Selam!

îslâm tarihinde bu siyasî fırkalardan. başka itikadı fırkalar da vardır. Bu fırkalar birtakım itikadî meseleler etrafında kurulmuş*tur.
Her siyasî fırka, bu itikadî fırkalardan birine kendi bünyesin*de yer vermiştir.
Meselâ:
Şiilerin çoğu mu´tezilîdir. Ehl-i Sünnet ve´Cemaat´den Mürcie fırkasına giren bazı kimseler de vardır.
Bu ikitadi fırkaların önemlileri şunlardır:

1 Murcie:
Bu fırka, siyasetle dinin esaslarını birbirine ka*rıştırmakta ve itikat bakımından haricîlerin tam karşı kutbunu teş*kil etmektedir. Haricîler, büyük günâh işliyenleri kâfir ve ebedî ola*rak cehennemlik sayarken, Mürcie fırkası, küfürle ibadetin fayda*sı olmadığı gibi, İman olduktan sonra günâhın da hiçbir zararı yok*tur, der. Mûtezilîler, büyük günâh işliyenlerin sürekli olarak cehen*nemlik olduğuna hükmetmiyenlerin hepsini mürcie saymışlardır. Şehristânî, Mürcie´yi iki ,kısma ayırır:[55]

a) Ehl-i Sünnet mürcîesi:
Bunlar; günâhların cezayı gerektir*diğini, Allah´ın Kitab ve Peygamberleri vasıtasıyla
onları kıyamet günü cezalandıracağını bildirdiğini, fakat Allah dilerse onların tev-belerini kabul edip affedeceğini ileri sürerler.[56]

b) Bid´ata sapan mürcie:
Bunlar, itikad´ sağlam olduğu müd*detçe günâh işliyenlerin azap gönniyeceğini ve itikad sağlam olmaz*sa, iyiliğin hiçbir mükâfaat kazandırmıyacağını iddia ederler.

2 Cebriyye (Cehmiyye) :
´ Bunlara göre insanın kendi yaptı*ğı işlerde hiçbir iradesi yoktur. İyilik veya kötülük olsun, kulun iş*lediği herşeyin faili Allah´tır, Kul, fiillerinde rüzgâr karşısındaki kuş tüyü durumundadır. Cebrütkten ilk söz eden şahıs Cehm b. Safvan olduğu için bu fırkaya «Cehmiyye» de denilir.

3 Mu´tezile (Kaderiyye) :
Bunlara göre insan, kötü fiillerini, Allah´ın iradesi olmaksızın kendisi yaratır. İyiliği (hayrı) de Al*lah´ın iradesi ile yapar. Bunlara, kaderi inkâr ettikleri için «KADE-KİYYE» fırkası da denir. İslâm düşüncesinde bu fırka mensupları*nın rolü büyüktür. Zındıkları aklî delillerle ilk reddedenler, Mu´te*zile bilginleri olmuştur.
Bu fırkanın önemli beş prensibi vardır:

1 __ Tevhid :
Bu prensibe göre Allah zatında ve sıfatlarında tek*tir. Mahlûkattan hiç birisi O´na hiç bir sıfatta ortak olamaz; dolayısiyle Allah´ı görmek mümkmn değildir.[60]

2 Adi (Adalet) :
Allah´ın adaleti gereğince insan kendi fiil*lerini yaratmada serbest bırakılmıştır. Tâ ki O´nun için teklif, mü*kâfaat ve ceza mümkün olsun.[61]

3 Va´d ve Vaîd:
Buna göre Allah iyilik edeni mükâfaatlandıracak, kötülük işîiyenleri de cezalandıracaktır. Büyük günâh işliyenler tevbe etmezlerse mağfiret olunamazlar.[62]

4 El-Menziletu Beyn´el-Menzileteyn:
Büyük günâh işliyen ler ne mü´mindir, ne kâfirdir. Bu ikisi arasında bir yer işgal eder*ler ve onlara fasık müslüman denilebilirse de mü´min denilemez. Onlar tevbe etmeden ölürlerse ebedî olarak cehennemde kalırlar.[63]

5 Emri bi´1-ma´ruf nehyi ani´l-münker:
İslâmiyeti yaymak, sapıkları hidayete erdirmek, imkân nisbetinde herkes için iyiliği emir ve kötülüğü yasak etmek bir vazifedir.[64]

İslam da Fıkhi Mezhepler Tarihi, Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 2/61.