Allah’ın Çeşitlilik Sanatına Bir Örnek: Kanatları Olmadan Uçan Canlılar

- Sincaplar, yılanlar, balıklar, kurbağalar…


- Kuş olmadıkları halde uçabilme yeteneğine sahip olan bu canlılar niçin ve nasıl uçarlar?


Bazı canlılar; kuşlar, yarasalar ve böcekler gibi gerçek anlamda havada uçamamalarına ve uzak mesafeler kat edememelerine rağmen Allah’ın yarattığı mükemmel özellikler vesilesiyle kendilerini bir ağacın tepesinden paraşüt gibi bırakabilir veya denizden çıkarak su üstünde süzülebilirler. Su üzerinde, ormanın derinliklerinde ağaçların arasında veya labirent biçimindeki bir ortamda kontrollü ve güvenli bir seyir için ağırlıklarını ustaca dağıtarak ya da kıvrık, boğum veya deriden oluşan uzuvlarını kullanarak planör gibi süzülebilirler. Kuşkusuz bu canlıların sahip olduğu uçabilme veya süzülebilme yeteneği onların tehlikelerle dolu bir ortamdan uzaklaşmalarını, avlanmalarını veya av olmaktan kaçmalarını sağlayan etkili bir yöntemdir ve Rabbimiz’in canlılar üzerindeki rahmetinin en güzel tecellilerinden biridir.

Uçan Sincap



Avustralya'da yaşayan ve boyları 45 cm. ile 90 cm. arasında değişen "uçan sincaplar"ın bütün türleri ağaçlarda yaşar. Aslında yaptıkları tam olarak uçma değildir. Bir ağaçtan diğerine uzun atlayışlar yaparak hareket ederler. Ağaçlar arasında bir planör gibi uçarak hareket eden bu canlılarda kanat yoktur, uçma zarı vardır. Uçan sincapların bir türü olan "Şeker uçan sincapları"nın uçma zarı, ön bacaklardan arka bacaklara doğru uzanır; dardır ve püsküle benzer uzun tüyleri vardır. Bazı türlerindeyse uçma zarı kürklü bir deriden oluşan zar halindedir. Bu zar ön ayağın bileğine kadar uzanır. Uçan sincap, bir ağacın gövdesinden fırlar ve gerilmiş derinin planöre benzeyen etkisiyle bir seferde 30 m.'lik bir uzaklık aşabilir. Arka arkaya 6 kaymayla 530 m.'lik bir mesafe alabilirler. Uçan sincap bu özelliği ile, uçabilen hayvanlar haricinde en uzağa gidebilen tek canlıdır.


Sincap bu zor hareketleri arka ayaklarını, mesafeleri çok iyi ayarlayabilen keskin gözlerini, güçlü pençelerini ve denge kurmasına yarayan kuyruğunu kullanarak başarır. Ancak elbette ki bunları yapanlar sincapların kendileri değildir. Hiç kuşkusuz bu sevimli hayvanları sahip oldukları bütün özelliklerle birlikte yaratan ve onlara bunları kullanmayı öğreten yaratıcımız olan Allah'tır.


Uçan Vatoz


Bir tondan fazla bir ağırlığa sahip olmasına rağmen denizin 2 metre üzerine çıkıp süzülen Mobula vatozları, Allah’ın çeşitlilik sanatının en güzel örneklerinden biridir.


Plankton bakımından zengin olan Meksika'nın doğu sahilinde, Cortez denizinde, bu canlılar zarif bir hassasiyetle sudan dışarı fırlarlar. Yaptıkları hareketin sebebi henüz bulunamamış olmasına rağmen, bilim adamları vatozların bu hareketi vücutlarına yapışan parazit balıkları temizlemek, besin toplama araştırması yapmak veya titreşime duyarlı avlarını korkutarak diğer vatozların ağzına doğru yönlendirmek için yaptıklarını düşünmektedirler. Nitekim vatozları inceleyen bazı araştırmacılar, bu canlıların su altında avlanmak için yaptıkları hareketleri su üstünde de yaparak, avlarını dar bir alana sıkıştırmayı amaçladıklarını ve kafalarının her iki tarafında bulunan çıkıntılar sayesinde avlarını ağızlarına doğru yönlendirdiklerini bulmuşlardır. Vatozlar sahip oldukları bu kusursuz özellikleriyle göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın sanatının ve ilminin örneklerinden sadece birini sergilemektedir:


“… Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır; dilediğini yaratır. Allah herşeye güç yetirendir.” (Maide Suresi, 17)


Uçan Balık


Toplam 50 cinsten oluşan familyaya ait olan bu balıklar, denizden çıkıp saatte 42 mil kadar uçarlar. Gelişmiş yüzgeçlerini kanat gibi kullanıp kısa mesafeleri uçarak kat eden bu balıklar 1,5 metre yükseklik ile 2,5 metreye kadar havalanabilirler. Bu balıkların ilginç olan özellikleri deniz dışına sıçradıklarında nefes alamamaları gerektiğini bilmeleridir. Allah’ın ilhamıyla sahip oldukları bu yetenek vesilesiyle milyonlarca yıldır varlıklarını sürdüren bu canlılar, birer yaratılış harikasıdır ve son derece mükemmel varlıklardır.


