ABD Başkanları

Gelmiş geçmiş 43 Amerika başkanını bu başlıkta biyografilerini paylaşıcaz

1-George Washington

George Washington 22 Şubat 1732'de ABD'nin Virjinya eyaletinde, Wakefield / Westmoreland County'de doğdu.

ABD'nin bağımsızlık savaşında önemli rol oynadığı için, ülkesinde tarihinin en önemli şahıslarından biri olarak sayılıyor. Amerikan başkanlık kurumunu şekillendirdi ve iki dönem, sekiz yıl sonra üçüncü dönem başkanlıktan vazgeçerek ülkesinde bir gelenek yarattı (Bu gelenek Franklin D. Roosevelt'e kadar devam etti, sonra anayasallaştı).

Dört nesilden beri Virjinya'da yaşayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Augustine Washington (1693-1743) ve annesi Mary Ball (1708-1789) İngiliz asıllıydılar. Henüz 11 yaşında tütün çiftçisi ve mesahacı olan babasını kaybetti.

Fransız-Kızılderili Savaşı
1754'ün yaz aylarında, Washington yakın ilişkilerinden faydalanarak torpil sayesinde Virjinya Valisi tarafından eyalet milisinin komutanlığına getirilidi. Milis, Fransızların ve İngilizlerin kavgasını ettiği batıdaki bölgelerde rakibin ileri karakollarını ve keşif birliklerini aramakla görevliydi. Bu süreç içinde Washington, Virjinya'nin batı sınırında bir dizi kale kurdu ve Ohio Vadisi’ne giren Fransızlarla müzakereleri yürüttü. Artan gerilim Fransızlarla ve onlarla müttefik yerli kabilelerle Fransız-Kızılderili Savaşı’na sebep oldu. ("French and Indian War“, 1754 –1763),

Washington’un liderliğinde ki heterojen birlik, el değmemiş bölgelerde haftalarca süren yürüyüşlerin ardından nihayet bugünün Pittsburgh yakınlarında bir Fransız birliğiyle karşılaştı ve karşılaşmayı takip eden müsademede Fransız birliği yendi. Çok şanlı bir çatışma olmasa da bu ilk savaş tecrübesi Washington’a askeri lider namını kazandırdı. Sonralari rakibin daha üstün silahlı kuvvetleri tarafından Fort Necessity'de kuşatıldı ve serbestçe geri çekilme karşılığı mütakereye zorlandı.

Bir sonraki yıl, yarbay rütbesinde İngiliz ordusunun Braddock Seferi’ne katıldı. Altında 3 atı vurulduğu ve felaketle sonuçlanan Monongahela Muharebesi’nde oldukça basiretli davranabilerek geri çekilme kararı aldı. Sonra albay rütbesinde Virjinya’nın ilk düzenli alayını kurarak savaşa katıldı ve eyaletindeki bütün birliklerin başkomutanlığına getirildi. Asıl savaş komşu bölgelerde gerçekleşse de, Virjinya’nın batı sınırını Fransız birliklerine karşı başarıyla korudu. 1758 yılında, ‘Fort Duquesne’ adında Fransız kalesinin alınmasında belirleyici rol oynadı.

Savaş süreci içinde İngiliz subayların gerisine itilmesi ve milislerinin sadece sınır koruma olarak kullanılması ona anavatanına karşı bir daha atlatamıyacağı kin duyguları beslemesine sebep oldu. 1759’da alayından ayrılarak Virjinya meclisinde milletvekili oldu.

Amerikan Bağımsızlık Savaşı
Nisan 1775'te çatışmaların başlamasıyla, II. Kıta Kongresi’ne (Second Continental Congress) uniformayla gelen George Washington savaşa hazır olduğunu gösteriyordu. Massachusett delegesi John Adams’ın önerisi üzere Kıta Ordusu'nun (Continental Army) başkomutanı seçildi. Adams’a göre, o aşamaya kadar kuzeylilerden oluşan Kıta Ordusu'nun liderliğine bir güneylinin atanması mücadelede bütün kolonileri birleştirecekti. Washington, bu görev için, masraflarının karşılanmasından öteye bir gelir istemediğini belirtti.

