Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi

Araba ve Otomobil Kategorisi Markalar, Modeller Forumunda Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi Konusununun içerigi kısaca ->> Efsane otomobil'e dokunmak Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun kadar aşağılanmadı. 40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ErDaLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    SİNOP
    Mesaj
    666
    Rep Gücü
    610

    Car Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi




    Efsane otomobil'e dokunmak

    Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun
    kadar aşağılanmadı.
    40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca masumiyetine karşın- 27 Mayıs
    darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi.

    Kimileri "modeli çalıntı" dedi, kimileri ise "Türk mühendislerinin
    yetersizliğinin simgesi" olduğunu ileri sürdü.
    Ancak gerçek o kadar farklıydı ki...Türkiye, destansı filmlere konu
    olabilecek "büyük cesaret öyküleri"nin öyle pek
    sık yaşanmadığı bir ülke. Gündelik hayatında "kira ve fatura ödeme"
    çemberinin içine sıkıştırılmış olan bir toplumun
    mensupları, bu kısır döngüden sıyrılıp kendilerini nasıl aşabilirler
    ki? Bizlere dayatılan tek boyutlu hayat ve buna bağlı

    olarak gelişen köşeye sıkışmışlık duygusu, sadece ilginç ve sıradışı
    toplumsal portreler üretmedeki kabızlığımızın
    değil, edebiyatımızda polisiye, bilim-kurgu ya da gerilim gibi
    popüler türlerin güdük kalışının da temel nedeni kanımca.

    Türk milletinin mensupları boylarını aşan işlerle uğraşmayıp
    sürekli "ekmek" peşinde koşmalı, öyle değil mi ya!

    İşte "Devrim", bundan tamı t***** 42 yıl önce, hayâl kurması
    şiddetle yasaklanmış olan böyle bir toplumda doğdu.
    Türkiye'nin ilk gerçek yerli otomobil prototipiydi o. Koç
    topluluğunun resmî tarihe göre "ilk" sayılan "Anadol"undan
    daha önce doğmuştu. Ancak, dedik ya, bu sıkıştırılmış toplum için
    haddi fazlasıyla aşan bir çabanın, cüretkâr bir
    hayâl gücünün ürünüydü "Devrim".

    Nitekim, anında cezalandırıldı. Bir daha da yıllar boyunca kimseler
    adını bile anmayacaktı. Anmamak şöyle dursun,
    üç tane gıcır gıcır "Devrim"den ikisinin karanlık güçler tarafından
    preslenerek yok edildiğini biliyoruz bugün.
    Sonuncu otomobili ise ona emek veren Eskişehirli işçiler güç bela
    kurtardılar hayâl düşmanlarının ellerinden...

    "Bana bir otomobil yapın"

    Yıl 1961... Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes'in
    idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir.
    Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine
    gönderilen ayrı ayrı mektuplarla "mühim bir
    konuyu istişare etmek üzere" Ulaştırma Bakanlığı'na davet edilirler.
    Bu insanların bazıları yurt dışında görev
    yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes "devletin isteği başımız
    üstüne" diyerek işini gücünü bırakıp Ankara'ya gelir.

    O yılın 16 Haziran'ında bakanlıkta biraraya gelen mühendislere,
    bizzat Cemal Gürsel'den gelen "çok gizli" damgalı
    bir emir okunacaktır: "Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde
    halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere,
    hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil
    üretmenizi istiyorum."

    O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri "Türk insanının makûs
    talihine karşı bir meydan okuma" olarak algılarlar.
    En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe
    başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın
    Eskişehir'deki Cer Atelyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet
    Bayramı'na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin...

    Günde birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç
    ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan,
    tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve
    direksiyondan vitesli harika bir "aile otomobili" üretir
    kahramanlarımız.

    Hem de bir tane değil, tam üç tane!

    Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim akşam saatlerinde
    tamamlanmıştır. Araçlara "Devrim 1",
    "Devrim 2" ve "Devrim 3" ad> ı verilir. Mühendislerden biri
    Cumhurbaşkanı'nın alternatif bir renk isteyebileceğini
    düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder.
    Böylelikle, iki araç krem rengi kalırken, üçüncüsü ise
    onu 29 Ekim geceyarısı Ankara'ya götüren "Karakurt" treninde binbir
    güçlük içinde siyaha boyanır.

    Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin
    bulunmayan "Devrim"ler, 29 Ekim törenlerinde
    Cemal Gürsel'e hipodrom önünde kılpayı yetiştirilir.
    Çevresinde yarattığı panik ortamıyla araçlara doğru düzgün bir
    benzin ikmali yapılma şansı dahi tanımayan Gürsel,
    bindiği krem renkli "Devrim"den inip siyah "Devrim"e geçince, aracın
    zaten az miktarda olan benzini de biraz sonra biter.

    Ve siyah "Devrim" yarı yolda durur. Gürsel'in, şoför koltuğundaki
    mühendise sorusu kısa ve nettir: "Ne oldu?"

    Şoför, "Benzin bitti Paşam" der korkarak. Bunun üzerine "Garp
    kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için
    benzin koymayı unutuyorsunuz" diyerek hışımla aracı terkeder Gürsel.
    Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da
    bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan
    panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz ve "Devrim'ler"
    daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler.

    Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23
    tane gözüpek mühendisi bırakarak...

    alıntı... ama gerçek

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ErDaLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    SİNOP
    Mesaj
    666
    Rep Gücü
    610

    Cevap: Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi

    Konu türkiye için bir örnek teşkil ediyor istenilirse neler yapılabileceğinin bir göstergesi o günlerdeki yöneticiler türkiyenin önünü gelişmeye kapatmışlar son birkaç yılda bu değişti galiba yeni buluşlar yavaş yavaş mühendislerimiz tarafından bulunuyor ve destek veriliyor.
    iyi forumlar...

  3. #3
    denizada
    Misafir..

    Cevap: Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi

    Türkiye’de bir DEVRİM…
    Türkiye’de ilk otomobil üretilecek, bu inanılması güç bir haberdi. Her parçası Türk yapımı olacaktı, Türk mühendisleri yapacaktı ve bunu da kısıtlı imkanlarla belli bir sürede yapmak zorunda kalacaklardı. Bu bir Devrim olacaktı. İmkansız gibi görünen bu kararı, gerçekten de Türk mühendisleri istenilen sürede ve çeşitli politik oyunlara karşın iki tane otomobil yaparak gerçekleştirdiler. Kimse inanmamıştı yapılacağına, sokaktaki halkta, meclisteki mebusta bunun olamayacağını, gereksiz mali külfet olduğunu söylüyorlardı. Ama bu mühendisler inandılar yapacaklarına ve başardılar da. Devrim gerçekleşti. İlk Türk otomobili yapıldı, Ankara’ya getirildi, Cemal Paşa bindi, lakin kısa bir süre sonra benzini bittiğinden Devrim durdu. Bu projeye karşı olanlar, bu fırsatı da değerlendirerek “Devrim 100 metre gitti bozuldu” cümlesini manşetlere taşıdılar.
    1961 yılında 4 adet üretilen “Devrim” otomobillerinden sadece biri bugüne ulaştı. 7 Nisan 2002’de özel olarak yapılan camlı garajda sergilenmeye başlanan “Devrim”, halen çalışır durumda. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ) Müzesi’nde sergilenen otomobili görmek isteyenler müzeyi ücretsiz gezebilirler.
    İLK TÜRK OTOMOBİLİ DEVRİM
    İmal Tarihi : 1961
    Ağırlık : 1250 kg.
    Uzunluk : 4500 mm.
    Genişlik : 1800 mm.
    Yükseklik : 1550 mm.
    İmal Yeri : Eskişehir Demiryolu Fabrikası
    İmal Süresi : 4,5 ay
    Üretim Sayısı : 4 Adet Binek Otomobili
    10 Adet Motor : 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi
    7 Adet Şanzuman : 3 adet A tipi 4 adet B tipi
    Silindir Sayısı : 4
    Silindir Çapı : 81 mm.
    Silindir Hacmi : 20 70 cm
    Strok : 100 mm.
    Kompresyon : 6,8 : 1
    Güç : 50 HP
    Devir : 3600 d/d
    Karakteristik : Dört zamanlı,

