+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
17. Sayfa, Toplam 19 BirinciBirinci ... 71516171819 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 161 ile 170 Toplam: 186

Cuma hutbesı-2

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Dokümanlar Forumunda Bulunan Cuma hutbesı-2 Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Selam! Muhterem Müslümanlar Ramazan ayının rahmet, bereket, huzur, mağfiret ve duygu yüklü havasını teneffüs etmekteyiz. Ramazan ayı, hikmet dolu sahurlarıyla,

  1. #161
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ben Oruçluyum

    Selam!

    Muhterem Müslümanlar
    Ramazan ayının rahmet, bereket, huzur, mağfiret ve duygu yüklü havasını teneffüs etmekteyiz. Ramazan ayı, hikmet dolu sahurlarıyla, şükür ve paylaşımın zirveye ulaştığı iftar sofralarıyla, ibadetin coşkuya dönüştüğü teravihleriyle hayatımıza ayrı bir güzellik katmaktadır. Bunların içinde orucun, şüphesiz ayrı bir yeri vardır.
    Oruç, insanı gayri meşru istek ve arzularına esir olmaktan koruyan bir kalkandır. Hutbemin başında okuduğum;
    Bismillahirrahmanirrahim
    2.183.“Ey iman edenler! Kötülüklerden sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı”
    Sadakallah!

    ayetiyle, hem orucun farz kılınmış bir ibadet olduğuna hem de onunla gerçekleştirilmek istenen hedefe işaret edilmektedir ki bu da kötülük ve günahlardan uzak durmaktır.

    Değerli Mü’minler
    Oruç, ahlâkımızı güzelleştirir. Oruç, bize daima Allah'ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.s),
    "Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu bir günde kötü söz söylemesin, münakaşa etmesin. O'na birisi sataşır veya kötü söz söylerse "Ben oruçluyum" desin”
    Buhari, Savm 2
    buyurmaktadır.

    Oruç, merhamet ve yardım duygularını geliştirir. Oruç tutan kişi açlığın ne olduğunu bilir ve yoksulların sıkıntılarını yüreğinde daha iyi hisseder ve ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatır.

    Oruç, insana sabırlı olmayı öğretir. Oruç tutmakla, belirli bir zaman yeme, içme arzusuna karşı koyan insan, hayatta karşısına çıkabilecek güçlüklere de kolaylıkla sabreder, acılara ve sıkıntılara dayanır, iradesi güç kazanır.

    Oruç, insana verilen nimetlere şükretmeyi öğretir. İnsan elinde olan nimetlerin kadrini kıymetini ancak kaybedince, elinden çıkınca anlar. Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insan, bu nimetlerin değerini anlar ve sahip olduklarına şükreder.
    Oruç, insanı kötülüklerden uzaklaştırır. Oruç tutmak yalan ve dedikodu gibi kötü huyları da terk etmeyi gerektirir. Aksi halde kulun oruçtan alacağı manevi bir kazanç olmayacağını Efendimizin şu hadisinden öğrenmekteyiz;
    “Oruçlu kimse, yalan sözü ve yalanla amel etmeyi terk etmezse, onun yemesini içmesini terk etmesine, Allah'ın ihtiyacı yoktur.”
    Buhari, Savm 8

    Değerli Kardeşlerim
    Tuttuğumuz oruçların karşılığını tam olarak alabilmek için dilimizi yalandan, elimizi haramdan, midemizi haram lokmadan, gözlerimizi harama bakmaktan, kulaklarımızı yalan ve dedikodu dinlemekten, ayaklarımızı kötü işler peşinde koşmaktan uzak tutmalıyız. Aksi halde orucumuzdan sadece geriye açlık ve susuzluk kalacaktır.

    Hutbemi Sevgili Peygamber efendimizin bir müjdesi ile bitirmek istiyorum;
    “Kim inanarak ve sevabını sadece Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.”
    Buhârî, Savm 6
    Rabbim hepimize tuttuğumuz oruçlarımız sebebiyle affedilen kullarından olmayı nasip eylesin.

    Salim ÜZÜLMEZ
    Lahr DİTİB Ulu Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  2. #162
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Kur’an İle Buluşmak

    Selam!

    Muhterem Mü’minler!
    Okumuş olduğum ayeti kerimede Yüce Allah şöyle buyuruyor:
    Bismillahirrahmanirrahim
    35.29.“Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve
    kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfedenler,
    asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler."

    Sadakallah!

    Kalbe şifa ve sıkıntılara deva olan Kur’an-ı Kerim,
    yaradılışımızın gayesini açıklayan hikmetli bir kitaptır.
    Kur’an kulluğun, kurtuluşun ve ebedi mutluluğun anahtarıdır.
    Bu nedenle; Kur’an’ı öğrenmek, okumak, anlamak ve yaşamak,
    gayretimiz; onun müjdelerine nail olmak ise gayemiz olmalıdır.

