynunda koca bir İHANET...
 

SAHARAY

Cevap: serçe ve göçmen kuşu

Bu yazı size mi ait yoksa alıntı mı? Bunu belirtmemişsiniz.
 
Cevap: serçe ve göçmen kuşu

uyarınız için tşk ederim gerekli düzeltmeyi yaptım.........
 
Cevap: serçe ve göçmen kuşu

Vietnam Savaşı Sonrası

Vietnam Savaşı sonrası... Evine dönmekte olan bir asker San Francisco'dan ailesini aradı: "Anne, baba eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum. Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum." "Memnuniyetle, Onunla tanışmak isteriz", diye cevapladılar. Oğulları "Bilmeniz gereken bir şey daha var." diye devam etti. "Arkadaşım savaşta ağır yaralandı, bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok ve Onun gelip bizimle kalmasını istiyorum." "Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki Onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz." "Hayır. Anne, baba Onun bizimle kalmasını istiyorum." "Oğlum." dedi babası. "Bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü biri bize korkunç yük olur. Bizim kendi hayatımız var ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır." Oğlu o anda telefonu kapattı. Ailesi Ondan bir süre haber alamadı. Ama birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi. Oğullarının yüksek bir bina düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne - baba hemen San Francisco'ya uçtular ve oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. Anne - baba oğullarını hemen tanıdılar yalnız bilmedikleri bir şeyi de öğrenince dehşete düştüler: Oğullarının sadece bir kolu ve bacağı vardı..
 
Cevap: serçe ve göçmen kuşu

SİZ ÇOK ÖNEMLİSİNİZ!
New Yorkda yaşayan bir öğretmen lise son sınıf öğrencilerinin diğer insanlardan farklı özelliklerini vurgulayarak onurlandırmaya karar vermişti. Her bir öğrencisini tahtaya kaldırıp onlara kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtip sonra her birine üzerine altın harflerle siz çok önemlisiniz yazılı birer pembe kurdela verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine 3er tane pembe kurdela verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada da sürdürmelerini istedi.

Çocuklardan biri, yakınlarında olan bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış adamın yakasına pembe kurdelayı iliştirmişti. İki kurdela daha vermiş, sizden onurlandırmanız için başkalarını da bulmanızı istiyoruz. Böylece onlarda başkalarını bulup kurdela ağını fazlalaştırabilirler. Daha sonra lütfen bana sonucu hakkında bilgi verin. diye rica etmişti.

O gün üst düzey yönetici suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronunun odasına girdi ve ona, iş dünyasında bir dahi olduğu için takdir edip örnek aldığını ve yakasına, pembe kurdelayi takması için izin verip vermeyeceğini sordu. Şaşkına dönen patronu. Tabii ki! şeklinde cevap verdi. Yönetici pembe kurdelayı patronunun tam kalbinin üstüne ceketine iliştirdi. Diğer kurdelayı verirken de Bana bir iyilik yapar mısınız? dedi. Siz de bu kurdelayı onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz?

O gece patron evine geldiğinde 14 yaşındaki oğlunun yanına oturdu, Bugün inanılmaz bir şey oldu diyerek olayı anlattı. Ofisteydim üst düzey yöneticilerinden biri geldi, bana iş dünyasında ne kadar başarılı olduğumu, örnek aldığını ve takdir ettiğini söyleyip göğsüme bu kurdelayı taktı. Bir hayal etmeye çalış¦ Benim bir dahi olduğumu düşünüyor Siz çok önemlisiniz yazılı bu kurdelayı tam kalbimin üstüne taktı ve bir kurdela daha vererek onurlandıracağım başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken bu kurdelayla kimi onurlandıracağımı düşünürken aklıma sen geldin. Ben seni onurlandırmak istiyorum!

Çünkü, diye devam etti patron. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden kırık not alınca sana bağırıp çağırıyorum.

Oysa bu gece bir şekilde seninle odan da oturup, benim için ne kadar farklı olduğunu, özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insanlarsınız. Sen mükemmel bir çocuksun. Seni seviyorum diye devam etti.

Şaşkına dönen çocuk ağlamaya başladı. Bütün vücudu titriyordu. Başını kaldırarak gözleri yaş içinde babasına baktı Babacığım dedi, âyarın intihar edecektim durakladı. Baba, ben senin¦ ben senin¦ beni hiç sevmediğini¦ beni hiç önemsemediğini düşünüyordum. Ama artık her şey çok farklı, baba sen şu an oğlunun hayatını kurtardın!
 
Üst