Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

Başörtüsü Konusu ve Kur'an.....

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Başörtüsü Konusu ve Kur'an..... Konusununun içerigi kısaca ->> İslam inancında, kadınlarda başın örtülmesi Kur’an emri midir? Gelin bu soruya, farklı bir yoldan Kur’an a bakarak cevap arayalım. Önce ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    10732

    Başörtüsü Konusu ve Kur'an.....

    İslam inancında, kadınlarda başın örtülmesi Kur’an emri midir? Gelin bu soruya, farklı bir yoldan Kur’an a bakarak cevap arayalım.

    Önce Kur’an ın bizlere verdiği hükümleri, nasıl izah ettiği konusuna-yöntemine bakalım Kur’an dan. Bu konuda sizlere bazı ayet örneklerini vereceğim ki, sizlerin başörtüsünün Allah emri olup olmadığını düşünürken, referans olsun. Bakın Allah ayetlerini nasıl göndermiş bizlere.

    İsra 89: Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.

    Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, sonra da detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır.

    Hicr 1: Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.

    Nur 34: Andolsun ki biz size açık açık bildiren ayetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik.

    Araf 52: Çünkü Biz, gerçekten de onlara, inanacak bir toplum için bir doğru yol, içinde bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitap ulaştırmıştık”.

    Nahl 89: O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

    Kehf 54: Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

    Yukarıdaki ayetler üzerinde dikkatle düşündüğümüzde, Allah ayetlerini detaylı, apaçık, ihtilafa düştükleri konularda yol gösteren, her şey için bir açıklama, her türlü misalden değişik örneklerle, apaçık delillerle gönderdiğini söylüyor. En son yazdığım ayette ise, aslında hiç unutmamamız gereken bir bilgi veriyor ve bakın ne diyor Kehf suresi 54. ayetinde.

    (Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için, HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK.)

    Lütfen yazımızın sonuna kadar bu ayeti hiç unutmayalım, çünkü konu üzerinde düşünmemizde, karar vermemizde yardımcı olacak. Şimdi gelelim konumuza. Müslüman kadınların başlarını örtmeleri farz mıdır? Yani Allah emri midir? Eğer bir kısım din kardeşlerimizin söylediği gibi, başın örtülmesi farz ise, Allah bu emri yukarıda yazdığım ayetler doğrultusunda, Kur’an da apaçık bildirmesi gerekir. Çünkü biz ayetlerimizi hiç şüphe duymadan, açık, anlaşılır ve daha önemlisi her türlü misaller, örnekler vererek açıkladık diyordu. Zaten muhkem ayetlerinde anlamı, şüphe duyulmayacak kadar açık ve anlaşılır sağlam, güçlü sözler demek değil miydi?

    Başörtü konusunu, bu bilgiler doğrultusunda anlamaya çalışırsak, Allah ın ne emrettiğini de doğru anlamış oluruz.

    Kadınların başlarını örtmesi farzdır, Allah emridir diye Kur’an dan örnek verilen ayetin o bölümünü, alıntı yaparak önce yazalım ve daha sonra üzerinde düşünelim.

    "Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler." Nur: 31

    Bu ayette geçen kelimenin, başörtüsü mü yoksa yalnız örtü anlamında mı olduğu konusunda, tartışmak istemiyorum. Başörtüsüne delil gösterildiği şekliyle, ayeti yazıp ve bu haliyle anlamaya çalışalım. Çünkü Allah ın kitabında, bir kelimeye farklı bir anlam dahi verseniz, anlatılmak isteneni asla değiştiremezsiniz. Değiştirmeye kalkanlar, ancak kendilerini avuturlar. Çünkü ne diyordu Yaradan, biz her konuda nice misali, değişik şekillerde Kur’an da açıkladık. Buradan da anlıyoruz ki Kur’an, bizzat kendisini anlatan, açıklayan, eşi benzeri olmayan bir rehberdir, nurdur.

