2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 20

Dini Kavramlar Sözlüğü

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Dokümanlar Forumunda Bulunan Dini Kavramlar Sözlüğü Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Selam! AZÎMET Sözlükte "bir şeye kesin karar vermek, niyet etmek" anlamına gelen azîmet, fıkıh usulünde, mükelleflerin özür ve daha sonra ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    AZÎMET

    Sözlükte "bir şeye kesin karar vermek, niyet etmek" anlamına gelen azîmet, fıkıh usulünde, mükelleflerin özür ve daha sonra meydana gelen durumları göz önünde bulundurulmaksızın ilk olarak konulan hükümlere denir

    Başka bir ifade ile, umumî ve kaide olarak bir şeyin yapılması ve terk edilmesi yolunda konan hükümlerdir

    Azîmet, ilk olarak meşru kılınan ve yapılması arızî sebeplere dayanmadığından, asıl ve genel olan hükümlerdir; bunlar herkesi ilgilendirir ve tabiî hallerinde mükelleflerin hepsi buna uymak zorundadır

    Azîmet, teklifi hükümlerden olup, farz, vacip, mendub, haram, mekruh çeşitleri bulunmaktadır Namaz, oruç, zekat ve diğer vecibeler, domuz ve ölü eti yeme, kumar oynama ve zinanın yasaklanması birer azîmet hükmüdür

    Azîmetin zıttı ise, ruhsattır

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    AZİL

    Arapça asıllı bir kelime olan azil, sözlükte "ayırmak, uzaklaştırmak" anlamlarına gelir Bir vazife veya memuriyetten ayırmaya da azil denmiştir

    Istılahta ise, bir nevi doğum kontrolü usulü olup, cinsî münasebet sırasında erkeğin geri çekilip menisini dışarı akıtması demektir
    Azil, İslâm'ın çıktığı dönemlerde, Araplar arasında bilinmekte olan bir doğum kontrolü metodudur

    Hadislerde Hz Peygamber'in buna izin verdiği görülmektedir: Bir sahabî Hz Peygamber'e azil yaptığını, bunun sakıncası olup olmadığını sorduğunda; "istersen azil yap, fakat Allâh'ın takdir ettiğine mani olamazsın" buyurmuşlardır (Ebû Dâvûd, Nikâh, 48)

    Sahabeden Cabir de; "biz Rasulullah devrinde, Kur'ân nazil oluyorken azil yapıyorduk; eğer yasak edilecek olsaydı, bunu Kur'ân yasaklardı" demiştir (Buharî, Kader, 4)

    Müçtehitlerin çoğunluğu bu ve benzeri hadisleri esas alarak azlin mubah olduğunu, ancak, azil konusunda erkeğin hanımından izin alması gerektiğini belirtmişlerdir

    Azle kıyas edilerek, erkeğin ve kadının ruh ve beden sağlığına zarar vermeyen diğer korunma yöntemleri de caiz kabul edilmiştir Ancak, döllenme olduktan sonra doğuma engel olma, çocuk düşürme, insanî ve ahlâkî bir suç, dinen de büyük günah sayılmaktadır

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂBİD

    Sözlükte "hizmet eden, itaat eden, kulluk eden ve ibadet eden" anlamlarına gelen "âbid" kavramı;
    din dilinde namaz, oruç, hac, zekat, dua, zikir, tevbe, cihâd, takvâ ve sabır gibi
    güzel amelleri işleyen;
    içki, kumar, zina, yalan, hırsızlık, gasp, zulüm ve adam öldürme
    gibi haramlardan kaçınan, kısaca
    Allah ve Peygambere itâat eden kimse anlamında kullanılmaktadır

    Çoğulu, âbidin ve âbidât'tır
    "Âbid" kavramı Allah'a ibâdet edeni de Allah'tan başkalarına ibadet edeni de ifâde eder
    Kur'ân'da tekil ve çoğul şekliyle 12 âyette geçmiş,
    Allah'a ibâdet edenler övülmüş (Bakara, 2/138; Tevbe, 9/112)
    Allah'tan başkasına ibâdet edenler ise yerilmiştir (Enbiyâ, 21/53)

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂDÂB

    Edep kelimesinin çoğulu olan âdâb;
    dinin gerekli gördüğü ve aklın güzel bulduğu bütün söz ve davranışları,
    uyulması gereken görgü kurallarını, göz önünde bulundurulması ve
    izlenilmesi gereken esasları ifade eder

    İyiliğe ve güzelliğe yönelttiği için, insanın övgüye değer özelliklerine de edep denilir
    Bir fıkıh terimi olarak âdâb, "Hz Peygamber'in devamlı olarak değil de ara sıra yaptığı işler, davranışlar karşılığı olarak" kullanılmaktadır
    Âdâbı yerine getiren sevap kazanır, yerine getirmeyen günaha girmez ve kınanmaz
    Bu yönüyle nâfile, mendub, müstehap, tatavvu ve fazilet ile eş anlamlıdır

