2. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci 1234 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 42
  1. #11
    Acemi Üye china - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Nerden
    ERZİNCANLIYIM , ÇİN DE YAŞIYORUM
    Mesaj
    154
    Rep Gücü
    2176
    sayın sosyalist merak ettimde siz hep böyle kulaktan duyma şeylerlemi yetinirsiniz sorduğunuz sorular araştırılıp öğrenilmesi ve en önemlisi kuran-ı kerimden öğrenilmesi gereken konular şimdi burada size cevap verildiği taktirde bile yeterli görmüyorsunuz madem size cevap verecek insanların söylediklerine itimatınız yok ozmn amacınız nedirki burada bu soruları yöneltirsiniz?
    bence siz polemik yapmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz öğrenmek falanda umrunuzda değil öyle olsaydı sayın ümminin yazdıklarına saygısızlık etmez yeterli bulmasanızda ufak bir teşşekürü borç bilirdiniz.

  2. #12
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesaj
    763
    Rep Gücü
    6151
    Alıntı china´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın sosyalist merak ettimde siz hep böyle kulaktan duyma şeylerlemi yetinirsiniz sorduğunuz sorular araştırılıp öğrenilmesi ve en önemlisi kuran-ı kerimden öğrenilmesi gereken konular şimdi burada size cevap verildiği taktirde bile yeterli görmüyorsunuz madem size cevap verecek insanların söylediklerine itimatınız yok ozmn amacınız nedirki burada bu soruları yöneltirsiniz?
    bence siz polemik yapmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz öğrenmek falanda umrunuzda değil öyle olsaydı sayın ümminin yazdıklarına saygısızlık etmez yeterli bulmasanızda ufak bir teşşekürü borç bilirdiniz.
    Sayin China
    Asil mesele sizin de dediginiz gibi sorulan sorularin büyük bir bölümünün cevabi Kuran kaynakli olacak... Ama soran kisi Allah a , kuran a inanmiyorsa oradan yani Kurandan ne kadar cevap verilirse verilsin nafile.. Hicbir tereddüte yer vermeyecek cok acik ve net cevap verilmis olsa bile zaten sorular cevaplari merak edildigi icin degil cevap veremeyecekler mantigi ile soruldugundan, cok net ve ikna edebilecek bir cevap karsisinda bile en son $unu diyecektir Sosyalist ; Iyi Ho$ ama ben Kurana inanmiyorum ki ,ondan verdiginiz cevaba inansam...!

    Mesele bu..! Allah'a inanmayan bir insanla önce Allah varmi yokmu tartisilmali..tartisma sonucu sayet karsidaki insan inanmamaya Devam ediyor Allah yok..! demekte Israr ediyorsa o kisi ile din ile ilgili Kuran,peygamber,helal,haram,cennet cehennem..vs hicbirsey tartisilmamali..

    Inanci cok katli bir Apartmana benzetelim her katinda imanla ilgili seyler olsun, mesela bir katinda oruc,digerinde hayir hasenat, baska katinda melekler,peygamberler, Allah inanci, vs vs ... Karsindaki kisi diyor ki ; Benim görüs alanimda böyle bir Apartman yok..! Biz ise o apartmanin iste ne bileyim 5. katindaki falanca odasindaki bilmem neyini o kisiye anlatmaya calisiyoruz... Adam diyor ki Apartman yok..!

  3. #13
    Acemi Üye china - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Nerden
    ERZİNCANLIYIM , ÇİN DE YAŞIYORUM
    Mesaj
    154
    Rep Gücü
    2176
    sayın komonda verdiğiniz son örnek komik olsada şu açıdan baktığınızda aslında kuranda yazılanlar peygamberimizin buyrukları doğrultusunda ALLAH ın varlığına inanmasada dinimizin belirttiği tarzda bir insan olabilir bellimi olur . .
    sayın sosyalist dünya insanın iyilik temizlik ahlaklı olmasını istiyor dinimizde zaten bunu buyuruyor ve bunu amaç edinmiyormu ?
    bu doğrultuda gidersek aynı yolda buluşa biliriz tek farkımız sayın sosyalistin maddecilik inancı bizlerin ise ALLAH inancı olur ee bukadarınada şükür deriz :))
    ancak sayın sosyalist nezamn konu onun istediği yönden saptımı yorum yapmıyor amacı insanların kafasını karıştırmak falan ise bu konuda başarısız bence .
    delinin biri kuyuya taş atarda 40 akıllı o taşı çıkaramaz ya o hesap sanırım :D

