Merhaba!

NASIR DAVİD HALİLİ



Dünya sanat piyasalarında İslam eserleri ancak son yıllarda hakettiği önemi kazandı.

Louvre Müzesi bodrum katında sergilediği İslam sanat eserlerini yeni bir düzenlemeyle daha göz önünde ve geniş bir yere taşıyor. Victoria and Albert Müzesi İslam eserlerini Arap işadamı Abdüllatif Cemil'in yaptığı bağışla üç yılda inşa edilen göz kamaştırıcı "Cemil" galerisine taşıyarak bu sanatın daha çok dikkat çekmesini sağlıyor. İslam sanatı sergileri ve müzayedeleri gittikçe daha fazla yapılıyor ve büyük ilgi görüyor. Eskiden ilgi çekmeyen ve 70'li yıllarda fazla para etmeyen bu eserler şimdi büyük fiyatlarla el değiştiriyor. Bütün bu değişimde İranlı Musevi koleksiyoncu David Halili'nin oldukça önemli etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

Nasır David Halili, müzeler dışında özel olarak dünyanın en büyük İslam eserleri koleksiyonuna sahip bulunuyor. Sanat ticareti yapan bir aileden gelen Halili, 1970'lerden itibaren bugüne dek, tarihi İslam eserlerinden oluşan yirmi binin üzerinde parça topladı. İran'da başlayan bu macerada en büyük piyasanın Londra'da olduğunu gören Halili, Sotheby's ve Chrisitie's müzayede evlerinin gediklisi oldu ve herkesin ağzım açık bırakacak biçimde bir kerede onlarca, bazen de yüzlerce eser satın aldı. Önceleri önem verilmeyen bu eserleri neden aldığı konusunda soru işaretleri yaratan Halili, Londra'daki sanat çevreleri tarafından kabul görmedi ve kendisinin harcadığı bu paranın kaynağı olarak, yakın ilişkisi bulunan ve sanat danışmanlığı yaptığı Brunei Sultam gösterildi. Ancak bir süre sonra hem Halili'nin uzmanlığı kabul gördü, hem de yaptığı yatırım çok değer kazanınca harcadığı paranın doğru yere gittiği anlaşıldı.

İslam Sanatı Hamisi

Koleksiyonculuğun yanı sıra Halili'nin sanat hamisi niteliği kazanması ailesinin kurduğu "Nur" adlı Vakfı koleksiyonu geliştirmek ve sanat eğitimi için desteklemesi, Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Araştırmaları bölümünde (SOAS) İslam sanatı ve mimarisi kürsüsü ile Oxford Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü'nde orta Doğu Sanatı ve Maddi Kültürü araştırma merkezi kurması ile hız kazandı. Kendisi de ABD'deki bilgisayar eğitiminin ardından Londra Üniversitesi'nde İslam lake sanatını konu alan bir doktora yapmıştı. İslam sanatı uzmanı olan Halili bu alanda konferanslar veriyor, derslere misafir hoca olarak katılıyor.

Halili ailesinin kurduğu vakfın desteğinde toplanan sanat eserleri çeşitli İslam ülkelerinden geliyor ve 1400 yıllık bir zaman dilimini kapsıyor. Minyatür ve resimli tasvirler içeren el yazmaları ve dekoratif sanatları içeren seramikler, tekstil, cam, metal işleri koleksiyonun










zengin parçalan olarak İslam tarihinden kesitler sunuyorlar. Kendi şirketiyle Londra'da emlakçılık yapan Halili, diğer zengin koleksiyoncuların aksine işinden kazandığı paralarla değil, koleksiyonu sayesinde en zenginler listesine girdi. Forbes listesine göre İngiltere'nin ilk beş zengininden biri olan Halili'nin toplam serveti içinde koleksiyonunun maddi değeri %80 oranında yer tutuyor. David Halili ve Vakfı koleksiyonun kataloglanması, eserlerin konservasyonu, envanter çalışması, eserlerin tarihi incelemesi için ciddi yatırımlar da yapıyor.

Oxford Üniversitesi Doğu Enstitüsü'nün eski hocası Prof. Julian Raby, İslam sanatı uzmanı, Sotheby's İslam bölümü eski direktörü John Carswell, yazar ve öğretim üyesi Michael Rogers gibi İslam sanatı konusunda dünya çapında uzmanları ekibine alan Halili, koleksiyonu ile ilgili 27 ciltlik katalog çalışması yaptırıyor. Bu katalogların 17 adedi bitirildi. Yazar ve araştırmacılar hummalı biçimde araştırma ve yazılara devam ediyorlar. Su ana kadar koleksiyonun tasnif ve dokümante edilmesi için 5 milyon sterlin harcayan Halili'nin bilimsel çalışmalara önem vermesi takdirle karşılanıyor ve bu kataloglar akademi dünyası tarafından kaynak olarak kullanılıyor.