    Değerli Kardeşlerim!
    Oruç ayı olan Ramazan, aynı zamanda ‘Kur’an Ayı’dır.
    Çünkü Allah’ın insanlığa son mesaj olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim,
    Hz. Peygamber’e bu ayda inmeye başlamıştır.
    Peygamberimiz (s.a.s) ve ashabı, Kur'an'ı en çok bu ayda okur,
    cömertliği en çok bu ayda gösterir ve ibadeti en çok bu ayda yaparlardı.
    Bu nedenle; Ramazan, Kur'an'la bütünleşme ayı olmalıdır.
    Kur'an sadece elimizde ve dilimizde değil, yüreğimizde,
    aklımızda, hepsinden önemlisi de hayatımızda olmalıdır.

    Aziz Mü’minler!
    Camilerimizde Kur’an tilavetlerine katılarak mukabele geleneğini sürdürelim.
    Şayet okumayı bilmiyorsak dinleyelim.
    Ayrıca manasını da okuyarak anlamaya çalışalım.
    Kur’an ayında Kur’an’la iç içe olalım. Bizler bu Ramazan ayında
    camilerimizi olduğu gibi evlerimizi de Kur'an tilavetiyle ihya edelim.

    Ramazan ayını şereflendiren, Kadir Gecesini mübarek kılan,
    kalbimizin gafletten uyanmasını sağlayan, bize doğru yolu gösteren,
    Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeli ve yaşamalıyız.
    Emir ve yasaklarını, öğüt ve tavsiyelerini doğru ve
    ihlaslı bir şekilde yerine getirmeliyiz.
    Ancak o zaman Kur’an’a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.
    Kur’an’dan uzak kalmanın harap olmuş bir ev gibi,
    bizi manevi hayattan uzaklaştıracağını unutmayalım.

    Aziz Kardeşlerim!
    Hayat rehberimiz olan Kur’an’ı, evlatlarımızın eğitim sürecinde asla göz ardı etmeyelim.
    Bunun için; çocuklarımızı Almanya’da cami ve derneklerimizde açılan Kur’an-ı Kerim
    ve Temel Dini Bilgiler Kurslarına gönderelim.

    Çocuklarımızı ilk emri “Oku” olan Yüce Kitabımız Kur’an ile buluşturalım.
    O halde tüm ailemizle birlikte, Ramazan-ı Şerifi büyük bir ganimet ve
    fırsat bilerek, Kur’an’la kurduğumuz bağı bir daha koparmamak üzere,
    Yüce Kitabımızla buluşma fırsatına dönüştürelim.
    Sözümüz, kararlarımız ve ölçümüzde rehberimiz hep Kur’an olsun.
    Hutbemi Sevgili Peygamberimiz ’in (s.a.s) bir hadisi ile bitirmek istiyorum;
    “Sizin en hayırlınız, Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir.”
    Buhari, Fedailu’l -Kur’an 21


    Emin ŞAHİN
    Radolfzell DİTİB Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  3. #163
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Cuma hutbesı-2

    Selam!

    Değerli Müminler!
    Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimin pek çok ayetinde namazla birlikte anılan ve İslamın beş temel esasından biri olan zekât ibadetimiz açısından da önemli bir zaman diliminde bulunuyoruz. Müminler, içinde bulunduğumuz bu mübarek ayın feyiz ve bereketinden daha fazla istifade edebilmek maksadıyla zekâtlarını özellikle bu ay içerisinde vermeye çalışırlar. Bu yönüyle Ramazan bir oruç ve Kuran ayı olduğu kadar, zekât ve fitrelerle sosyal dayanışma ve kaynaşmanın en güzel örneklerinin yaşandığı bir aydır.

    Değerli Kardeşlerim!
    Zekât ve fitre Müslümanlığın alâmeti ve kalpteki imanın aynasıdır. Kelime anlamı itibariyle temizlenme anlamına gelen zekât, malı haramdan arındırdığı kadar insanı ve toplumu bencillik, cimrilik ve mala aşırı düşkünlük gibi kişilik zafiyetlerinden de kurtarır.
    Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s),
    Allah zekâtı, geride kalan mallarınızı temizlemek için farz kıldı
    Ebu Davud, Zekât 32
    Suyun ateşi söndürdüğü gibi sadaka da günahları temizler
    Tirmizi, İman 8
    buyurarak zekât, fitre ve sadakanın maddi ve manevi temizliğe vesile olduğuna dikkat çekmektedir.

    Kişi zekat ve fitresini vererek farz olan ibadeti yerine getirmenin sevincini yaşarken, aynı zamanda Allahın kendisine lütfettiği kazancın şükrünü de eda etmiş; böylece hem Hakkın rızasını hem de halkın sevgisini kazanmış olur.

    Aziz Kardeşlerim!
    Mali bir ibadet olan zekât ve fitrenin, muhatabı incitmeden, insan onuruna yakışır şekilde verilmesi gerekir. Gösteriş amacıyla, fakirin onurunu zedeleyecek şekilde yapılan yardımlardan sevap elde edilemeyeceği, hatta bunun büyük bir vebal olacağı iyi bilinmelidir.