  4. #14
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Kuran Astronomisinin Toplu Eleştirisi

    1. Gündüz ve Gece

    “Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır” Zümer: 5 (Diyanet İşleri)

    Buradaki ayette anlatım tarzı, Dünya’nın düz bir yer olduğunu ve sabit olup ekseni etrafında dönmediğini açıkça gösteriyor. Gece ile gündüzün aynı anda var olması ile birlikte, Dünyanın bir yüzü gündüz, diğer yüzü ise gecedir. Kutuplarda ise durum bambaşkadır, buralarda birinde 6 ay gündüz diğerinde 6 ay gecedir. Ve Gece ile gündüz süreleri arasındaki zamansal fark, Ekvator’dan kutuplara gidildikçe artmasına neden olan Yıllık hareket ve eksen eğikliği’nden kaynaklanır.

    Dünya güneş çevresindeki bir dönüşünü elips biçiminde olan yörüngeyi takip ederek 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna “1 yıllık hareket” denir.

    Dünya’nın Güneş çevresinde dönerken takip ettiği elips biçimindeki yörüngenin oluşturduğu düzleme yörünge düzlemi ekiliptik denir.

    Dünya güneş karşısında 23,44° derecelik bir ekiliptik’iğe sahiptir. Buna eksen ekikliği denir.

    Güneşin doğuş ve batış süresi kutuplara doğru uzar.


    Gece ve gündüz arasındaki fark kutuplara doğru artar.

    Örnek: Kutuplarda, birinde 6 ay gündüz, diğerinde ise 6 ay gecenin aynı anda yaşanması.

    Kutuplarda her zaman sürekli olarak gündüz ve gece bulunur, bunun yanında hiçbir zaman dünyanın tamamı karanlığa gömülmez: kuzey kutbunda 6 ay sürekli gündüz ise, güney kutbunda 6 ay sürekli gecedir. Hiç bir zaman gece ve gündüzün üstü örtülerek, dünya tümden gece veya tümden gündüzden oluşamaz. Bunun oluşması dünyanın düz olmasını gerektirdiği gibi ancak ekseni etrafında dönmemesiyle mümkün olur.

    “Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için bir çok delil vardır” Yunus – 6 (Diyanet İşleri)

    Kuran burada bir döngüden bahsetse de, yine gece ile gündüzün art arda değişmesi diye bir şey yoktur, zira bu ikisinin aynı anda var olmasıdır. Yerkürenin yarı tarafında gece var ise, aynı anda öteki yarım küresinde de gündüz vardır.

    [I] Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık. Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik. O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. [/I]Furkan – 45-47 (Diyanet İşleri)

    Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. Yasin -37-40 (Diyanet İşleri)

    Yine yukarıdaki ayetlerde bu durumun oluşması, öncelikle dünyanın aniden durmasını gerektirir! Gündüzü ondan yani geceden çıkardığında dünyanın karanlıklar içinde kaldığını açıkça belirtiyor. Coğrafya derslerinden öğrenildiği kadarı ile bunun böyle olmadığını, -bunun yanında dünyamızın sürekli kendi ekseni etrafında döndüğünü beşinci sınıf öğrencisinin bile bildiğini- hepimiz bilmekteyiz. Dünyamızın güneşe bakan yarım küresi “kutuplarda“ ise “gündüz, tamamen çıkıp karanlıklar içinde kalmaz“. Burada 6 ay sürekli gündüz olup diğer kutupta ise bunun aksinin yaşandığını çoğumuz bilmekteyiz. Daha da ötesi bunun böyle olabilmesi için, güneşin aniden kendi sistemini terk etmesi gerekir!

