Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

İstihare namazı ve duası nasıl olmalıdır?

Din ve İnanç Kategorisi Dini Dokümanlar Forumunda İstihare namazı ve duası nasıl olmalıdır? Konusununun içerigi kısaca ->> Soru: İstihare namazı tam olarak nasıl yapılır?Dua ederken renge niyet edildiğinde mesela -yapmaya niyetlendiğim iş hayırlı ise bana yeşil göster- ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423

    İstihare namazı ve duası nasıl olmalıdır?

    Soru:

    İstihare namazı tam olarak nasıl yapılır?Dua ederken renge niyet edildiğinde mesela -yapmaya niyetlendiğim iş hayırlı ise bana yeşil göster- rüyada yeşil renk görmek mi esas alınır yoksa yapılmak istenen iş ile ilgili görünen mi esas alınır?

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;

    Ticaret, evlilik, seyahat ve benzeri bir işe teşebbüs eden kimse, o işin kendisi için hayırlı olup

    olmayacağı hususunda tereddüde düşerse, şüphesini giderecek, tereddüdünü ortadan

    kaldıracak hal çareleri aramak ister. Bu hususta yapılacak ilk iş, yapılması istenen meselenin

    meşrûluğunun ve helâlliğinin araştırılması, dinî ölçülere uyup uymadığının incelenmesidir.

    Kişinin kendisi bir neticeye varamadığı takdirde en sıhhatli yol, o meseleyi münasip olan

    ehliyetli birisine danışmak, onun fikrini almak, gerekirse meseleyi enine boyuna bütün

    teferruatıyla konuşmak; kısaca istişare yapmaktır.




    İstişare yapılacak insanın da tecrübeli, bilgili ve sözüne itimat edilir olması gerekir.

    Bir meseleyi kendi aralarında istişare etmeyi, oturup konuşmayı mü’minlerin vasıflarından

    sayan Kur’ân-ı Kerim, “Onların işleri aralarında müşavere iledir”1 buyururken, istişare

    ederken ehil kimselerin seçilmesini, fikren ve inanç bakımından yabancı olanlarla istişare

    yapılmaması hususunda da ikazda bulunmaktadır:




    “Ey iman edenler! Sizden olmayan kimseleri içli dışlı dost edinip sırlarınıza ortak etmeyin.

    Onlar sizi zarara sokmakta kusur etmezler. Size sıkıntı verecek şeylerden hoşlanırlar. Size

    düşmanlıkları sözlerinden belli olmuştur; açığa vurmayıp da kalblerinden gizledikleri

    düşmanlık ise daha büyüktür. Biz size dostunuzu ve düşmanınızı böylece gösterip

    âyetlerimizi açıkladık—eğer akıl ederseniz.”2




    Görüldüğü gibi basiret sahibi mü’min, kendi hususi meselesini, her önüne gelene açmamalı,

    rastgelenin fikrini almamalı. Çünkü kendisine yardımcı olacak birisini ararken çok kere onunla

    konuşması neticesinde yanlış karara varmasından dolayı hatâya düşeceğini hesap etmelidir.

    Çünkü insanın aldığı bazı kararlar hayatı boyunca kendisini bağlayabilir, tesiri altına alabilir.

    Tahsil, iş ve evlilik gibi. Tam ölçüp tartmadan bir iş kuran kimse, öyle ki birgün gelir, işinin

    ters gittiğini görür, iflâsa gittiğin anlar, neticede sermayesini de kaybedebilir. Bu hal maddî

    hayatına, hem de mânevî hayatına çok büyük tesir icra eder. Yine inceleyip araştırmadan bir

    evlilik hayatı kuran insan bu aceleciliğin ve tedbirsizliğin cezasını hayatı boyunca çekebilir,

    dünyasını zehir edebilir. Bunun için istişareyi kendimize alışkanlık hâline getirmeli, en basit

    meselemizi dahi tecrübeli ve ehliyetli birisine sormadan yapmamalıyız.




