+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
7. Sayfa, Toplam 19 BirinciBirinci ... 5678917 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 61 ile 70 Toplam: 186

Cuma hutbesı-2

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Dokümanlar Forumunda Bulunan Cuma hutbesı-2 Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Selam! يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ Bismillâhirrahmânirrahîm 2.183. “Ey iman

  1. #61
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ramazan ve Oruç

    Selam!

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    Bismillâhirrahmânirrahîm
    2.183. “Ey iman edenler! Allah’a karsı gelmekten sakınmanız için oruç,
    sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.”
    Sadakallah!

    Muhterem Müslümanlar!
    Evveli rahmet ortası mağfiret ve sonu günahlardan kurtuluşun müjdesi olan Ramazan-ı Şerifin manevi atmosferine adım atmış bulunmaktayız. O Ramzan Ayı ki; Karanlık geceleri aydınlığa kavuşturan bir güneş misali insanların karanlık dünyalarını aydınlatan, ölmeye yüz tutmuş vicdanlara yeniden can veren, taşlaşmış kalplere yeniden hayat bahşeden Kur'anı Kerimin indirilmeye başlandığı mübarek bir zaman dilimidir.

    İslam’ın en temel ibadetlerinden biri olan ve insanı manevi terbiyeden geçiren Oruç ibadetinin bu ayda eda edilmesi emredilmiştir. Kısaca tarif etmek gerekirse; Oruç; İmsaktan iftara kadar yemekten, içmekten ve cinsi münasebetten nefsi men etmek demektir. Müslüman, akıllı, buluğ çağına gelmiş ve sağlıklı her insana oruç farzdır. Dinen geçerli bir mazereti olmaksızın kasten orucu terk eden büyük günah işlemiş sayılır. Orucun farz oluşu kitap sünnet ve icma ile sabittir. Nitekim oruç ile ilgili ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

    Bismillâhirrahmânirrahîm
    2.183. “Ey iman edenler! Allah’a karsı gelmekten sakınmanız için oruç,
    sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.”
    Sadakallah!

    Muhterem Cemaat!
    Hutbemin başında okuduğum Ayeti Kerimede ki temel gaye oruç ibadetinin farz oluşu, kişiyi muttakilerden kılması, yani Allah-u Tealanın emir ve yasaklarına karşı dikkatli olmasını sağlamasıdır. Oruç, kulun, kalbi ve ruhu üzerinde birikmiş günah kirinden sıyrılmasını sağlar. Nasıl ki sadaka ve zekât, inananları günahlardan temizler, onları arındırıp, yüceltirse bedenin zekâtı olan oruç da insanı nefsinin tasallutu altında ezilmekten kurtarır. Oruç, hem bir irade eğitimi hem de hayattaki muhtemel meşakkatlere karşı bir sabır eğitimidir. Oruç ibadetiyle kanaati öğrenir, yoksulun, muhtacın durumunu anlar ve hiç kimse kimsesiz kalmasın düşüncesiyle kimsesizlerin yanında yer almanın önemini daha iyi idrak etmiş oluruz. Oruç bize şükretmeyi öğretir, farkında olmadan ne kadar harika imkânların bizim emrimize sunulduğunu anlamış oluruz. İftar ve sahur ile kılınan teravih namazlarıyla, okunan mukabelelerle ve diğer ibadetlerle hayatı disiplinli yaşamayı öğreniriz. Oruç maddi ve manevi tedavidir, insanı her türlü hastalıklardan uzaklaştırır. Onun içindir ki Allah Resulü
    “Oruç tutun, sıhhat bulun”
    Taberani, Mu’cemu’l-Evsat, VIII, 174.
    buyuruyor.

    Aziz Cemaat!
    Oruç sadece mideyle tutulacak bir ibadet değildir. Bize haramlardan kaçmayı öğütleyen efendimiz (s.a.v) oruç tutmakla kalbi, dili ,gözü velhasıl bütün azalarla günah işlemekten kendimizi muhafaza etmemiz gerektiğini şöyle ifade etmektedir.
    Ka’b b. Ucre’ye hitaben: “Ey Ka’b! Namaz kişinin Müslüman oluşuna delildir. Oruç ise sağlam bir kalkandır. Sadaka vermek, suyun, ateşi söndürdüğü gibi günahları silip süpürür. Ey Ka’b! Haramla beslenerek teşekkül eden et ve kemiklere ancak ateşte olmak yaraşır.
    Tirmizî, Cum'a, 79.
    diye söylemiştir. Efendimizin Şu mübarek sözüyle hutbemi bitirmek istiyorum:
    “Her kim Ramazan orucunu inanarak ve mükâfatını ancak Allah'tan umarak tutarsa, onun geçmiş (kul hakkları hariç) günahları mağfiret olunur.”
    Buhari, savm, 7.

    Cevat AYDIN
    Kassel Bettenhausen Bacı Bayram Camii
    Din Görevlisi
    Cumaniz Mubarek olsun!

  2. #62
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Huzur Kaynağı Kur'an-ı Anlamak

    Selam!


    يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    Muhterem Mü’minler!
    İnsanoğlunun yeryüzü serüveni başladığında Allah (c.c.), insana hakkı ve hakikikatı bulabilecek akıl ve vicdan gibi çok önemli nimetler lütfetmiştir. Rahmet ve merhametin kaynağı Yüce Rabbimiz, bununla da yetinmeyip, huzur ve mutluluğa ulaşmanın yolu olan vahyini, peygamberler aracılığıyla bizlere iletmiştir. Her toplum için yol gösterici ve saadet kaynağı olan vahiy, en son gönderilen Kuran-ı Kerimle, tüm insanlığı hakka ve huzura yöneltecek bir evrenselliğe bürünmüştür. Bu gerçek, Yunus süresi 57. ayette şu şekilde dile getirilir:
    Bismillahirrahmanirrahim
    10.57.Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.‘
    Sadakallah!
    Ayette ifade edildiği üzere Kur’an, tüm insanlığa bir öğüt olmanın yanında, kendisine tabi olan müminler için de bir yol gösterici ve rahmet kaynağıdır.

