Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Konu: Ram'ler

  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Ram'ler

    RAM, bilginin geçici olarak saklanabildiği elektronik cihazdır. Elektrikle beslendiği sürece bilgileri muhafaza eder, elektrik kesildiğinde “belleğini” kaybeder. Türkçe karşılığı, Rastgele Erişimli Bellek’dir. Fakat yaptığı iş nedeniyle biz buna yazılabilir ve okunabilir bellek diyoruz. Ayrıca RAM’e ana bellek de denmektedir. Bilgisayarımızı ilk açtığımızda gördüğümüz yükleme işlemleri, açılışta boş olan RAM’in, işletim sistemi bilgileri ile dolmasıdır.

    Bellek, bilgisayarda, bir programla ilgili bütün komut ve verilerin işlem görmek üzere depo edildiği, değişik işlemler sırasında oluşan ara bilgilerinin ve sonuç bilgilerin saklandığı bir kayıt sistemidir.

    Bellek kapasitesi taşıyabildiği toplam BİT sayısı ile ölçülür. Örneğin 32 MB bellek, 32 MB kapasiteli bellek anl***** gelmektedir. Bütün RAM bellekler Flip-Flop devrelerden oluşmaktadır. Bir flip-flop ancak bir bit (0 veya1) kaydetmektedir. Eğer 4 bitlik bir kelimenin kaydı gerekirse 4 adet flip-flop hücresi gerekir. Her bir kelimenin kaydedildiği flip-flop grubuna memory register( Bellek Kaydedici) adı verilmiştir.

    Bilgisayarlarda kullanılan programlar komutlardan meydana gelmişlerdir. Bu komutlar ardışık olarak işlemlerini yaparlar. Programlar komutlar dizisi halinde gerçekleştirildikleri için saklanmaları gerekir. Ayrıca bu komutlar, geçici veya doğrudan sonuçlar ürettiğinden bunları tutmak için de belli bir miktarda belleğe gereksinim duyulur. Bu sebeplerden dolayı bilgisayarlarda RAM’e ihtiyaç duyulmuştur.

    Ana Bellek “kısa süreli bellek” şeklinde çalışır. CPU bu belleği yürürlükte olan görevlerini yapmak için kullanır. İşlemci çalışırken ana bellek gerektiği biçimde değiştirilir, tazelenir.


    Depolanan kelime çeşidine göre, bellekler genellikle şu bölgelere ayrılır:

    1.Program Belleği(Program Memory):Bilgisayarın kullanılması sırasında yararlanılan programlar RAM’ e yüklenir. RAM’in bu bölümüne Program Belleği denir.

    2.Veri Belleği(Data Words Memory):Belirli bir konuda, alınmak istenen sonucu gerçekleştirmek üzere, programın yürütülmesi sırasında kullanılan ön bilgiler RAM’in belirli bir bölümünde saklanır. Bu bölüme veri belleği(data memory) denir. Bazı literatürde giriş belleği olarak tanımlanır.
    3.Sabit Değerler Belleği: Yer çekimi ivmesi (g), pi () gibi uluslar arası sabit değerler veya herhangi bir işlemde çeşitli safhalarda kullanılan aynı değerler belleğin bu bölümünde saklanır. Uluslar arası sabitler genellikle ROM bellekte kayıtlıdır.

    4.Geçici Bellek veya İşlem Belleği:Bilgisayar bir işlemin tamamını bir anda yapmamaktadır. Örneğin bir problem çözülüyorsa, bir bölümü ALU da çözümlenir ve RAM belleğin belirli bir bölümünde saklanır, böyle saklanan kısmi çözümler yine ALU da sonuçlandırılarak geçici belleğin çıkış bellek bölümüne aktarılır ve buradan da çıkışı yapılır.
    Değişik bellek bölümlerinin nasıl kullanıldığını bir örnek üzerinde anlatalım:
    S=V0.t+1/2 gt2
    bağıntısında, S uzaklık, V0 başlangıç hızı, g yerçekim ivmesi, t zaman’dır.

    Bunlardan, V0 başlangıç şartlarına göre değişir. t hareketin devamı müddetince değişir. S ise V0 ve t’ye bağımlı olarak değişir.