    Ayette verilen emrin, cümlenin yüklemin den, göğüs yani yaka açıklığının, dekoltesinin kapatılması gerektiğini anlıyoruz. Peki, neyle örtün diyor? Başınıza örttüğünüz örtülerin bir kısmıyla, göğüs açıklığınızı örtün diye anladığımızı düşünelim.

    Allah hükümlerimi, açıkça veririm dediği halde, bizler ayette hükmü verilen, yapılması istenen, yaka açıklığının, göğüs dekoltesinin kapatılması dışında, ASLINDA AYETTE, BAŞINDA DOLAYLI BİR ŞEKİLDE ÖRTÜLMESİNİ EMREDİYOR ALLAH, DİYEBİLİR MİYİZ bu ayete bakarak? Çünkü başın örtülmesine delil, bu ayetten bu şekilde çıkartılıyor. Böyle düşünmek Muhkem ayetin anlamına da ters düşüyor. Çünkü muhkem ayetler sağlamlaştırılmış, hiçbir kuşku duyulmadan apaçık anlamındadır.

    Şimdi sizlere soruyorum, bahsedildiği kadar önemli olan bir emri Allah, açık bir hükümle vermeyip, dolaylı bir şekilde vermiş olabilir mi?

    Diyelim ki bu ayette dolaylı bir emirle Allah, kadınların başlarının da örtülmesini emrediyor diye kabul edelim. Bu durumda ne yapmamız gerekir? Yazımın başında unutmamamız gereken bir ayet var demiştim, hatırladınız mı? Madem bu ayette açık değil, dolaylı bir hüküm verdi Rabbimiz, Kur’an ın başka ayetlerinde, bu hükmü açıklaması, açıkça izah etmesi hükmünü vermesi gerekir. Bu bilgiyi bizlere veren, Kur’an ın bizzat kendisidir hatırlayınız.

    Kur’an a baktığımızda, asla hiçbir ayetinde bu konudan bahsetmez, bu konuya açıklık getirdiği bir ayeti göremezsiniz. Yani kadının başını örtmesine dair, MUHKEM bir ayet yoktur Kur’an da. Başörtüsüne delil getirilmeye çalışılan konuların hepsi, kelimelere farklı anlamlar yükleyerek, aslında bu ayette başında örtülmesi, dolaylı anlatılıyor şeklinde delil gösterilir.

    Ne yazık ki ayetlerde geçen kelimelere, Allah ın hiç bahsetmediği, açıklamadığı, izah etmediği anlamları vererek, kendimize Kur’an dan delil arıyoruz. Bu yöntem sizce Allah ın bizlere önerdiği, Kur’an ı anlamamız adına, takip etmemiz gereken yönteme uygun mu?

    Bu konuyu düşünmeye devam edelim. Diyelim ki, Allah göğüs açıklığının örtülmesinde verdiği örnekte, başörtüsü sözcüğünü kullanmışsa, bu emri mutlaka dolaylı da olsa, başörtüsüyle yerine getirmeliyiz. Başka bir yöntemle göğüs dekoltesi örtülürse, ayetin hükmünü yerine getirmek eksik kalır diye düşünelim. Konumuzun daha açık anlaşılabilmesi için, Kur’an dan bir örnek vermek istiyorum.

    Rabbimiz elçisine, hac konusunda bir ayet indiriyor ve bakın hacca gideceklerin hangi yollarla gidebileceği örneğini veriyor.

    Hac 27: İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

    Allah elçisine, o günün toplumunun imkânları ve halkın yaşamında çok önemli yer tutan ulaşım şekliyle ayetini indiriyor ve diyor ki, ister yaya ister deve sırtlarında hacca gidin. Şimdi sizlere soruyorum. Hacca gitmek yaya ve deveyle farzdır, motorlu araç veya uçakla gidemeyiz diyen var mı aramızda? Eğer yok diyorsanız, bahse konu Nur suresi 31. ayeti de aynı şekilde, aynı mantıkla anlamalıyız.