Bu canlıların 100 milyon yıl öncesine dayanan fosilleri, milyonlarca yıl boyunca hiç değişmeden varlıklarını sürdürdüklerini kanıtlamaktadır. Ayette Rabbimiz’in yaratma sanatı şöyle bildirilir:


“Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd (övgü) de O'nundur. O, her şeye güç yetirendir.” (Teğabün Suresi, 1)


Uçan Karınca




Allah’ın üstün aklı ve çeşitlilik sanatına örnek olan canlılardan biri olan uçan karıncalar, çoğu kişinin yakından tanıdığı kanatlı karıncalardan farklıdır. Çünkü bu böceklerin uçmak için yaratılmış kanatları yoktur. Fakat Rabbimiz onlara süzülebilme becerisi ilham etmiştir. Bu nedenle yaşadıkları yerdeki ağaçların birinden düştüklerinde J şeklini alarak süzülürler ve bu şekilleri ile başka bir ağaca tutunabilir, başka canlılara av olmaktan kurtulurlar. Allah canlıları örneksiz yaratandır ve doğada bulunan her tür, Allah'ın yaratma sanatındaki çeşitliliğin birer göstergesidir. Kuran ayetlerinde şöyle bildirilmektedir:


“Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar. Yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur; bu O'na göre pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce misal O'nundur. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Rum Suresi, 26-27)


Uçan Mürekkep Balığı



Çoğu zaman uçan balıklarla karıştırılmalarına rağmen mürekkep balıklarının bir türü olan bu canlılar, uçan balıklardan farklı olarak ters uçarlar. Av olmaktan kurtulmak için deniz yüzeyinden 20 metre yüksekliğe kadar çıkabilen mürekkep balıkları, havadayken de yüzgeçlerini kanat gibi kullanıp dengede kalırlar ve hızlarını ayarlayabilirler. Allah bir ayette canlıların sahip olduğu özellikleri yaratanın Zatı olduğunu şöyle bildirir:


"Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O'nun ayetlerindendir..." (Şura Suresi, 29)


Yeryüzünde milyonlarca canlı türü yaşamaktadır. Bu canlıların her biri birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Kanatları olmadığı halde paraşüt veya planör gibi süzülme özelliğine sahip olan canlılar da Allah'ın yaratma sanatının örneklerindendir ve sahip oldukları özelliklerle Allah'ın sonsuz ilmini sergilemektedirler.


Uçan Kurbağa

Allah yarattığı canlılara çoğu zaman çok ilginç özellikler verir. Alışılmadık hareketler yapan bu canlılardan bir tanesi de Borneo ve Sumatra'nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan ilginç bir kurbağa türüdür. Zayıf bacakları ve parmaklarının arasında perde olan bu küçük ağaç kurbağasının en önemli özelliği, perdeli ayaklarını kullanarak süzülerek uçabilmesidir. Ağaçların üstünden uçarken, inişini yavaşlatmak istediğinde ayaklarını 4 adet paraşüt gibi kullanır. Ayak parmakları arasındaki ağları genişleterek, vücut yüzeyini neredeyse iki katına çıkartır. Uçan kurbağalar bir ağacın üzerine inmeden önce 12 metre kadar havada süzülebilmektedirler. Hatta, bacaklarını hareket ettirerek ve perde ayaklarının şeklini değiştirerek yönlerini de ayarlayabilmektedirler.



Uçan Yılan

Güneydoğu Asya’da yaşayan bu yılan türü hiçbir kanat ya da uzantıya sahip olmadığı halde 20 metreden fazla uçabilir. Erişkinlerde uzunluğu 1 metreyi bulan bu yılanların havada süzülebilme yetenekleri mükemmel bir aerodinamik sisteme dayanır.


Yılan kalkışa geçmeden önce bir daldan aşağıya sarkar. Bu sırada bedeni J harfi şeklinde bir görünüm sergiler. Aniden yukarıya hareketlenip kendisini daldan kurtarır. Bedenini dümdüz hale getirip baştan yassılaştırır. Bu yassılaşmayı kobra yılanının ense kısmına benzetmek mümkündür. Bu şekilde yılanın beden genişliği yaklaşık iki misli artar. Yılan hızlandıkça kafasını ve kuyruk ucunu ortaya doğru kaldırır ve bir uçtan diğerine geniş bir S şeklinde dalgalanır. Yılanın bu hareketi, masa üzerindeki bir kamçının bir ucundan dalgalandırılmasına benzer.


