Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

Sibernetik Epistemoloji

Bilim ve Astronomi Kategorisi Sosyoloji Forum'u Forumunda Sibernetik Epistemoloji Konusununun içerigi kısaca ->> Merhaba! Sn.Doc.Dr.Kutlu Merih hocamizin son derece UFUK ACICI, Ilginc ve yararli makalesinden faydalanmamiz umidiyle: Giriş Akademik yaşamımın büyük bir bölümü ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Sibernetik Epistemoloji

    Merhaba!
    Sn.Doc.Dr.Kutlu Merih hocamizin son derece UFUK ACICI,
    Ilginc ve yararli makalesinden faydalanmamiz umidiyle:
    Giriş

    Akademik yaşamımın büyük bir bölümü karmaşık dinamik sistemlerin davranışlarının incelenmesi ile geçti. Önce probabilitik yapılı sistemlerin dinamik ve dengelerini (Stochastic Processes) bundan sonra ise dinamik deterministik sistemlerin optimum kontrol sorunları ile ilgilendim (Optimum Contol Theory). Bu bilgiler, büyük ölçekli karmaşık kuruluşların otomasyonu ile ilgili donanım ve yazılım projeleri ile birleşince bunların bir ortak paydaya sahip oldukları dikkatimi çekti vr ortaya "Object Tabanlı Sistem Kuramı" nın ilk yaklaşımları çıktı. bu yaklaşımın özellikle benden daha fazla bilgi ve birikim sahibi olan sosyal bilimler araştırmacılarına özel yararlar sağlayacağına inanıyorum.

    Object tabanlı sistem teorisi, sistemin temel yapı taşları olarak pasif elemenları değil fakat aktif fonksiyonel objectleri kabul ederek, araştırmacıların öncelikle ontolojik ve epistemolojik sorunlara duyarlı olmasını gerektirmektedir. Objectlerin oluşumu, davranışsal özellikleri ve entegrasyon sorunları, sosyal sistemlerin tasarım ve yönetim sorunlarına büyük ölçüde ışık tutmaktadır. Bu yaklaşım kanımca araştırmacılar için, "Genel Sistem Kuramı" nın hayal kırıklığı yaratan kısır modellerinin ötesinde sezgi ve analiz üstünlüğü sağlamaktadır.

    Sistem Kuramı

    Bir sistem, kendi başına davranma yeteneği ve fonksiyonel etkisi olan olan biyolojik, ekolojik, sosyal, teknolojik ve nesnel objectlerin, daha üst bir fonksiyonu gerçekleştirmek üzere belirli bir tasarım etrafında entegre olabilmesinden oluşan bir varlıktır.

    Sistem Kuramı, sistemlerin varlığını, yapı ve davranışlarını inceleyen ve genel kurallar üreten bir entellektüel analiz tekniğidir.
    Bir sistem, Ontolojik (objectlerin varlığının belirlenmesi) ve Epistemolojik (Sistem elemenlarının kavramlaştırılması) olarak ikili bir görünüme sahiptir. Bir sistemde ontolojik olarak buluna olgular henüz epistemolik bir ifade tarzına kavuşamamış olabilir. Buna göre;
    Sistem = Sistem Ontolojisi + Sistem Epistemolojisi
    formülü verilebilir. Burada sistem ontolojisi, sistemin deterministik ve nesnel varlığının incelenmesi, sistem epistemolojisi ise sistemin subjektif kavramsal varlığının belirlenmesi olarak açıklanabilir.

    ŞEYLER (GERÇEK DÜNYA) VE ŞEYLER HAKKINDA BİLGİ (KAVRAMLAR DÜNYASI)

    Arıya karşı davranışımız, onun sokmasından değil fakat sokabileceğini bilmemizden kaynaklanır. Buna göre çevremizi algılamamız, yorumlamamız ve tavır almamız, onların gerçekten ne olduklarına değil, ne oldukları hakkında sahip olduğumuz kavramlaştırmaya bağımlıdır. Burada ortaya çıkan sorun, sahip olduğumuz enformasyonun gerçek dünyayı yansıtıp yansıtmadığı veya ne ölçüde yansıttığıdır. Bu ise SİBERNETİK EPİSTEMOLOJİ nin başlangıç nokltasını oluşturan Ontoloji, Epistemoloji, Semantik ve Paradigma tartışmasını gerektirir.

    http://www.merih.net/m2/str/strasis.htm

    devam edecek.........