    Buradan da anlaşılıyor ki, Allah ın ayetlerde verdiği hükümlerini yerine getirmek için, kullandığımız ARAÇ, zamana ve mekâna göre değişebilir, ama HÜKÜM asla değişmez. Nur 31. ayetinde açık emir göğsün örtülmesidir. Bunu ister o günkü toplumun geleneklerinde olan başörtüsüyle yaparsın, ister farklı bir örtüyle yaparsınız.

    Konunun daha iyi anlaşılması için, daha önce bir yazımda verdiğim örneği tekrarlamak istiyorum. Diyelim ki Yaradan bir ayetinde, ey iman eden kadınlar, beliniz ve göbeğiniz açıkta kalmasın, onun için giydiğiniz gömleklerinizi aşağıya doğru salınki beliniz açıkta kalmasın, diye bir ayet indirmiş olduğunu farz edelim.

    Bu durumda Allah, belin ve göbeğin kapatılmasıyla birlikte, gömleğin de giyilmesinin farz olduğunu emrediyor diyebilir miyiz? Elbette mümkün değil. Hüküm belin ve göbeğin kapanmasıdır. Verilen örnekte GÖMLEK bir araçtır. Araç zamana, mekana, geleneğe göre değişir, ama hüküm asla değişmez. Allah onun için düşünerek iman edin diyor.

    O günde, bugünde Kur’an ın indirildiği toplumda, kadınında erkeğinde başları zaten örtülüydü. Ama neden örtülüydü? Allah emrettiği için mi, yoksa yaşadığı ortamın, iklimin gerekliliğinden mi? Elbette yaşadıkları coğrafyanın gereği, erkekte kadında başlarını örtmek, kendilerini çöl rüzgârından, sıcağından, kumlardan korumak durumundaydılar.

    Şimdide geleneklerden yola çıkarak, bu konuyu anlamaya çalışalım. Araplarda kadının başının örtülmesi özgür kadın anlamındaydı. Bir başka deyişle, özgürlüğün simgesiydi. Yani cariyeler Müslüman bile olsalar, başlarını örtmeleri yasaktı. Dışarıda gezerken, cariyemi hür kadın mı olduğu belli olsun diye.

    Cariyelerin Müslüman bile olsa, başlarının örtmesinin yasak olması, Kur’an ın indirilmesinin tamamlanması sonunda da değişmemişti. Bu durumda sizce, Nur suresi 31. ayeti peygamberimiz, Müslüman olan topluma tebliğ ederken, nasıl tebliğ etmiş olabilir?

    Ey cariyeler, Müslüman bile olsanız, sizin başınızı örtmeniz yasaktır. Yalnız Hür kadınlar başlarını örtecek, bu Allah ın emridir diye topluma tebliğ etmiş olabileceğine inanıyor musunuz?

    Hayır inanmıyoruz, çünkü Kur’an ın genel hükümleri tüm iman edenler için geçerlidir diyorsanız, Nur suresi 31. ayette, Allah bu ayette kadınların başlarını da örtmesi gerektiği emrini dolaylı verdiğini, lütfen söylemeyelim.

    İslam dininde helal ve haramlar, Kur’an a iman eden herkes için aynıdır. Dikkat ediniz helal ve haramlar diyorum. Köleler konusunda özel ayetler vardır Kur’an da, ama bu ayetler helal ve haram konularını kapsamayıp, onların yaşantılarında kolaylıklar sağlayacak konulardır.

    Çok ilginçtir, günümüzde yapıldığı gibi, peygamberimiz devrinde ve dört halife devrinde, başörtüsü konusunda hiçbir tartışma olduğuna rastlamıyoruz. Hele hele saçın bir telini gösteren kadın günaha girer sözleri, peygamberimiz dönemi kadınların saçlarının örtme şekli ile hiç örtüşmez. Çünkü Arap kadınları saçlarını örüp, arkasından aşağıya salarmış. Cariyeler arasından, bizlerde Müslüman’ız başımızı örtmek istiyoruz diyen hiç çıkmamış.