    Bütün hayat safhalarıyla ümmetine mükemmel bir örnek olan Sevgili Peygamberimiz her

    meselesini yakınları ve Sahabileriyle istişare eder, onların da fikrini alır, öyle karar verir, işe

    başlardı. Halbuki kendisi bir peygamber olması hasebiyle vahye mazhardı; herkesten zeki,

    akıllı, derin fikirli, sâlim düşünceli bir insandı. Vahiyle sâbit olmayan hemen hemen bütün

    meselelerde Ashabiyle istişarede bulunurdu. Ümmetini de istişaresiz iş yapmamaları için

    tenbih eder ve istişare edenin hiçbir zaman pişman olmayacağını ifade buyururdu:



    “İstihare eden kimse zarar görmez, istişare eden pişmanlık duymaz, iktisada riayet eden

    maişetçe aile belâsını çok çekmez.”3




    Dikkat edileceği gibi hadis-i şerif mü’minin sosyal hayatını üç temel esasa riayet etmeye

    bağlamıştır: İstişare, istihare ve iktisat. Bilhassa bunlardan istişare ve iktisadın ne kadar

    ehemmiyet taşıdığı şüphe edilmez bir gerçektir.



    Hadis-i şerifte tavsiye istihare de, istişare ettiği halde kalben rahat olmayan ve hissen

    tatmin olamayan kimselerin başvurabileceği bir sünnettir.



    İstihare, lûgat mânâsı itibariyle, Allah’tan hayır dilemektir. Yani yapılacak bir işin iyi mi, kötü

    mü olduğunu yahut o işi hemen mi, yoksa bir müddet sonra mı yapmanın daha iyi netice

    vereceğini anlamak ve kalbin o meseleye yatışmasını Allah’tan dilemek ve istemektir.



    İstihare Peygamberimizin bir sünnetidir. Ümmetine tavsiye ettiği bir duâ ve ibadet şeklidir.

    Peygamberimiz (a.s.m.) istiharenin nasıl yapılacağını, hangi duânın okunacağını bizzat

    öğretmiştir. İstiharenin ehemmiyeti hususunda Câbir bin Abdullah şöyle demektedir:



    “Resulullah (a.s.m.) bize Kur’ân’dan bir sûre öğretir gibi büyük küçük işlerimizin hepsinde

    istihareyi öğretti ve şöyle buyurdu:

    ‘Sizden biriniz bir işe kalben azmettiği zaman, iki rekât namaz kılsın.”4



    İstihare namazı iki rekâttır. İmam Gazalî bu namazın birinci rekâtında Fâtiha’dan sonra Kul yâ

    eyyühe’l-kâfirûne, ikinci rekâtında da Kul hüvellahu ehad sûrelerinin okunmasını tavsiye

    eder.5


    Namazı kıldıktan sonra Peygamberimizden (a.s.m.) rivayet edilen şu duâ okunur:

    “Allah’ım, bu işimin hakkımda hayırlı olacağını yalnız Sen bildiğin için bana doğrusunu

    göstermeni niyaz ediyorum. Senin sonsuz kudretine iltica ediyor, yardım bekliyorum. Yüce

    lütfundan ihsan etmeni istiyorum. Muhakkak Senin her şeye gücün yeter; ben ise hiçbir şeye

    güç yetiremem. Sen her şeyi bilirsin, ben ise hiçbir şey bilmem; Sen bütün gaybları bilirsin,

    Allah’ım, bu iş benim dinim, yaşayışım, işimin âkibeti, dünyam ve âhiretim hakkında hayırlı ise

    bunu bana nasip eyle. Sonra bunda benim için feyiz ve bereket vücuda getir. Şayet bu iş

    benim dinim, yaşayışım, işimin âkibeti, dünyam ve âhiretim hakkında hayırlı değilse, bunu

    benden, beni bundan vaz geçir. Bu hususta gönlümde bir meyil bırakma. Benim için hayırlısı

    ne ise onu kolaylaştır. Sonra da beni takdir buyurduğun bu hayırla hoşnut eyle.”6



    Dua okunurken, “bu iş” şeklinde geçen yerlerde yapılması istenen iş zikredilir. Bu şekilde

    duanın Türkçesi okunabileceği gibi, Arapça aslını okumak daha faziletlidir. Duânın aslı,

    verdiğimiz bu kaynaklarda olduğu gibi, ilmihal kitaplarında da mevcuttur.

