1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 17
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    Hz. Peygamber’in ümmetine Kitap ve Sünnet’ini bıraktığını
    ifade eden rivayetler, bazı tarih kitaplarında zikredilmekte, ayrıca
    bazı geç dönem muhaddislerin eserlerinde yer almaktadır.
    1. İbn İshak (ö. 151) rivayeti:
    En erken siret kaynaklarımızdan İbn İshak bu rivayeti Veda
    Haccını anlatırken nakletmektedir. İsnadsız olarak aktardığına
    göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
          
    “Size açık bir durum olarak (emran beyyinen) öyle bir şey bı-
    raktım ki, ona sarılırsanız asla sapıtmazsınız: Allah’ın Kitabı ve
    Peygamberinin sünneti.”

    İbn Hişâm, es-Siretu'n-nebeviyye, II. 604.

    İbn Hişam'ın (ö. 213-8) naklettiği kadarıyla İbn İshak’ın bu
    rivayetinde herhangi bir isnad yoktur.13 Az sonra görüleceği üzere
    Taberi (ö. 310), senedinde İbn İshak’ın da bulunduğu bu rivayeti
    Abdullah b. Ebi Necîh’ten nakletmektedir. Ancak, ister doğ-
    rudan kendisi nakletmiş olsun, isterse Abdullah b. Ebi Necîh’ten
    nakletmiş olsun, durum değişmemektedir ve rivayet bu haliyle
    muaallak veya mu’dal diye niteleyebileceğimiz zayıf hadis çeşitlerinden
    sayılacaktır.

    2. İmam Mâlik (ö. 179) rivayeti:
    Muvatta'da "İmam Mâlik’e ulaştığına göre (belağahu)" denilerek
    isnadsız bir şekilde nakledilen bir rivayette:

    Hz. Peygamber: “Size iki şey bıraktım ki, onlara sarıldığınız
    sürece sapıtmazsınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti”

    Mâlik, Kader 3, II. 899.

    İbn Abdilberr (ö. 463), İmam Mâlik’in Muvatta’da naklettiği
    "belağ" hadislerinden 32. hadis olarak bu rivayeti naklettikten
    sonra şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Hz. Peygamber’den nakledilen
    bu rivayet de aynı şekilde ilim ehli nezdinde isnada ihtiyaç
    duyulmayacak kadar
    mahfuz, maruf ve meşhurdur.” Ardından
    bu hususta âhâd haberlerden Ebû Hureyre ve Amr b. Avf
    hadisleri rivayet edildiğini söylemekte ve isnadlarıyla bu iki rivayeti
    nakletmektedir. En sonunda ise Tirmizî’nin (ö. 279) Ebû
    Umame’den naklettiği şu rivayete yer vermektedir:
    “Rasulullah (s): ‘Bir topluluk, hidayet üzere iken, ancak tartışmaya
    sokulmakla sapmıştır’ buyurdu ve sonra da “Bunu sana
    sırf tartışma olsun diye misal verdiler. Doğrusu onlar kavgacı bir
    topluluktur.” (43. Zuhruf 58.) ayetini okudu.
    İbn Abdilberr konuya şu yorumuyla noktayı koymaktadır: “İş-
    te Malik hadisinin lafzı da aynen böyledir ve Kitap ve Sünnet, onlara
    sarılanlara rehberlik etmektedir.”


    İmam Mâlik’in belâğ sîgalarını Sufyan b. Uyeyne’nin (ö. 198)
    sahih gördüğünü hatırlatan Zurkanî (ö. 1122), İbn Abdilberr’in
    bu rivayeti senediyle tahric ettiğini söyler.16 İbn Abdilberr, İmam
    Malik’in bütün mürsel rivayetlerinin sahih ve müsned olduğunu
    belirtir. Suyuti (ö. 911) de, “Muvatta’daki her mürsel haberi bir
    veya birden çok destekleyen başka haberler vardır. Doğru olan,
    mutlak olarak Muvatta’ın sahih olduğu ve bundan hiçbir şeyin
    istisna edilemeyeceğidir” der.17 Benzer mütalaaları Muvatta’ı
    Sahihayn ile aynı tabakada zikreden Şah Veliyyullah Dehlevî (ö.
    1176) de serdetmektedir.
    Dehlevi, Huccetullahi’l-Baliğa, I. 385.

    Oysa sahih hadisleri ilk tasnif eden muhaddisin İmam Malik
    olduğu iddiasına katılmayan Şafii muhaddislerden Zeynuddin elIraki
    (ö. 806), onun Muvatta adlı eserine mürsel, munkatı ve
    belağat nevinden hadisler koyduğunu
    belirttikten sonra “İbn
    Abdilberr’in dediği gibi, onun “belağ” türü rivayetlerinden bilinmeyen
    hadisler
    bulunmaktadır” der.
    Irâkî, Zeynuddin Abdurrahim b. el-Huseyn, et-Takyid ve’l-Îzâh, s. 13.

    Gerçekten İbn Abdilberr, nakledebildiği çeşitli isnadlarla
    belağat türü hadislerin tahricini yapmaya çalışmıştır ve büyük
    oranda da başarılı olmuştur. Ancak bunlardan dört rivayet vardır
    ki, ne o, ne de başka bir muhaddis onların isnadlarını bulabilmiştir.


