Didyma Apollon Tapınağı

Didyma Apollon Tapınağı

Milet'in kutsal kapısından başlayan kutsal yol güneye doğru genellikle kıyı boyundan giderek, Didyma'nın Panormos adlı limanına ulaşıyordu. Oradan güneye doğru devam ediyor ve Didymida tapınağın kuzeydoğusunda adak ve sunu terasının önünde son buluyordu. Kutsal yolun Didyma'ya ulaşan son kesiminde, her iki yanda oturur vaziyette insan heykelleri ile yatar durumda aslan heykelleri bulunuyordu. Söz konusu eserler bugün British Museum'dadır.

Didymaion Arkaik Dönem'de yaklaşık olarak yüz yıl boyunca Branchidier adı ile bilinen bir rahip ailesinin yönetiminde çok büyük üne kavuşmuştur. M.Ö. 600 tarihlerinde Mısır Kralı Necho ve daha sonra Kroisos, Didymaion'a armağanlar sunmuşlardır. Herodotos'a göre Kroisos, Didyma Tapınağı'na, Delphi'ye gönderdiği altından sunuların ağırlığında ve onların benzeri eserler göndermişti.

Pausanias Didyma'daki Apollon kutsal yerinin ilk ion yerleşmesinden daha eski olduğunu söyler. Böylece Hellenlerin Anadolu'nun daha birçok yerinde olduğu gibi burada da yerli bir kült yerine kendi kültlerini koydukları anlaşılmaktadır. Gerçekten Erwin Bielefeld'in saptadığı gibi Didyma Tapınağı'nda M.Ö. 500 yıllarında kült heykeli olarak yer alan ve elinde bir geyik tutan Apollon Philesios'un heykel tipi, Hitit-Anadolu geleneğiyle ilişkilidir.

Alman arkeologları 1962 yılında tapınak içinde ve çevresinde yaptıkları çalışmalarla Didymaion'daki en eski yapı izlerini bulmuşlardır. Heinrich Drerup M.Ö. 8. yada 7. yüzyılda yapılmış olması gereken ilk temenosun kuzey ve güney temellerinden beşer metrelik kalıntılarını ortaya çıkarmıştır. Eldeki bu temel izlerine göre eski sekos, ince uzun bir dikdörtgendi. Batı kısmı 10,20 m. genişliğinde olan sekosun uzunluğu en aşağı 24 m. idi ve doğuya doğru biraz daralıyordu. Bu sekosun içindeki kutsal avluda sunak, bilicilik kuyusu ve Apollon'un defne ağacı gibi kült simgeleri bulunuyordu. Yine 1962 yılında R. Naumann ve Klaus Tuchelt, Didymaion'un Hellenistik Dönem yapısının güneybatı ucunda M.Ö. 7. yüzyılın sonunda inşa edilmiş yaklaşık 3,60 x 15,50 m. ölçüsünde bir kolonad ortaya çıkarmışlardır. Kolonad ile eski sekos karşı karşıya olduğuna göre, ilk Didymaion'un 7. yüzyılda bu ek yapı ile genişletildiği anlaşılmaktadır.

Arkaik Didymaion, olasılıkla M.Ö. 8. yüzyılın sonunda inşa edilen ilk temenos ve ondan aşağı yukarı 100 yıl sonra yapılan kolonad küçük ve gösterişsiz yapılardı. Buna karşın İon dünyasının M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısında ulaştığı parlak dönemde Didymaion da büyük bir tapınak haline gelmiştir. Milet'in İon kentleri arasında ayrı bir yeri vardır. Daha az önemli bir kent olan İzmir'de bile 7. yüzyılın sonunda ya da 6. yüzyılın hemen başında kaideleri, sütunları ve başlıkları tufa taşından, görkemli bir tapınağın varlığı göz önüne alınırsa Arkaik Didymaion'un en geç M.Ö. 560-550 yıllarında büyük bir bölümü ile inşa edilmiş olduğu sonucuna varılır. Kroisos altın eserlerden oluşan değerli armağanlarını da ancak böyle büyük bir tapınağa göndermiştir . Arkaik Didyma Tapınağı'nın ana bölümleri M.Ö. 560 yıllarında yapılmış olmaları gereken Sisam ve Efes tapınaklarının etkilerini göstermektedir. Her ne kadar Arkaik Didymaion Hellenistik yapının altında kalmış ise de onun bir rekonstrüksiyon çizimini yapmak olasıdır. Burada G. Gruben’in çizdiği planı veriyoruz. Bu yapı 85,15 x 38, 39 m. ölçüsünde bir dipterostu. Yani naosun dört yanını iki sütun sırası çeviriyordu. Burada da Efes tapınağında olduğu gibi dış peristasis yani dıştaki sütun sırası yanlarda 21, doğu yönde 8, arka yönde ise 9 sütundan oluşuyordu.Her iki sütun sırası da göz önüne alınırsa naosu 104 sütun çeviriyordu. Naostakiler de bu sayıya eklenirse tapınakta 112 Sütun bulunuyordu.