    Ayrıca güneşin gelecekte kırmızı bir deve dönüşüp genişleyeceği, bu genişleme harekatı esnasında ay’ı içine alarak dünyamızın yörüngesine yaklaşacağı ve 5 milyar sonra Dünyaya yetişeceği bilinmektedir. Bu bilgilere bir de hareket eden gece ile gündüzün bir birbirini asla geçemeyeceklerini ekleyerek ne yazık ki, kutuplarda da durumun böyle olmadığını belirtmek isteriz. Dünyanın bir yüzü kuzey kutbuyla birlikte her gün dönüp karanlığa kavuşuyorsa o halde kuzey kutbunda “gündüz” neden hala olduğu yerde sayıyor?? Öyle ya gün doğarken bu yarım kürenin üzerinde de “gündüz” idi ve bu “gündüz” nedense bir türlü kuzey kutbunu terkedememiş, hala olduğu yerde takılıp kalmış ve “gece”de “gündüz”e yetişip bunu 6 ay boyunca tekrarlıyor, ve bu durum aynı anda tam tersine güney kutubunda da tekrarlanıyor.. Açıkça buradaki ifadede de görüldüğü gibi ayet, dünyanın düz olduğunu ve ekseni etrafında dönmediğini ileri sürüyor.

    2. Kutuplarda Güneşin Hareketi

    Kuzey Norveç Fylke eyaletin 69 bin nüfusa sahip başkenti Tromsø bölgenin en büyük şehri olup Kuzey arktik çemberin 350 km yakınında yer alır. Kuran ayetindeki anlatıma göre Tromsø kenti, gece yarısı güneşi ile polar (kutup) gecesini aynı anda geçirmesi gerekir.

    Gece yarısı güneşi kuzey yarım küreye dik geldiği için, güneş burada geceleri asla tamamen batmaz. Ancak 26 Kasım’dan itibaren 21 Ocak’a kadar güneş de doğmaz.

    Yeryüzünün bütün enlemleri üzerinde var olan gece ve gündüz uzunlukları arasındaki fark, Dünya’nın ekseni, yörüngesindeki ekliptik düzlem nedeniyledir. Dünyamızın ekseni yörünge düzleminde dik olmayıp 23,44 derecelik bir eğiklik açısına sahiptir.

    Dünya’nın ekseni yörünge düzlemine dik olsaydı, bu durumda güneşin her iki kutupta da tüm yıl ve ufuk boyunca hep aynı şekilde hareket etmesi gerekecekti.

    Gerçekten’de bu durum yılda iki kez sadece kısa bir süreliğine oluşur, nitekim son- ve ilkbaharda.

    3. Kuran’ın Allah’ı Her Şeyi bir Ölçüye Göre Yaratmış

    Aşağıdaki ayetlerde yer alan anlatımlara göre Kuran, her şeyin sabit bir ölçüye göre yaratılmış olduğunu iddia etmektedir. Örneğin:

    FURKAN – 2 (Diyanet İşleri)
    Her şeyi yaratan ve bir ölçüye göre düzenleyen Allah’tır”

    RAHMÂN – 5 (Diyanet İşleri)
    Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.

    EN’ÂM – 96 (Elmalılı Hamdi Yazır)
    Tan attırıp sabahı çıkaran O’dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı da vakit ölçüsü yapmıştır. İşte bu, o güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.

    YÛNUS – 5 (Elmalılı Hamdi Yazır)
    O Allah’dir ki, senelerin sayısını ve hesabını bileşiniz diye güneşi bir ışık, ayı da bir nur yaptı. Ve aya menziller tayin etti. Allah bunu hak olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.

    4. Dünya ve Ay Sistemi

    Dünya-Ay sistemi ile açısal momentumu onların sahip olduğu bileşenlere göre oluşur. 1.2 puanlık faktör artışı ile toplam açısal momentum % 99 civarında artarak Dünya’nın içsel açısal momentumun en kapsamlı devri yoluyla, Ay’ın mevcut yörüngesi yani Ay’ın Dünya’ya olan uzaklığı gelecekte 560.000 km’ye çıkacak ve ortalama olarak yaklaşık 48 günlük daha uzun bir yörünge süresine yükselecektir. Bu son aşama, yaklaşık 5 milyar yıl gibi bir süreç içinde gelişecek ve bu süreç içinde güneş kendi enerjisini tüketip kırmızı bir deve, ardından beyaz bir cüceye ve daha sonra da Astrofizikçiler arasındaki hakim bir görüşe göre, “kara cüce’ye” dönüşecektir. Beyaz bir cücenin sahip olduğu son açama ne sıcak, ne de görünür ışık yaymaması, ayrıca enerjisini tüketerek yüzey sıcaklığının düşmesidir. Kara cüceler, kara delikler ya da nötron yıldızları ile karıştırılmamalıdır.