    Kaldı ki, İbn Abdilberr’in bu değerli kitabında naklettiği
    rivayetlerin de tek tek değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, orada
    nakledilen isnad/lar zayıf ise, sözkonusu tahricin de o hadisleri
    “sahih” yapmaya yetmeyeceği açıktır. Bu nedenle burada biz,
    Medine’nin İmam’ı Malik’in otoritesi ve Muvatta adlı kıymetli eserinin
    karizması doğrultusunda Zurkani, Suyuti vb. alimlerin yaptıkları
    genellemelerde olduğu gibi, mezkur hadislerin İbn
    Abdilberr tarafından tahric edildiğini ve hepsinin sahih olduğunu
    söylemekle yetinmeyeceğiz ve az sonra verilen isnadları klasik
    hadis usulü kuralları çerçevesinde değerlendireceğiz. Ancak, şunu
    belirtmeliyiz ki eğer bu doğrultuda sahih rivayetler olsaydı,
    İmam Malik’in “belağ” sigasıyla naklettiği hadislerin senedlerini
    sıralamayı amaçlayan İbn Abdilberr, et-Temhid adlı muazzam
    eserinde onları mutlaka zikrederdi.
    Fakat ne gariptir ki, asırlardır,
    bu rivayetler söz konusu edildiğinde, İbn Uyeyne’nin,
    Mâlik’in “belâğ” sîgalarını sahih gördüğü, İbn Abdilberr’in de bu
    rivayeti senediyle tahric ettiği söylenerek mesele geçiştirilmiştir.

    3. Vâkıdî (ö. 207) rivayeti:

    Devam edecek....

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    3. Vâkıdî (ö. 207) rivayeti:

    Vâkıdî, Hudeybiye Musalahası’nı anlatırken Seyf b. Suleyman
    > Mucahid > Abdurrahman b. Ebi Leyla tarikıyla Ka’b b.
    Ucra’dan (ö. 51~3) naklettiği bir rivayetin tam ortasında,
    “Nâciye b. Cundeb dedi ki:” ifadesinden sonra, Hz. Peygamber’in
    umre maksadıyla çıktığı bu yolculuğunda Cuhfe’ye varınca insanlara
    şöyle seslendiği nakledilmiştir:

    “Ey insanlar! Şüphesiz ben sizden önce gideceğim. Ve size sarıldığınız
    sürece sapıtmayacağınız bir şey bıraktım: Allah’ın Kitabı
    ve O’nun (?) elinizdeki sünneti.
    Vâkıdî, Muhammed b. Ömer b. Vâkıd, Kitabu’l-Meğâzî, tah. Marsden Jones,
    Beyrut-1966, Âlemu’l-Kutub, I-III, II. 577-9.

    (Bu ifade şöyle de) söylenmektedir:
    “Size Allah’ın Kitabını ve Peygamberinin sünnetini bıraktım”
    Vâkıdî, Muhammed b. Ömer b. Vâkıd, Kitabu’l-Meğâzî, tah. Marsden Jones,
    Beyrut-1966, Âlemu’l-Kutub, I-III, II. 577-9.


    Öncelikle belirtelim ki, her ne kadar ilk bakışta hadis yukarı-
    daki isnadla rivayet edilmiş gibi gözüküyorsa da, metnin tam ortasında
    “Nâciye b. Cundeb dedi ki:” şeklinde nakledilmesi, hadisin
    isnadının olmadığını göstermektedir. Bu hadisi nakleden
    Nâciye b. Cundeb el-Eslemî ise, Hz. Peygamber’in kurbanlık develerine
    bakan Medineli bir sahâbî olup, Muâviye (H. 41-60) zamanında
    vefat etmiştir.Netice itibariyle, rivayetin muallak olduğunu,
    dolayısıyla zayıf olduğunu söylemek durumundayız.

    Rivayetin metnine bakılacak olursa, görüldüğü gibi burada
    “sunnetehû” ifadesindeki zamir, Allah lafzına râcidir ve ilk cümlede
    Hz. Peygamber’den ve onun sünnetinden söz edilmemektedir.
    İkinci cümlede yer alan “ve yukâlu” “denilir” ifadesi ise,
    herşeyden önce “temrîz” sîgasıdır ve cezm sîgası olmadığı için,
    nakledilen metnin zayıflığını, nakledenin de bu hususta tereddü-
    dünü gösterir.
    Diğer bir husus, “Kitâballâhi ve sunnetehû bi eydîkum” ifadesi,
    bazı rivayetlerde “Kitâballâhi ve sebebehû bi eydîkum” şeklin-
    de zikredilmektedir.
    Tahâvî, Şerhu Muşkili’l-Asâr, V. 13, no: 1760. Bkz: İbn Ebî Asım, Kitâbu’sSunne,
    II. 245, no: 1558, Mektebetu’l-İslâmî, Bey

    Öyle anlaşılıyor ki, noktasız olarak aynı şekilde
    yazılan “sebebehû” kelimesi “sunnetehû” şeklinde sehven
    veya kasten tashif yapılarak aktarılmıştır.