Yeni yapıda kutsal avlu genişletilmiştir. Aslında Arkaik Didymaion, eski sekosun büyütülmüş örneğinden ayrı bir şey değildir. Görünüşe göre defne ağacı ve bilicilik kuyusu yine burada, o zaman da bulunuyordu. Buna karşın Apollon'un kült heykeli için bir naiskos yani küçük bir tapınak inşa edilmiş olsa gerektir. Sekosun içinde olan templum in antis şekilli bir naiskos aşağıda göreceğimiz gibi, Didymaion'un 6. yüzyılın sonlarında geçirdiği onarım sırasında yapılmıştır. M.Ö. 560-550 tarihlerinde inşa edilmiş olan Arkaik Didymaion'un da bir naiskosunun ya da şimdi Klaus TuchelI'in öne sürdüğü gibi bir Kutsal-Kaynak evinin olması gerekir ; ancak onun izlerine rastlanmamıştır. 6. yüzyılın sonlarında yapılan, sözünü ettiğimiz bu naiskos 50,25 x 17,45 m. boyutlarındaki yeni sekosun içinde açık havada idi. Ancak bu kutsal avlu yaklaşık olarak 17,50 m. yükseklikte bir duvarla çevrilmiş olduğu için Arkaik Didymaion dıştan üstü kapalı bir yapı etkisi uyandırmaktadır. Fakat sekos duvarlarında yer alan karşılıklı pilasterler arasındaki açıklığın 13,50 m. olduğu düşünülürse, bu kısmın bir çatı ile örtülmesine olanak yoktur. Buna karşın pronaosta bulunan iki sıra sütunun ortaya koyduğu gibi, pronaosun üstü kapalıydl. Sekos duvarının içi Sisam'daki ikinci Hekatompedos'ta olduğu gibi pilasterlerle yani dört köşe yarım sütunlarla desteklenmiştir. Bu pilasterlerin dik duruşları uzun duvarların yatay görünümü ile güzel bir kontrastlık oluşturuyor ve onların tekdüzeliliğini hareketlendiriyordu. Sütunlar, sütun kaideleri ve başlıkları Efes Artemis Tapınağı'nın tipindeydiler. Sütun gövdeleri 36 yivliydi. Tapınağın ana yapı malzemesi poros taşıdır. Ancak dışarıdan görünen bölümleri, bütün üst yapı ve pronaostaki sütunlarla başlıkları mermerdendi. Pronaosun sütunlarının alt kısmı Efes tapınağının ön yüzündeki sütunlarda olduğu gibi kabartmalarla süslü idi. Bu kabartmalardan ele geçen iki güzel kadın başı halen Berlin Müzesi'ndedir. İon sanatının en başarılı örnekleri olan bu eserleren geç M.Ö. 550 tarihlerinde yapılmışlardır, yani Arkaik Didymaion'un ilk inşa evresindendirler. Ayrıca Arkaik tapınağın üç fascialı architravında yer alan ve halen biri Istanbul, diğeri ise Berlin Müzesi'nde korunan kanatlı gorgolar Geç Arkaik eserler olup, tapınağın 6. yüzyıl sonundaki onarım dönemindendirler. Yukarıda söz konusu olan ve Apollon Philesios adı ile anılan bronz kült heykeli de 6. yüzyılın sonunda yapılmış olmalıdır ; çünkü Pausanias'ın anlattığına göre eserin heykeltraşı M.Ö. 500 tarihlerinde yaşamış Sikyonlu Kanachos'tur. Bugüne değin söz konusu onarım sırasında heykelin yer aldığı naiskosun da yeniden yapıldığı düşünülüyordu. Ancak şimdi Klaus Tuchelt sekos içindeki naiskosu "Kutsal-Kaynak" evi olarak tanımlamakta ve yontucu Kanachos'un yaptığı Apollon heykelinin burada yer almış olamayacağını ileri sürmektedir. Kutsal Kaynak suyunun bilicilik (kehanet) ile olan ilişkisi göz önünde tutulursa Klaus Tuchelt'in önerisi cazip gelmektedir. Böyle olmakla beraber Didyma Tapınağı'nda bir Apollon heykelinin yer aldığı da şüphesizdir. Onun için sorun henüz açıklık kazanmış değildir.

