• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

Melekler

MELEKLER VE GÖRÜNMEYEN VARLIKLAR

Allah, Evrende İnsandan başka varlıklar da yaratmıştır ve yaratılan hiçbir şey, boşuna değildir.
Allah insanı topraktan en güzel şekliyle yaratmış ve ona sorumluluk vermiştir.
Yaşadığımız alemde bir çok çeşitlilik vardır.
Hayvanlar alemi, Bitkiler alemi, Cansızlar alemi.

Bizden başka yaratılmışları ikiye ayırabiliriz:

a) Görülebilen varlıklar b) Görülemeyen varlıklar

Göremediğimiz varlıkları ise peygamberimizin hadislerinden de öğrendiğimize göre üç kısımda inceleyebiliriz:

1- Hayırlı olan Allah’ın emrinde, insana iyi şeyler ilham eden Melekler,
2- İnsanı aldatan ve şer dileyen şeytanlar
3- Hem hayırlıları hem de şerlileri bulunan cinler

Melekler Nasıl Varlıklardır?

Melekler Allah'ın nurdan yarattığı, gözümüzle göremediğimiz ruhanî varlıklardır.

Melekler, sırf hayır işlemek ve Allah'a ibâdette bulunmak için yaratılmışlardır. Kötülük yapmaya kabiliyetleri yoktur. Çünkü Allah onlara, şehvet ve gazap gibi kötülüğe itici duygular vermemiştir.

Meleklerin Özellikleri:

Meleklerin bizim gibi yemeleri içmeleri, yatıp uyumaları, evlenip çoğalmaları yoktur. Onlar için erkeklik - dişilik söz konusu değildir. Gökte, yerde, her tarafta bulunurlar; kısa zamanda en uzak mesafeleri aşıp gitmeye, diledikleri şekilde görünmeye güçleri yeter. Allah, onlara bu kuvveti vermiştir.

Melekler, gece gündüz Allah'a ibâdetle, zikir, tesbih ve takdîs ile meşgul olurlar. Bu, onların gıdası hükmündedir. Allah'a asla isyan etmez, Onun emirlerinden zerre kadar dışarı çıkmazlar. Mâsum ve itâatlidirler.

Melekleri Neden Göremiyoruz?

Melekler nurdan yaratılmış lâtif cevherler, ruhanî varlıklar oldukları için, aslî hüviyetleri ve gerçek mâhiyetleri ile insan gözüne gözükmezler.

Görme kabiliyetimiz, melekleri görebilecek şekilde yaratılmamıştır.
Ancak Cenab-ı Hak Peygamberlerine, melekleri görme kabiliyetini verdiğinden, onlar melekleri hakikî şekilleri ile görebilmişlerdir.

Melekleri hakikî mâhiyetleri ile göremememiz ve 5 duyumuzla hissedemeyişimiz, onların yok oldukları anl***** gelmez.

Duyu organlarımızın maddî âlemde dahi hissedemediği pek çok şey vardır. Kulağımız çok tiz ve çok pes sesleri işitmez.

Bugün varlığı âletlerle tespit edilen ışık dalgalarının hepsini, hele röntgen ve ültraviyole ışınlarını gözle görebilseydik, dünyayı şimdikinden çok başka şekilde algılayacaktık.

Biz daha kendi âlemimizde meydana gelen olayların hakikatini tam anlayamazken, Cenabı-ı Hakk'ın yarattığı sayısız âlemlerdeki sonsuz hâdiselerin varlığını nasıl inkâr edebiliriz?

Demek ki bir şey'i gözle görememek, o şey'in yok olduğuna delil olmaz. Gözle göremediğimiz pek çok şey var ki, o şey'in vücudunu aklımızla, ilim ve tecrübe ile, deneylerle kabûl ediyoruz.
İşte, melekler de gözle göremediğimiz halde, varlığını kabûl ettiğimiz nesnelerdendir.

Ayrıca bir su damlasında veya bir avuç toprakta milyonlarca canlıyı, bakteriyi yaratan ve onları canlılarla şenlendiren Allah , koca koca yıldızları sakinsiz, sahipsiz, ruhanisiz ve meleksiz bırakır mı?.

Meleklerin Vâr Olduğuna Neye Dayanarak İnanıyoruz?