    V0 ve t: Veri (data) olarak tanımlanır. “g” ise sabittir.

    Yukarıdaki bağıntıda sonuç bilgisi alınıncaya kadar şu bellek safhalaşması olmaktadır.

    Bilgisayar hangi dilde çalışıyor ise, verilmiş olan formül o dile uygun şekilde programlanarak bilgisayara girilir.

    Bir komut dizisi haline gelmiş olan formül program belleği(Program Memory)’ne depo edilir.

    Sonra girilecek verilere göre V0 ve ½ gt2 bölümleri ALU da işlem görerek her bir kısmı geçici bellek’te saklanır.

    Son işlemde ALU da tamamlanınca, sonuç bilgisi Belleğin Çıkış Bölümüne alınarak ekrana, Printer’a veya diskete aktarılır.

    Bütün bu işlemler sırasında bellek hizmeti olarak ağırlık program belleği ve veri belleğinde’dir. Diğer saklama işlemleri bellekte önemli bir yer tutmamaktadır.


    RAM YONGALARI

    RAM’ler yapılarına göre iki temel gruba ayrılırlar: SRAM (Static RAM) ve DRAM (Dynamic RAM). SRAM’da dört yada altı transistörlü hücreler kullanılmaktadır ve yüksek hızlı ancak pahalıdır. DRAM’de ise, kapasitörle desteklenmiş tek transistörlü hücreler kullanılmaktadır, bu sayede maksimum yoğunluk sağlanılmaktadır. DRAM, SRAM’a göre daha yavaştır ve birkaç milisaniyede bir hafızadaki bilgilerin tazelenmesi gerekmektedir ki bu iş için ayrı bir devre gerekmektedir. Buna rağmen çok küçük alanda büyük boyutlu bellek yapılmasını sağladığı ve ucuz olduğu için tercih edilir.

    Bilgisayarlarda hem SRAM hem de DRAM kullanılmaktadır. SRAM, bilgisayarlarda cache bellek olarak kullanılır. Çoğu bilgisayarın teknik özellikleri arasında gördüğümüz 256 KB veya 512 KB cache bellek, SRAM yongalarından oluşur. DRAM yongaları ise 8MB, 16MB, 32MB, 64MB vb miktarlarda bulunan anabellektir.


    DRAM (DYNAMIC RAM)

    DRAM, Dynamic Random Access Memory (Dynamic RAM–Dinamik Rasgele Erişimli Bellek) için bir kısaltmadır. “Rasgele Erişim” ifadesi, bilgisayarın işlemcisinin, hafızanın ya da verinin tutulduğu bölgenin herhangi bir noktasına –direkt olarak– erişebileceğini belirtmek için kullanılır. Bu tür hafızalar veriyi tutabilmek için sabit bir elektrik akımına ihtiyaç duyarlar, bu yüzden depolama hücrelerinin her saniyede yüzlerce kez (ya da her birkaç milisaniyede bir) tazelenmesi –yani elektronik yüklerle yeniden yüklenmesi– gerekir. DRAM’in doğasındaki “dinamiklik” işte buradan gelmektedir. DRAM, her bit’i, bir kondansatör ve bir transistörden oluşan bir depolama hücresinde tutar. Kondansatörler, depolamış oldukları elektriksel yükü çok çabuk kaybetme eğilimindedirler. Bu da elektronik tazeleme ihtiyacını doğurur.

    DRAM’e “dinamik” RAM denmesinin sebebi, veriyi elinde tutabilmek için her saniyede yüzlerce kez tazelenmek ya da yeniden enerji ile doldurulmak zorunda olmasıdır. Tazelenmek zorundadır çünkü hafıza hücreleri, elektrik yüklerini depolayan minik kondansatörler içerecek şekilde dizayn edilmiştir. Bu kondansatörler, kendilerine yeniden enerji verilmediği takdirde yüklerini kısa sürede kaybedecek olan çok minik enerji kaynakları olarak görev yaparlar. Aynı zamanda, hafıza dizisinden verinin alınması ya da okunması süreci de bu yüklerin hızla tüketilmesine katkıda bulunur; bu yüzden hafıza hücreleri verinin okunmasından önce elektrikle yüklenmiş olmalıdırlar.