    Bir başka düşünülmesi gereken ise, ülkemizde bundan yaklaşık 35 sene öncesine kadar, bugün türban diye örtülen başörtüsü şeklinin olmadığını görüyoruz. Bu sizleri düşündürmüyor mu?

    Başın örtülmesi bir gelenektir. Bizlerinde güzel bir geleneği. Bunda hiç şüphe yok. Geleneklerimizi elbette yaşatalım, ama dinin ana unsuru yapmadan. Bir Müslüman a düşen, din kardeşini Kur’an ile uyarmak olmalıdır. Gerisi herkesin kendisine kalmıştır. Çünkü herkes hesabını kendisi verecektir. İnancında özgürdür, kısıtlanamaz.

    Bu konuda önemli olan, Allah ın açıkça hüküm vermediği bir konuda, buda Allah ın hükmüdür, haramdır demenin yanlışlığıdır. Allah ben sizlere neyi haram kıldığımı açıkladım der Kur’an da. Bunun dışında haramlar edinmeyin diye de ikaz eder.

    Allah ben verdiğim hükümleri, koyduğum haram sınırlarını, açık örneklerle, değişik ifadelerle verdim diyorsa, lütfen Rahmanın bu uyarısını dikkate alalım, Kur’an ı bu mantıkla anlamaya çalışalım.

    Allah HARAM konusunda çok dikkat çekici bazı uyarılarda bulunuyor bizlere ve bakın ne diyor.

    Nahl 116: Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler

    Demek ki helal ve haram konusunda, ben Kur’an da her türlü açıklamayı yaptım, izah ettim diyor. Bunun dışında haramlar edinir ve Allah a nispet ederseniz, ALLAH A İFTİRA ATMIŞ OLURSUNUZ.

    Kur’an emrettiği haramları açıkça bildirmiştir ve tek tek açıkça saymıştır. Peki, kadının başını örtmesi konusunda açık bir hüküm vermiş midir? Elbette vermemiştir.

    Allah neden diğer konularda, haram olanları çok açıkça Kur’an da bildirilmiş örnekleri verilmiş de, kadının başının örtülmesi konusunda, Rabbimizin tek bir açık hükmü yok. Neden bu soruyu kendimize sormuyoruz? Ne yazık ki Kur’an devre dışı kalmış, rivayet ve sanı Kur’an ın önüne geçerek, onlarla iman eder olmuşuz. Hani Yaradan sizleri, Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyordu? Yoksa bu ayete iman etmiyor muyuz? Allah bizleri affetsin.

    Sizce bu kadar önemsenen konuda, Allah Nur suresi 31. ayetinde hükmünü açıkça değil de, dolaylı bir şekilde vermiş olabilir mi? Bu hüküm verme şekli, yazımızın başında hatırlattığımız Kur’an öğretisine, ayetlerine uyuyor mu? Yorum ve karar sizlerin.

    Allah ın açıkça haram demediği bir konuda, bazı beşeri kaynaklardan yola çıkarak, ya da atalarımızın itikatlarına delil olsun diye, kelimelerin ardından anlamlar çıkararak, bazı şeylere HARAM diyenleri, bakın Allah nasıl uyarıyor.

    Enam 150: Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." EĞER TANIKLIK EDERLERSE SAKIN ONLARLA BİRLİKTE TANIKLIK ETME! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahrete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.

    Yüce Rabbimiz, sizlere apaçık ayetler indirdim, düşünün ve nefsinizin ihtirasları ile haramlar edinmeyin diyorsa, sanırım bu konuda çok daha dikkatli olmamız gerekir. Lütfen şu soruyu dikkatle düşünerek, mutlaka Kur’an ın onayladığı bir cevap bulmalıyız.

