Avrupa saksağanı (Pica pica), kargagiller (Corvidae) familyasından tarlalar, orman kenarları, parklar ve banliyölerde yaygın görülen bir kuş türü. Avrupa'da boydan boya, daha çok Asya'da ve Kuzeybatı Afrika'da üreyen yerleşik bir kuştur.

Özellikleri
Kuyruğu uzun ve sivri, tüyleri ise göz alıcı derecede siyah ve beyazdır. Başı, sırtı ve göğsü mat siyah; omuzları ve alt tarafı beyazdır. Kanatları parlak çelik mavisidir; ancak kanatlarını açtığında uçlarının oldukça beyaz olduğu görülür. Kıçı ve kuyruk sokumu siyah, kuyruğu parlak yeşil ve mordur. Güçlü, hızlı ve düzgün kanat çırpışları ile uçuşu süratlidir. Sesi kuvvetlidir ve "çak çak çak çak" diye çıkar.[1] Ömrünün 30 ilâ 38 yıl[2] olduğu düşünülür. Zeki bir kuş türüdür.

Kültürde saksağan
Saksağanın Avrupa kültüründe onu çok yönlü hurafelerle çevreleyen ortaklığı vardır. Genellikle konuşulan, kuşun mutsuzluk ve probleme ortaklığıdır. Bu belki de onun çok iyi bilinen huysuzluğu kadar, kaba sesi ve parlak objeleri çalma eğilimindendir. Türk deyimlerinden biri de şöyledir: "Dam başında saksağan, vur beline kazmayı!"

Folklor
İsveç'de,kuşun büyücülük ile bağlantılı olacağı kabul edilir.
İngiliz adalarında, Devonshire'de saksağanlar kötü talih ile ilişkilendirilir,
İskoçya'da,bir saksağan, evin penceresinin yanında ise ölümden haber verir.
Alman folklorunda saksağan aynı zamanda bir hırsız olarak görülür.
Çin kültüründe, saksağan en popüler kuşlardan biridir. İyi haber ve talihin habercisi olarak görülür. Gerçekte, onun Çince'deki isminin anlamı sevinç kuşudur.

Saksağan şiiri
Britanya ve İrlanda'da yaygın geleneksel şiir belgeleri mitlerde (ciddi şekilde inanıldığı açık değildir) saksağanların geleceği tahmin ettiği görülür. Bu ne kadar görüldüğüne bağlıdır. Şiir üzerine pek çok bölgesel varyasyonlar vardır. Bunun anlamı kesin ve açık bir varyasyon vermek imkânsızdır.

Carpe Jugulum'da Terry Pratchett'e göre saksağan hakkında pek çok şiir vardır. Fakat bunların hiç biri çok güvenilir değildir. Çünkü onlar saksağanları bilen toplum değildir.


wikipedia