Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Çocuk kimliği yok oluyor: Küçük kadınlar, küçük adamlar mı yaratıyoruz?

Sağlık ve Hastalıklar Kategorisi Çocuk Sağlığı Forumunda Çocuk kimliği yok oluyor: Küçük kadınlar, küçük adamlar mı yaratıyoruz? Konusununun içerigi kısaca ->> Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği’nden Klinik Psikolog Özden Bademci, günümüz hayat şartlarında çocukların çocukluklarını yaşayamadıklarını belirterek “Sürekli yetişkinlerin gözetimi ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555

    Çocuk kimliği yok oluyor: Küçük kadınlar, küçük adamlar mı yaratıyoruz?

    Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği’nden Klinik Psikolog Özden Bademci, günümüz hayat şartlarında çocukların çocukluklarını yaşayamadıklarını belirterek “Sürekli yetişkinlerin gözetimi altında özgür yaşam alanlarından yoksun büyüyorlar.” diyor.

    Şehir yaşamının ve hayat şartlarının getirdiği sorumluluklar çocukların da çocukluklarını yaşayamama sonucunu doğuruyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Bağdat Caddesi Polikliniği’nden Klinik Psikolog Özden Bademci, çocukların çocukluklarını yaşayamadıklarını vurgulayarak şunları söylüyor:
    “Çocukluğun alanı giderek daralıyor. Çocuklar zamanlarını çok erken yaştan itibaren kurum bakımı altında ve sürekli bir yetişkinin gözetiminde geçiriyorlar.

    Bir taraftan günümüz çocuklarının konuşma ve davranışları yetişkinlerinkini andırırken ve bu toplum tarafından övgüye değer bulunurken çocukların çocukluklarını yaşayamadıkları gerçeği göz ardı ediliyor. Özellikle şehirlerde yaşayan çocuklar neredeyse zamanlarının büyük bölümünü yapılandırlmış ortamlarda geçiriyorlar. Oysa çocukluk sürecinde boş zaman etkinlikleri çok önemlidir. Çocuğun kendisinin kurguladığı, yönettiği oyunları oynaması gereklidir. Sözgelimi sokak oyunlarının çocuğun gelişimine katkısı büyüktür. Fakat şehir yaşamı bu fırsatı neredeyse tamamen ortadan kaldırır.”

    Son 25 yılda ergenlerde dikkat esikliği, davranış bozuklukları, duygu durum bozukluklarında ciddi bir artış olduğuna dikkat çeken Dandul, “Bunun nedeni çocukların zamanlarının büyük bölümünü yetişkin süpervizyonu altında geçirmeleridir. Üstelik o yetişkin de anne baba değil, öğretmenler oluyor.” diyor.

    Psikolog Bademci, “UNICEF’in yaptığı bir araştırmaya göre Hollanda, İskandinav ülkelerinde çocukların daha mutlu olduğu saptanmış. Çünkü bu ülkeler çocuk dostu kentler yaratmak üzere harekete geçtiler. Örneğin, çocukların okula kendilerinin yürüyerek gidebilmeleri için bir takım düzenlemeler geliştirdiler.” diye konuşuyor.

    Çocukların özgür alanları olmalı

    Bu konunun devlet politikası olarak görüldüğünde çözülebileceğini belirten Psikolog Özden Bademci yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:
    “Öncelikle eğitim sisteminin gözden geçirilmesi gerek. Mesela çocukların uzun zaman geçirdikleri kurumların geniş oyun alanlarının olması lazım. Yeni yapılan bir araştırmaya göre çocuğun açık alanda vakit geçirmesi, davranış problemlerini azaltıyor. Çocukların özgürce vakit geçirip, koşturup oynayabilecekleri, doğayla iç içe olabilecekleri, enerjilerini boşaltabilecekleri ortamların arttırılması gerek.

    Anne babalar, “Sen çok şanslı bir çocuksun, bak benim çocukluğumda bu yoktu. Bak senin bunların var” gibi söylemler içerisindeler. Oysa günümüzde çocuklar büyük bir baskı altındalar. Çok erken yaştan itibaren sözgelimi “sınav” gerçeği ile karşılaşıyorlar. Geçmişte çocukların daha özgür yaşam alanları vardı. Şimdi ise çocukların her alanda başarılı olmaları bekleniyor. Bale yapmalı, spor yapmalı, kitap okumalı, İngilizce bilmeli gibi… Oysa bir anaokulu çocuğunun bolca dışarıda koşup oynamaya ihtiyacı vardır.

    Oyun sadece çocuğu eğlendiren bir etkinlik değil çocuğun kendini geliştiridği, ifade ettiği önemli bir deneyimdir. O yüzden anne babalar anaokulu seçerken çok pahalı programlara, çok pahalı etkinliklere bakmak yerine, çocuğun gelişime ne kadar uygun bir anaokulu diye bakmaları gerekir.”

    kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781
    Çok büyük bir hata çocukları doğar doğmaz cinsiyet ayrıımına sokuyoruz. Çocuklar cinsel olarak uyanmadıkları için algılayamıyorlar. Sosyalliklerini engelliyoruz. Onları adam olarak algılıyoruz ,Büyük kadın olarak. Hatta tiyatrolarda bile onları boyayıp, bıyıklar koyup karakterleştiriyoruz.
    Cocuk kendi cinsini kendi keşfetmeli , Ben neden adam olacağım neden Kadın olacağım.bu sorular sorulacak birgün. Başka ülkelerde 10-12 yaşına kadar cocuklar çocuk olabiliyor ve karakteri kendiliğinden baskısı oluşabiliyor biz ise doğardoğmaz markalıyoruz. küçük yaşta stressli sinirli bir beyefendi olabiliyor, sinirinden birşeyleri kırabiliyor. istediğini elde etmek için sizi kullanıyor. Bu aslında sizssiniz.
    çocukların belki de bir müddet çocuk kalmaları gerekiyor.Cinsel Karaktere bebekken koymamalı belkide

Benzer Konular

  1. Küçük Arı
    tntcool Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-02-2010, 12:36 PM
  2. Küçük bir çocuk ve dua .
    Venhar Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-01-2010, 12:55 PM
  3. Küçük Küçük, Kibar Kibar Hırsızlıklar
    RABİA Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 16-04-2009, 11:39 AM
  4. Küçük Bir çocuk
    blueice Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-04-2008, 03:28 AM
  5. KÜÇÜK KIZ.
    efelenen Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 23-06-2007, 01:02 AM
Yukarı Çık