    Aziz Kardeşlerim!
    Bu yüce vahiy, insanlığa sunulan saadet ve huzurun kaynağı olan uçsuz bucaksız bir deryadır. Bu huzur deryasından herkes bilgi ve birikimi ölçüsünce istifade edebilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim bizzat kendini :
    Bismillahirrahmanirrahim
    38.29.‘ Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.‘
    Sadakallah!
    diye tanımlamaktadır. Öyleyse akıl sahibi herkesin faydalanacağı bir ummandır Kur’an. Bazısı kaşığıyla o ummandan içerken, bazısı bardağıyla, bir başkası kovasıyla içebilecektir. Her insan bilgi ve birikimi ölçüsünce ondan istifade edebilir. Ama unutmayalım ki bu ilahi kelam, kendisine yönelen hiç kimseyi eli boş geri çevirmez.

    Kendisine yönelen gönüllere nasıl bir şifa ve hayat kılavuzu olduğunu Kur’an’ın canlı örneği olan Rasulullah (s.a.v.) şu şekilde dile getirmektedir:
    ’’Kuran okuyan Mü’min, turunçgiller gibidir. Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kuran okumayan Mü’min, hurma gibidir; kokusu yoktur tadı güzeldir.’
    İbni Mace, Mukaddime: 16
    Hadiste açıkça ifade edildiği üzere, Kur’an okuyan müminler, kokusu ve tadıyla güzel olur. Yani Kur’andan aldıkları mutluluk ve rahmeti, sözleri ve davranışlarıyla başkalarına yansıtırlar. Böylece hem kendileri hem de başkaları bu rahmet pınarından istifade ederler.

    Kıymetli Müslümanlar!
    Özellikle Kur’an ayı olan Ramazan ayında, Kur’an-ı Kerimi okuyup anlamaya gayret etmemiz gerektiğini tekrar hatırlayalım. Evimizin ve gönüllerimizin kapısını bu rahmet deryasına açtığımız zaman, O’nun da huzur, saadet ve rahmet damlalarını evlerimize ve gönüllerimize yağdıracağını unutmayalım. Aile ocağımızın ve toplumumuzun bereket ve mutluluk vesilesi olan Kur’an ile bağımızı her zaman sıkı tutalım. Unutmayalım ki, karanlığın zulmetinden kurtulmak isteyen güneşe doğru adım atmalıdır. Çatlamış dudaklarını rahmet sularıyla ıslatmak isteyen, derya ve ummanlara yönelmelidir.

    Hutbemizi evrensel mesajın rahmet saçan bir ayetiyle sonlandıralım:
    Bismillahirrahmanirrahim
    17.9. ’’Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu müjdeler."
    Sadakallah!

    Talip İçöz
    Kaltenkirchen V. Karani Camii Din Görevlisi

    Cumaniz hayirli olsun!

  3. #63
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    İnsani İlişkiler Açısından Komşuluk

    Selam!

    وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورً

    Değerli Müminler

    Varlığımızı devam ettirmek, maddi ve manevi anlamda destek bulmak ve huzuru elde etmek için bir toplumun ferdi olmaya muhtacız. Çünkü Yaratan bizi aciz ve muhtaç olarak yarattı.

    Koca bir yalnızlıkla kendini boğan, komşuluk ve akrabalık bağlarını koparan, sevinç ve kederlerini paylaşamayan insanoğlu bugün ağır bir buhran yaşamaktadır. Aynı binada birbirini tanımayan, selamlaşmayan, kimsenin haberi olmadan evinde ölü bulunan yahut açlığın, yokluğun pençesinde kıvranan yığınlar bulunmaktadır. Sonrada bu bencil hayattan, tutunacak bir el bulamamaktan şikâyetler yükselmektedir.

    Rabbimiz Nisa Suresinde tüm bu kötü halleri iyiliğe ve huzur kapısına çevirecek bir çare sunmaktadır.

    4.36.“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın.
    Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya,
    yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin.
    Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”

    Sadakallah!
    Yapılabilecek hangi iyilikler varsa onları yaparak güzellikleri yaymak ve huzur toplumu oluşturmak. Senden kaçana bir, hatta binlerce adım atmak.

    Efendimiz de bir Hadis-i Şeriflerinde:
    “Komşusu açken tok yatan kimse bizden değildir.”
    Müslim, iman, 74; Birr ve Sıla, 142;
    Buyurarak komşularımızın en gizli hali olan açlığını bile anlayacak bilgi ve ilgiye sahip olmamız gerektiğini bildirmektedir. Bu aynı zamanda imanın da bir gereğidir. Yoksa mümin olduğunu söylemek bir değer ve anlam ifade etmeyecektir.

    İşte bu düsturları kendine rehber edinen İslam toplumu “komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “ev alma, komşu al” gibi atasözlerini toplum hafızasına kazıyarak en güzel komşuluk ilişkilerini ortaya koymuştur.

    Başka dinlerden veya milletlerden de olsa komşusuna sevgi, merhamet ve yardımın en güzel numunelerini vererek kurallar koymuşlardır. İçinde bulunduğumuz birçok farklı din ve ırkın bulunduğu toplumda bu güzel komşuluk ilişkilerini sergileyerek gönülleri kazanmak ve İslam’ın huzur ve barış atmosferini teneffüs ettirmek de bizim en büyük sorumluluğumuzdur.

