+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
12. Sayfa, Toplam 19 BirinciBirinci ... 21011121314 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 111 ile 120 Toplam: 185

Cuma hutbesı-2

Din ve İnanç Kategorisinde ve Dini Dokümanlar Forumunda Bulunan Cuma hutbesı-2 Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Selam! بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اَلَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ فِى سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَا اَذًى لَهُمْ

  1. #111
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Zekat ve Sadak-i Fıtır

    Selam!


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
    اَلَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ فِى سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَا اَذًى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ
    وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ


    Aziz Müslümanlar!

    İslam dininin gayesi, mutlu ve huzurlu bir toplum oluşturmaktır. Mutlu ve huzurlu bir toplumun oluşmasında ibadetlerin önemi büyüktür. İşte zekât ve sadaka, bu huzurun oluşmasına katkı sağlayan ibadetlerimizdendir.

    Zekât; İslam’ın beş temel esasından biridir. Artmak, çoğalmak ve temizlenmek manalarına gelen zekat, dinen zengin sayılan her müminin yılda bir kez vermekle yükümlü olduğu farz bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de Cenaba-ı Allah şöyle buyurur:
    Bismillahirrahmanirrahim
    2.262.Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.”
    Sadakallah!

    Fitre ise Ramazan ayında fakirlere verilen, bir sadakadır. Dini ölçülere göre zengin olan kimsenin hem kendisinin hem de aile fertlerinin fitrelerini vermesi gerekir. Fitre, orucun kabulüne, kabir azabından kurtuluşa bir vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermek ve bayram gününün neşesinden onların da istifade etmeleri için bir yardımdır.

    Değerli Mü’minler!

    Zekât ve Fıtır sadakası, aynı zamanda günahlardan temizlenme ve arınma vesilesidir. Bu gerçeği Kur’an-ı Kerim,
    Bismillahirrahmanirrahim
    9.103.“Onların mallarından zekât al. (Böylece) zekâtla onları (günahlardan) temizlersin ve arıtıp yüceltirsin…”
    Sadakallah!

    Ayetiyle dile getirirken, sevgili Peygamberimiz (s.a.v) de
    “Suyun ateşi söndürmesi gibi sadaka da günahları giderir…”
    Tirmizi İman 8
    buyurmaktadır.
    Yüce Allah
    Bismillahirrahmanirrahim
    14.7. ''Şükrederseniz arttırırım. Nankörlük ederseniz azabım şiddetli olur''
    Sadakallah!
    buyurur.Onun için zekat ve sadaka hem kişinin malını temizler hem de toplumsal kaynaşmayı sağlar.
    Zekâtın ve sadakanın dini boyutu olduğu gibi toplumsal ve sosyo-ekonomik bir yönü de vardır. Zekât ve sadaka, sahibini dinen ve psikolojik olarak rahatlattığı gibi, muhtaç kimselerin de maddi ihtiyaçlarını bir nebze olsun karşılamalarına vesile olur. Bu sayede toplumda birlik ve dayanışma sağlanır. Unutulmamalıdır ki; Zekât, mükellefin borcu olduğu gibi, muhtacın da hakkıdır.
    Mali bir ibadet olan zekât ve fıtır sadakasının, muhatabı incitmeden, insan onuruna yakışır şekilde verilmesi gerekir. Gösteriş amacıyla, fakirin onurunu zedeleyecek şekilde yapılan yardımlardan sevap elde edilemeyeceği, hatta bunun büyük bir vebal olacağı iyi bilinmelidir.

    Aziz Müminler!

    Gördüğümüz gibi zekât ve sadaka layıkıyla yerine getirildiğinde hem sahibine, hem muhtaca ve hem de topluma olan faydası ortadadır. Gelin bu iyilikten mahrum kalmayalım. Yüce Allah’ın bizlere emanet olarak lütfettiği malın ve mülkün sorumluluğunu bilelim. Bizim için bir arınma ve yücelme vesilesi olduğu bilinciyle Zekât ve Fıtır sadakası ibadetimizi en güzel şekilde yerine getirelim. Yüce Rabbimizin rızasını gözeterek vereceğimiz zekâtın, fitrenin ve yapacağımız diğer güzel amellerin sevaplarımızı çoğaltacağını ve malımıza bereket, hayatımıza huzur getireceğinin bilincinde olalım. Zekât ve Fitre vermemenin de büyük bir vebal olduğunu unutmayalım.

    Muhterem Müslümanlar

    Zekat, Fitre ya da sadaka malımızın manevi sigortasıdır. Özellikle bu ayda daha çok hayır hasenat yapmalıyız. Ahirete, Allah yolunda infak ettiklerimizi, zekât, fitre ve sadaka olarak verdiklerimizi götürebileceğiz. Unutmayalım ki; veren el alan elden her zaman üstündür.

    Şenay AY
    Ludwigshafen DİTİB Camii Din Görevlisi

  2. #112
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Gurbette Ensar Olmak

    Selam!

    وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ.

