Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Diksiyon

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi İş ve Kariyer Forumunda Diksiyon Konusununun içerigi kısaca ->> Diksiyon konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Fonetik sesleri veya fonemleri inceler; diksiyon ise konuşma sanatı ve tekniği olarak fonetiği tamamlar. ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Diksiyon

    Diksiyon konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Fonetik sesleri veya fonemleri inceler; diksiyon ise konuşma sanatı ve tekniği olarak fonetiği tamamlar.
    Bir şiiri bir nutku bir piyesteki rolü söylemek okuma tarzını belirten "diksiyon" denilen sanat konuşma organlarının yatkın veya çalışmayla işlek hale gelmiş olmasını gerektirir.

    Diksiyonun çeşitli bölümleri vardır: heceleri belirtme telaffuz noktalama ses perdesini ayarlama inşat. Bazen ton ve tarz bakımından suniliğe kaçan bazen günlük konuşma diline gerçek söyleyişe yaklaşan diksiyon edebiyat ve tiyatro anlayışıyla bağlantılı olarak gelişmiştir.

    Diksiyonu söyle tanımlayabiliriz: söz söylerken duygu ve düşünceleri doğru üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu söylenişini sözcük hecelerinin uzunluğu kısalığı ve vurguları bakımından doğruluğu; jesti mimiği takınılacak tavırları yerinde ve güzel kullanma sanatıdır. Doğru bir diksiyon için gerekli iki temel koşul vardır.
    Birincisi: ses aletini doğru kullanmak. Yani konuşma için yeteri kadar havayı ses yollarını kasmadan içeri almak gereğinden fazla durak kullanmamak durakları doğru yerde gerektiği gibi kullanmak ve sesi duyulur ve net bir hale getirmek.
    İkincisi: söz söylerken konuştuğumuz dili düzgün ve doğru söylemek için düzeltmeye çalışmak ve mimiği jestitavrı yardımcı olarak kullanmak.
    Şimdi pek sıkıcı olan ilk bölüme bir göz atalim.

    SES AYGITIMIZ
    Şu ana kadar sahne üzerinde ve isinma çalişmalarinda ses aygitimizi tanimiş ve çaliştirmayi ögrenmiştik. Bundan sonra yapacaklarimiz onu kullanmaktir.
    Ses aygıtımızı doğru kullanmayı doğal hala getirebilmek için günlük yaşantımız içerisinde de onu kullanmalı ve önce kendimizi sonra çevremizi gözlemlemeyi unutmamalı.

    DİKSİYON FONETİK ARTİKÜLASYON
    Diksiyonun ne olduğunu başta konuşmuştuk şimdi onun yardımcıları boğumlama ( artikülasyon) ve söyleniş (fonetik) ‘i inceleyelim.
    BOĞUMLAMA (ARTİKÜLASYON) : Konuşma organlarinin bogazdan çikan sese biçim vermek için topluca çalişmasi. Kapimizin önünden geçen sokak saticilari bagirarak sattiklarini herkese duyurmak isterler. Yinede ne dediklerini anlamak için çikip sorma ihtiyaci duyariz. Önemli olan denilenin anlaşilmasidir. Söylenen sözlerin anlaşilmasi için temel sesler ünlüler degil ünsüzlerdir. Seslerin agizdan çikişina dilin konumuna dikkat etmek gerekir.
    SÖYLENİŞ (FONETİK) adece söylenişi göz önünde tutar. Diksiyon güzel bir söylenişin asal kurallarini verir ve söylenişteki ihmali yenmeye çalişir. Fonetikse diksiyonda seslerin meydana gelmesini ve ses organlarinin durumlarini inceler.
    Genel olarak söyleniş bozukluklari ünlülerin fonetik yönünden biçimlenmelerindeki yanlişliklardan dogar. Örnegin: açik E yerine kapali E kalin E kalin A yerine ince A söylemek gibi. Bogumlanma bozukluklariysa ünsüzlerin fonetik yönünden biçimlenmelerindeki yanlişliklara denir. Örnegin:gilama şeleme leleştirme gibi.
    Her ikisi de düzgün söz söylemekte önemli yer tutar. Böyle söyleniş ve bogumlanma bozukluklari olan kimseler aliştirmalar üzerinde çalişarak bu sorunlarini yenebilirler. Doguştan ileri gelen sorunlar o engellerin ortadan kalkmasiyla giderilebilir. Bogaz ve burundaki et fazlaliklari küçük dilin görevini yapamamasi dişlerin seyrek oluşu ve onlarin üst üste binerek siralanmasi üst dudagin kisa ve yukari dogru çekik oluşu çenelerin dişari dogru çikikligi ve içeri dogru çekikligi vb.
    Diğer fonetik hatalara şöyle bir göz atalım:
    Atlama: pek yaygın olan bir söyleniş bozukluğudur.
    Örneğin: (kendisi) yerine (kensi) (karşılaşma) yerine (kaşlaşma) (hanımefendi) yerine (hamfendi) (nasılsınız) yerine (nassınız) (Galatasaray) yerine (gassay) (kalk oradan) yerine(kak ordan) (kilitledim) yerine (kitledim) vb.
    Harflerin çıkarılışına özen gösterip başlangıçta ağır konuşarak bu bozukluğun önüne geçilebilir.
    Gevşeklik: bir boğumlama tembelliğinden ileri gelir. Bu bozukluğun önüne geçmek için dişler arasına bir kurşun kalemi sıkıştırıp heceleri söylerken onların iyice anlaşılmasına çalışılır. Dişler arasından kalem çekildiği zaman boğumlanma daha açık olarak anlaşılan bir biçim alıp dil yanaklar ve dudaklar görevlerini yapmaya başlarlar.
    Gılama: ( R ) ünsüzünün küçük dilin titremesiyle boğazda meydana gelmesidir. Bu bozukluğu gidermek için ( R) ünsüzünü doğru boğumlandırmaya çalışalım. (R) ünsüzü dilin ucunu damağa kadar kaldırarak verilir. Öyle ki dil şiddetle çıkan havaya dokununca geri çekilir ve bir çeşit titreme yaparak yerine gelir. Böylece dilin ucunu uzun zaman titremeye çaba harcamakla iyi bir sonuç alınabilir.
    Islıklama: ( s ) ünsüzünün şiddetini abartmaktan ileri gelir. Dil üst dişlerin iç tarafina dayanip hava dişlerin arasindan sizarsa bu yanliş ortaya çikar.
    Değiştirme: bir ünsüzün yerine başka bir ünsüzü söyleme alişkanligi olup bir çok çeşitleri vardir.
    Sert ünsüzlerle olanına sık rastlanır. (zeleştirme) ( j ) yerine (z) söylemek örnegin: (şarj) yerin (şarz) (Seleştirme) ( ş ) yerine ( s ) söylemek. Örn: (paşam) yerine (pasam) vb. (jeleştirme) ( c ) yerine (j) söylemek. Örn: (kucak) yerine (kujak) (şeleştirmek): (s) yerine (ş) söylemek. Örn: (sana) yerine (şana)
    Diğer ünsüzleri ilgilendiren değişmeler. (leleştirmek) (r) yerine (L) söylemek. Örn: (merhem) yerine (melhem) (birader) yerine (bilader) bazen de (n) yerine (L) söylenir (fincan) yerine (filcan)
    Yerleştirme: bazı yerine veya arasına (y) ünsüzünü sıkıştırmaktan ileri gelir. (Müezzin) yerine (meyzin) (iade) yerine (iyade) (gönlüm) yerine (göynüm). Bazı ağızlarda (b) yerine (p) (d) yerine (t) olduğu görülür. Örn: (Kıbrıs) yerine (Kıprıs) (leblebi) yerine (leplepi) vb.
    Yutma: genellikle içinde (h) ünsüzü bulunan kelimelerde sık görülür. Örn: (Ayhan) yerine (ayan) (Mehmet) yerine (memet) vb.
    Söyleniş bozuklulari: ünlüleri ilgilendiren değişmeler. (ince a) yerine (kalın a) söylemek. Örn: (Kemal) yerine (kemal) vb. (e) yerine (a) söylemek. örn: (elektrik) yerine (alektrik)vb. (a) yerine (e) söylemek. Örn: (Azrail) yerine (ezrail)vb. (ince o) yerine (kalın o) söylemek (lokma) yerine (lokma) vb.