3 Temmuz 1775'te, İngilizlerin işgal ettiği Boston’u kuşatma altında tutan Kıta Ordusu'nun başına geçti. Mart 1776'da, İngilizlerin Boston'u boşaltmalarından sonra, Washington ordusunu New York City’e çekti. 4 Temmuz 1776'te Birleşik Devletler bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ağustos 1776’da Britanya’lı General William Howe, New York’u işgal etmek için karadan ve sudan yoğun bir sefer başlattı. Washington’un New York’u tutamadığı, 22 Ağustos Long Island muharebesindeki yenilgiyi, diğer hüsranlar takip etti. 25 Aralık 1776'da, Washington karşı atağa geçti. Birlikleriyle Delaware River'i geçerek, İngilizlerin New Jersey'deki 1000 kişilik Hessen kökenli paralı askerlerini esir aldı. Daha sonra, Princeton’daki İngiliz birliklerini sürpriz saldırıyla bozguna uğrattı. Ardı ardına gelen yenilgilerden sonra, New Jersey’i yeniden kazandıran, İngilizleri New York City’nin çevresine çekilmeye zorlayan bu beklenmedik başarılar, bağımsızlık isteyen Amerikalıların moralini yeniden güçlendirdi.

1777 yılında İngilizler birbirinden bağımsız iki saldırı başlattılar. Birincisinde General John Burgoyne, New York’a ulaşmak ve New England’i diğer kolonilerden izole etmek için Kanada’dan Hudson Nehri boyunca yola çıktı. Aynı anda Howe, New York’u terk edip başkent Philadelphia’ya saldırdı. Burgoyne’yi karşılamaları için General Horatio Gates ve eyalet milislerini gönderen Washington, kendi komutasındaki Kıta Ordusu’nu Howe’un önünü kesmek için güneye çekti. Washington 11 Eylül 1777’de Brandywine Muharebesi’nde yenilgiye uğradı. Howe ise, Washington’u atlatarak, direnişle karşılaşmadan Philadelphia’ya girdi. Ancak, aynı anda Howe’un desteğinden uzak kalan Burgoyne, Saratoga’da yenilerek, bütün ordusuyla teslim oldu. İngilizler Philadelphia’yı kazanmak uğruna, anlamsız yere iki ordusundan birini kaybetmişti. Saratoga zaferi, Fransızları savaşa girmeye teşvik etti. İspanyollar ve Hollandalılar da, Fransızların müttefiği olarak peşlerinden takip ederek, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nı, İngilizlerin üstünlüklerini kaybettikleri bir dünya savaşı kaps***** dayattılar.

Washington, Aralık 1777’de İngiliz etki alanının dışında kalan Valley Forge'da kamp kurdu. Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.

Philadelphia’nin kaybedilişi, Washington’un başkomutanlıktan alınması için, Kongre üyeleri arasında tartışma başlattı. Washington’un destekçileri komploya dek varan gelişmeleri engellediler.

Fransa’nın Amerikalılara gösterdiği destek savaş dinamiklerini değiştirmişti. İngilizler denizlerdeki hakimiyetini kaybetmekle kalmayıp, Fransa’nin İngiltere’yi istila etme tehlikesiyle de karşı karşıyaydılar. 1778’de Britanya’lılar Philadelphia’yi boşaltıp New York City’e dönerken, Washington yollarını kesip Monmouth Muharebesi’nde saldırıya geçti. Sözkonusu saldırı kuzeyde gerçekleşen son büyük çarpışmaydı.

Washington 1781'de Marquis de La Fayette'in emrindeki Fransız birliklerin desteğiyle, Yorktown Muharrebesi'nde 7000 İngiliz askerli Britanya'lı General Cornwallis'i yenerek savaşın sonucunu belirledi. 25 Kasım 1783’te, Amerikan ordusunun başında İngilizler’in boşalttığı New York’a girdi. 1783'te Paris Antlaşması'nda İngiltere Kraliyeti; Birleşik Devletlerin bağımsızlığını tanıdı. Washington komutanlığı bırakırken Amerikan Devletlerine güçlü bir merkezi yönetim kurmaları çağrısında bulundu.Washington, başkomutan olarak, muharebeleri ayırıntılı planlarla kazanabilen, dahi bir strateji uzmanı değil, Amerikan silahlı kuvetlerinin titiz organizatörüydü. Mütevazı imkanlarının tamamen farkında olan Washington, asker sayısının büyütülmesini ve orduya maddi açıdan destek sağlanmasını, neredeyse cimri diyebilinecek Kongre'ye düzenli halde ayrıntılı ve tam belgeli bildirilerle talep ediyordu. Birliklere en azından giyecek, yiyecek, yakacak, barınak ve cephane temin edilebilinmesi için en ince ayırıntılarla bile ilgileniyordu. Sayıca daha az olan Amerikan ordusunu ancak kaçınılmaz veya koşullar bakımından avantajlı durumlarda açık muharebe meydanına sürüyordu.

Washington’un başkomutan olarak en önemli etkisi ise, ordu üzerindeki son sözü siviller tarafından seçilmiş devlet görevlilerine bırakmasının, ülkesinde örnek olarak gelenek yaratmasıydı. Savaş boyunca kongre üyelerine ve devlet temsilcilerine saygı göstererip, savaş bittikten sonra da önemli ölçüde büyüklüğe ulaşmış askeri gücünü sivillere teslim etti. Mart 1783’de ordu içindeki nüfuzundan faydalanarak, haklarını ödemeyen kongreyi isyanla tehdit eden ordu subaylarının görevden atılmasını sağladı. Washington ordusunu terhis ederek, 2 Kasım’da askerlerine anlamlı bir veda seslenişinde bulundu.

