Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Epilepsi Hastaligi

Hastalıklar ve Tedavi Yolları Kategorisi Beyin ve Omurilik (Noroşirurji) Forumunda Epilepsi Hastaligi Konusununun içerigi kısaca ->> SARA: Tıbbi ismi EPİLEPSİ'dir.Tekrarlayan nöbetlerle karekterize sıklıkla geçici bilinç kayıplarına neden olan bir durumdur.Ancak sara hastalığında bilinç kaybı her zaman ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330

    Epilepsi Hastaligi

    SARA:
    Tıbbi ismi EPİLEPSİ'dir.Tekrarlayan nöbetlerle karekterize sıklıkla geçici bilinç kayıplarına neden olan bir durumdur.Ancak sara hastalığında bilinç kaybı her zaman oluşmaz......

    Sara neden oluşur?

    1-Beyin tümörleri:

    Özellikle 35 yaşından sonra başlayan sara hastalığında sıklıkla beyin tümörü tespit edilir.Beynin içinde büyüyen tümör baskı yaparak beyinin elektrik düzenini bozar ve sara nöbetleri oluşur.

    2-Doğuştan oluşan bozukluklar: Beyinin yapısal bozuklukları vardır ve doğuştan gelir.Ailevi,yani kalıtsal özelliklerde etkilidir.

    3-Beyin ameliyatlarından sonra sara hastalığı oluşabilir.

    4-Çocukluğunda havale geçiren insanların ileriki dönemde sara hastalığına yakalanma riski yüksektir.

    5-Beyine yeterli kan gitmesini engelleyen durumlarda beyin dokusundaki besin maddeleri ve oksijen azalır.Bu da beyin hücrelerinde hasara neden olur ve sara krizi oluşur.

    6-Beslenme bozuklukları: B6 vitamini ek***liğinde sara krizi oluştuğu tespit edilmiştir.

    7-Tiroid bezinin hastalıklarında sara meydana gelebilir. .....

    TESHIS: Sara hastaliginin kesin teshisi "sara nöbetinin direk olarak hekim tarafindan gözlenmesi" ile koyulur.Uzman hekim bayilmanin sara olup olmadigini net olarak anlayabilir. .....Teşhisde EEG denilen ve beyin elektrik dalgalarını ölçen bir tetkikden de yararlanılır.Ancak EEG %50 oranında kesin teşhis aracıdır.Yani EEG normal çıkan bir insanda kesinlikle sara yoktur denemez.

    TEDAVİ: Bayılmayı engelleyici çeşitli ilaçlar vardır.Bu ilaçlar mutlaka bir nörolog veya beyin cerrahisi uzmanı tarafından seçilmelidir.Hastalığın şekline uygun ilaç başlandıktan sonra bayılma nöbetleri azalacaktır. Unutulmaması gereken önemli nokta;antiepileptik denen bu ilaçlar kullanıldığı takdirde,bayılmanın tamamen geçeceği,bir daha hiç olmayacağı diye bir kural olmamasıdır..Amaç;bayılma şiddetini azaltmak,nöbetler arasındaki süreyi uzatmaktır.Düzenli tedavi gören vakalarda nöbetler aylarca oluşmayabilir.İlaç kullanılırken bayılma olsa dahi tedavi asla bırakılmamalıdır.Bazı hastalar tekrar bayılınca tedavinin etkisinin olmadığını düşünerek,ilaçları bırakmaktadırlar.Yine sık rastlanan hatalardan biriside,uzun zaman bayılmayan hastaların "artık iyileştim" diyerek ilaçlarını bırakmalarıdır.Her iki durumda da hastalık şiddetini arttırarak devam edecektir. İlaçlarla kontrol altına alınamayan durumlar vardır. Gün içinde onlarca kez nöbet geçiren hastalarda ilaç tedavisi etkili olmazsa cerrahi tedaviye başvurulur. Ancak bu ameliyatlar sara ameliyatları konusunda özel bir ilgi gösteren merkezlerde, uzmanları tarafından yapılırlar. Ülkemizde sara cerrahisi yapan merkezler mevcuttur. Buralarda oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    PRATİK BİLGİLER

    Evimizde, çevremizde zaman zaman bayılan insanlara rastlarız. Bunların sara veya sinirsel bayılma olup olmadığını anlamak yararlı olabilir. Genelde sinirsel bayılmalar daha sıklıkla olmaktadır. Acil servislere yıldırım hızıyla, trafik içinde çeşitli riskler göze alınarak getirilen hastaların büyük çoğunluğu sinirsel bayılmalardır.

    SARA SINIRSEL BAYILMA

    1-Hasta kütük gibi devrilir. Yer seçimi yapmaz. Atesin içine,taşa, suyun içine düsebilir..

    2-Sıklıkla kafasını veya vücudunun çesitli yerlerini çarpma nedeni ile yaralayabilir.