    Kıymetli Kardeşlerim

    Bu kuralların bazılarını sıralarsak komşusunu mirasçısı olan akrabası gibi görerek her türlü yardım ve ilgiyi kesmemek, selamlaşmak, hediyeleşmek, pişirdiğinden ona da göndermek bu güzelliklerdendir. Yine komşusuna eliyle ve diliyle eziyet etmemek, namusunu korumak, ihtiyacı olduğunda boş çevirmeden ihtiyacını gidermek, hastalık, sevinç ve keder hallerinde ziyaret etmek, onlara zarar verecek işler yapmamak bu erdemlerdendir. Sırlarını açığa vurmamak, kusurlarını affetmek, verdiği eziyete sabretmek, başına bir bela geldiğinde teselli etmek komşuluk ilişkilerinin ilerlemesi ve komşularımızla huzurun tesisi için konulan kuralların bir kısmıdır.

    Müslüman olan, olmayan tüm komşularımızla iyi geçinmeyi, iyi bir müslüman olarak hatırlanmayı ve dünya ve ahiret mutluluğuna ermeyi dileyerek hutbemi bir Hadis-i Şerifle bitiriyorum:
    “İyi bir komşu, rahat bir binek ve geniş bir ev insanı mutlu eden sebeplerdendir.”
    Ahmed, Müsnedü’l-Mekkiyyîn, III, 407–408.


    Türker AKŞENER
    Harburg Mehmet Akif Ersoy Camii Din Görevlisi
    Cumaniz hayirli olsun!

  4. #64
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Kadir Gecesi

    Selam!



    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce Dinimiz İslam, hem dünya, hem de ahiret saadeti vaadetmektedir. Biz aciz kullarını bağışlamak, yeni bir fırsat vermek, insanların yaratılış gayelerine dönmelerini kolaylaştırmak için zaman içerisinde zaman yaratmış ve rahmet kapılarını kullarına açmıştır. Bu kıymetli zaman diliminden biri de önümüzdeki Çarşamba gününü Perşembe gününe bağlayan gece KADİR GECESİ’dir.

    Kadir - kıymet gecesi anlamına gelen bu gece, Kur’an-ı Kerim`in inmeye başlamasıyla kıymetlenmiş, Mü’minlere Rahmet ve magfiretin bol bol ihsan edileceği bir fırsat gecesidir.

    Bu gece, kulların heyecanla Allah’ın rahmet ve bağışlamasına koştukları, yapılan kusur ve günahların affını istedikleri, tam bir teslimiyetle Allah (c.c)’a bağlandıkları ulvi bir gecedir.

    Kadir Gecesi, ismiyle müsemma müstakil bir sure ile şereflenen bir gecedir. Rabbimiz bunu söyle ifade etmektedir:
    Bismillahirrahmanirrahim
    97. “Süphesiz, Biz Onu Kadir Gecesinde indirdik.
    Kadir gecesini sen bilir misin?
    Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
    Melekler ve Ruh o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için inerde iner.
    O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”

    Sadakallah!

    Muhterem Mü`minler!
    Kadir Gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Bu hayırlılık bu gecede ilahi hoşnutluk için yapılan davranışlarımızla ilgili, Rabbimiz katında amellerimizin değeridir. Böylece Allah, insanların Allah rızası için yaptığı işlerin ve duaların mükafat olarak kat kat fazlasıyla kendisine dönme fırsatını bir kez daha vermektedir.

    Evet! Böyle gün ve gecelerde bu teklifleri fırsat bilip, hataların muhasebesini yapmalı ve kulluk bilinciyle tevbe-istiğfar edip günahlara bir daha dönmemeliyiz. Öyle ise Müslümanlar böyle bir hüküm gecesini gafletle geçirmemeli, herşeyin Allah’tan geldigini ve her an Allah’a dönecegini birkez daha muhasebe etmeli, affını istemelidir.

    Aziz Müslümanlar!
    Kadir Gecesi imanlı gönüller için büyük bir fırsat, bağışlanma ve günahlardan arınma gecesidir. Her konuda oldugu gibi, Kadir gecesinin ihyası konusunda da Peygamberimiz ve ashabı örnek alınmalı, Kur’an gecesinde kul, hayatını tekrar gözden geçirmeli ve Kur’an’ın ışığı altında hayatına çeki-düzen vermeli, yaşantısını İslam`a uyumlu hale getirme gayreti içerisinde olmalıdır.

    Bu gece, kaybettiklerimizi bulma gecesidir. Zihinleri ve gönülleri Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’e göre yeniden inşa etme, onun hayat veren soluklarıyla yeniden dirilme gecesidir. Bu gece imana, merhamete, adalete sarılma gecesidir. Kendimizi hesaba çekme ve darda olan kardeşlerimiz için gözyaşı dökme gecesidir.

    Değerli Kardeşlerim!
    Ramazan ayı boyunca İslâm coğrafyasında kadın, çocuk, yaşlı demeden kardeşlerimize reva görülen zulüm, şiddet ve cinayetlerin üzüntüsü yüreğimizi dağlıyor. Bu hüzünle Ramazanımız buruk geçiyor. Kadir gecesini idrâk ederken, dünyanın neresinde olursa olsun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların, kimsesizlerin haklarına dikkat kesilmek, onların dertleriyle dertlenmek, acılarına ortak olmak, yaralarını sarmak hepimizin vazifesidir. Zalimlerin hak ve hukuk tanımayan, azgınlaşan ve şımaran iradelerine karşı kimsesiz, mazlum ve mağdurlar için dualar ve yardımlarla tavır almak, kısacası insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olmak, yeryüzündeki bütün Müslümanların sorumluluğudur. Bu vazife ve sorumluluk, bu gece yeryüzüne inen meleklere ve Cebrail aleyhisselâma eşlik edecek maneviyata uygun bir kulluğa sahip olmak için de yerine getirilmesi gereken bir ödevdir.