Başkanlık dönemi
1787 yılında, Mayıs ayından Eylül'e kadar Philadelphia’da toplanan Kurucu Meclis'de, Amerikan Devrimi'nin liderleri yetersiz kalan Konfederasyon Maddeleri’ni değiştirmekle görevlendirilmişti. Diger eyaletlerin 54 temsilcisiyle birlikte katılan Washington oybirliğiyle Kurucu Meclis'in başkanı seçildi. Tarafsız kalmaya çaba gösteriyor olmasına rağmen yürütme gücüne ağırlık veren bir anayasanın hazırlanmasında ve onaylanmasında büyük rol oynadı.

Anayasa tartışmalarında ilk defa ikili parti sisteminin özelliklerini içeren siyasi görüşler belirginleşmişti. Başkanlık kurumunun tasarımında, yürütmenin zayıf olmasını savunanlarla güçlü olmasını savunanlar çarpıştılar. Güçlü olmasını savunanlar, kuvvetler ayrımını gerçekleştirebilmek ve yasama gücüne karşı denge oluşturabilmek için başkanın bağımsız olmasını talep ediyorlardı. Kudretli yasama organları olan bazı eyaletlerdeki demokratların seçkin sınıfı korkuttuğu gelişmeler, caydırıcı örnek olarak gösterildi.

13 eyaletin 9'u anayasayı onaylamasından sonra, Konferderasyon Kongresi delegeleri yeni devlet başkanı olarak adı herkesin ağzında dolaşan George Washington'u 30 Nisan 1789’da, ABD tarihinde oybirliğiyle seçilen tek başkan olarak bu göreve seçti. Washington'un seçilmesinin başlıca sebepleri, siyasi ve askeri kazanımlarının yanısıra partilerüstü tutumuydu

Birinci ABD kongresi Washington’a yılda 25000 Dolar (1789’da büyük bir miktar) maaş ödemeyi kararlaştırdı. Maddi durumu iyi olan Washington, kamunun hizmetinde lider imajina sahip olmasına değer verdiği için, maaş almayı redetti. Washington’un kendine önerilen maaşı redetmesi ile tehlikeli bir durum ortaya çıkmıştı. Başkanlık görevi için, gelire ihtiyacı olmayan, sadece varlıklı kesimlerden adaylar çıkması gelenek olacaktı. Oysa, ABD’nin kurucu üyeleri, gelecekteki başkan adaylarının geniş bir kitleden çıkmalarını istiyorlardı. Bu yüzden, kongrenin ısrarı üzerine, Washington sonunda maaş almaya ikna oldu.

Washington, başkanlık görevini, Avrupa soylularının saray yaşantısına benzetmeden, törenlere ve istihdişama cumhuriyete uygun tarzda yaklaşarak yerine getidi. Bir çok daha haşmetli yakıştırmalar arasında, ’Mr. President’ (Sayın başkan gibi) olarak hitap edilmesini kendine en uygun olarak görüyordu. Yetenekli insanlardan oluşan kabinesini düzenli halde toplayarak, kabine üyeleriyle tartışarak, ancak son kararı kendi verip uygulayarak, iyi bir yönetici olduğunu gösterdi.

ABD’nin siyasi geleceğinde partilerin kurulmamasını ümit eden Washington’un kendisi de partisizdi. Ancak, kendisine yakın bakan ve danışmanları, zamanla oluşacak siyasi partilerin iskeletini kuran iki gruba bölünmüşlerdi. Ülke ekonomisini güçlendirme amacıyla, o zamanın bakış açısıyla uçuk planları olan Maliye bakanı Alexander Hamilton, merkezci ve eliter Federalist Party’nin temel hatlarını atıyordu. Jeffersonian Republicans’in (Jefferson’cu Cumhuriyetciler) kurucusu İçişleri Bakanı Thomas Jefferson, Hamilton’un planlarına kesinlikle karşıydı. Bu durumda, Washington kendisini Hamilton’a daha yakın görüyordu.