    Ay, sadece dünyanın tek çekim gücüne bağlı değildir. Aynı zamanda Güneş ve diğer gezegenlerin kütleçekim gücüne de maruz kaldığından, yörüngesi saf Kepler elips yörüngesinden biraz farklıdır. Ancak Ay’ın yörüngesi yaklaşık bir “kepler elips” yörüngesi olarak kabul edilebilir.

    Bu yörüngenin tam olarak hesaplanması karmaşık bir iştir. Bir çözüm yolu olan feza mekaniği Ay ile ilgili teorinin konusu içinde yer alır ve birçok önemli fiziksel ve matematiksel gelişmelere ivme kazandırmıştır.

    Özellikle güneşin uyguladığı kütle çekim nedeniyle “Ay’ın elips yörüngesi” “karmaşık bir şekile sahip olup uzaydaki konumu da değişikliğe uğrar”.

    Ortalama olarak, Ay’ın elips yörüngesi 383.398 km’lik bir yarı–ana eksene ve yaklaşık 0.0555 bir eksantrikliğe sahiptir.

    Bu da 362.102 km bir “yerberi”ye ve Dünya’dan 404.694 km’lik “Apoje” mesafeye tekabül eder.

    “Yerberi” (perije) Ay’ın yörüngesinde Dünya’ya yakınlaştığı bölgeyi tanımlanır.

    “Apoje” ise Ay’ın Dünya’ya uzak kaldığı mesafeleri içeren bölgeyi tanımlar, diğer bir anlamda Ay ve Dünya arasında yaklaşık 42. 592 km’lik bir mesafeyle yakınlaşma ve uzaklaşma meydana geldiği görülür.

    Yukarıdaki aksaklıkların sebebi sahip olduğu yarı-ana eksen ve eksantriklik düzensizliklerin nedeniyle her ikisinin de değişim göstermesi ve bu nedenle uzak yakın ekstrem aşırı mesafelere imkan vermesidir.

    Yeryüzünde sıradan bir gözlemci Ay’ın yörüngesindeki bu hareketi doğu’dan batı’ya doğru olarak gözlemler, bunun nedeni ise Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki günlük rotasyondan kaynaklanmaktadır. Aslında bu böyle değildir, aksine batı’dan doğu’ya doğru hareket eder. Ortalama yörünge hızı saniye de 1.023 km’dir, Kepler’in ikinci kanunu gereği eliptik yörünge hızı saniyede 0.964 ve 1.076 km değişir.

    Bunun yanında Ay kendi yörüngesi üzerinde Dünya’nın tam merkezi (ekvator) etrafında hareket etmez, Dünya-Ay sistemi ortak ağırlık merkezi etrafında hareket eder.

    Bu merkez noktası Kepler’in birinci yasası gereği iki cismin, ortak bir merkez etrafında dönmesidir.

    Ay’ın kütlesi Dünya’nın yaklaşık 1 / 81.3 kütlesi kadar olduğundan, Dünya ayda bir defa odak noktası çevresinde ortalama 4.670 km mesafede hareket eder.

    Yerberi ve apoje mesafeleri düzensiz bir ölçüye maruz kalır. Ay’ın yörüngesi düzenli bir ölçüde elips olsaydı, böylece Ay’ın yerberi ve apoje mesafeleri her zaman aynı kalacaktı. Yörüngenin eksantrikliği periyodik değişikliklere maruz kaldığından dolayı ortaya farklı aşırı mesafe sonuçları çıkar ve bu duruma göre değişir. Bu mesafaler Ay’ın apsis de tam olarak nasıl geçtiğine ve özellikle büyük ya da küçük bir Eksantriklik örtüşmesine bağlıdır. Ay yörüngesinin yarı-büyük ekseni güneşe doğru işaret eder.