    Âdâb kelimesi, bir iş veya sanata, bir hal veya davranışa nispet edildiği zaman o alana ait özel kuralları ve
    incelikleri ve o konuda uyulması gereken dinî, ahlâki ve mesleki hüküm ve esasları ifade eder
    Âdâbü's-sülük, âdâbü'l-müftî gibi

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂFÂK-ÂFÂKÎ

    Âfâk, ufuk kelimesinin çoğuludur
    Âfâka nisbet eki eklenerek yapılmış bir kelime olan âfâkî kelimesi kelâm, felsefe ve
    psikoloji ilimlerinde objektif (nesnel) karşılığı olarak kullanılmaktadır

    Âfâkî kelimesiyle genellikle "dış dünya ile ilgili olan, bireyin şahsî görüş ve inançlarından bağımsız olarak gerçekliği bulunan,
    herkesin izleyip gözleyebileceği reel durumlarla ilgili olan şey" kastedilmektedir

    Âfâkî kelimesinin karşıtı enfüsî (sübjektif) kelimesidir
    Kur'ân'da âfâk ve enfüs kelimeleri karşıt kavram olarak bir arada geçmektedir
    "Gerek âfâkta (dış dünya ve madde âlemi), gerek enfüste (insanın iç dünyası ve ruh âlemi) delillerimizi yakında onlara göstereceğiz" (Fussilet, 41/53)

    Kur'ân'ın bu yaklaşımına uygun olarak Allah'ın varlığını ispatta kelâmcılar daha çok âfâkî
    (kozmolojik ve ontolojik) delilleri kullanırken, mutasavvıflar enfüsi (psikolojik ve ahlâkî)
    delilleri kullanma yoluna gitmişlerdir

    Bir fıkıh terim olarak âfâk, Mekke dışından hacca gelenler için belirlenmiş ve
    "mîkât" denilen yerlerin dışında kalan bölgelere denir
    Bu bölgede yaşayanlara da "âfâkî" denir (bk hac)

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂHİR ZAMAN

    Dünyanın sonu anlamına kullanılan bir kavramdır
    İslâm inancına göre, âlemin başı olduğu gibi sonu da vardır
    Ancak bu sonu bilmek insan gücünün dışındadır

    İnsanın ömrü gibi alemin ömrünü belirleme hususundaki bilgi Cenab-ı Hakk'a aittir
    Kur'ân-ı Kerim'de bu gerçek şöyle dile getirilmektedir:
    "Kıyametin ne zaman kopacağını sana sorarlar
    De ki: Onun bilgisi sadece Rabbimin nezdindedir
    Onun vaktini kendisinden başka kimse açıklayamaz " (A'raf,7/187),

    "Kıyametin ne zaman kopacağını bilmek, ancak Allah'a aittir" (Lokmân, 31/34)

    Hz Peygamber'den sonra elçi gönderilmeyeceği için ona ahir zaman Peygamberi,
    ümmetine de ahir zaman ümmeti denmiştir

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂLEM

    Alâmet ve nişan koymak anlamındaki a-l-m kökünden türemiş olan âlem,
    yaratıcının varlığına delalet eden, onun bilinmesini sağlayan şeye denir

    Âlem terimi maddî ve manevî bütün varlıkları kapsar,
    tabiat âlemi,
    akıl âlemi,
    İslâm âlemi gibi

    Kur'ân-ı Kerim'de âlem kavramının çoğulu olan âlemîn kelimesi birçok yerde kâinat ve insan topluluklarını ifâde etmek için kullanılmıştır
    Rabbu'l-âlemîn tabiri ise, Allah'ın canlı ve cansız tüm varlıkların sahibi olduğunu ifade eder
    Ehl-i Sünnet kelâmcılarına göre âlem cevher ve arazlardan oluşmuştur
    Cevher; kendi başına boşlukta yer tutan ve arazları taşıyan şey demektir
    Araz ise varlığı ancak kendisini taşıyan başka bir varlıkla bilinebilen,
    kendi başına boşlukta yer tutamayan, renk, koku, oluşum gibi durum ve özellikleri belirtir
    Sürekli değişime uğrayan arazların ezelî olması düşünülmediği gibi arazları taşıyan cevher ve
    arazlardan oluşmuş âlem de ezelî değildir; sonradan yaratılmıştır
    Âemi yoktan var eden de Allah'tır

  8. #18
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂMENTÜ

    Ehl-i sünnet inancı açısından mü'minlerin îmân esaslarını ana hatlarıyle ifâde eden özel bir kavramdır
    Arapça'da "âmene" fiilinin birinci tekil şahsı olup Türkçe karşılığı "îmân ettim" demektir
    Kur'ân'da üç yerde; kişinin îmânını açıklarken kullandığı bir ifâde olarak geçmektedir
    Şûrâ sûresinde şöyle buyurulmaktadır:
    "İşte onun için sen (tevhide) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol
    Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allâh'ın indirdiği bütün kitaplara inandım" (Şûrâ, 42/15; Ayrıca bk Yûnus, 10/90; Yâsîn, 36/25)