    Devrim’den sonra üretilen otomobiller:

    ANADOL
    Anadol, Türkiye'de seri olarak üretilen ilk otomobil markasıdır. Vehbi Koç tarafından kurulan Otosan Otomobil Sanayi A.Ş. tarafından 1966-1984 yılları arasında İstanbul'daki fabrikada üretilmiştir. 1966’dan 1984’e kadar devam eden Anadol üretimi, yerini 1984'ten sonra Ford Taunus üretimine bırakmış, ancak Otosan 500 ve 600D pikap üretimi 1991 yılına kadar devam etmiştir. Bugün, Otosan Ford Motor Company lisansı altında Ford hafif ticari araçlarının üretimine Gölcük’teki yeni tesislerinde devam etmekte ve başta Avrupa Birliği olmak üzere pek çok ülkeye ihracat yapmaktadır. Fabrika 1984'ten sonra Ford üretimi için kullanılmıştır.
    Anadol'un üretimi 19 Aralık 1966'da başlamış olsa da, satış ve trafik tescili için gerekli olan "Yeterlilik Belgesi" ve "Araçların imal, tadil ve montajı hakkında teknik şartları gösteren Yönetmelik" onayı Makina Mühendisleri Odası'ndan 28 Şubat 1967 tarihinde alınmış ve dolayısı ile Anadol satışları bu tarihten sonra başlamıştır.
    Anadol'un ilk modelleri İngiliz Reliant/Ogle tarafından tasarlanmıştır. Bütün modellerinde kaportası cam elyafı ve polyesterden yapılan Anadol'da motor olarak da Ford motorları kullanılmıştır. İlk kullanılan motor, Ford'un Cortina modelinin 1200 cc'lik Kent motorudur.
    Anadol adı, açılan isim yarışması sonucunda finale kalan; Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmiştir.
    Üretim yeri: Otosan Otomobil Sanayi A.Ş. Hasanpaşa-İstanbul
    Üretim tarihi: 19 Aralık 1966
    Üretilen modeller: Binek araçlar : A1, A2, A4, A5, A6, A8 Ticari araçlar: P2
    Üretim tarihleri: Binek : 1966-1984 Ticari: 1971-1991
    Anadol A1 üretimine 1975 yılında son verilmiş ve toplam 19.724 adet üretilmiştir.
    Anadol A1 aynı zamanda Türkiye’nin ilk ralli arabası, Anadol Ralli Takımı (ART) da ilk ralli takımı olarak tarihe geçmiştir. Türkiye’nin ilk resmi rallisi olan 1968 Trakya Rallisi’ni kazanan A1 takımı ve ünlü pilotlar Renç Koçibey ve Demir Bükey’dir. İskender Atakan, Claude Nahum, Mete Oktar, Şükrü Okçu ve Serdar Bostancı’yı da diğer ünlü A1 pilotları olarak sayabiliriz. Bir başka A1 fanatiği de ünlü ralli pilotu Romolo Marcopoli’dir. 1968’de bir başka ünlü Türk pilot İskender Aruoba 30.000 km’lik ve 8 ay süren Avrupa-Afrika-Asya Rallisine Anadol A1’i ile katılmış ve başarı ile tamamlamıştır.