    Ayrıca, Hz. Peygamber, etrafındaki insanlara seslendiği halde,
    böyle önemli bir tavsiyesinin, sözkonusu umre ziyaretini anlatan
    başka sahâbîler tarafından nakledilmemiş olması da ilginçtir.
    Daha çok Veda Haccı esnasında söylenilen bu hadisin, umre ziyareti
    esnasında ifade edilmesi de aynı şekilde gariptir, dolayısıyla
    bu rivayetlerin ihtiyatla karşılanması yerinde olacaktır.

    4. Taberî (ö. 310) rivayeti:

    devam edecek....

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    4. Taberî (ö. 310) rivayeti:
    Taberî’nin Veda Haccı’nı anlatırken İbn Humeyd > Seleme >
    İbn İshak > Abdullah b. Ebi Necîh’ten naklettiği rivayet göre Hz.
    Peygamber şöyle buyurmuştur:

    “Şüphesiz ben tebliğ ettim ve size öyle birşey bıraktım ki, ona
    sarılırsanız asla sapıtmazsınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin
    sünneti”.
    Taberî, Tarih, III. 151.

    Taberi’nin, İbn İshak’tan (ö. 151) naklettiği anlaşılan bu rivayet
    de mürseldir. Zira İbn İshak, onu Abdullah b. Ebi Necîh’ten
    (ö. 131) nakletmektedir.

    Abdullah b. Ebi Necîh (ö. 131): Mekkeli, tefsir sahibi sika
    imamlardan birisi olup Mücahid ve Ata’dan hadis almıştır.
    Buhari’den (ö. 256) nakledildiğine göre Mutezili ve Kaderi olmakla
    itham edilmiştir. Ahmed b. Hanbel (ö. 241), onun Mutezile’den
    Amr b. Ubeyd ile düşüp kalktığı için bozulduğunu söylemektedir.
    Onun Mutezili görüşe sahip olduğunu belirtenlerden Ali b. elMedini
    ise, onun hadis konusunda sika olduğunun altını çizmektedir.
    Zehebi’ye (ö. 748) göre onun, hiçbir sahabiden rivayeti bulunmamaktadır.
    Zehebi, Nubela, VI. 125-6; Mizan, III. 229.

    İbn İshak (ö. 151): İmam Malik (ö. 179) tarafından “Deccal”
    diye nitelenmişse de, Şu’be (ö. 160) onu “Hadiste müminlerin
    emiri”, Zehebi ise “ileri gelen imamlardan biri” şeklinde takdim
    etmiştir. Bazıları onu siret yazarken yalanlarla dolu şiirler nak-
    letmekle, bazıları tedlis yapmakla suçlamışlarsa da, onu saduk,
    sika görenler ve hadisleriyle ihticac edenler bulunmaktadır.
    İmam Muslim (ö. 261) onun naklettiği beş hadisi Sahih'ine almış-
    tır.
    Zehebi, Mizan, IV. 388-395.

    Seleme b. El-Fadl el-Ebraş (ö. 191): Rey kadısı ve aynı zamanda
    İbn İshak’ın Mağazi’sinin ravisidir. Nesai (ö. 303) ve İbn
    Raheveyh (ö. 237-8) onu zayıf görmüş, Buhari onun hadisinde
    bazı munker rivayetler olduğunu belirtmiş, Ebû Hatim (ö. 277)
    ise onunla ihticac edilemeyeceğini belirtmiştir. Ancak bazı hadis-
    çiler onu meğazi konusunda yeterli görmüşler ve bu konudaki
    hadislerini yazmışlardır.
    Zehebi, Mizan, II. 382; İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve’t-Ta’dil, IV. 168-170.

    Muhammed b. Humeyd (ö. 248): Her ne kadar Ahmed b.
    Hanbel (ö. 241) tarafından övülmüş ve hadisleri alınmışsa da,
    yalan söylediği, hadisleri değiştirdiği, bazı isnadlarla bazı metinleri
    birleştirdiği vb. gerekçelerle birçok muhaddis tarafından
    cerhedilmiştir.
    Zehebi, Mizan, IV. 450-1; İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve’t-Ta’dil, VII. 232-3.

    Bu değerlendirmelerden hareketle rivayetimiz, hem Seleme ve
    İbn Humeyd’in durumları sebebiyle, hem de sika bir ravi olan
    Abdullah b. Ebi Necîh’in
    , aradaki tabii ve sahabi ravileri atlayarak
    rivayet etmesi sebebiyle mu’dal, dolayısıyla zayıf bir rivayettir.

    4. Dârekutnî (ö. 385) rivayeti:

    Dârekutnî'nin Sünen'inde Ebû Bekr eş-Şafii > Ebû Kabisa
    Muhammed b. Abdirrahman b. Umara b. el-Ka'ka' > Davud b.
    Amr ed-Dabiyy > Salih b. Musa et-Talhi > Abdulaziz b. Rufay’ >
    Ebû Salih isnadıyla naklettiğine göre Ebû Hureyre Rasulullah
    (s)’ın şöyle buyurduğunu söylemiştir:

    “Size iki şey bıraktım, o ikisinden sonra sapıtmayacaksınız: Allah’ın
    Kitab’ı ve benim sünnetim. Bu ikisi, havuza varıncaya kadar
    birbirinden ayrılmayacaktır.”
    Darekutni, Sunen, IV. 245; Hakim, Mustedrek, I. 93

    Ebû Hureyre: Sahabidir
    İbn Abdilberr, İstiab, IV. 202-210

    Ebû Salih Zekvan b. Abdullah es-Semman (ö. 101): Medineli
    sika bir ravidir.
    İbn Hacer, Tehzibu’t-Tehzib, III. 220

    Abdulaziz b. Rufay’ (ö 130 veya sonrası): Mekkeli sika bir
    ravi olup Kufe’de ikamet etmiştir.
    İbn Hacer, Tehzibu’t-Tehzib, VI. 337-8; Tahrir, II. 367.

