Volkswagen Almanya'da 1938 yılında tek model halk tipi otomobil üretimi için Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi tarafından German Auto Association'a (Alman Otomotiv Birliği) kurdurulan otomobil firması. Şirketin adı Almancada "halkın arabası" anl***** gelmektedir.

1940'tan sonra Alman savaş gücünü arttırmak için harekete geçirilen Volkswagenwerk (Wolfsburg) kara ve hava taşıtlarının özellikle uzun menzilli V1 ve V2 güdümlü füzelerin yapımı için sanayi gücünü ordunun emrine verdi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Volkswagen'in denetimini Milli İktisat Bakanlığı Maliye Bakanlığı Federal Almanya Cumhuriyeti Aşağı Saksonya Hükümeti fabrika yönetici ve personeli temsilcilerinden kurulu onbeş kişilik bir kurul üzerine aldı. 1948'de Heinz Nordhoff (Berlin-Charlottenburg Politeknik okulu mühendisi doğ. 1899) tarafından yeniden teşkilatlandırılan Volkswagenwerk 1950'den sonra başlangıçtaki üretim kapasitesine ulaştı. 1953'te Batı Almanya'nın en çok otomobil üreten fabrikası haline geldi.

Volkswagen 1980'li yıllarda dünya çapında genişleme hedefine ulaşmak için çalışmalara hız verdi. Uluslararası alanda faaliyete girişmeden önce kendi ürün çeşitlerini tamamen modernleştiren şirket yeniden Avrupa'nın bir numaralı markası olma yolunda kararlı adımlarla ilerledi. Markanın en çok satan modeli olan Golf'un yanı sıra Polo bagajlı versiyonu Derby sportif modeli Scirocco orta sınıf aile otomobili Passat ve 1981'in Eylül ayında da Passat'ın daha zengin donanımlı bagaj tipi Santana modeli bulunuyordu. Klasik kaplumbağa Volkswagen'in üretimi ise Latin Amerika ülkelerinden Meksika'da ve yeni yapılan bir anlaşmayla da Mısır'da devam etmekteydi. Bu tipin toplam üretim sayısı 1981'in 15 Mayıs'ında 20 milyonu aşarak yeni bir rekor kaydetmişti. 1983'ün Ağustos'unda sıra en çok talep gören modelin yenilenmesine gelmişti ve ikinci nesil Golf birincisi gibi büyük ilgiyle karşılandı. Benzinli ve dizel motorlarının yanı sıra yeni Golf'un bir de çevre kirlenmesini önleyen katalitik egsoz sistemli tipiyle sipariş etme seçeneği vardı. Çevreye saygılı emisyon sistemi zamanla yaygınlaşıp tüm modelleri kapsayacaktı.

Genç nesil arasında ise çok popüler olan "GTI" modeline yüksek performanslı 16 supaplı bir motor Mayıs 1985'te ilave edildi. Bu modelin uluslararası otomobil sporundaki başarıları kısa zamanda gündeme gelmeye başlamıştı ve 1986'da Grup A Dünya Ralli Şampiyonu oldu Golf GTI 16V.

Böylece bütün modelleriyle Volkswagen'lerin üretimi ilerlerken 1987'nin 23 Mart'ında beyaz bir Golf CL tipi özel bir buluşmaya vesile oldu. O gün Volkswagen kuruluşu 50 milyonuncu otomobilini üretmiş olmanın mutluluğunu yaşıyordu. Artık Golf modeli yalnız Almanya'nın değil tüm Avrupa'nın en çok satan tek tip otomobili olmuştu. Bir yıl sonra Haziran ayında Golf modelinin toplam üretimi 10 milyona ulaştı. İki ay sonra da emektar Wolfsburg fabrikası kuruluşundan bu yana ürettiği 25 milyonuncu üniteyi uğurluyordu. Ancak bütün bu kutlamalar birbiri ardına devam ederken otomobil pazarındaki yerini sağlamlaştıran Volkswagen kendini 1990'lı yılların getireceği daha da çetin bir rekabete hazırlıyordu.