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    ONTOLOJİ VE EPİSTEMOLOJİ

    Kavramlar insanlar tarafından algılanmış, depolanmış ve anlamlandırılmış uyarılardır. Uyarılar kavramlaştırma ile enformasyon haline dönüşmektedir. Burada uyarı kantite ve kalite olarak daha genişletilmiş ve anlamlı hale getirilmiştir. Kavramlar düz uyarı ile enformasyon arasında ayırım yapabilmemize olanak sağlar.

    Kavramlar çevremizde belirli ilişkiler içinde olabilen şeyler hakkında depolanmış bilgilerdir. Hayal kurmayı veya diğer karmaşık düşünsel davranışları bir kenara koyarak ve dikkatimizi sadece fiziksel olgulara yoğunlaştırırsak, etrafımızdaki nesneler ve bunların ilişkileri konusunda sürekli olarak kavramlar oluşturduğumuzu söyleyebiliriz.
    Burada beynin çeşitli enformasyonunu kombine ederek yeni bir enformasyon oluşturma yeteneği olan kavramlaştırma (conceptualisation) ve kavramlar (concepts) özel bir önem taşımaktadır.
    İnsan dış çevresinde fizik olarak var olan şeyleri gözleyerek onları tanır ve adlandırır. Burada varolan şeyler fizikseldir ve bunları gözleyerek tanıdığımızdan varlıkları ve adlandırılmaları konusunda bir sorunumuz olmaz. Diğer taraftan, var olduklarına inandığımız fakat gözleyemedeğimiz varlıklar da bulunmaktadır. Bu varlıklar fizik dünyaya dahi ait olabilirler. Örneğin kütle, enerji, moment ve özellikle olasılık gibi kavramlar varlıklarını somut bir şekilde gözleyemediğimiz fakat etkilerini gözleyebildiğimiz kavramlardır. Bu tür kavramlara bir orta çağ deyimi olan fakat bu sorunu doğrudan yansıtan ONTOLOJİK varlıklar olarak adlandıracağız.

    Ontolojik yaklaşıma göre bazı olgular fizik olarak varolmadıkları halde kollektif bir algılama ile var sayılmaktadırlar. Bu şekilde var edilen ontolojik varlıklar bir evren oluşturur ve bu evrene doğal evrenden farklı olarak SOSYAL EVREN adı vereceğiz. Örneğin bir Budistin sosyal evrenindeki ontolojik varlıklar ile bir Müslümanın veya Bir Hristiyanın ontolojik varlıkları ve bir anlamda ontolojik gerçekleri farklı olacaktır. Hukuk, adalet, devlet, demokrasi, dürüstlük, disiplin, sadakat, özgürlük, zerafet, sistem, olasılık, kütle, enerji bu şekilde sayısız çoğaltılabilecek ontolojik varlıklardır. Bir afrika yerlisinin zerafeti algılayışı ile bir Fransızın algılayışı arasında, veya bir eskimonun sadakati algılayışı ile bir Siciyalının algılayışı arasında fark bulunmaktadır. Bir kızılderilinin özgürlük anlayışı ile bir üniversite hocasının özgürlük anlayışalrı faklıdır. Bu nedenle ontolojik varlıklar, onları kollektif bilinçleri ile var eden sosyal gurupların onları nasıl algıladığına aşırı bağlıdırlar. Bir toplum içindeki bireyler arasındaki cinsel, etnik, dinsel, mesleksel, statüsel farklılıklar aynı olguları farklı olarak algılamalarına yol açmaktadır. Belirli bir davranışa erkekler kayıtsız kalabilirken kadınları üzebilir veya bunun tersi gözlenir. Askerler için disiplinsizlik olan bir olgu sanatçılara göre yaratıcılık olabilir. Aynı ontolojik olguların ve bunları adlandıran sözcüklerin kişiler tarafından farklı algılanması sözsel haberleşmede SEMANTİK sorununu ortaya çıkarmaktadır.

    Ontolojik varlıkların en yoğun gözlendiği entellktüel alan matematiktir. Burada, sayılar da dahil hemen hemen bütün kavramlar ontolojik olarak var olmaktadır. Bu nedenle matemakçilerin dünyayı algılayış ve yorumlayış şekilleri genelde diğer disiplinlerden farklı olmaktadır. Bir matemakçi için matematik başka disiplinlere yardımcı olacak bir hesap ve analiz tekniği değil, insan aklının var ettiği bir mantık, estetik ve düzen harikasıdır.

