Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

Allah cc nun secimleri

Din ve İnanç Kategorisi Dini Dokümanlar Forumunda Allah cc nun secimleri Konusununun içerigi kısaca ->> Selam! B-YARATIKLARINDAN SEÇMESİ Şu yaratıkların hallerini düşünürsen, onlar arasındaki bu seçim ve tahsisin Allah Teâlâ'nın Rabhğını, birliğini, hikmet, ilim ve ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Allah cc nun secimleri

    Selam!

    B-YARATIKLARINDAN SEÇMESİ

    Şu yaratıkların hallerini düşünürsen, onlar arasındaki bu seçim ve tahsisin Allah Teâlâ'nın Rabhğını, birliğini, hikmet, ilim ve kudretinin sonsuzluğunu, O'nun yalnızca kendisinden başka bir tanrı bulunmayan Allah olduğunu, O'nun ortağı bulunmadığını, istediği gibi yarattığını, istediği gibi seçtiğini, istediği gibi idare ettiğini gösteren bir delil olduğunu görürsün. Eseri şu âlemde görülen bu seçim, bu idare ve tahsis O'nun Rab olduğunun en muazzam delillerinden; birliğini, kemal sıfatlarını ve peygamberlerinin doğruluğunu gösteren en büyük şahitlerdendir. Şimdi ateşine karşı daha uyarıcı ve daha başkalarına götürücü olması için bunların birazına işaret etmeye çalışacağız: [33]

    1— Göklerden Seçmesi:

    Allah, göğü yedi kat yarattı. Bunlar arasından en yücesini seçti/ Orasını mukarrab meleklerinin karargâhı yaptı. Kürsî'sine ve Arş'ına yakın seçti ve yaratıklarından dilediğini oraya yerleştirdi. Şu halde bu gök katının diğer göklere göre bir meziyet ve üstünlüğü vardır. Hiçbir şey olmasa Allah Teâlâ'ya yakınlığı yeter.
    Göklerin maddesinin eşitliği yanında bu üstün kılma ve tahsis, O'nun kudret ve hikmetinin sonsuzluğunu, dilediğini yaratıp seçtiğini gösjeren en açık delillerdendir. [34]

    2— Cennetlerden Seçmesi:

    Allah Teâlâ'nin Firdevs Cennetini diğer cennetlerden üstün kılması ve onu Arşı'nın tavanı yaparak tahsis etmesi de bunlardan biridir.[35] Âsâr'-ın birinde denilmektedir ki: "Firdevs cennetinin fidanlarını Allah Teâlâ kendi eliyle dikti ve orasını hayırlı halkı için seçti." [36]

    3— Meleklerden Seçmesi:

    Cebrail, Mikâil ve İsrafil gibi seçkin melekleri diğerleri arasından seçmesi de bu kabildendir. Hz. Peygamber (s.a.) şöyle dua ederdi:
    "Cebrail, Mikâîİ ve İsrafil'in Rabbi, göklerin ve yerin yaratıcısı, gizliyi, aşikârı bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri konularda kulların arasında Sen hükmedersin. İzninle hak yolunda ayrılığa düşüldüğünde beni doğruya ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini doğru yola eriştirensin. [37]

    Melekler arasından bu üçünü, onların kamilen seçkin özel yerleri ve Allah'a yakınlıkları bulunduğu için anmıştır. Oysa göklerde onlardan başka nice melekler vardır; ama bu üçten başkasının adını anmamıştır. Cebrail, kalblerin ve ruhların sayesinde hayat bulduğu vahyi getiren melektir. Mikâil, yeryüzünün, hayvanların ve bitkilerin hayatı olan yağmuru yağdıran melektir. İsrafil, Sûr'a üfleyecek melektir; Sûr'a üfleyince onun üflemesi Allah'ın izniyle ölüleri diriltecek ve onları kabirlerinden çıkartacaktır. [38]

    4— Peygamberlerden Seçmesi:

    Ahmed'in, Müsned'de ve İbn Hibbân'in Sahih'dc Ebu Zer'den aktardıkları bir hadise göre Hz. Âdem'in (a.s.) soyundan sayıları yüz yirmi dört bin olan nebîleri ve onlar arasından da sayıları üç yüz on üç olan rasûlleri seçmesi de bu kabildendir. [39]Ayrıca bu rasûller arasından ülulazm diye adlandırılan, Ahzâb ve Şûra sûrelerinde geçen şu beş peygamberi seçmesi de böyledir:
    "Hani peygamberlerden söz almıştık. Ey Muhammedi Senden, Nuh'-dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan sağlam bir söz almışızdır. [40]

