Firewire nereye koşuyor, USB’den tahtı devralmak için çalışmak yerine tamamen pes etmek için mi hazırlık yapıyor!..

FireWire teknolojisinin temelleri 1980′li yıllarda Apple tarafından atıldı. Kullandığımız pek çok elektronik cihazla ilgili standartları belirleyen IEEE’nin (Institute of Electrical and Electronics Engineers) 1394 numaralı çalışma grubu tarafından geliştirilerek 1995 yılında standartlaştırıldı. Kullanıma sunulduğu yıllarda aşırı veri kayıpları ve tanımlama sorunları nedeniyle yaygınlık kazanamadı. İlerleyen yıllarda yapılan değişikliklerle IEEE 1394 standardı geliştirildi ve veri kaybı sorunu giderilerek yenilendi. Pek çok uygulamada paralel SCSI bağlantısının yerine daha ucuz bir çözüm sunduğu ve kullanımı daha kolay olduğu için tercih edildi.

VERİ HIZIN SABİT Mİ?

Video ve ses dosyalarının kayıt işlemi sırasında kullanılan cihazlar için mevcut bağlantı yapılarından daha performanslı bir aktarım elde etme arayışı sonucu ortaya çıkan FireWire (IEEE 1394), tak/kullan (plug and play) özelliği ile aktarım işlemlerine hız (400 Mbps) ve zaman kazandırdı. Her donanım için bağlandığı bilgisayarda kurulum yapmak, sistemin donanımı tanıması için yeniden başlatmak, bu süreçte sisteme bağlı başka bir aygıt varsa onun çalışmasını kesmek ya da devam eden işlemi bitirmesini beklemek için harcanan zaman, Fire-Wire teknolojisine geçiş ile birlikte son buldu. FireWire’ın tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden biri de eşzamanlı video ve ses aktarımı uygulamalarında en kritik mesele olan veri hızının sabit olması gerekliliğini başarıyla yerine getirmesi oldu. Şu an için bu konuda daha başarılı bir arabirim teknolojisi bulunmuyor. USB 2.0 arabirimi ise FireWire’dan daha hızlı olmasına rağmen istikrarlı bir şekilde çalışamadığı için eşzamanlı video ve ses aktarımında tercih edilmiyor.

KÖLE/EFENDİ/PARAZİT/CARİYE

Pek çok kişi Master/Slave (Efendi/Köle) çalışma şekli hakkında bir şeyler duymuştur. Birden fazla sabit disk ile çalışmak gerektiğinde işletim sisteminin yüklü olduğu sabit diski Master (Efendi), ikinci sabit disk olarak kullanmak istediğimiz diğerini de Slave (Köle) olarak açılış esnasında BIOS ekranında ayarlamamız gerekir. Efendi/Köle’den başka değişik bir takım ortak çalışma yöntemleri de mevcuttur. Bunlardan biri de USB arabiriminin kullandığı Host/Slave (Sunucu/Köle) çalışma yöntemidir. Herhangi bir USB cihazını bilgisayarınızın USB portuna taktığınızda bilgisayarınız Sunucu, USB cihazınız Köle olacaktır. Sunucu/Köle çalışma şeklinde iki Köle cihaz birbirleri ile doğrudan bağlantı kuramazlar. Birbirleri arasında veri aktarımı gerçekleştirebilmeleri için mutlaka bir sunucu cihazın araya girmesi gereklidir. Yani MP3 çalarınızdaki dosyaları, harici USB diskinize doğrudan bir kablo bağlayarak atamazsınız.
Arada mutlaka bir bilgisayar olması gerekiyor. FireWire cihazları ise alışılagelen Sunucu/Köle mimarisinden farklı olarak arada başka bir cihaza ihtiyaç duymadan eş seviyede birbirlerine bağlanabilirler. Bu tip çalışma şekline de Peer to Peer (eş seviyeli) adı veriliyor. Ayrıca FireWire cihazların çalışması için gerekli olan enerjiyi bağlandıkları bilgisayardan temin edebilme özellikleri de bulunuyor. Harici olarak ek bir beslemeye gerek duymaması FireWire’ın artılarından biri. Apple firması, FireWire üzerinde yaptığı araştırma ve geliştirme çalışmalarının bir bedeli olarak FireWire’ı kullanan her firmadan son kullanıcı sistemi başına 0.25 USD gibi yüksek sayılabilecek bir ücret talep etti. FireWire uyumluluğu için her sisteme maliyeti 1-2 USD civarında ekstra elektronik ekipman masrafı yapılması gerektiği de düşünülürse günde binlerce cihaz üreten firmalar FireWire’a uzun süre yanaşmadılar. Pek çok kişi Apple’ın bu katı tutumunun FireWire’ın önünü kestiğini düşünüyor. Belki de şu anda bütün dünyada her türlü cihazda standart olarak karşımıza çıkan USB arabiriminin yerini FireWire alacaktı!