    Muhterem Mü’minler!
    Dünya, insanın hicret yurdudur. İnsanoğlu, bir gölgelik misali bu dünyada, kendisine tayin ve takdir edilen ecel ve rızık miktarınca garip bir yolcu ve misafir gibidir. Kur’an-ı Kerimde;
    Bismillahirrahmanirrahim
    29.64. ‘Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!"
    Sadakallah!
    buyurulduğu üzere insanın gerçek vatanı ahiret yurdudur. Yüce Rabbimiz insanı, bu dünyaya bezmi elest`te verdiği ahdini yenilemesi ve adına Rızâ-i Bâri denilen en büyük ödüle yani Allah’ın hoşnutluğuna erişmesi için göndermiştir.
    Her insanın dünyaya gelişi ve dönüşü, nerede, ne zaman ve ne kadar yaşayacağı Allah`ın külli iradesinin bir parçasıdır. Önemli olan her insanın Rabbini bilmesi, O`nun varlığına ve birliğine inanması, O`nun sevgisini umarak ve huzurunda hesap verme korkusuyla yasayarak sadece O`na kulluk etmesidir.

    Değerli Müslümanlar!
    Sevgi, korku içinde saklanmış bir duygudur, Rızık ise ecel içinde gizlenmiş bir azıktır. Yıllar önce rızkının peşine düşen Anadolu insanının Avrupa kıtasındaki gurbet yolculuğu, yarım asırlık bir zaman dilimininden sonra yerleşik hayata dönüşmüştür.
    Allah`a sonsuz hamdü senalar olsun ki; çeşitli sıkıntılarla geldiğimiz bu ülkede, yüce dinimiz İslam’ı yaşama ve evlatlarımıza yaşatma gayretimiz, geldiğimiz ilk günden beri artarak devam etmektedir.
    Din Hizmetleri Müşavirliğimiz ve Ataşeliklerimiz öncülüğünde DİTİB derneklerimiz bünyesindeki Camilerimizde her yıl Almanya genelinde Ezan, Hutbe, Kur`an-ı Kerim`i güzel okuma ve dini bilgiler yarışmaları ile Kutlu Doğum, Çanakkale Şehitlerimizi anma programları, iftar çadırları ve kandil geceleri özel programları düzenlenmektedir. El birliği ile yapmış olduğumuz tüm bu faaliyetler milli ve manevi duygularımızı artırmakta, birliğimizi ve dirliğimizi kuvvetlendirmektedir.

    Değerli Kardeşlerim!
    Bugün bir kez daha iyiliklerimizi, birlik ve beraberliklerimizi pekiştirme zamanıdır. Kardeşliğimizin gereğini yerine getirme vaktidir. Vakit, gurbette Ensar olma vaktidir. Yetime, öksüze, garibe, yolcuya, yolda kalmışa, yoksula, misafire ve muhacire nerden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi unutmadan dilimizi, elimizi, soframızı, kapımızı ve en başta gönlümüzü açma vaktidir.
    Sevgili Peygamberimiz(s.a.s.) bir hadislerinde:
    “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mü’min) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın (kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onun (bir kusurunu) örter.”
    Buhârî, Mezâlim, 3
    Buyurmuş, kardeşlerimize karşı nasıl davranmamız gerektiğini ifade etmişlerdir.

    Aziz Mü’minler!
    Hutbemi şu ayet-i kerime meali ile bitiriyorum:
    Bismillahirrahmanirrahim
    47.7.Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.
    Sadakallah!

    Serkan DURSUN
    Münih-Füssen DİTİB Camii Din Görevlisi

  3. #113
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Kadir Gecesi

    Selam!



    Kardeşlerim!
    Rahmet, mağfiret ve arınma iklimi Ramazan-ı şerifin son günlerine yaklaşmanın burukluğunu yaşarken, önümüzdeki 13 Temmuz Pazartesi gününü Salıya bağlayan gece, mübarek Kadir gecesine kavuşacak olmanın sevinç ve mutluluğunu tadacağız.

    Kıymetli Mü’minler!
    Gecelerin en faziletlisi ve bir ömre bedel olan Kadir gecesinin bu üstünlüğü hidayet rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in bu gecede indirilmesi sebebiyledir. İnsanlığın ufkunda bir güneş gibi doğan Yüce Kitabımız, bu gecede indirilmeye başlamıştır. O’nun nuru, karanlıklar içerisinde yönünü kaybetmiş olan insanlığa bu gece ışık tutmuştur. O, eşsiz ilke ve mesajları ile hüzünlü ve bîtap gönüller için neşe kaynağı olmuştur. O’na inananlar, O’nun rahmeti ve şifası ile huzur bulmuştur. İşte Kadir gecesi, Kelâmullah hürmetine bin aydan daha hayırlı kabul edilmiştir. Yüce Rabbimiz, Kadir suresinde bu gerçeği bize şöyle bildirir:
    Bismillahirrahmanirrahim
    97.1-5.“Şüphesiz, biz Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”
    Sadakallah!

