+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

Vatandaş X

İş ve Kariyer Kategorisinde ve FETÖ/PYD & İhraç ve Masumlar Forumunda Bulunan Vatandaş X Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Olay yaşanmıştır ve birebir şahidiyim. Vatandaş Ankara Adliyesine telefon açar. Savcının dahili numarasını santralden alır ve savcıyı arar. Savcıya sorar:"Savcı

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    33
    Mesaj
    846
    Beğenmiş
    40
    Beğenilmiş
    38
    Rep Gücü
    15

    Vatandaş X

    Olay yaşanmıştır ve birebir şahidiyim.
    Vatandaş Ankara Adliyesine telefon açar. Savcının dahili numarasını santralden alır ve savcıyı arar. Savcıya sorar:"Savcı Bey, kanun yararına bozma başvurusu için müştekiyi ifade vermeye getirsem ifadesi alınır mı?" Savcıdan sadece akıl alınmak istenmiştir zaten savcı kanun yararına bozma bürosu savcısı değildir. Savcı cevap verir "Evladım amerikan filmi değil burası. Gelir sorunu sorarsın telefondan olmaz." Vatandaş:"Ama savcı bey oraya gelmeden önce kimleri yanımda getirmem gerektiğini ve bu kişileri hazırlamam için sizden bu bilgiyi almam lazım. amerikan filmiyle alakası yok ki bunun" Savcı amerikan filmiyle alakası yok ki kısmından hareketle sertleşir ve serseri gibi kelimelerle hakaret eder. Vatandaş da şok olur ve gerilerek "neee nasıl böyle konuşursunuz" edasıyla ve seviyesiz ve ya dengesiz kelimelerinden birisini de cümlesine ekleyerek cevap verir. Savcı:"a...na kodumunun p.çi Senin ........." der. Akıl almıyacak bir olay. Aklımız almasa da bu olayı yaşadık.

    Aynı vatandaş bu cevabı alınca başka bir savcıyı arar ve sorusuna istediği cevapları alır. Sonra da yaşadıklarını anlatmadan sadece ima ederek dert yanar. Sonra tekrar kendisine söven savcıyı arar. Ve der ki:"O dengesiz sözler ancak devletin gücüne sığınarak söyleyebileceğin acizliğinin sonucudur." şeklinde lafı yerleştirir. Ama bu sefer savcı "kimsiniz eee şeyyyy" modunda gayet kibar vaziyete geçmiştir. Halbuki savcılar zaten arayanı görebiliyorlar, kim olduğunu biliyor...

    Vatandaş daha sonra telefon konuşmasını yaptığı telefon hattının sahibine, savcı tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu öğreniyor. Kim olabilir diye düşünürken görüştüğü savcılardan şüphelendiği birini sanki polismiş gibi arıyor. "Efendim .... belge ile telefon konuşması hakkında suç duyurusunda bulunmuşsunuz." diye giriyor lafa. Savcı "yoo ben böyle bir iddianame hazırlamadım. Siz polis misiniz?" Vatandaş "Tamam efendim hayırlı günler..."

    Sonra hattın sahibi olarak dava edilen şahıs iddianameyi vatandaşa gönderiyor. İddianamede savcı vatandaşın telefonla arayarak küfür ettiğini iddia ediyor. Halbuki vatandaş küfre maruz kaldı. Savcı kendi kalem memurunu şahit gösteriyor. O da olmamış olayı olmadığı şekliyle tasdikliyor. Sonra hattın sahibi olan kişi, vatandaştan olayı sahiplenmesini istiyor. Hattın sahibinden başka birisinin telefonla görüştüğü mahkemeye işlenmiş. Yani telefon görüşmesini yapanla hattın sahibinin farklı kişiler olduğu anlaşılmış. Vatandaş olayı inceliyor ve "sen hattın sahibi olarak sadece hattını kullandırdığın için suçlusun. Ama ben olaya girip sahiplenirsem direk suçlu olurum. Sen telefonu şantiyedeki işçilerden birisine verdiğini söyle ve kafadan bi isim salla" Hat sahibi ne kadar sahiplen diye ısrar etse de vatandaş resti çekiyor. Ve hattın sahibi mahkemeye kafadan isim sallıyor.

