1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 32

Rahmet kapısı "üç aylar" başlıyor

GÜNCEL GÜNDEM Kategorisi Güncel Haber ve Manşetler Forumunda Rahmet kapısı "üç aylar" başlıyor Konusununun içerigi kısaca ->> RAHMET KAPISI "ÜÇ AYLAR" BAŞLIYOR Müminlerin heyecanla beklediği `üç aylar` 22 Mayıs Salı günü başlıyor. Müslüman halkımız tarafından "Üç Aylar" ...

  1. #1
    efi
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye efi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nerden
    izmir/karşıyaka
    Yaş
    33
    Mesaj
    138
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    1665

    Rahmet kapısı "üç aylar" başlıyor

    RAHMET KAPISI "ÜÇ AYLAR" BAŞLIYOR

    Müminlerin heyecanla beklediği `üç aylar` 22 Mayıs Salı günü başlıyor.

    Müslüman halkımız tarafından "Üç Aylar" olarak isimlendirilen, yeni bir mânevî mevsime girmiş bulunuyoruz. Sarsılan rûhî dünyamızı onaracağımız, kalbî seviye kazanacağımız, hayatımızı yeniden gözden geçirmemize vesîle olacak mânevî bir iklime yeniden kavuştuk.

    Oruçla, tövbeyle, namazla, Kur'ân'la, hayır-hasenâtla dolu dolu geçirilecek bir dönem...

    Bu aylarda birbirinden kıymetli geceler var: Regâib, Mîrâc, Berâat, Kadir geceleri... Gök kapılarının açıldığı, duâların kabul edildiği, istiğfâr ve tövbelerle günahların bağışlandığı, gözyaşlarıyla kötü kaderin değiştirildiği geceler, günler...

    Üç Aylar: Receb, Şaban, Ramazan...

    Resûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, "Receb Allah Teâlâ'nın, Şaban benim,Ramazanümmetimin ayıdır." "Receb ayının, diğer aylar üzerine fazileti, Kur'ân-ı Kerîm'in diğer sözlere olan üstünlüğü gibidir. Şaban ayının diğer aylara nispetle fazileti, benim, diğer peygamberlere olan üstünlüğüm gibidir, Ramazan'ın diğer aylara göre fazileti ise, Allâh Teâlâ'nın, mahlûkâtı üzerine yüceliği gibidir." buyurmuştur.

    Oruç, Recep ve Şaban'da nafile, Ramazan'da farz olarak bu aylarda yapılacak ibadetlerin ağırlık merkezini teşkil etmektedir.

    Receb Ayı: Rasûlüllâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Receb ayına kavuşunca şöyle duâda bulunurdu: "Allâhümme bârik lenâ fi Recebe ve Şa'bân ve belliğnâ Ramazân: Yâ Rabbi! Receb ve Şabanı bize mübarek eyle, bizi Ramazan'a kavuştur."

    Sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz, bu ayda oruç tutmamızı, fakir fukaranın dertleriyle diğer zamanlardan daha fazla ilgilenmemizi, hayırlar yapmamızı tavsiye etmiş, böyle yapıldığında büyük ecre nâil olunacağını müjdelemiştir.

    Regaib Gecesi: Bu ayın ilk Cuma gecesi, mübarek Regâib gecesidir(25/06/09). Bazı âlimlerin açıklamalarına göre, Peygamber Efendimiz bu gece pek çok rûhânî ahvâl ve ikrâma kavuşmuş olmakla, yüce Allâh'a şükür için on iki rekat namaz kılmıştır. Bu gece, duâların kabul edildiği müjdelenen sayılı gecelerdendir.

    Mirac Gecesi: Receb ayının 27. gecesi de mübarek Mirac gecesidir. İsrâ ve Mirac hâdisesinin vukû bulduğu bu gecede 12 rekat nafile namaz kılınması müstahsen (güzel, iyi, hayırlı) kabul edilmiştir.