ALFABEYİ ÖĞRENİRKEN

FireWire 400 standardı ya da diğer bir tanımlama ile IEEE 1394a, maksimum 400 Mbps aktarım hızına olanak tanıyan ve 4,5 metre kablo uzunluğuna kadar bu hızda çalışabilen ilk versiyon FireWire teknolojisine verilen ad. FireWire 800 standardı ya da diğer adıyla IEEE 1394b ise maksimum 800 Mbps aktarım hızına çıkabilen ve tam 100 metrelik kabloda sorunsuzca çalışabilen yeni versiyon FireWire’a verilen isim. FireWire 400′de 6 olan pin sayısı yeni FireWire 800 arabiriminde 9′a çıkarıldı. Buna rağmen IEEE 1394b arabirimine sahip cihazlar geriye yönelik olarak IEEE 1394a arabirimine sahip cihazlarla da uyumlu olarak çalışabiliyor. Apple, bu yeni arabirimi “Bilingual” yani “İkidilli” olarak adlandırdı.

FIREWIRE İLE AĞ KURMAK

Ek ağ donanımlarına gerek kalmadan FireWire portundan bilgisayarlar ile yazıcı, tarayıcı, harici disk gibi ağ bileşenlerini birbirine bağlamak mümkün. Pek çok artısı bulunmasına rağmen Microsoft ilginç bir karar vererek Windows Vista’da FireWire üzerinden ağ desteğini çıkardı! Çok az yerde uygulamasına rastlanmasından dolayı gereksiz görülerek bu hamle yapılmış olabilir. FireWire’ı yaratan ve yıllardır bayraktarlığını yapan Apple firması yeni model iPod’larına FireWire portu koymadı! Son yıllarda fiyatlarındaki düşüşle hızla yaygınlaşan dizüstü bilgisayarların neredeyse tamamında FireWire portunun eklenmiş olduğunu ve FireWire 800 ile bu teknolojide büyük bir sıçrama yaşanması beklendiğini göz önünde bulundurursak bu durum biraz garip görünüyor. Zaten Macintosh bilgisayarlarda Intel işlemci kullanılmaya başlanması ile yeteri kadar şaşırmıştık. Bir de Intel işlemcili Mac bilgisayarlarda FireWire’ın kullanımının devam ettiğini fakat Apple ürünlerinde FireWire’ın kullanılmadığını görünce, gelecek vadeden bu teknolojinin kapalı kapılar ardında Apple’dan Intel’e geçtiği kulaktan kulağa fısıldanmaya başladı. Yıllardan sonra pek çok konuda canciğer kanka olan Intel ve Apple’ın ilişkisinin bilinen tarafı, bilinmeyen tarafından daha az galiba. Kayıt yapabilen ya da veri saklayabilen cihazların tüketiminin ve çeşitliliğinin gün geçtikçe artması çeşitli bağlantı teknolojilerini de beraberinde getiriyor. Kablosuz bağlantıya eğilimin arttığı günümüzde hız ve performans olarak da FireWire ya da USB’ye erişildiğinde yakın zamanda bu teknolojilerin unutulması da olası. Fakat kullanıcıların son dönemde video ve ses destekli cihazlardaki tüketim artışını göz önünde bulundurursak FireWire için hala büyüme potansiyeli var diyebiliriz.