    Kardeşlerim!
    Kadir gecesi, dargınlık, kırgınlık, kin ve nefretin terkedilip sevgi ve kardeşliğin hâkim kılınması gereken gecedir. Bu gece, rengi, ırkı, dili, mezhebi ne olursa olsun açlık, susuzluk, darlık ve zulümle mücadele eden kardeşlerimizin dertleriyle hemdert olmamız gereken gecedir. Bu gece paylaşma, yücelme ve ilâhî rızaya ulaşma gecesidir.
    Bu gecede bize düşen, Rabbimizin sonsuz kudreti karşısında acizliğimizi, ebediliği karşısında faniliğimizi itiraf ederek pişmanlık ve gözyaşlarıyla rahmet-i Rahmân’a sığınmaktır. Rabbimizin, bu gece kendisine gönülden açılan elleri geri çevirmeyeceğini Efendimiz (s.a.s), şu şekilde haber verir:
    “İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolunur."
    Buhârî, Savm, 6

    Kadir gecesini ihya etmek, her şeyden önce Kur’an-ı Kerim’in kadrini, kıymetini bilmekten geçer. Kurân’ın kadrini kıymetini bilmek ise, O’nun kurtuluş reçetemiz olduğunun şuuruna ererek yüce değerleri doğrultusunda hayatımıza yön vermektir.
    Ramazan’ın kalan günlerini de Kadir gecesi gibi değerlendirelim. Daha da önemlisi, hayatımızın her anının kadrini bilelim. Şu kısacık ömrümüzdeki sayılı nefeslerimizi, sahip olduğumuz bütün nimetleri Yüce Rabbimizin rızası doğrultusunda tüketelim. Böyle mübarek gün ve gecelerin, hayatımızı gözden geçirmemiz ve kendimizle yüzleşmemiz için bir fırsat olduğunu unutmayalım
    Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı şu günlerde bol bol Kur’an okuyalım. Tevbe ve istiğfar ile Rabbimizden af dileyelim. Hutbemizi, Efendimiz (s.a.s)’in Kadir gecesinde yapmamızı tavsiye ettiği ve bağışlanma arzusu ile gönülden amin diyeceğimiz şu dua ile bitirelim:
    “Allahım! Sen affedicisin. Affetmeyi seversin. Bizi de affet!”
    Tirmizî, Daavât, 84.
    Amin

    Dr. Serbülent ARPA
    Ankara Merkez Vaizi

  4. #114
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ramazan Bayramı

    Selam!


    إنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُون.َ
    …اَلْمُسْلِمُ أخَو الْمَسْلِمِ

    Aziz Müslümanlar,
    Hamdolsun insanı sayısız nimetlerle donatana, hamdolsun kendisine iman ve ibadet etme şerefini bizlere bahşedene, hamdolsun bizi rahmet ve mağfiret ayı Ramazana ulaştırana, hamdolsun bize Ramazan ayının güzelliklerini yaşatana, hamdolsun bizi mübarek bir bayram sabahında bir araya getiren Yüce Rabbimize hamdolsun.

    Değerli Mü’minler,
    Kulluk, İbâdet, Sabır, İkram ve Kur’ân-ı Kerim ile derinleşme zamanı olan Ramazan-ı Şerifin ardından Rabbimizin biz mü’min kullarına ikramıdır bayram. Bütün âzâlara tutturulan oruçlarla, terâvihlerle, infak ve tasadduklarla, yılın en önemli gecesi Kadir Gecesi’ni idrakten sonra Ramazân bayramına ulaştık. Ramazan ayının güzelliklerinin bir dahaki Ramazân’a kadar sürdürülmesi ve elde edilen manevi kazanımların kaybedilmemesi gerekir.
    Bayramlar, aynı zamanda; Ramazan ikliminde kazanılan şefkat, merhamet, kardeşlik, yardımlaşma ve fedâkârlık gibi güzel hasletleri hayata taşıma günleridir.

    Kıymetli Müslümanlar,
    Bayramlar, İslâm kardeşliğinin gönülden idrâk edildiği ve güçlendirildiği, huzur ve sevinç günleridir. Birlik ve beraberlik günleridir. Büyüklerimize saygı, küçüklerimize sevgi günleridir. Anne, baba, eş, dost, akraba, arkadaş ve komşuları ziyaret günleridir. Uzakta olanları en azından bir telefonla, ahirete göçenleri ise fatihalarla hatırlama günleridir.
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    49.10. "Ancak mü’minler kardeştir"
    Sadakallah!
    kavli ilahisini iliklerimize kadar yaşama günleridir.

    Bayramlarda kardeşliğin gereği yerine getirilir, kardeşler aranır, bulunur, hâl ve hatırları sorulur. Sevinçler paylaşılır, sıkıntılara birlikte derman olunur. Bu bayram sadece bizim bayramımız olmasın; hepimizin bayramı olsun, tüm ümmetin bayramı olsun, birlik ve beraberlik içinde dargınlık ve küskünlük olmadan kardeşçe yaşayalım ve yaşatalım bugünü. Hz. Peygamber (s.a.v)
    "Müslüman müslümanın kardeşidir"
    Buhari,Mezalim,3
    buyuruyor. Bu mübarek günde dünyanın dört bir tarafında sıkıntı içerisinde olan kardeşlerimizi, zulme uğrayan mazlumları da unutmayalım. Duaların kabul olduğu bu mübarek günde onlar için de dua edelim.
    Tüm bu güzelikler için bayramlar bir fırsattır. Akraba ve tanıdıklarla bir araya gelmenin, yaşlıların titreyen ellerini öperek dualarını almanın, huzurevlerini ziyaret ederek geleceğimizle yüzleşmenin ve hastalarımıza geçmiş olsun demenin tam zamanıdır bayram günleri.

