Yazılım devi Microsoft’un devrim yaratan ürünlerinde 150 genç Türk beyninin de imzası var. MS’in Seattle’daki merkezinde, yazılım mühendisliğinden tutun da, en tepe görevlere kadar uzanan iş dağılımında başınızı nereye çevirseniz bir Türk’ün olduğunu görmek insana gurur veriyor

1975 yılında kurduğu şirketle aklını sermaye yaparak dünyanın en zenginlerinden olan Bill Gates’in yaratı macerasında yer alan Türklerden birkaçıyla konuştuk. Bu genç beyinlerin ortak noktası liderlik ve sosyal yönlerinin ağır basması. Peki nasıl oluyor da bu kadar lider bir arada çalışıyor diyecek olursanız, hemen cevaplayalım: Bireysel çalışarak. Yani MS’in Redmond’daki köyünde çalışan yaklaşık 35 bin kişi de kendi kendinin patronu. Çalışanlar Gates’e karşı nasıl sorumluysa, Gates de onlara karşı o kadar sorumlu.

Şirket tamamıyla projeye dayalı çalışıyor. Eğer bir projenin 2 ayda tamamlanması gerekiyorsa, siz ister gece yarılarına kadar çalışın, ister büronuza hiç uğramadan tüm işleri evinizden görün, fark etmez. İsteyen sabah çok erken saatte gelip işini yapıyor. Mesai kaygısı yok. Önemli olan işin verilen tarihe yetişmesi.

79 ÜLKEDEN SORUMLU
Microsoft’taki Türkler arasında belki de MS’ye giriş hikayesi en ilginç olan kişi Murat Onuk. MS Türkiye’deki başarısı da onu Amerika’ya taşımış. Okul hayatı pek de parlak olmayan hatta kendi deyimiyle “okula fazla uğramayan” Onuk, şu anda Microsoft’un pazarlama konusundaki en yetkili kişisi. Uluslararası Donanım Pazarlama Müdürü olan Onuk’un Türkiye’deki MS’ye girişi ve ardından Amerika’ya gidiş öyküsünü aynen aktaralım.

“İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Liseyi bitirir bitirmez çalışma hayatına atıldım. Bir süre sonra sonra arkadaşlarımla şirket kurdum. Bilgisayar satıyorduk. O dönemde Süreyya Ciliv ile tanıştım. ‘Gel bundan sonra bu işi MS içerisinde yap’ dedi. MS’te iki yıl perakende üzerine çalıştım. Bıraktığımda bana bağlı olan bölümlerin cirosunu yüzde 2 bin oranında artırmıştık. Bizim her sene uluslararası toplantılarımız oluyor. ‘Biz bunu yaptık yüzde şu kadar büyüdük’ diye yaptıklarımızı anlatıyoruz. Amerika’ya gidişim de böyle oldu. Teklif de şöyle geldi, ‘Gel bari bu işi Amerika’da yap’ dediler. Ve ardından Uluslararası Donanım Pazarlama Müdürü oldum. Yani tam 3 yıl önce.”

YEMYEŞİL KAMPUS
VE Microsoft’un gezilip görülmeye değer onlarca değişik ağaç ve bitki örtüsüyle bezenmiş kampusü. Küçük yapay göllerin hatta akarsuların bile bulunduğu bu kampusün yolu da insanı sanki bir iş yerine değil de mini bir hafta sonu kaçamağına götürüyormuş izlenimi veriyor. Bu güzelliklerin arasına serpiştirilmiş binalarda çalışmak ise tabii ki ayrı bir zevk. Laptopunu eline almış olan çalışanı bir ağaç altında ya da bir göletin kıyısında iş yaparken görmek olağan.

MS’DE NASIL ÇALIŞILIR?

Murat Onuk sorularımızı yanıtladı:

MS’de çalışmak için başvurular nasıl oluyor?

Temelde iki türlü MS’ye giriyorlar. Birinci grup daha önce Amerika’ya gelenler. Üniversiteden sonra başvurup giriyorlar. İkinci grup ise, MS’den her sene Türkiye’ye gelip iş görüşmeleri yapıyorlar ve beğendiklerini işe alıyorlar.

Peki neden Türkiye?

Çünkü buradan oraya giden çocukların hepsi çok süper zeki çocuklar.

Amerika neden yurtdışından yazılım konusunda eleman alıyor. Orada bu konuda iyi eğitilmiş kimseler yok mu?

Amerika’da teknik eleman konusunda çok ciddi bir boşluk var. Amerikan üniversiteleri şu anda yeterince teknik adam, yazılım geliştiricisi yetiştiremiyor.

TÜRKLER İÇİN HAYAT
BİZ Türkler biraz rahat gördük mü işleri aksattığımız zamanlar olur. Bu kadar rahatlık yarıyor mu? diye sorduğumuz Uluslararası Donanım Pazarlama Müdürü Murat Onuk, hiç çekinmeden şu cevabı veriyor: “Benim oturduğum ev işe 5 dakika. 09:00’da sunumum var ve ben 8.55’te hala evdeyim. Ve bir bardak daha çay içsem mi diye düşünüyorum. Yani burada hayat çok rahat. Hatta Türkler için bazen fazla rahat. İşimiz huzur dolu. Ben de o yüzden huzuru bozmak için bol bol seyahate çıkıyorum.” (Gülüyor)

Bill Gates’e hesap sormak

Çalışma ortamınızdan bahsedelim. Orada işler nasıl yürüyor?

MS dünyanın en iyi şirketlerinden biri. Çünkü MS’de kimseyi kolay ikna etmeniz mümkün değil. Önce doğru olduğunu ispatlamanız lazım. Örneğin toplantılarımızda Bill Gates yaptığı işi anlatıyor. Hindistan’dan yeni gelmiş 23 yaşında bir genç kalkıyor diyor ki ‘Şurası şöyle olmuş, ben beğenmedim, niye böyle yaptınız?’ Bill Gates dediğimiz dünyanın en zengin adamı, kızarıyor, bozarıyor, terliyor ve o insanlara o şeyi anlatmaya çalışıyor.
AKŞAM