• Hoşgeldiniz Yayın hayatımıza turktwit.com olarak devam etme kararı aldık. Tüm uyelerimizi yeni sosyal medya sitemizTurkTwit.Com 'a bekleriz

İçinizi Parçalayacak

Bu yazıyı okudum ve gerçekdende gidişatımızın hiç iyi olmadığını bir kez daha gözlemledim.Artık insanlar okuyup bir yerlere gelmek kariyer yapmak yerine herşeyi boşbeleş yaşamayı tercih ediyor.Tabi bunun sonuda ya hırsızlık yada gasp gibi kolay para kazanma yollarına basvuruyorlar.Neyse fazla uzatmayım ve sizi yazıyla basbasa bırakıyım eminim sizde anlıyacaksınız!

Asagidaki mektubun yazari bir öğretmen... Ancak, adını
ve nerede
çalıştığını gizlemek zorunda kalmiş; tahmin
edebileceğiniz
nedenlerle...
Mektup, aşağıdaki haliyle bir üniversitemizin
"Öğretmenler
Günü" toplantısında da okunmus, gözyaşlarıyla...



Merhaba!

Istanbul'da bir lisede ögretmenlik yapiyorum.
Çalistigim okul,
çogunlugu Anadolu'nun en ücra köylerinden gelip
yerlesen
(yerlesemeyen) insanlarin oturdugu bir çevrede.
Etrafimiz gecekondu
mahalleri. Gecekondu olmayan yerlerde de derme çatma
binalar var.
Istanbul'un pek çok yerinde artik görmeye alistigimiz
bir manzara
var aslinda burada da. Sözünü ettigim yerlesim yerinin
5 dakikalik
mesafesinde modern bir alisveris merkezi var!
Atardamarin hemen
üzerinde bu okul.


BUNLARIN HEPSI GERÇEK:

*Biliyor musunuz, bu yil lise1. sinifta okuma yazma
bilmeyen bir
ögrenci var.

*Biliyor musunuz, bir ögrenci okula "satir"
getirmekten uzaklastirma
cezasi aldi.

*Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çikan
bir kavgada
bir ögrencimin boynu döner biçagi ile kesildi; 28
dikis atildi.
(Çok sükür sah damarina gelmedi)

*Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten
sonra sokakta
yalniz yürümüyor.

*Biliyor musunuz, geçtigimiz hafta, bebek bekleyen
müdür
yardimcimiz bir ögrenci tarafindan karni tekmelenmekle
tehdit edildi.

*Biliyor musunuz, disaridan elini kolunu sallaya
sallaya giren bir
adam, kendisini disari çikarmaya çalisan kat nöbetçisi
bayan
ögretmeni biçakla tehdit etti.

*Biliyor musunuz, derste sikinti yarattigi için
ögretmeni
tarafindan cezalandirilan ögrencinin asiret olan
ailesi okulu basti.

*Biliyor musunuz, bir ögretmenimiz sinifta biraktigi
ögrenciden
tehdit telefonlari aldi.

*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %86'si sigara
içiyor.

*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %42'si hap
kullaniyor.

*Biliyor musunuz, okulun etrafinda hap satanlari,
okulun içinde hap
kullananlari polis biliyor.

*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %23'ü ensest iliski
magduru.

*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir kiz ögrencimizin
babasi
çocugundan(ögrencimizden) dayak yedigi için okula
sigindi.

*Biliyor musunuz, yalnizca koridorda birbirlerine
çarptiklari için
kavgaya tutusan iki kiz ögrencinin aileleri okulun
önünde
birbirlerine yumruk yumruga saldirdilar.

*Biliyor musunuz, bazi kiz ögrenciler 100 kontör
karsiliginda
minibüs soförlerine, hali saha sahiplerine kendilerini

kullandirtiyorlar (cinsel anlamda)

*Biliyor musunuz, bu yil bir erkek ögrenci, bir kiz
ögrencinin
kendisine cinsel tacizde bulundugunu söyleyerek
sikayette bulundu.