Arkaik Didymaion'un doğusunda yer alan yuvarlak sunak, naiskosun iki sütununun orta ekseni üstündedir. Sunağın batısındaki kuyunun da dinsel bir işlevi olmak gerektir. Tapınağın bütün doğusunu yarım daire şeklinde çeviren 3, 50 m. yükseklikteki duvar, üst kenarını süsleyen İon kymasının stilinden anlaşılacağı üzere Arkaik Didymaion'un ilk yapıldığı sırada ya da kısa bir zaman sonra inşa edilmiştir. Söz konusu duvarın doğusundaki ve güneyindeki düzlükte bulunan iki stoa da aynı şekilde 6. yüzyıldandırlar. Sunu heykelleri ile tanrı adına yaptırılan diğer anıtlar bu platform üzerinde yer alıyorlardı. Her biri 2,50 m. genişliğindeki beş merdivenle bu terasa çıkılıyordu.
İon ayaklanmasından sonra Lade deniz savaşını kazanan Persler, Milet'i ve onunla birlikte Didymaion'u da tahrip ettiler. Bu arada Persler ihanetlerinden ötürü Branchidleri yani tapınağın rahiplerini Baktria'ya sürdüler ve Sikyonlu Kanachos'un yaptığı bronz kült heykelini de Ekbatana'ya götürdüler.

Helenistik Didymaion’un içine çizilerek gösterilmiştir. Üstü açık cella ( sekos ya da adyton olarak da adlandırılır) ince uzun , üstü örtülü pronaos ise derindir. Cella içerisinde görülenler:

1) İlk Didymaion’un temenosu ( M.Ö. 8.yy sonu ya da 7. yy başı ).
2) Yukarıda adı geçen temenos içinde yer alan naiskos ya da kutsal çeşme , M.Ö. 520. Sikyonlu heykeltraş Kanachos’un yapıtı olan Apollon heykelinin bu yapının içinde yer aldığı düşünülüyordu. Ancak K. Tuchelt bu görüşe karşıdır . Cella duvarlarının iç yüzleri pilasterlerle bezenerek bir mimari ön yüz görünümü kazandırılmıştır.
3) Son yıllarda ortaya çıkarılan 3,60 x 15,50 m. ölçüsündeki stoa iyi korunmuş durumdadır. Dipterosun güneybatı köşesinde yer alan stoa M.Ö. 7. yüzyılda yapılmıştır. Dipterosta , dış peristasisin batı yüzünde 9, doğu yüzünde ise 8 sütun bulunmakta ve yanlarda da 21 sütun sıralanmaktadır. Doğu uçtaki bazı sütunlar, Efes tapınağında görüldüğü gibi kabartmalarla süslenmiştir . Kaideler ve başlıklar da Efes örneğini andırır . Sütun gövdeleri 36 yivlidir. Doğuda bir sütun eksik kullanılarak , sütunlar arası açıklık genişletilmiş ve öteki İon tapınaklarında olduğu gibi ortada bir giriş yeri oluşturularak ön yüz belirgin duruma getirilmiştir.
4) Orta sütun aralığından geçen eksen doğrultusunda, yuvarlak bir sunak bulunur. Milet'ten gelen kutsal yol Didymaion'un kuzeydoğu köşesine ulaşıyordu. Tapınağın doğusunda günümüzde bazı kısımları korunan 3, 50 m. yüksekliğinde bir duvar bulunuyordu. Üst kornişindeki kymationun stili, bu duvarın M.Ö. 550 yılında inşa edildiğini gösterir. Bu duvar, sunuların konduğu platformun önünü destekliyordu. Çeşitli yerlerden, beş ayrı merdivenle buraya çıkılıyordu.
5, 6) Iki stoa. Heykeller ve taşınabilir sunaklar bu düzlükte yer alıyordu.
 
Üst