    "Amentü" deyimi ile herkesin inanması gereken îmân esasları şöyle formüle edilmiştir:
    "Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, iyi veya kötü her şeyin Allah'ın takdiri ile olduğuna îmân ettim
    Ölümden sonra diriliş gerçektir Allah'tan başka İlâh olmadığına, Hz Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim"

    Bu îmân esasları Kur'ân'ın çeşitli yerlerinde ifadesini bulmuştur (Bakara, 2/177, 285; Nisâ, 4/136)
    Buhârî ve Müslim'de yer alan Cibril hadisinde de söz konusu îmân esaslarına, benzer bir şekilde yer verilmiştir (Buhârî, İmân, 37; Müslim, İmân, 1)
    İslâm'a ait dinî bilgilerin öğretilmesinde geleneksel inanç metni olan "Âmentü", itikadla ilgili kaynaklarda da yer almıştır

  9. #19
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂMÎN

    Yüce Allah'ın kabul etmesini temenni amacıyla dua sonunda "kabul buyur" anlamında söylenen bir sözdür
    Bu kelime Kur'ân'da geçmemektedir
    Peygamberimiz (as), duanın sonunda âmîn denilmesini tavsiye etmiştir (Müslim, Salât, 62, 87; Buhârî, Ezân, 111)
    Namazda Fâtiha sûresi okunduktan sonra âmîn demek sünnettir (İbn Mâce, İkâme, 14)

  10. #20
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    ÂYET

    Sözlükte "açık alâmet, işâret, emâre, iz ve nişâne" demektir
    Çoğulu ây ve âyât'tır Allah'ın varlığına delâlet eden şeylere ve
    peygamberlerin hak olduğunu ispat eden mucizelere de âyet denir

    Kur'ân'da bu kelime; aynı temel anlamları içerecek şekilde mucize (Bakara, 2/211; Mü'min, 40/78),
    alâmet (Bakara, 2/248),
    ibret (Nahl, 16/11),
    acâib iş (Mü'minûn, 23/50),
    delil (Rûm, 30/20-25; İsrâ, 17/12) ve
    Kur'ân âyeti (Nahl, 16/101) karşılığı olarak kullanılmıştır

    Kur'ân, sûrelerden, sûreler de âyetlerden oluşmuştur
    Âyet, sonu ve başı belli olan, uzun veya kısa, bir harf veya birkaç kelime veya cümleden oluşan Allah'ın sözlerine denir
    Her âyet Kur'ân'dır
    Anlamlı en kısa âyet bir kelime olan ve "yemyeşil" anlamındaki "müdhâmmetân" dır (Rahmân, 55/64)
    En uzun âyet ise bir sayfadır (Bakara, 2/282)
    Fâtiha sûresinin başındaki besmele dâhil, Kur'ân da 6236 âyet vardır

    Diğer sûrelerin başlarındaki âyetler, sûreleri birbirinden ayırmak için konulmuştur, o sûreden birer âyet değildir
    Âyetlerin son kelimelerine kendisinden sonra gelen âyeti ayırdığı için "fâsıla" (çoğulu, fevâsıl) denir
    Âyetlerin sûrelerdeki dizilişi vahiy ile belirlenmiştir (tevkîfî)
    Âyetlerin bir kısmı Mekke'de bir kısmı da Medine'de inmiştir
    Manalarının anlaşılırlığı bakımından âyetler muhkem ve müteşâbih kısımlarına ayrılmakla birlikte (Âl-i İmrân, 3/7)
    sağlam ve güzel olma bakımından bütün âyetler, muhkem ve müteşâbihtir (Hûd, 11/1; Zümer, 39/23)
    İlk inen âyetler Alâk sûresinin ilk beş âyetidir Son inen âyetler hakkında görüş birliği yoktur
    Bakara sûresinin 278 ve 281,
    Nisâ sûresinin 176,
    Tevbe sûresinin 128-129,
    Nâs sûresinin 1-3 ve
    Mâide sûresinin 3 âyetlerinin son inen âyetler olduğu söylenmektedir

Benzer Konular

  1. Kur’an’da Yaratılış ile ilgili kavramlar
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 16-08-2012, 03:52 AM
  2. Seo Sözlüğü
    dogangunes Tarafından Google Optimizasyon Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 11-09-2010, 04:58 PM
  3. Psikolojik kavramlar
    dogangunes Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 66
    Son mesaj: 31-08-2008, 08:42 AM
  4. Tıp Sözlüğü
    serseriozi Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-05-2007, 09:54 AM
  5. Edebiyat: Tanım-Türler-Kavramlar
    Nil@y Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-11-2006, 07:19 AM
Yukarı Çık