Yılanın kısa, ama son derece etkileyici atlayışı başka hiçbir canlıda görülmeyen bir sisteme dayanır. Havada süzülmeyi sağlayan sistem, aynı zamanda yumuşak bir inişi de mümkün kılar.


Yılanlar manevranın yanı sıra kalkış anında da üstün bir yetenek sergiler. Yılanın kalkış anında kendisini hızla ileriye itmesi saniyenin onda birinden az bir sürede gerçekleşir. Bu kısacık sürede bedenin uygun hale gelmesi için, sinir hücreleri ve kaslar arasında mükemmel bir işbirliği olur.


Sinir-kas kontrolü, sinir sistemi ve kas sistemi arasındaki haberleşmeye dayalı bir etki-tepki döngüsü ortaya koyar. Bu sayede binlerce kas lifi senkronize bir şekilde çalışır ve yılan havada süzülebilir. Araştırmacılar bu harekette iki farklı tür kas bulunduğunu tahmin etmektedir.


Yılanın havada bulunduğu sırada bir grup kas yassılaşmayı sağlarken, bir diğer grup kas havadaki 'S' şekilli dalgalanma hareketini kontrol eder. Bu iki kas grubunun uygun şekilde kasılması, sinir hücrelerinden gelen sinyaller sayesindedir. Sinir hücrelerinden bu kaslara her an çok sayıda emir ulaştırılır. Ancak yılanın sinir hücrelerinden kaslarına tek yönlü bir haberleşme yeterli olmaz. Kasların verilen emir doğrultusunda aldıkları pozisyon sinir hücrelerine iletilerek mükemmel bir kontrol mekanizması sağlanmış olur.


Yılanın bu yeteneği ve bunun altında yatan sinir-kas sisteminin yapısı mükemmel yaratılış örneklerinden biridir. Allah canlılardaki tüm sistemleri muazzam detaylarla yoktan var etmiştir. Allah’ın canlılar üzerinde tecelli eden yaratma ilmi Kuran’da şöyle bildirilmiştir:


"Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir." (Nur Suresi, 45)


Kuş haricinde uçabilen canlıların özelliklerini inceleyen araştırmacıların yaptıkları açıklamalar, hayranlık ve övgü ifadeleri ile doludur. Ancak bu övgülerin hiçbiri canlıların kendisine yöneltilemez. Çünkü bu canlıların, sahip olduğu üstün tasarımdan, benzersiz yeteneklerinden haberi dahi yoktur. Bu canlıların sahip oldukları üstünlükler için hiçbir emekleri ya da katkıları olmamıştır. Dolayısıyla övgüyü bu üstün yapıların asıl sahibi olan ve övülmeye en layık olan Yüce Allah'a yöneltmemiz gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki Rabbimiz'e yapacağımız övgüye sadece ve sadece bizim ihtiyacımız vardır. Bir Kuran ayetinde Allah şöyle bildirmektedir:


“Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü inkar edecek olsanız bile şüphesiz Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmüştür.” (İbrahim Suresi, 8)


Uçan Kerkenkele


Allah yağmur ormanlarında yaşayan her hayvana kendine özgü bir hareket yöntemi ilham etmiştir. Bunlardan bir tanesi ayaklarının arasında ağaçlardan aşağıya süzülmesini sağlayacak bir deriye sahip olan uçan kertenkeledir. Bu deri sayesinde uçan kertenkeleler iki ağaç arasında 60 metre kadar süzülerek uçabilirler. Allah yaratma sanatındaki kusursuzluğu bir ayetinde şöyle bildirir:


“Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Nahl Suresi, 17-18)


Uçan Lemur

Uçan lemurlar, süzülebilen memeliler arasında en gelişmiş kanat benzeri deriye sahiptirler. Allah bu canlıları, çenelerinin altından tırnaklarına, ön ayaklarından arka ayaklarına, arka ayaklarından kuyruklarının ucuna kadar uzanan bir deriyle kaplamıştır. Vücudu baştan başa kaplayan bu deri lemura uçma anında önemli bir kaldırma kuvveti sağlar. Sert tırnakları ise ağaçların dik gövdelerine inişleri sırasında rahatça tutunmalarını kolaylaştırır. Lemurların sahip olduğu bu özellikler, Yüce Allah'ın sonsuz kudretini ve sanatını gözler önüne seren örneklerindendir. Ayette şöyle buyrulur:

“Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 4)
(makale harun yahya)