    PROSODİE (VURGU)

    Sözcük vurgusu dilin en doğal söyleniş özelliklerindendir. Sözcük vurgusu hecenin şiddetiyle ilgili olduğu gibi birde hecenin süresi yani uzunluğu kısalığı ile ilgili olan (nicelik)i vardır. Sözcüklerde bu iki özellik birbirini karıştırmamalıdır. Nicelik bir hecenin uzunluğu ve kısalığı ile ilgilidir. Halbuki şiddet ise bir hecenin vurgusuyla ilgilidir.
    Dilimizde süresi uzun olan heceler hep yabancı sözcüklerde bulunur. Örn: katil kase cahil ebedi hazine vb yanlış söylememek için kelimelerin kökenlerini araştırmak gerekir.
    Türkçe de (ğ) ünsüzü kendinden önce gelen ünlü üzerinde etki yaparak bulunduğu hecenin uzamasına neden olur. Örn: yağmur= yaamur öğretmen= ööretmen öğle=ööle çağdaş= çaadaş. İlk hecelerde (y) nin de gevşeyip kendisinden önceki ünlüyü etkileyip heceyi uzattigi görülür. Örn: böyle=bö-le şöyle= şö-le öyle=ö-le söylemek=sö-lemek vb.
    (Ğ) ünsüzünün bir etkisi de şöyledir: yapacağım= yapıca-m (ğ) demin bahsettiğimiz uzatma etkisini yaparken kendisinden sonra gelen ünlünün de düşmesine sebep olur. Bu durum genellikle eylemlerde görülür. Örn: edeceğim= edice-m oturacağım= oturuca-m vb.
    BİR kelimesinden biraz konuşalım. Adet belirttiği zaman yani kendi sayı anlamıyla kullanıldığında (bir) herhangi bir şeyden bahsederken (bi) olarak söylenir. Örn: adam bir gün bir sinemaya gitmiş. Soru: adam ne gün gitmiş? Her hangi bir gün gitmiş. Yada söyle sorabiliriz bu soruyu adam yalnızca bir gün mü bir tek sinemaya gitmiş? Burada (bir) kendi sayı anlamıyla değil (herhangi) anlamıyla kullanıldığı için (bi) olarak söylemek daha doğrudur.
    Orada burada şurada kelimeleri de (bir)e benzer özel bir söyleniş biçimi taşirlar. Burada = burda şurada= şurda orada= orda olur ve aradaki a harfi düşer.
    Kelime sonlarındaki -yor heceleri üzerine birkaç söz: -yor hecesi fazla bastırılmadan yada bastırmayacağı diye yok saymadan söylenmelidir.
    Son uyarıda çok sık kullandığımız (değil) kelimesi için. Değil kelimesi söylenirken (e) harfi düşer ve yerini (i) harfi alır. DEĞİL=DİĞİL olur.


    SES TEKNİĞİ-İLETME GÜCÜ

    İzleyicinin oyuncunun sesini yalnızca duymakla kalmaması söylediklerini anlaşılır kılması ve ayrıca ondan sanki her yönden geliyormuşçasına etkilenmesi için sesin iletme gücüne özel bir önem verilmelidir. İzleyici ses yalnızca oyuncunun durduğu yerden değil her yönden geliyormuşçasına oyuncunun sesiyle çevrelemelidir. Duvar bile oyuncunun sesiyle konuşmalıdır.
    İyi iletim gücüne sahip gerekli olan iki koşul şudur:
    a) sesi taşiyan hava kolonu güçlü olmali ve hiçbir engelle karşilaşmadan dişari çikmalidir. Örnegin : larenksin kapali olmasi veya çenenin yetersiz açilmasi.
    b) Fizyolojik tınlatıcılarla ses güçlendirilmelidir.
    Bunların hepsi doğru solumayla çok yakın ilişkilidir. Eğer oyuncu yalnızca karnından yada göğsünden soluk alırsa yeterli havayı toplayamaz; bu durumda kendini tutumlu bir şekilde hava kullanmaya zorlar larenksini kapatır sesi bozar ve sonunda vokal bozuklukların oluşmasına neden olur. Bütünsel solumayla (üst göğüs ve karın) oyuncu yeterli miktardan biraz daha fazla hava biriktirebilir. Bunun için hava kolonlarının hiçbir engelle karşılaşmaması yaşamsal bir önem taşır.

    SOLUMA

    Üç çeşit soluma vardir.
    a) üst göğüs ve göğüs boşluğu soluması (özellikle kadınlarda gözlenir)
    b) alt soluma veya karından soluma. Karın göğüs kullanılmadan şişirilir. Genellikle tiyatro okullarında öğretilir.
    c) Bütünsel (üst göğüs ve karın) soluma. Karın aşaması baskındır. Bu biçim en sağlıklı ve en işlevsel solumadır. Özellikle çocuklarda ve hayvanlarda gözlenir.