    Salih b. Musa et-Talhî: Kufeli zayıf bir ravi olup, münekkid
    imamların hemen hepsi onu cerhetmişlerdir. Buhari, onun
    Munkeru’l-hadis olduğunu, Nesai ise metruku’l-hadis olduğunu
    belirtmiş, Ebû Nuaym (ö. 430), onun munker hadisler rivayet
    eden metruk bir ravi olduğunu, Ebû Hatim (ö. 277) ise, onun sika
    ravilerden munker hadisler rivayet ettiğini belirtmiştir.
    İbn Hacer, Tehzibu’t-Tehzib, IV. 404-5;

    Davud b. Amr ed-Dabiyy (ö. 228): Bağdatlı “sika, saduk,
    sahibu hadis” bir ravi olduğu ve Muslim (ö. 261) ve Bağavi (ö.
    516) gibi muhaddislerin kendisinden bazı hadisler naklettiği söylenmiştir.
    Yahya b. Main(ö. 233) onun hakkında sorulduğunda
    “la be’se bih” derken, Zehebi’nin İbnu’l-Cevzi’den (ö. 597) naklettiğine
    göre Ahmed b. Hanbel ondan hadis nakledilemeyeceğini
    belirterek “leyse bişey’” demiştir.

    Ebû Zur’a (ö. 264) ve Ebû Hatim’in
    ise onu “munkeru’l-hadis” gördükleri belirtilmektedir.
    ; İbn Hacer, Tehzibu’t-Tehzib, III. 195

    Ebû Hureyre rivayetinin isnadında cerh-tadil otoriteleri tarafından
    ittifakla cerhedilen Salih b. Musa et-Talhî ve ihtilafla bir-
    likte mecruh görülen Davud b. Amr’ın bulunduğundan bu rivayet
    de klasik Hadis Usulü bakımından “zayıf” bir rivayettir.
    Burada önemli bir hususu hatırlatmakta yarar görüyoruz.
    Darekutni'nin bu hadisi Sünen adlı eserinde nakletmesi rivayete
    herhangi bir değer kattığı sanılmamalıdır. Zira her ne kadar bu
    kitabın ismi "Sünen" olarak şöhret bulmuşsa da, aslında bu eserinde
    Darekutni, illetli hadisleri fıkıh bablarına göre tertip etmiş-
    tir. Nitekim bu konuda oldukça titiz bir mütalaa serdeden merhum
    Ebû Gudde'ye göre bu eserin hak ettiği ismi illetli rivayetlerin
    derlendiği "es-Sunenu'l-Ma'lule" olmalıdır.
    Ebu Gudde, Abdulfettah, Tuhfetu'l-Ahyar, s. 148-163.

    Dolayısıyla, bu kitap, isminden hareketle
    diğer Sunen'lerle karıştırılmamalıdır.

    5. Hâkim (ö. 405) rivayeti:

    devam edecek....

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    5. Hâkim (ö. 405) rivayeti:

    Ebû Bekr Ahmed b. İshak el-Fakih > el-Abbas b. Fadl elEsfati
    > İsmail b. Ebi Üveys + İsmail b. Muhammed b. El-Fadl
    eş-Şarani > dedesinden > İbn Ebi Üveys > babasından > Sevr b.
    Zeyd ed-Deyli > İkrime > İbn Abbas:

    Rasulullah (s) Veda Haccında insanlara hitap etti ve şöyle
    buyurdu:

    ˜Şeytan bu yurdunuzda kendisine tapılmasından ümidini kesmiştir.
    Lakin, bunun dışında sizin hakir gördüğünüz bazı amellerde
    kendisine itaat edilmesine razı olmuştur ki siz bunlardan da
    sakınınız! Ey insanlar! Sarıldığınız sürece asla sapıtmayacağınız
    bir şey bıraktım: Allahın Kitabı ve Peygamberinin sünneti. Müslü-
    man müslümanın kardeşidir...
    Hâkim, Mustedrek, I. 93

    İsnaddaki raviler hakkında yapılan değerlendirmeler şöyledir:
    İbn Abbas (ö. 68): Meşhur sahabidir.
    İbn Abdilberr, İstiab, II. 350-7

    İkrime (ö. 104): İbn Abbasın mevlası olup, sikadır.
    Zehebi, Mizan, IV. 10.