    Elektronik tazeleme ya da kısaca tazeleme (*******), bir hafıza çipindeki hücrelerin yeniden yüklenmeleri, ya da yeniden enerji ile doldurulmaları sürecidir.

    Günümüzde piyasada kabul gören iki tip DRAM yongası bulunmaktadır. EDO DRAM, ve SDRAM.

    EDO (EXTENDED DATA OUTPUT) DRAM

    EDO DRAM’e aynı zamanda EDO RAM de denilmektedir. EDO (extended data output), adından da anlaşılacağı gibi, data-out zamanını genişleterek kendisi bir sonraki kelimenin adresini ayarlarken CPU’nun data’yı okumasını sağlar. Böylelikle CPU’nun arka arkaya bilgi okuma yaparken bekleme süresi azaltılmış olur. Bu ise genel performansı %10-%15 oranında arttırır.

    EDO RAM’lerin hızı, bir Pentium 66 CPU için hiç cache bellek gerektirmeyecek kadar yüksektir. Ancak günümüzde Pentium 66’ların tamamen ortadan kalktığını düşündüğümüzde, cache bellek kullanımının yine de vazgeçilmez olduğunu söyleyebiliriz.

    EDO RAM kullanılabilmesi için, sistem anakartının EDO RAM desteği olması gerekir. EDO RAM desteği olmayan bir anakartı olan bilgisayarlar, EDO RAM ile çalışmazlar. Intel Triton veya üzeri yonga setine sahip anakartlarda EDO RAM desteği bulunmaktadır. EDO RAM’lerin erişim süreleri 50 nanosaniyeye kadar düşebilmektedir.


    EDO RAM’lerin özellikleri:

    1) Sağdan ve soldan olmak üzere toplam 72 pinliktirler.
    2) Pentium tabanlı makinelerde çift kullanılmak zorundadırlar.
    3) EDO RAM’ lar 66 Mhz ‘ de çalışırlar.
    4) Anakart üzerindeki slotları beyaz renktedirler.
    5) 50-60 ns’ dirler.
    6) Ayarları ise Setup’ da Chipset Features Setup ‘ dan ayarlanır
    Konu dogangunes tarafından (23-05-2007 Saat 03:22 AM ) değiştirilmiştir. Sebep: yanlış

  2. #2
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: ram

    04-08-06, 23:49
    SDRAM (SYNCHRONOUS DRAM)

    SDRAM 72 pinlik bir SIMM’dir. SDRAM (Synchronous DRAM–senkronize DRAM), geleneksel hafıza çeşitlerinin sunduğu hızlardan çok daha yüksek saat hızlarını (100 MHz’yi, hatta daha da üstünü) desteklemektedir. SDRAM, sistem veriyolu ile aynı frekansta çalışır ve CPU’dan talep geldiği zaman otomatik olarak senkronizasyonu sağlar. Sistem veriyolu (system bus), işlemciyi ana hafızaya bağlayan veriyoludur. Bazı kaynaklarda kendisinden işlemci veriyolu (CPU bus) veya kontrol veriyolu (control bus) olarak da söz edilmektedir. SDRAM ile sistem saati arasında tesis edilen bu senkronizasyon sayesinde, veri erişimi ve tazeleme sırasında, CPU’nun boş boş oturup hafızanın kendisine yetişmesini beklemek zorunda kalması sonucunda oluşan zaman kayıpları minimuma düşürülmektedir. SDRAM teknolojisinin CPU ile hafıza arasında daha verimli bir iletişime imkân veren bu mimarisi, SDRAM’i EDO RAM’den daha hızlı bir hafıza türü haline getirmiştir.

