Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 Toplam: 9

"Kimlikte din hanesi kalkabilir"

GÜNCEL GÜNDEM Kategorisi Güncel Haber ve Manşetler Forumunda "Kimlikte din hanesi kalkabilir" Konusununun içerigi kısaca ->> Erdoğan: Kimlikte din hanesi kalkabilir Başbakan Erdoğan, dün AİHM’nin nüfus cüzdanlarındaki din hanesiyle ilgili kararının ardından “Din sütununun olup olmaması ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Guney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.117
    Rep Gücü
    80591

    "Kimlikte din hanesi kalkabilir"

    Erdoğan: Kimlikte din hanesi kalkabilir



    Başbakan Erdoğan, dün AİHM’nin nüfus cüzdanlarındaki din hanesiyle ilgili kararının ardından “Din sütununun olup olmaması çok şeyi değiştirmez” dedi.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, nüfus cuzdanlarında yer alan din hanesinin kalkmasının normal olduğunu söyledi
    .

    Dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Alevi bir vatandaşın açtığı dava sonucunda “Din hanesine şahıs istiyorsa Alevi de yazılabilmeli” kararı vermişti. Erdoğan bugün gazetecilerin kendisine bu kararla ilgili sordukları soruya “AİHM'in verdiği karar, Anayasa Mahkememizin de bu noktadaki attığı adımla paralellik arz eden bir konu” yanıtı verdi.

    Erdoğan, “Nüfus kağıtlarında din ile ilgili sütunun olup olmaması çok şeyi değiştirmez. Burada AİHM'in vermiş olduğu kararı ben anormal bir karar olarak görmüyorum. Yeni bu oradan kaldırılabilir çok da önemli değil ama bunun ardından almış olduğu diğer bir karar var ki bu kararı da ben önemsiyorum, burada lehte bir karar vermiştir. Yani Türk alfabesinde olmayan bazı harflerin ısrarla konulması tezine karşı olumsuz vermiş olduğu karardır” dedi. AİHM dün bir başka davanın sonucunda, nüfus cüzdanına yazılan isimlerde Türk alfabesinde yer almayan harflerin kullanılmaması konusunda Türkiye’yi haklı bulmuştu.

    Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Orta Doğu'da düzen değiştirme, vesaire gibi Türkiye'nin böyle bir hedefi, böyle bir gayreti olmadığını ben konuşmamda da zaten ifade ettim. Dünya bir değişim, dönüşümü zaten yaşıyor. Dünyada bu değişim, dönüşümden her ülke nasibini alacak. Orta Doğu da kendini check edecektir. Orta Doğu'da da zaten bunun ışıltıları parlamaya başlamıştır. Yani bir çok ülkede artık demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti sürecine yönelik adımların atılmaya, tartışılmaya, müzakere edilmeye başlandığını, bu tür uluslararası toplantıların Orta Doğu ülkelerinde yapıldığını da görüyoruz. Bundan dolayı aceleci olmayalım. Birçok şey kendiliğinden zaten değişecektir. Her zaman söylüyorum dere yatağından akar.”

    kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Başbakanla aynı şeyi düşünmüşüm..enteresan

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Guney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.117
    Rep Gücü
    80591
    Yoksa bilmediğimiz bir "ortak nokta" mı var..:)))
    mesela "AB uyum süeci" gibi...:))

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Yeni kimlikler geliyor

    Merhaba!

    AİHM'in kararı ile yeni kimliklerin basımına başlandı Başbakan Erdoğan, AİHM'nin "din hanesi kalksın" kararı için "Anormal değil" dedi. İçişleri Bakanlığı, karar doğrultusunda yeni kimliklerin basımı için hazırlığa başladı.



    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) önceki gün kaldırılmasına karar verdiği, nüfus cüzdanlarında "dini" hanesi Ankara'nın gündemine oturdu.

    Sabah'ın haberine göre, İçişleri Bakanlığı, AİHM'nin resmi karanının gelmesinden sonra bu konuda bir adım atmaya hazırlanıyor. Bir süredir İçişleri Bakanlığı gündeminde de olan çalışmaya göre ilk etapta nüfus cüzdanının değiştirmek isteyenlere öncelik verilecek, ikinci aşamada ise "dini" hanesi olmayan nüfus cüzdanlarının basımı gerçekleştirilecek.