    Sevr b. Zeyd ed-Dîlî (ö. 135): Malik'in (ö. 179) hocası olup
    sikadır.
    Zehebi, Mizan, I. 373

    Ebû Uveys Abdullah b. Abdullah (ö. 169): Ahmed b. Hanbel
    ve Ebû Davuda (ö. 275) göre salihul-hadis olsa da, diğer cerh
    alimleri onun sika, huccet ve kavi olmadığını belirtir. Bazıları da
    onun zayıf olduğunu, hadisi yazılsa da, kendisiyle ihticac edilemeyeceğini
    ifade ederler. Hatta Yahya b. Main, onun ve oğlunun
    hadis çaldıklarını söyler.
    İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, V. 280-2
    Zayıf olduğu görüşü ağır basmaktadır.

    İsmail b. Ebi Üveys (ö. 226): Saduk olduğu, hıfzından rivayetinde
    hatalar yaptığı söylenmektedir. Kendisini zayıf görenler
    çoğunluktadır. Onun naklettiği sahih hadislerden seçtiklerini
    Buhari (ö. 256) ve Muslim (ö. 261) nakletmişlerdir. Ancak Nesai
    (ö. 303) ve başkalarının cerhetmeleri sebebiyle İbn Hacer (ö. 852),
    Sahihteki bu hadisler dışındaki hadisleriyle -başkaları tarafından
    da rivayet edilmedikçe- ihticac edilemeyeceğini belirtir.
    İbn Hacer, Fethul-Bari Mukaddimesi; Tahrir, I. 135-6

    El-Fadl eş-Şarani (ö. 282): Hakkında ileri geri konuşulmuş-
    tur. Onu edîp ve fakih olarak niteleyenlerin yanısıra, saduk ve
    sika görenler de vardır. Ancak şiilikle suçlandığı gibi, yalan söylemekle
    itham edenler de olmuştur. Ancak Zehebi, Huseyn elKabbaninin
    ona yalan isnadını mübalağalı görmektedir.
    Zehebi, Nubela, XIII. 317-9

    İsmail b. Muhammed b. El-Fadl eş-Şarânî: Hakimin (ö.
    405) hocalarındandır. Hakim, onun bazı hocalarla karşılaşıp kar-
    şılaşmadığında şüphe ettiğini söylemiştir.
    Zehebi, Mizan, I. 247-8.

    İkrime'nin İbn Abbas'tan naklettiği bir başka isnadla
    Vakidi'nin (ö. 207) kaydettiği rivayetin metninde ise bırakılan şey
    sadece "Allah'ın Kitabı" şeklindedir.
    Vakıdi, Meğazi, III. 1111-3.

    Nitekim, İbn Abbas rivayetini nakleden Hakim, yalnızca Allahın
    Kitabına sarılmayı tavsiye eden rivayeti hatırlattıktan sonra,
    Bu hutbede, sünnete sarılmanın zikredilmesi garip olup, ona
    (başka tariklerle desteğe) ihtiyaç duyulmaktadır” demekte ve ona
    şahid olarak bulduğu az önce Darekutni'den naklettiğimiz Ebû
    Hureyre rivayetini kaydetmektedir.
    Hâkim, Mustedrek, I. 93

    7. İbn Abdilberr (ö. 463) rivayeti:

    devam edecek.....

  5. #5
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Hadisler bırakıldımı ? Bırakılmadımı ?

    Bir şeyin varlık değeri , " mamelek'e" sağladığı faideli şeylerle ölçülür.
    Bu durumda hadislerin ( zayıf dahi olsa ) insanlığa sağladığı faideleri tartışmak dahi biinsaflıktır...

    Bu güne dek kim hadislerden zarar görmüş?
    Allah akıl iz-an versin...
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    7. İbn Abdilberr (ö. 463) rivayeti:

    İbn Abdilberr, İmam Malikin Muvattaındaki belağ rivayetinin
    iki isnadını vermektedir. Bunlardan biri, yukarıdaki Ebû Hureyre
    rivayetidir, diğeri ise Amr b. Avfdan naklettiği şu rivayettir:
    Abdurrahman b. Yahya > Ahmed b. Said > Muhammed b. İbrahim
    ed-Deybuli > Ali b. Zeyd el-Feraidi > el-Huneyni > Kesir b.
    Abdillah b. Amr b. Avf > babasından > dedesinden. O, Rasulullah
    ın şöyle buyurduğunu söylemiştir:
    Size iki emir bıraktım, o ikisine sarıldığınız sürece sapıtmayacaksınız:
    Allahın Kitabı ve benim sünnetim.
    
    İbn Abdilberr, et-Temhid, XXIV. 331;

    Amr b. Avf el-Muzenî: Muaviye zamanında (H. 41-60) vefat
    etmiş bir sahabidir.
    İbn Abdilberr, İstiab, II. 516-7;

    Abdullah b. Amr b. Avf: İbn Hibban onu Sikat adlı eserinde
    zikretmişse de o bu hususta tek kalmıştır. Zehebi onu Mizan adlı
    eserine almıştır. Makbul görüldüğü gibi, mechul de addedilmiş-
    tir. Oğlu ondan rivayetlerinde tek kalmış ve kendisinden kimse
    rivayet etmemiştir.
    İbn Hacer, Tehzibu-Tehzib, V. 339-340;