    Değerli Kardeşlerim!
    Zekat ve fitrelerin kimlere verilebileceği hususu, Kuran-ı Kerim tarafından çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle, fitre ve zekâtlarımızın gerek şahsen gerekse bir organizasyon çerçevesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına çok dikkat edilmelidir. Bu bağlamda, her yıl olduğu gibi, bu yıl da, DİTİB ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliği ile giderek uluslararası bir iyilik hareketine dönüşen zekât ve fitre organizasyonumuza samimi desteklerinizi esirgememenizi bekliyoruz. Bilindiği gibi, Uluslararası İlahiyat Programı çerçevesinde Türkiyenin en seçkin ilahiyat fakültelerinde okutulan bini aşkın evladımız fitre ve zekât fonlarıyla desteklenmektedir. Bunun dışında başta Ortaasya Türk cumhuriyetleri, Balkanlar ve Afrika ülkeleri olmak üzere dünyanın dört bir tarafındaki 5 bini aşkın öğrencimiz eğitimlerini yine sizlerin sağladığı bu imkânlarla sürdürebilmektedir.

    Bu iyilik hareketi ile fitre ve zekâtlarınız kimi zaman geleceğimizin mirasçıları olan öğrencilerimiz için bir eğitim desteği, kimi zaman dünyanın mazlum, mağdur, yoksul ve kimsesizleri için bir hayat dokunuşu, kimi zaman da vatanından ayrılmak zorunda kalarak yollara düşmüş ve mülteci olarak mahallelerimize sığınmış kardeşlerimiz için bir umut ışığı olmaktadır.

    Konuyla ilgili daha detaylı bilgiyi size en yakın dernek yöneticilerimiz ve din görevlilerimizden alabileceğinizi hatırlatır, bütün tâât ve ibadetlerimizin Yüce Rabbimizin rızasına muvafık olmasını niyaz eder, cumanızı tebrik ederim.

    Osman Sarıkaya
    Karlsruhe - Wiesloch Kanuni Sultan Süleyman Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  4. #164
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Kadir Gecesi

    Selam!

    Kardeşlerim!
    Bir yandan, rahmet, mağfiret ve arınma iklimi Ramazan-ı Şerif’in son günlerine yaklaşmanın üzüntüsü içinde iken, diğer yandan da bu gece mübarek Kadir gecesini idrak edecek olmanın sevinç ve mutluluğunu yaşıyoruz.

    Kıymetli Mü’minler!
    Kadir Gecesi’nin kıymeti, insanlığın ufkunda bir güneş gibi doğan Yüce Kitabımız’ın bu gecede indirilmeye başlanmasından gelmektedir. O, eşsiz ilke ve mesajları ile hüzünlü ve bîtap gönüller için neşe kaynağı olmuş, O’na inananlar, O’nun rahmet ve şifası ile huzur bulmuştur.
    Yüce Rabbimiz, Kadir Sûresi’nde bu gerçeği bize şöyle bildirmektedir:

    Bismillahirrahmanirrahim
    97.1-5.“Şüphesiz, biz Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”
    Sadakallah!

    Aziz Kardeşlerim!
    Kadir gecesi, dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin terkedilip sevgi ve kardeşliğin hâkim kılınması gereken gecedir. Bu gece, rengi, ırkı, dili, mezhebi ne olursa olsun açlık, susuzluk, darlık ve zulümle mücadele eden kardeşlerimizin dertleriyle hemdert olmamız gereken gecedir. Bu gece paylaşma, yücelme ve ilâhî rızaya ulaşma gecesidir.

    Bu gecede bize düşen, Rabbimizin sonsuz kudreti karşısında acizliğimizi; ebediliği karşısında faniliğimizi itiraf ederek pişmanlık ve gözyaşlarıyla rahmet-i Rahmân’a sığınmaktır.
    Rabbimizin bu gece kendisine gönülden açılan elleri geri çevirmeyeceğini Efendimiz (s.a.s) şu şekilde haber vermektedir:

    “İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolunur."
    Buhârî, Savm, 6

    Aziz Mü’minler!
    Kadir Gecesi’ni ihya etmek, her şeyden önce Kur’an-ı Kerim’in kadrini, kıymetini bilmekten geçer. O halde, Ramazan-ı Şerif ayını kalan günlerini de Kadir gecesi gibi değerlendirmeye ve gönüllerimizi Yüce Kitabımız’ın diriltici iklimi ile buluşturmaya gayret edelim. Şu kısacık ömrümüzdeki sayılı nefeslerimizi, sahip olduğumuz bütün nimetleri Yüce Rabbimizin rızası doğrultusunda tüketelim. Böyle mübarek gün ve gecelerin, hayatımızı gözden geçirmemiz ve kendimizle yüzleşmemiz için bir fırsat olduğunu unutmayalım. Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı şu günlerde Efendimiz (s.a.s)’in tavsiye ettiği şu dua ile Rabbimiz’in af ve mağfiretini dileyelim.

