Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Neler oluyor bu erkeklere böyle ?


    Hiç şaşırmayın, yüz yıl sonra bugün bildiğimiz anlamda erkek kalmayacak...


    Erkeklik; 3 milyon yıllık insanlık tarihinde şimdiye kadar hiç olmadığı kadar tehlike altında. Kıllı, sert bakışlı, her an kavga edecekmiş gibi duran, kaslı, sağlam yapılı, kavgaya hazır, ürkütücü erkek tipinin yerini kibar, masum, nazik, ince parmaklı, zarif, efemine erkekler almaya başladı. Eskiden erkek ve kadınların hem kıyafetlerinde, hem de toplum içindeki vazifelerinde büyük farklılıklar var iken şimdi her iki cins de aynı işi yapıyor, benzer şekilde giyiniyorlar. Resimlerini hatırlayacağınız, kuşaklarında silah takılı palabıyıklı o babayiğit Anadolu erkekleri nereye gittiler dersiniz? Adına ister kibarlık ister metroseksüellik deyin, ortada inkar edilemeyecek bir dönüşüm var; biz erkekler bizi erkek yapan temel özelliklerimizi kaybediyoruz ve maalesef “kaybetmeye de devam edeceğiz....”

    İngiliz The Sundey Times’a konuşan farklı kliniklerden doktorlar İngiltere’de “Göğüsleri büyüdüğü için göğüs küçültme ameliyatı yaptırmak isteyen erkek sayısında geçmişe göre büyük artış var.” diyorlar.. Ben de muayene ettiğim hastalar içinde “jinekomasti” adını verdiğimiz erkek meme büyümesine eskiye göre çok daha fazla rastlıyorum. İşin enteresan tarafı bir kısım erkekler bu durumu kanıksamış durumda, memelerindeki büyümeyi normal bir değişiklik olarak kabul ediyorlar. Yakında erkeklere özel sütyenler piyasaya verilirse şaşmayın.

    Bir diğer bilimsel gerçek şu; iktidarsızlık sorunu olan erkeklerin sayısı gittikçe artıyor. 40 yaşın üstündeki erkeklerinin yarısının sertleşme sorunu olduğunu duymuşsunuzdur..

    Erkekliğin eskisi gibi olmadığının bir diğer göstergesi de “metroseksüel” erkekler. Tırnaklarını yaptıran, kıllarını aldıran, manikür, pedikür salonlarından ve solaryumdan çıkmayan erkeklerin sayısı her geçen gün daha da artıyor. Etrafınıza bir bakın kadın kuaföründe saç kestiren ne kadar çok erkek olduğunu görüp hayret edeceksiniz. Modern çağın erkekleri için kadın kuaföründe saç kestirmek artık “racona ters düşmüyor”.

    En önemli işaret de şu; erkeklerin kadınları hamile bırakma oranı gittikçe düşüyor. Bir diğer deyimle korunmadan yapılan cinsel ilişkiler sonucunda kadınların hamile kalma oranı gittikçe azalıyor. Bu nedenle de çocuk sahibi olamamak artık eskiye göre daha çok ailenin sorunu. Araştırmacılar, erkeklerdeki ortalama sperm sayısının eskiye göre azalmasının bu durumun sorumlusu olabileceğini söylüyorlar...

    İngiliz doktorlara göre bu durumun nedeni fast-food restoranlar için yetiştirilen hayvanlara verilen hormonlu yemler. Zaten bu sorunu en yoğun yaşayan milletin İngilizler olduğu konusunda dünyada bir fikir birliği var. Bilim adamları, besi hayvanlarına ve sebzelere çabuk gelişmeleri için hormon verildiğini ve bu kimyasalların eti tüketenlerin vücuduna geçtiğini düşünüyorlar.

    Amerikalı bilim adamları kimyasal maddeleri sorumlu tutuyorlar. Örneğin New York Rochester Üniversitesi’nden Shanna Swan ve arkadaşları, plastikleri daha esnek hale getirmek için kullanılan “ftalat” maddesinin erkeklerde östrojen reseptörlerini aktif hale getirerek kadınlaşmaya neden olduğunu düşünüyor.

    Bir diğer suçlanan etken; ilaçlar...

    Türkiye'de çok yaygın kullanılan tansiyon ilaçlarından birisinin en önemli yan etkisinin “memeyi büyütmesi” olduğunu biliyor musunuz?. (Buna rağmen pek çok erkek hastaya bu ilacın verilmesi nedeniyle tansiyonu düşük ama büyük memeli erkeklerimizin sayısı artıyor.)

