Arktik Yer Sincaplarının Kış Uykusu Tıp Bilimine Yön Veriyor

• Arktik yer sincapları, hangi fiziksel özellikleri vesilesiyle zorlu kış ortamına dayanıklıdırlar?


• Sekiz ay boyunca kış uykusuna yatan bu sincaplar, vücut ısılarını nasıl düşürürler?


• Bu esnada kullandıkları hangi yöntem tıp bilimine yön vermiştir?


Kış mevsimi birçok canlı için hayatın adeta durduğu bir dönemdir. Kış boyunca çoğu bitki büyümeyi durdurur. Yaşamlarını sürdürebilmeleri için bu gerekli bir tedbirdir. Sıcakkanlı hayvanlar içinse durum daha farklıdır. Onlar bir anlamda yaşamlarını sona erdirirler. Sıcakkanlı canlılar, vücut sıcaklıklarını belli bir aralıkta tutmak zorundadırlar. Ancak vücut sıcaklığını korumak oldukça büyük bir sorundur. Çünkü memeli hayvanlar ortam sıcaklığından daha yüksek bir vücut sıcaklığına sahiptirler. Bu yüksek sıcaklığı elde edebilmek için de fazladan enerjiye ihtiyaçları vardır ve bunu ancak yiyeceklerden elde edebilirler. Fakat kış mevsimi hayvanlar için yiyeceğin en zor bulunduğu mevsimdir. İşte bu nedenle bazı canlılar oldukça farklı bir yöntemle kendilerini korumaya çalışırlar. Bu yöntem kış uykusudur…


Kış uykusu, sonbaharın gelişi ile birlikte iklim değişikliğine paralel olarak ortaya çıkan fizyolojik bir korunma ve savunma mekanizmasıdır. Sürüngenler, amfibiler (hem karada hem suda yaşayan canlılar) ve bazı memeli türleri bu mekanizmaya sahip canlılar arasındadır.


Bu canlıların kış uykusuna yatmaları iki şekilde gerçekleşir. Kış uykusunu yuvalarında geçiren bu canlıların bir kısmı hibernasyon adı verilen gerçek kış uykusuna yatarlar. İkinci gruptakiler ise kış dinlenmesi adı verilen daha farklı bir süreçle bu dönemi geçirirler. Bunlardan kış dinlenmesi hayvanın vücuduna depo ettiği yağları kullanması aynı zamanda yuvasına depo ettiği besinleri de yemesidir. Gerçek kış uykusunda ise vücut sıcaklığı sıfır dereceye kadar düşer. Metabolizmanın bu denli yavaşlaması ile canlı adeta öldüğü kanaati oluşturan derin ve sakin bir uykuya dalar. Gerçek kış uykusuna yatan canlılardan biri de Kuzey Kutbu’nda yaşayan arktik yer sincabıdır (Spermophilus parryii).


Allah Arktik Yer Sincabını Bulunduğu Kutup Koşullarına Uygun Olarak Yaratmıştır


Arktik yer sincapların yaşam alanları, Kuzey Kutup Dairesi sınırları içinde Kuzey Kanada, Rusya Federasyonu ve ABD (Alaska)’dır. Bilindiği gibi bu alanlar, sıcaklıkların genel olarak düşük olduğu özellikle kış aylarının şiddetli yaşandığı bölgelerdir. Bu bölgelerde 24 saat karanlık ve sıfırın altına inen şiddetli soğuklar mevcuttur. Bu derece çetin şartların hüküm sürdüğü sahada yaşayan arktik yer sincabı, Allah’ın bu canlıya bahşettiği üstün özellikler vesilesiyle hayatını rahatlıkla sürdürmektedir.


Yaz ve Kış Döneminde Farklı Bir Kürke Sahip Olmaları


Arktik yer sincabı genel olarak sırt kısmı beyaz lekeler serpiştirilmiş kahverengi bir kürke sahiptir. Toprağa serpilmiş kar tanelerine benzeyen bu görünümü kuşkusuz bu canlıya kusursuz bir kamuflaj sağlar. Ancak kamuflajın yanı sıra kürkü yaz ve kış dönemlerindeki hava koşullarına bağlı olarak değişime uğrayarak sincabı değişen iklim şartlarından korur. Yaz aylarında yumuşak, sarı, kırmızı, kahverengi olan kürk, kış aylarında gri-kahverengi sert ve kalın bir kürke dönüşür. Denge unsuru olarak da kullandığı gür tüylü kuyruğu ise kış uykusuna yattığı zamanlarda adeta bir battaniye gibi üstünü örter.