    Her rekatında, Fatiha ile bir sûre okuyarak, 2 rekatta bir selam vermeli, namaz tamamlandıktan sonra, 100 defa "Subhânallâhi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber" demeli, sonra 100 defa "Estağfirullâh, el-Azîm", sonra yine 100 defa "Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed" diyerek, Peygamber Efendimiz'e salât ü selâm okumalıdır. Gündüzünde de oruçlu bulunmaya gayret etmeli.

    Ramazan orucuna hazırlık yapmalı

    Üç ayların feyzinden istifade etmek için yerine getirilmesi gereken en önemli ibadetlerden biri de oruç tutmak. Halk arasında "üç ayların tamamını oruçlu geçirmek sünnettir" gibi bir inanış da var. İlahiyatçılara göre bu, sünnette olmayan, uydurulmuş bir davranış ve düşünce biçimi. Resulullah'ın Ramazan dışında en fazla orucu Şaban ayında tuttuğu, genel olarak da pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirdiği biliniyor. Bir rivayete göre kendisine pazartesi günü oruç tutmanın neden faziletli olduğu sorulduğunda: "O gün dünyaya geldiğim ve Peygamber olduğum gündür." buyuruyor. Bir başka rivayete göre ise pazartesi ve perşembe günleri ameller Allah'a arz olunur, bu nedenle Efendimiz bu günlerde oruçlu olup amellerinin arz olunmasını istemiş. Muhittin Akgül meseleye bir de şu açıdan bakıyor: "Bu ayları oruçla geçiremeyen kimse, birden kendisini Ramazan'la karşı karşıya bulur. Önceden hazırlanılmamış böyle bir buluşmada, alışkın olmayan vücut, aniden kendisini uzun bir oruçla karşı karşıya bulunca zorlanabilir." Özellikle Ramazan ayının uzun yaz günlerine denk geldiği bu senelerde vücudu oruca alıştırmak bakımından bu sünnete daha fazla ehemmiyet göstermek gerekiyor belki de.

    Yapılacak her amelin, duânın kabulünü rabbimizden niyaz ediyoruz

    Bu bereketli günleri nasıl değerlendirelim?

    1. Bol bol Kur’ân-ı Kerim okuyalım.

    3. Kaza veya nafile namazlar kılalım.

    4. Dünyaya gönderiliş amacımızı ve gidişatımızı düşünerek tefekkürde bulunalım.

    5. İşlediğimiz günahlar için bu bereketli günlerin yüzü suyu hürmetine samimi ve gönlümüzden gele gele tevbe ve istiğfarda bulunalım.

    6. Bir dua listesi oluşturarak sevdiğimiz insanlara bol bol dua edelim.

    7. Geceleri değerlendirerek haftanın belirli günlerinde teheccüd namazı kılalım.

    8. Bu günlerde Allah Resulü’nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.

    Rahmetin sağanak sağanak yağdığı günler geliyor
    Her insan bir yağmur tanesi gibidir..Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer...

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!
    Peygamber Efendimiz bu gece pek çok rûhânî ahvâl ve ikrâma kavuşmuş olmakla, yüce Allâh'a şükür için on iki rekat namaz kılmıştır
    Mirac hâdisesinin vukû bulduğu bu gecede 12 rekat nafile namaz kılınması müstahsen (güzel, iyi, hayırlı) kabul edilmiştir.
    Her rekatında, Fatiha ile bir sûre okuyarak, 2 rekatta bir selam vermeli, namaz tamamlandıktan sonra, 100 defa "Subhânallâhi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber" demeli, sonra 100 defa "Estağfirullâh, el-Azîm", sonra yine 100 defa "Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed" diyerek, Peygamber Efendimiz'e salât ü selâm okumalıdır.
    sn.efi
    Sunnette ve Kur'an'da
    Bunlarin karsiliklari yoktur.

    Yani
    Sonradan dine eklemelerdir.

    Hurafalardan uzak durulmasi
    Dilegiyle.........

  3. #3
    efi
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye efi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nerden
    izmir/karşıyaka
    Yaş
    33
    Mesaj
    138
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    1665
    hurafe yada değil.fazladan namaz kılmaktan zarar gelmez...
    Her insan bir yağmur tanesi gibidir..Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer...