    Kesîr b. Abdillah (ö. 170 sonrası): Buhari ve Ebû Hatim
    œmunkerul-hadis, Nesai œmetruk, Darekutni œzayıf görmekte-
    dir. Şafii (ö. 204) ve Ebû Davud, onun hakkında œyalan direklerinden
    bir direktir, Ahmed b. Hanbel ise onun hadisini atmış ve
    munkerul-hadis olduğunu söylemiştir. İbn Hibban (ö. 354),
    onun babasından, onun da dedesinden gelen bir uydurma nüsha
    rivayet ettiğini ve bu nüshanın hiçbir kitapta zikrinin veya ondan
    herhangi bir rivayet nakletmenin œtaaccup etme amacı dışında
    helal olmadığını belirtmiştir.
    İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, VIII. 421-3;

    İshak b. İbrahim el-Huneynî (ö. 216): Medineli olup Tarsusta
    ikamet etmiştir. Onu hatalarından dolayı zayıf görenler
    kadar, Malik gibi onu övenler ve İbn Hibban gibi sika görenler de
    vardır. Buhari onun hadislerini tartışılır görürken, Nesai onun
    sika olmadığını belirtir.
    İbn Hacer, Tehzibut-Tehzib, I. 222-3;

    Amr b. Avf rivayetinde ise, kendisi hakkında cerh-tadil alimlerimizin
    oldukça ağır cerh ifadeleri kullandıkları torun Kesir b.
    Abdullahın bulunmaktadır.52 Hadis bu ravi sebebiyle zayıftır.

    8. el-Hatîb el-Bağdâdî (ö. 463) rivayeti:

    devam edecek.....

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    8. el-Hatîb el-Bağdâdî (ö. 463) rivayeti:

    el-Hatîb el-Bağdâdî Ebû Said el-Hudriden (ö. 74) şu hadisi
    nakletmektedir:
    Ebû Talib Muhammed b. Ali b. İbrahim el-Beydavi > Muhammed
    b. el-Abbas el-Hazzaz > Ebû Bekr b. el-Mucellid > Abdullah
    b. Ömer > Şuayb b. İbrahim et-Temimi > Seyf b. Ömer >
    Eban b. İshak el-Esedi > es-Sabbah b. Muhammed > Ebû Hazim
    > Ebû Said el-Hudri:
    Rasulullah (s) vefat öncesi rahatsızlığı sırada biz sabah namazı
    kılarken çıkageldi. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekr geri çekilmeye
    başladı, ancak O (s) ona yerinde kalmasını işaret etti ve insanlarla
    birlikte namazını kıldı. Namazdan sonra Allah'a hamd ve
    sena ettikten sonra şöyle buyurdu:
    Ey insanlar! Şüphesiz ben size iki ağırlık bıraktım: 1. Allahın
    Kitabı, 2. Sünnetim. Artık siz Kuranı benim sünnetimle konuşturunuz.
    Gece karanlığında yolunuzu kaybetmeyin. Siz o ikisiyle
    amel ettiğiniz sürece, gözleriniz kör olmaz, ayaklarınız kaymaz ve
    elleriniz kısalmaz.

    El-Hatib el-Bağdadi, el-Fakih vel-Mütefakkih, I. 94.

    Ebû Said el-Hudrî (ö. 74): Sahabidir.
    İbn Abdilberr, İstiab, IV. 89; İbnu'l-Esir, Usdu'l-Gabe, II. 365, VI. 142;

    Ebû Hazim el-Becelî el-Ahmesî: İsmi hakkında hayli ihtilaf
    edilen bir sahabidir.
    İbn Abdilberr, İstiab, IV. 45-6;

    es-Sabbah b. Muhammed el-Becelî el-Ahmesî: İbn Hibban
    aşırıya kaçarak onun uydurma haberler rivayet ettiğini söylemiş-
    se de aslında zayıf bir ravidir.
    Zehebi, Mizan, III. 20; Tahrir, II. 135.

    Eban b. İshak el-Esedî: Sika görenlerin yanısıra onu metruk
    bulanlar da vardır.
    Zehebi, Mizan, I. 5; Tahrir, II. 100-1.

    Seyf b. Ömer: Cerh-tadil imamlarınca cerhedilmiştir. Hadislerinin
    geneli metruk ve munker görülmüş, zındıklıkla itham
    edilmiş, hadis uydurduğu belirtilmiştir.
    Zehebi, Mizan, II. 445-6; İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve-Tadil, IV. 278.


    Şuayb b. İbrahim et-Temîmî: Seyf b. Ömerin kitaplarının
    ravisidir ve bilinmemektedir.
    59 Zehebi, Mizan, II. 465;

    Hadisi aynı ortak isnadla nakleden Kadi Iyazın lafzı ise şöyledir:
    Ey insanlar! Şüphesiz ben size iki ağırlık bıraktım: Allahın Kitabı
    ve Sünnetim. Artık onu ifsad etmeyiniz. Siz o ikisiyle amel ettiğiniz
    sürece, gözleriniz kör olmaz, ayaklarınız kaymaz ve elleriniz
    kısalmaz

    Kadi Iyaz, el-İlma, s. 9.


    Burada kaydettiğimiz rivayetlerinden sonra dört farklı kaynakta
    rastladığımzı Kitap ve Sünnetin yanısıra üçüncü veya dördüncü
    bir şey daha bıraktığını
    ifade eden şu rivayetlere yer verilecektir.

    devam edecek...

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    9. İmam Zeyd b. Ali’nin (ö. 123) babasından, dedesinden,
    onun da Hz. Ali’den (ö. 40)61 naklettiğine göre, Rasulullah (s)
    hastalandığında şöyle buyurmuştur:
    “Ey insanlar! Ben size, Allah’ın Kitabını, Sünnetimi ve Itratimi
    bıraktım. Allah’ın Kitabını zayi eden, sünnetimi zayi etmiş gibidir.
    Sünnetimi zayi eden ise Itratimi-Ehl-i Beytimi zayi etmiş gibidir.”

    Zeyd b. Ali, b. Huseyn b. Ali, Musnedu’l-Imâm Zeyd, s. 360-1.

    10. İbadiye mezhebinin en muteber hadis kitabı olan er-Rabî’
    b. Habîb’in (ö. 175-180)63 Müsned’inde, hocası Ebû Ubeyde
    Muslim b. Ebû Kerîme’nin (ö. 145/762) “Rasulullah’tan bana
    ulaştığına göre (belağanî) o şöyle buyurmuştur:
    
    Size öyle bir şey bıraktım ki, eğer ona sarılırsanız asla sapıtmazsınız:
    Yüce Allah’ın Kitabı. Şayet Allah’ın Kitabı’nda bulamazsanız
    o zaman benim sünnetime (bakınız). Eğer benim sünnetimde
    de bulamazsanız sizden olan yetki sahiplerine (başvurunuz).

    Rabî’ b. Habîb, b. Ömer el-Ezdî, el-Câmiu’s-Sahîh, I. Cüz, s. 11,

    11. Beyhakî’nin (ö. 458) el-Medhal adlı eserinde İbn Abbas’dan
    (ö. 68) naklettiği hadis şöyledir:
    Ebû Abdullah el-Hafız > Ebû Bekr Ahmed b. El-Hasen >
    Ebû Abbas Muhammed b. Yakub > Bekr b. Sehl ed-Dimyâtî >
    Amr b. Haşim el-Beyrûtî > Süleyman b. Ebî Kerîme > Cuveybir
    > Dahhâk > İbn Abbas:
    Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’ın Kitabı'ndan size ne verildiyse onunla amel gerekir.
    Onun terki konusunda hiçbiriniz için mazeret yoktur. Eğer Allah’ın
    Kitabında yoksa o zaman benim bir sünnetim geçmiştir. Şayet benim
    geçmiş bir sünnetim yoksa bu defa ashabımın dedikleri vardır.
    Çünkü ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine sarılsanız
    hidayete erersiniz. Ashabımın ihtilafı ise sizin için rahmettir.”

    Beyhaki, el-Medhal, s. 162-3, no: 152.

    Dahhâk b. Müzâhim (ö. 105): Çok irsal yapan, saduk bir
    ravidir. Yahya b. Main, Ebû Zur’a ve Ahmed b. Hanbel’e göre sika,
    Yahya b. Said’e göre zayıftır. Ancak o, İbn Abbas ile hiç buluşmamıştır.
    Tefsiriyle tanınmaktadır. İbn Abbas ve Ebû
    Hureyre’den naklettiği rivayetlerin hepsi tartışmaya açıktır.
    Cuveybir b. Saîd el-Ezdî: Cidden zayıf olup, hadis imamları
    tarafından cerhedilmiştir.
    Tahrir, I. 226;

    Yahya b. Main onun hakkında “leyse
    bişey’in”, Cuzcani de “onunla meşgul olunmaz” derken, Nesai,
    Darekutni ve başkaları ise onu “metruku’l-hadis” olarak değerlendirmektedirler.
    Zehebi, Mizan, I. 427.

    Süleyman b. Ebî Kerîme: Ebû Hatim onu zayıf görmüş, İbn
    Adiyy (ö. 365) ise bütün hadislerini munker kabul etmektedir.
    Cerh-tadil imamalarınca hadisleri zayıf görülmüştür.
    Zehebi, Mizan, II. 411-2.

    Amr b. Hâşim el-Beyrûtî: Hata eden saduk bir ravidir....
    devam edecek.........

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!
    .
    Amr b. Hâşim el-Beyrûtî: Hata eden saduk bir ravidir
    İbn Mace (ö. 273) kendisinden rivayette bulunmuştur.
    Evzai’den (ö.157) küçükken hadis yazmıştır.
    İbn Adiyy, onun hakkında “leyse bihi be’s” demiştir.
    Zayıf olduğunu söyleyenler vardır.
    Tahrir, III. 110;

    Bekr b. Sehl ed-Dimyâtî (ö. 289): Zehebi onun muhaddis ve
    müfessir olduğunu, insanların ondan hadisler naklettiklerini,
    durumunun “mukaribu’l-hal” olduğunu söylerken, Nesai ise
    onun zayıf olduğunu belirtir.
    Nubela, XIII. 425-6.

    Görüldüğü gibi bu rivayette, Kitap ve Sünnet'in yanı sıra
    Sahabe görüşleri de
    üçüncü bir kaynak olarak sıralanmıştır.

    Hatta bu rivayetteki vurgu, Kitap ve sünnetten çok
    sahabenin konumuna yöneliktir.
    Ravilerinin mecruh olmaları sebebiyle
    bu rivayet de zayıftır.