    SEMANTİK DİSTORSİYON, SEMANTİK DEFORMASYON VE SEMANTİK EKSTERMİNASYON

    Ontolojik kavramlar kollektif bilinç aracılığı ile semantik olarak varedildiği gibi semantik olarak çarpıtılabilir (Semantik Deformasyon) ve semantik olarak yok edilebilir (Semantik Eksterminasyon), örneğin bilim varoluşu kavramamızın ve açıklamamızın sosyolojisini yansıtan ontolojik bir kavramdır. ALTERNATİF TIP diye bir kavram ortaya atıldığında , sağlığın bilimsel olarak korunması olan Tıbbın alternatifinden değil bilimin semantik bir alternatifinden sözedilmekte, bilime alternatif olan bir ontoloji yaratılmakta ve bilim semantik olarak distorsiyona uğratılmaktadır. Bu kavramı ve uygulamaları ciddiye alanların sayısı çoğladığında bilim giderek semantik olarak ekstermine edilen bir kavram haline dönüşmektedir. ENFORMATİK uzmanlığı ve TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ paradigması bu tür semantik deformasyonların fazlaca gözlendiği tartışma alanlarıdır. Bunları ilerde ayrıntıları ile tekrar inceleyeceğiz. Sonu LOJİ ile biten sözcükler semantik olarak bir bilim dalını çağrıştırır. Buna karşı ASTROLOJİ bir bilim dalı değildir ve bazı Batı ülkelerinde varlığı gözlenen Astroloji Fakültesi kurumları tipik bir semantik deformasyon örneğidir.

    PARADİGMA

    Bilimin gözlemlediği olguları kavramlaştırarak anlamlı bir bütün etrafında birleştirip bir algılama çerçevesi haline getirmesine bir PARADİGMA adı verilmektedir. Örneğin Öklit geometrisi ve buna uymayan Riemann geometrisi bir paradigmadır, Newton fiziği ve buna uymayan, kuantum mekaniği bir paradigmadır, Pazar ekonomisi ve bunun karşıtı , Komuta ekonomisi bir paradigmadır, Bilimsel İşletmecilik (Scientific Management) ve buna karşı Toplam Kalite Yönetimi bir paradigmadır. Fen bilimlerinde paradigmalar farklı başlangıç aksiyom ve postulalarından kaynaklanır, sosyal bilimlerde ise paradigmalar farklı filozfik ve semantik ontolojilerden kaynaklanmaktadır. Batı olarak adlandırılan toplumsal model, bireyin kendisinden güçlü bir topluma karşı bireyselliğinin ve haklarının korunarak kendisini. çevresini,toplumunu ve doğayı değiştirebilmesi felsefesine dayanırken doğu toplumları bireyin toplumun süren düzeni ve doğa ile uyum halinde olması felsefesine dayanmaktadır. İşletme yönetiminde merkezcil, buyurgan, bürokratik modeller paradigması yaygın bir kabul görürken buna karşı merkezkaç, katılımcı, demokratik yönetim paradigması giderek yandaş ve saygınlık kazanmaktadır.

    Paradigma ontolojisisnin bir sonucu olarak biimsel model ve önerilerin özellikle sosyal bilimlerde tartışılamaz gerçekler olmadığını, özel anlayış ve kavramlaştırmalar çerçevesinde oluşan tartışılabilir yorumlar olduğunu söyleyebiliriz.


    devam edecek..........

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    "GENEL SİSTEM KURAMI" VE "OBJECT TABANLI SİSTEM KURAMI" PARADİGMALARI
    GENEL SİSTEM KURAMI

    Bu ontolojik kavramlardan konumuzla doğrudan ilşkili özel bir kavram, SİSTEM kavramıdır. Biz bazı etkileşen ve birlikte var olan bazı nesneleri SİSTEM olarak algılıyoruz ve bunların bazı sistemik özelliklere sahip olduklarını düşünüyoruz. Örneğin toplumlardaki aile,okul, hastane, ordu, sanayi nesneleri karmaşık bir etkileşme ve bütünleşme ilişkileri içinde bir kültür, eğitim, sağlık, savunma ve ekonomi sistemlerini oluşturmaktadır. kimse bu nesneleri bir sistem olarak tasarımlamaz ve yaratmaz fakat bu nesneler zaman içinde toplum için en yaralı olacak biçimlerde bütünleşerek sistemleşirler.