1980'li yıllarla birlikte Volkswagen yeni bir hamle daha geliştirerek gelecek yılların tekniğine ışık tutacak model tasarımları çıkarmaya başladı. Şirketin araştırma ve geliştirme faaliyetleri içinde yürütülen bu çalışmalar için 9.000 m2 ofis ve laboratuvar alanı ile 6.000 m2 atölye ve deney alanı tahsis edildi. Geliştirilmiş konfor yüksek hızda güvenlik ve çevre kirliliği sorunları bu bölümde derinlemesine inceleniyordu. AUTO 2000 projesi bu amaçla geliştirilen ilk model oldu. Hız denemelerinde kullanılan IRVW II modelinden sonra çarpıcı stili olan IRVW 4-Futura modeli geliştirildi. Bu modelin taşıdığı özellikler arasında martı kanadı gibi açılan geniş yan kapılar ABS fren sisteminin yanı sıra otomatik park etme sistemi de vardır. Bu nedenle de hem ön hem de arka lastikleri yön değiştirebiliyordu.

İlk otomobilleri Hitler'in her Alman ailesini bir otomobil sahibi yapma düşüncesi doğrultusunda Porsche firması tarafından tasarlanıp üretilmeye başlanan oldukça ekonomik ve kullanışlı olan Türkiye'de tosbağa olarak bilinen (İngilizcede Beetle yani böcek) modeliyle Volkswagen'in ünü tüm dünyaya yayıldı. Tüm dünyada 20 milyondan fazla üretilmiş olan bu modelin üretimi 2003 yılına kadar devam etti. Aynı modelin günümüze uyarlanmış yeni versiyonu olan New Beetle ise 1999 yılında piyasaya sürüldü. Volkswagen bugün birçok modeliyle dünya pazarında söz sahibi olan önemli bir otomobil firmasıdır.

Şu sıralar TSI kodlu yeni motorunu Polo ve Golf Jetta modellerine monte edip satışa sürmektedir. Bu motor 1.4 litre hacme sahip olup 170 beygir güç üretebilmektedir.

Volkswagen'i 1980'li yıllara hazırlayan Toni Schmücker 1981'in sonuna doğru şirketin idaresini Dr. Carl Hahn'a bıraktı. Otomotiv dünyasının globalleşme sürecine girdiği bu dönemde Dr. Hahn'ın liderliğinde birçok gelişmelere imza atıldı. Bunlardan en önemlisi Çin Halk Cumhuriyeti'nde Volkswagen Santana modelinin üretimine başlamak olmuştu. Bakir sayılan bu pazarda Volkswagen bugün halen güçlü pozisyonda öncülüğünü devam ettirmektedir. Hahn döneminin ikinci büyük anlaşması ise İspanyol Seat markası ile yapıldı. Önceleri teknik işbirliği ile başlayan ilişkiler sonraları FIAT'ın çekilmesiyle tam bir devir teslimle sonuçlandı. Volkswagen yönetimi altında SEAT'ta gelişmeler hızla ilerledi. Diğer taraftan Güney Amerika ülkelerine araç temin etmek için % 51 Volkswagen hissesiyle güçlü bir kuruluş olan AUTOLATINA kuruldu. Ünlü Berlin Duvarı henüz yıkılmamıştı ama Volkswagen yetkilileri Almanya'nın doğu kesimindeki otomotiv kuruluşlarıyla görüşmeleri başlatmışlardı. Dünya yeni bir dönemin eşiğindeydi ve Volkswagen yönetimi de bunun bilinciyle gelişmeleri izliyordu.

Volkswagen araçları Türkiye ye Doğuş Grubu tarafından ithal ediliyor. Bu grubun elinde bulunan medya şirketleri sayesinde büyük kitlelere ulaşmayı başarmış ve satış rakamları dikkate şayen rakamlara ulaşmıştır. Önceleri beğeni için kısıtlı sayıda araç ithal ediliyordu bu sayede bekleme süreleri çoğalıyor ve beklemek istemeyen alıcılar araçların ikinci eline rağbet ediyordu. Bu durum ise araçların ikinci el piyasada rağbet görmesine ve dolası ile de aracın değerine değer katmakta idi. Bu sayede piyasada kısa sürede markanın imajı ikinci elde değerli olan marka sınıfına erişmiştir. Bu satış tekniğinin aynısı Scuderia Ferrari tarafından dünya çapında son 25 yıldır uygulanmakta ve bir çok piyasa eleştirmeninden nasibini almaktadır. Ancak tüm bu eleştirilere rağmen bugün Ferrari sahip olduğu ünü ikinci ele düşen araçları kendisinin piyasa değerinin üstünde fiyatlara geri almasına borçludur. Bu işlemlerde Ferrari hep aracı kullanarak kendinin kesinlikle taraf olmadığını yansıtmayı başarmıştır.

wikipedia