    Öyle ise Aziz Mü’minler!
    Rahmet deryası bu gecede bütün varlığımızla Allah’a yönelelim. Gecemizi Namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua ederek, günahlarımıza pişmanlıkla geçirelim. İrademizi kullanma imkanı elimizde iken Yüce Allah (c.c)’ın rahmet ve mağfiret kapılarından geregi gibi faydalanıp, kendimizi tevbeyle yenileyelim.

    Hutbemizi Peygamberimizin (s.a.v) yaptığı şu dualarla bitirmek istiyorum.
    “Allahım azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Senden yine sana iltica ediyorum.”
    Et Tergib Ve’t Terhib
    “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizi de affeyle”
    Tirmizi “Deavat”84

    Yâ Rab!
    Bu gece hürmetine, İslam coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını,
    bütün kardeşlerimizin bayrama huzur ve güven içerisinde ulaşmasını nasip eyle.

    Bu duygu ve düşüncelerle Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Bu gece, Rabbimiz katındaki kadrimizin yücelmesine vesile olsun. İnsanlık için hayırlara, dünya ve ahiret huzuruna vesile olsun.

    DİTİB HUTBE KOMİSYONU
    Cumaniz hayirli olsun!

  5. #65
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ramazanın Kazandırdıkları

    Selam!





    Muhterem Müslümanlar,
    Bütün evreni belirli bir gaye için yoktan vareden Rabbimiz, biz Adem`in (a.s) çocuklarına da kendisine iman etmeyi, ibadet ederek, rızasını kazanmayı hedef tayin etmiştir. Bu gaye için de güzel imkanlar vermiş, önümüze sevap açısından son derece verimli zamanlar açmıştır. İşte bu müstesna zamanlardan biri de geride bıraktığımız mübarek Ramazan ayıdır. Ramazan, tuttuğumuz oruçlarla bedenimizin sıhhate kavuştuğu, verdiğimiz zekat ve sadakalarla malımızın temizlendiği, maddi-manevi hayatımızda birçok güzelliğin yaşandığı eşsiz bir aydır.

    Aziz Kardeşlerim,
    Bu ayda oruç tuttuk. Oruç, nefsani arzularımıza gem vuran, açlığı bizzat tattırarak ihtiyaç sahiplerini anlamamızı sağlayan, paylaşmayı öğreten, bedenimizi sıhhate, gönlümüzü huzura ulaştıran bir ibadettir. Bu ibadeti sair zamanlara yaydığımız ölçüde, bu sayılan güzellikleri de yaşamaya devam ederiz. Yine bu ayda çokca Kur`anla buluşma imkanımız oldu. Bu buluşmayı bir yıla, hatta bütün ömrümüze yaymalıyız. Zira Kur`an, okuyana sevap kazandırdığı gibi, gönüllere şifa veren, inananları iki dünyada da rahmete ve huzura kavuşturan yegane hidayet rehberi ve nurdur. Rabbimizin bütün insanlığa son mesaji olan Kur`an, bir harfi dahi değiştirilmemiş haliyle, elimizin altındadır. Bu ilahi sofradan istifade etmek için onu okumalı, anlamalı ve nurlu prensiplerini hayatımıza aktarmalıyız.

    Aziz Müminler,
    Ramazan`ın bize kazandırdığı güzelliklerden biri de birlik- beraberlik şuurudur. Bizler tabiatımız gereği toplum halinde yaşamak zorundayız. Bu ayda verdiğimiz zekat ve sadakalar, beraberce oturduğumuz iftar sofraları, bu kubbenin altında beraberce soluduğumuz manevi hava, omuz omuza aynı kıbleye dönerek, aynı Rabbin huzurunda kıldığımız teravihler, adeta kardeşliğimizi perçinleştirdi. Bu kardeşlik ruhunu hayatımızın her alanına ve her anına taşımaya çalışalım. Unutmayalım hepimiz Adem`in (a.s) çocukları olan mü`minleriz.

    Muhterem Kardeşlerim,
    Hayat, Allah`ın bize iki dünyamızı güzelleştirmek için emaneten verdiği bir imkandır. Hiçbirimiz ne dünyada ne de ahirette kaybetmek, hüsrana uğramak istemeyiz. Öyleyse inandığımız değerlerimize sahip çıkalım. Özellikle ramazanda kazandığımız, vakit tanzimi, irade sağlamlığı, düzenli ibadet hayatı, nimetlere şükretme gibi diğer güzellikleri de hayatın her anına yayalım. Unutmayalım ki Rabbimiz bize
    „Ölüm gelinceye kadar ibadet etmeyi“ (Kur`an 15, 99)
    emrettiği gibi, Efendimiz (a.s.m) da:
    „Amelin en hayırlısı az da olsa sürekli olandır“
    Buhari, Iman, 3
    buyurarak bizleri amellerde sürekliliğe davet etmektedir.

    Ne mutlu Ramazanda kazandığı güzellikleri bütün ömrüne aktararak, hakiki bayramı Allah`ın huzurunda yapmayı hedefleyenlere...

    Ramazan Yıldırım
    Lehrte Selimiye Camii Din Görevlisi

    Musluman
    Cuman Hayirli olsun!

  6. #66
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Kötü Alışkanlıkların Aileye ve Çevreye Zararları

    Selam!

    سْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    يَا اَيُّهّا الّذيِن اَمَنُوا اِنَّمَ االْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأَنْصَابُ وَالأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُون

    Değerli Müminler,
    Allahu Teala, insanı en güzel şekilde yaratmış ve ona sayısız nimetler bahşetmiştir. Helali, haramı, faydalıyı ve zararlıyı açıklamış ve bunları idrak edebilen bir akıl ihsan etmiştir.

    Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de
    Bismillahirrahmanirrahim
    5.5‘Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır.
    Bismillahirrahmanirrahim
    2.168. ‘Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanınızdır.’
    Sadakallah!
    buyurarak yolumuzu ve bu yoldaki tavrımızın ne olması gerektiğini bizlere apaçık göstermiştir.

    Değerli Müminler,
    İçki, kumar, şans oyunları, sigara ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar ve dinen haram kılınan zina, maalesef toplumumuzda hızla artmakta ve yayılmaktadır. Bu gibi kötü alışkanlıklara başlama yaşı her geçen gün düşmektedir. Yapılan araştırmalar, sevgisiz ve ilgisiz büyüyen gençlerin bu gibi kötü alışkanlıklara mübtela olma ihtimalinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Her ne sebeple olursa olsun, bu kötü alışkanlıklar, başta kişinin kendisini, ardından ailesini ve sonunda içinde yaşadığı toplumu helaka sürüklemektedir. Aynı zamanda, bu kötü alışkanlıklar, zaman ve para israfını da beraberinde getirmektedir. İsraf haram kılınmıştır. İsraf edenler de Kuran’ın tabiriyle ‘şeytanın kardeşleridir.’

    Dünya Sağlık Örgütü araştırmasına göre; suçlarda alkolün etkisi, Cinayetlerde %85, Boşanmalarda %80, Aile içi şiddette %70, Trafik kazalarında %70, İntiharlarda %90 olarak tespit edilmiştir.

    Değerli müminler,
    Müslümanın bu tür kötü alışkanlıklarla işi olmamalı ve bunların hiçbirine yaklaşmamalıdır. Elhamdülillah kalbim temiz demek yetmez, amellerin de temiz olması gerekmektedir. Yüce Rabbimiz zina hakkında ‘Yaklaşmayın’; içki, kumar, şans oyunları hakkında da ‘Şeytan işi birer pisliktir’ ‘Uzak durun’ buyurmaktadır. Unutmayınız ki içki gamları değil, yuvaları dağıtır. Sevgiyi, saygıyı bitirir. Aileyi ve ocağı batırır. Lütfen kendi paranızla, kendi emeğinizle kendinizin ve yakınlarınızın hayatını tehlikeye atmayın. Sorun sadece harcanan paranın miktarı, bütçemize verdiği zarar değil; Allah’a karşı olan görevlerimizi yerine getirip, getiremediğimizdir.

    Aziz Müminler,
    Hiç mutlulukla keder, sağlıkla hastalık, aydınlıkla karanlık, iyi ile kötü bir olur mu? Sağlığımızı, mutluluğumuzu, aydınlık geleceğimizi, ailemizi heba etmeyelim. Helal dairesi geniştir. Dinin emirlerini yerine getirenler mutludur. Zararlı her türlü davranışlarımızı bugünden tezi yok terk edelim. Hayatımızda yeni, tertemiz bir sayfa açalım.
    Bismillahirrahmanirrahim
    2.222. ‘Allah tevbe edenleri sever.’
    Sadakallah!
    En iyi tevbe kötü alışkanlıkları terk etmektir. Haramlardan helallere hicret etmektir. Yasakları bırakıp itaate dönmektir. Peygamber Efendimiz (sav)
    ‘Gerçek muhacir Allah’ın yasaklarını terk edendir.’
    Buhari, İman 4
    buyurmuştur. Müslüman, Allah’a söz veren insandır. Müttaki ve muhsin, ise bu sözü yerine getirendir. İman bir mum ise ibadet onu koruyan fanustur. Günahlar da o fanustaki deliklerdir. Hafif bir rüzgar, mumun ateşini söndürebilir. O zaman Allah muhafaza karanlıklarda kalırız. Allah kalbimizdeki imanı söndürmesin, bizleri kendi yolundan ayırmasın.

    Harun KÜÇÜK
    Rehburg-Loccum Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman Hayirli olsun!

  7. #67
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Düğün ve Geleneklerimiz

    Selam

    وَأَنكِحُوا الْأَيَامَى مِنكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِن يَكُونُوا فُقَرَاء يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ

    Aziz Cemaat!
    Toplumları toplum yapan özelliklerden biri de örf ve adetlerimizdir. Evlilik öncesi yaptığımız düğünlerimiz ve o düğünlerdeki geleneklerimiz de bunlardan biridir.

    Nikâh ve düğünlerle, mukaddes aile yuvasının kurulmasına bilfiil başlanmış olur. O mukaddes yuvayı oluşturanlar geçici menfaatler için bir araya gelmezler. Tam aksine neşe ve hüzünde bir olmak, ölünceye kadar aynı yastığa baş koymak ve ailenin gülleri mesabesinde evlatlara sahip olmak için o yuvayı oluştururlar. Kurulan yuvanın temelleri ne kadar sağlam olursa yuva da o kadar uzun ömürlü olur.

    Değerli Kardeşlerim!
    Yüce Rabbimiz Nur Suresi 32. ayette, içimizden bekar olanların evlendirilmesini tavsiye etmekte, bekar olanların yoksul olması halinde Allah’ın onları lütfuyla zenginleştireceği müjdesini vermektedir. Ayrıca “Allah ev yapana ve düğün edene yardım eder.” diyen atalarımız, evlatlarını evlendirenlere, düğün masrafları konusunda Allah’ın çeşitli imkânlar bahşedeceğini ifade etmektedirler.