    Vatandaşla hat sahibi tekrar tekrar görüşüyor. Hat sahibi "bana bir savunma hazırla mahkemeye veriyim" diyor. Vatandaş iddianameye giriyor olayı çözümlüyor. Savcı iddianamede iki defa arama yapıldığını kabul etmiş. Kendi memurunu da şahit göstermiş. Yalnız vatandaşa savcı ve memur birlikte "küfür etti" diye iftirada bulunuyorlar. Olayın tam tersi olduğunu biliyoruz. Vatandaşın ilk aramasında savcı ana avrat kaymıştı. İkinci aramada ise "şeyyy kem kümm" etti. Vatandaş bu farkı tespit ediyor ve bayan olan savcının kalem memurunun ilk aramada değil ikinci aramada savcının yanında olacağına kanaat ediyor. Çünkü bir bayanın yanında bir erkek analı bacılı sövemez. Hem de ikinci aramada o küfürbaz adamın süt dökmüş kediye dönmesi de kadın memurun 2. aramaya şahid olduğunun göstergesi. Vatandaş zaten küfür etmiyor ama şu anlaşılıyor ki aslında sadece tek telefon görüşmesine şahit olan bayan memur ikisine de şahitmiş gibi olayı anlatıyor. Bunları tespit eden vatandaş;
    """""""""
    Tarafıma yapılan tebligattan öğrendiğim iddianame içeriği karşılıklı tartışmayı göstermekte. İddianamenin oluşturulma biçimi de beni tereddüde sürükledi. Belirttiğim gibi ne ben ne de benimle alakası olabilecek bir kişi bu tip konuşmalar yapmayacağından iddianamedeki iddiaları ve oluşturulma biçimini fasit gördüm. 2 defa ayrı ayrı arama yapılması, küfürler savrulması, 5 defa o.çocuğu denecek kadar sınırların aşılması ve hem de tüm bunların Adliye gibi bir yerde ve makam sahibi birisine yapılmış olması hayatın olağan akışına tamamen aykırı ve ispata mecburdur. Bu kadar uzatılmış bir halde ispat basit ve tanışıklık bağı, amir-memur ilişkisi ile değil; tüm dataların ve belgelerin elektronik ve ya resmi olarak elde edilerek kontrol edilmesi ile ancak incelenebilir. Aksi takdir; başta yapılan apar topar hazırlığın aleyhte ilerlemesi demektir ki bu durumda hukuktan bahsetme imkanı olamaz.
    Evvela Ankara Adliye’sinin görüşme kayıtları, TİB in görüşme içeriği kaydı kimin kime ne dediğini böyle hakaretleşmelerin olup olmadığını ispatlayacak yegane ve sağlam birer bilgi kaynağıdır. Yine TİB görüşme içeriği ses tonundan bu konuşmayı yapmadığım anlaşılır.
    İddianamede savcıya 2 kere telefon edildiği ve anlayabildiğim kadarıyla 1.sinde hakaretler savrulduğu 2. sinde de hoş temenniler verildiği gibi mantıksız bir içerik ele alınmış. Bu görüşmeleri savcı katibi ile birlikte iken yapmış. Zaten vatandaşla görüşmekten imtina eden savcılar neden katiplerinin yanında telefona bakmış olsunlar? Bu telefona katip bakardı ve muhatap katip olurdu. Ancak incelendiğinde olayın daha farklı olabileceği ortaya çıkmakta. Eğer savcı kasten aranmışsa yani bir iş için, bu durumda hakaret etmek mevzu bile olamaz ve kimseye menfaat getirmez. Özellikle telefonun sahibi olan bana… Eğer yanlışlıkla aranmışsa savcılıktaki işlemler ile alakasız birisinin görüşmesi gayet kısa sürer ve tartışma mevzu bile olamaz. Yanlış numara denip kapatılması gibi.
    1.si gayet uzun ve 2. Si kısa olan bu görüşmeler mantıklı bir zemine oturamıyor. Eğer tartışma ve küfürleşme olmuşsa bunun uzun olan ilk görüşmede olduğu aşikardır. Karşı tarafa da iki ayrı görüşmelerden 1. Sinde hakaretleşmenin olduğu bilgisi verdirilmelidir. Bu görüşmenin TİB den zamanı alınarak Adliye kameralarından bahsi mevzu telefonun bulunduğu ilgili oda önünü gösteren Adliye kamera görüntülerinin zaman kaydı ile kontrol edilerek 1. Görüşme esnasında savcının yanında herhangi birisinin bulunup bulunmadığı anlaşılarak şahidin meşruiyeti ispatlanır. Eğer H...a isimli şahıs şahid değilse bu ispatlanarak mesele açığa çıkar. H...a isimli şahidin Adliye içinde bulunduğu yerler de tespit edilerek savcı ile ne zaman nerede görüştüğü anlaşılıp şahid olup olamayacağı, bu halde yaptığı şahidliğin gerçekliği ortaya çıkmış olur. Adliye kameraları saati ile TİB görüşme saati gerekirse senkronize edilmeli yani saat farkı varsa net saatler ortaya çıkarılmalıdır.