    "Anormal bir karar değil"
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün katıldığı bir konferansta AİHM'nin "dini" hanesi ile ilgili kararı ile ilgili olarak sorulan "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararı, laikliğin bir gereği olarak değerlendirir misiniz? İnsan haklarıyla ilgili bir karar mıdır?" sorusuna şu yanıtı verdi: "AİHM'nin verdiği son karar, Anayasa Mahkememizin de bu noktadaki attığı adımla paralellik arz eden bir konu. Nüfus kağıtlarında din ile ilgili sütunun olup olmaması çok şeyi değiştirmez. Burada AİHM'nin vermiş olduğu kararı ben anormal bir karar olarak görmüyorum. Yani bu oradan kaldırılabilir çok da önemli değil."

    AİHM'nin kararı, Dışişleri'nin de gündeminde olan konular arasında yer alıyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, "Karar din hanesine Alevi yazılmasını değil, din hanesinin kaldırılmasını öngörüyor. Din hanesi korunursa bu da ayrımcılık teşkil edecek. Bu konuda AİHM'nin önceki kararları da incelemeye alındı.

    Bunlardan bir tanesi Yunanistan ile ilgili. Benzer bir kararın ardından Yunanistan, din hanesini kaldırınca kilise mahkemeye itiraz etmiş. Ancak kabul edilmemiş. AİHM kararları Türkiye için içtihat oluşturur" dedi. Yetkili, mahkeme kararına itiraz edip edilmeyeceğinin değerlendirildiğini belirtirken, Fransızca yayınlanan kararların çevirisinin en az üç hafta içerisinde adalet Bakanlığı'na sunulacağını, itirazların ise 3 ay içerisinde yapılabileceğini hatırlattı.

    "Sessiz devrim"
    AİHM'nin 'din hanesi' kararına dayanak olan başvuruyu yapan İzmirli Sinan Işık, gelinen noktayı "Sessiz devrim" olarak nitelendirdi. Nüfus cüzdanındaki din hanesine "Alevi" yazdırmak isteyen ancak bu yöndeki başvuru ve açtığı davalar reddedilince bu hanenin din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olduğunun tespiti için AİHM'ye başvuran Işık, başvuruyu laiklik adına yaptığını söyledi. Işık, dava aşamasında yaşadıklarını şöyle anlattı:

    "Erzincan- Tercan doğumluyum. Köyümün tamamı Alevi, Türkiye'de dava açtığımda buradaki mahkeme benim gerçekten Alevi olup olmadığımı araştırdı. Başlarda 'ya başımıza bir şey gelirse' diye eşim tepki gösterdi ama sonra biraz daha anlayışla karşıladı. Üyesi bulunduğum Alevi derneğinin başkanı bile beni dernekten kovdu. Birçok internet sitesinde tehdide varan yazılar yer aldı. Bizzat mektuplar gönderildi. Bu yazıların bazıları da kendilerinin Alevi olduğunu söyleyenlerdi. Bu yazılar ve gelen mektuplarda daha çok 'biz din hanesine Alevi yazdırırsak işten atılırsak, öldürülürsek ne olacak' gibi kaygılar vardı. Tehditler de aldım. Özellikle gelen mektuplarda, 'sadece seni değil tüm aileni ortadan kaldırmak gerekir' gibi tehditler yer alıyordu."

    Konak Belediyesi'nde işçi kadrosunda bulunan ve belediyeye ait kütüphanede görev yapan Sinan Işık kararı da şöyle değerlendirdi: "Öncelikle müthiş bir karar. Abarttığım düşünülebilir ama bana göre bu bir sessiz devrimdir. Ben 48 yaşındayım ve bu kararı çocuklarıma övünç kaynağı olarak miras bırakacağım. Devlet şimdi kararın gereğini yerine getirmelidir."

    MSN Haberler

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba,

    Sn.güney,öncelikle çok önemli bir konu " kimliklerdeki din hanesi " emeğinize sağlık diyorum.

    Din insanların/bireylerin kendileri ile Allah arasındaki bir meseledir ve inancın ağırlığı saptanamaz bir gerçektir.Bu yüzden kimliklerde ben şu inançtayım,bu inançtayım yazmasının çok fazla bir anlam ifade etmediği kanısındayım,her kişinin kalbini ve gizliyi Yüce Yaratan bildiğine göre.

    Bu sadece nerede işe yarıyor,ölen birinin,hangi mezarlığa gömüleceğinde işe yarıyor,özellikle dininden dönenlerde bu bir sorun oluyor.

    Bunlardan dolayı " isteğe bağlı " olmasının uygun olacağı kanısındayım ki isteyen " yol/ekol/mezhep..." dahi yazdırabilsin,isteyen yazdırmasın.

    Sağlıcakla kalınız.

    Aynı şekilde düşünmekle birlikte kimlik ile ilgili ben din hanesinin kimlikte hiç olmaması gerektiğini düşünüyorum.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    YENİ ELEKTRONİK KİMLİKLERMİZ HAZIR...2010 DA ELİMİZDE OLACAK...