    Değerli Kardeşlerim,
    Ramazan ayını heyecanla karşıladık ve bu ay boyunca tam bir teslimiyet içerisinde oruçlarımızı tuttuk. Bugün bir bahar mevsimi gibi bayrama ulaştık. Bu mübarek Bayram sevincini, aile, akraba ve çevresine taşıyan mü'minlere ne mutlu.
    Ramazan ayının yüreklerimizde sağladığı safiyet ve samimiyeti daima yaşama ve yaşatma gayretinde olanlara ne mutlu...
    Manevî bir kimlik aşısı olan bayramda, ‘kendisi için arzu ettiğini başkaları için de arzu eden gerçek iman bilinci’ ne ermek dileğiyle bayramınız mübarek olsun.

    Bekir CERİT
    Münih-Waldkraiburg DİTİB Camii Din Görevlisi.
    Musluman;
    Cuman ve bayramin
    hayirli olsun!

  5. #115
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Çocuklarımız ve Kur’an Öğrenimi

    Selam!

    اِنَّ الَّذينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَ

    Değerli Kardeşlerim!

    Yüce Allah’ın bizlere en büyük ve en önemli lütuflarından birisi çocuklarımızdır. Tertemiz bir fıtrat üzere bizlerin sorumluluğuna emanet edilen çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal gelişimlerinde, içinde doğup büyüdükleri aile ortamının etkisi büyüktür.

    Değerli Kardeşlerim,

    Çocuğun ilk eğitim merkezi, baba ocağı ve ana kucağıdır. Çocuk, müslüman kimlik ve kişiliğini kulağına okunan ilk ezandan itibaren aile okulunda kazanır. Allah demeyi, dinin temeli kelime-i şehadeti, “La ilahe illallah” zikrini, abdest almayı, namaz kılmayı, oruç tutmayı aile okulunda öğrenir.
    Bu eğitim kurumunun başöğretmenleri ise anne-babalardır. Sabah uyandığında annesini seccadenin başında, babasını helal rızkın peşinde gören çocuklar için ilk örnek ve model insan, anne ve babasıdır.

    Aziz Kardeşlerim!

    Çocuklarımızın temel aile eğitimlerini tamamlamak, dini, milli ve ahlaki değerlerini korumak amacı ile cemiyetlerimiz bünyesindeki camilerde yürütülen Kur’an kurslarına katılmasına anne-babalar olarak önem verelim ve onları teşvik edelim. Yavrularımız, hafta sonlarında ve okul tatillerinde camilerimizle tanışsınlar. Camilerimizde bizlerle birlikte ruku ve secdelerde buluşsunlar. Kendisine, anne ve babasına, yaşadıkları şehre, vatan-millet ve devletine, insanlığa faydalı, hayırlı ve salih birer evlat olsunlar.

    Kıymetli Kardeşlerim,

    Unutmayalım ki; anne-babalık vazifesi sadece çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı değildir. Çocuklara doğru ve sağlıklı bir eğitim vermek öncelikle ebeveynin görevidir ve bunu bizzat kendileri üstlenmelidir
    Anne ve babaların çocuklarına karşı en önemli sorumluluklarından biri, onu İslami terbiye ile yetiştirerek, dünya ve ahiretin tehlikeli durumlarına karşı korumaktır. Zira, İslam ahlakı ile yetişmiş nesiller; insanlık için barış ve huzur kaynağı, anne-babalar için de dünya ve ahiret mutluluğu, göz nuru ve yüz akıdırlar.
    Bu nedenle Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)
    “Çocuklarınızı şu üç hususta yetiştirin: Peygamber aşkı ve sevdası, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur'an talim ve terbiyesi. Çünkü Kur'an hafızları, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet günü peygamberlerle, salihlerle beraber Allah'ın arşının gölgesindedirler. ”
    Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, I/225
    buyurmuştur.

    Muhterem Mü`minler,

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    35.22.“Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah için gizli ve açık harcayanlar, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.”
    Sadakallah!
    Ayeti, Kuran’ı okuyup anlamanın, İslam`a hizmet etmenin ne kadar hayırlı olduğunu haber vermektedir.
    Hutbemi çocuklarının Kur'an öğrenmesine ve islami terbiye ile yetişmesine gayret eden anne-babalara Peygamber Efendimizin şu güzel müjdesi ile bitirmek istiyorum:
    “İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Şu üç kişinin amel defteri ise kapanmaz ve bunlara sevap yazılmaya devam eder. Sadaka-i cariye, yani kalıcı bir hayır bırakan kişi. İlmini insanlığın hayır ve hizmetine sunan kişi. Kendisine hayır duada bulunan bir evlat yetiştiren kişi”.
    Müslim, Vasiyyet 14.

    Nurhan DÜNDAR
    Fürstenfeldbruck DİTİB Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  6. #116
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Ahirete İnanmanın Fert ve Toplum Hayatına Etkileri

    Selam!

    زَعَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَن لَّن يُبْعَثُوا قُلْ بَلَى وَرَبِّي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ وَذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ

    Muhterem Mü‘minler!
    Ahiret hayatına inanmak, iman esaslarından bir tanesidir. Ahiret ilahi adaletin tecelli etme günüdür.
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    64.7. “İnkâr edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: “Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah’a kolaydır.”
    Sadakallah!
    ayetinde Rabbimiz ölümün insanlık için bir son olmadığını haber vermektedir.
    Her yeni eskiyecek ve her yaşayan mutlaka ölümü tadacaktır. Rabbimizin takdir ettiği zaman geldiğinde de bütün insanlar başka bir âlemde yeniden diriltilecek ve sonsuz olan ahiret hayatını yaşayacaklardır. Son durak kara toprak değil, cennet veya cehennem olacaktır.
    Değerli Müslümanlar!
    Kur`an-ı Kerim`de Allah'a iman konusuyla birlikte sık sık ahiret gününe imana vurgu yapılır. Ahirete iman, daha yüce ve ulvi bir hayata imandır. Ahiret, iyi veya kötü bu dünyada yapılan her şeyin hesaba çekileceği ve neticede herkesin hak ettiği bir hayat yaşayacağı yerdir.

    Aziz Mü'minler!
    Esasında dünya ve ahiret hayatı birbirine bağlıdır. Dünya, ahiretin tarlasıdır. İnsan; ahiretini dünyada kazandığı gibi, dünyasını da ahirete olan imanı sayesinde ve ölçüsünde düzeltir ve düzenler.
    Ahirete inanmak insanı başıboş, anlamsız bir hayat yaşamaktan kurtarır. Sorumluluk bilinci içerisinde ilkeli ve erdemli hareket etmesini sağlar. Ahirete inanan kişi bilir ki, dünyadaki her davranışının hesabı bir gün kendisinden sorulacaktır.
    Nitekim yüce Rabbimiz:
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    99.7-8. “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır islerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir”
    Sadakallah!
    buyurarak bizleri ikaz etmektedir.

    Değerli Müminler!
    İnsanların en büyük zaaflarından biri de dünyevi ihtiraslara kapılması, dünyanın cazibesine aldanmasıdır. Dolayısıyla ahirete iman, dünyevi ihtiraslarımızı kontrol altına almamızı sağlar.
    Hayatını yalnızca dünyevi ve maddi değerler uğruna tüketenler, hemen elde edilene itibar edip, ebedi hayır ve güzellikleri erteleyenler gerçekte kendilerine yazık ederler.

    Kıymetli Kardeşlerim!
    Ahirete ve hesap gününe inanan bir mümin; yalan söyleyemez, başkalarının canına, malına, ırzına göz dikemez. Haksızlık yapamaz, dedikodu yapamaz, fitne ve fesat çıkaramaz. İnsanların kusurunu, ayıbını araştıramaz. Birbirine düşüremez, bölücülük yapamaz; Vatanına ve milletine ihanet edemez. Kısaca; ahirete iman eden Mü`min, hayatının her anının, söz ve davranışlarının mutlaka bir gün hesabını vereceği inancı ve sorumluluğu bilinciyle yaşar. Ahiret inancı fertlerin kalbinde ne kadar kuvvetli olursa, toplumlar arasındaki ilişkiler de o derece sağlam olur. İnsanlar, başkalarının hak ve hukukuna daha çok riayet eder. Bu da adaletin ve toplumsal barışın oluşumuna vesile olur.

    Aziz Müslümanlar!
    Hutbemi Peygamber efendimiz (s.a.v.)'in şu hadisi ile bitiriyorum:
    “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan, daima onu murakabe ve muhasebe edendir. Ölüm sonrası için çalışandır.”
    Tirmizi. Kıyame 25


    Emin ÜLKER
    Günzburg DİTİB Ulu Camii İmam Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  7. #117
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Eğitim Ve Öğretim Yılına Başlarken

    Selam!

    قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    Muhterem Cemaat
    Yeni bir eğitim yılı daha başlamak üzere. Geleceğimizin güvencesi olan yavrularımızın, evlatlarımızın yaz tatilleri yavaş yavaş bitmeye yaklaşıyor. Artık okul zamanı, eğitim zamanı… Her ne kadar tatillerden sonra okula uyum sağlamak biraz zor da olsa biz çocuklarımızın öğretmenlerini, öğrenci arkadaşlarını, sınıflarını ve hatta sıralarını bile özlediklerini düşünüyoruz. Çünkü şunu iyi biliyoruz ki eğitimi ve okulu seven çocuklar her zaman zihinlerinde ve kalplerinde bu güzel duyguları taşırlar.

    Değerli Kardeşlerim
    Eğitim ve öğrenmek sadece okula gitmekten ibaret değildir. Öğrenmek ilk olarak aile ortamında başlar. Kişinin aile terbiyesini alması, anne-babasına saygılı olması, onlara iyi davranması eğitimdir. Hatta eğitimin en önemli aşamasıdır. Çünkü çocukların ilk öğretmenleri anne ve babasıdır. Bu yüzden anne-baba olarak bize önemli görevler düşmektedir. Evlatlarımızı, yavrularımızı şefkat, merhamet ve sevgi kanatlarımızla Allah rızası doğrultusunda yetiştirmek zorundayız. Nitekim Yüce Rabbimiz insanoğlunun eğitimi ile alakalı:
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    39.9. ”Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
    Sadakallah!
    buyurmak suretiyle bilgili insanların üstün niteliklerini ortaya koymaktadır.