    “Allahım! Sen affedicisin. Affetmeyi seversin. Bizi de affet!”
    Tirmizî, Daavât, 84

    Kıymetli Mü’minler!
    Mübarek Ramazan ayının son günlerinde, 28 Haziran 2016 Salı günü bir iftar vakti İstanbul’da her türlü dini ve manevi değerden yoksun, gözü dönmüş teröristler tarafından gerçekleştirilen terör saldırısında çok sayıda masum insan hayatını kaybetmiş, pek çok insan da yaralanmıştır. Saldırıda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Bu akşam idrak edecek olduğumuz Kadir gecesinde, Almanya’da faaliyet gösteren bütün DİTİB Camilerinde, şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim okunacak ve dua edilecektir.

    Bu mübarek gece vesilesiyle Yüce Rabbimizden, ülkemizi ve bütün dünyayı her türlü terör ve anarşiden muhafaza etmesini niyaz ediyoruz.

    Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Kadir gecen ve
    Cuman mubarek olsun!

  5. #165
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ramazan Kazanımlarını Devam Ettirmek ve Şevval Orucu

    Selam!

    Kardeşlerim!
    Bundan bir ay önce hep birlikte Ramazan mektebine kayıt yaptırdık. Bir ay boyunca bu okulda hep birlikte çok güzel bir eğitim aldık. Bu mektebin huzur ve bereket dolu sahurlarını, bizleri yücelten sevinç dolu iftarlarını doyasıya yaşadık. Sadece bedenlerimizi değil, gönüllerimizi rahatlatan teravihlere her akşam ayrı bir heyecanla koştuk. Ramazan boyunca okunan mukabelelerle Kur’an aşkımızı pekiştirdik. Fitre, zekât ve sadakalarımızla kazancımızı, zihnimizi, kalbimizi, dilimizi arındırdık.

    Aziz Müminler!
    Ramazan mektebinde bir irade eğitiminden geçtik. Bu mektep, kötü alışkanlıkları terk edip güzel hasletler kazanmak için bir fırsat sundu bizlere. Türlü nedenlerle kirlenen zihinlerimiz bu mektepte yeniden arındı. Türlü arzular peşinde koşan nefislerimiz yeniden duruldu. Türlü meşgalelerle yorulan gönüllerimiz bu mektepte tekrar huzur buldu.
    Ramazan mektebi, bir korunak oldu hepimize. Kavgalara, kötü sözlere, kötü bakışlara, günah ve isyanlara iç âlemimizi kapattık.

    Kardeşlerim!
    Ramazan mektebi, bizler için bir sabır ve şükür eğitimine dönüştü. En uzun günlerde tuttuğumuz oruçlarımızla, sabrı öğrendik. Yeryüzünde açlık ve susuzluk çeken milyonların acısını, çilesini bir ay boyunca yüreğimizin derinliklerinde hissettik. Hissettikçe de elimizdeki nimetlere şükrettik.
    Paylaşmayı, mutluluğun paylaştıkça çoğalacağını öğretti bizlere Ramazan mektebi. Birlik ve beraberliğin en nadide örneklerini gösterdi. İftar sofralarında hiç tanımadığımız kardeşlerimizle bir araya geldik, sevinçlerimize ortak olduk.
    “Sevdiğiniz şeylerden Allah için vermedikçe iyiliğe erişemezsiniz.”
    Buhâri, Edeb, 33.
    ayetinin anlamını daha iyi kavradık. “Vakit iyilik vaktidir” diyerek etrafımızdaki yetim ve kimsesizlere, ihtiyaç sahiplerine ve mültecilere gönüllerimizi ve sofralarımızı açtık. Kutlu Nebi’nin
    “Her iyilik bir sadakadır.”
    Tirmizi, Sıyam, 53.
    müjdesi ile iyilik peşinde koşup ahiret yurduna hazırlık yaptık.

    Kıymetli Kardeşlerim!

    Ramazan mektebi, son günlerinde ömre bedel olan Kadir Gecesini hediye etti bizlere. Meleklerin esenlik, barış ve huzur mesajlarıyla üzerimize indiği Kadir Gecesinde bizler de namazlarımız, salat ve selamlarımız, zikir ve niyazlarımızla Rabbimiz katında kadrimizi artırmaya çalıştık.
    Bütün bu güzelliklerle bizleri süsleyen Ramazan mektebi, nihayet bayramı bize takdim etti. Bir aylık eğitimin sonunda Rabbimizin bize olan bu büyük lütuf ve ikramına mazhar olduk.

    Aziz Kardeşlerim!
    Gönül dünyamızı yetim bırakarak bizlere veda eden Ramazan bizlere çok şeyler kazandırdı. Şimdi bu kazanımları Rıza-i İlahiye kavuşmak için tüm seneye yayma zamanı… Gelin, Ramazanın bize bıraktığı mirasa sahip çıkalım. Bütün seneyi ve bundan sonraki tüm hayatımızı Ramazan gibi yaşayalım. Allah katında en makbul ibadetin az, fakat devamlı yapılan ibadet olduğunu unutmayalım. Yüce Allah’ın
    Bismillahirrahmanirrahim
    15.99. “Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et”
    Sadakallah!
    buyruğu daima rehberimiz olsun.
    Bu arada Şevval ayı orucunu da ihmal etmemeye çalışalım. Efendimiz’in ifadesiyle, Ramazan orucundan sonra tutulan altı günlük Şevval ayı orucunun bütün bir seneyi oruçlu geçirmiş olmak gibi büyük bir mükafatı olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

    Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  6. #166
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Müslümanın İş ve Ticaret Ahlakı

    Selam!