    3-Gözleri açıktır ve göz bebegi yukarı kaymıstır.Yalnızca göz akı görünür.

    4-Etrafdaki konusmaları duymazlar.

    5-Uyandıklarında sersem gibidirler.Asırı derecede yorgunluk hissederler..

    6-Genelde dillerini ısırır ve yaralarlar..


    ***KRİZ GEÇİREN SARA'LI HASTAYA İLK YARDIM***·
    - Lütfen,kriz geçiren saralının burnuna soğan dayamayınız. ·
    -Lütfen,ağzına kaşık,Çubuk vs. sokup çenesini zorlamayınız.Dişlerinin kırılmasına veya dilinin yaralanmasına sebep olabilirsiniz. ·
    -Lütfen başına toplanıp hava almasını engellemeyiniz.
    -Lütfen; hastaya kolonya banyosu yaptırmayınız… ....
    Hasta sırtüstü yatırılır.Soluk almasına engel olabilecek herhangi bir cisim varsa uzaklaştırılır.
    Düştüğü yerde ateş,su vs.varsa derhal normal bir alana çekilir.
    Ağzında biriken köpükler bir mendil vasıtasıyla silinir.
    Hastanın başında sakin bir şekilde nöbetin bitmesi beklenir.....
    Normalde nöbet bir kaç dakika sürer ve kendiliğinden sonlanır.
    Şayet nöbet uzarsa ve hasta dakikalar sonra hala ayılmadıysa hemen bir hastahaneye müracaat etmelidir.

  2. #2
    SMN
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye SMN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nerden
    Sinop
    Mesaj
    918
    Blog Mesajları
    21
    Rep Gücü
    162

    10 soruda epilepsi

    10 soruda epilepsi hastalığı nedir

    Halk arasında 'sara' olarak bilinen epilepsi hastalığı, tekrar eden nöbetler ile kendini gösteren ve genellikle geçici bilinç kayıplarına sebep olan bir durum.

    Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkan Yardımcısı ve İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seher Naz Yeni, 10 soruda epilepsiyi anlattı.

    1) Epilepsi/sara nedir?

    Beynin fonksiyonel ünitesi nöronlardır (sinir hücresi). Hücredeki iletim, sinir lifi boyunca elektriksel olarak gerçekleştirilir. Bu uyarım sodyum, potasyum, klor gibi elektrik yüklü olan iyonlar aracılığıyla ayarlanır. Nöronların gerektiği kadar uyarılmaları, gerektiğinde baskılanmaları ince birtakım ayarları gerektirir. Tüm bu ayarlama (uyarılma-baskılanma; eksitasyon-inhibisyon) yine elektriksel ve kimyasal yollarla yapılabilmektedir. Bu dengenin bozulması kabaca epilepsinin altında yatan temel faktördür.

    2) Sebepleri neler?

    Doğumda meydana gelen zararlar, merkezî sinir sistemi enfeksiyonları (menenjit, vb.) önemli sebeplerdir. Daha ileri yaşlarda ise beyin tümörleri, beyin damar hastalıkları, kafa travmaları önemli sebepler arasında yer alır. İrsi epilepsiler ise genellikle genç yaşlarda başlar ve epilepsilerin sadece bir kısmından sorumludur.

    3) Genetik bir hastalık mıdır?

    Epilepsi, hastaların küçük bir kısmında genetik özellik gösterir.

    4) Nöbetlerin görünümü nasıl?

    En bilineni ve en ürkütücü olanı büyük nöbet olarak tanımlayabileceğimiz nöbettir. Hasta aniden yere düşer, tüm vücut kasılır ve çırpınmalar olur. Şuursuzdur. Bu esnada dilini ısırabilir. Çoğu epilepsi nöbeti 1-2 dakikadan fazla sürmez. Ancak bu tür bir nöbetin ardından hasta uzunca bir süre kendine gelemez ve uyur. Baş ağrısı, kas ağrısı yaşayabilir. Sadece 10-20 sn. süreli dalma tarzında nöbetler olabileceği gibi, kol ya da bacaklarda anlık atmalar tarzında nöbetler de olabilir. Bazı dalma nöbetleri ebeveyn tarafından fark edilemeyebilir ve okul başarısında düşme nedeniyle öğretmen tarafından fark edilir.

    5) Teşhis nasıl konulur?

    Epilepsi tanısı, hasta ve nöbetleri gözleyen hasta yakınlarından alınan iyi bir nöbet tarifi ile konulur. İdeali hekimin nöbeti görmesidir. Ancak, rastgele tekrarlayan nöbetleri hekimin görmesi genellikle mümkün olamamaktadır. Bu noktada nöbeti gözleyen aile bireylerine önemli bir görev düşmektedir. Nöbetin başından sonuna iyi bir şekilde tasvir edilmesi gerekir. Epilepsinin tanısında kullanılan en temel araştırma yöntemi elektroensefalografi (EEG)'dir. Beynin değişik bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan patolojik özellikteki biyoelektrik aktivitelerin faaliyetini ve meydana gelen değişimleri bize gösterir. Beyin MR incelemesi ise epilepsi sebeplerini araştırmada yardımcı bir yöntemdir.