Meleklerin varlığını, başta İslâm, bütün semavî dinler haber vermiş, Peygamberler onları hakikî halleriyle görüp kendilerinden vahiy almışlardır.

Kur'an ve diğer mukaddes kitablar da meleklerin varlığından bahsetmişlerdir.
Bütün bunlar, meleklerin varlığına, gözle görmek gibi kesin bir delil teşkil ederler.

Bütün Hak dinlerin ve Peygamberlerin varlığında ittifak ettiği; Peygamberimizin ve Kur'an'ın haber verdiği meleklere; "gözümle göremiyorum" diye inanmamak, büyük bir cehalet ve inkârdır.

Allah'a inanan bir kimse için, Meleklere inanmamak söz konusu olamaz.

Meleklere İmanın, İman Esasları İçindeki Yeri Nedir?

Meleklere îman, îman esasları içinde önemli bir yer tutar. Çünkü melekler, Allah'tan aldıkları İlâhî vahyi peygamberlere ulaştıran birer görevli memur durumundadırlar.

Bu bakımdan vahye ve peygamberlere inanmak, önce onlara vahyi ve peygamberliği getiren meleklerin varlığına inanmayı gerektirmektedir.

Meleklere inanmamak, peygamberlere de inanmamayı netice verecektir.

Meleklere îmanın Allah'a îmandan hemen sonra zikredilmesinin sebebi de budur.

En Büyük Melekler Hangileridir?

En büyük melekler 4 tanedir.
Bunlar da Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil ve Azrâil Aleyhimüsselâm'dır.

Cebrâil (as): Vazifesi, İlâhî vahyi peygamberlere ulaştırmaktır. Bu sebeple, ona Vahiy meleği de denir.

Mîkâil (as): Rızıkları sahiplerine ulaştırmak ve yağmur, rüzgâr gibi tabiat hâdiselerini Allah'ın irâdesine göre düzenlemekle meşgul melektir.
Azrâil (as):İnsanların ruhlarını kabzetmek, bedenlerden çekip almak ile vazifelidir. Melekü'l-Mevt, yani, ölüm meleği adı da verilir.

İsrâfil (as): Sûr adı verilen boruyu öttürüp kıyâmetin kopuş zamanını ilân ile vazifeli melektir. İsrâfil (as) kıyâmetin kopup kâinatın yıkılmasından ve bütün canlıların ölümünden sonra, Sûr'a ikinci bir defa daha üfleyecek, bu üfleyişle insanlar dirilerek kabirlerinden kalkacak ve Mahşer meydanında toplanacaklardır.

Melekler Kaç Gruba Ayrılır, Vazifeleri Nelerdir?
Melekler başlıca 3 grupta toplanabilir:
1. İlliyyûn - Mukarrebûn melekleri,
2. Müdebbirât melekleri,
3. İnsanla alâkalı melekler...

İlliyyûn - Mukarrebûn Melekleri:
Bunlar her an Cenâb-ı Hakk'ı zikirle, O'nu noksan sıfatlardan tenzihle ve her türlü kemâl vasıflarıyla takdîsle meşguldürler. Allah'ın mârifeti ve muhabbeti içinde, kendilerinden geçmiş haldedirler.

Müdebbirât Melekleri:
Bunlar kâinatı idare eden, düzenini, nizam ve intizamını te'min eden İlâhî Kanunları tatbik ile vazifeli meleklerdir. Alemde, Allah'ın irâde ve kudretinin tecellilerine nezaretçi ve seyirci durumundadırlar.

İnsanla İlgili Melekler:
Bu meleklerin başında Cebrâil (as) gelir. Vazifesi, İlâhî vahyi peygamberlere ulaştırmaktır. İnsanla alâkalı meleklerin diğer bir görevi de, Allah'ın Peygamberlerine ve Salih kullarına kuvvet vermek, sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında onları teselli etmek, mâneviyatlarını yükseltmek, gerekirse fiilen yardım yapmaktır.
Bedir ve Huneyn gibi harblerde meleklerin mü'minlere fiilen yardım ettiklerini Kur'an bize haber vermektedir.
İnsanla alâkalı meleklerin bir başka görevi de, insanlara iyi ve hayırlı şeyleri telkin etmek, böylece onların doğru yola girmelerini, ruhen yükselmelerini sağlamaktır.