    12. Sâğânî’nin (ö. 650) naklettiği bir rivayete göre
    ise Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur:
    “Ben sizi (kendi halinize) bıraktığım sürece,
    siz de beni (öylece kendi halime) bırakın.
    Sizi, gecesi gündüz gibi olan, tertemiz,
    bembeyaz bir delil üzere bıraktım.
    Onlara sarılırsanız, benden sonra asla sapıtmazsınız:
    Allah’ın Kitabı, Itratim, Ashabıma ittiba ve Sünnetim.
    ”
    Sağani, el-Mevzûât, s. 33, no: 24, Beyrut-1985

    Dikkat edilirse, Hz. Ali’den gelen üçlü rivayette,
    hadisimizin üç farklı muhtevası gayet güzel bir şekilde
    “Kitap, Sünnet ve Itrat”
    olarak tek hadiste cem edilmiştir.

    Er-Rabi’ b. Habib’in naklettiği rivayette ise bu üçlü
    “Kitap-Sünnet ve Ulu’l-Emir” şeklinde
    cemedilmiştir.

    Üçüncü rivayette ise
    “Kitap, Sünnet ve sahabe kavli"
    birlikte sıralanmıştır.

    Son rivayette ise,
    Kitap, Sünnet ve Itrat’a
    “Sahabeye ittiba” da ilave edilmiştir.
    Ancak Sağani’nin naklettiği
    bu rivayet, uydurma
    bir haberdir
    ve onu Mevzûât adlı eserinde nakletmiştir.
    Aslında bu son dört rivayet,
    hadisin aslına ne/lerin ilave edilebildiğinin
    de birer delili olsa gerektir.
    Tevil yaparak, hadisler arasını cem ederken
    nelerin metinleşebileceğini göstermek için
    yeterlidir.
    SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

    devam edecek....
    Konu mopsy tarafından (14-03-2016 Saat 11:41 AM ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Muhammed as Kitap"ın yaninda Sünnet’ini bıraktı mı?

    Selam!

    SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

    Yukarıda sıraladığımız rivayetleri burada değerlendirecek
    olursak:

    1. İbn İshak ile İmam Malik rivayetleri isnadsızdır.

    2. Vakıdi rivayeti muallak, Taberi’nin Abdullah b. Ebi
    Necîh’ten naklettiği rivayet ise aradaki tabii ve sahabi ravileri
    atlayarak rivayet etmesi sebebiyle mu’dal, dolayısıyla her ikisi
    de zayıf rivayetlerdir.

    3. Darekutni’nin Ebû Hureyre'den naklettiği rivayeti isnadda
    bulunan ve ittifakla cerhedilen Salih b. Musa et-Talhî ve diğer
    bazı raviler sebebiyle zayıftır.

    4. Hakim’in İbn Abbas rivayeti, hem ravilerinin zayıf oluşu,
    hem de Hakim’in o hutbede, sünnete sarılmanın zikredilmesini
    garip görmesi sebebiyle zayıf bir rivayettir.

    5. İbn Abdilberr’in Amr b. Avf’tan naklettiği rivayeti ittifakla
    ve şiddetle cerhedilen Kesir b. Abdillah sebebiyle zayıf bir rivayettir.

    6. el-Hatib el-Bağdadi’nin Ebû Said el-Hudri’den naklettiği rivayet
    ise hem Ebû Hazim’in Ebû Said ile görüşmemesi, hem de
    yine ittifakla cerhedilen Seyf b. Ömer sebebiyle zayıf bir rivayettir.

    7. Beyhaki’nin İbn Abbas’tan rivayeti de, hem Dahhak’in
    İbn Abbas ile görüşmemiş olması, hem de zayıf görülen bazı
    ravileri sebebiyle zayıftır.

    Görüldüğü gibi bu rivayetlerin ilk dördü, isnadsız, muallak,
    mu’dal oldukları için; diğerleri ise isnadlarında bulunan zayıf veya
    çok zayıf mecruh raviler tarafından nakledildiği için klasik
    hadis usulüne göre herbirisi zayıf rivayettir.

    İlk dört kaynaktan üçü tarih kitabı iken,
    Malik’in Muvatta’ı ise kendi fıkhi görüşleriyle birlikte
    hadislerden oluşan en erken fıkıh-hadis karışımı
    kıymetli bir eserdir.

    H. II ve III. asra ait olan bu eserlerin ortak yanı,
    söz konusu hadisi -zayıf da olsa- muttasıl
    bir isnadla zikretmemiş
    olmalarıdır.

    İkinci gruptaki kaynaklar ise ....

    Devam edecek....

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Muhammed Mustafa as. diyor ki-2
    YukseLL Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 234
    Son mesaj: Bugün, 03:19 PM
  2. "bir yasak aşk" mektubu ...
    sahrabetis Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 21
    Son mesaj: 08-09-2017, 09:23 PM
  3. İngilizce Kitap Özetleri
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-11-2015, 10:28 AM
  4. "An"da Var Olmalı İnsan
    uzak yollar Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-04-2015, 06:04 PM
  5. Puslu Kıtalar Atlası -"resimli roman"
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 31-03-2015, 10:38 AM
Yukarı Çık