    Bir sistem ortaklaşa bir amacı gerçekleştirmek üzere bir bütün olarak davranan ilişkili parçalardan oluşan bir bütündür. Bir sistem dış çevreden girdi alır ve bunları bir şekilde dönüştürerek bunları tekrar çevreye verir.
    Bütün sistemleri kapsayan ve açıklayan GENEL SİSTEM KURAMI (General Systems Theory), biyomedikal kökenli ve çeşitli bilim dallarında uzmanlık çalışmaları yapmış Ludwig von Bertalanffy tarfından 1968 yılında bir kitap ile ortaya konmuş ve bu yaklaşım işletmecilik çervrelerinde belirli bir ilgiyle karşılanmakla birlikte beklenilen açıklama ve yorumlama gücünü ortaya koyamamıştır. Bir kaç üstün yetenekli matematik, fizik ve enformatik bilimadamının katkıları bu yaklaşıma evrensel bir açıklama gücü getirememiştir. Genel Sistem Teorisi, sistemlerin gerçek bir ontolojik tanımlanması yerine, matematize edilerek aşırı basitleştirilmesi anlayışına dayanmaktadır.

    Genel Sistem Kuramında bir sistemi belirleyen beş temel eleman söz konusudur.
    Girdiler, Yapı/Dönüşüm, Çıktılar, Geri Besleme ve Çevre.
    İşletmecilik açısından girdiler maddi, beşeri, finansal veya enformatik kaynaklardır.
    Dönüşüm süreci yönetimin işletmecilik prosedürlerini uygulayarak bu girdileri mal ve hizmet şekline dönüştürmesidir. Çıktılar organizasyon tarafından mal ve hizmetlerdir. Geri besleme çıktılardan sağlanan enformasyon yardımı ile girdilerin yeniden düzenlenmesidir. Çevre ise işletmenin içinde yer aldığı sosyal, ekonomik, politik olgulardır. Genel Sistem Kuramı bu kavramların dinamik bir süreç içinde, etkileşimli bir bütün olarak ele alınmasını öne sürmektedir. Buna karşılık yaklaşımın açıklayıcı gücü kuramdan değil yorumcunun kavramlaştırma, bütünleştirme ve yorumlama yeteneklerinden kaynaklanmaktadır.

    SOSYOTEKNİK SİSTEM

    Sosyoteknik sistemler yapısında insan, kültür ve teknoloji olan sistemlerdir. İnsansanlar birbirleriyle haberleşir, aile, klan, kabile, ordu, işletme gibi yoplulukları oluşturur, toplumu, ekonomiyi , kültürü üretir veya tüketir ve bir sosyoteknik sistem oluştururlar. Bu sosyotekn,k s,stemler amaçları ve yapısına göre basit veya karmaşık olabilirler. Şimdi her sosyoteknik sistemi belirleyen bazı postulaları belirleyebiliriz.

    Temel Sistem Postulaları
    1. Her sosyal birim bir sistemdir (object) .
    2. Her sosyal birim daha geniş bir sosyal sistem (mega object) in bir parçasıdır.
    3. Bütün sosyal sistemler sınırsız olarak karmaşıktır.
    Bu postulalar sosyoteknik sistemleri karmaşık yapılar olarak kabul etmekte ve bu karmaşıklığın analizi ve kontrol altına alınması daha güçlü entellektüel araçlar gerektirmektedir.

    KAPALI VE AÇIK SİSTEMLER, HOMEOSTATSİS VE ENTROPİ MAKSİMİZASYONU

    Sistemler çevreleri ile etkileşimlerine göre kapalı ve açık sistemler olarak oluşurlar. Çevresi de bir sistem olan ve bu sistemle made, enerji ve enformasyon alışverişinde olan bir sistem AÇIK sistemdir. madde, enerji ve enformasyon alışverişi yapabileceği bir çevresi olmayan sistemler ise KAPALI sistemlerdir. Bu tanıma göre açıklık ve kapalılığın göreceli bir durum olacağı açıktır. Her sistem zorunlu olarak bir miktar açık olacaktır. Açık sistemler çevreleri ile etkileşimlerine göre dinamik bir reaksiyon verirler ve uyumsal (adaptive) bir davranış sürecine girerler. Bu uyumsal süreç giderek statikleşme eğilimi gösterir ve sistemler kendi içlerinde ve aralarında bir denge konumuna gelirler. Bu konuma HOMEOSTASİS adı verilir ve sistemler bu konumu korumaya kararlı gibi davranırlar. Bu kararlılığın nedeni ENTROPİNİN MAKSİMİZASYONU ilkesidir ve fizik olarak sistemler arasındaki serbest enerjinin normal dağılıma sahip olması (Merkez Limit Teoremi) eğilimidir. evrensel bir doğa kanunu olarak sistemlerarsı madde, enerji ve enformasyon değişimleri giderek normal dağılıma uyma özelliği göstermekte ve bu eğilim sistemlerarsı ilişkilerde bir dengeye ulaşılmasını sağlamaktadır.



    devam edecek...........