    SDRAM, hafızayı iki ya da daha fazla dahili hafıza dizisine ayırır; bu işlemin amacı dizilerden birine bir erişim olduğu anda sıradaki dizinin erişim için hazırlanmasını sağlamaktır. SDRAM’in veriyi ilk olarak okuduğu sırada ulaştığı rasgele erişim hızı EDO RAM’in erişim hızı ile aynıdır; ama sıra müteakip karakterlerin ya da hücrelerin okunmasına geldiğinde SDRAM, EDO RAM’e 5-6 tur bindirmekte ve 10 nanosaniyelik erişim süreleri sunabilmektedir (daha net olmak gerekirse, bu erişim süresinin –yaklaşık olarak– 7 ns ile 12 ns arasında değiştiğini söyleyebiliriz). Veriye 10’ar nanosaniyelik aralıklarla erişilebilmesi demek, çevrim (ya da devir) süresinin 10 nanosaniye olması demektir. Yani her 10 ns’de 1 devir gerçekleşmektedir. Bu da her {[10 nanosaniye] x [1 milyar]}’da (yani her 10 saniyede) 1 milyar çevrim ve her 1 saniyede de 100 milyon çevrim anl***** gelir. Yani aslında 10 ns’lik SDRAM ve 100 MHz’lik SDRAM derken yaptığımız şey aynı anlamı iki farklı şekilde ifade etmek oluyor.

    SDRAM mimarisinin bir parçası olan senkronizasyon ile veriye çok daha hızlı bir biçimde erişilebilmesi, bilgisayar sisteminizin genel performansına direkt olarak olumlu bir şekilde yansır. SDRAM’in, kendisine nazaran daha eski olan hafıza teknolojileri karşısındaki bu üstünlüğü genel sistem performansınız söz konusu olduğunda kritik bir önem taşır. SDRAM, artık günümüz PC’lerin hafıza standardı olmuştur. SDRAM’in “senkronize” mimarisi aynı zamanda, önümüzdeki bir iki yıl içinde görmeye başlayacağımız çok daha yüksek veriyolu hızlarını desteklemeye de elverişlidir. Burada unutulmaması gereken bir nokta, 66 MHz’lik veya daha düşük sistem veriyolu hızlarında çalışan pek çok eski sistemin SDRAM’in hediye ettiği yüksek performans nimetinden tam anlamayla yararlanamayacağı gerçeğidir.

    SDRAM’ler –genellikle– sadece DIMM modüllerde kullanılır. Bunun haricinde, bazı anakartlar EDO ve SDRAM’lerin birlikte kullanılmasına müsaade etmektedir, ne var ki bu yaygın bir uygulama değildir.

    SDRAM’in özellikleri:

    1)Sağdan ve soldan olmak üzere toplam 168 pinliktirler.
    2)Pentium tabanlı makinalarda tek olarak kullanılabilir.
    3)SDRAM’ lar 66 ve 100 Mhz’ de çalışırlar.
    4)Anakart üzerindeki slotları siyah renktedir.
    5)10 ns ve 8 ns ‘ dirler.
    6)EDO RAM’lere göre çok hızlıdır.

    SIMM’ler & DIMM’ler

    SIMM (Single Inline Memory Module) ve DIMM (Dual Inline Memory Module) iki farklı hafıza modülüdür. Bu modüller aslında küçük, kendilerine özgü standart ebatları olan devre kartlarıdır ve üzerlerinde asıl RAM çiplerini taşırlar. RAM çiplerini tutan ve PC’nin anakartı üzerindeki boş soketlere takılan bu modüller genellikle 8 MB, 16 MB, 32 MB ya da 64 MB’lık birimler halinde karşımıza çıkar. Bundan 3-4 sene evveline kadar 30 pin’lik SIMM modülleri yaygındı. Artık 30 pin’lik SIMM’lere sadece eski PC’lerde rastlayabiliriz (şekil .1). Pentium tabanlı PC’ler, daha yeni olan 72 pin’lik SIMM’ler (şekil .2) ya da bu alandaki en taze yeniliği temsil eden DIMM’ler kullanmaktadır. 72 pin’lik SIMM’ler, veri depolama kapasitesi ve veri erişim yetenekleri açısından 30 pin’lik SIMM’lerden daha üstündür. DIMM’lerin veri tutma kapasitesi daha da yüksektir. DIMM’lerde genel olarak her iki tarafta da aktif olan 84 pin bulunur (168 bağlantı noktası için).
    Standart DIMM’lerin (ki bunlara “unbuffered DIMM” de deniyor) maksimum kapasitesi 64 MB’tır. Yeni bir dizayn olan register’lı DIMM’ler (registered DIMM) ise 128 MB veya 526 MB veri tutabilmektedir. Bu yeni DIMM türü daha çok server’larda ve üst seviye çalışma istasyonlarında kullanılmaktadır.