    Kardeşlerim
    Eğitim ve öğretim sadece matematik, fizik gibi pozitif ilimleri öğrenmek ve bunun sonucunda önemli yerlere gelmek de değildir. Bu dünyevi güzelliklerin yanında maneviyatımızı güzelleştirmek, ahiret hayatımızı kurtarmak adına Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerimi ve Sevgili Peygamberimizin Sünnetini öğrenmemiz ve bu iki eşsiz kaynağa göre hayatımızı yaşamamız da eğitimdir. Hatta bu ilimleri öğrenmek ve yaşamak bu dünyada var oluşumuzun gayesidir. Allah Rasulu (s.a.s.) veda hutbesinde bütün ashabına bu gerçeği haykırıyordu:
    “Size iki emanet bırakıyorum. Her kim onlara sımsıkı sarılırsa asla yanlış yollara sapmaz. Bu iki emanet: Kur’an-ı Kerim ve benim sünnetimdir.”
    Muvatta, Kader, 3

    Aziz Cemaat
    Netice olarak, hayatın her safhası farkında olanlar için bir eğitimdir. Şu dünya hayatına baktığımızda Allah bizi ne güzel yaratmış, akıl vermiş, irade vermiş, güç vermiş, şu dünyada ne var ne yok birçok şeyi hizmetimize sunmuş. Daha ne duruyoruz? Yüce rabbimizin şu kâinatta bizim için yaratmış olduğu bu nimetleri iyi okuyalım ve anlayalım. Şu dünyada boş ve faydasız bir şekilde yaratılmadığımızın farkında olalım. Allah bizi her türlü cahillikten ve bilgisizlikten korusun.

    Mehmet Ali ÜZÜM
    Bad Salzuflen DİTİB Mevlana Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  8. #118
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Boşama

    Selam!

    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
    وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ فَإِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَى أَنْ تَكْرَهُواْ شَيْئاً وَيَجْعَلَ اللَّهُ فِيهِ خَيْراً كَثِيراً


    Değerli Kardeşlerim!
    İslâm hukukunda talak (boşama); belli lafızlarla evliliğin sona erdirilmesi anlamına gelmektedir.
    İslam, evliliği önemli bir sebep olmadıkça keyfî bir şekilde sona erdirmeyi tasvip etmemektedir. Yüce Dinimiz İslam, erkeklere eşlerine iyi davranmalarını, onlara hoşgörü, yumuşaklık, güzellik ve sabırla muamele etmelerini emretmiştir. Kusurlarını değil iyi yönlerini görmeye çalışmalarını istemiş, eğer eşlerinde bir kusur görürlerse bu kusurların kendileri için pek çok hayra sebep olacağını haber vermiştir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır.
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    4.19.“Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, olabilir ki hoşlanmadığınız o şeyi Allah sizin hakkınızda çok hayırlı kılmış olabilir.”
    Sadakallah!

    Kardeşlerim!
    Peygamberimiz (s.a.s) boşamayı Hadis-i şeriflerde hoş karşılamadığını açıkça ifade etmiştir.
    “Helal şeyler içerisinde Allah’a en sevimsiz geleni boşanmadır.”
    Ebu Davut, Talak 3.
    “Evlen fakat boşanma. Allah zevk için evlenip boşanan erkek ve kadınları sevmez."
    Talak Mad., DİA (Diyanet İslam Ansiklopedisi)
    Kur’an-ı Kerim bizlere aile içi anlaşmazlık ortaya çıktığı durumlarda sabır, hikmet ve acele edilmeden hareket edilmesini tavsiye etmektedir. Evliliği sürdürmeye yönelik birtakım tedbirleri reçete olarak önümüze koymuştur. Eşlerin arasındaki geçimsizlik durumuyla ilgili olarak Yüce Mevla Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır;
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    4.35."Eğer karı ile kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, o vakit kendilerine erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, barıştırmak isterlerse, Allah aralarındaki dargınlığı geçime, onları uyuşmaya muvaffak kılar."
    Sadakallah!
    Bu ayette bir anlaşmazlık durumunda karı ile kocanın hemen ilk çözüm yolu olarak boşanma yoluna başvurmamaları; iki taraftan hakemler vasıtasıyla barıştırılmalarının istenmesi boşanmanın helal bir iş olmasına rağmen dinimizce hoş karşılanmadığının en açık göstergesidir.

    Aziz Müslümanlar!
    Dünya üzerinde yaşayan tüm devletler aile kurumunun devamı için maddi-manevi birçok tedbirler almaktadırlar. Aile kurumuna önem vermeyen milletler nüfusça azalmakta ve tarih sahnesinden silinmeye doğru gitmektedir. Boşanma neticesinde ortada kalan çocuklar anne ve baba sevgisinden uzakta yetişmekte ve bu da toplumda onarılması güç derin yaralar açmaktadır.