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    NESNE TABANLI (OBJECT ORIENTED) SİSTEM KURAMI

    Sistem teorisinin bazı kavramları yönetim düşüncesi üzerinde önemli katkılar yaptı. Bu kavramlardan önde geleni açık-kapalı sistemler, entropi, sinerji ve alt sistem etkileşimleri. Sistem teorisinin temel kavramlarını ve bunların yönetim düşüncesine uygulanmasını tekrar ele alarak bunları özellikle Nesne Tabanlı (Object Oriented ) yaklaşım çerçevesinde yeniden değerlendireceğiz.

    Herhangi bir sosyo-teknik sistemin incelenmesinde aşağıdaki temel kavramlar özel bir önem ve öncelik taşımaktadır. Sistemlerin sınırsız karmaşıklığı gözönüne alındığında, sistem yaklaşımına dayana bir inceleme bunların yapısını, mimarisini, oluşumunu ve etkileşimini özellikle dikkate almalıdır.

    Genel sistem kuramı sistemlerin karmaşık ve hiyerarşik yapısını vurgulamakta fakat bunu teorinin bir uygulaması olarak kullanmaktadır. Burada ise karmaşık ve hiyerarşik yapıyı sistemin ontolojik varoluşunu belirlemek için kullanacağız. Karmaşık ve hiyeraşik sistem yağısının temel inşaat malzemesini OBJECT kavramı oluşturmaktadır. Özel bir sistem kategorisini vurguladığı için şimdilik bunu türkçeleştirmeyeceğiz.

    Bir sistemi oluşturan objectler genelde sisteme yönelik olarak gerçekleştirdikleri bir FONKSİYON a sahiptir. Sistemin hangi OBJECT lere sahip olacağını, bunların nasıl ENTEGRE edileceğini ve nasıl KONTROL edileceğini sistemin YAPISI, MİMARİSİ ve AMAÇLARI belirler. Şimdi objectlerden oluşan hiyeraşiyi aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz.

    1 - ELEMAN( ITEM) : Bunlar kendilerine özgü otonom fonksiyonları olan fakat henüz sistemin bir parçası sayılamayan birimlerdir.
    2 - OBJECT : Bunlar eleman veya eleman bileşimleri olabilir. Tek veya birarada sisteme özel fonksiyonları gerçekleştirirler. Objectler sistemlerin en önemli inşa birimleridir. Sistemlerin esas olarak object bileşimlerinden veya hiyerarşilerinden oluştuğunu söyleyebiliriz. Buna göre sistemin kendisi de bir MEGA OBJECT dir.
    3 - MODUL : Objectler birleşerek MODUL leri oluştururlar. Diğer bir deyişle moduller yapısında objectler bulunan fakat kendine özgü fonksiyonları olan objectlerdir.
    4 - BLOK : Modüller birleşerek BLOK ları oluşturular. Blokları da modüllerden oluşan fakat modüllerin üzerinde foksiyonları olan bir object olarak düşünebiliriz.
    5 - ALT SİSTEM : Bloklar birleşerek bir ALT SİSTEM oluşturur. Alt sistem de Bloklardan oluşan fakat daha üst fonksiyonlara sahip bir object dir.
    6 - SİSTEM : Alt sistemler birleşerek bir SİSTEM oluşturular. Sistemin bunların üzerinde fonksiyonları bulunur.

    Bütün sistemlerde bu objectlerin hiyerarşik olarak bulunması gerekmiyebilir. Sadece basit objectlerden oluşan sistemler olabileceği gibi son derece karmaşık ve hiyerarşik bir yapıya sahip sistemler de olabilir. Hekimler bu kavramları HÜCRE, DOKU, ORGAN, SİSTEM ve CANLI kavramları ile analojik olduğunu vurgulamaktadır. Bir canlı iyi entegre edilmiş, karmaşık ve hiyerarşik bir sistemin ilginç bir örneğidir. Canlılardan kaynaklana bir analoji ile her sistemin entegrasyonu sağlamak için mutlaka bir KONTROL OBJECT ine sahip olması gerektiğini söyleyebiliriz.

    TEMEL OBJECT PARAMETRELERİ

    Bir objecti karakterixe eden üç temel özellik bulunmkatadır. Bu özelliklere objecti canlı yapan özellikler gözü ile bakabiliriz.

    1 - Object Özellikleri (Properties) : Object in teknik ve sayısal özellikleridir.
    2 - Object Olayları (Events) : Object in reaksiyon vermesi gereken uyarılardır.
    3 - Object Yöntemleri (Methods) : Objectlerin çeşitli olaylar karşısında nasıl reaksiyon vereceğini belirleyen programlardır.