    Aziz Kardeşlerim!
    Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Mevlamız, Kerim Kitabında şöyle buyurmaktadır:
    Bismillahirrahmanirrahim
    53.39-41. “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.”
    Sadakallah

    Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), şöyle buyurmaktadır:
    “Çalışana ücretini, teri kurumadan önce veriniz.”
    İbn Mace, Rühûn, 4.

    Kardeşlerim!
    Dinimiz bize bir Müslümanın ticaret ve iş ahlakının nasıl olması gerektiğini öğretmektedir. Buna göre; dinimizin iş ve ticaret ahlakı doğruluk, dürüstlüktür; helal-haram duyarlılığıdır; işçi-işveren hakkına riayettir; alın terine saygıdır. Dinimize göre, kazanç için her yol mubah değildir.

    Kıymetli Kardeşlerim!
    Günümüzde üretim ve tüketim konusunda bir takım çarpıklıkların olduğu açıktır. Bir tarafta helal-haram düşünmeden konforun alabildiğine kuşattığı bir yaşam tarzı, diğer tarafta tek kaygısı evine ekmek parası götürmek olan insanlar..

    Bir tarafta, daha çok kazanma arzusunda olanlar; diğer tarafta hayatını devam ettirebilmek için rızkının peşinde koşanlar..
    Bir tarafta kolay yoldan zengin olmak isteyenler, diğer tarafta bir helal lokma uğruna alın teri dökenler..

    Evet, ne acıdır ki modern zamanlar, iş ve ticaret ahlakımızı da etkiledi. Dürüst, güvenilir, işinin ve işçinin hakkını verenlerin yanında sadece maddiyat ve kazanç odaklı düşünenlerin de sayısı arttı. Rahmet Elçisi’nin
    “Bizi aldatan bizden değildir”
    Tirmizi, Buyû’, 74.
    uyarısı, ticaretin de bir imtihan, mesleğin gereğini yapmanın da bir ibadet olduğunu unutanlarca dünyevi çıkarlara kurban edilir hale geldi.

    Kardeşlerim!
    Kişinin, kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürmesi, çoluk-çocuğunun nafakasını temin etmesi esastır. Bu maksatla Dinimizce helal ve meşrû yoldan kazanç temini için çalışmak, iş ve ticaret hayatının içinde bulunmak kutsal sayılmıştır.
    Buna mukabil, Allah rızasının, helal-haram çizgisinin gözetilmediği, haksızlık ve aldatma içeren her türlü kazanç ve ticaret de caiz görülmemiştir.

    Nitekim Efendimiz (s.a.s) böylelerinin ibretlik durumunu şöyle bir soruyla ortaya koymuştur:
    “Yediği haram, içtiği haram, giydiği haram bir kimsenin duasına Allah nasıl cevap versin?”
    Müslim, Zekât, 19

    Kardeşlerim!

    Mümin, her şeyden önce güvenilir kişi demektir. Öyleyse mümin, kazanırken de başkasının hakkını yememelidir.
    Mü’min, helal kazanç uğruna dürüstçe yaptığı her işin ibadet olduğu bilinciyle hareket etmelidir.

    Mümin, çoluk çocuğuna yedireceği haram bir lokmanın, kendi midesini kavuran bir ateş topu olacağını unutmamalıdır.
    Hutbemi Kur’an’ın hepimizce ölçü alınması gereken maişet ve kazanç kriterleri ile ilgili şu uyarıcı sözleriyle bitirmek istiyorum.
    Rabbimiz şöyle buyuruyor:
    Bismillahirrahmanirrahim
    83.1-5.“Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?”

    4.29.“Ey İman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret dışında mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin”
    Sadakallah!

    Hazırlayan: Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  7. #167
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Milletimiz İstikbaline Sahip Çıktı

    Selam!

    Değerli Kardeşlerim!
    Milletleri ayakta tutan ve yaşatan milli ve manevi değerler vardır. Vatan ve millet sevgisi de bu değerlerdendir. Vatan olmadan millet, millet olmadan ise vatan olmaz. Namus ve şerefimizle özgürce yaşamak, dini görevlerimizi yerine getirebilmek ancak bağımsız bir vatana sahip olmakla mümkündür. Bu sebeple yüce dinimiz vatan sevgisini imandan saymıştır.

    Aziz Müminler!
    Nasıl, insanların fert olarak imtihanları söz konusuysa milletlerin de imtihanı vardır. Millet olarak biz de tarihin hemen her döneminde zorlu imtihanlardan geçtik. Vicdanı körelmiş, insafını kaybetmiş güçlerin varlığımıza, inancımıza, mukaddesatımıza, huzurumuza kast ettiği pek çok hadiselerle karşılaştık.