    Tarafımın Adliye gibi bir yere ve özellikle savcılık makamına asla bu tip bir hakaret etmeyeceğim kişisel ilişkilerimden ve çevremden elde edilecek bilgilerden anlaşılır. Zaten numara sahibinin bu tip bir suçtan sorumlu olması ihtimali ile suçu işlemeyeceği açıktır. Mesela ankesörlü bir telefondan arayıp yapabilir herhangi birisi bunu. Yani suç işleyecek birisi neden kendi adını geçirsin ? Kontörlü telefondan yapılan Telekom görüşmelerinden nasıl Telekom işleticisi sorumlu tutulamazsa bu meseleden de benim sorumlu tutulamayacağım açıktır.
    """""""
    şeklinde telefon konuşma zamanının Telekomunikasyondan istenerek Adliye kameralarının saatinden de yapılacak kontrolle şahid adı altındaki bayan memurun aslında olaya şahid olup olmadığının ispatlanmasını talep ederek esaslı bir savunma hazırlar...
    Hattın sahibi savunmayı avukatına verir ve avukat "uzatmaya gerek yok bunu veremeyiz, bi şey çıkmaz bu işten der." Ve hat sahibi avukatın sözünü dinler. Vatandaş ise sinirlenir bu duruma.
    Olayın savcısı M... D... tir. Ve fetöden tutuklanır....... Hazırladığı savunmanın verilmemesinden bir zaman sonra bunu da öğrenen vatandaş daha da sinirlenir. vatandaşı bu durumlara düşürecek bir zihniyeti hem de başka olaylarla da irtibatı tespit edildiği esnada haddinin bildirilmemesi üzerine Vatandaş sitem kere sitem eder Hat sahibine.

    Bugünlerde dava sonuçlanmış. 1yıl hapis cezası verilmiş sonra bu ceza 7.000TL küsur paraya çevrilmiş sonra da 5 yıl süreyle Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş. Avukat hat sahibine "abi vAllaha böyle olacağını bilemedim.." diyor. Ama Vatandaş X ise "sen zaten en başta şahit ile sabit suçlu yapılmışsın. Senin suçun hattını kullandırmak. Ortadaki suç çürütlmeden sen zaten aklanamazdın ki???" Hattın sahibi "avukat yerine sen olmalıydın".....

    Neyse ilginç tarafı savcının fetöcü çıkması.....
    Konu karafetva tarafından (19-04-2017 Saat 10:07 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Elektrikte Kayıp Kaçak Bedelini Artık Vatandaş Ödeyecek
    YukseLL Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-06-2016, 06:19 PM
Yukarı Çık