İslam sanatının değerlendirilmesinde batılı oryantalist bakış açısından etkilenmeden kendi kriterlerini getiren bu koleksiyonda, neyin değerli ve önemli olduğu ile ilgili kararlarlan da islam dünyasından gelenler veriyor. Bu yüzden önceleri batıda fazla anlaşılmayan hat sanatı, koleksiyonun ana merkezinde yer alıyor. Nasır David Halili, yeni kuşak bir İslami koleksiyoner olarak, hem aileden gelen uzmanlığı hem de öğrendiği sistematikle estetiği ve koleksiyon metodolojisini bir araya getiriyor. Böylelikle hem bazı eser türlerinin ve dönemlerin komple denebilecek kadar ağırlıklı parçalanın elinde topladı, hem de ilk yıllarda kendisine burun kıvıran eleştirmenlerin hayranlığım kazanacak derecede yüksek bir estetik seviyeye ulaştı. Babası da, dedesi de İran'ın İsfahan kentinde antika ve eski eser ticareti yapan Halili, 14 yaşından itibaren büyük bir koleksiyon sahibi olmayı kafasına koymuştu. ABD'de bilişim eğitimi görmesine rağmen bu alanda çalışmayıp İslam eserleri piyasasının en önemli merkezi olan Londra'ya yerleşti ve ilk dönemde sanat ticareti ile kazandığı parayı burada emlak işine yatırarak büyük başarıya ulaştı. Londra'ya yerleşmesinin başka bir önemli sebebi de bir İngilizle yaptığı evlilik oldu. Koleksiyonculuğu ilerlettikten sonra sanat ticaretini tamamen bıraktı.



Koleksiyonda Osmanlı Sanatı

Türkiye ve dünyanın büyük müzeleri dışında Osmanlı sanat eserlerinin en önemli koleksiyonu da yine burada bulunuyor. Halili, 1996-2000 yılları arasında ABD' de 13 ayrı müzede, Cenevre, Londra ve İsrail'in Kudüs kentinde "Sultanların İmparatorluğu" adıyla 200 parçalık Osmanlı eserleri sergisi düzenledi. Bu sergide Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı, Mevlana'nın el yazması bir şiiri, III. Ahmet'in oğullarının sünnet düğünlerini tasvir eden minyatür ve yazmalar, Osmanlı hat sanatının en göz kamaştırıcı örneklerini sergileyen eserler, el yazması ve altın tezhipli Kuran'lar, lake ciltler, mücevherli kamalar, halılar yer almıştı.

Osmanlı sanatının altın çağı en güçlü dönemi olan ve sarayın sanata en çok destek verdiği 16. yüzyıl olabilir, ama Halili koleksiyonu Osmanlı sanatına ilgisini 19.yüzyıla kadar getiriyor. Çünkü, 19. yüzyıl, Osmanlı hat sanatının en güzel örneklerini verdiği dönem olarak görünüyor.

Koleksiyonun eser grupları

Seramikler: Seramik koleksiyonu bu alandaki İslam sanatının bin yılını kapsıyor.

2000 parçalık seramik koleksiyonunda nadir İznik çinisi örnekleri, 12. ve 13. yüzyıl Afgan seramikleri ve peygamberin atının resmedildiği 10. yüzyıldan kalma çok renkli bir Acem kasesi de bulunuyor.



Para Koleksiyonu: Halili'nin nümizmatik koleksiyonunda sekiz bin adedin üzerinde madeni paradan yaklaşık % 10'u tek ve piyasaya çıkarılmamış parçalardan oluşuyor. 1200 adedi de altın. Afrika'dan Asya'ya tüm İslam dünyasından örnekler içeren koleksiyonda, özellikle üzerinde Latin harfleri bulunan erken dönem Arap paralan ile 750 yılında Harun Reşit tarafından bastırılan Abbasi sikkeleri dikkat çekiyor.

Metal objeler: 1000 parçalık metal objeler içinde erken dönem gümüş Sasani taslan, 13. yüzyıldan kalma şifreli kilidi bulunan nadide bir kasa, 1577 tarihli gümüş Osmanlı çeşme musluğu gibi parçalar daha çok ortak benzerlikleri bir araya getirme düşüncesiyle toplanmış.

Silahlar: Silaha meraklı İslam dünyasında bir sanat haline getirilen bu ölüm ve savunma araçlarından Halili koleksiyonunda bol miktarda bulunuyor. Erken dönemlerden başlayarak sultan ve beyler için yapılmış zarif kama ve hançerlerden, Haçlı Seferleri sırasında İskenderiye'de Memlükler tarafından kullanılan bir kılıca ve Hint Sultanı Haydar Ali'nin veliahtı Sultan Tipu'nun topuna kadar bir çok silah koleksiyonun sunduğu tarih şahitleri arasında. Sudanlı savaş beyi Ali Dinar'ın 1916'da hemen yenilgisinin ardından ele geçen kılıcı da koleksiyonda yer alıyor. İslam kültüründe kemerin önemli yeri koleksiyona da yansımış. Tören davulu, muskalı gömlek ve barut mahfazası gibi savaş aksesuarları da yine savaş sanatının kültürel yönünü yansıtan parçalar olarak toplanmış.