    Bütünsel soluma oyuncu için en etkili solumadır. Ancak her oyuncunun soluması onun fizyolojik yapısına göre değişir. Ayrıca kadın ve erkeğin solunum olanaklarına ilişkin bazı doğal ayrımlar vardır. Her ne kadar kadınlarda üst göğüs erkeklere göre daha gelişmiş olsa da kadınlarda doğru soluma karın fazıldadır. Değişik duruşlar ve aksiyonlar bütünsel solumadan daha farklı solunum biçimi gerektirdiğinden oyuncunun farklı solunum çeşitlerini denemesi gerekmektedir. Yani oyuncu solunum organlarının işlevlerini denetleyebilmelidir.
    Solunumun bütünsel olup olmadığını anlamak ve geliştirebilmek için çeşitli alıştırmalar vardır.
    a) yere veya herhangi bir sert zemin üzerine yatın böylece omurga kendiliğinden düz duracaktır. Bir eli göğsüne diğerini karına yerleştirin. Soluk alırken önce karnın üstündeki elin daha sonra göğsün üstündeki elin yükseldiği duyumsanır: bu yumuşak ve sürekli bir harekettir. Bütünsel solumayı iki ayır evreye bölmemeye özen gösterilmelidir. Göğüs karın genişlemesinde gerilim olmamalı ve iki evrenin ardışıklığı fark edilmemelidir. Bu ardışıklık gövdede küçük şişmeler oluşturmalıdır. Evrelerin bölümlere ayrılması vokal organlarda ödemlere yolaçabilir.
    b) Yogadan uyarlanan bir yöntem: sert bir zemine yatılır. Burun deliklerinden biri kapatılır ve diğeriyle soluk alınır. Soluk verilirken açık olan delik kapatılır ve önceden kapalı olan burun deliğinden hava dışarı verilir. Üç evre birbirini şöyle takip eder : soluk alma 4 saniye soluk tutma 12 saniye soluk verme 8 saniye
    c) Ayakta dururken elleri en alttaki kaburganın üstüne yerleştirin. Soluk alma başlangıçta elleri yerleştirdiğiniz noktada bir etki yaratmalıdır ( elleri dışarı itecektir.) ve göğüs boyunca bunu sürdürdüğümüzde hava kolonunun doğruca kafaya ulaştığı şeklinde bir duygu oluşur. (bunun anlamı şudur: soluk alındığı zaman önce alt kaburgalar hemen ardından yumuşak bir geçişle göğüs genişler.) karın duvarları kaburgalar genişlediğinde kasılır toplanan hava için bir temel oluşturur ve böylece ağızdan çıkan ilk sözcükle soluğun dışarı çıkması engellenir. Karın duvarı ( dışarı doğur daralır) alt kaburgaları genişleten kasları tersyönde çeker ( dışarı doğru büyür) ve onları soluk alıp verme sırasında mümkün olduğunca uzun süre bu durumda tutar. (En çok karşılaşılan hata bütün soluma tamamlanmadan karın kaslarının sıkıştırılmasıdır. Bu yalnızca üst göğüs solunumuyla sonuçlanır.) soluk verme bunun tersidir: kafadan başlayarak göğüs boyunca avuçların durduğu noktaya doğru. İçeriye alınan havayı çok fazla sıkıştırmamaya özen gösterilmelidir ve -önceden de belirtildiği gibi bütün süreç yumuşakça yerine getirilmelidir: başka bir deyişlekarın ve üst göğüs solumaları arasında hiçbir bölünme oluşturulmadan soluma tamamlanmalıdır. Böylesi bir alıştırma solunumu solunum olsun diye öğretme niyetinde değildir; sesi taşıyacak bir solunumu hazırlar. Bu alıştırma kolay ve etkin bir soluk vermenin gerçekleşmesi ve ses çıkması için bir temelin nasıl oluşturulması gerektiğini öğretir.
    Bütünsel soluma sırasında çok fazla hava almamak ve biriktirmemek gereklidir. Bir oyuncu çabuk ve sessiz soluk almalıdır. Metinde mantıksal durak olarak saptadığı yerlerde soluk alır. Bu işlevsel bir şeydir zamandan tasarruf sağlar ve gereksiz durakları engeller: bu gereklidir çünkü bu duraklar metnin ritmini düşürür.
    Oyuncu her zaman nerede soluk alacağını bilmelidir. Örneğin hızlı ritimli bir sahnede arkadaşınım son sözü bitmeden soluk almalıdır bu sayede arkadaşı bitirir bitirmez konuşmaya hazır olabilir. Öte yandan eğer sahne arkadaşının son sözünden sonra soluk alırsa diyaloğun orta yerinde ritimde delik açacak kısa bir sessizlik oluşturacaktır.
    Hızlı ve sessiz soluma için alıştırmalar:
    a) ellerinizle kalçanızı tutarak ayakta durun. Söz söylemeden önce alabildiğiniz kadar havayı çabuk ve sessizce dudaklarınızın ve dişlerinizin arasından alın.
    b) Aşamalı olarak hızınızı arttıracağınız bir dizi kısa ve sessiz soluk alin. Doğal bir şekilde dışarı verin.
    Soluma organik ve kendiliğinden oluşan bir süreçtir ve çalışmalar onun çok sıkı denetimini sağlamak için değil doğal olmayan kimi olguları düzeltmek için yapılır. Her şeye karşın solumanın kendiliğindenliği korunmalıdır.

    LARENKSİN AÇILMASI

    Konuşurken ve soluk alırken larenksinizi açık tutmaya özel önem veriniz. Larenksin kapalı olması havayı etkili biçimde dışarı çıkarmayı engeller böylece oyuncunun sesini doğal olarak kullanmasını olanaksız kılar.
    Larenksin kapalı olduğu aşağıdaki koşullarda anlaşılır:
    a) ses yavansa
    b) eğer oyuncu gırtlağında larenksi hissediyorsa
    c) soluk alırken küçük bir ses işitiliyorsa
    d) adem elması yukarı doğru hareket ediyorsa ( yutkunurken larenks kapalıdır ve adem elması yukarı doğru çıkar.)
    e) ense kasları kasılıyorsa
    f) çene altı kasları kasılıyorsa ( bu baş parmağı çenenin altına işaret parmağının da alt dudağın altına yerleştirilmesiyle denetlenebilir.)
    g) alt çene kemiği çok fazla önde veya gerideyse
    eğer oyuncu ağzının arka kısmında çok geniş bir boşluk olduğunu duyumsarsa larenks mutlaka açıktır. ( esnerken olduğu gibi)
    Oyuncu alabildiğince derin soluk almalı ve havayı tutumlu kullanmaya çalışmalıdır. Her sözcük özelliklede sesli harfler havayı emercesine kuşatmalıdır. Bununla birlikte sözcükler arasında havasız kalmamaya özen gösterilmelidir.
    Larenksi açmak için temel alıştırma:
    Baş dahil olmak üzere vücudun üst kismini öne dogru egin. Alit çene bütünüyle gevşemiş baş parmaga dayalidir işaret parmagi alt dudagin azicik aşagisinda durur ve çenenin düşmesini önler. Üst çeneyi ve kaşlari kaldirin ayni zamanda alni buruşturun başin üstündeki gerisindeki ve ensedeki kaslari gererken şakaklarda tipki esnemede oldugu gibi bir gerginlik duyumsayin. Sonunda sesin çikmasina izin verin. Bütün aliştirma boyunca çenenin altindaki kaslarin gevşek ve yumuşak olmasina çenenin altindaki kaslarin gevşek ve yumuşak olmasina gösterin: çeneye destek olan parmak hiçbir dirençle karşilaşmamalidir. En çok yapilan hata çenedeki ve boynun önündeki kaslarin kasilmasi alt çenenin yanliş konumlanmasi (çok geriye itilmesi) baş kaslarinin gevşekligi ve üst çenenin kaldirilmasi yerine alt çenenin düşürülmesi.