    ECC DESTEĞİ, PARITY, NON-PARITY

    Parity, bir tür hata tespit etme şeklidir. Hafıza hatalarını tespit edebilir ve verilere zarar gelmesini önlemek için sistemi durdurabilir. Non-parity ifadesi, hata tespit etme yeteneğine sahip olmayan modülleri tarif etmek için kullanılmaktadır. ECC (Error Correction Code–hata düzeltme kodu) hafıza, daha kompleks bir hata tespit etme şekli sunar. ECC sadece hatayı tespit etmekle kalmaz aynı zamanda pek çok hafıza hatasını da giderir (sisteminiz çalışıyorken). ECC desteği, sistemin ECC hafızayı destekleme yeteneğine sahip olduğu, ama aynı zamanda non-parity modülleri ile de çalışabileceği anl***** gelir.

    NOTEBOOK’LARIN RAM’LERİ

    Aslında notebook’ların hafıza çipleri ile masaüstü PC’lerin hafıza çipleri genellikle aynı türdendir. Fark, bu çipleri taşıyan hafıza modüllerinde ortaya çıkar. Notebook’ların çoğu daha küçük olan SODIMM’ler (Small Outline DIMM) kullanır. SODIMM’ler 72 ve 144 pin’lik modüller halinde gelir. Ancak pek çok notebook üreticisi özel hafıza modülleri kullanmayı tercih etmektedir.

    Bellek satın alırken şunlara dikkat etmelisiniz:

    SIMM bellek modülü üzerindeki tüm entegreler aynı üreticiye ait olmalı ve hepside aynı erişim süresine sahip olmalıdır. DRAM entegreleri üzerindeki bellek tipi tanımlamalarının üzeri karalanmış, değiştirilmiş ya da tamamıyla kazınmışsa bilin ki o RAM de bir sorun vardır.

    BİLGİSAYARA RAM TAKILMASI

    Bellek modülleri elektrostatik boşalmalara karşı oldukça hassas tepki veriyorlar. Halının üzerinde birkaç adım attıktan sonra bellek modüllerine dokunmanız yetiyor. Şimdi bir RAM’in PC’ye nasıl takıldığını adım adım inceleyelim.

    1.ADIM
    PC’nizin arka tarafındaki bütün kabloları çıkarınız. Daha sonra kasanın arka tarafındaki bütün vidaları sökün ve kasayı açın.

    2.ADIM
    PC’nizdeki bellek banklarının (RAM yuvaları) yerlerini belirleyiniz. Bunları kolayca bulabilirsiniz, çünkü hazırda ki SIM ya da DIM bellek modülleri slotlara monte edilmiş durumdadır. Bellek bankları bir sürücünün ya da güç kaynağının altına gizlenmişse, bu elemanları sökün. Ancak bu sırada anakart üzerine hiçbir vidanın düşmemesine dikkat edin; zira daha sonra bilgisayarı açtığınızda bu vidalar bir kısa devreye yol açabilir.

    3.ADIM

    Mesela metalik bir masa ayağına dokunarak kendinizi topraklayınız. Bellek modüllerini elinize alın. Bellek modülünü eğik bir açıyla bir sonraki boş bellek bankına, mesela SIM-Bank1’e takın.

    Bellek modülü bir tarafında bir girintiye ve RAM slotu da bir çıkıntıya sahiptir. Bu simgeler, bellek modülünü yanlışlıkla yanlış takmanızı engellemek içindir.


    4.ADIM
    Bellek modülü slot’a düzgün oturmuşsa, modülü yukarıya doğru kaldırıp dikleştirin. Slotun sağ ve sol tarafındaki çıkıntılar şimdi bellek modülünün deliklerine geçmiş olmalıdır. Slotun tutma çengelleri de sol ve sağ tarafta birbirini tutmalı. Bazen bu çengeller biraz zorluk çıkarıyor. Bu yüzden işaret parmağınızdan ya da küçük bir tornavidadan istifade etmelisiniz.