    Kıymetli Müminler!
    Aileler, düğün ve nikâh esnasında birbirlerine azami ölçüde yardımcı olmalıdırlar. Küçük şeyler için karşı tarafı sıkıntıya sokmak, daha sonra hiç yüz yüze gelmeyecekmiş gibi aşırı isteklerde bulunarak dünür olduğu aileyi darda bırakmak hiç de doğru değildir. Çünkü peygamber efendimiz;
    “Nikâhın hayırlısı kolay olandır.”
    Ebu Davud, “Nikah",31
    buyurmak suretiyle aile yuvasının kurulmasında kolaylığı teşvik etmiştir.

    Aziz Kardeşlerim!
    “Ahlaki bozulmanın günümüzde karşılaşılan şekillerinden biri de nikâhsız beraber yaşama veya geçici nikâh diye tabir edilen uygulamalardır. Şu husus asla unutulmamalıdır ki, İslam dini, evliliğin devamlı olmak üzere kurulmasını öngörmüş, nikâh akdinin sıhhati için bunu şart koşmuştur. Yeni bir aile, ancak dinen ve hukuken geçerli bir nikâhla kurulur. Çeşitli mazeretler ileri sürerek geçici veya belli bir zaman için kıyılan nikâhlar dinimizce geçerli değildir.

    Muhterem Müslümanlar!
    Evlilik, insanın sağlıklı ve düzenli bir hayata sahip olmasını sağlar. Dolayısıyla kurulacak yuvalar gereksiz masraflarla zorlaştırılmamalı, israf boyutuna varan düğünlerden kaçınılmalıdır.

    Düğünler, yeni bir yuva kurmanın sevinç ve mutluluğunun yakın akraba ve komşularla paylaşılmasıdır. Mutlu bir hayatın başlangıcı olan düğünlerimiz, Yüce Allah’ın rızasına uygun olmalıdır.

    Peygamberimiz(s.a.s.) de
    "düğünlerin neşe ve coşku içerisinde yapılmasını uygun görmüş, israfsız ve sade düğünler yapılmasını tavsiye etmiştir.”


    Öyleyse, düğün ve sünnet cemiyetlerinde ölçülü olmaya, kimseyi incitmemeye ve Allah’ın rızasını gözetmeye özen gösterelim.

    Hutbemi, bir hadisi şerif mealiyle bitiriyorum:
    “Size, dinî, ahlâkî yaşantısı hoşunuza giden kimseler geldiğinde, onları evlendirin. Aksi takdirde yeryüzünde kargaşa ve büyük bir ahlâkî bozukluk olur.”
    Tirmizi, Nikah, 3

    Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman Hayirli olsun!

  8. #68
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ahiret İnancının Kazanımları

    Selam!



    Muhterem Müslümanlar!
    Ölümü de hayatı da yaratan Yüce Allah’tır. Her canlı ölümü tadacaktır. Ölüm asla bir son ve yok oluş değil; aksine bütün canlılar için bir gerçekliktir. Ölüm, insan için geçici dünya hayatının sonu ve ebedi olan ahiret hayatının başlangıcıdır. Mümin olmanın şartlarından birisi de, ahiret hayatının varlığını kabul etmek ve öldükten sonra hesap vereceğine inanmaktır. Ahiret, herkesin dünyada yaptıklarının karşılığını göreceği, inananlar için esenlik yurdu, inkârcılar için ise pişmanlık ve azap yeridir.

    Değerli Müminler!
    Bildiğiniz gibi Müslüman, dünyanın geçici menfaatlerine aldanmayan ve bu dünyayı ahireti kazanma yeri olarak görüp ona göre yaşayan kimseye denir. O inanır ve bilir ki, ahiret hayatı daha değerli ve kalıcıdır. Kalıcı olanı geçici olana tercih etmesi ise, sahip olduğu aklın gereğidir. O, bu konuda:
    Bismillahirrahmanirrahim
    6.32. ”Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttaki olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?”
    Sadakallah!
    çağrısına kulak vermiştir.

    Muhterem Müminler!
    Toplumların huzur ve güvenine katkı sağlayıp onları ayakta tutan, sahip oldukları doğru inanç kurallarıdır. Bu yönüyle dinimiz, sağlam inanç kuralları üzerine oturmuş yegâne dindir. Dinimizde dünya ve ahiret dengesi en mükemmel şekliyle korunmuş, dünya ahretin kazanç yeri sayılmıştır. Bu sebeple bizler, yaptığımız hiçbir iş ve attığımız hiçbir adımın boşuna olmadığına inanırız. Bizler her ne kadar Allah’ı görmesekte onun bizi gördüğüne inanarak, ona göre yaşar ve hayatımızı ona göre tanzim ederiz.

    Kardeşlerim!
    Ahirete inanan insan, ailesine, dostlarına, komşularına, yaşadığı topluma karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getiren ve kimseye haksızlık etmeyen insandır.

    Ahirete inanan insan, hırsızlık, yalan, iftira, gıybet gibi müslümana yakışmayan davranışlardan uzak olan; adaletli, doğru sözlü, iyilik yapmayı amaç edinmiş sevgi ve saygı insanıdır.

    Ahirete inanan insan, sabır dolu, hayırda yarışan, amacı ahireti kazanmak olan, daima iyi davranışlar sergileyen, günahlardan uzak duran insandır. Kendisi ve içinde yaşadığı topluma zarar verecek her türlü kötü alışkanlıktan uzak duran insandır. Diğer taraftan o yaptığı zerre kadar iyiliğin mükâfatını, zerre kadarı da kötülüğün cezasını çekeceğine inanır.