1791 yılında kongrenin, alkollü içeceklere tüketim vergisi uygulamaya başlaması, sınır bölgelerinde, özellikle Pennsylvania’da protestolara sebep oldu. 1794 yılında Washington’un, protestocularun eyalet mahkemesinin karşına çıkartılmaları için talimat vermesiyle, sözkonusu protestolar, tarihe ’Whiskey isyanı’ (Whiskey rebellion) olarak geçerek, geniş çapta ayaklanmalara dönüştü. Gelişmelere karşı önlem almak için Federal ordunun yeterli güce sahip olmaması sebebiyle Washington, 1792 yılında yürürlüğe girmiş bir yasaya dayanarak birçok eyaletten milisler topladı. Valilerin gönderdiği yaklaşık 13000 kişilik bir birliğin başına geçerek isyan halinde bölgelere doğru hareket etti. Olaylar şiddete dönüşmeden yatışmıştı. Federal hükümet yeni anayasa altında, ülke ve vatandaşlar üzerinde otorite sağlamak için ilk defa askeri güç kullanmıştı

Başkanlığın yeni bir kurum olduğunun, attığı her adımın sonraki başkanlar için örnek teşkil edeciğinin bilincindeydi Washington. Başkanlığı milli bütünlüğün sembolü ve halkın Amerikan özelliğini (karakterini) şekillendirmek için alet olarak görüyordu.

Başkan iç siyasette denge için çaba gösterdi. Yönettiği kabinesinde her iki büyük parti, Federalistler ve Demokratik-Cumhuriyetçiler aynı oranda temsil edildi.

Fransız Devrimi'ne karşı pasif tutumundan dolayı eleştirilere rağmen, 1792'de üç çekimser oya karşın tekrar oybirliğiyle ikinci bir dönem için başkanlığa seçildi.

2-John Adams

John Adams (30 Ekim 1735 - 4 Temmuz 1826) Amerika Birleşik Devletleri tarihindeki ilk Başkan Yardımcısı ve 2. Başkandır.

John Adams Massachusetts eyaletinin Boston kenti yakınlarında bulunan Braintree kasabasında dünyaya geldi ve gene Boston kenti yakınındaki Quincy kasabasında vefat etti. John Adams Amerikan Bağımsızlık Savaşının önde gelen isimlerinden biridir. Bağımsızlık Bildirgesinin yazılmasına katkıda bulundu. George Washington'un Başkan seçildiği 1789 seçimlerinde ikinci geldi ve bunun sonucu olarak ABD'nin ilk Başkan Yardımcısı oldu. 1792 yılında George Washington'la birlikte ikinci bir kez daha seçildiler. 1797 yılında Washington bir kez daha seçime katılmak istemeyince John Adams bu kez başkanlığa adaylığını koydu. Karşısında rakip olarak Bağımsızlık Bildirgesinin ünlü mimarı Thomas Jefferson vardı. Adams Jefferson'u yenmeyi başardı ve 1797–1801 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri ikinci başkanı olarak görev yaptı. Thomas Jefferson da Adams'ın Başkan Yardımcısı oldu.

3-Thomas Jefferson

Thomas Jefferson (13 Nisan, 1743 - 4 Temmuz, 1826) Amerika Birleşik Devletleri üçüncü başkanıdır. 1801-1809 tarihleri arasında başkanlık yapmıştır. Virjinya Üniversitesi kurucusudur. Tarihteki en zeki Amerikan başkanları arasında gösterilmektedir. Jefferson Virjinya'lı bir çiftilik sahibinin çocuğu olarak dünyaya gelmiş olup hukuk öğrenimi görmüştür. Amerika'nın kurtuluş mücadelesine başından destek vermiş ve Continental Meclis'e üye olmuştur.

Bağımsızlık Bildirgesi'nin yazarıdır. Kongre, Bağımsızlık Bildirgesi'ni yazmaları için Jefferson ile beraber John Adams, Benjamin Franklin, Roger Sherman ve Robert R. Livingston'ı görevlendirmiştir, ama komite Jefferson'dan bildirgeyi yalnız yazmasını rica etmiştir.

Virjinya Eyalet Meclisi'nde çalışmış ve daha sonra Virjinya valilisi olmuştur. Görevi başındayken yasaları daha demoktarikleştimeye çalışmış, dinî özgürlük sağlanması için büyük çabalar harcamıştır. 1784 - 1789 yılları arasında Fransa'da büyükelçilik görevinde bulunmuş ve Fransız İhtilâl'i yandaşarına kendi de Amerika'nın bağımsızlığını savunduğu için yakınlık göstermiştir.

1790 yılında Amerika'da George Washington'ın bakanı olmuş fakat bakanın diğer danışmanları ile arasında anlaşmazlıklar yaşandığı için görevinden ayrılmıştır. 1801 yılında kendisi cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuş ve rakibi Aron Burr ile aldığı oy sayısı eşit çıkınca Temsilciler Meclisi tarafından oybirliği ile başkan seçilmiştir.

Jefferson görevi süresince endüstrileşmeye karşı çıkmış, Amerika halkının tarımcı yapısını korumaya çabalamıştır. Avrupa ile Amerika arasındaki ticarî ilişkilere bazı yasaklar koymuş iki dönem başkanlık yaptıktan sonra üçüncü kez adaylığını koymamış ve kendi kurmuş olduğu Virjinya Üniversitesi'ne dönmüştür.

