Somali bize ne öğretti?

Somali’de her şeyin tepetaklak olmasına, iç savaş, açlık ve sefalete yol açan gelişmeleri hazırlayan etkenlerden en önemlisinde Org. Çevik Bir'in rolü olduğunu biliyor musunuz?

Somali dediğimizde aklımıza gelen çağrışımlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

10 yaşında 10 kilo gelen, yüzünde sinekler dolaşan, yarı baygın, aç, mağdur, canlı cenaze gibi çocuklar, İsrail’in Mogadişiu baskını, E. Orgeneral Çevik Bir’in yıldızının parladığı BM Bölge Komutanlığı, iç savaş, çeyrek asırdır bitmeyen siyasi karışıklık ve sefilliğe Birleşmiş Milletler’in hiçbir şey yapamaması.

Somali’de BM sınıfta kaldı, batı değerleri çöktü, Türkiye asırlardır Osmanlı himayesi ile elde ettiği toplumsal güveni Çevik Bir’in beceriksizliği ile veya kasdi hataları ile kaybetti.

Aslında Somali’de iki zihniyet ve iki medeniyet kendini gösteriyor.

Birincisi batının sadece dünyasal düşünen seküler hastalıklı medeniyeti. Aç gözlü, bencil, çıkarcı, ulusal çıkarı için başka milletleri yok edebilen, tüketerek tatmin olan, kendinden başkasını önemsemeyen sömürgeci ideoloji.

İkincisi doğu değerleri içinden yeniden filiz vermeye başlayan yardımlaşmayı, insani değerleri önemseyen sömürgeci olmayan ideoloji.

İngilizler ve Batılı işgalciler zihin haritalarını yansıtan “Sömürge bakanlığı” kurmuş devletlerdir. Kuzey Somali’yi Fransızlar, Orta Somali’yi İngilizler Güney Somali’yi İtalyanlar 1960’a kadar yüzyıla yakın işgal ettiler, bu insanları sömürdüler ve ikinci sınıf insan olarak gördüler. Osmanlı bu bölgeyi himayesine aldı, sömürge algısını hiç geliştirmedi ve eşit vatandaş olarak kabul etti.

Hatırlarsınız 12 Temmuz 1993 Somaliler için Yunanlıların İzmir işgali gibi kötü bir günüdür. Bu günün müsebbibi ise ABD’li yardımcısı ile hain toplantı baskınını yapan General Çevik Bir’dir.

SOMALİ'de görev yapan 34 ülkenin birliklerine komuta eden UNOSOM komutanı Korgeneral Çevik Bir, olaydan 6 ay önce "Tarihinde ilk kez barışı kurma görevini üstlenen BM'in Somali'de başarılı olduğunu ve planlanan hedefe ulaştığını" söylemişti. Bunun söylerken köpek balıkları nedeniyle pilaja giremediklerini ve Amerika’dan çelik kafes getirerek denize girdiklerini de ilave etmişti. (Kaynak:22 Aralık 1992 tarihli Milliyet)

Fakat bu general diğer Militaristler gibi toplumun değil şahıslarının ve egemen gücün çıkarını düşünerek Somali’nin kara gününe neden olmuştu.

Olay şu idi; Somali'nin en önemli aşiretinin ileri gelenleri, saygın büyükler, din adamları ve akil adamlar bir araya gelerek BM güçlerinin de hedefinde olan General Aidid diktasından nasıl kurtulacaklarına ve ülkede düzeni tesis edip batı boyunduruğundan çıkma çözümlerini tartışmak için bir toplantı, bir nevi meclis oturumu düzenlediler. Bu toplantının yapıldığı eve BM güçleri tarafından tam 16 adet TOW tanksavar füzesi ve yüzlerce makinalı top mermisi atıldı saldırıda çok sayıda halk tarafından saygı duyulan, değer verilen isim, 100 yakın akil adam hayatını kaybetti.

Bu acımasız saldırıyı planlayan ve uygulamaya koyan iki isimdir, birincisi Çevik Bir ikincisi yardımcısı General Thomas Montgomery. Kaynak Mark Bowden'in, filme esas alınmış olan Black Hawk down-kara şahin düştü- isimli kitabıdır. ABD’nin BM özel elçisi Amiral Howe'ün Çevik Bir ve Montgomery'nin acımasız saldırı planına karşı nasıl direndiği ama Bir'in planının nasıl uygulamaya konduğu ve sonuçları detaylı şekilde anlatılıyor.

Bu saldırıdan sonra Somali halkının BM güçlerine bakışı değişti, yoğun bir infial yaşandı hatta bu infial sonucu olayı görüntülemek isteyen 4 adet gazeteci de linç edildi.

BM Somali’den çekilmek zorunda kaldı. Hiç kimse de Çevik Bir’e hesap sormadı. Çünkü katledilen kişiler İsrail’in Somali’de hâkim olasını istemediği kişilerdi. BM maalesef insanlığa değil İsrail’e hizmet etmişti.

Çevik Bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nde İsrail’in adamı olarak bilinir. Somali’de her şeyin tepetaklak ters gitmesine, Somali'nin kaybedilmesine, Somali'nin bugünkü iç savaş ve açlık sefalet durumuna gelmesine yol açan gelişmeleri hazırlayan etkenlerden en önemlisi olan o acımasız 12 temmuz 1993 saldırısıdır.

Amiral Howe ve bugün yardım için çırpınan halkımız, 18 Ağustos da Somali’ye çıkarma yapan Başbakan R. Tayyip Erdoğan ve eşliğindeki heyet yükselen yeni medeniyeti temsil ediyorlar. General Çevik Bir, yardımcısı ABD’li amiral ve bugün yardım etme çabası göstermeyen batı ülkeler hasta batı medeniyetini temsil ediyorlar.

1990’lı yıllarda Afrika’da Biafra bölgesinde açlık varken İşviçre halkının referandum da “yardım yapmayalım” kararı verilmesini de hatırlamak gerekir.

Batı değerleri felsefi kriz içinde ilerliyor, doğu değerleri ise modernizmin kazanımlarını kaybetmeden yeni geleneğini yaşatan zamanın ruhuna uygun davranan değerler olacak mı göreceğiz.

rof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com