    TINLATICILAR

    Fizyolojik tınlatıcıların görevi dışarı çıkarılan sesin iletme gücünü arttırmaktır. İşlevleri hava kolonlarını vücudun ses yükseltici olarak seçilen bölümlerine sıkıştırmaktır.
    a) en çok kullanılan kafa tınlatıcısı veya üst tınlatıcı. Teknik olarak hava akışının başın ön tarafına doğru yönlendirilmesiyle çalışır. Oyuncu elini alnının üst kısmına yerleştirerek ve “m” sözünü söyleyerek kesin bir titreşim duyabildiğinde bu tınlatıcının kolaylıkla farkına varır. Gündelik konuşmada üst perdeden konuşulduğunda üst tınlatıcı kullanıma girer. Bu tınlatıcı kullanıldığında oyuncu ağzın başın tepesinde bulunduğunu hissetmelidir.
    b) Nadiren bilinçli olarak kullanılır göğüs tınlatıcısı. Alçak perdeden konuşulduğu zaman devreye girer. Çalışıp çalışmadığını denetlemek için bir eli göğsün koyup titreşip titreşmediğine bakmak gerekir. Bu tınlatıcıyı kullanmak için ağız göğüsün üstündeymişçesine konuşmak gerekir.
    c) Burun tınlatıcısı. Bu tınlatıcı “n” ünsüzünü söylendiğinde otomatik olarak ortaya çıkar.
    d) Larenks tınlatıcısı. Çıkardığı ses vahşi hayvanların kükremesine anımsatır. Kimi caz şarkıcılarının karakteristiğidir. Luis Armstrong.
    e) Kafa tınlatıcısı. Çok yüksek perdeden konuşulduğunda ulaşılabilir. Oyuncu hava akışını üst tınlatıcıya doğru yönlendirir ve giderek yükselen bir perdeden konuşursa hava akımı art kafaya yönelir. Çalışma sırasında oyuncu yüksek perdeden miyavlamayla bu tınlatıcıya uylaşabilir.
    f) En verimli olan vücudun bir tınlatıcı olarak kullanılmasıdır. Baş ve göğüs tınlatıcılarının eş zamanlı kullanılmasıyla elde edilir. Teknik olarak dikkatin konuşulduğu anda kullanımda olmayan tınlatıcıya yoğunlaşması gerekir. Örneğin yüksek perdeden konuşulduğunda doğal olarak kafa tınlatıcısı kullanılır bu nedenle aynı anda göğüs tınlatıcısı kullanmaya yoğunlaşılmalıdır. Burada yoğulaşmanın anlamı hava kolonunun etkin olmaya tınlatıcıya itilmesidir. Alçak perdeden konuşurken bunun tersi gerekmektedir. Doğal halde göğüs tınlatıcısı kullanılıyorsa kafa tınlatıcısına yönlenilmelidir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Diksiyon

    Diksiyon Çalışmaları

    1.Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış.
    Bizde bize biz derler sizde bize ne derler?
    Gül dibi bülbül dili gibigül dibi bülbül dili.

    2.Pireli peyniri perhizli pireler tepelerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.

    3.Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısınkapı gıcırdatıcılardan mısın?Ne ocak kıvılcımlandırıcılardanım ne kapı gıcırdatıcılardanım.

    4.Çatalca’da topal çoban çatal yapıp çatal satarnesi için çatalca da topal çoban çatal yapıp çatal satar?Kârı için çatalca da topal çoban çatal yapıp çatal satar. Üç tunç tas kayısı hoşafı.

    5.Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlersedört deryadan dört dertdört dergahtan dört dev çıkar. Paşa tası ile beş has tas kayısı hoşafı. Zaman saman satar saman zaman satar.

    6.Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür.Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al da gel.

    7.Nankör nalbant nalları nallamalı mınallamamalı mı?
    Az kaz uz kaz boyunca kaz.

    8.İşlek işlemeciişlemeli işleri işlikte işleyerek işletmeciye işyerinde izletti.

    9.Ilgarcı ılgarılgıngillerin ılgancırı ılgalayarakılgıt ılgıt ılgılardı.

    10.Pısırık pırlak pırnallıklarda pırnallanırken pılı pırtısını pısırık pıtraklara pıtır pıtır pırtlattı.

    11.Üçüncü üçkağıtçıüçetek üçleşerek üç teker arabayla süzüm süzüm süzülen süzgeçleri süzdü.

    12.Kırk kırık küp kırkının da kulpu kırık kara küp.A be kuru dayı ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı.
    Şu odayı badanalamalı mıyoksa badanalamamalı mı?

    13.Sen seni bilsen senibil sen senibil sen senisen seni bilmezsen patlatırlar enseni.

    14.Şu karşıda bir daldal sarkar kartal kalkarkartal kalkar dal sarkardal kalkar kantar tartar.

    15.Şu köşe yaz köşesişu köşe kış köşesiortadaki su şişesi.
    Şiş şişeyi şişlemişşişe kesişe kiş demiş.
    Elalem aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp da aladanalanamadık.

    16.Bu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak sarımsaklamasak da mı saklasak?Bu yoğurdu mayalamalı da mı saklamalı mayalamamalı da mı saklamalı?

    17.Sizin damda varbeş boz başlı beş boz ördek
    Değirmene girdi köpek
    Bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek
    Değirmenci çaldı kötek.
    Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek
    Hem kepek yedi köpek
    Bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe
    Hem kötek yedi köpek.
    Siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misinizdemiş.