    Kişi istihare ettikten sonra kalbi hangi tarafa meylederse onu yapmalı, istihareden önceki

    peşin hüküm ve kanaatini bırakmalı, kendi temayülüne dayanmalıdır. İstihareye rağmen bir

    temayül ve gönül yatışması görülmediği takdirde, istihareyi tekrarlayabilir. Bu sünnettir.

    Bununla alâkalı olarak Enes bin Mâlik’in (r.a.) rivayet ettiği bir hadiste Resulullah (a.s.m.)

    şöyle buyurmuştur:


    “Ey Enes, bir işi yapmayı niyet ettiğin zaman o iş hakkında yeniden yedi defa istihare et.

    Sonra kalbinden geçen temayüle bak. Çünkü hayır kalbinde doğan mânâdadır.”7

    İş acele olup da istihareyi tekrarlamak mümkün değilse şöyle duâ edilir:

    “Allah’ım, hakkımda hayırlı olan ne ise onu nasip et. Beni kendi halime bırakma.”

    İbni Abidin, istihare eden kimsenin dileğinin uygun olup olmadığına işaret olarak şöyle bir

    kayda yer verir:


    “Yatmadan önce dua okunur ve abdestli olarak kıbleye yönelerek yatılır. Rüyada beyaz veya

    yeşil görülürse o işin hayır olduğuna, siyah ve kırmızı görülürse de şer olduğuna işaret eder.

    Şerli olandan kaçınmak icap eder.”8


    Bütün bunlarla birlikte istihare, müşkül durumlarda mü’minler için ruhî ve mânevî bir

    kuvvettir. Bir işte tereddütte kalan bir mü’min iki rekât namaz kılarak Cenab-ı Hakka yönelir.

    Teşebbüs edeceği iş, seçeceği hayat arkadaşı, dini, dünyası ve âhireti için hayırlıysa

    gönlünde bu işe karşı bir ferahlık uyandırmasını, vücudunda bu işi yapabilmeye kudret ve

    kuvvet yaratmasını; şayet bu iş dini, dünyası ve âhireti için hayırlı değilse gönlündeki meyli

    yok etmesini Cenab-ı Haktan niyaz eder. İçinde de bir hafiflik duyar. İstihare ettiği şey

    hakkında kendisi için hayrın görüleceğine kalben emin olur. Neticesinde râzı olur.


    1. Şûra Sûresi, 38.
    2. Âl-i İmrân Sûresi, 118.
    3. Tecrid Tercemesi, 4:135.
    4. Buharî, Küsuf: 75.
    5. İmam Gazalî. İhyâu Ulûmiddîn. (Daru İhyâi’l-Kütübü’l-Arabî) 1:207.
    6. İbni Mâce, İkametetü’s-Salât: 188; Buharî, Küsuf% 75.
    7. Tecrid Tercemesi, 4:143.
    8. İbni Âbidin, 1:461.


    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215
    İstihareye her yatan , doğru şeyi görebilirmi acaba?

Benzer Konular

  1. Hamile giyim nasıl olmalıdır
    nevrinsarezar Tarafından Kadın Modası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-11-2012, 09:08 PM
  2. Akıllı bir Müslümanın tavrı nasıl olmalıdır?
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-10-2011, 02:53 PM
  3. İstihare Nasıl Yapılır?
    onairci Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-05-2009, 04:56 PM
  4. Nişan ve nişanlılık devresi nasıl olmalıdır?
    atmaca34 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 21-02-2009, 01:27 AM
  5. Çocuk Ayakkabısı Nasıl Olmalıdır?
    Affrodit Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-05-2008, 06:49 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık