TÜRK SİNEMASINDA VAHŞİ BATIDA TÜRK KOVBOYLAR

Türk Sinemasında Furyalar

VAHŞİ BATIDA TÜRK KOVBOYLAR

1967 – 1974 yılları arasında Türk sineması kovboy filmleri furyasına kapıldı. Dönemin en ünlü yıldızları dahil olmak üzere, tüm yeşilçam oyuncuları en az bir kovboy filminde göründüler. Türk külhanbeyi yapılanması Amerikan kovboyu ile sentezlenerek yeni bir karışımı ortaya çıkarmıştı bu süreç.

Televizyonlarda sık sık rastlarız o filmlere. Şöyle bir bakar geçeriz. Eğer işimiz yoksa seyrederiz. Yeşilçam’da birkaç haftada, sinema emekçilerinin ayakta kalmak için çektiği, yıllardır hep kenara itilen, B sınıfı diye adlandırılan filmlerdi bunlar.

Kovboy filmleri Amerika'da 18.yy ortalarından sonra destan koşulları altında ortaya çıkan olayları ele alır. Kovboy filmlerinin, ortaya çıktığı ülkedeki adı Western'dir. "Western" batıya özgü, batıyla ilgili anl***** gelir. Buradaki batı, Kuzey Amerika kıtasının batısı anlamındadır. Bilindiği gibi Kuzey Amerika’ya göçler başlamadan evvel burada yalnız kızılderililer yaşardı. İlk göç edenler doğuya yerleştiler. Daha sonra batıya doğru büyük göç başladı. İşte kovboy filmi türü bu batıya doğru yayılma sırasındaki olayları konu alan film türü olarak ortaya çıktı.

Amerikan tarihinin özel bir dönemini mekansal ve zamansal olarak anlatan western türü, ABD’de kendini yaratan koşullarla birlikte tarih sahnesinden çekilirken, yıllardır kullanılan göstergeler Avrupa kıtasının ilgisini çeker. Sonuçta, ortaya yeni bir tür çıkar: "Spagetti Western". 60’lı yılların ortalarında italyan ürünü spagetti westernler, klasik western kalıplarını ters yüz ederek şiddete ve "action"a dayanarak sinema piyasasında olay yaratır. İtalyan ürünü Kovboy kahramanlar (Clint Eastwood, Ringo Giuliano Gemma, Django Franco Nero, Sabata Lee Van Cleef) ve filmlerinin elde ettiği hasılatlar diğer ülke sinemalarını da etkiler. İspanya, Almanya, Japonya, Türkiye, Fransa bu türde ürün vermede birbirlerini izlerler.

Yerli kovboyları ilk olarak Nuri Akıncı kullanır "Beş Hikaye-1962". Filmde aynı kızı seven 2 arkadaş kızılderililerin saldırısına uğrar ve biri, arkadaşının mutluluğu için kendini feda eder. Film dikkat çekmez ve unutulur. Bu yıllarda kundura tamirciliği yaparken sinemaya giren Ahmet Sert meksikalılara benzeyen tipi ile dikkatleri üzerine çeker. Kovboy aksesuarları yöneten bir atolye açar. Filmcilere kiralar. Kovboy kasabası kurar. 1963'de14 tahta barakadan oluşan bu kovboy kasabasında "İntikam hırsı" ile Türk sinemasının ikinci western filmini yönetir. Kilisesi, barı, şerif ofisi, iki yanında "Overland Stage Lines" yazan posta arabası eksik olmayan kasabaya kurucusu tarafından “Santa Fee” ismi verilir. Bir gazetede yer alan söyleşisinde şunları söyler Ahmet Sert."4 at almıştık. Filmin konusu icabı atlardan biri düşüyor. Biz de atı vuruyoruz. Tabi bizim atlar sütçü beygiri mübarek. İki kişi binince at sahiden öldü."

Yeşilçam'da western furyası 1967'de başlamış, yaklaşık olarak 7 yıl sürmüş ve bu türde 50'ye yakın film çekilmiştir. Yerli westernlerde hemen herkes oynamıştır. Ayhan Işık, Yılmaz Güney, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, Sadri alışık, Öztürk serengil, Yılmaz Köksal....Bir anda yerli Cango'lar, Ringo'lar, Sabata'lar, Gringo'lar, Kötü haydutlar, şuh meksikalı kızlar, dürüst veya satılmış şerifler, çiftlik sahipleri, kumarbazlar, vahşi batı ağaları, Kızılderililer, çoğu dar bütçeli filmlerde boy göstermeye başlamıştı. Western furyasının başlamasına neden gösterilen "Ringo Kid-Kanunsuz Kahraman-1967" Spagetti westernden çok Amerikan tarzı klasik westernin en çok kullandığı kalıplardan yararlanarak, düz bir öyküyü türün tüm bilinen öğelerini değerlendirerek görüntülemektedir. Filmde Silver City kasabasına getirilen 20.000 dolarlık altın dolu kasa Meksikalı haydut Ramon ve çetesi tarafından soyulur. Çatışmada yaralanan ramon ve çetesi bir çiftliğe sığınır. Burada bulunan çocuk ve kadını öldürürler. Çiftlik kasaba şerifi Ringo Kid(Cüneyt Arkın)'in çiftliğidir ve şerif, intikam almak için Ramonun peşide düşer.

1966'da Yılmaz Atadeniz'in yönettigi, senaryosunu Yılmaz Güneyin yazdığı "Kovboy Ali" filminde Yılmaz Güney kovboylara özenen bir delikanlının öyküsünü, melodram biçiminde western kalıpları içinde anlatır. Kovboy Ali'de Yılmaz güneyin çizdiği meşin şapkalı, tabancalı, mahmuzlu, hızlı silahşör kahraman büyük ilgi uyandırır.

Aksiyona dayalı düşük bütçeli yapımların yönetmeni olarak tanınan Yılmaz Atadeniz, bugüne dek 98 filme imza attı. Çizgi romanları ve eski dizi filmleri çok seven yönetmen, birçok filminde onların etkisi altında kalmış, bu doğrultuda Maskeli Beşler, Maskeli Şeytan, Zorro Kamçılı Süvari gibi yapıtlar vermiştir. Atadeniz neden western filmlerine başladığını şöyle anlatıyor. "Western filmleri Amerikan kültürünün beyaz perdeye yansıması olmasına rağmen Amerikalıların dışında İtalyanlar, İspanyollar, Almanlar ve hatta japonlar tarafından filme çekilmişlerdir. Neden biz yapmayalım diye düşündüm. Ayrıca sergio Leone gibi İtalyan yönetmenlerin filmleri Türkiye'de iyi gişe yapıyordu. Hem türü sevdiğim için, hemde iş yapacağına inandığım için bu tür filmler çektim.”

Çetin İnanç 134 film yöneterek Türk sinemasında en çok film çeken yönetmenlerden biri olmuştur. 1971'de yönettiği ve Yılmaz Köksalın oynadığı “Çeko” adlı kovboy filmi, Anadoluda gişe rekorları kırar. Çoğu ucuz maliyetli belli düzeyi aşmayan bir çırpıda çekilmiş Kızıl Maske, Kinova gibi çizgi roman uyarlamaları ile ile bu türün en hızlı yönetmeni oldu. "Filmleri ortalama 10-15 gün içinde çekerdik. 2 günde çektiğim film bile var. Bombala Oski Bombala(1972) filmini ise bir günde çektim. Bir günde’de kurgusunu yaptım. Yapım olanaksızlıklar ve zaman darlığı yüzünden filmleri kısa sürede çekmek zorunda kalıyorduk. Çoğu kez iç içe filmler çektik. 2 film, hatta 3-4 film. Sınırlı paramız vardı. Çoğu zaman senaryosuz başlayıp, sette birşeyler karalamak zorunda kalıyorduk. İşte bunlar büyük stres yapıyordu."
 
Üst