    ÖRNEK olarak bir hastanenin karantina (Hasta kabul/taburcu) sistemini verebiliriz. Burada özellikler, bu kısmın kaç kişiden oluştuğu, bilgisayarları olup olmadığı ve işlem süreleri olabilir. Olaylar hasta gelişleri, hasta yatışları, hasta çıkışları v.s. , yöntemler ise bu olaylar gerçekleştiğinde ilgililerin neleri yapacağı ve nasıl dökümente edileceğidir.

    Burada açıklamaya çalıştığımız kavramlara göre bir sistemi algılamak ve kavramak onun, fonksiyonlarının, yapısının, mimarisinin, dinamiklerinin, entegrasyonunun, performansının ve kontrolunun özelliklerini bilmeyi, gerektirmektedir. Şimdi bunları bir tablo halinde özetleyebiliriz.

    devam edecek......

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!


    BİR KURULUŞUN OBJECT TABANLI YÖNETİM SİSTEMİ MODELİ

    I-) SİSTEMİN AMAÇ(LAR)I

    A) Kardinal (Ölçeklenebilir - Tangible ) Amaçlar
    -Karlılık
    -Pazar Payı Artışı
    -Katma Değer Artışı
    -Aktiflerde Artış

    B) Ordinal (Ölçeklenemez - Intangible) Amaçlar
    -Müşteri Memnuniyetinde Artış
    -Çalışanların Mutluluğunda Artış
    -Kuruluş İmajında gelişme

    II-) SİSTEMİN YAPISI

    A) Elemanlar
    -Pasif Birimler (ITEMS)
    -Aktif Birimler (OBJECTS)
    -Modüller (MODULES)
    -Bloklar (BLOCKS)
    -Alt Sistemler (SUBSYSTEMS)

    B) Mimari
    -İşlevsel (FUNCTIONAL)
    -Hukuksal (LEGAL)
    -Örgütsel (ORGANISATIONAL)
    -Yönetsel (MANAGERIAL)
    -Fiziksel (MATERIAL)
    -Kültürel (CULTURAL)
    -Enformatik (INFORMATIONAL)

    III-) SİSTEMİN GİRDİLERİ

    -Sosyal
    a-Girişim
    b-Emek

    -Finansal
    a-Kapital

    -Operasyonel
    a-Yönetim
    b-Teknoloji
    c-Lojistik

    IV-) SİSTEMİN DİNAMİKLERİ

    -Farklılaşma (DIVERSFICATION)
    a-Hiyeraşik
    b-Yatay
    c-Matris
    d-Network

    -Geri Besleme (FEED BACK)
    a-Pozitif (Hızlandırma)
    b-Negatif (Dengeleme)

    -Bütünleşme (INTEGRATION)
    a-Yatay (Bölümsel-Ürünsel)
    b-Düşey (Merkezcil-Merkezkaç)

    V-) SİSTEMİN KONTROLÜ

    -Formel
    a-Bürokratik
    b-Teknokratik
    c-Enformatik (INTERNETWORK)
    d-Sibernetik (SERVO CONTROL)

    -İnformel
    a-Profesyonel - Kültürel

    VI-) SİSTEMİN PERFORMANSI

    -TANGIBLE - Etkinlik (EFFECTIVENESS) Performans Kriterleri
    a-Güvenilir (RELIABLE)
    b-Bulunabilir (AVAILABLE)
    c-Onarılabilir (SERVICABLE)
    d-Bakılabilir (MAINTAINABLE)
    e-Esnek (FLEXIBLE)
    f-Uyarlanabilir (ADAPTIVE)
    g-Kullanılabilir (ERGONOMIC)
    h-Güvenli (SECURITY)
    i-Beğentili- Estetik (QUALITY)

    - INTANGIBLE - Verimlilik (EFFICIENCY) Performans Kriterleri
    a-Zamana Göre (TEMPORAL )
    b-Malzemeye Göre (MATERIAL)
    c-Paraya Göre (FINANCIAL)
    d-Uygulamaya Göre (OPERATIONAL)
    e-Yönetime Göre (MANAGERIAL)

    Devam edecek.....

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    SİSTEM PERFORMANSININ ÖLÇÜMÜ

    Yeni bir sistem organize edilirken, alternatif sistemin etkinliğini belirleyecek ölçümler gerekmektedir. Bu ölçümler sistem etkinliğinin belirlenmiş standartlarıdır. Gerçekte bir sistemin performansının ölçümlenmesi organizasyon kademesinde olduğu gibi uygulama sürecinde de devam etmektedir.