    18.Bir tarlaya kemeken ekmişler.İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış.Biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpiöteki dişi kürkü yırtık kel kör kirpi.Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünükürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne;kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünükürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.

    19.Getirince el getiriryel getirirsel getirir;götürünce el götürüryel götürürsel götürür.

    20.Bu mum umumumuzun mumu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Diksiyon

    Güzel Konuşma ve Diksiyon


    Güzel ve etkili konuşmada diksiyon ( söyleniş - telaffuz - pronounciation ) yani seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetiğe dayanır. Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrıntılı durmayacağız.

    Türkiye’de seslerin çıkarılmasında yörelere göre farklılık vardır. Ancak güzel seslendirmede daha çok İstanbul ağzı esas alınır. Seslerin gerektiği gibi çıkarılabilmesi için ses aletlerinin- gırtlaktan başlayarak dil dudaklar çene ve buruna kadar tüm ses aletlerinin eğitilmesi gerekir. Bu çerçevede aşağıda çeşitli alıştırmalar yer alacak.

    Alıştırmaları yaparken ses çıkışlarını netleştireceğiz. İyi boğumlanma yani heceleri netleştirerek seslendirebilmek için dudak tembelliğini ortadan kaldırmamız gerekir. Sesleri ses organlarını abartılı kullanarak çıkaralım. Aşağıdaki doküman dört bölümden oluşmuştur: Birinci bölüm ses organlarının eğitimine ilişkin alıştırmalar; ikinci bölüm sesli harflerin çıkarılışı; üçüncü bölüm sessiz harflerin çıkarılışı ve kullanımını anlatmaktadır. Dördüncü bölüm ise sesli ve sessiz harflerin cümle içinde karışık şekilde kullanımına ilişkin alıştırmalardan oluşmaktadır.
    Bu alıştırmalarda verilen örnek cümle veya hecelerin bıkmadan ısrarla tekrar tekrar seslendirilmesi gerekir. Bu çalışma sürdürüldükçe seslerin ağızdan akarcasına çıkmaya başladığını başlangıçtaki zorlanma veya tutukluğun ortadan kalktığını göreceksiniz.

    Diksiyon sesin güzel çıkmasını ve sözlerin doğru seslendirilmesini amaçlayan sanatın adıdır. Diksiyon bu yönüyle ses ve söz üzerinde odaklanmıştır. Sözün içeriğinin kodlanması yani etkili iletişim diksiyon sanatının dışında kalan bir konudur. Ancak konu üzerinde oluşturulan eserlerde bir karmaşanın mevcut olduğunu da itiraf edelim.
    Kitabınızın diksiyon bölümünde diksiyonun temel öğeleri üzerinde durulmuştur. Bu öğeler söyleniş-fonetik boğumlanma vurgu durak ve ulamadan oluşmaktadır. Fonetik seslerin doğru çıkarılmasıyla ilgilenen bir alandır. Boğumlanma seslerin birbiri ardına tam ve tok şekilde kaybolmadan çıkarılması alanıyla ilgilenir. Vurgu söylemedeki monotonluğun kırılmasını sağlayan her dilde kendine özgü gelişen bir telaffuz konusudur. Yazı noktalaması ve duraklarıyla konuşma noktalaması veya durakları birbirinden farklı olabilmektedir. Durak bölümü bu sorunun çözümünü amaçlamaktadır. Ulama çalışmalarına gelince bu çalışmalar kelimeler arasında uyumlu geçişler sağlamayı amaçlamakta ve dilin doğal kurallarından yararlanmaktadır.

    Söyleniş-Fonetik

    Söyleniş bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayrı ayrı inceleyeceğiz. Türkçe’de 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardır. Sesli harfleri “ünlü” sessiz harfleri de “ünsüz” kelimesiyle tanımlayacağız. Türkçe’mizdeki ünlüler “a e ı i o ö u ü”den oluşur. Ünsüzler ise “b c ç d f g ğ h j k l m n p r s ş t v y z” den oluşur. Söyleniş bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetiğini öğreneceğiz. Aşağıda konular hem anlatılmış hem de gerekli alıştırmalar birlikte verilmiştir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Diksiyon