Yiyecek Bulmalarını ve Taşımalarını Kolaylaştıracak Şekilde Yaratılmışlardır


Bu canlı; otlar, sazlıklar, mantar, bataklık otu, yaban mersini, söğüt, bitki kökleri, sapları, yaprakları, çiçekleri ve tohumları ile beslenir. Bulduğu yiyeceklerin bir kısmını yuvasına taşıyıp depolaması için yanaklarında torba bulunur. Yiyecekleri bu torbalara doldurarak şişkin yanaklara sahip olurlar. Ayrıca dişleri, köklerin ve bitkilerin sert kısımlarını kesecek şekilde keskin ve sivridir. Kazma işlemi ve hızlı hareket etmeye uygun yaratılmış olan kısa ön ayakları aynı zamanda mükemmel bir tutuşa sahiptir. Bu; hem yiyecekleri yemesi esnasında hem de yanaklarındaki torbalara yiyeceklerin yerleştirilmesinde canlıya mükemmel bir kolaylık sağlar. Ayrıca ayak tabanlarındaki yumuşak yastıklar sert ve soğuk olan zeminde yürümelerini kolaylaştıracak bir yastık tabakasıyla kaplıdır. Bir Kuran ayetinde Rabbimiz canlılar üzerinde yarattığı bu mucizevi özellikleri şöyle bildirir:


“Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun...” (Fussilet Suresi, 53)


Uzun kış uykusu sırasında canlıların vücut sıcaklığı neredeyse yarı yarıya düşmekte*dir. Kalp, karaciğer ve diğer organların çalışması için az enerji gerekeceğinden, solu*num ve kalp atımları iyice yavaşlar. Ancak bazı hayvan türleri zorlu kış koşullarında bu tedbirlere rağmen, soğukta donma tehlikesi geçirirler. Bu durumda hemen uyanarak, vücut sıcaklıklarını artırır ve daha sonra tekrar uykuya dalarlar.


Allah Yavruları Çok Hızlı Büyüyecek Şekilde Yaratmıştır



Arktik yer sincapları kış uykusundan Nisan ayı ile Mayıs ayı ortalarında uyanır ve hemen çiftleşirler. Anne sincabın hamilelik süresi de çok kısa süren yaz koşullarına uygun olarak sadece 25 gündür. Tüysüz olarak doğan yavrular, 6 hafta içinde sütten kesilirler ve yaklaşan kışa hazırlanmak için hızlı bir büyüme sürecine girerler.


Bir bebeğin doğduğu anda karşılaşacağı tüm zor şartları bilerek bunlar için tedbirler alması imkansızdır. Ancak bu canlılar Allah’ın ilhamıyla hareket ettiklerinden bu mucizevi büyümeyi ilk doğdukları andan itibaren kusursuzca gerçekleştirirler.


Dondurucu Kutup Soğuklarını Hissetmemek İçin Kış Uykusuna Yatar


Sincaplar Kuzey Kutbu’nun, hemen hemen tamamen karanlık, dondurucu rüzgarlar ve -30 dereceye ulaşan sıcaklıklara sahip kış aylarında hayatta kalmak için sekiz ay süren kış uykusuna yatarlar ve bu uzun kış dönemini adeta ölü konumda geçirirler.


ABD’nin Alaska Üniversitesi’nden Brian Barnes, bu küçük canlıların aşırı soğuklarda nasıl hayatta kaldığını araştırmak için bazılarının karınlarına radyo sinyal vericileri yerleştirmiştir. Böylece kış uykusuna yatacakları çukuru açmadan önceki vücut sıcaklıklarını ölçmüş ve 36-37 dereceler arasında değiştiğini saptamıştır. Ancak canlı kış uykusuna yatmasıyla birlikte vücut sıcaklığını bugüne kadar bir memeli için ölçülen en düşük değere, -3 dereceye düşürür. Bu arada kalp hızı da ~ 1BPM’e kadar düşer.


