Bir Gencin Meslek Seçimini Etkileyen Faktörler…

Meslek; “Bir kişinin hayatını kazanmak, geçimini sağlanmak için yaptığı iş” olarak tanımlanıyorsa da, sadece para kazanmak için yapılan devamlı bir iş değildir! Meslek, “Belli bir formasyonu gerektiren, bilgi, beceri, ustalık, sevgi ve ilgi isteyen sürekli (hayat boyu) bir iştir!”

Meslek seçimi, bireyin yaşamında çok önemli bir olaydır. Meslek seçerken bir birey, kendine belli bir çalışma ortamı, belli bir bir yaşam biçimi seçmiş olur. Seçtiği bu yolda da başarısıyla kendini kanıtlamaya çalışır. Birey; yetenek, ilgi ve istekleri doğrultusunda meslek seçtiği oranda başarılı, verimli ve mutlu olur. Özelliklerini göz önünde tutmadan rastgele seçim yaptığında başarısız, verimsiz ve mutsuz olur. Bu nedenle birey, meslek seçerken, kendi özelliklerinle seçeceği mesleğin nitelikleri arasında uygunluk olmasına dikkat etmelidir.

Araştırmalara göre, yetenek, beceri, ilgi ve ideallerine uygun meslek seçmiş olanların sayısı az, iş veya mesleğinden şikayet edenlerin sayısı çoktur. Her işte en yetenekli elemanları tercih edilmesi, bazı alanlarda meslek eğitiminin zorunlu olması, çoğunlukla meslek eğitiminin uzun, zahmetli ve masraflı olması, üniversiteye girmeyi başaran her gencin istediği dalda öğrenim görememesi, gencin arzu ettiği mesleği seçmesini engellemektedir. Buna karşılık rastlantılar, aile yapısı, ekonomik olaylar, çevre koşulları, bireysel özellikler, puan durumu vb. gencin meslek seçimini belirlemektedir.


* Meslek Seçiminde Rastlantıların Rolü:

İnsan yaşamının birçok alanında olduğu gibi, meslek seçiminde de rastlantıların payı büyüktür. Başarısızlık, aile baskısı, parasal zorluklar vb. gibi nedenlerle okulu terkedip, iş hayatına atılanların, kendilerine ilk önerilen veya karşılarına çıkan işi kabul edip, bir işe girişlerinde rastlantıların etkili olduğu görülür.

İlgilerin çok sık değiştiği, yeteneklerin tam olarak ifade edilemediği, kararsızlıkların yoğun olduğu ergenlik döneminde de rastlantıların rolü inkar edilemez. Gençlerin büyük bir kısmı, ya kendi özelliklerinden emin olmadığından, ya meslekleri iyi tanımadığından, veya her iki alanda yeterli bilgiye sahip olmadığından, meslek seçiminde bir şaşkınlık, bir bocalama devresi geçirir.

Rastlantıların, başarıdaki payının düşük olduğu gerçeği de asla gözardı edilmemelidir!


* Meslek Seçiminde Ailenin Rolü:

Gencin meslek seçiminde ailenin çok büyük etkisi vardır.

Ailenin ekonomik düzeyi ile kültür düzeyinin, gencin meslek seçimini olumlu veya olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir. Araştırmalar göstermiştir ki, ekonomik ve kültürel düzeyi yüksek olan ailelerde gençler, yetenek ve ilgileri doğrultusunda destek görmektedirler. Ekonomik ve kültürel olanakları elverişsiz olan ailelerde gençler, kısa zamanda büyük kazanç getirecek veya itibar sağlıyacak, moda mesleklere yönlendirilmektedir.

Aile baskısının egemen olduğu hallerde ve mesleğin babadan oğula geçmesi şeklindeki geleneğin sürdürüldüğü ailelerde, gence, baba mesleğini sürdürmesi için baskı yapıldığı görülmektedir. Koşullandırma veya baskı yoluyla eğitilen bir gencin, ya baba mesleğine yöneldiği veya ailesine başkaldırarak, idealindeki mesleğe sahip olabilmek için ortamından uzaklaştığı gözlenmektedir.

Bazı aileler, kendi çocukluk veya gençliklerinde yapamadıklarını, çocuklarının yaşamında gerçekleştirmeye çalışırlar. Zorlama sonucunda gencin, baba veya anne isteğine boyun eğdiği veya isyan ettiği görülür.

Sözü geçen bu aile modellerinde, birey - meslek uygunluğu gözönünde bulundurulmadığından, ne gencin başarısı düşünülür, ne de mutluluğu. Burada önemli olan, ailenin isteklerinin gerçekleşmesi, ailenin yapmış olduğu meslek seçiminin genç tarafından benimsenmesidir.

Bazı ailelerde görülen bir başka hatalı davranış örneği de, meslek seçiminde gencin tamamen yardımsız, desteksiz ve başıboş bırakılmasıdır. Çocuklarına meslek seçimi konusunda rehberlik edemeyen aileler, onların meslek seçimi tercihine ilgisiz kalmakla, demokratik davrandıklarını ve sorumluluktan kurtulmuş olduklarını zannetmektedirler.