    Nur suresi 31. ayetinde Allah, kadının göğüs açıklığının kapatılması emrini açık ve anlaşılır olarak vermişse, yine kadının başının örtülme emrini, Kur’an ın başka hiçbir yerinde bahsetmeyip, yine bu ayette açık değil de, dolaylı olarak kadın başını da örtmelidir, hükmünü vermiş olabilir mi? Bu sizce mümkün mü?

    Bazı kardeşlerimizin söylediği gibi, kadının başı zaten o devirde kapalıydı, ayrıca kadının başının örtülme emrini Allah ın vermesi gerekmezdi, diyebilir miyiz? Kadın saçının bir tek telini bile gösterdiğinde, cehennemliktir diyenler, acaba büyük bir vebal altında olmuyorlar mı? Bu hükmü Yüce Rabbimiz vermemişse, bizler nasıl olur da veririz.

    Biliyorum başını örten birçok din kardeşimden, bu yazımdan dolayı tepki alacağım. Benim söylediklerimi, yazdıklarımı lütfen dikkatle Kur’an ın özünde düşünün ve değerlendiriniz. Amacım başını örten kardeşlerimin, başörtülerini açmaları asla değildir. Buna Rabbimiz şahittir.

    Amacım geleneklerimizin dinleştirilerek, Allah ın açık bir emri olmadığı halde, bunlarda Allah katındandır demenin, büyük HARAM, büyük GÜNAH olduğunun anlaşılması adınadır.

    Dilerim Yüce Rabbimden, yalnız Kur’an ın haram dediğine haram diyen, kendi nefsimizde haramlar edinmeyip, Allah ın sınırlarını bilen, geleneklerini dinleştirme den gereği gibi yaşayan, TAKVA sahibi Rabbin halis kullarından oluruz.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sevmekesas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nerden
    İstanbuL
    Mesaj
    409
    Rep Gücü
    5445
    Allah u Teala cc Nur Suresi'nde açıkça "başörtülerini göğüslerine kadar salsınlar" demektedir.

    Orada "humurihinne" sözcüğü geçiyor. Bu da "başörtüleri" demektir. Yani Türkçede "humurihinne" arapçası "başörtüleri" diye açıklanabilir. Yani başın kendisi ile kapatıldığı bez demektir. Hımar kelimesinin çoğuludur.

    Yani Allah u Teala zaten başı kapatmakta kullanılan bir örtünün aşağıya doğru, omuzlardan göğse doğru salınmasını tavsiye ediyor. Kur'an kur'an diyorsunuz Kur'an'daki genel ruh da hep bu yöndedir. Açıklık, açılma, açma yönünde değil tam tersine hicab, ve örtülme yönündedir. Cilbab ayeti de apaçıktır zaten bu hususta.

    Yani antiMuhammedîlerin İslam'ı dejenere etme niyetlerini her fırsatta ortaya koyma cür'eti de önem arzetmektedir.

    Bu ayet inzal olduğunda tüm mü'min kadınlar derhal saçlarını kapamışlardır. Bu hususta Esma hadisi mevcuttur.

    Ama dejenere edici antiMuhammedî akımın lügatlerinde Hazreti Peygamber(AS) mevcut olmadığından dolayı o zamanki müslümanlar(Peygamber ve yanındakiler)'ın bu olay üzerine nasıl davrandıklarını hiç ağızlarına almazlar. Peygamberi(AS) es geçerler; peygamberden ders alan sahabiyi es geçerler, onlardan ilham alan amel-i salih mü'minleri de es geçerler ve kendileri "İşte bu böyledir" diye saptırıcı ve ifsad edici yeni anlayışları ortaya koyarlar.

    AntiMuhammedî düşünce sapkın bir akımdır. İslam'ın altına dinamit yerleştiren en tehlikeli ve sinsi zihniyettir.

    seckince
    "seckince-SEVMEKESAS-Speare" Hattı

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    10732
    Dini rivayetlerden ve sanıdan değil, Kur'an dan öğrenmeliyiz, bu Allah emridir. Başörtüsünün Allah emri olmadığını aslında siz bana verdiğiniz cevabınızda bile söylüyorsunuz, ama sanırım farkında değilsiniz. Bakın ne demişsiniz.