    Ölçümün kriterleri ve uygun ölçeklerin geliştirilmesi sistemin girdi, çıktı kaynak ve işlem gereksinmelerinin formüle edilmesinde anında gerçekleştirilebilir.
    Bazı ölçümler doğrudan ve sayısaldır ve nümerik ölçekler ile gösterilebilir.
    Bazı ölçümler ise dolaylı olabilir ve faktör kombinasyonlarından elde edilebilir.
    Bazı ölçümler ise kalitatif veya subjektif karakterlidir.
    Bir sistemin performansının gözlenebilmesi için yararlı olabilecek bazı ölçümler aşağıdaki gibi verilebilir.

    BİR YÖNETİM SİSTEMİNİN PERFORMANS KRİTERLERİ
    Maliyet :İşletme, bakım, tedarik, stok
    Zaman :Reaksiyon, kabul, işlem, bekleme, çevrim, dönüm
    Doğruluk :Hata sayısı ve frekansı, hata önemi
    Güvenirlilik :Kararlı olma süreklilik
    Güvenlilik :Hukuki, emniyetli, gizli
    Kalite :Görünüm, etkinlik
    Esneklik :Değişkenlik, duyarlılık
    Kapasite :Ortalama yük, düşük yük, tepe yük
    Etkinlik :Başarı oranları
    Kabul Edilirlik: Yönetici, yürütücü, kullanıcı
    devam edecek........

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    SİSTEMLERDE OMURGA (BACKBONE) KAVRAMININ ÖNEMİ

    Nesne Tabanlı sistem yapısında, sistemleri esas olarak kendilerine özel ilşkisel ve davranışsal yetenkleri olan Nesnelerden (Objects) oluştuğu gözlenmektedir. Kendilerinde bir fonksiyon beklenen ve bunu gerçekleştirebilmek için aktif etkileşime giren sistem bileşenleridir.

    Bu anlamda nesneler sistem tarafından tanımlandırılmakta ve sistem tarfından görevlendirilmektedir. Sistem tarafından tanımlanmayan, kendisinden doğrudan bir fonksiyon beklenmeyen ve sisteme ancak nesneler oluşturarak katılabilen sistem parçalarına eleman (item) adı vereceğiz. Burada kendilerinin de fonksiyonel katkıları olarak nesneleşen elemanlardan söz edilebilir. Örnek olarak , muhasebeci, kayıt defterleri ve bilgisayar bir muhasebe nesnesi oluşturur. Buna karşı muhasebeci imza yetkileri ve profesyonel bilgisi ile bir nesne fonksiyonu yüklenebilir. Bilgisayarlar ise muhasebe dışında da fonksiyonlar yüklenebilirler. Defterlerin ise kendi başlarına hiç bir nesne özelliği bulunmamaktadır.

    Sadece nesnelerden oluşan sistemler bulunabilir (Güneş Sistemi gibi) fakat hiç bir sistem sadece elemenlardan oluşamaz. Bileşenlerinin nesne özelliklerini kaybettiği sistemler ölü sistemlerdir. Buna karşılık nesneler birleşerek Modülleri, bunlar birleşerek Blokları ve bunlar birleşerek Altsistemleri oluşturabilir. Nesneler fonksiyonel bileşenler olduklarından bunların oluşturduğu her bileşen de fonksiyonel olacaktır. Buna göre bileşenleri fonksiyonel olan bir sistem genelde fonksiyonel olacaktır. Buna karşılık sistem performansının beklenildiği gibi gerçekleşebilmesi için bu fonksiyonların sistemin amaçları ile tutarlı bir şekilde gerçekleşmesi gerekecektir. Bu ise sistemlerde entegrasyon, kontrol ve omurga kavramlarını öne çıkarmaktadır.

    Doktorlar ile yaptığımız bir seminerde , nesne tabanlı bu sistem kavramlarının hücre, doku, organ, sistem, canlı kavramları ile uyum halinde olduğu önerisini ortaya koydular. Bu ilginç yaklaşım sistemlerde Omurga ve Entegrasyon kavramlarının ne kadar öncelik taşıdığını ortaya koymaktadır.