    DİKSİYON (2)
    ALIŞTIRMA: FONETİK

    Ünlüler
    A
    Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (a) vardır. Bunlardan biri (kalın a) diğeri de (ince a) dır. Her iki (a) bazen uzun bazen kısa okunabilir. Bu iki (a) yı söylerken birbirinden ayırt etmek için (ince a) nın üzerine şu ( ^ ) işareti koyarak gösterelim.
    Kalın A
    Şu şekilde söylenir: Dil doğal duruşunu değiştirerek ortaya doğru biraz yükselir dudaklar hareketsiz yanaklar gevşek ve çeneler açık. aaa aaaa aaaa
    Elâlem ala dana aldı ala danalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık. Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. Ağlarsa anam ağlar kalanı yalan ağlar.
    İnce A
    (Kalın a) ya oranla daha ileriden söylenen bir ünlüdür. Dilimize geçen yabancı kelimelerden gelmiştir. Bu kelimelerin başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: lâla lâstik hâl. hâlbuki lâf lâkırdı lâle lâl kâse lâle lânet lâzım kâzım kâtip gibi.
    Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik nâdide şefkâte verdi.
    Uzun A
    Bunu da (â) şeklinde gösterelim :
    Önek: Nâne nâdir nâme câhil câhit seyahât sâdık sâbit kâtil nâzik târih mâvi hâttâ hârf dikkât şefkât kabahât sıhhât nâmus nâne nâsihat
    E
    Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (e) vardır. Bunlardan biri (açık e) diğeri de (kapalı e) dir. Bu iki (e) yi söylerken birbirinden ayırt etmek için (kapalı e) nin üzerine şu (´) işareti koyarak (açık e) den ayıralım. eee eeee eeee
    Açık E
    (Açık e) şu şekilde söylenir: Çeneler (a) ünlüsünde olduğu gibi dil ileri doğru yükselir. Kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Eş sen sene- Edebi edepsizden öğren: Ekmeği ekmekçiye ver bir ekmek de üste ver: Evlinin bir evi evsizin bin evi var. - Bir elin nesi var iki elin sesi var. - Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.
    Kapalı E
    (Kapalı e) şu şekilde söylenir: dudak kenarları kulaklara doğru biraz yaklaşıp çeneler hafifçe sıkılır.
    Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.
    I
    Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın arka kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır. Dil damağın arkasına doğru toplanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Dilimizde (ı) ünlüsü kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Isı ıslık ılıcalı ıııı ııı ııııı
    - Ihlamuru ısıt: Tıkır tıkır: Mırıl mırıl: Şıkır şıkır. Yığın yığın kıpır kıpır gıcır gıcır ıslak ıslak pırıl pırıl fırıl fırıl zırıl zırıl.
    İ
    Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın ön kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır dil damağın iki yanına dayanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: İz dil izci iii iiiii iiiii
    İki dinle bir söyle- iki el bir baş içindir.
    Dilimizde süresi uzun olan (i) lere rastlanır:
    İcat biçare bitap bitaraf veli fenni fiziki cani hayati nihai fuzuli deruni
    O
    Konuşma dilimizde kalın ve ince olmak üzere iki ayrı O vardır.
    Kalın O
    Çeneler açık dudaklar birbirine yakındır ve ağız içi yuvarlaktır. Kelime başlarında sık rastlanır. Örnek: Ot ova ocak olmak ordu oda orman ortak bando banyo biblo bono fiyasko tango solo fono foto radyo stüdyo şato tempo vazo Olmaz olmaz deme olmaz olmaz. oooo oooo ooo
    İnce O
    Biraz daha ileriden daha az yuvarlak yapılarak söylenir.
    Lobutları loş locasında notalıyan normâl lort losyoncusunun lokantasında nohutları lokumlarla karıştırdı.
    Ö
    Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. dudakların alt ve üst köşeleri birbirine yaklaşıp ağız küçük bir yuvarlak gibi olur. (ö) ünlüsü çoğunlukla kelime başında bulunur. ööö ööö öööö
    Örnek: öbek öc ödenek ödünç ödeşmek aaaa öfke öğrenmek öğrenim öğretim öğünmek öğüt ökçe öksürük örs
    - Ölenle ölünmez. - Ölüm kalım bizim için. - Önce düşün. sonra söyle. - Öfaaale kalkan zararla oturur.
    U
    Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (u) vardır. Bunlardan biri (kalın u) diğeri de (ince u) dur.
    Kalın U
    Çeneler açık dudaklar birbirine iyice yaklaşık ve ağız tam bir küçük yuvarlak olur. Örnek: Uç ucuz uçak uçurum uykucu ulu uuu uuu uuu
    Unkapanı uğradığı uğursuzluktan upuzun uzandı.
    İnce U
    (Kalın u) ya oranla daha ileriden söylenir. Ünlüsü çoğunlukla yazıda (ü) ünlüsü ile gösterilir. Örnek: Rûya rûzgâr hûlya gûya lûzûm lûtfen lûgat nûr nûmara Nûri
    Gûya Hûlya rûyasında Lûtfi´ye nûmaralı nûtuk söyliyerek lûtfetmiş.
    Ü
    Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. Dudakların alt ve üst köşeleri birbirine iyice yaklaşır ve büzülür. (ü) ünlüsüne dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda sık rastlanır. Örnek: Üç üçgen üçlü üçüz üflemek ülker ülkü ün ünlem ünlü üreme ürkek ürpermek üzüm üstün üşenmek ütü üüü üüü
    - Üzüm üzüme baka baka kararır. -Ülker üzüntüden üzüm üzüm üzüldü. -Ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir.
    Ünsüzler
    B
    Dudakların birleşip açılmasıyla meydana gelir. Kelimenin başında veya ortasında bulunur. Kelime başında örnek: Baş boş bıçak biber Kelime sonunda (p)ye dönüşür. Örnek: Kitap kap hesap çorap. Ancak kelime sonunda ünlü bulunursa eski konumuna döner: Örnek: Kitabı dolabı kabı hesabı
    Gerçekte (p) ile biten kelimeler ise değişmezler. Örnek: sap-sapı çöp-çöpü top-topu tüp-tüpü küp-küpü kulp-kulpu hap-hapı
    Bi Be Ba Bo Bu Bö Bü Bı Bip Bep Bap Bop Bup Böp Büp Bıp
    Bil Bel Bal Bol Bul Böl Bül Bıl Bir Ber Bar Bor Bur Bör Bür Bır
    Bit Bet Bat Bot But Böt Büt Bıt Bis Bes Bas Bos Bus Bös Büs Bıs
    Babasının benekli bıldırcını bitişik bostanda böceklerden bunalarak büzüldü.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Diksiyon