4-James Madison

James Madison 16. Mart 1751 Port Conway, Virjinyada dünyaya geldi ve 28. Haziran 1836 Montpelier, Virjinyada vefat etti. Kendisi Amerika Birleşik Devletlerinin 4. Başkanı olarak tarihe geçti. İktidar zamanı 1809-1817 arasıdır.

5-James Monroe

James Monroe, Demokratik-Cumhuriyetçi Partiden, 5. ABD başkanı seçilmiştir. 1817 - 1825 yılları arasında başkanlık yapmıştır. Monroe doktrini ile tanınır. 'Amerika Amerikalılılarındır' deyişi ünlüdür.

6-John Quincy Adams

John Quincy Adams (11 Haziran 1767 - 23 Şubat 1848) Amerika Birleşik Devletleri'nin 6. Başkandır.

Babası John Adams'in gibi Massachusetts eyaletinin Braintree kasabasında doğdu. Temel eğitiminin ardından babasının sekreteri olarak Avrupa'ya gitti. Harvard College'de Hukuk eğitimi aldı ve Dışişlerinde çalışmaya başladı. 26 yaşında orta elçi unvanı ile Hollanda'ya atandı. 1802 yılında ABD Senatosu'na seçildi. 6 yıl sonra Başkan James Madison'ın özel elçisi olarak Rusya'da görevlendirildi.

Oregon'ın İngilizlerden, Florida'nın İspanyollardan alınması ile ilgili heyetlerde Başkan Madison tarafından Devlet Bakanı olarak görevlendirildi. Başkan'ın adı ile anılan Monroe Doktorini'ni formüle etti.

1824 yılında (Demokratik-)Cumhuriyetçi Parti adına Başkanlık seçimlerine katıldı ve seçildi. Ertesi yıl başladığı ve dört yıl süren görevinde yollar, kanallar, köprüler, üniversiteler ve benzerlerinin inşaasına ağırlık vererek Amerikan Sisteminin oluşmasında ve Federal yapının yerleşmesinde önemli çaba harcadı.

Başkanlık görevinden, -1828 yılında yapılan başkanlık seçimini kaybetmesinin ardından- 1829 yılında Andrew Jackson'a devrederek ayrıldı. Çeşitli senato komitelerinde (Committee on Manufactures, Committee on Indian Affairs, Committee on Foreign Affairs) başkan olarak görev aldı.

23 Şubat 1848 tarihinde Washington kentinde öldü.

7-Andrew Jackson

Andrew Jackson 15 Mart 1767'de ABD'nin South Carolina eyaletinde doğdu, yaşamının büyük bölümünü Tennessee eyaletinin Nashville kentinde geçirdi. ABD'nin 7. Başkanı ve Demokrat Parti'nin kurucusu. Jackson, ABD'de iz bırakan başkanlardan biri olarak tarihe geçti. Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda önemli rol oynayan George Washington, John Adams, Thomas Jefferson ve James Madison'un aksine, Andrew Jackson o eliter kesime dahil olmayan ilk başkandı. Andrew Jackson'un seçilmesi, ABD'nin mazisi ile koptuğunun göstergesiydi. 8 Haziran 1845'de Nashville, Tennessee'de öldü.

İlk adımları
Andrew Jackson mütevazı bir eğitim alabildi ve 18 yaşından sonra bir avukatın yanında çalıştı. 1788'de, sonraları Tennessee eyaletine dahil olan Kuzey Karolina'nın batısında savcı oldu. Yeni kurulan Tennessee eyaletinin anayasasını ilan eden meclisin üyeliğinden sonra sırasıyla Temsilciler Meclisi'ne ve Senato'ya girmeyi başardı. 1798'den sonra Tennessee Yüksek Mahkemesi'nde hakim oldu. Görevdeki başkan Thomas Jefferson ile tartışmalar, siyasi yaşamdan geçici süre çekilmesine sebep oldu. 1805 ile 1812 arası çiftliğini yönetti. 1806 yılında silahlı duelloda ağır yaralandı. Bir kurşun iki kaburgasını deldi ve kalbini az payla ıskalayarak göğüs kafesine takıldı. İkili duellolara devam etti; Bir başka kurşun yarası sürekli devam eden miğde ağrılarına sebep oldu.Amerikan halkı tarafından ``old hıckory` (ihtiyar ceviz) takma adıyla bilinir. Esir düştüğü ingilizlerin elindeyken,bir İngiliz subayı ondan çizmelerini parlatmasını istemiş, reddedince İngiliz subay Jackson'un yüzünde kılıçla derin bir yara açmıştır.