    ( Yani Allah u Teala zaten başı kapatmakta kullanılan bir örtünün aşağıya doğru, omuzlardan göğse doğru salınmasını tavsiye ediyor.)

    Söyledikleriniz çok doğru, gelenekten ve iklim şartlarından zaten başınıza taktığınız örtüleriniz ile göğüs açıklığını da örtünüz diyor. Kadın başını örtsün diye emretmiyor. Bazı kardeşlerimiz bunu söylemesine gerek yok, zaten kadının başı o toplumda örtülüydü deniyor. Kur'an yalnız O topluma değil, tüm âleme indirildi lütfen unutmayınız. O dönemde erkeğinde başı örtülüydü, halada Araplarda örtülü çünkü ortam onu gerektiriyor. Neden aynı mantıkla düşünüp, erkekte başını örtmelidir demiyoruz.

    Kur’an da verilen hükümlerin açık, anlaşılır ve birçok örneklerle izah edildiğini Kur’an bizzat söyler. Onun içindir ki ayetlerden anlamlar çıkartırken aslında şunu da söylemek istiyor gibi bir yaklaşımla, ayetlere yaklaşamayız. Bunu yaptığımız için, Kur’an ı kendi gelenek ve rivayet inançlarımıza uyduruyoruz. Hâlbuki ayetleri kendimize uydurmak yerine, bizler Kur’an ayetlerine uymalıyız.

    Yazımda örnek vermiştim. Eğer sizin mantığınızla yola çıkarak ayeti anlarsak, Allah ın hac konusunda verdiği ayeti de aynı mantıkla anlamalıyız. Ayette ne diyordu? Haccı ilan et ve gerek yaya gerek deve sırtlarında hacca gitsinler.

    Peki, bu durumda hacca yaya ya da devenin dışında gidilmez mi? Elbette anlatılan bu değildir. Anlatılan ve verilen hüküm HACCA gidilmesidir, emrin yerine getirilmesindeki aracın önemi yoktur. Nur 31. ayette de aynı mantığı düşünmeliyiz. Ayette verilen emir, göğüs açıklığının kapanmasıdır. İster başınızı örttüğünüz örtüyle, isterse başka bir şeyle örtün anlamındadır.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sevmekesas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nerden
    İstanbuL
    Mesaj
    409
    Rep Gücü
    5445
    Bakınız yüğzeysel konuşuyorsunuz.
    Allah u Teala cc "başörtülerinizi yakalarınızın üzerine-kadar- örtünüz" diyor. Bu tarih boyunca herkes atarafından hep aynı anlaşıldı. kadınlar da hep aynı şekli uyguladı. Yani "Allah başörtüsü emretmedi" demenin mantığı yok. Böyle bir ters mantığa da hiç gerek yok. Çünkü murad edilkenin "örtünmeme" değil tam tersine "tesettür" olduğu zaten belli. Cilbab ayeti ve bir çok Asr-ı Saadet uygulaması ortada iken kalkıp da "Aslında Allah başörtmeyi emretmedi" demenin mantığı yok. Kur'azn Kur'an diyorsunuz. Kur'an'ın genel ruhu, genel iklimi açıklığı ve başaçıklığını değil tam tersine haya, hicab ve örtünmeyi(tesettürü) işaret eder. "Başörtüsü" türkçe bir kelime.. "baş" ve "örtü" sözcüklerinin bileşimi ile ortaya çıkmış bir sözcük. Yani biz bunu böylece türkçeleştirmişiz. Kur'an'daki anlatımıyla humur veya hımar(tekili) olarak dikkat çekilmekte. Hımar ise 'başın kapatıldığı bez, örtü" anlamındadır. Bu örtünün göğüsleri de kapatacak şekilde olması tavsiye ediliyor. Hazreti Peygamber de eşlerine ve hane-i saadetlerine aynı yönde işaret buyurmuş. Kadınlar hemen, derhal(!) buldukları kumaş parçalarını güzelce örtünme amaçlı kullanmışlardır. Demek ki İslam kadınından istenen, murad edilen şekil bu idi.