    İşte, 15 Temmuz 2016 gecesi, millet olarak çetin bir sınavdan geçirildiğimiz zorlu bir gece yaşadık. Dahili ve harici bedhahların, meş’um bir yapı eliyle milletimizin bağımsızlığına, ülkemizin demokrasisine karşı bir darbe teşebbüsünde bulunulduğuna şahit olduk.

    Cinnet geçirmiş bu cuntanın kendi milletine reva gördüğü bu muamele, tarih boyunca milletimiz tarafından elbette unutulmayacak ve bu meş’um girişimde rol alanlar daima lanetle anılacaktır.

    Ancak, hamdolsun, millet olarak itilmeye çalışıldığımız bu ateş çemberinin içinden, Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu gibi, Yüce Rabbimizin inayeti, milletimizin basiret ve firaseti, mazlum ve mağdur milletlerin samimi dua ve yakarışları ile kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi pekiştirerek çıkmayı başardık.

    Aziz milletimiz bu onurlu duruşu ile hukukun üstünlüğüne, evrensel ve demokratik değerlere olan inancını ve bağlılığını bir kez daha dünyaya ilan etti.

    Fakat bu olay ile görüldü ki, kırk yıldır ülkemizde din görüntüsü altında fitne, fesat ve husumet tohumlarını ekenler, milletimize çok büyük zararlar verdi. Aklını, izanını, ruhunu başkalarının emrine verenler, en büyük ihaneti bir kez daha milletimize; hak, adalet ve merhamet dini olan İslam'a verdi.

    Kendi emelleri ve şeytani planlarını gerçekleştirmek için insanlarımız dini ve milli değerleriyle kandırıldı.

    O halde, millet olarak, Kur’an-ı Kerim’de ifade buyurulduğu gibi, kimsenin bizi Allah ile aldatmasına fırsat vermeyecek bir dikkat ve bilinç içerisinde olmamız icab eder. Zira bu dinin bir kitabı, bir Peygamberi ve o peygamberin bize bıraktığı muhteşem bir sünnet mirası ve örnek hayatı var. Ayrıca Allah’ın bize bahşettiği bir akıl ve kalbimiz var. İslam dini bugün doğmadı. 14 asırlık bir tecrübe ve ciddi bir medeniyet birikimi var. Bizim bunları görerek, kâinatı da doğru okuyarak dinimizi doğru öğrenmemiz ve doğru yaşamamız gerekir ki, birileri hem bizi hem de çoluk-çocuğumuzu Allah ile aldatmaya kalkışmasın, fitne ve fesada sebep olamasın.

    Değerli Kardeşlerim!
    Son olarak, milletimizin onurlu duruşu sayesinde akamete uğratılan bu menfur olayda şehit düşen vatan evlatlarımıza Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı ve yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz.

    Allah, birlik ve beraberliğimizi daim kılsın, ülkemizi ve bütün insanlığı her türlü kötülük ve hain tuzaklardan muhafaza eylesin. Allah benzer acıları bir daha milletimize yaşatmasın.

    Hazırlayan: Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  8. #168
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Milletimiz İstikbaline Sahip Çıktı

    Selam!

    Değerli Kardeşlerim!
    Milletleri ayakta tutan ve yaşatan milli ve manevi değerler vardır. Vatan ve millet sevgisi de bu değerlerdendir. Vatan olmadan millet, millet olmadan ise vatan olmaz. Namus ve şerefimizle özgürce yaşamak, dini görevlerimizi yerine getirebilmek ancak bağımsız bir vatana sahip olmakla mümkündür. Bu sebeple yüce dinimiz vatan sevgisini imandan saymıştır.

    Aziz Müminler!
    Nasıl, insanların fert olarak imtihanları söz konusuysa milletlerin de imtihanı vardır. Millet olarak biz de tarihin hemen her döneminde zorlu imtihanlardan geçtik. Vicdanı körelmiş, insafını kaybetmiş güçlerin varlığımıza, inancımıza, mukaddesatımıza, huzurumuza kast ettiği pek çok hadiselerle karşılaştık.

    İşte, 15 Temmuz 2016 gecesi, millet olarak çetin bir sınavdan geçirildiğimiz zorlu bir gece yaşadık. Dahili ve harici bedhahların, meş’um bir yapı eliyle milletimizin bağımsızlığına, ülkemizin demokrasisine karşı bir darbe teşebbüsünde bulunulduğuna şahit olduk.

    Cinnet geçirmiş bu cuntanın kendi milletine reva gördüğü bu muamele, tarih boyunca milletimiz tarafından elbette unutulmayacak ve bu meş’um girişimde rol alanlar daima lanetle anılacaktır.

    Ancak, hamdolsun, millet olarak itilmeye çalışıldığımız bu ateş çemberinin içinden, Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu gibi, Yüce Rabbimizin inayeti, milletimizin basiret ve firaseti, mazlum ve mağdur milletlerin samimi dua ve yakarışları ile kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi pekiştirerek çıkmayı başardık.
    Aziz milletimiz bu onurlu duruşu ile hukukun üstünlüğüne, evrensel ve demokratik değerlere olan inancını ve bağlılığını bir kez daha dünyaya ilan etti.