Başkanlık dönemi
Jackson, Adams'ın aksine, kökleri eski başkanlardan Jefferson, Madison ve Monroe günlerine kadar uzanan Cumhuriyetçi Parti’den çıkmış bulunan ve Demokrat Parti adı verilen kuruluştaki yandaşları başta olmak üzere halk tarafından çok seviliyordu. Jackson, 1828 seçimlerinde ezici bir ikinci seçmen çoğunluğu elde ederek Adams’ı yenilgiye uğrattı. Batıdaki küçük çiftçilerin ve oylarını Endüstri Devrimi’nden sonra gelişmiş olan ticaret ve imalatla ilişkili çıkar çevrelerine direnmek amacıyla kullanmak isteyen Doğulu işçiler, zanaatkarlar ve küçük tüccarların desteğini sağlamıştı.

Andrew Jackson Amerikan devlet tarihinde hiç görülmemiş derecede bir kayırıcılık ekonomisi başlattı. Başkan seçilmesinden sonra başkentteki memurların birçoğunun yerine Jackson taraftarları atandı, yeni kurumlar yaratıldı. Sözkonusu kayırıcılığı demokrasinin gelişmesi olarak görüyordu. Bu sayede siyasi kurumlar yeni halk tabakalarına da açılmıştı.

Görev sırasında, merkezi yönetimi güçlendirmek ve maliye faaliyetlerini yürütmek amacıyla 1816'da kurulan Birinci Birleşik Devletler Bankası'nın (First Bank of the United States) çöküşünden beş yıl sonra kurulan İkinci Birleşik Devletler Bankası'nı da (Second Bank of the United States) kaldırdı.

Jackson'ın bankayı kaldırma sebepleri:

* Merkez bankasında yoğunlaşan aşırı güce karşı tepki
* Bankanın anayasaya aykırı olduğu düşüncesi
* Önemli bir para miktarının banka tarafından bağlandığı düşüncesi
* Bankanın kongredeki vekillere önemli ölçüde baskı uyguladığı düşüncesi
* Banka kuzeydoğudaki eyaletleri batıdaki ve güneydeki eyaletlere karşı kayırıyordu.

Jackson, Jefferson taraftarıydı ve cumhuriyetçi bir tarım ülkesi olması ABD için en uygun olduğunu düşünüyordu. Bankanın çiftçilerin ve işçilerin aleyhinde vurguncuları ve sanayicileri kayırdığı fikrindeydi. Bankanın başkanıyla azgın kavgaların ardından, bankanın kurulmasını 1832 de yeniden engelledi. Bankaya karşı ancak kayıplı zafer elde edebildi, çünkü şimdi eyaletlerin küçük bankaları güçlenmeye başlamıştı.

Vetodaki radikal demokrat pasajlar
Jackson asıl etkiyi 1838 yılında bankanın imtiyazının uzatılmasıyla ilgili yasaya karşı koyduğu vetoda yer alan radikal demokratik pasajlar sayesinde uyandırdı. Zenginler ve güçlüler hükümet uygumalarını haddinden fazla kendi çıkarları için suistimal etmişlerdi. İnsanlar tarafından yaratılan kurumlar belki yeteneklerde, tahsilde ve refahda eşitlik sağlamayazlardı. Ama yasalar bu doğal ve adil avantajlara unvan, imtiyaz ve özel ayrıcalık sağlayarak ve zenginleri daha zengin, güçlüleri daha güçlü ederek suni ayırmalar eklerse; O zaman toplumun sade üyelerinin hükümetlerinin adaletsizliğini şikayet etmeleri hakkıdır.

O zamana dek hiçbir Amerikan başkanı, Amerikan ihtilalinin cumhuriyetçi ve radikal demokratik potansiyelinin hükümetin ahlaki vazifesi olduğunu daha güçlü ifade etmemişti.

8-Martin van Buren

Martin Van Buren (d. 5 Aralık 1782 Kinderhook (New York), ö. 24 Temmuz 1862 Kinderhook) Van Buren 8. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı dır. İktidar zamanı 4 Mart 1837 den 4 Mart 1841 kadar.

9-William H. Harrison

William Henry Harrison (d. 9 Şubat 1773 Berkeley Plantation, Virjinya - ö. 4 Nisan 1841, Vaşington D.C.) bir amerikan General ve 9. Amerika Birleşik Devletleri başkanı 1841 yılında. En kısa süreli amerikan başkanı dır iktidarı 30 gün sürdü. Başkanlığa seçilişinin ardından soğuk bir havada yaptığı oldukça uzun süreli göreve başlama konuşması nedeniyle zatüre oldu ve 1842 yılında öldü.

