Bağışıklık sisteminin de sigortası olarak nitelendirilen Beta-Glukan molekül mevsimsel değişiklikle birlikte artan salgın hastalıklar döneminde yine popüler oldu. Günümüze kadar 8000’e yakın makale ve araştırmaya konu olan Beta-Glukan ile ilgili olarak Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Alerji ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Kırmaz, “Sık enfeksiyon geçiren, uzun süre antibiyotik alan çocuk veya erişkinlerde immün sistemini aktive etmek-güçlendirmek için yapılan araştırmalarda; Beta-Glukan molekülü kullanımı vaka tablolarında olumlu sonuçlar sergiliyor. Doğal yollarla Beta-Glukan almak mümkün olamdığı için bu dönemlerde günde en az 100 mg Beta-Glukan dışarıdan alınmalıdır” dedi.



Çocukların okul, yetişkinlerin yoğun iş stresine girdiği dönemlerde bağışıklık sistemini güçlendirmenin formülleri aranır. Sık enfeksiyon geçirdiği için sık antibiyotik kullanmak zorunda kalan, rutin kullanım dozlarında yeterli yanıt alınamayan vakalarda Beta-Glukan’ın iyi bir destek olduğunu gösteren çok sayıda bilimsel çalışma bulunmaktadır. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Alerji ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cengiz Kırmaz konuyla ilgili şunları söyledi: “Çocuklar toplum içine girdikleri ilk yıl; anaokulu, kreş, ilkokul birinci sınıfta sık enfeksiyon geçirme riski ile karşı karşıya kalır. Bu çocukların immün sistemleri toplumsal kaynaklı enfeksiyon faktörlerine hazırlıklı değildir. Enfeksiyon vakaları, kulak iltihabı sıklığı arttığı için antibiyotik kullanımı artar, üst solunum yolu enfeksiyonu zatüreye (pnömöni) dönüşebilir. Sonraki yıllarda enfeksiyon sıklığı –eğer gerçek bir immün yetmezliği yoksa- ciddi oranda azalır. Bağışıklık sistemini desteklemek için günde 1-3,1-6 Beta-Glukan formunun en az 100 mg kullanımı sıkıntılı dönemlerin rahat atlatılmasını sağlar.”

Bağışıklık Sisteminin Destekçisi Beta Glukan Molekülü Nedir?
İç Hastalıkları, Klinik İmmünoloji (Bağışıklık Sistemi) ve Alerji Uzmanı
Prof.Dr. Cengiz Kırmaz Beta Glukan’ın immün sistemi güçlendirdiği, desteklediğini gösteren deney ortamında ve insan vücudunda yapılmış çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Beta-Glukan’ın klinik olarak etkili olduğuna dair güncel 7500-8000 çalışmada insan vücuduna bir toksik etkisi olmadığı görülmüştür. Kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi sürecinde yardımcı olarak kullanıldığı ve iyi sonuçlar alındığını gösteren çok sayıda makaleler bulunmaktadır. Benim yaptığım çift kör plasebo kontrollü yani’ tıbben bir molekül etkili midir-değil midir’ sorusuna net sonuç alınacak preklinik çalışmada; alerjik hastalarda çok faydalı olduğunu gördük. Bir gruba Beta-Glukan diğer gruba plasebo verildi. Beta-Glukan verdiğimiz alerjik rinit vakalarında; burun içerisinde alerji proteinlerini üreten Th2 hücrelerinin antialerjik mekanizmaları çalıştıran Th1 hücre fonksiyonlarına doğru döndüğünü tespit ettik.Th1 hücreleri aynı zamanda immünolojik sistemde anti-viral, anti-kanser yanıtveren temel hücrelerdir. “

Çocuklarda Beta-Glukan Ne Zaman ve Nasıl Kullanılır?
Prof.Dr. Cengiz Kırmaz sık enfeksiyon geçirme riski taşıyan çocuklarda Beta-Glukan kullanımı için net konuştu:
“Immün yetmezliği olduğu biyokimyasal immünolojik kriter ve laboratuvar şartlarında kanıtlanamayan ortada kalan bir grup vardır. Herkes yılda bir-iki kere enfeksiyon geçirebilir. Burada bir sıkıntı yok ama yılda altı- sekiz- on kez orta kulak iltihabı geçiren, sık pnömoni (zatüre) sebebiyle hastaneye yatan, uzun süre antibiyotik alma ihtiyacı olan çocukların araştırılması gerekir. Bu vakalarda immün sistemini aktive etmek, güçlendirmek için Beta-Glukan molekülü kullanıldıktan sonra ilaç sarfiyatı ve enfeksiyon sıklığında azalma olduğu saptanmıştır. Mevsim geçiş dönemlerinde yaşanan salgın hastalıklara karşı hazırlıklı olmak ve

bağışıklık sistemini desteklemek için günde 1-3,1-6 Beta-Glukan formu en az 100 mg kullanılmalıdır. FDA’den güvenilir onayı almış bu molekülü ben kendi çocuklarımda kullanıyorum.”