    "Allah, Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur. Sana vahyetük; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyurduk ki: 'Dini ayakta tutun, onda ayrılığa düşmeyin'.[41]
    Allah bu ülulazm peygamberlerden de iki dostu İbrahim ve Muham-med'i seçti. Allah onlara ve ailelerine salat ve selâm eylesin. [42]

    5— Âdemoğullanndan Seçmesi:

    Âdemoğulları soyundan îsmail soyunu seçmiştir. Onlar arasından da Huzeyme'den olan Kinane oğullarından Kureyş'i. Kureyş'ten Hâşijnoğullarını, HâşimoğuHarından da Âdemoğullannın efendisi Hz. Muhammed'i (s.a.)
    seçti.[43]

    6— Ashabtan Seçmesi:

    Yine Allah, âlemler içinde Hz. Muhammed'in (s.a.) arkadaşlarım (ashabını), onlar içinden ilk önce iman edenleri, onlar arasından Bedir savaşına katılanları ve Rıdvan bey'atında bulunanları seçmiştir. Onlar için en mükemmel dini, en üstün şeriatı ve en temiz en hoş en pak huylan seçmiştir. [44]

    7— Ümmetlerden Seçmesi:

    Hz.Muhammed'in (s.a.) ümmetini diğer ümmetlere tercih etmiştir. Ni*tekim İmam Ahmed'in Müsned'mâç ve diğer hadis kitaplarında Behz b. Hakim b. Muaviye b. Hayde —babası— dedesi yoluyla aktarıldığı üzere, Allah Rasûlü (s.a.) buyurdular ki: "Siz yetmiş ümmete bedelsiniz. Siz, Allah katında onların en hayırlı ve en değerlisisiniz".[45] Ali b. el-Medinî ve Ahmed: "Behz b. Hakim'in babası ve dedesi aracılığıyla aktardığı hadis sahihtir." demişlerdir.

    Bu seçimin eseri, onların davranışlarında, ahlâklarında, tevhid inançlarında, cennetteki konak yerlerinde ve kalacakları makamlarında ortaya çıkmaktadır. Zira bu ümmet diğer insanlardan daha yukarıda, daha üstte bir tepe üzerinde olacak ve onlara o tepeden bakacaktır. Tirmizî'de Bürey-de b. Husayb el-Eslemî'den rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü (s.a.): "Cennet halkı, yüz yirmi sıradır. Sekseni bu ümmetten, kırkı da diğer ümmetlerdendir." buyurdu.[46]Tirmizî: "Bu hadis hasendir." diyor. Sahih-i Müslim'de Cehenneme gönderilenler konusunda Ebu Saîd el-Hudrî'den gelen bir hadiste Hz.Peygamber (s.a.): "Canım elinde olan Allah'a yemin
    ederim, gerçekten ben sizin cennet halkının yarısı olmanızı çok ümit ediyo*rum." buyurdu[47] ve bundan fazlasını söylemedi. Ya bu hadis daha sahihtir demeli, ya da Hz. Peygamber (s.a.) ümmetinin cennet halkının yarısı olmasını istedi, bunun üzerine Rabbi ona ümmetinin yüz yirmi saflık cennet halkının seksen safını oluşturacağını bildirdi .[48] Şu halde iki hadis arasında bir çelişki yoktur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'dır.

    Allah'ın bu ümmete, başka ümmetlere bağışlamadığı ilim ve hilimi (yumuşak huyluluk) bağışlamış olması da bu ümmeti, Cenab-ı Hakk'ın üstün ve seçkin kıldığını gösterir. Bezzar'ın Müsned'indç ve diğer bazı hadis kitaplarında rivayet edildiğine göre Ebu'd-Derda diyor ki: Ebu'l-Kasim'ın (s.a.) şu hâdiseyi anlattığını işittim: "Allah Teâlâ, Meryem oğlu İsa'ya: Ben, senden sonra bir ümmet göndereceğim. Onlar başlarına sevdikleri bir-şey gelse hamdedip şükrederler. Başlarına hoşlanmadıkları birşey gelse — hilim ve ilim bulunmadığı halde— sevabını benden bekleyip sabrederler, buyurdu. İsa: Rabbim! Hilim ve ilim bulunmadığı halde bu nasıl mümkün olabilir? diye sordu. Allah Teâlâ; Ben onlara kendi hilim ve ilmimden ve*receğim, buyurdu.[49]

    Zadu'l-Mead-İbni Kayyim
    İklim yy.
    Konu mopsy tarafından (23-02-2012 Saat 10:50 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. 2015 Genel Seçimleri Ne Zaman
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-03-2015, 02:45 PM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-08-2012, 02:44 PM
  3. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-02-2012, 09:34 PM
  4. Yorum: 0
    Son mesaj: 11-11-2011, 04:14 PM
  5. Yorum: 2
    Son mesaj: 10-08-2011, 06:04 PM
Yukarı Çık