    Değerli Kardeşlerim!
    Dünyanın alabildiğine süslü ahirette huzura götüren amellerin ise alabildiğine zorlaştığı bir zamanda yaşıyoruz. İşte böyle zamanlarda iyi insan olmak, faydalı işler yapmak, kötülüklerden uzak kalarak ahiret hazırlığı yapmak ve dahası hayır ehli olmak ve kalmak alabildiğine zordur. Her birimiz böyle zamanlarda farklı amellerle sınanmakta ve imtihana tabi tutulmaktayız. Ebedi aldananlardan olmamak için bu dünyanın geçici olduğunu, gerçek yurdun ahiret yurdu olduğunu asla unutmayalım. Ölümün bize her şeyden daha yakın olduğu bilinci ile yaşayalım. Dinimizin emirlerine uyalım, kötülüklerden uzak duralım. Kimsenin hakkına tecavüz etmeyelim. Dünyamızı iyi değerlendirerek ahireti kazanmanın gayreti içerisinde olalım.

    Sözlerimi bir ayet mealiyle tamamlıyorum:
    Bismillahirrahmanirrahim
    16.30. “Kötülüklerden sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiğinde, hayır indirdi derler. Bu dünyada güzel davrananlara güzel mükâfat vardır. Ve elbette takva sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir.”
    Sadakallah!

    Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman Hayirli olsun!

  9. #69
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    İslam Sevgi ve Barış Dinidir

    Selam!


    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ
    تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    Değerli Kardeşlerim,
    Yüce Rabbimizin, insanlığın kurtuluşu ve barışı için sunduğu İslâmın anlamı: barış, esenlik, sevgi ve selam vermek demektir.

    Yüce Rabbimizin bir adı da 'Selâm'dır. O, barış ve esenlik kaynağıdır. O'na teslim olan müslüman ise, barış ve esenlik kaynağına bağlanan, kendi iç dünyasında huzur ve sükuna kavuşan, sonra da bu huzuru ve sükunu dış dünyasına taşıma gayretinde olan kimse demektir.

    Bakara Suresi'nin 208. ayetinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
    Bismillâhir rahmânir rahîm.
    2.208."Ey iman edenler, hepiniz topluca barışa, huzura İslam'a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır."
    Sadakallah!
    Efendimiz ise, Müslümanı tarif ederken
    “Müslüman, elinden ve dilinden insanların emniyette olduğu kimsedir.”

    Tirmizi, Iman 12

    İslâm'da barış asıldır. Savaş ise istisnai en son çaredir. Müslüman, savaşta bile muharip olmayan kadın, çocuk, din adamlarına, ihtiyarlara, mabet ve ağaçlara dokunamaz. Yine dinimize göre masum bir kişinin öldürülmesi bütün insanlığın öldürülmesi kadar büyük bir cinayettir.

    Değerli Cemaatim,
    Efendimiz (sav), Taif yolculuğunda kendisine fiziksel şiddet uygulayanlara bile sevgi ile muamele etmiştir. Asla beddua etmemiş, intikam peşine düşmemiştir. Etrafındaki tüm insanlara ve canlılara merhametini göstermiştir. Susuzluktan ölmek üzere olan bir hayvana su verenin cenneti kazandığını,yine bir hayvana zulmedip öldürenin ise ateşle cezalandırılacağını bizlere haber vermiştir.

    Bütün aleme merhamet penceresinden bakan O kutlu Nebi, kız çocuklarını diri diri toprağa gömen, kız çocuğu sahibi olmayı utanç sayan 8, basit şeylerden birbirlerinin boğazına sarılan bir toplumu tek Allah´a inanan, paylaşan, birbirlerini Allah için seven bir topluma dönüştürmüştür.

    Aziz Kardeşlerim,
    Bugün İslam Coğrafyası olarak bu tablodan ve bu esaslardan ne kadar uzağız. Sevginin ve merhametin yerine nefretin, şiddetin ve acımasızlığın hakim olduğu, barışın ve huzurun yerine savaşın, kanın ve göz yaşının hüküm sürdüğü bir İslam Coğrafyası yüreklerimizi yakıyor ve dağlıyor.

    Aslında aradığımız sevgi, huzur ve barış uzaklarda değil, yanıbaşımızda elimizin altında. Kur´an ve Sünnetle aramıza başta nefsimiz, şeytan, hırsımız, menfaatlerimiz ve daha bir çok şey girmiş. Bizleri, İslamın o eşsiz güzelliklerinden ve özelliklerinden kısaca İslamın özünden uzaklaştırmış.

    Sevgili Kardeşlerim,
    Hutbemizi sevginin, merhametin ve barışın abidesi Allah Rasülünün bize hayat verecek, ilahi tavsiyeleriyle bitirelim:

    "Allah'a yemin ederim ki, imân etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe imân etmiş olmazsınız! Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yaygınlaştırın!"
    Müslim, İmân 93

    "Sizden biri, kendi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek imana eremez."
    Buhârî, İman 6

    Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahmân'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır.
    Tirmizi, Birr 16

    Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin. Allah'tan afiyet (esenlik ve barış) dileyin.
    Müslim, Cihâd, 2
    Yüce Rabbim, tüm insanlığa ve özellikle de İslam alemine sevgi, merhamet ve barışı egemen kılsın.


    Oğuz AKDEMİR
    Göttingen DİTİB Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman Hayirli olsun!

  10. #70
    - Çevrimiçi
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.711
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Kurban İbadeti ve Vekaleten Kurban Kesmenin Önemi

    Selam!



    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    22.34."Her ümmet için,
    Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye
    kurban kesmeyi meşru kıldık.
    İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır.
    Şu halde yalnız ona teslim olun.
    Alçak gönüllüleri müjdele!"
    Sadakallah!

    Muhterem Müslümanlar!