Bilimsel Deneylerle Beta-Glukan Etkinliği Kanıtlandı!
Beta Glukan’ın immünolojik olarak etkileri kanıtlanmıştır. Prof.Dr. Cengiz Kırmaz yapılan bilimsel çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:
“Virüs, bakteri ya da mantar vücuda girdiğinde bunu ilk karşılayan bağışıklık sistemidir. Doğal immün cevapta non-spesifik yani özgül olmayan en çalışkan eleman makrofaj’dır. Gider yabancıyı tanır, içine alır ve içinde enzimatik fonksiyonlarla yok etmeye çalışır. Normal savunma mekanizmasının başlangıcı bu şekilde çalışır. Makrofajın bunu yapabilmesi için gerçekten aktif, yürüyebilir, yalancı ayakçıklar çıkarabilir, yabancı virüs ya da bakteriyi içine alıp içinde enzimatik aktivite başlatabilmesi gerekir. Beta-Glukan’ın tüm bu aktiviteleri makrofaj üzerinde laboratuvar şartlarında etkilediği, daha düzgün çalıştırdığı, daha iyi aktivasyona geçirdiği görülmüştür.”

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek Mümkün mü?

Dengeli ve düzenli beslenmek, dinlenme- uykuya dikkat etmek, vakit buldukça spor yapmak, stresten uzak durmak bağışıklık sisteminin ayakta durmasını sağlar. Dışarıdan bir takım etkenlerle immün sistemini güçlendirmek mümkün mü? Immün sistem dışarıdan alınacak takviye ile güçlenir mi? Bilim yıllardır bu konuyla uğraşıyor. Prof. Dr. Cengiz Kırmaz bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi: “Araştırılan konu: ‘Dışarıdan gelen enfeksiyon ajanlarına karşı immün sistemi nasıl daha dik ve sağlıklı olabilir, kişilerin enfeksiyonlardan nasıl daha az etkilenmesi sağlanır?’. Hastalığın tedavisinde kullanılacak antibiyotik, antiviral -ya da başka problemler gelişirse kanser gibi- kemoterapötik ilaçların alınması azaltılabilir mi? Tıpta tüm ilaçlar normal şartlarda toksit etkili kimyasal maddelerdir ve fayda- zarar oranına göre kullanılır. Antibiyotik ve antivirallerin belli bir kullanım süresi, dozajı vardır. Ancak bazı vakalar vardır ki; bağışıklık sistemi biraz zorlandığında, sıkıntıya düştüğünde (ya da gerçekten bağışıklık yetmezliği olanlar) rutin tedavi doz ve tedavi sürelerinde ilaca yeterli yanıt veremez. Ya da yanıt aldıktan birkaç gün sonra hasta aynı klinik tabloyla karşınıza gelebilir. Bu tür vakalarda düzgün molekül ile hastanın klinik tablosunun normal doz ve zamanda iyileştiği tespit edilmiştir.”

Kullanılan Miktara Dikkat Edilmesi Gerekiyor
Prof.Dr. Cengiz Kırmaz alerjik vakalarda immün sistemini güçlendirmek Th2’yi aşağıya çekmek, alerji semptomlarını kontrol etmek için Beta-Glukan kullanıldığını söyledi. Kırmaz, “ Bu vakalarda rutine göre biraz yüksek dozlar en az 100 mg-200 mg gibi kullanıyorum. Literatüre baktığımızda aşağı yukarı 600 mg’lık dozların Beta-Glukan açısından çok daha etkili olduğunu gösteren yayınlar var.”

Devamlı Bağışıklık Sistemini Uyarmak Doğru mu?
Prof.Dr. Cengiz Kırmaz ‘Devamlı bağışıklık sisteminin desteklenmesi gerekir mi’ sorusuna şu yanıtı verdi:
“Yaz sonu, kış süresi ve ilkbahara gelinceye kadar Beta-Glukan kullanımı öneriyorum. Bazı kanser vakalarında bağışıklık sistemi hücrelerinin devamlı aktif ve güçlü olması için destek tedavi olarak devamlı kullanılır. Bağışıklık sistemini bu kadar aktive edersek bir tehlikesi var mı? Makrofajı, nötrofilleri ve diğer immün aktif hücreleri aktive ederseniz, kendi kendinize saldırıya sebep olabilirsiniz. Bununla ilgili laboratuvar şartlarında ve insan üzerinde yapılan çalışmalarda Beta-Glukan’ın oto-ümminiteyi davet etmediği saptanmıştır. Beta-Glukan; immün sistemi aktif tutmak, hastalık gelmeden korunma amacıyla kullanabilecek moleküllerden bir tanesidir. Hastayken de hasta olmadan önce de koruyucu olarak kullanılabilir. Bu tamamen kişinin tercihidir.”

Doğal yolla Beta-Glukan almak mümkün mü?
Prof.Dr. Cengiz Kırmaz doğal yollarla Beta-Glukan almanın mümkün
olmadığı belirterek,”Yulaf, ekmek gibi besinlere baktığınızda Beta-Glukan içeriğine sahip olduğunu görüyoruz. Beta-Glukan molekülünün yapısal olarak çözülebilen ve çözünmez şeklinde iki yapısal formu bulunur. Yulaf, ekmek gibi gıdalardaki Beta-Glukan’ın büyük kısmı çözülebilir. İmmünolojik etkileri çözünemez forma göre aşağıda kaldığı için çok etkili olmaz. Dolayısıyla bize çözünmez form lazım. Ayrıca 1-3,1-6 D Beta-Glukan formunun immün sistemi üzerinde daha etkili olduğu bilinmektedir.” dedi.