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    hurafe denilen şey "islam anlayışının geliştirilemez, dokunulamaz, yenilenemez olduğu düşüncesidir". bu islamı putlaştırmaktır. islam elbette bir insanlık anlayışı, ilmidir, anlayışlar ve ilimler zamana göre insan idrakı ile ileriye doğru giderler. 3 ay öncesinden değil keşke bütün bir yıl insanlar bu ilmin icraatlarını yerine insanlıkları ve sadakat ile doğruya bağlı kalmayı becerebilse buna niyet edebilseler.

    hem herkezin anlayışı farklıdır, kimisi sünnet ve KUR'AN'a göre yaşar kimisi incile ve tevrata göre. bunların birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğunu fark edince karşınıza humanizm çıkar. ona karşıda saygı ile eğilmek gerekir. burada bana okuduğunuz KUR'AN ile cevap verecek olursanız, size ben daha yaratılırken vicdanıma koyulan KUR'AN dan cevap vereyim. hoşgörüyü ve anlayışı elden bırakmayınız.

    KUR'AN'ın kalbimde olup olmadığını sorgulayacak olursanız; o kendini ve vicdanını bilen her insanın içersinde vardır elbet. din diye bölünecek bir durum yoktur ortada. her insanı ulu Allah vicdanı ile yaratır KUR'AN'ı da içine koyar.

    RAHMAN SURESİ
    1- O Rahman,
    2- Öğretti Kuran’ı,
    3- Yarattı insanı
    ,

    4- Belletti ona duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi.

    Allah katından indirilen ve peygamber aracılığı ile insanlara tebliğ edilen Kuran ise insanlar için bir hatırlatmadır

    İNSAN SURESİ
    29. İşte bu, bir hatırlatıcı ve düşündürücüdür. Dileyen, rabbine doğru, bir yol edinir.

    Devamı: http://www.supermeydan.net/forum/for...l#ixzz1vKEd5pz

    hatırlamak/anımsamak: daha önceden bilinen ve unutulan bir şeyi akla getirmek, hatırlamak

    türk dil kurumundan alıntıdır;
    TÜRK DİL KURUMU

    sevgili mopsy inanın KUR'AN ve dinler hakkında çabalarınız sonucu edinmiş olduğunuz bilginize saygım çoktur. amacım size muhalefet olmak, cephe almak asla değildir. ego larımızdan mümkün mertebe destur deyip uzaklaşarak, konuşup tartışarak doğruyu bulmaktır benim dileğim. elbette KUR'AN doğru bir bilgidir. ve üstünlükleri çoktur öncekinlerden. aynı yerden gelecek bir şey hiç öncekinden eski yada eksik bir bilgiye sahip olabilirmi? elbette olamaz. fakat bu din hakkında edindiğimiz bilgileri KUR'AN öyle diyor diye kabul etmemiz bizi malesef bugünlere getirmiştir. düşünüp daha ilerisini yapamazmıyız? 1400 yıl geçti biz hala aynı yerden ayet ve hadis çözüyoruz hatta kavga dövüş edip çözemiyoruz. bunda bana hak vermeyen varmı? hani nerede din nerede islam? çok rica ederim mehdilik fikrini bir kenara koyun, haklısınız akıla yatmıyor, bana karşı ön yargılı olmadan alın gelin KUR'AN'ı elinize, bende vicdanıma yaratılırken konulan KUR'AN ile burada olayım, tartışalım cenab'ı Allah'ı konuşalım, onu zikredelim sohbetimizde birbirimize sevgi ile anlayış ile yaklaşarak doğruya kavuşalım.
    Konu tansxx tarafından (19-05-2012 Saat 08:14 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    Eger mü'min iseniz Allah'tan korkup-sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. (Enfal Suresi, 1)

    Allah'a ve Resülü'ne itaat edin ve cekisip birbirinize düsmeyin, cözülüp yılgınlasırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Süphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)

    Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: 'Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmis olan kardeşlerimizi bagısla ve kalplerimizde iman edenlere karsı bir kin bırakma. Rabbimiz, gercekten Sen, cok sefkatlisin, cok esirgeyicisin. (Hasr Suresi, 10) ilave etmek isterim imanın en düşük derecesi yerden bir taşı kaldırıp doğru iş yapmaktır. doğruyu icra etmeye çalışan gayret eden kardeşlerimizdir burada iman etmiş olanlar. doğrunun birliğine ise La ilahe illallah sözü ile and eden kimse ise imanın en üst derecesindedir. ama ayet az yada çok imanlı kardeşleriniz demiyor sadece iman edenler diyor yani doğruya yüzünü dönen herkez için.


    İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73) inkar edenler birbirinin velileridirler. onlar doğruyu gördükleri vakit el birliği ile birleşip birbirlerinin tarafını tutarlar. yada görünce doğruyu hep bir ağızdan susarlar ilgisiz ve o doğru orada yokmuş gibi yaparlar. çünkü egoları onları engeller.

    Kendilerine apacık belgeler geldikten sonra, parcalanıp ayrılan ve anlasmazlıga düsenler gibi olmayın. İste onlar icin büyük bir azap vardır. (Al-i İmran Suresi, 105) burada ap açık belgeler geldikden sonra bölünenler mezhepler tarikatlardır. elimize geçen bilgi ile bölücülüğe vesile olmayalım ki bu büyük azabı yaşamayalım. bu azap ölümden sonra akılın sonsuzlukta yaşayacağı VİCDAN AZABIDIR.

    ” Birbirinize hased (çekememezlik) etmeyiniz. Birbirinizle buğz (düşmanlık) etmeyiniz. Birbirinizle iyi ilişkileri kesmeyiniz. Birbirinizden yüz çevirip küsmeyiniz ve ey Allah'ın kulları, kardeşler olunuz. (Mace ,Cilt 10, s. 32) Allah'ın kulları kardeş olunuz diyor, islama tabi olanlar kardeş olunuz demiyor. asla bölmüyor ama çevirirken başındaki Allah'ın kulları yerine hep "müslümanlar" getiriliyor. neden? müslümanlar kardeş olun sözü ile ey Allah'ın kulları kardeş olun arasında dağlar kadar fark var. biri bölücü diğeri bütünleyici. bunu neden yapıyorlar, neden istemiyorlar herkezin iyi ve güzel yerde olmasını? en azından dilesekde o niyet ile yaklaşsak ayetlere hadislere ve yaşantılarımıza, kendi vicdanımıza.

    dileyen dilediğini çıkarır, ne gözle bakarsa insan öyle görür. ama kalpteki KUR'AN bildiği ne ise onu söyler. en saf en duru olan bilgi kalplerimizdeki KUR'AN dır. onun olduğu tarafta herzaman birlik ve beraberlik tarafıdır. edindiği çok bilgi ile yumuşakça ders vermek öğretmek isteyen ile. o bilgi ile hava atmak için kalp kıran arasında çok büyük fark vardır. çünkü o islamı anlayamamıştır. islamı anlayan kimse kalp kırmaktan çekinir. konu ne olursa olsun hiç önemli değildir. ulu Allah'ın varlığı büyüklüğü şanı insanın ağzından çıkacak iki kelam ile yükselecek değildir. onun şanı zaten yücedir. hemen başka dine mensup birini bulunca onu müslüman yapıp cennete gitme derdindedir bu detayları anlayamayanlar. oysa insanlıkda ileri olanı ulu Allah dost ilan etmiştir. sevgili peygamberimizde bu sözle bunu mühürlemiştir "insanları sevmeyen iman etmiş sayılmaz" o zaman herkez tekrar düşünsün hangi bilgi ile kime ders vereceğini, yada kibarca öğreteceğini.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    yaratılmadan önce içine koymak ne demek? bu mümkün müdür? bunu inceleyelim dostlarım bu konu çok muhimdir. eğerki ulu Allah KUR'AN-I KERİM'de KUR'AN için bize bu yanlızca bir hatırlatmadır diyor ise iyi düşünmemiz gerekir. bilinmeyen bir şey hatırlanmaz. her insanın içine koydum diyor ise KUR'AN'da senin dinin benim dinim diye birşeyde olamaz. demekki her insanda KUR'AN bilgisi mevcuttur ister iman etsin ulu Allaha ister etmesin. hangi inançta, dil'de, ırk'ta olursa olsun. bunuda peygamberimiz bize şöyle bildiriyor. "imanın en zayıf DERECESİ yerden bir taşı kaldırmaktır. yani vicdan ile KUR'AN'ı doğruyu icra etmektir. ulu Allaha inansada inanmasada bunu yapan kişi doğruya vicdanına iman etmiştir. La ilahe illallah diyen kimse ise imanın en üstün DERECESİNDEDİR. yaptığı ettiği bütün icraatı ulu Allah'ını tanıyarak bilerek, gücün kuvvetin hakikatte ona ait olduğunu bilerek asla BEN egosu olmadan haddini bilerek YAŞAMASIDIR.

    bir alıntı yapmak istiyorum bu konuda;

    Derinlemesine düşünmeyi engellemek için kullanılan bu basit ve soğuk kelimelerden biri de "içgüdü"dür.

    Bu konudaki düşüncesini Wolfgang Bechtle, şu cümlede özetliyor:

    "İçgüdü kelimesini kullanmayı sevmem. Bu kelime daha çok insani bir gurur ifade etmekte, hayrete düşmemizi engellemektedir."

    Örümcek, mimarlık fakültesini bitirmemiştir. Tırtıl sineğinin cerrahlık öğrenimi yapmasına imkan yoktur. Arı geometri ilmini tahsil etmemiştir.

    Fakat buna rağmen, bütün bu ilimleri biliyormuşçasına hareket etmeleri, ancak bu hayvanların dünyaya gönderilmeden önce, onların dünya şartlarına göre programlanması ile izah edilebilir.

    Sorularla İslamiyet | Cevaplanmadık soru kalmasın

    peki bir bebek doğunca meme emmeyi nereden biliyor? herşeyi yapmaya gücü kudreti yeten ulu Allah doğruyu icra edebilme yeteneğini, onu el birliği ile bulup o yolda yürünmesi gerektiğini bizlere daha doğmadan görev olarak veriyor. ve diyorki KUR'AN yanlızca bir hatırlatmadır.

    şimdi size sormak istiyorum KUR'AN'ı çok okuyup iyi bilen arkadaşlar hangisidir doğru olan, onu çok okuyup cennete girileceği fikrimi? onu hayatlarımıza vicdanımız vasıtası ile düşünerek sokarak doğruyu icra edip doğrunun yoluna baş koymak mı? dindar olan kim? çok düşünen mi? çok okuyan mı? istirham ederim düşünün bunu.

    sevgi ile candan saygılar sunarım
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    eğerki bugüne kadar edinmiş olduğunuz gelenek görenek ve inançlarınıza saygısızlıkta bulunduğumu düşünüyorsanız aklınızdan ve idrakınızdan af dilerim. onu geriye çekin bir zahmet vicdanlarınız ile okuyun yazdıklarımı.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  8. #8
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Bu aylarda birbirinden kıymetli geceler var: Regâib, Mîrâc, Berâat, Kadir geceleri...
    Şu cümle dahi başlı başına " hurafe " beşer üretimi bir cümle olarak kabul edilebilir...Kur'an'da yegane ve tek önemli gece olarak bildirilen KADİR GECESİ dir...Bunun haricindeki " kandiller " diye toplum arsında kabul görmüş olan geceler sonradan türetilen gecelerdir...Güzel olan yönleri var mıdır , evet vardır , ancak aynı kefede , aynı değerde geceler değildir...!

    Sonrasında ise Sevgili mopsy'nin işaret ettiği kısma aynen katılıyorum...

    Ayrıca hurafe " dank " diye bir anda ortaya konulmuyor...Yüzlerce , binlerce yılın topluma kestiği faturadır...