    Akıllı kimlik kartları, kopyalanma riskine karşı görünürde 7 üstün güvenirlikli önlemle korunuyor



    TÜBİTAK tarafından tamamen milli olanaklar kullanılarak geliştirilen ve 2010'dan itibaren nüfus cüzdanının yerine kullanılması hedeflenen akıllı kimlik kartları, kopyalanma riskine karşı görünürde 7 üstün güvenirlikli önlemle korunuyor.


    Hologram, mor ötesi, meneviş ve gökkuşağı baskı ve mikro yazı yöntemlerinin kullanıldığı oluşturulan görünür güvenlik önlemlerinin yanı sıra kişiye ait bilgiler, kartın çipinde de özel şifrelerle saklanıyor.

    TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünde (UEKAE) geliştirilen Akıllı Kart İşletim Sistemi (AKİS) Proje Sorumlusu Mustafa Başak AA muhabirine 2010'dan itibaren tüm Türkiye'de uygulanması planlanan elektronik kimlik kartının teknolojik özelliklerini anlattı.

    Akıllı kartın en başta akıllı kart tabanlı ulusal kimlik kartı olarak nüfus cüzdanının yerini alacağını aktaran Başak, kartın ayrıca sürücü belgesi, pasaport, e-devlet uygulamalarında kimlik doğrulama amaçlı bir belge olacağını ve SSK karnesi, Sağlık Bakanlığı sertifikalarında, Maliye Bakanlığının vergi uygulamalarında kullanılabileceğini belirtti.

    Başak, AKiS tabanlı benzer akıllı kartların şehir kartları, kontörlü kartlar gibi belediye uygulamalarında da kullanılabileceğini anımsattı.

    KRİPTOLU OLACAK


    Akıllı kimlik kartının tamamen yerli kaynak ve mühendislerle son şifreleme teknolojisi kullanılarak ve uluslararası standartlara uygun yapıldığını belirten Başak, kartın ''taklit edilemez'' ve ''tahrip ya da tahrif edildiğinde değişikliğin algılanmasına imkan veren güvenlik özelliklerinin'' bulunduğunu söyledi.

    Başak, akıllı kart üzerindeki ve çip içerisindeki bilgilerin elektronik ortamda, kriptografik yöntem denilen güvenlik özellikleriyle korunduğunu anlatarak, bu yöntem sayesinde kartın mükerrer basımının engellenebildiğini, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemine (MERNİS) erişimle yazım hatalarının önüne geçilebildiğini aktardı.

    Kimlik kartlarının taklit edilmesini önlemek için çeşitli güvenlik özelliklerinin uygulandığını kaydeden Başak, yapısal ve baskısal güvenlik ögelerinin yüksek çözünürlüklü makinelerce yapıldığını ve taklidinin de çok zor olduğunu vurguladı. Başak, elektronik güvenlik sisteminin taklidinin ise mümkün olmadığını söyledi.

    Akıllı kartta aynen kağıt paralarda olduğu gibi dış görünürde 7 güvenlik önlemi olduğunu bildiren Başak, şöyle konuştu:

    ''Kartın ön ve arka yüzünde kullanılan hologram teknolojisiyle ışığın geldiği açıyla şekillerin ve renklerin değişimi sağlandı. Çok özel mürekkeplerin kullanıldığı OVI teknolojisinde ise ön yüzde bulunan Türkiye haritası ışığın geldiği açıya göre üç farklı renkte görülüyor. Mor ötesi baskı yöntemiyle de ultra viyole ışığı altında görünecek şekilde ön yüzde mavi renkte ''T.C'' ibaresinin, arka yüzde de Türkiye haritasının ortasında mavi renkte ay-yıldız şekli gizlendi.

    Mikro yazılar ile ön yüze ay-yıldız çizildi ve büyüteçle bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti yazısı görülebiliyor. Aynı baskı, arka yüzde de şerit görünümünde yer alıyor. Meneviş baskı yöntemiyle ise kartın hem ön, hem de arka yüzünde algoritmik desenler bulunuyor. Bu desenler matematiksel bir formülle oluşturuldu. Son görüntü şifresi ise gökkuşağı baskı dediğimiz ve desen çizgilerinde kopyalamaya karşı kırmızı-turkuaz-kırmızı renk geçişleri yer aldı. Tüm bu şifreler çok özel tekniklerle üretildi ve kartın taklidini ve kopyalanmasını çok zor hale getiriyor.''