*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir anne, kizinin
saçinin boyali
olmasi üzerine okula çagirildiginda, kizini okula koca
bulmak için
gönderdigini bu nedenle de süslenmesi gerektigini
söyledi.

*Biliyor musunuz, velilerin %42'si kayittan sonra bir
daha okula
ugramiyor.

*Biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayi üç, dört
aile bir
oda-bir salon bir evi paylasiyorlar.(Sayilari
azimsanamayacak
ölçüde.)

*Biliyor musunuz, her ay ögretmenler aramizda para
toplayip bir
ögrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri
aliyoruz.

*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil cuma okul kapanisi
töreninde
bayginlik geçiren bir ögrencinin iki gündür hiçbir sey
yemedigini
ögreniyoruz.

*Biliyor musunuz, ögrencilerin çogunun hayatinda kan
davasi,
intihar, bosanma, dayak, kaçma, kaçirilma, hapis gibi
hikayeler var.
(Ailelerinde yasanmis)

*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil iki gün boyunca evine
gitmeyen bir
ögrenciyi velisi gelip okulda ariyor. (Kizin biriyle
kaçtigi
anlasiliyor daha sonra.)

*Biliyor musunuz, annesi babasi ayri veya bosanmis
olan ögrencilerin
çogu uzak akrabalarin yaninda kaliyor. Anne ya da baba
almak
istemiyorlar veya üvey anne babalar istemiyor.

*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil sorun çikardigi için
müdür
tarafindan tartaklanan bir ögrenci mahalleden
topladigi
tanidiklariyla müdürün odasini basip tehditler
savurdu.

*Biliyor musunuz, veliler toplantilara "ocakta
yemeklerini
birakarak", ayakkabilarinin topuguna basarak,
mantolarini omuzlarina
atarak geliyorlar.

*Biliyor musunuz, velilerin büyük bir çogunlugu
ögretmene nasil
hitap edilecegini bilmiyor. (Güzelim, hanim kizim,
sen, hocaaaaa,
ablasi!?)

*Biliyor musunuz, sakalli, salvarli, cüppeli bir veli
toplantilara
gelip yalnizca erkek ögretmenlerle görüsüyor!

*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil 1000 ögrenci
kapasitesi olan
okulda kütüphaneye üye olanlarin sayisi 7(yedi)'ydi.

*Biliyor musunuz, ögrenci tanima formlarindaki
"Çaldiginiz müzik
alet(ler)i" bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan
azimsanamayacak
sayida ögrenci var.

*Biliyor musunuz, ögrencilerin azimsanamayacak bir
bölümü dogum
tarihlerinin gün ve ay kisimlarini dogru yaziyorlar
ancak yil
bölümüne 2004 yaziyorlar!

*Biliyor musunuz, lise birinci sinif ögrencilerim
"Soru isareti
nerede kullanilir?" soruma yanit veremediler.

*Biliyor musunuz, *10 lisesine kayit yaptiran bu
ögrenciler çarpim
tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katlari ile çarpma ya da
bölme islemi
yaparken bile hesap makinesi kullaniyorlar.
(Geçtigimiz ay sinirden
gözlerine kan oturmus bir halde siniftan çikan
matematik
ögretmenimiz koltuga çökerken ögrencilere bir ders
boyunca 300'ü
2'ye böldüremedigini anlatti.)

*Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayili
ögrencilerden birinin
velisi, geçtigimiz yil akan damimizi onardi.
(Notlarinin hemen hepsi
zayif olan ögrencinin sinif geçmesi sartiyla!)

*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %60'i sagliksiz
beslenmeden
dolayi hasta (aralarinda dispanserlik olanlar var)
ancak
ögrencilerimizin %90'inda cep telefonu var. (Cep
telefonlari son
model, bazilari kamerali)