Kendi arzu ve özlemlerine ters düşse de, çocuğunun seçimini onaylayan ve ona destek olan aileleler de yok değildir. Sayıları çok olmamakla birlikte, bilgili ve bilinçli bir şekilde, çocuğunun meslek seçimini olumlu yönde etkileyen ailelerin varlığı da inkar edilemez. Ancak pekçok iyi niyetli ve anlayışlı anne - baba, bu konuda çocuğuna yardımcı olamamanın sıkıntısı içindedir. Çünkü meslek seçme sorununun kendiliğinden çözümlendiği devirler artık çok gerilerde kalmıştır.


* Meslek Seçiminde Çevrenin Rolü:

Çevrede anne - babanın dışında, hayranlık duyulan bir yetişkinin, belli bir alanda çalışması, bu yetişkinin model olarak alınması, gencin o yetişkinin mesleğine yönelmesine yol açabilir. Veya tersine, sevilen, sayılan bir büyüğün bir alanda başarısız olması, bir işten nefretle söz etmesi, gencin o iş alanından uzaklaşmasına neden olabilir.


* Meslek Seçiminde Bireysel Özelliklerin Rolü:

Yapılan araştırmalarda, etkinlik oranı belirlenmemiş olmakla birlikte, yetenek ve beceri gibi bireysel özelliklerle, kuvvetli ve sürekli ilgi ve isteklerin meslek tercihlerinde rol oynadıkları görülmüştür. Ekonomik düzeyi yüksek olan ve işsizlik sorununun büyük olmadığı ülkelerde, kişisel zevklerin meslek seçiminde etkili bir faktör olduğu saptanmış; ekonominin az gelişmiş olduğu ülkelerde, yüksek bir kazanca, devamlı ve güvenilir bir işe sahip olma isteğinin, meslek seçiminde birinci planda rol oynadığı belirlenmiştir. Para ve mevki hırsı, kolay ve zahmetsiz bir iş bulma arzusu, başarıya götüren en kısa yolu seçme isteği, ailesine ve çevreye kendini kanıtlama ihtiyacının da zaman zaman genci yönlendirdiği ortaya çıkmıştır.

Özellikle ergenlik dönemi, meslek seçimini özel bir şekilde etkiler. Ergenlik döneminde duyulan güvensizlik ve kararsızlık, atlatılan büyüme ve gelişme krizleri, aniden beliren fizyolojik değişiklikler vb. dünyayı değiştirme ümidi, bulunduğu ortamdan uzaklaşma arzusu, macera yaşama isteği vb. özellikler, gençlerin meslek tercihlerini etkiler. Bu dönemde bilim adamı, astronot, pilot, hostes, artist, televizyoncu olma gibi istekler çok yaygındır. İstenilen bu meslekler -gencin gözünde- insanı yücelten, alışılagelmiş yaşam biçiminden kurtaran, ona ün ve değer kazandıran, onun yeni bir ortama girmesini sağlayan mesleklerdir. Bu nedenle uzmanlar, ergenlik döneminde sıklıkla tercih edilen bu mesleklere "ergenlik meslekleri" veya "kaçış meslekleri" adını vermektedirler.

Çocukluk döneminde yaşanan duygusal deneyimlerle, anne - baba - çocuk arasında kurulan duygusal ilişkilerin bireyin meslek seçiminde etkili olduğu ileri sürülebilir. Hatta çocukluğunda, üzüntü ve kırıklık dolu deneyimler yaşamış olan bireylerin daha çok nesnelere, çocukluklarında sevgi, şefkat ve güvene dayalı ilişkiler kurmuş olanların ise, insanlara yönelik meslekleri tercih ettikleri savunulur.

Uzmanlara göre, insanların büyük çoğunluğu için meslek seçimi, çözümü güç bir sorundur. Çoğu zaman rastlantılar, aile ve çevre koşulları, bu soruna çözüm getirmekte, bu arada da birey ve meslek uygunluğu gözden kaçmaktadır.


* Meslek Seçimi Aşamasında, Yerinde Bir Karar İçin Gence Düşen Görevler:


1- Genç kendisini tanımalıdır. Genç; bedensel özellikleri, sağlık durumu, güçlü ve zayıf yönleri, zeka özellikleri, özel yetenekleri, ilgi ve istekleri, kişilik ve karakter yapısı, ulaşmak istediği idealler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

2- Genç; meslekleri tanımalı, tercih etmek istediği meslekler hakkında bilgi toplamalı ve bu meslekleri çeşitli kaynaklardan tanımaya çalışmalıdır. Genç; mesleklerin çalışma ortamını ve koşullarını, meslekte aranan yaş, yetenek, cinsiyet özelliklerini, yapılacak işin niteliğini, mesleğe nasıl hazırlanıldığını, meslekteki ilerleme şansını, kazanç durumunu, iş bulma olanaklarını ve işin geçerliliğini bilmelidir.

3- Genç, kendi özellikleriyle, seçmeyi düşündüğü mesleğin nitelikleri arasındaki uygunluğu, paralelliği araştırmalıdır. Genç, rastgele meslek seçimi yapmaktan kaçınmalı, seçmeyi düşündüğü meslekte aranan niteliklerin kendisinde bulunup bulunmadığını gözden geçirmelidir. Genç, yetenekli olmadığı, ilgi duymadığı, sevmediği, sadece moda olan bir alana, mesleğe yönelmekten ve ani kararlar almaktan kaçınmalı, seçeceği mesleğin bütün yaşamını şekillendireceğini unutmamalıdır. Genç, birey – meslek uygunluğu sağlandığı takdirde ancak mutlu olabileceğini hatırdan çıkartmamalıdır.

Prof. Dr. Norma Razon