    İlk etapta karta bakıldığında görünür şifrelemelerde kartın sahte olup olmadığının anlaşılabileceğini dile getiren Başak, ''Fakat kopyalanmasının çok zor olmasına karşın her ihtimale karşı görünür özelliklerin kopyalanma riskine karşı bu bilgilerin aynısı kartın üzerindeki çipe elektronik olarak şifrelendi. Bu çipin içinde bir oynama olduğunda, kart erişim cihazına takıldığında bilgiler teşhis edilemez. Bu taklit edilememezlik aslında, elektronik şifreleme teknikleriyle sağlandı'' dedi.

    Başak, kimlik doğrulama için özel yazılımlara sahip kartın ayrıca pin ve puk kodlarının bulunduğunu belirterek, yasanın çıkması halinde hazır olan parmak izi teknolojisinin de eklenebileceğini söyledi.

    AKİS'in enerji dalgalanmalarından veya başkaca fiziksel koşullar sebebiyle oluşan EEPROM bellek hücrelerindeki bozulmaları tespit edip düzelten bir mekanizmaya sahip olduğunu kaydeden Başak, şifreleme, deşifreleme ve asıllama anahtarlarının birbirlerinden tümüyle ayrıldığını belirtti.

    PARMAK İZİ SAKLANMAYACAK

    Parmak izi, iris tanıma gibi bilgilerin Avrupa Birliği kriterlerine göre bilgisayarların veri tabanlarında saklanmasının yasak olduğunu ve bu nedenle de parmak izi şifresinin kartın içinde saklandığını aktaran Başak, ''Kart sahibinin elinde olacağından, bazı basın organlarında yer aldığı gibi parmak izinin bir yerde saklanması gibi bir durum da olmayacak'' diye konuştu.

    Türkiye'nin akıllı kart teknolojisinde Avrupa Birliğine üye pek çok ülkeden daha ileri bir aşamaya geldiğini belirten Başak, ABD'deki kart teknolojisinin ise çip değil, optik tanıma üzerine kurulu olduğunu söyledi.

    Başak, Türkiye'nin yarattığı bilgi birikimi ile akıllı kartlarda ileri teknoloji uygulayan Portekiz ve Ukrayna gibi ülkeler seviyesine geldiğini kaydederek, ''Avrupa'nın henüz üzerinde çalıştığı bir sistemi Türkiye uygulamaya başladı bile'' dedi.

    SEÇİMLERDE MÜKERRER OYA DA ENGEL OLACAK

    Elektronik kimlik uygulamasının özellikle genel ve yerel seçimlerde güvenli ve sağlıklı oy kullanılmasına olanak sağlayıp mükerrer oy kullanılması ihtimaline son verilebileceğini dile getiren Başak, sağlık uygulamalarında da sahibinin izni ile erişilebilen hastaya özel bazı bilgilerin de kartta saklanabileceğini bildirdi.

    Başak, akıllı kart uygulamasının 1 Eylül 2008 itibariyle Bolu'da pilot çalışmalarının başlatıldığını anımsatarak, ilk aşamada bu yılın sonuna kadar 10 bin adet kartın Bolu merkezde dağıtılacağını ve ikinci aşamada da Mayıs 2010'a kadar 300 bin kart dağıtımının yapılacağını belirtti. Başak, dağıtılan kartların, 67 eczane, 1 hastane, 8 aile hekimliğinde kullanılmaya hazır olduğunu da bildirdi.


    --------------------------------------------------------------------------------
    ek olarak böyle bir proje daha vardı....

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Nerden
    Kadıköy
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    165
    Rep Gücü
    3534
    Sadece "Din" hanesinin değil, arka yüzünde olan "Cüzdanın kayıtlı olduğu bölüm" ün de
    kaldırılmasını istiyorum. Kimlikte "Din" bölümünden bile daha gereksiz ve abuk birşey.

    Ben İstanbul'da doğdum. Hangi ilçede, hangi hastanede doğduğum yazılmalı. Yüzünü birkez bile görmediğim bir yer değil.

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesaj
    272
    Rep Gücü
    10412
    Kalkısın,yazıyorda noluyor sanki,babadan kalma dinin sahibi olmak neyi değiştiriyor...

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Ala Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    124
    Rep Gücü
    4756
    İnsanların dinini bilmesekte olur. Doğru bir karar.

Benzer Konular

  1. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-09-2010, 09:02 PM
  2. "Gerçek Mümin" ile "Çakma Müslüman" arasındaki farklar
    elosia Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 09-02-2010, 04:39 PM
  3. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  4. "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2009, 04:04 PM
  5. <font color="#000000" size="4" face=
    m_cumur Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 04-02-2008, 09:41 PM
Yukarı Çık