    6) Tedavi edilebilir mi?

    Epilepsinin sebebinin ve ortaya çıkış mekanizmalarının anlaşılması tedavi açısından önemli gelişmeler sağlayabilir. Bugün için epilepsi tedavi edilebilir bir hastalık olarak kabul edilmesine karşın tedavi eksiklikleri tamamen halledilmiş durumda değil. Epilepsi tedavisi de ancak mevcut ilaçların düzenli ve uzun yıllar alınması ile kontrolde tutulması yolu ile yapılmaktadır. Hastalık kendi doğal seyrini yaşar ve bizim bugün için bu seyre belirgin bir katkımız olmamaktadır. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlarla epilepsi nöbetleri yüzde 50-80 oranında kontrol altına alınabilir. Bir kere nöbetler kontrol altına alındığında, en az iki yıl ilaçlar düzenli olarak kullanılır. Bu sürenin ucu ise belirsizdir. Kimi zaman iki yıl sonra ilaçlar kesilebilse de bazen ömür boyu tedavi gerekebilir. Doğal olarak, süreğen ilaç tedavisinin de getirisi olarak yan etkiler karşımıza çıkabilir. Ciddi yan etkiler sık olmasa da, tedavi ile ilgili yan etkilerle de yakından ilgilenmek gerekir.

    7) Kriz anında soğan koklatalım mı?

    Bir yakınınız epilepsi nöbeti geçiriyorsa öncelikle sakin olun. Etrafından zarar verici eşyaları uzaklaştırın. Gözlükler çıkartılmalı, kesici, delici aletler elinden alınmalı, kravat gevşetilmeli, çevredeki eşyalara çarpmasını önleyecek bir pozisyona getirilmelidir. Ağzını açmaya çalışmak, dişlerini açmaya çalışmak işe yaramadığı gibi hastaya ilave zararlar vermenize neden olabilir. Nöbetin sonuna doğru hasta ağzında kan, tükürük birikebilir ve bu esnada hasta nefes almaya başlayacaktır. Bunların problem oluşturmasını önlemek amacıyla hastayı yan yatırmak uygun olur. Görüldüğü gibi hastaya fazla müdahale edilmez. Üstüne soğuk su dökülmez. Soğan koklatılmaz. Çoğu epilepsi nöbeti dakikalar içinde sonlanır. Hasta uyumaya başlar. Nöbetin beklenenden daha fazla sürmesi, bitip bitip tekrar başlaması ise acil bir durumdur ve hastanın hastaneye götürülmesini gerektirir.

    8) Toplumun bakışı nasıl?

    Toplumun hastalıkla ilgili olarak eğitilmesi epilepsili hastaların belki de en önemli ihtiyacı. İşsizlik, evlenememe, nöbetler nedeniyle utanma ve buna bağlı sosyal çekilme sıkça karşılaşılan problemler.

    9) Saralı ile evlilik olur mu?

    Epilepsi hastaları evlilik açısından birtakım sıkıntılar yaşasa da hastalık evlenmeye engel teşkil etmez.

    10) Hangi işlerde çalışmalılar?

    Epilepsili hastalar çalışabilirler. Tabii ki bazı tehlikeli işlerden sakınmaları gerekir. Epilepsili bir kişinin örneğin, polis olarak görev yapması uygun olmayacaktır. Vardiyalı görevler uykusuzluğa neden olabileceği için hastalarda problem olabilir.

    (Zaman)

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye sailor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    244
    Rep Gücü
    5530
    Sürekli kriz geçirenlere yapılan elektirik tedavisi duymuştum.Çok kötü ve acı verici birşeydi.Bu tedavi şekli hala var mı?

Benzer Konular

  1. Prof. Dr. Tulgar'dan, Epilepsi ve Alzhaimer Hastalarına Yeni Umut
    sukruakbay_ Tarafından Beyin ve Omurilik (Noroşirurji) Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 12-05-2016, 01:53 AM
  2. Epilepsi hastası bır oglum var
    burakbuse Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 14-09-2015, 07:20 AM
  3. Budama hastaligi
    mopsy Tarafından Kalp & Damar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-12-2011, 08:04 AM
  4. Hodgkin hastaligi
    yozgat Tarafından Sağlık Sorularınız Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-10-2011, 04:02 PM
  5. Çocuklarda epilepsi sara hastalığı
    İnci Tarafından Çocuk Sağlığı Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-12-2009, 11:42 PM
Yukarı Çık