    Fakat bu olay ile görüldü ki, kırk yıldır ülkemizde din görüntüsü altında fitne, fesat ve husumet tohumlarını ekenler, milletimize çok büyük zararlar verdi. Aklını, izanını, ruhunu başkalarının emrine verenler, en büyük ihaneti bir kez daha milletimize; hak, adalet ve merhamet dini olan İslam'a verdi.

    Kendi emelleri ve şeytani planlarını gerçekleştirmek için insanlarımız dini ve milli değerleriyle kandırıldı.

    O halde, millet olarak, Kur’an-ı Kerim’de ifade buyurulduğu gibi, kimsenin bizi Allah ile aldatmasına fırsat vermeyecek bir dikkat ve bilinç içerisinde olmamız icab eder. Zira bu dinin bir kitabı, bir Peygamberi ve o peygamberin bize bıraktığı muhteşem bir sünnet mirası ve örnek hayatı var. Ayrıca Allah’ın bize bahşettiği bir akıl ve kalbimiz var. İslam dini bugün doğmadı. 14 asırlık bir tecrübe ve ciddi bir medeniyet birikimi var. Bizim bunları görerek, kâinatı da doğru okuyarak dinimizi doğru öğrenmemiz ve doğru yaşamamız gerekir ki, birileri hem bizi hem de çoluk-çocuğumuzu Allah ile aldatmaya kalkışmasın, fitne ve fesada sebep olamasın.

    Değerli Kardeşlerim!
    Son olarak, milletimizin onurlu duruşu sayesinde akamete uğratılan bu menfur olayda şehit düşen vatan evlatlarımıza Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı ve yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz.

    Allah, birlik ve beraberliğimizi daim kılsın, ülkemizi ve bütün insanlığı her türlü kötülük ve hain tuzaklardan muhafaza eylesin. Allah benzer acıları bir daha milletimize yaşatmasın.

    Hazırlayan: Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  9. #169
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Cuma hutbesı-2

    Selam!

    Değerli Müminler!
    Yüce Rabbimiz, İnsanı en güzel surette yaratmış,ve en güzel surette yarattığı insanın hem dünyada hem de ahirette huzurlu ve mutlu olmasını sağlamak için önemli ölçü ve prensipler ortaya koymuştur. Bunların başında kul ve kamuya ait haklara saygı göstermek gelmektedir. Bu haklara riayet edildiği oranda toplumda huzur ve mutluluk olur. Nitekim günümüzdeki huzursuzlukların, kavga ve cinayetlerin, hatta savaşların, karşılıklı haklara saygı gösterilmemesinden kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. Bunun için dinimiz ırk, cinsiyet ve inanç ayrımı yapmaksızın bütün insanların haklarını kutsal ve dokunulmaz kabul etmiş, bu hakların ihlâline karşı maddî ve manevî birçok müeyyide getirmiştir.

    Muhterem Müslümanlar!
    Kişinin en önde gelen hakkı, yaşama hakkıdır. Bu hakka karşı işlenecek suçlar inancımızda büyük günahlardan sayılmıştır. Ayrıca, insanların itibarını sarsıcı, onurunu kırıcı söz ve davranışlar da kul hakkı ihlalidir. Bu bakımdan Kuran-ı Kerim’in değişik ayetlerinde iftira, gıybet, dedikodu, başkalarının özel hayatlarını ve gizli hallerini araştırmak, kötü lakap takmak, alay etmek gibi her türlü çirkin tavır ve davranışlar da yasaklanmış ve kul haklarının ihlali noktasında değerlendirilmiştir.
    Hutbemin başında okumuş olduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz;
    Bismillahirrahmanirrahim
    2.188.Birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin
    Sadakallah!
    buyurarak, insanların ölçü ve tartıda hile, hırsızlık, emanete hıyanet, rüşvet gibi yollarla birbirlerinin mallarını yemelerini ve haklarını gasp etmelerini de yasaklamıştır.

    Muhterem Kardeşlerim!
    Kul hakkı ihlâline sebep olan ve İslâm’ın yasakladığı pek çok olumsuz davranış vardır. Cana kıymak, zina etmek, insanların namus ve şereflerine leke sürmek, aldatmak, hile yapmak, borcunu zamanında ödememek, yetim hakkı yemek, komşuları ve çevreyi rahatsız etmek gibi tavır ve davranışlar kul hakkı olduğu gibi trafik kurallarına uymamak da kul hakkı ihlalidir.
    Toplumun huzurunu bozmak için fitne çıkarmak ise kamu ile alakalı kul haklarındandır. Çünkü fitne, toplumda karışıklığa, savaşların çıkmasına ve böylece yüz binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olan bir davranıştır.

