Devekuşlarının, korktukları zaman kaçmaktansa kafalarını kuma gömerek tehlikenin geçmesini bekledikleri söylenir. Oysa gerçek böyle değil.
Her şeyden önce, kafasını kuma gömdüğü zaman nefes alamıyor oluşu, bunu tehlikeden saklanmak için yapmadığının açık bir göstergesi. Çünkü bu hareket, mevcut tehlikeyi, yani yakalanma riskini artırdığı gibi bir de nefessiz kalmasına sebep oluyor.

Üstelik devekuşları dünyanın en hızlı koşan hayvanları arasında. Saatte 60 kilometre hızla koşabilen biri olsaydınız, kaçmak yerine kafanızı çevirip tehlikenin geçmesini ümit etmek gibi saçma bir şey yapmazdınız. O da yapmıyor. Hatta devekuşları öyle güçlü ki tek bir vuruşuyla aslan gibi heybetli bir hayvanı bile devirebilir. Dolayısıyla saklanmasına ya da saklanıyormuş gibi yapıp kendini aldatmasına gerek yok. Devekuşları, yumurtalarını tehlikelerden korumak için derin çukurlar açıyor, onları burada saklıyorlar. Anne ve baba, yumurtalar çatlayana dek sırayla bu çukurların üstüne oturuyor. Günde birkaç kez kafalarını çukurlara sokarak yumurtaları gagalarıyla nazikçe döndürmeleri de gerekiyor.

Özellikle de çevrede tehlike arz eden bir durum varsa hemen yumurtaların üstüne çöküp, avcı tarafından görülme riskini azaltmak için boynunu yere dayayarak bekliyor. Bu pozisyondayken fark edilmesi gerçekten çok zor. Ama o esnada kafasını kuma gömmüş olmuyor. İşte bu görüntü ve zaman zaman yumurtaları kontrol etmek için onlara doğru uzanmaları birleştirilerek, kafalarını kuma gömerek saklanmaya çalıştıkları mitine dönüştürüldü.
Kısa cevap Saklandıklarını sanmıyorlar. Hatta kafalarını kuma gömdükleri de söylenemez. Öyle görünüyor ama o sırada başka bir şey yapıyorlar.