    C
    Dişler birbirine yaklaşık dil ucu dizlerin ön kenarına yayılmış alt çene aşağı düşerek çıkar. Örnek: Cam. caba cacık coşkun cömert cüce cümle. Kelime sonunda (ç) olur.
    Ci Ce Ca Co Cu Cö Cü Cı Cip Cep Cap Cop Cup Cöp Cüp Cıp
    Cik Cek Cak Cok Cuk Cök Cük Cık Cit Cet Cat Cot Cut Cöt Cüt Cıt
    Cambaz Cevat cılız cimri coşkunla cömertliğe cumbada cüret ettiler.
    Ç
    C harfinden biraz daha sert olarak çıkar. Çıkış biçimi aynıdır.
    Çi Çe Ça Ço Çu Çö Çü Çı İç Eç Aç Oç Uç Öç Üç Iç
    Çip çep Çap Çop Çup Çöp Çüp Çıp Tiç Teç Taç Toç Tuç Töç Tüç Tıç
    *** Peç Paç Poç Puç Pöç Puç Püç Pıç Şiç Şeç Şaç Şoç Şuç Şöç Şuç Şüç Şıç
    Çardaklı çeşmedeki çırak çiçekleri çorbanın çöreğini ve çuvalları çürüttü.
    D
    Dilin damağın ön kısmına üst diş köklerine dokunmasıyla çıkarılır.
    Örnek: Dam dal dar dış diş dadı dede deney-demir
    Kelime sonunda (t) olur. Yalnız anlamlan ayrı olup söylenişleri benzeyen bir kaç kelimeyi birbirinden ayırmak için (d) olarak yazılır. Örnek: Ad (isim) at (hayvan) od (ateş) ot (bitki) had (derece) hat (çizgi)
    Di De Da Do Du Dö Dü Dı Dip Dep Dap Dop Dup Döp Düp Dıp
    Dik Dek Dak Dok Duk Dök Dük Dık Dit Det Dat Dot Dut Döt Düt Dıt
    Dir Der Dar Dor Dur Dör Dür Dır Diz Dez Daz Doz Duz Döz Düz Dız
    Davulcu dede dışarlıklı dikişçiyi dolandırırken dönemecin duvarından düştü.
    F
    Üst kesici dişler alt dudağın üstüne dokunup açılmasıyla çıkarılır. Dilimizde çoğunlukla kelime başında pek seyrek olarak da ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Fal fil fakat falaka falanca faraş felek ferman fasafiso federasyon felâket felç fevkalâde frak fitre film• fayans fötr fonojenik futbol füze
    Fil Fel Fal Fol Ful Föl Fül Fıl Fit Fet Fat Fot Fut Föt Füt Fıt
    Fip Fep Fap Fop Fup Föp Füp Fıp Fif Fef Faf Fof Fuf Föf Füf Fıf
    G
    Dil sırtının damağın gerisini bir de damağın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. Örnek: Gaga gagalamak gam galiba gar garaj gargara gazete gelincik göçmen gölge gönye görev güzellik.
    (G) ünsüzünün iki çıkış noktası vardır. İnce ünlülerle damağın ön kısmından çıkar. Örnek: Gâh gel gör git gûya güç. Kalın ünlülerle damağın gerisinden çıkar. Örnek: Gar gıcık gocuk guguk gibi.
    Gi Ge Ga Go Gu Gö Gü Gı Gik Gek Gak Gok Guk Gök Gük Gık
    Gip Gep Gap Gop Gup Göp Güp Gıp Gif Gef Gaf Gof Guf Göf Güf Gıf
    Gil Gel Gal Gol Gul Göl Gül Gıl Gir Ger Gar Gor Gur Gör Gür Gır
    Galip Geyvede gır gır giden gocuklu göçmen gururluya güldü.
    Ğ
    Dilimizde varlığını ancak kendinden evvel gelen ünlünün süresini uzatmakla hissettirir. Kelime başında bulunmaz iki ünlü arasında ise ikili ünlü meydana getirir. Örnek: Boğaz-boaz doğal -doal yoğurt - yourt
    Konuşma dilimizde bazan y ve v seslerine döner. Örnek: Eğer-eyer diğer-diyer soğuk-sovuk
    Ği Ğe Ğa Ğo Ğu Ğö Ğü Ğı Ğir Ğer Ğar Ğor Ğur Ğör Ğür Ğır
    Ğip Ğep Ğap Ğop Ğup Ğöp Ğüp Ğıp Ğil Ğel Ğal Ğol Ğul Ğöl Ğül Ğıl
    H
    Bir soluk harfi olup ağzın (kalın a) ünlüsünü çıkardığı durumla meydana gelir. Örnek: Habbe haberci haber hacamat hacı hacıyatmaz hadde hademe hafız hafif hafta hakiki hakir hâlbuki hallac hassâs hece hımhım hipnotizma hokkabaz hulâsa hulyalı hüner hücum hücre hüviyet
    Hi He Ha Ho Hu Hö Hü Hı Hih Heh Hah Hoh Huh Höh Hüh Hıh
    Hip Hep Hap Hop Hup Höp Hüp Hıp Hit Het Hat Hot Hut Höt Hüt Hıt
    Hil Hel Hal Hol Hul Höl Hül Hıl Hir Her Har Hor Hur Hör Hür Hır
    Habeş hemşire hırkalı hizmetçi hoppa hödüğe hurmaları hürmetle sundu.
    J
    Dişler birbirine dil sırtı da katı damağa yaklaşır havanın dil ortasından sızmasından meydana gelir. Örnek: Jale Japon jandarma jambon jelâtin jeoloji jeolog j jest jilet jübile jüri.Halk arasında (j) ünsüzünün (c) olduğu görülür. Örnek:Japon- Capon jandarma - candarma panjur = pancur jurnalcı = curnalcı
    Ji Je Ja Jo Ju Jö Jü Ji Jij Jej Jaj Joj Juj Jöj Jüj Jıj
    Jir Jer Jar Jor Jur Jör Jür Jır Jil Jel Jal Jol Jul Jöl Jül Jıl
    Jip Jep Jap Jop Jup Jöp Jüp Jıp Jis Jes Jas Jos Jus Jös Jüs Jıs
    Japon jeolog jiletini jurnalıyle jüriye verdi.

    K
    Dil sırtının damağın gerisini bir de damağın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. İnce ünlülerle damağın ön kısmından kalın ünsüzlerle ise arka kısmından çıkar. Örnek1: Kel kir kör kâtip kâhya Örnek2: Kaba kaya kaçak kadastro kadın kadife kalp kal
    Ki Ke Ka Ko Ku Kö Kü Kı Kik Kek Kak Kok Kuk Kök Kük kık
    Kil Kel Kal Kol Kul Köl Kül Kıl Kir Ker Kar Kor Kur Kör Kür Kır
    Kip Kep Kap Kop Kup Köp Küp Kıp Kit Ket Kat Kot Kut Köt Küt Kıt
    Kara ketenlik külahlı kuş kara kediyi yedi
    L
    Dil ucu damağın ön kısmına(lale) bir de daha gerisine(olay) dayanır hava dilin yanlarını titreterek sızar. Örnek: lâbirent lâboratuvar; lâcivert; lâçka lâdes lâf lâkap lâhana leylâk leziz limon lise litografya liyakat löca lödos lökanta lokma lökomotif lösyon löş
    Li Le La Lo Lu Lö Lü Lı Lil Lel Lal Lol Lul Löl Lül Lıl
    Lir Ler Lar Lor Lur Lör Lür Lır Lip Lep Lap Lop Lup Löp Lüp Lıp
    Lit Let Lat Lot Lut Löt Lüt Lıt Lin Len Lan Lon Lun Lön Lün Lın
    (L) ünsüzü bazı kelime ortalarında ve sonlarında kaybolur Örnek: Nası şey = nasıl şey kak ordan = kalk ordan Adi konuşmada (r) ünsüzünün (l) olduğuna sık rastlanır. Buna (Leleşme) denir.Önek: Birader-bilâder Berber-belber servi - selvi serbest = selbes bâri = bâli diye= diyelek kerli ferli = kelli felli zemberek -zembelek merhem - melhem terlik = tellik amerikan = amelikan
    M
    Dudakların birleşip açılması ve damağın hafif alçalmasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Maalesef macera maç madalya maalmemnuniye maarif modern mücevher madenî manzume müzakere mütemmim
    Mi Me Ma Mo Mu Mö Mü Mı Mip Mep Map Mop Mup Möp Müp Mıp
    Mir Mer Mar Mor Mur Mör Mür Mır Mil Mel Mal Mol Mul Möl Mül Mıl
    Min Men Man Mon Mun Mön Mün Mın Mim Mem Mam Mom Mum Möm Müm Mım
    Muhallebici melankolik Mısırlı Mirza modern mösyöyle Muradiyede müzik dinledi
    N
    Dilin damağın ön kısmına diş köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir: Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Nasır nadan nadide nafaka nafile naftalin nakil nakit nal nalbant namaz namus nankör narin narkoz nâsihat nâzım nazik nesir nezaket nilüfer nisan
    Ni Ne Na No Nu Nö Nü Nı Nip Nep Nap Nop Nup Nöp Nüp Nıp
    Nil Nel Nal Nol Nul Nöl Nül Nıl Nir Ner Nar Nor Nur Nör Nür Nır
    Nim Nem Nam Nom Num Nöm Nüm Nım Nin Nen Nan Non Nun Nön Nün Nın
    Namlı nane nini nini naneleri numaraladı