Hafaza Melekleri:
Her insanda Hafaza adlı iki melek vardır. Bunlar insanların iyi-kötü her türlü
hareketlerini, söz ve davranışlarını yazarlar. Kur'an'da bu melekler Kirâmen Kâtibîn diye geçmektedir.

Münker - Nekir Melekleri:
Öldükten sonra insanı kabirde sorguya çeken, "Rabbin kim, dînin ne, peygamberin kim?" gibi sualleri soran meleklerdir.

Meleklere İmanın İnsan Hayatına Verdiği Faydalar Nelerdir?
Meleklere îmanın insan psikolojisi üzerinde olumlu etkileri vardır. Bunlardan birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Her insan, kıymetli bir sözünün veya işinin veya bir kabiliyetinin unutulup gitmesini önlemek, takdir edilmesini sağlamak için, şiir yazarak, kitap hazırlayarak, yahut başka sanat dallarına kendini vererek o söz, fiil ve kabiliyetini ebedîleştirmeye çalışır. Bu duygu, her insanda fıtrî olarak vardır.

Bu fıtratta bulunan bir insanın, yaptığı bütün iş ve fiillerini, bütün söz ve meyillerini "Kirâmen Kâtibîn" adlı meleklerin yazdığını, ebedî âlemde kendine ve başkalarına göstermek üzere kaydettiğini îmanla bilmesi; ona ne derece sevinç ve huzur vereceği, ruhunu genişletip kalbini ferahlatacağı, apaçık bir gerçektir.

2. İnsanın en kıymetli varlığı ruhudur. Ölüm esnasında bu kıymetli varlığın mahvolup yok olması, hiçliğe gitmesi, hiç şüphesiz insan için azapların en büyüğü, acıların en dehşetlisidir. İşte insan, bu büyük acıdan ve dehşetli endişeden, meleklere îman şuûru ile kurtulabilir.

Çünkü îman ona, vefatı esnasında en kıymetli varlığı olan ruhunun Azrâil (as) gibi vazifeli bir memurun eline emanet edildiğini, asla kaybolup yok olmadığını bildirir.

3. Herkesin istisnasız gireceği kabir ve mezardaki yalnızlık, karanlık, darlık, soğukluk, hapislik vahşetinden ve Ümitsizliğinden insanı Münker - Nekir meleklerinin arkadaşlığı kurtarır. Onlarla sohbet eder.

Kalb ve kabir, bu sayede genişler, ısınır, nurlanır, ruhlar âlemine pencereler açılır.

4. İnsan, zaman zaman gurbetlere düşer, sevdiklerinden, tanıdıklarından ayrı, kimsesiz, yapayalnız kalır. Bu gurbet, maddî olabileceği gibi mânevî de olabilir. Kişinin inanç ve fikirlerini kendinden başka paylaşacağı hiç kimse bulamaması, herkesin kendisine zıd ve düşman olduğu bir muhitte yaşaması mânevî bir gurbet hâlidir

Bu sıkıntı ve yalnızlıklar içinde, dünya o kişinin başına yıkılacak gibi olur. Bu durumda da yine meleklere îman şuûru imdada yetişir. Kâinatı ve o şahsın karanlık dünyasını aydınlatır, şenlendirir, melekler ve ruhanîlerle doldurur. Alemini sevinçlerle güldürür.

Onu yalnızlık ve vahşetten, kimsesizlik ve dehşetten, cemiyette kimse tarafından dinlenilmemek ızdırabından kurtarır.

"Cemiyette kimse senin güzel fikir ve inançlarını dinlemez ve kabul etmezse sen sakın üzülme! Melekler dinler, ruhanîler kulak verir. Sana yine sevap meyvelerini kazandırır" der, teselli eder.

SONUÇ: Meleklerin varlığına inana insan hayatının her döneminde mutlu olur. Çünkü birisi tarafından gözetildiğine inanan bir insan ona göre hareket eder ve hata işlememeye çalışır.Hata işlemediği içinde mutlu olur.
 
ben küçüklüğümden beri melekleri çok severim hani bir söz vardıryaa sol tarafımızda şeydan sağ tarafımızdada melek varmış diyee meleklerim beni korur onları görmesemde hissediyorum onları vede inanıyorum
 
Üst