    Sudan sebeplerle eşini boşamış erkeklerin daha sonra eşlerine dönmek için kapı kapı dolaşarak fetva aradıklarına toplumca şahidiz. Günümüzde yapılan evliliklerin ilk üç yılındaki boşanmalar toplumumuzda maalesef yüzde ellilere varmıştır. Evliliğin ve aile kurumunun daha sağlam temellere oturtulması dinimizce de, aileler ve toplumumuz açısından da büyük önem arz etmektedir. Evliliğin devamı için eşlerin eğitiminin yanında karşılıklı anlayışı da geliştirmemiz gerekmektedir. Dini anlamda evlilik, boşanma ve aile hukuku konusunun fıkıh kitaplarından etraflıca okunarak her müminin hafızasında bir abdest, namaz ve oruç konusu kadar yer etmesi önem arz etmektedir.

    Allah Ümmet-i Muhammedi ve toplumumuzu başta boşanma olmak üzere her türlü ayrılıktan, tefrikadan muhafaza etsin. Evliliklerimizi, birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
    Amin.

    Recep IŞILDAR
    Gelsenkirchen Buer DİTİB Merkez Camii Din Görevlisi
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  9. #119
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Mazlumların Ümidi Olabilmek

    Selam!



    Muhterem Mü’minler!
    Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Mevla şöyle buyuruyor:
    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz...”
    Sadakallah

    Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
    “Nasıl bir uzvu rahatsızlandığında bedenin diğer uzuvları uykusuzluk ve ateş ile onun için çırpınırsa, müminleri de birbirine karşı merhamet, muhabbet ve şefkat gösterme hususunda böyle bir beden bütünlüğü içerisinde görürsün.”
    Buharî, Edep, 27.

    Kardeşlerim!
    İslam dünyasının çeşitli yerlerinden yüreklerimizi dağlayan haberler gelmeye devam ediyor. İslam dünyası olarak yine her türlü parçalanmışlığın girdabında boğuluyoruz. Bir yandan harici saldırı ve tehditlere maruz kalırken diğer yandan da kendi içimizde bitmez tükenmez mücadelelerin yol açtığı kan, gözyaşı, feryat ve iniltilerle sarsılmaktayız. Dünyalık sevdası, güç ve iktidar tutkusu, kardeşi kardeşe kırdırmaktadır. Oysa, bir insanın katlini bütün insanlığın katli sayan3 bir dinin mensuplarının şiddet, çatışma, öldürme ve katliam hadiseleriyle anılması ne kadar da üzüntü vericidir.

    Kıymetli Kardeşlerim!
    Dünyanın pek çok yerinde masum insanlara yönelik zalim saldırılarda, her gün onlarca insan ölmekte, kalplerimizdeki yangın dağlar gibi yükselmekte, kadın, erkek, yaşlı, bebek ayrımı gözetmeden kardeşlerimize yapılan zulümler yüreğimizi dağlamaktadır. Yere düşen her damla kan, mazlumun gözünden dökülen her damla yaş, zihin ve gönül dünyamızı param parça etmektedir.

    Değerli Kardeşlerim!
    Müslüman ümitsizlik denizinde boğulmaz ve de boğulmamalıdır. Bütün bu olumsuz ve üzücü durumlar elbette geçecektir. Yeter ki, aramızdaki birlik ruhunu ayakta tutarak mazluma, masuma ve mahruma el uzatmaya devam edelim. Unutmayalım ki, zulme sessiz kalmak Müslüman ahlakıyla asla bağdaşmaz. Peygamberimiz (s.a.s), böyle hareket edenleri şu hadis-i şerifleriyle uyarmıştır:
    “Zulme yardımcı olan kimse, kuşkusuz Allah’ın gazabına uğrar.”
    Ebû Dâvûd, Kadâ, 14.

    “İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın onları genel bir azaba uğratması kaçınılmazdır.”
    Ebû Dâvûd, Melâhim, 17.

    Kardeşlerim!
    Bizlere düşen görev zalimin yanında değil her daim mazlumun ve mağdurun tarafında olmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s),
    “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz ve onu hor görmez.”
    Müslim, Birr ve Sıla 32.
    buyurmaktadır. Dünyanın neresinde olursa olsun zulme sessiz kalmak, mazluma, masuma el uzatmamak, bu nebevi öğretiden mahrum kalmaktır. Bize düşen, yaşanan bu olaylar karşısında mazlumun duası ile Allah arasında perde olmadığını bilerek elimizden geldiğince maddi ve manevi destek olmaktır.

    Kardeşlerim!
    Mazlum ve mağdurların, yetimlerin ve öksüzlerin, yurtsuz ve yuvasız masumların hürmetine bizler Rabbimize el açıp diyoruz ki; Rabbimiz! Bizleri insanlığını unutanlardan değil, insanca yaşayanlardan ve insanlığı yaşatanlardan eyle. Rabbimiz! Âlem-i İslam’ı gözü dönmüşlerden, terör örgütlerinden, içine düştüğü fitnelerden, mezhebi tefrikalardan, cehaletten, kan ve gözyaşından kurtar. Bizlere birbirimize emanet olduğumuzu hatırlatarak, yeniden aziz bir ümmet olmayı nasip eyle. Şu mübarek vaktin hürmetine dualarımızı rahmetinle kabul eyle.