    Bir diğer etken bizi kadınlardan ayıran en önemli fark olan kaslarımıza artık eskisi kadar ihtiyaç duymamamız. Artık bir erkek olarak savaşmak, avlanmak veya yük taşımak için kuvvetli kaslara ihtiyacımız yok. Bu nedenle de güçlü kuvvetli olmak Eminönü’ndeki hamallar dışında kimsenin işine yaramıyor. Modern çağın insanı kavgadan da kaçınıyor. Kasların gelişmemesi somatotropik hormonu ve bağlı olarak bizi erkek yapan testesteron hormonunu düşürüyor.

    Testesteron seviyesi düşük olan erkekler 40 yaşına geldiklerinde ölüm riski testesteronu normal olanlara göre daha yüksek. Araştırma Washington üniversitesi tarafından 40 yaşın üzerinde ki 850 amerikalı üzerinde yapılmış. Testesteron seviyesi düşük olanlar da normal olanlara göre ölüm oranı %85 daha yüksek bulunmuş.

    Bu günkü hızlı değişim devam ettiği takdirde önümüzdeki yüz yıl içinde günümüz erkeğinden çok farklı, kadın gibi özenli giyinen, bakımlı, elleri manikürlü, kibar, kuaförden çıkmayan kılsız, tüysüz, dölleme kabiliyeti çok azalmış erkeklere dönüşeceğimizi söylemiştim. İlerde, torunlarımızın torunları albümdeki resimlerimize bakıp, “vay be ne erkek dedem varmışâ€ diyecekler...

    Salı günü bahsettiğim gıdalarımızda ki hormonlar, yiyeceklerimizi ve çevreyi etkileyen kimyasal katkı maddeleri ve kullandığımız ilaçlar bu değişimde çok önemli ama bana göre erkeklerde ki kaçınılmaz değişimin esas nedeni, modern yaşam tarzının bir sonucu olarak, erkeklerdeki en temel duygulardan biri olan “kızgınlığın” bastırılmasıdır.

    İlkel insan Homo Sapiens’den bize genlerimiz vasıtası ile gelen ve pek çok davranışımızın temelini oluşturan üç temel duygu vardır. “Negatif duygular” adını verdiğimiz bu üç duygu;

    1. Tehlike hissi esnasında ortaya çıkan “Korku duygusu”
    2. Bir kayıp sonrasında oluşan “Üzüntü duygusu” ve
    3. Haklarımıza tecavüz ile ortaya çıkan “Kızgınlık duygusu” dur.

    Kendinizi milyon yıl önce bir ormanda veya dağda ki bir mağarada yaşayan bir insan olarak düşünürseniz bu duyguların yaşamın devamında ki önemini anlarsınız. Erkekler avlanmaya gidip düşmanlara karşı güvenliği sağlarken kadınlar çocuklara bakıyorlar. İlkel bazı silahların dışında tamamen savunmasızlar. Tek güvendikleri şey yukarda saydığım “negatif duyguları”. “Korku ve üzüntü” duyguları sayesinde tehlikeden uzak durmaya çalışıp saklanıyorlar. “Kızgınlık duygusu” ise onlara yaşamın devamı için son derece önemli olan vahşi hayvanlara veya rakip topluluklara saldırma dürtüsünü veriyor. Evrim, bu üç duygunun ilk ikisini kadında yoğunlaştırmıştır. Üçüncü duygu “kızgınlık” ise daha çok erkek yoğun bir duygudur. Kadın; korkar, uyarır, saklanır, üzülür; erkek ise daha çok kızar, savunur, saldırır ve öldürür.