    Fazla namaz da , " Allah ile , Namaz ile " dinde azgınlığı beraberinde getirebilen bir konudur...Ki bununla ilgili de Kur'an'da , bu anlamda kabul edilebilecek ayet de vardır..." Sizden öncekiler gibi dininizde aşırıya gidip sapıtanlardan olmayın...!"....

    Ayrıca...;

    Receb ayının, diğer aylar üzerine fazileti, Kur'ân-ı Kerîm'in diğer sözlere olan üstünlüğü gibidir. Şaban ayının diğer aylara nispetle fazileti, benim, diğer peygamberlere olan üstünlüğüm gibidir,
    Hangi Peygamber , hanginden üstün...! Hepsinin sorgulanacağı , yargılancğı da açık iken...! Kur'an da bile " İbrahim milletine-dinine UY " denirken Hz.Peygambere , nasıl oluyor da diğer peygamberlerden üstün oluyor...!

    Sağlıcakla kalınız...

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    üstün olan yüce Allah. hurafeler, düşüncesizlikten kaynaklanan taraftarlığın yada egoların sonucu ortaya çıkan bir cehalettir. bu hurafeleri görebiliyor olmak bizlere icraat yapma vazifesinide beraberinde getirirki, iman'ın en zayıf derecesi olan yerde duran taşı kaldırmış olalım. yerde duran taşı kaldırmadan La ilahe illallah demek bize bir derece kazandırmaz. namaz ve ibadetin önemini anlamış kimselerin bunun daha çok yapılması için iyi niyetle ortaya attıkları bir takım düşüncelerin zaman ile vazife olması insanlık anlayışını zorlaştırmaktadır. sonuçta yine aynı yere varacağız "iyi niyet ile girişilen her işin sonucu bizi doğruya ulaştırmaz". dosdoğru olmak için gereken en önemli husus düşünceli olmaktır.
    Konu tansxx tarafından (20-05-2012 Saat 05:25 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  10. #10
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    namaz ve ibadetin önemini anlamış kimselerin bunun daha çok yapılması için iyi niyetle ortaya attıkları bir takım düşüncelerin zaman ile vazife olması insanlık anlayışını zorlaştırmaktadır.
    Sevgili dostum zaten Hz.Adem de 0,0000000000000000000000000000001 kütle ağırlıklı yani göremediği , yani sadece HİSSEDEBİLMEK ZORUNDA kaldığı BOZON olan şeytanla bir mücadeleyi , günümüzdeki insanlara bir META gibi sunmanın bir avantajı yoktur...Tam olarak algıyalabilse , tanıyabilse Şeytanı zaten bilinçlerde çoktan yokolmuştu şeytan....!!! Ve günümüze de miras kalmazdı şeytanın...Bilinçlerde çoktan düşünmeyi bırakmıştık...!!! Ama maalesef İLK YARATILAN diye kabul ettiğimiz insan olan Hz.Adem'i dahi " OFSAYTA " düşüren şeytan günümüz insanı ile istediği gibi oynayabilmekte...!

    Hurafe dediğimiz , ki bazen iyi niyet ile yapıldığınını söylediğimiz şeyler dahi şeytanı haklı çıkarmakta maalesef..."Tapmak" ise şayet mesele ( fazla namz ve fazla Allah'ı anmak adına söylemler ) , insanoğlu binlerce yıl PUTLARA da taptı...Çok anmak ile DOĞRULUK - DÜRÜSTLÜK olmuyor , İNSAN OLUNMUYOR...!!!

    Mesele DOĞRU İNSAN olabilmekte...!!!

    Sağlıcakla kalınız...

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-09-2010, 09:02 PM
  2. "Gerçek Mümin" ile "Çakma Müslüman" arasındaki farklar
    elosia Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 09-02-2010, 04:39 PM
  3. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  4. "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2009, 04:04 PM
  5. <font color="#000000" size="4" face=
    m_cumur Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 04-02-2008, 09:41 PM
Yukarı Çık