    Yoksa resul-i ekrem ve muhterem eşleri böyle yapar mıydı hiç?
    Ama antiMuhammedî zihniyyet peygamberi(katolik inancından mülhem olarak) haşa terörist olarak kabul ettiklerinden ötürü, onun uygulama ve yönlendirmelerini es geçmekte, yok saymakta ve "Biz ne öğreneceksek Kur'an'dan öğrenmeliyiz, öğreneceğiz" teranesini yaymağa çalışmakta..

    Pekiiii O büyük peygamber bu Kur'an'ı görmüyor muydu? Diyemez miydi ki "Bu örtüdür sadece. masa örtüsü gibi bi şey yani. Bunu omuzlarınızdan aşağı göğüs çatalınıza doğru örtünün. Bir omuz atkısı gibi yani. Saçlar önemli değil" diyemez miydi.

    mesela o peygamber ne diye Esma Hatun'a(RA) "Şuranı şuranı da kapatacaksın. Allah böyle buyuruyor" dedi ki?

    Bu iddiaları Resul-i Ekrem'i ve bin küsur yıllık İslam birikimini yok saymak, es geçmek, onu anşlamamazlık ve teröristlikle suçlamaktır.

    Kadın başını örtsün diye emretmiyor mu acaba? Peki cilbab ayetini ne yapacaksınız?

    Acaba Muhammed Mustafa AS 'ı ne yapacaksınız? Ayşe annemizi ne yapacaksınız? Ve diğerlerini...Önemli değil di mi; onları es geçeriz ve sadece Kur'an'a bakarız.. Onlar anlamamış da olabilir di mi? Onlar yani resul-i ekrem, Hz. Ali, Ebubekir, Ömer vs vs.. Di miiiiiii :)
    "seckince-SEVMEKESAS-Speare" Hattı

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sevmekesas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nerden
    İstanbuL
    Mesaj
    409
    Rep Gücü
    5445
    Dini rivayetlerden ve sanıdan değil, Kur'an dan öğrenmeliyiz, bu Allah emridir.
    Bakınız sizi anlıyorum..
    Rivayet diyorsunuz.
    Sizin rivayet de3diğiniz şey apaçık ortada ki Peygamber'in öğretileri ve tavsiyeleridir.
    Pekiiii Kur'an'ı kim bildirdi acaba bize?
    Peygamberi yani rivayet denilenleri reddederseniz nasıl olacak? Çünkü Kur'an da rivayet değil midir?
    Hazreti peygamber bizzat "İşte şu şu söylediklerim ayettir. Ve Kur'an'dır.. Şu şu söylediklerim de sünnettir, müstehabdır, mekruhtur.." dediğine göre 'DİN diye bildiklerimizin hepsi; AMA HEPSİ DE hazreti Peygamber'in bize bildirdiklerinden ibaret değil mi GTA Hocam?

    Siz Kur'an Kur'an diyorsunuz da bu Kur'an hangi kaya üzerine gelmiş ki acaba? Veya hangi melek tecessüm ederek bunu sunmuş ki?
    Veya -haşa- Allah u Teala hulül mü etmiştir ki?

    Yani böyle bir kitab Peygamberlik yaşı ile eşit yaşta. Peyderpey vahyolunan bir bütün bu. Yani Bir kişi çıkıyor ve "Ben Peygamberim eyyy ahaliiiii" diyor.. Elinde kitap falan yok.. Haydi "Ukaz Panayırında dediklerini" Kur'an'dan göstersene bana? Veya Gadir-i Hum'daki olayı Kur'an'dan bulsana bana?

