Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.462
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Savaştan 10 yıl sonra

    Irak Savaşı’nın üzerinden tam 10 yıl geçti. Şimdi bunun anısına 23 Mart’ta fotoğrafçı Niko Guido önderliğinde ‘Bizi Rahat Bırakın’ adında bir fotoğraf sergisi açılıyor.

    Sergide savaşta yaralanan Iraklıların birbirinden etkileyici fotoğrafları görülecek.

    SURU
    VÜCUT, TEDAVİYİ KABUL ETMEDİ


    Suru sekiz yaşında. Üç tane kız, dört tane erkek kardeşi var. Kerkük’te doğdu. Üç yaşında evde oynarken, dışarıda bomba yüklü bir araba patladı. Bomba yüzünden evin enerji ihtiyacını karşılayan yakıt tankı da patladı. Kızın bütün yüzünü alevler sardı. Ciddi şekilde yaralandı. Tedavi için Süleymaniye’ye götürüldü ancak Süleymaniye’de tedavi edilemedi. Bunun üzerine Amman’a getirildi. Vücudunun çeşitli yerlerinden parçalar alındı ve yanmış yerlerine dikildi. Küçük kızın vücudu bu tedaviyi kabul etmedi ve yapıştırılan parçalar döküldü. Suru hayvanlardan hoşlanmıyor, bebeklerle oynamayı çok seviyor. Arkadaşlarını çok özlüyor.


    FATİMA KHAHTAN ADNAN
    ŞİMDİKİNİN AKSİNE ÇALIŞKAN VE HAYAT DOLUYDUM


    Öğle uykusundaydık büyükbabamın evinde. Evin arka tarafında petrol dolu bir varil isabet almış. Patlamayla beraber kıyamete uyandığımızı sandık. Kız kardeşimle hemen dışarı attık kendimizi. Annem bu kadarını bile yapamadı; üzerine düşen pencerenin altında kaldı, oracıkta can verdi. Ninem öldü. Kız kardeşimle beni hastaneye yetiştirdiler. Kurtulmasına kurtulmuştu kardeşim ama durmadan dua ediyordu, bir an önce ölüp acılarından kurtulmak için. Ardından doktorlara, hemşirelere, hastabakıcılara, herkese yalvarmaya başladı. Bir iğne, onu hemen orada kurtaracak, hayatına son verecek bir iğne için yalvarıyor, çığlık atıyordu. Hayatta kalırsa ıstırabının daha da artacağını biliyordu. Tereddütsüz cevap verdiler yakarmalarına; bir iğne hemen durdurdu kanlar içindeki kız kardeşimin kan dolaşımını, kurtardı acılarından.

    Amerikalılar geldi bir süre sonra. Tedavimin devamı için memleketlerine götürdüler beni. Gördüğünüz gibi ben artık yaralı bir insanım, 14 yaşımda. Hayatımın sonuna kadar bu yaramla yaşayacağım. İçimdeki yaraysa sonsuza kadar benimle kalacak. Beni bir an bile bırakmayacağını hissediyorum. Bütün bunları biliyor ve kabulleniyorum ama sinir sistemim çok hassas; başıma gelenlerle mukayese bile edilemeyecek küçücük bir aksilik bile artık psikolojimi alt üst etmeye yetiyor.

    Eski, mutlu günlerimi hatırlamadan edemiyorum. Şimdikinin aksine çok çalışkan, hayat dolu bir insandım. Arkadaşlarımın evlerine gider, bir anımı bile boş geçirmezdim. Artık hiç keyfim yok, umudum ya da beklentim de yok. Erkek kardeşlerim kaldı. Üç erkek kardeş. Hepsi öğrenci. Bana olan oldu. Bundan sonrası için hiç bir diyeceğim yok. Gene de bir şeyler söylemek gerekirse sadece barış dileyebilirim. Kardeşlerim için, bütün insanlar için barış. Artık kimse savaşmasın, ölmesin, yaralanmasın.


    HAYAT MUHAMMED NASIR
    İSTEKLERİM NEREDEYSE GERÇEK OLMUŞTU


    Irak’ın Al Anbar şehrindenim. İlkokuldan sonra okulu bıraktım. Savaştan hemen önce de evlendim. Evimle ilgilenmeyi, temiz ve düzenli bir yuva kurmayı, çocuklarımın olmasını ve onlarla vakit geçirmeyi, onları besleyip büyütmeyi hep istemişimdir. Özellikle de yemek yapmayı çok severdim, her türlü yemekte de çok iddialıydım. Bütün bu istediklerim neredeyse gerçek olmuştu. Üç aylık evliydim, güzel bir evim vardı. Ev işleriyle uğraşmak, kocama yemek hazırlamak derken hayatım tam da istediğim gibi gidiyordu. Üstüne üstlük bir aylık da hamileydim. Kocam da, ben de çok mutluyduk. Ailelerimiz de dâhil heyecanla doğacak çocuğumuzu, torunumuzu bekliyorduk. Bütün dualarım kabul olmuştu işte.

    Bir gün Hitam ve kocamla beraber bahçedeydik. Sokaktaki petrol varilleri isabet almış. Bir patlama oldu. Biz de sokağa çok yakındık. Her yer alev aldı, cehennem gibiydi. Hitam’la ben ağır yaralandık, her tarafımız yandı. Hem yaralı, hem de hamile kalakaldım savaşın ortasında. Sadece yüzüm yanmakla kalmamış, gördüğünüz gibi iki elimi de kullanamaz hale gelmiştim. Sonra benim için zor bir tedavi süreci başladı; hastaneden hastaneye, doktordan doktora. Bir anda hayatım değişti. Evim, mutfağım, ailem, kocam geride kaldı. Artık hastaneler evim oldu. Hastane yemekleri de yemeğim.

    En zoru da karnımdaki bebekle bu sürece dayanabilmekti. Sadece kendimi değil, bebeğimi de düşünmek zorundaydım. Hamileliğim boyunca iki ameliyat geçirdim. Ben bir şekilde dayanıyordum bütün bunlara, ama ya bebeğim? Nitekim yedinci ayda doktorlar bebeğimi almak zorunda kaldılar. Allah’a şükürler olsun ki bebeğim yaşıyor. Adı Bekir. Şimdi bir yaşında ama ben hep hastanede olduğumdan ona babası ve ninesi bakıyor. Amman’a geldiğimden beri beş aydır göremedim oğlumu. Kocamın sevgisi, anlayışı, bana ve oğluma bağlılığı ve ailelerimizin desteğiyle bu sürece göğüs geriyor, umutsuzluğa kapılmıyoruz. Bir elim ameliyatla biraz düzeldi, sırada diğeri var. İnşallah evimi temizleyip pırıl pırıl yapacağım günler de gelecek. Mutfağımda oğluma ve babasına güzel yemekler hazırlayacağım. Oğlumun büyüdüğünü göreceğim...

    Devamı için tıklayınız..

  2. #2
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesaj
    45
    Rep Gücü
    0
    Bazılarına da burada Rahat batar..

Benzer Konular

  1. Nükleer Savaştan Nasıl Sağ Çıkılır?
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 27-09-2010, 04:27 PM
  2. On Yıl Sonra Türkiye
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 02-02-2010, 01:51 AM
  3. Ya Sonra?
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 09-01-2009, 02:05 AM
  4. Sonra sen geldin
    İNCİ Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-04-2008, 05:41 PM
  5. 28 gün sonra
    SMN Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-05-2007, 12:49 PM
Yukarı Çık