    MURAT 124
    Murat 124, 1971 yılında Tofaş’ın Bursa fabrikasında Fiat 124 şasesine oturtularak Türkiye’de yabancı lisansla üretilen ilk otomobil.
    Murat 124 1971-1977 arasında 134 bin 867 adet üretilmiştir. Kuş serisinin üretiminin başlamasıyla 1977 yılında üretimi durdurulmuştur.1984 yılında Tofaş Serçe adıyla yeniden üretimine başlanmış,1995 tarihinde bu kez tamamen durdurulmuştur.
    Murat adı Fiat markasının Türkiye'ye uyarlanmasıdır. Koç Holding ve Fiat bu isim değişikliğiyle, Türk tüketicisine yerli bir otomobil sunumunu vurgulamak için yapılmıştır. Fiat İspanya'da da aynı isim değişikliğini, o zamanki ortağı Seat ile de uygulamış, İspanya'da satışa sunulan Fiat araçları Seat adıyla satılmıştır.
    Fiat 124, Avrupa'da Yılın Otomobili yarışmasında 1967'de birincilik ödülünü almıştır.
    Üretici marka:
    Tofaş

    Model Adı: Murat 124
    Üretim yılı: 1971-1977
    Karoseri: Sedan
    Şanzıman: 4 ileri düz vites
    Aks mesafesi: 2420 mm
    Uzunluk: 4042 mm
    Genişlik: 1625 mm
    Yükseklik: 1420 mm
    Boş ağırlığı: 950 kg

    RENAULT 12
    Renault 12, 1968 yılında üretilmeye başlanan ve son olarak Renault 12 Toros ismiyle 2000 yılına kadar üretilen Renault modeli. 1968 yılının kasım ayında vizyona çıktığı Paris Otomobil Fuarı’dan bugüne 21 ayrı ülkede üretim lisansı alındı. Fuarın ardından aldığı tepkiler çok etkileyiciydi: Konforlu iç mekan, kendine özgü tasarım, performans ve yakıt ekonimisi. 1965 yılında Renault 8 ve Renault 16 arasındaki boşluğu dolduracak yeni bir model yaratılması adına ortaya atıldı. Fransız kurmayların mühendislerinden istekleri çok netti: Maliyeti ekonomik, iç mekanı geniş, bagajı bulunan ve küçük motor taşıyan bir otomobil yaratın! Bu otomobilin diğer misyonu da dünya otomobili olası, Fransa dışında da satılmalıydı.
    Otomobilin tasarımı konusunda Renault 16’dan fazlasıyla etkilenildi. Buna rağmen teknolojileri arasında ciddi farklılıklar vardı. Boylamasına yerleştirilmiş motoru, hemen arkasına yerleştirilmiş kompakt boyutlardaki aktarma organları ve önden çekişli yapısıyla farkını ortaya koymaya başladı.
    Üretici marka:
    Renault

    Model Adı: 12
    Üretim yılı: 1968-2000
    Karoseri: Sedan
    Station wagon
    Motor tipi:
    Benzin
    Motor gücü:
    72 bg
    Tork: 105 nm
    Max. Hız: 160 km/s
    0-100 km/s: 14,2 sn
    Uzunluk: 4388 mm
    Genişlik: 1636 mm
    Yükseklik: 1434 mm
    Boş ağırlığı: 950 kg

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi

    bizim bilim adamlarımıza bıraz daha guvenebılır ve ımkan saglarsak yapamıyacagımız
    yok gibi....

Benzer Konular

  1. Türkiyenin en iyi oynayan dansözü
    Gül@y Tarafından Opera Bale Dans Foruma
    Yorum: 49
    Son mesaj: 06-06-2016, 08:19 PM
  2. Türkiyenin En İyi Psikologları
    dogangunes Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 14-04-2014, 03:25 AM
  3. Türkiyenin En İyi Anadolu Liseleri
    dogangunes Tarafından Okul Rehberi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-02-2013, 05:22 PM
  4. Türkiyenin imajlara ihtiyacı var
    orkuorkun Tarafından Borsa ve Ekonomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-04-2011, 10:38 AM
  5. türkiyenin kaçınılmaz gerçeği
    Go[rk]eM Tarafından Kültür, Sanat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-08-2007, 08:00 PM
Yukarı Çık