10-John Tyler

John Tyler (d. 29 Mart 1790 Charles City County, Virjinya; ö. 18 Ocak 1862 Richmond, Virjinya) 10. Amerika Birleşik Devletleri başkanı. Iktidar zamanı 6 Nisan 1841'den 4 Mart 1845'e kadar.

11-James K. Polk

James Knox Polk (d. 2 Kasım 1795 Pineville, Kuzey Karolina; ö. 15 Hazıran 1849 Nashville, Tennessee) 11. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı (1845–1849)'dır. Bundan önce de 11. Tennessee Eyalet Valisi ve 17. Temsilciler Meclisi Başkanı (Speaker of the House of Representatives) idi.

Polk, dış politikada kaydettiği başarıları – özellikle Meksika-Amerika Savaşı'nda başarılı liderligi – için meşhurdur. Gümrük tariflerini azaltıp 1913 yılına kadar uygulamada bulunmuş olan yeni bir mali sistemini kurmuştur. Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak yeniden seçilmekten vazgeçip sadece bir görev döneminden sonra istifa eden ilk ABD başkanıydı. Başkanlığından sadece üç ay sonra vefat etmiştir.

Demokratik Parti üyesi olarak ülkenin coğrafî yayılmasına (Manifest Destiny) arka çıkıp, Whig partisinin itirazlarına karşı çıkarak ABD'nin bütün tarihinde en büyük genişlemesini gerçekleştirmiştir. ABD'ye bugünkü Oregon, Washington ve Idaho eyaletlerini kapsayan Oregon Territory 'yi temin edip Meksikan-Amerikan Savaşı'nı bitiren Guadalupe Hidalgo Antlaşması'yla 3,1 milyon kilometre kare toprak daha edindi. 1846 yılında, Whig'lerin 1842 tarihli Black Tariff 'i iptal eden Walker Tariff 'i imza ederek 1861'e kadar süren neredeyse tamamen özgür ticaretin bir süresine yol açtı. Polk'un görev süresine United States Naval Academy ile Smithsonian Institution'ın kurulmasının yanında Washington Monument'in inşa edilmesi ve ABD'nin ilk posta pulunun kullanması rastlamıştır.

12-Zachary Taylor

Zachary Taylor (d. 24 Aralık 1784 Barboursville, Virjinya; ö. 9 Temmuz 1850 Vaşington D.C.) amerikan General. Amerika Birleşik Devletleri'nin 12. başkanı dır. Gorev suresi 5 Mart 1849'den 9 Temmuz 1850'ye kadar surmustur.

13-Millard Fillmore

Millard Fillmore (d. 7 Ocak 1800 Cayuga County, New York; ö. 8 Mart 1874 Buffalo, N.Y.) 13. Amerika Birleşik Devletleri başkanı dır. İktidarzamanı 10 Temmuz 1850' den 4 Mart 1853'e kadar sürdü.

14-Franklin Pierce

Franklin Pierce (d. 23 Kasım 1804 Hillsboro, New Hampshire; ö. 8 Ekim 1869 Concord, N. H.) 14. Amerika Birleşik Devletleri başkanı. İktidarda kaldığı zaman 4 Mart 1853'den 4 Mart 1857'e kadardır.

15-James Buchanan

James Buchanan (d. 23 Nisan 1791 Mercersburg, Pennsylvania, ö. 1 Haziran 1868 Lancaster, Pa.). 15. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı dır. İktidar zamanı 4 yıl sürdü (1857-1861).

16-Abraham Lincoln

Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı (1861-1865). Amerikan İç Savaşı sırasında başkanlık yaptı. Köleliği kaldırma sözü vererek yeni kurulmuş olan Cumhuriyetçi Parti'nin adaylığından başkan seçildi. Savaş Abraham Lincoln'un yönetimi altındaki kuzeyin galibiyetiyle sonuçlandı. Savaşın sonralarında bir güneyli tarafından suikast sonucu öldürüldü. Köleliğe son vermesi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bütünlüğünü koruması nedeniyle ABD tarihinin en büyük başkanlarından biri olarak bilinir. Abraham Lincoln'un resmi 5 ABD dolarlık banknotların ve 1 ABD sentlik madeni paraların üzerinde görülebilir.

Abraham Lincoln'ün Mektubu
-ABD'nin eski ve ünlü başkanlarından Abraham Lincoln'ün oğlunun hocasına hitaben yazdığı mektuptur.-

Öğret ona ki...

"Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını... Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil polikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır."

" Her düşmana karşılık bir de dost olduğunu da öğret ona! Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, kazanılan bir doların, bulunan beşinden daha değerli olduğunu öğret... Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona!.. Ve hem de kazanmaktan neşe duymayı, kıskançlıktan uzaklara yönelt onu..."

"Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona... Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını..."

"Eğer yapabilirsen, ona, kitapların mucizelerini öğret.Fakat ona, sessiz zamanlar da tanı! Gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin edebi gizemini düşünebileceğini... Okulda hata yapmanın, bile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona...Ona, kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi..."

"Nazik insanlara karşı nazik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona'.. Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma! Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat, tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret."

"Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona...Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.Herkesin, sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara, dudak bükmesini öğret ona. Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.."

"Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene verene satmasını, fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret... Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona... Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret. Ona, nazik davran, fakat onu kucaklama!.. Çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak, sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak, cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona, her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlara karşı da derin bir inanç taşıyacaktır..."

"Bu büyük bir taleptir. Ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım...O, ne kadar iyi, küçük bir insan. Oğlum..."

17-Andrew Johnson

Andrew Johnson (d. 29 Aralık 1808, Raleigh, Kuzey Karolina - ö. 31 Temmuz 1875 Carter Station, Tennessee) . 17. Amerika Birleşik Devletleri başkanıdır. (1865-1869).

18-Ulysses S. Grant

Ulysses Simpson Grant (d. 27 Nisan 1822 Point Pleasant, Ohio; ö. 23 Temmuz 1885 Mount McGregor, New York; doğum asıl adı Hyram Ulysses Grant) Amerikan İçharbında kuzey Orduların başkomutanlığı üstlendi ve 18. Amerika Birleşik Devletleri başkanı 1869-1877 oldu. Resmi 50 doların ön yüzünde bulunur.

19-Rutherford B. Hayes

Rutherford Birchard Hayes (d. 4 Ekim 1822 Delaware, Ohio; ö. 17 Ocak 1893 in Fremont, Ohio). 19. Amerika Birleşik Devletleri başkanı. İktidarzamanı 4 Mart 1877'den 3 Mart 1881.

20-James A. Garfield

James Abram Garfield (d. 19 Kasım 1831 Orange, Ohio; ö. bir suikast sonucu 19 Eylül 1881 Elberon, New Jersey). 20. Amerika Birleşik Devletleri başkanı dır.

21-Chester A. Arthur

Chester Alan Arthur (d.t. 5 Ekim 1830 Fairfield, Vermont; ö.t. 18 Kasım 1886 New York City, New York) . 21. Amerika Birleşik Devletleri başkanı dır. İktidar zamanı 19 Eylül 1881'den 3 Mart, 1885'e kadar sürmüştür.

22-Grover Cleveland

Stephen Grover Cleveland (d. 18 Mart 1837 Caldwell, New Jersey; ö. 24 Haziran 1908 Princeton, N. J.). 22. ve 24. Amerika Birleşik Devletleri başkanı 4 Mart 1885 - 3 Mart 1889 ve 4 Mart 1893 - 3 Mart 1897. Ayrıca seçim kaybettikten sonra yeniden başkan olan tek kişi özelliğine sahiptir.

23-Benjamin Harrison

Benjamin Harrison (20 Ağustos 1833, Ohio - 13 Mart 1901, Indianapolis), 23. Amerika Birleşik Devletleri başkanıdır. 1889-1893 arasında başkanlık yapmıştır. William H. Harrison'un torunudur.

25-William McKinley

William McKinley (d. 29 Ocak 1843 – ö. 14 Eylül 1901) Amerika Birleşik Devletleri'nin 25. başkanıdır.

1843 yılında 9 çocuklu bir ailenin 7. çocuğu olarak Ohio eyaletinde dünyaya geldi. 1861 yılında Amerikan İç Savaşına kuzey ordusu saflarında katıldı. 1877-1890 yılları arasında ABD kongresine seçilerek görev yaptı. 1891-1896 yılları arasında Ohio eyaletinin valisi oldu. 1896 yılında da ABD'nin Başkanlığını kazandı. Başkanlığı döneminde 1898 yılında İspanya'ya Amerika kıtasındaki koloniler konusundaki bir anlaşmazlık sonucu savaş ilan etti. Savaş sonucu Küba'ya bağımsızlığı verildi, Filipinler, Porto Riko ve Hawaii de ABD'nin eline geçti. McKinley 1901 yılında suikast sonucu öldü ve yerine Başkan Yardımcısı Theodore Roosevelt geçti.

26-Theodore Roosevelt

Theodore Roosevelt (27 Ekim 1858, New York City – 6 Ocak 1919, New York), Amerika Birleşik Devletleri'nin 26. devlet Başkan'ıdır. (1901 – 1909).

14 Eylül 1901 yılında henüz 42 yaşında iken başkanlığa geldi ve Amerikan tarihinin o döneme kadarki en genç devlet başkanı oldu. Cumhuriyetçi Parti'nin üyesi idi ve ikinci kez seçildiği bu görevden 1908 yılının sonunda kendi isteği ile ayrıldı. Sonrasında ise William H. Taft göreve geldi.
 
Üst