    KuR'an'da "Allah'a ve resulüne uyun" denildiğine göre; oruç kısmına inanacaz da bu "uyma" kısmına tabi olmayacak mıyız yani?

    Azcık mantıklı olun lütfen..

    Saygı sunuyorum..
    seckince
    Konu sevmekesas tarafından (17-02-2014 Saat 01:45 PM ) değiştirilmiştir.
    "seckince-SEVMEKESAS-Speare" Hattı

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    319
    Rep Gücü
    10732
    Değerli din kardeşim. İslam a baktığımız pencere çok farklı olduğu için, düşüncelerimiz ve inancımızda çok farklı oluyor. Bu tartışmalar yüzlerce yıldır var, var olmaya da devam edecek. Taki beşerin penceresinden değilde, Kur'an ın penceresinden bakana kadar.

    Kimin en doğru yolda olduğunu Rabbimiz bilir diyerek, saygılarımı sunuyorum.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sevmekesas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nerden
    İstanbuL
    Mesaj
    409
    Rep Gücü
    5445
    "Kimin doğru yolda olduğunu Rabbim bilir" demek ve

    O muhteşem "çevir kazı yanmasın" formülüne sığınmak..

    Bilmukabil saygı sunuyorum..

    seckince'nin antiMuhammedî düşünce akımıyla mücadelesi yeni değildir zaten. Biz gerekçelerimizi açıkladık. "Sizin bakış açınızla bizimki başka" diyorsunuz, ki doğru bi tesbit. Biz Muhammedî bir bakış ile bakıyoruz.. Resul-i Ekrem'den sudur eden bazı hususları alıp da(mesela ayetleri) diğer uygulama, söylem ve tavsiyelerini reddetmek bir ideoloji hırsızlığından başka bir şey değildir.

    Unutulmasın ki Kur'an'ı da, sünneti de, her şeyi ama her şeyi tüm bildiklerimizi onun bizesöylemesiyle biliyoruz. O ne diyorsa "Amenna" demekle mükellefiz.. ;)
    "seckince-SEVMEKESAS-Speare" Hattı

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sevmekesas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nerden
    İstanbuL
    Mesaj
    409
    Rep Gücü
    5445

    antiMuhammedî bakış açısı dezenformatif bir bakıştır.

    "Kimin doğru yolda olduğunu Rabbim bilir" demek ve

    O muhteşem "çevir kazı yanmasın" formülüne sığınmak..



    seckince'nin antiMuhammedî düşünce akımıyla mücadelesi yeni değildir zaten.

    Biz gerekçelerimizi açıkladık. "Sizin bakış açınızla bizimki başka" diyorsunuz, ki doğru bi tesbit.

    Biz Muhammedî bir bakış ile bakıyoruz..

    Resul-i Ekrem'den sudur eden bazı hususları alıp da(mesela ayetleri) diğer uygulama, söylem ve tavsiyelerini reddetmek bir ideoloji hırsızlığından başka bir şey değildir.

    Unutulmasın ki Kur'an'ı da, sünneti de, her şeyi ama her şeyi tüm bildiklerimizi onun(yani peygamberin) bize söylemesiyle biliyoruz. O ne diyorsa "Amenna" demekle mükellefiz.. ;)

    Bilmukabil saygı sunuyorum..
    "seckince-SEVMEKESAS-Speare" Hattı

Benzer Konular

  1. Biyoloji Proje Konusu
    drakened Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 06-12-2016, 11:16 PM
  2. Miraç konusu ve Kur'an......
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 20-02-2013, 10:31 PM
  3. Kur'an'da başörtüsü emri yok mu?
    ashenarşi Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 30-03-2011, 01:10 PM
  4. alkol konusu
    cahil73 Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 03-11-2008, 03:00 PM
  5. başörtüsü yemini
    çerkeş18 Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 16-06-2008, 04:35 PM
Yukarı Çık