    Allah'a yaklaşma ve yakınlaştıran şey anlamına gelen Kurban; Allah rızasını kazanmak amacı ve ibadet maksadıyla belirli bir zamanda, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun kesmektir. Dinimiz İslam, insanı yaratıcısına yakınlaştırmak, Allah ile kulu arasındaki bağı sağlamlaştırmak ve benzeri maksatlarla çeşitli ibadetleri meşru kılmıştır ki; kurban ibadeti bunlardan birisidir. İşte insanlık tarihi boyunca devam ede gelen bu kurban kesme uygulaması, maksat ve şekil bakımından farklılık arz etmekle birlikte bütün dinlerde mevcuttur ve maksat Allah'a ibadet etmektir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır:

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    22.34."Her ümmet için,
    Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye
    kurban kesmeyi meşru kıldık.
    İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır.
    Şu halde yalnız ona teslim olun.
    Alçak gönüllüleri müjdele!"

    Sadakallah!

    Muhterem Müminler!

    Kurban kesmenin hem fert hem de toplum açısından pek çok fayda ve önemi vardır. Yüce Allah birçok canlı ve cansız varlığı insanların hizmetine vermiştir. Kurbanlık hayvanlar da, bu cümledendir. Öyle ise, bir müslüman kurban kesmekle, Allah'ın vermiş olduğu nimetlere fiili bir şükürde bulunmuş olur.

    Allah için kurban kesmek, bir ibadet olduğu kadar, yardımlaşma ve dayanışma vesilesidir. Çünkü kurbanın etinden komşular, akrabalar, fakirler ve muhtaçlar da yararlanır. Bu sayede kurban kesenle kesemeyen arasında yakınlaşma, karşılıklı saygı ve sevgi meydana gelir.

    Dinimiz İslam, fertler arasında kardeşlik bağının korunmasını ve güçlenmiş olarak devam etmesini istemektedir. Öyleyse kurban kesmek, Allah'ın (c.c) rızasına ermenin ve bu kardeşlik bağının güçlenmesi için önemli bir yoldur.

    Kur'an-ı Kerim'de:

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    22.36. "Onların etlerinden siz de yiyiniz, yoksula, fakire de yediriniz."
    Sadakallah!

    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
    22.37."Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz.
    Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır.
    Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız.
    İyilik edenleri müjdele."

    Sadakallah!

    bu konunun önemine vurgu yapılmıştır. Kurban kesmekle dinimizin emrine uyulmakta, sağlıklı, değerli ve önemli bir mal Allah yolunda feda edilmekte; böylece insanlar, Allahın emrine uyma ve cömert olma alışkanlığı kazanmaktadır. Kurban, müminin gerektiğinde ve yeri geldiğinde Allah yolunda canı da dahil bütün varlığını feda etmeye hazır olduğunun sembolik göstergesidir.

    Kıymetli Mü’minler!

    Kurban ibadetiyle akıllı, buluğa ermiş, mukim ve dinen zengin sayılan müslümanlar yükümlüdürler.

    Koyun, keçi, sığır, manda ve deve dinen kurban olarak kesilmesi kabul edilen hayvan türleridir. Bunların erkek ya da dişi olmaları arasında fark yoktur. Koyun ve keçi sadece bir kişi için, sığır ve manda ise yedi kişiyi geçmemek üzere ortaklaşa kesilebilir. Kurban olmaya bir engel ve kusurun olmaması şartıyla sığır ve manda cinsinden hayvanlar iki yaşını doldurduktan sonra, koyun ve keçi cinsinde olan hayvanlar ise bir yaşını doldurduktan sonra kurban olarak kesilebilir. Kurban kesme günleri ise, bayram namazı kılınan yerlerde namazdan sonra olmak üzere bayramın ilk üç günüdür.

    Değerli Kardeşlerim!

    Bizler içinde bulunduğumuz nimetler gereği kurban bayramı günlerinde de et alabiliyor ve sofralarımızda her türlü hayvan eti bulundurabiliyoruz. Ancak dünyada öyle insanlar varki yıllarca eti bırakın ekmek yüzü görmemiş, karnını hiç bir zaman tam doyuramamış ve bir lokma ekmek için türlü türlü sıkıntılar yaşayan kardeşlerimiz var. İşte DİTİB ve Diyanet teşkilatımız her yıl "Vekaletle Kurban" kampanyaları yaparak şuurlu müslümanlardan aldığı kurbanları bu kardeşlerimize ulaştırmaktadır. Sizler de bu kampanyaya katılarak bu aç insanların elinden tutarak hem Allahın emrini yerine getirir hemde insanlık görevinizi yapmış olursunuz.

    Allah fakir, muhtaç ve zor durumdaki insanlara bizzat keseceğiniz veya vekaletle ulaştıracağınız kurbanlarınızı şimdiden kabul eylesin, bayrama sağlık ve huzur içinde ulaşmayı da hepimize nasip eylesin.

    M. Cemal YILMAZ
    Wiesloch DİTİB Kanuni Sultan Süleyman Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman Hayirli olsun!

Benzer Konular

  1. Bu Gun CUMA!!!
    mopsy Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 92
    Son mesaj: 08-12-2016, 11:13 PM
  2. Cuma hutbesı
    mopsy Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 140
    Son mesaj: 18-01-2013, 06:26 PM
  3. Cuma'nin Hit'i
    mopsy Tarafından Destekliyoruz, Alkışlıyoruz Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-09-2011, 02:59 PM
  4. ATATURK ve BALIKESİR HUTBESİ
    mopsy Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 04-10-2009, 02:00 PM
  5. Veda hutbesı/ılk evrensel beyanname
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 17-07-2009, 04:43 PM
Yukarı Çık