    SİSTEM OMURGASI

    Sistemlerde nesnelerin bu sistemin fonksiyonlarını gerçekleştirebilmek için şekillendiğini belirtmiştik. Genel olarak sistemlerde bazı nesneler veya modüller veya bloklar sistemin bir sistem olarak bütünlüğünün sağlanması ve bunun dinamik bir süreçte gerçekleşebilmesi için stratejik bir rol oynarlar. Örneğin bir işletmenin kuruluş sözleşmesi genelde fazla dikkat edilmeyen bir sistem elemenıdır. Gerçekte ise işletmenin nasıl yönetileceğini, nasıl gelişeceğini ve nasıl vergileceğini belirleyen stratejik bir elemendır. Benzer olarak bir işletmenin muhasebe yapısı sadece kamuya karşı sorumluluğu düzenleyen bir yan birim gibi görülebilir. Buna karşı bu nesne veya modülün düzgün çalışmaması sistemde hiç beklenmeyen deformasyonlara neden olabilmektedir.

    Canlılarda, canlının gücünü, direnişini ve hareketlerini destekleyen bir omurga sisteminin bulunduğuu bilmekteyiz. Bu bazılarında bir iç destek sistemi, bazılarında ise dış kabuklarıdır. Omurgaları canlıların, temel hareket ve korunma sistemini oluşturur. Omurgası zarar görmüş bir canlının yaşayamıyacağı açıktır. Benzer olarak sistemlerinde yapılarını entegre eden ve çevre içinde hareketlerini sağlıyan bir omurga yapılanmasının bulunduğunu düşünebiliriz.

    Omurga, bir sistemde stratejik fonksiyonları gerçekleştiren ve sistemin fonksiyonlarının ve bütünlüğünün sürmesini sağlayan nesnelerdir. Yatakları olmayan bir otel, ameliyathanesi olmayan bir hastane, tasarım atölyesi olmayan bir reklam şirketi düşünülemez. Benzer olarak bu gün bankacılık ve ulaştırma işlemleri de bilgisayar sistemleri olmadan düşünülememektedir. Bir sistemin omurgasının tasarımının sistemin performansını doğrudan etkileyeceği açıktır. Bu nedenle nesne tabanlı sistem kuramnında, sistemlerin omurgasını oluşturan nesnelerin dikkatle ve öcelikle belirlenmesi özel bir önem taşımaktadır.

    devam edecek......

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    SİSTEMLERİN ENTEGRASYON VE KOORDİNASYONU :
    SİBERNETİK KONTROL


    Sibernetik kontol, sibernetik epistemolojinin temel ve özel kavramlarından biridir ve buradaki anlamı işletmecilerin anladığı kontrolun çok dışındadır. Sibernetik kontrolun ne anlama geldiğini en güzel örneğini, bisikletini süren bir insan oluşturmaktadır.

    Bisiklet üzerinde bir insanın dengede durması genelde fizik ve mekanik kurallarına aykırıdır. Buna karşılık insanların biskletlerini keyif ve beceri ile sürdüklerini görmekteyiz. Bunun nedeni bazı bilimsel kuralların statik ve dinamik durumlarda değişebilmesidir. Duran bir bisikletin üzerinde durulamaz fakat bisiklet hareket haline geçtiğinde bu hareket yeni kurallar yaratmakta ve bir insan makine etkileşimi ortaya çıkmaktadır.

    Bu etkileşimin yarattığı geri besleme mekanizmaları, insanların sempatik sinir sistemine, sistemin ağırlık merkezini kontrol altında tutabilmesi için gerekli olan refleksleri öğretmektedir. Bu öğrenmenin entellektüel bir öğrenme olmadığı açıktır. Bir kere kazanıldıktan sonra kaybedilememektedir. Aynı kuralların buz pateni yapanlar için de geçerli olduğu söylenebilir. Burada da hareket ve hız bir kontrol potansiyeli sağlamaktadır.

    Bu analojiyi işletmelere taşırsak, işletmeler de uzay ve zaman içinde bir hareket yaşamakta ve bu hareketten doğan momentler oluşmaktadır. Bir işletme yöneticisi bu momentleri algılayarak ve gerekli refleksleri uygulamaya geçirerek işletmeyi olması gereken yörüngede tutabilir. Bu algılama ve uyarlama süreci işletmenin profesyonel enformasyon sistemleri aracılığı ile gerçekleşmemektedir. Bir tür profesyonel momentleri algılama duygusudur ve bu duygu aracılığı ile sağlanan kontrol işletmenin Sibernetik Kontrolu dür. Bunu profesyonel deyimlere tercüme edersek süreç bir Stratejik Vizyon ve Stratejik Yönetim sürecidir.

    Sn.Doc.Dr.Kutlu Merih hocamiza tesekkur ederiz.......

Benzer Konular

  1. Sibernetik kent
    mopsy Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-05-2010, 08:39 PM
Yukarı Çık