Cam objeler: İslamiyet öncesi döneme ait üç yüz adet cam eserle cam yapımının en erken çağlarını sergileyen koleksiyonda özellikle 10. ve 11. yüzyıllara ait kesme camların eşsiz olduğu söyleniyor. Bu camlardaki dört milimetrelik incelik, bu objelerin sağlam biçimde günümüze ulaşmasındaki mucizeyi de gösteriyor.

Lake: Çocukluğunda babası ve dedesinin ticaretini en çok yaptıkları sanat objesi olan İran lake işleri sonradan koleksiyonunun en zengin bölümlerinden birini oluşturdu.

Anavatanı Çin olan lake sanatı İran'da özellikle İsfahan'da çok gelişmişti. Halili ailesi de İsfahanlıydı. 500'den fazla lake divit, ciltler, ayna arkaları ve mücevher kutulan bulunan koleksiyonun başlangıç nüvesini oluşturmuştu.

El Yazması Kuran'lar: Halili Koleksiyonundaki el yazması Kuran'lar bu alandaki en zengin koleksiyonlardan biri. 500 adet el yazması Kuran, 8. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Fas'tan Çin'e kadar uzanan bir coğrafyada tezhip, nakış (minyatür), bezeme sanatçılarını Kuran yapımını belgeleyecek biçimde sistematik olarak düzenlenmiş.

Minyatürler (nakıslar): Halili koleksiyonunun en değerli parçası, Reşidüddin'in Şehname'sidir. Bu kitaba 18 milyon dolar değer biçiliyor. Benzersiz bir başka eser de nakka Lütfi Abdullah'ın minyatürleri. Mevlevi derviş Erzurumlu Mustafa tarafından Memlük Sultanı Berkuk için 1388 yılında yazılan Siyer-i Nebi (Hazred-i Muhammed'in Hayatı) adlı kitabın resmedilmesi için Osmanlı sultanı III. Murad tarafından minyatür ustası Lütfi Abdullah'a ısmarlanan ve ancak 1595 yılında bir sonraki sultan III. Mehmet zamanında bitirilen 814 adet minyatürün süslediği metinle birlikte eser tam 6 cilt tutmuştu. Bu ciltlerden bir, iki ve altıncısı Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nde, üçüncü cildi New York Halk kütüphanesinde, dördüncü cilt de Dublin Chester Beatty kütüphanesinde bulunuyor. Minyatürlerden iki düzinesi de Halili koleksiyonunda bulunuyor.

Halili'nin ilgisi sadece İslam sanatıyla sınırlı kalmamış. İspanyol metal işçiliğinin en değerli örneklerini barındıran "Şam işi" objeler, Meiji hanedamnın en zengin sanat eserlerinin bulunduğu Japon koleksiyonu ve İsveç tekstil işlerinin yer aldığı İsveç koleksiyonu da kendi başlarına ayrı ayrı koleksiyonlar olarak Halili'nin sahip olduğu zenginliklere çeşitlilik katıyorlar.





Şimdi, bu uzman koleksiyoncunun en büyük hayali, tüm bu hazineyi sürekli olarak sergileyeceği bir müzeye sahip olmak. Orta Doğu ülkeleri, İslam sanatını dünyaya tanıtmak amacıyla Halili'nin koleksiyonunu değerlendiriyorlar. Bu yılın Mart ayında Abu Dabi'nin kültür merkezi olma hedefi için yapılan ilk önemli sergi Halili koleksiyonuyla oldu. Frank Gehry'ye Guggenheim'in bir şubesini yaptıran, Jean Nouvel'e Abu Dabi Louvre'u açtıran, ünlü Japon mimar Tadao Ando'ya deniz müzesi yapımını ısmarlayan, ünlü Arap mimar Zaha Hadid'e ise performans sanatları merkezini inşa ettiren ve tüm bunlar 2012-13 yıllarında bittiğinde bölgenin sanat merkezi olmayı hedefleyen Abu Dabi, iddialı bir adım atmak için Halili'nin zengin İslam koleksiyonundan yararlandı.

Hem Halili'nin kendi kültürüne dönük koleksiyonculuğa bu denli derin ve samimi ilgisinin, hem de bireylerin en az devletler kadar sanatın tanıtımında etkili olmasının Türkiye'deki koleksiyonculara ilham vermesini diliyoruz.

GALERi BARAZ