    P
    Dudakların birleşip açılmasıyla ve açılma sırasında dışarıya hava fırlamasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Paça paçavra paket pala palamut panorama pansiyon pantolon papatya paragraf paramparça paraşüt paratoner parazit patinaj pedagoji plak plaka plan planör politika porselen porsiyon program projeksiyon protesto psikoloji
    Pi Pe Pa Po Pu Pö Pü Pı Pip Pep Pap Pop Pup Pöp Püp Pıp
    Pil Pel Pal Pol Pul Pöl Pül Pıl Pir Per Par Por Pur Pör Pür Pır
    Pit Pet Pat Pot Put Pöt Püt Pıt Pis Pas Pos Pus Pös Püs Pıs
    Palavracı peltek pısırık pişkin poturlu porsuk pulcu püskürdü.
    R
    Dil ucunun yukarıdaki kesici dişlere yakın noktayla meydana getirdiği kapağın bir çok defa açılıp kapanmasıyla meydana gelir. Kelime başında bulunan (R) kolay söylenir. Fakat kelime sonlarındaki (R) ünsüzlerine önem verilmezse anlaşılması güç olur. Örnek: Rabıta radyatör radyografi rahat roket raket ramazan randevu raptiye rol reçete rehber rehin rejisör rakip reklâm rekor repertuvar reverans rezonans riyakâr romatizma rota rozet röportaj rûya rûzgâr
    Ri Re Ra Ro Ru Rö Rü Rı İr Er Ar Or Ur Ör Ür Ir
    Rir Rer Rar Ror Rur Rör Rür Rır Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır
    Fri Fre Fra Fro Fru Frö Frü Frı Gri Gre Gra Gro Gru Grö Grü Grı
    Radyolu ressam Ramis Rasimin romanıyla röportaj yaptı
    S
    Dudaklar açıktır dilin ucu alt diş köklerine yaklaşır ve hava dilin arasından tonsuz olarak sızar. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Sap saat sabah sabotaj saman servis sıska aaaaek senaryo stüdyo spiker smokin hassas kasa gibi...
    Si Se Sa So Su Sö Sü Sı Sil Sel Sal Sol Sul Söl Sül sıl
    Sir Ser Sar Sor Sur Sör Sür Sır Sis Ses Sas Sos Sus Sös Süs Sıs
    Siş Seş Saş Soş Suş Söş Suş Sış İsi Ese Asa Oso Usu Ösö Üsü Isı
    Sandıklıda sepetleri sıralı simitçi sofrada sökülen sucukları süpürdü
    Ş
    Dişler birbirine dil sırtı da katı damağa yaklaşır hava dilin ortasından çıkar. Örnek: şantaj şantiye şafak şahin şakşakçı şimendifer şimşek şarapnel şarjör Şifre şövale şüphe şölen
    Şi Şe Şa Şo Şu Şö Şü Şı Şil Şel Şal Şol Şul Şöl Şül Şıl
    Şir Şer Şar Şor Şur Şör Şür Şır Şis Şes Şas Şos Şus Şös Şüs Şıs
    Şiş Şeş Şaş Şoş Şuş Şöş Şüş Şış Şiz Şez Şaz Şoz Şuz Şöz Şüz Şız
    Şamlı şemsek şimşir şafak şakşaklandı

    T
    Dilin damağın ön kısmına diş köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir:. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Tabak taban tabela tablet tablo talih tarih tapu tatil teklif tekzip telefon teleskop televizyon telgraf temenni tempo temsil tentene tepki terlik termos testere transatlantik transformatör trapez titiz tiyatro tren tribün turp turnike tünel
    Ti Te Ta To Tu Tö Tü Tı Tik Tek Tak Tok Tuk Tök Tük Tık
    Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır Tit Tet Tat Tot Tut Töt Tüt Tıt
    Tis Tes Tas Tos Tus Tös Tüs Tıs Tiş Teş Taş Toş Tuş Töş Tüş Tış
    Tatar tepsici tıknaz titiz Tosun tömbekici tulumbacıyla tütün tüttürdü.
    V
    Üst kesici dişler alt dudağın üstüne dokunur. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Vade vadi vagon vahşi vakit vantilâtör vapur varil varis vasiyet velvele vergi vestiyer vesvese
    Vi Ve Va Vo Vu Vö Vü Vı Viv Vev Vav Vov Vuv Vöv Vüv Vıv
    Vil Vel Val Vol Vul Völ Vül Vıl Vir Ver Var Vor Vur Vör Vür Vır
    Vis Ves Vas Vos Vus Vös Vüs Vıs Viş Veş Vaş Voş Vuş Vöş Vüş Vış
    Velveleli vasi vesvese vadide vagon verdi
    Y
    Dil ortasıyla ön damak arasından çıkar. Dilimizde kelime başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Yaba yaban yağmur yalan yamyam yankı yan yarış yaz yaş yangın yayan toy çay
    Yi Ye Ya Yo Yu Yö Yü Yı Yiy Yey Yay Yoy Yuy Yöy Yüy Yıy
    Yil Yel Yal Yol Yul Yöl Yül Yıl Yir Yer Yar Yor Yur Yör Yür Yır
    Yis Yes Yas Yos Yus Yös Yüs Yıs Yiz Yez Yaz Yoz Yuz Yöz Yüz Yız
    Yalvaçlı yelpazeli yıldız yirmi yoksul yörükle yumurtalarını yükledi.
    Z
    Dilin ucu alt diş köklerine yaklaşır hava dilin arasından tonlu olarak çıkar. Kelimelerin başında ortasında ve sonunda bulunur. Örnek; Zafer zahire zahmet zakkum zalim zaman zambak zamk zar zarar zarf zemzem zenci zerdali
    Zi Ze Za Zo Zu Zö Zü Zı Zip Zep Zap Zop Zup Zöp Züp Zıp
    Zil Zel Zal Zol Zul Zöl Zül Zıl Zir Zer Zar Zor Zur Zör Zür Zır
    İzi Eze Aza Ozo Uzu Özö Üzü Izı Ziş Zeş zaş Zoş Zuş Zöş Züş Zış

    kaynak

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. Diksiyon
    İnci Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-03-2010, 05:22 AM
Yukarı Çık