    Aziz Kardeşlerim!
    Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, kul ve kamu haklarına dikkat etmeyenlerin durumları ile ilgili şu uyarıcı ve ibret verici sözleriyle bitirmek istiyorum:
    Kişi namaz, oruç, zekât gibi ibadetlerini eda etmiş olarak Allah’ın huzuruna gelir. Bununla beraber; kimine sövmüş, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine de iftira etmiştir. Bu durum karşısında onun ibadetlerinden elde ettiği sevaplar kendisinden alınarak hak sahiplerine dağıtılır. Eğer ibadetleri ve iyilikleri kul haklarını ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlarından alınıp kendisinin günahlarına eklenir. Böylece sevapları gitmiş, günahları artmış, neticede iflas etmiş olarak cehenneme gönderilir.
    Müslim, Birr, 59, Tirmizi, Kıyamet 2.
    Aziz Cemaat, Rabbim birlik beraberliğimizi bozmasın, hiçbirimize kul hakkına ve kamunun hakkına girmeyi nasip eylemesin.

    Hazırlayan: DİTİB Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  10. #170
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.709
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    İstikamet Üzere Olmak

    Selam!

    Aziz Müminler!
    Bir gün Peygamberimiz (s.a.s), düz bir çizgi çizerek
    “İşte bu, Allah’ın dosdoğru yoludur.” buyurdu. Ardından bu çizginin sağından ve solundan başka çizgiler çizdi ve “Bunlar da, dosdoğru yolun haricindeki yollardır. Bu yolların her birinin başında ona çağıran bir şeytan vardır.”
    Dârimî, Mukaddime, 23.
    şeklinde açıklamada bulundu. Sonra şu ayet-i kerimeyi okudu:
    Bismillahirrahmanirrahim
    6.153. “Şüphesiz, bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. Başka yollara sapmayın. Onlar sizi Allah’ın yolundan uzaklaştırır. İşte günahtan korunmanız için Allah size böyle öğüt verdi.”
    Sadakallah!

    Değerli Müminler!
    Sırât-ı müstakim, Kur’an ve peygamberlerin yoludur. Allah’a verdikleri sözden bir an olsun ayrılmayan, sadakatle sembolleşen sıddıkların yoludur. Sırât-ı müstakim, salih amel işleyenlerin, ilahi lütuf ve nimetlere talip olanların yoludur. Bu yol,

    “Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabı, rehberliğin en güzeli de Muhammed’in rehberliğidir.”
    Nesâî, Salâtu'l-îdeyn, 22.
    hadisini hayatında değişmez ilke olarak kabul edenlerin yoludur.

    Kıymetli Müminler!
    Sırât-ı müstakimde sadece bir olan Allah’a kulluk vardır. Hayatı O’nun emir ve yasaklarına göre yaşamak vardır. Allah Resulünü sevmek ve ona gönülden tabi olmak vardır. O’nun gibi dosdoğru, emin, güvenilir ve yüce bir ahlak üzere olmak vardır.
    Sırât-ı müstakimde, hayır ve güzelliklere anahtar, şerre kilit olmak vardır. Sırât-ı müstakimde insanı öldürmek değil, yaşatmak vardır. Sırât-ı müstakimde ötekileştirmek değil, biz olmak; beraber olmak vardır. Sırât-ı müstakimde dürüst ve erdemli olmak vardır. Sırât-ı müstakimde şiddet, zulüm, terör değil; şefkat, merhamet ve adalet vardır.

    Aziz Müminler!
    Günümüzde sırât-ı müstakimden uzaklaşıldığı için, dünyada ve gönül coğrafyamızda korku, acı, gözyaşı, huzursuzluk kol geziyor. Sırât-ı müstakimden uzaklaşıldığı içindir ki; dünyada milyonlarca insan evinden, barkından, yurdundan kaçıyor, açlık ve sefaletten hayatını kaybediyor. Sırât-ı müstakimden uzaklaşıldığı içindir ki; bugün ayrılık-gayrılık ve tefrikaya düşülüyor; kardeşlik, muhabbet, hak ve hakikat çağrıları cılız ve karşılıksız kalıyor.

    Değerli Müminler!
    Kurtuluşumuz, huzur ve mutluluğumuz, Rabbimizin Kitabı ve Peygamberi aracılığıyla bizlere öğretmiş olduğu dosdoğru yolda sapmadan, yılmadan yürümekle mümkündür. Efendimiz (s.a.s)’in eşsiz örnekliğinden ayrılmamak ve onun bize öğrettiği yüce değerlere sımsıkı sarılmakla mümkündür.
    Hutbemi Kur’an-ı Kerim’de bize öğretilen şu dua ile bitirmek istiyorum.
    Bismillahirrahmanirrahim
    3.8.“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız Sensin.”
    Sadakallah!

    Abdullah Mercimekoğlu
    Münih Lindenberg Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

Benzer Konular

  1. Bu Gun CUMA!!!
    mopsy Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 92
    Son mesaj: Dün, 11:13 PM
  2. Cuma hutbesı
    mopsy Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 140
    Son mesaj: 18-01-2013, 06:26 PM
  3. Cuma'nin Hit'i
    mopsy Tarafından Destekliyoruz, Alkışlıyoruz Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-09-2011, 02:59 PM
  4. ATATURK ve BALIKESİR HUTBESİ
    mopsy Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 04-10-2009, 02:00 PM
  5. Veda hutbesı/ılk evrensel beyanname
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 17-07-2009, 04:43 PM
Yukarı Çık