    5.ADIM
    Üçüncü ve dördüncü adımları tüm bellek modülleri için tekrarlayın. Bu sırada bellek modüllerinin her zaman sırayla takılmış olmalarına ve bellek modülleri arasında hiçbir boşluk bırakmamaya dikkat edin. Aksi halde bir bellek boşluğu ortaya çıkar ve PC’niz yeni eklediğiniz RAM’leri tanımaz yani kullanamaz. Genelde bu durumda BIOS’taki bellek kontrol programı bir konfigürasyon hatası uyarısı ya da önüne geçilemeyen bir bellek hatası veriyor.

    SDRAM’in takılması:

    SDRAM’leri bilgisayara takmak ve bilgisayardan çıkarmak EDO’ya göre daha kolaydır. Bilgisayarınızın kasasını açıp SDRAM slotu bulunuz. Ayrıca vücudunuzdaki statik elektriği de bir metale (mesela metal masa bacağı) dokunarak boşaltınız. DIMM soketin her iki tarafında da yanlara doğru açılan klipsler bulunur. Bunları açtıktan sonra SDRAM’i bu yuvaya yerleştirip bastırınız. Böylece SDRAM’i bilgisayarınıza takmış olursunuz.


    KAPASİTE BİRİMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER

    Teknik gelişmelere paralel olarak daha büyük kapasiteli bellekler yapılmış ve kapasite tanımlaması için de şöyle büyüyen rakamlar kullanılmıştır.

    1024 Byte = 1 Kilo byte – 1K
    1024 Kbyte =1 Mega byte– 1MB
    1024 Mbyte =1Giga byte– 1GB
    1024 Gbyte =1 Tera byte– 1TB


    alıntıdır

  3. #3
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: Ram'ler

    bu bilgiye en onemli eklentiyi yapmak istiyorum, bana gelen musterilerimnin arasinda
    remi ters takarken patlatmis ana kartin ya rem yuvasi yanmis yada biosu kilitlenmis halde gelmektedir.


    Bir gun bilgisayarinizin remini yukseltecekseniz , Mutlaka ama mutla elektrik fisini cekiniz

    zannediliyor ki, bilgisayar kapaliyken ,hersey kapali elektrik yok.

    elektrik yok diye yaptiginiz rem degistirmesi esansinda pin uclarinin yarisi temas ederse kisa devreden reminiz yaniyor
    yada ters takinca uclar kisa devre oluyor.. remleriniz garantili bile olsa hickimse degistirmek istemez. ancak buyuk sirketlerde o da sirf sirket oldugu icin degistirirler.

    bireysel kullanicilarda, omur boyu garanti bile olsa kullanicinin kendi hatasi yuzunden olusan hasar sorumlulugu kendisine aittir. remi patlattiysaniz , yanan ayagi bellidir. ve hicbir hak iddia edemezssiniz.

    o yuzden rem upgrade si yaparken mutlaka power dan -fisi cekin oyle degistirin.
    remi takinca yerine oturmasesi duyulsin "" tikkk"" diye bir ses gelir

  4. #4
    Üyecik No Exit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    33
    Rep Gücü
    47

    Cevap: Ram'ler

    Ufak bir eklemede ben yapayım zira ram yükseltmek veya değiştirmek isteyen arkadaşların dikkat etmesi gereken önemli hususlar bulunmakta Pc'nizin fişini çekseniz bile Pc'de statik elektrik yüklü bulunmakta ve sizin vucudunuzdada bu elektrik bulunmakta ilk yapılacak iş kasayı açtıktan sonra iletken bir cisimle kasanın herhangi bir yerine bağlayarak akımı boşaltmak ve topraklamaktır,bu metot sayesinde Anakartınızda meydana gelebilecek aksaklığı minumum seviyeye indirmiş oluyoruz aksi takdirde Entegrelere zarar verebiliriz,Ram'i takarken çentiklere dikkatli takmalıyız buradaki bir hata ise slotlarınıza fiziksel zarar verebilir,ayrıca bilinen denklemin yerine bir çok Anakart Ram'i algılamakta bu sebepten ötürü harici bir yazılıma ihtiyaç yoktur format dışında ama yinede önerimiz bu işi ehli olan kişi veya servislere teslim etmeniz.

Yukarı Çık