Ben bu okulda 3 yildir ögretmenlik yapmaya
çalisiyorum. Bu olaylara
alismamak için, artik alisip bunlari neredeyse dogal
karsilayan
yillarin ögretmenleri gibi olmamak için ugrasiyorum.
Biliyorum ki
eger alisirsam gelecege dair hiçbir umudum kalmayacak.
Her gün
büyük bir çaresizlik ve endiseyle "Acaba bugün ne
olacak?" diye
basliyorum isime. Olaysiz geçen günler Allah'in
nimeti! Biliyor
musunuz, sinifta gezinerek ders anlatirken Atatürk'ün
gözleriyle
karsilasmamaya çalisiyorum, kafami kaldirip resmine
bakamiyorum.
Basimin üzerinden "Ey Türk Gençligi!" diye bagirdikça
utancimdan
omuzlarima gömülüyorum. Biliyor musunuz, 10
Kasim'larda, 29
Ekim'lerde siirler okunurken, marsimizi dinlerken
agladigimda herkes
günün anl***** agladigimi saniyor; oysa çaresizlige
agliyorum.
Muhtaç oldugu kudretin dolastigi asil kani
uyusturucuyla zehirleyen
ögrencilerimi kurtaramiyorum. Ögrenmeye direnen,
kendini kapatan
ögrencilerime Istiklal Marsi'nin anlamini bile
ögretemiyorum.

Daha da yazacaktim ancak yazdikça yüregim agirlasiyor.


Sevgi ve saygilarimla.

alıntı
 

onairci

Sözlük Yazarı
İnsanın iç parçalanmaz mı ya ama artık insan ne diceni bilemiyor sanırım bunlara ki ben de ne dicemi şaşırdım okuduğum anda..:Triste:
 
Artık ülkemizde li eğitim seviyesi iyice düştü.Eğitim sadece okulda verilmez.Asıl eğitim evlerde verilir.Çoğu kez görüyorum kücücük çocuklar kim bilir belki okula bile gitmiyorlardır yaşları o kadar küçük yani ama ağızlarından çıkan cümleler duyulacak gibi değil.Çocuklar konusmayı öğrenmeden küfür etmeyi öğreniyorlar.Sizce bu kimin sucu?
 
o kadar çok bileşen bu sonucu ortaya çıkartıyor ki ... Hangi birinden başlamalı bilemiyorum. Sonuçta çok fazla yanlış giden şey var ve ister istemez biraraya geldiğinde hiç de hoş olmayan görüntler çıkıyor ortaya . Eskiden öğretmenimize duyguyumuz sevginin içinde saygı da vardı , korku da ama artık öğretmen ; sadece sınıfta ders anlatıp gitmek zorunda olan bir rol üstlendi . Ne sadece öğretmeni ne de öğrenciyi suçlamak doğru olmaz bana göre . BU sosyolojik bir süreç ve toplumun yanlışlarının gençliğe iç burkan şekilde yansıması . :(
Ben de dil bildiğim için kısa bir süre ANkara'da bir okulda bir dönem kadar öğretmenlik yaptım. Okul çıkışında öğrencilere zararlı maddeler satmak için bekleyenler , derste öğrencisini döven öğretmenler , öğretmeninin arabasına bilmem kaç türlü zarar veren öğrenciler ve daha neler neler vardı . SOn derece idealist bir dönemime rastladığı için çok fazla mücadele ettim ve pek çok çocuğu en azından hapse girmekten kurtardım fakat ne oldu biliyor musunuz ? Bir gün okul çıkışında ,( bir önceki gün öğrencilerimi dövmeye gelen "kayıp genç"lerden birini şikayet etmiş ve o civardan uzaklaştırmıştım )
o kişi yolumu kesti ve bıçakla beni tehdit etti . "Sen geldin ağzmızın tadı kaçtı ve devamından bir sürü ağza alınmayacak küfür" daha geldi . Bu tehditleri müdüre söyledim ve asıl şok o zaman oldu . Bana dedi ki " SEN DE NE DİYE KARIŞIYORSUN HOCAM , BIRAK NE HALLERİ VARSA GÖRSÜNLER . AL BİRİNE VUR DİĞERİNE "
Demek istediğim şu ; sistemde o kadar çok yanlış giden şey var ki ; ne tek başına öğrenci , ne öğretmen , ne veli ne de müdür suçlu . BU toplumun bir ayıbı bana göre .
 