    Neticede, insanoğlu 3 milyon yıldır böyle mutlu mesut yaşarken son birkaç bin yılda işler değişti. Artık birbirinden uzak küçük yerleşim birimlerinde rakiplerimizle didişerek değil, milyonluk dev şehirlerde iç içe yaşıyoruz. Bu nedenle modern toplumun yasa koyucuları, atalarımızdan bize intikal eden en önemli duygu olan “Kızgınlık duygusunu” artık istemiyor. Genleriyle kendisine intikal eden bu duyguyu kontrol edemeyen, baskı altına alamayan erkekler ayıplanıyor. Trafikte ilerlerken “güdüleriyle hareket eden bir erkek” direksiyonu aniden önümüze kırdığında veya kuyrukta sıra beklerken önümüze geçtiğinde içimizde beliren “kızgınlık duygusunu” frenleyip, bir “erkek gibi” değil “medeni bir insan gibi” reaksiyon vermeye, daha doğrusu reaksiyon vermemeye çalışıyoruz. Çünkü toplum, yeni yaşam şekli gereği bu şekilde davrananları tercih ediyor, diğerlerini dışlıyor. Bizde aferin almak, toplumda kabul görmek ve makbul insan olmak için güdülerimize uymak yerine onları bastırmayı ve değişmeyi tercih ediyoruz. Sonuçta medeni insan öyle bir hale geliyor ki karısını aşığı ile yakalayınca kızmıyor, “avukatım sizi arar” diyerek kapıyı arkasından çekip çıkıyor...

    Futbol maçlarındaki tüm bu olayların boşuna mı çıktığını sanıyorsunuz? Maçlarda karşı tribünlerdeki rakip taraftarlara büyük bir nefretle küfür eden, tehdit eden, saldırmak için aradaki tel örgülere hamle yapan erkekler esasında içlerindeki en doğal duygu olan “kızgınlık” duygusunu, en zararsız haliyle sergilemeye çalışan erkeklerdir. Bu yolla farkında olmadan erkeklik için ihtiyaçları olan “testosteron” hormonlarını da yükseltiyorlar. Ama gördüğünüz gibi yasalar buna bile izin vermiyor. Erkeklerinde illa kadınlar gibi oturup çekirdek çitleyerek maç seyretmesini istiyor.

    Erkeklerdeki bu değişimin önümüzdeki yıllarda çok daha hızlanmasını bekliyorum. Sebebi de büyük kozmetik şirketlerinin artık erkekleri de tüketici kabul etmeleri. Bizlerin, klasik erkeklikten ne kadar fazla uzaklaşırsak o kadar daha çok güzellik ve makyaj malzemesi kullanacağımızı biliyorlar. Kuaförler, makyaj, cilt bakım ve güzellik malzemesi üreticileri bu değişimin biran önce tamamlanması için ellerinden geleni yapıyorlar. Geçen hafta ünlü bir futbolcumuzun kadın parfümü kullanması herkesi hayrete düşürdü. Alışmaya başlasak iyi olur yirmi yıla kalmaz hepsi epilasyon yaptırarak sahaya çıkacaklar. Üstelik adı geçen futbolcuda olduğu gibi muhafazakârlar da bu değişimden kendilerini kurtaramayacaklar.

    Hiç şaşırmayın, yüz yıl sonra bu gün bildiğimiz anlamda erkek kalmayacak. Ve maalesef bu değişime hiç kimsenin engel olamayacak. Bu nedenle; ey günümüzün şansı kadınları, elinizdeki erkeklerin kıymetini bilin...

    Dr. Murat Kınıkoğlu
    leyditurk.com

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    Aktif Üye consume - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesaj
    1.078
    Rep Gücü
    18410
    Yok ayol olmaz öyle şey...

    ???

  3. #3
    Aktif Üye Masterlord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    29
    Mesaj
    2.284
    Rep Gücü
    45818
    fazlasıyla doğru

    3.cü dünya savasına dünyanın fazlasıyla ihtiyacı var

    zayıflar ölecek sağlam yaşayacak
    doğanın kuralıdır bu

    eşcinsel
    homo
    top
    travesti
    gay
    küpeli erkek
    derken
    iyice cıvıdı

    atom bombası en çok bu işe yarıyo
    pislikleri temizlemeye

    ABD 2ci dünya savasında yanlış yere attı nükleeri
    hedef avrupa olacaktı japonya değil

Benzer Konular

  1. Bakın neler oldu, neler oluyor!
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-10-2010, 05:59 PM
  2. Bursa İnegöl'de neler oluyor?
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 01-08-2010, 02:44 PM
  3. Doğu türkistan'da neler oluyor?
    yusolis Tarafından Şikayet ve Protesto ediyoruz Foruma
    Yorum: 25
    Son mesaj: 11-07-2009, 12:25 AM
  4. Bize neler oluyor?
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 03-06-2009, 11:48 AM
  5. Tam şu anda neler oluyor..?
    YukseLL Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 19-05-2008, 11:48 AM
Yukarı Çık