    Hazırlayan: Hutbe Komisyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  10. #120
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Uluslararası yardım seferberliği:

    Selam!

    َنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا
    وَلٰـكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْ ...


    Değerli Mü’minler!

    Oruç, teravih, zekât, fitre, sadaka, mukabele, iftar ve sahur gibi ibadetlerle dopdolu rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’ı geride bırakalı bayağı bir zaman oldu. Şimdi ise, kardeşliğimizi pekiştirecek, sosyal dokumuzu tahkim edecek, kimsesizlerin, yoksul ve yetimlerin, mağdur ve mazlumların çığlıklarını hassas gönüllerimize düşürecek yeni bir fırsat mevsiminin arefesinde bulunuyoruz.
    Bir yanda, yaklaşan hac mevsiminin ruhlarımızda oluşturduğu deruni heyecan, diğer yandan da Kurban ibadeti etrafında oluşan uluslararası yardım seferberliği ruhu, daralmış gönüllerimize bir soluk, umutsuz dünyamıza bir ümit ve gelecek vaat ediyor.

    Değerli Kardeşlerim!

    Sevgili Peygamberimiz’in “Hayra sebep olan o hayrı işlemiş gibidir” buyruğuyla hareket eden Türkiye Diyanet Vakfı, Başkanlığımızla işbirliği içinde 1993 yılından beri vekâleten kurban kesim organizasyonu düzenlemekte ve milletimizin emanetini en yakından en uzak coğrafyaya kadar mazlum ve kimsesiz insanlara ulaştırma gayreti içerisinde bulunmaktadır.
    “Yedi Kıtada İnsanlığın Hizmetinde” anlayışıyla hareket eden Vakfımız, 20 yılı aşkın hizmet tecrübesi ve sorumluluk bilinciyle bu emaneti yerine getirmeye çalışmaktadır.

    Değerli Kardeşlerim!

    2014 yılında Organizasyonumuza emanet edilen yaklaşık 135 bin kurban, bizzat görevlilerimizin nezaretinde kesilmiştir. Asıl sahiplerine ulaştırılan bu kurbanların 40 bine yakınını, siz değerli cemaatimizin Almanya’nın her bir bölgesinden Müşavirliğimize emanet ettiğiniz kurban hisseleri oluşturmuştur. Kesilen kurbanların bir bölümü ülkemizde, bir bölümü de yurt dışında açlık, yoksulluk ve çatışmaların yaşandığı Afrika, Afganistan, Pakistan, Arakan başta olmak üzere Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya ve dünyada 69 ülkenin 557 bölgesinde görevlilerimiz tarafından ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırılmıştır. Organizasyonumuza emanet etmiş olduğunuz bu kurbanların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına, Almanya’nın her bir bölgesinden Afrika’nın çeşitli ülkelerine gönderilen DİTİB’in gönüllü kurban görevlileri de bizzat şahitlik etmişlerdir.
    Türkiye Diyanet Vakfı her sene olduğu gibi bu yıl da organizasyon kapsamında, Türkiye’de 182 merkezde, yurt dışında ise 76 ülkenin 450 bölgesinde kurban kesimi yapacak şekilde çalışmalarına devam etmektedir.

    Değerli Mü’minler!

    Vekâlet yoluyla kurban ibadetini yerine getirmek, ülkemizde ve gönül coğrafyamızda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutmakta ve milletler arasında iyilik köprülerinin kurulmasına vesile olmaktadır. Bunun yanı sıra iyilik elimizin Afrika’dan Asya’ya, Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya, adını bile duymadığımız ülkelerde hiç görmediğimiz ve tanımadığımız kardeşlerimize ulaşmasını sağlamaktadır.

    Değerli Mü’minler!

    Kurbanlarını vekâlet yoluyla kestirmek isteyen kardeşlerimiz, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne bağlı camilerde görev yapan din görevlilerimizden detaylı bilgi alabilecek ve onlar vasıtasıyla kurban bağışlarını yapabileceklerdir.
    Unutulmamalıdır ki;

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    22.37. “Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na ancak sizin takvanız ulaşır."
    Sadakallah!

    İbadet ve hayırlarımızın Cenab-ı Hakk katında makbul olmasını ve
    iyilik hareketimizin başarıya ulaşmasını niyaz ederek
    Cumanızı tebrik ediyorum.

    Muammer ŞAHİN
    DİTİB Merkez Cami Din Görevlisi

    bkz:
    2015 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    Konu mopsy tarafından (28-08-2015 Saat 02:00 AM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Bu Gun CUMA!!!
    mopsy Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 91
    Son mesaj: 02-12-2016, 09:16 AM
  2. Cuma hutbesı
    mopsy Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 140
    Son mesaj: 18-01-2013, 06:26 PM
  3. Cuma'nin Hit'i
    mopsy Tarafından Destekliyoruz, Alkışlıyoruz Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-09-2011, 02:59 PM
  4. ATATURK ve BALIKESİR HUTBESİ
    mopsy Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 04-10-2009, 02:00 PM
  5. Veda hutbesı/ılk evrensel beyanname
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 17-07-2009, 04:43 PM
Yukarı Çık