Azraille tango yapmak

----FIRTINA--

2002 yılı aralık ayıydı , M/V dogkar-1 gemisiyle2000 tonluk ufak bir koster gemisiyle Karadenizin ordu nun fatsa limanından kalktık, Kherson ukrayna rusya ya gidecektik ,, mevsim geregi fırtına mevsimi yaşıyorduk ,Gemi sahibi gemide oldugu icin fırtına da olsa yüke-gününe yetişmek için gemiyi kuzeye dogru vurdu Sivastopola yakın fırtına şiddetini arttırdı, güneybatıdan çok buyuk dalgalar geliyordu, 12 kuvvetinde ruzgar ve dalgalar,kıcımızdan geldigi icin rahatsız etse de gidiyorduk

baş mühendis halil bey ,2ci jeneratoru arıza yapmıştı, fakat o zannediyordu ki aküsü zayıf oldugundan jeneratör çalışmadı, ıncelemek için zaman yoktu. çünkü

Hava çok kötüydü sallanan bir gemide bakım yapmak -makine tamir etmek,insanları çalıştırmak zordur, mideniz bulanırken tamir iş istenilirse yapamazssınız.

benden telsiz akülerini istedi, ama ben vermedim , en sevdigim Abimi Halil beyi kırdım,

Hayır halil abi akülerimi sana veremem! ilk defa karşı gelmiştim

çünkü emergency-acil durum icin akülerimi hazır bulunduruyordum, eger benim akülerim biterse ,S.O.S MAYDAY yardım çagrısı yapamazdım, önce görev

--SIVASTOPOL u gectikten sonra , hava iyice azmıştı Odessa önlerine yaklaşırken bi sessizlik oldu, Jeneratör stop etti, ışıklar söndü,

Bir Ölüm soğuğu kapladı gemiyi 28-30-32 derecelik yalpalar - gemi oyle buyuk sallanmaya başladı ki, herkes can yelegini giydi,

Gemimiz stop etmişti, rüzgar gemimizi çevirmişti, köPage Rankingüüstünde 1-2 tane gemicinin yere düştügünü ve ceset gibi yuvarlandıgını gördüm,

Kendim düşmemeye mi çalışmak ,yoksa birilerini yerden kaldırmak mı arasında bocaladım--

-dengem kesinlikle bozulmuştu

-kendi halime ağlamak geldi icimden, ailem geldi gözlerimin önüne , ilk ölüm tehlikesi bu degildi ama Bu soğuk bir ölüm olacaktı,

sonuna kadar dayanmalıydım, son nefesime kadar yaşamalıydım, daha önce de kurtulmuştum azrailden.

gemi sahibi de dahil,herkes gemiyi bıraktı ,demir atılmıştı bir sıülıüa nasıl nice,

o kullanmadığım, Halil abiye vermediğim Telsiz aküleri, bizim denizin ortasında mahsur kaldıgımızı gosteren kırmızı ışığı yakıyordu,

yardım çağırdık ama ,o fırtınada gelen aptaldır, yada kendi canına susamıştır.

bende kamarama cekildim gürültüler mi istemezssin, WC tuvaletler parcalanmış koca cukur oluşmuş, bardaklar tabaklar,ocaklar herşey birbirine vuruyor,

tamamen bıraktık kendimizi, Donumuza yapıyorduk,nereye bulursak, 7-8 gün sürdü, yerimizden kalkmak sadece su bulmak ve konserve ne bulursak yerde ekmek,

aç kalmamak icin, ne fırtınaydı o, 7 gün sonra havalar biraz düzelmeye başladı yaralarımızı sardık,, allahtan kimseye bişey olmamıştı ciddi

-- hasar raporunda her iki jeneratörün yakıt pompası kestigi anlaşıldı artık,, artık umudu kestik onlardan,

30kw lık bozuk bir lister makine, tamirden gelmiş calışmıyor, 1 pistonu eksik, elektrik aksamı bozuk,, son kalan akülerle telsizle ölüm döşegindeki babamı aradım

Babam kömürlerine bakıın- komurlerine bakıın -- beyin kutusu olacak ona bakııın diye bağırdı, ölüm döşeginde oldugunu sonra gidince ögrendim.

babam son kez bizi kurtarmıştı, ogluydum gerekeni yaptık, ve gemimizin kör topal jeneratorunü çalıştırdık, eğer yardım isteseydik gemi kurtarmaya girmek gemiyi yitirmek demekti, ve sanki hiçbirşey olmamış gibi limana girdik, arızalarımızı giderdik,

azraille ,ölümle savaşım bu ilk değildi ve son da olmayacak,

Unutmak olmasa denizcilik yapılmaz bir meslektir.

senolmutlu@2007 - yasanmis bir olaydir'yazi kendime aitttir
 
Üst