Sincaplar, balıkların çok düşük sıcaklıktaki sularda hayatta kalmasını sağlayan proteinlere sahip değildirler. Fakat Allah’ın yarattığı başka bir sistemle dondurucu soğukları kolaylıkla atlatırlar. Bu sistem sincabın kanının donmasını engellemek için su moleküllerinin buz kristallerine dönüşmesine neden olabilecek tüm molekülleri dolaşım sisteminden temizler. Bu sistem vesilesiyle sincap kutup soğuklarına kolaylıkla dayanır. Barnes, sincapların aşırı yavaşlayan bu metabolizmaları sayesinde yağ stoklarını en ekonomik biçimde kullandıklarını tespit etmiştir. Yaz geldiğinde uyanan sincap, kısa süre içinde vücut sıcaklığını tekrar artırmayı başarır.


Tüm bu detaylı işlemleri, uykusunda gerçekleştiren hayvanların, bunları kendilerinin akletmeleri imkansızdır. Bu canlılara, tüm bu hayranlık uyandıran davranışları alemleri yoktan var eden, sonsuz merhamet sahibi Yüce Allah ilham etmektedir.


Arktik Yer Sincaplarının Kendilerini Dondurma Özelliğinin Tıp Alanında Kullanımı


Arktik yer sincaplarının kendilerini dondurma özelliği, organ naklinde kullanılacak organların saklama süresinin uzatılmasına ve bu organları koruma solüsyonlarının yapımına ilham kaynağı olmuştur. Nitekim araştırmacılar arktik yer sincaplarının kanında bulunan ve kış uykusunu başlatan molekülün benzerini laboratuvar koşullarında yapmayı başarmışlardır. DADLE (D-Ala2-D-Leu5 enkephalin) adı verilen bu sentetik madde, bir amino asit ürünüdür. Memelilerin beyninde doğal olarak bulunan ve uyuşturucu özelliği gösteren Çenkefalina adı verilen madde laboratuvarlarda üretilir. Bu nedenle metabolik yapısı bozulmaz. Elde edilen bu molekülün organ metabolizmasını düşürdüğü ve kan pıhtılaşmasını azalttığı bulunmuştur. Nitekim açık kalp ameliyatlarında kullanıldığında hastanın Allah’ın izniyle sağlığına kavuşmasında, organ nakillerinde ise nakli yapılacak organın vücut dışında canlı kalış süresini uzatmada etkili olduğu saptanmıştır. Bu molekülün tıp alanında kullanımı iki şekildedir:


• Doku Nakillerinde Kullanımı:



Nakledilecek dokunun vücut dışına çıkarıldıktan sonra bozulmasını önlemek için çok iyi korunması gerekir. Kan hücreleri ve kornea gibi insan kaynaklı dokular soğuk ortamda uzun süre saklanabilirler. Fakat kalp, akciğer, karaciğer gibi organlar vücut dışında ancak bir kaç saat canlı kalabilirler. Bilindiği gibi organ nakillerinde donör öldükten birkaç saat sonra doku naklinin yapılması gerekir. Organ koruma solüsyonuna ilave edilen bu molekül vesilesiyle organların saklama süresi iki katına çıkmaktadır.


• Savaş Yaralanmalarında Kullanımı:


Ciddi bir yaralanma sonrası veya bir kaza sonrası hastaya enjekte edilen bu solüsyon tıbbi müdahale yapılana kadar hastanın nabzını ve kan kaybını düşürerek zaman kazandırmayı amaçlamaktadır.


Doğadaki pek çok canlı gibi sincaplar da kendilerini koruyan çeşitli özelliklere sahiptir. Şüphesiz bu canlılar kanlarının donma özelliğini ortadan kaldıran donanım sistemine kendi kendilerine sahip olmamışlardır. Hatta bu canlılar sahip oldukları üstün niteliklerden tamamen habersizdirler. Onları tüm özellikleriyle birlikte yaratan, Allah’tır. Bir Kuran ayetinde Allah’ın yaratma sanatı şöyle bildirilir:


“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.” (Haşr Suresi, 24)


Canlıların kış uykusuna yatmadan önce, buna bir sistem dahilinde hazırlanmaları, Yüce Rabbimiz’in ilhamı ile gerçekleşmektedir. Sonsuz merhamet ve ilim sahibi Yüce Allah, canlılar üzerindeki ilmini ayette şöyle bildirmektedir:


“Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…” (Nahl Suresi, 66)
(makale harun yahya)