o kadar çok bileşen bu sonucu ortaya çıkartıyor ki ... Hangi birinden başlamalı bilemiyorum. Sonuçta çok fazla yanlış giden şey var ve ister istemez biraraya geldiğinde hiç de hoş olmayan görüntler çıkıyor ortaya . Eskiden öğretmenimize duyguyumuz sevginin içinde saygı da vardı , korku da ama artık öğretmen ; sadece sınıfta ders anlatıp gitmek zorunda olan bir rol üstlendi . Ne sadece öğretmeni ne de öğrenciyi suçlamak doğru olmaz bana göre . BU sosyolojik bir süreç ve toplumun yanlışlarının gençliğe iç burkan şekilde yansıması . :(
Ben de dil bildiğim için kısa bir süre ANkara'da bir okulda bir dönem kadar öğretmenlik yaptım. Okul çıkışında öğrencilere zararlı maddeler satmak için bekleyenler , derste öğrencisini döven öğretmenler , öğretmeninin arabasına bilmem kaç türlü zarar veren öğrenciler ve daha neler neler vardı . SOn derece idealist bir dönemime rastladığı için çok fazla mücadele ettim ve pek çok çocuğu en azından hapse girmekten kurtardım fakat ne oldu biliyor musunuz ? Bir gün okul çıkışında ,( bir önceki gün öğrencilerimi dövmeye gelen "kayıp genç"lerden birini şikayet etmiş ve o civardan uzaklaştırmıştım )
o kişi yolumu kesti ve bıçakla beni tehdit etti . "Sen geldin ağzmızın tadı kaçtı ve devamından bir sürü ağza alınmayacak küfür" daha geldi . Bu tehditleri müdüre söyledim ve asıl şok o zaman oldu . Bana dedi ki " SEN DE NE DİYE KARIŞIYORSUN HOCAM , BIRAK NE HALLERİ VARSA GÖRSÜNLER . AL BİRİNE VUR DİĞERİNE "
Demek istediğim şu ; sistemde o kadar çok yanlış giden şey var ki ; ne tek başına öğrenci , ne öğretmen , ne veli ne de müdür suçlu . BU toplumun bir ayıbı bana göre .

Gerçekden de böyle oluyor.Çoğu müdürlerimiz de çok ilgisiz zaten.Benim asıl düşüncem çocuklarımızı hiçbirşey bilmezken hayata ilk hazırlayan ilkoul öğretmenleri.O yaştaki çocuklara geziler düzenlenmeli tarihimiz ve ne gibi sorumlulukları oldugu aşılanmalı.Sadece bir sene bunun eğitimi olmalı.Çünkü dersler konular herzaman öğrenilir fakat hayat dersi bir kere öğretilir ve temeli nasıl atılırsa öyle devam eder.

Eski bir olayı aklımda kaldıgı kadar anlatayım: Japonya başbakanı Türkiye'ye ziyarete gelir.Bizimkiler sorarlar nasıl bu kadar çalışkan olabiliyorsunuz? diye.Cevap verir derki Hiroşima'ya ,Nagazaki kentlerine götürüyoruz çocuklarımızı.Orada yaşann olayları anlatıyoruz.Kendilerinin o duruma düşmemesi gerekdiğini söylüyoruz. Bilimin ne kadar önemli oldugunu kavrıyorlar.Japon başbakan Çanakkale'yi geziyor ve diyorki siz neden gençlerinize buraları gezdirmiyorsunuz?Eğer böyle şanlı bir tarih bizim olsaydı emin olun şuan ki durumumuzdan daha ileride olurduk diyor.

Bizim eğitim sistemimiz gerçekden de öylesine.Sonradan değiştirildi bu yüzden bu hale geldi.60 70 Yıllarındaki eğitimlerle bir çocugumuz yabancı bir üleye gittiğinde sınıf atlattırılıyordu.Çünkü görülen bütün konuları daha önceden gerçekden öğretilmiş.O konular bizim öğrencimize bsait geliyormuş orada.Daha sonra sevgili ABD ve İngiltere sağolsun eğitim sistemimizede el atmış ve onuda kendi lehine çevirmiş.
 
Üst