    Eksantriklik her 206 günde bir maksimum değere ulaşır ve yerberi (perije) mesafesi özellikle düşük, apoje mesafesi ise büyük olur. Büyük yarı ekseni Güneş yönünde dik açılı olursa, eksantriklikte ve apsis mesafelerinde bir düşüş olur. Bunun ötesinde değişiklikler her zaman aynı olmadığı gibi aynı zamanda uzun vadeli sürüklenmeye tabii tutulur. Bu nedenle perije ve apoje- mesafelerinde karışık bir dağılım vardır, net bir şekilde büyük veya en küçük “değeri” olmadan belirtilemez. Ekstrem bir mesafe için, ortaya daha ender değerler çıkar, daha aşırı bir “değer” bulmak her zaman mümkün olmasa da ancak yeterli bir arama ile bulunabilir.

    Mesafelerin dağılımı;

    Yerberi (Perije) mesafe | Apoje mesafe
    Küçük: 356.400 km | Küçük: 404.000 km
    Ortalama: 363.296 km | Ortalama: 405.504 km
    Büyük: 370.300 km | Büyük 406.700 km

    Küçük Perije Mesafesi 13 Kasım 1054 yılında 356.352,93 km idi. Apoje büyük mesafe ise 7 Ocak 2266 yılında 406.719,97 km olacaktır.

    Tabii ki Kuran bu önemli hususta Dünya’nın kendi ekseni etrafında ve Dünya-Ay sisteminin ise ortak bir ağırlık merkezi (odak noktası) çevresinde döndüğünden hiç bahsetmez! Dolayısıyla Ay’ın ölçülerini belirleyen ana unsurlardan biri Dünya’mızdır. Burada Kuran’ın yalnızca Ay ve güneşi birer “ölçü” olarak alması, Kuran’da Dünyanın sabit ve düz bir yer olarak düşünülmüş olduğunu açıkça gösteriyor, haliyle 7. yüzyılın eksik astronomi anlayışı Kuran’a bu şekilde yansımış olması normaldir! Eğer İslam peygamberi 571 yılında değil de günümüzde Dünya’ya gelmiş olsaydı haliyle de günümüz astronomi bilgileri Kuran’a yansıyacaktı. Maalesef iddia edildiği gibi, Kuran’nın çağlar üstü zamana hitap etmediği aksine gelen olarak 7. yy zamanına hitap etiğini sık sık görüyoruz. Bu ayet yüzlerce benzer ayetten sadece birisidir. Ay’ın birer ölçü olarak alınması gayet normal ve doğaldır, çünkü bu dönemde Ay takvim olarak kullanılıyordu.

    Sonuçta görüldüğü gibi Ay sabit ve düzenli bir “ölçü”de hareket etmediği gibi aksine Dünya-Ay sisteminde “karmaşık bir şekilde ve uzaydaki konumu değişikliğe uğrayarak hareket eder”. Bunun nedeni, iki cismin (Dünya-Ay) kütle merkezi (odak noktası) etrafında dolanmasıdır.

    5. Erken Dönemlerdeki Dünya Günü

    4.5 milyar yıl önce Dünya’nın henüz yeni oluştuğu dönemde, özellikle Ay’ın gelgit etkisi ile gezegenimizin kendi ekseni etrafında dönüşü zaman içinde yavaşlamıştır. Ay bu dönemde Dünya’ya yalnızca 40.000 km gibi kısa bir mesafede olup bir gün ise yaklaşık 6 saatlik bir süreye sahipti.

    600 milyon yıl önceyse, dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 22 saatlik bir sürede tamamlıyordu. Aynı dönemde Dünyanın Güneş etrafındaki dolaşımı bugün de olduğu gibi aynı sürece sahip olup o dönemin günü ile hesaplandığında bu süre 400 gündü.

    6. Güneş Sisteminin Galaksi Merkezin Çevresindeki Yörüngesi

    Güneş samanyolunun merkezi etrafında dairesel bir yörünge üzerinde döner. Ancak kimyasal bileşimi, on bin ışık yılı uzaklıkta içsel merkezli bir kökeni gösterir.

    Fransa’daki araştırmacılar bu çelişkili öneriye, bir açıklama sunuyor: Sarmal kolların hareketleri ve merkez kiriş arasındaki yıldızlar, “rezonanslar” ile birçok yıldızı orijinal yörüngelerinden çıkararak birbirleriyle karıştırılmasına yol açıyor.

    Samanyolu galaksisi çubuklu sarmal bir yapıya sahip olup bu tür yıldız sistemleri ortasında güçlü bir bant göstererek sarmal kollarıyla dışarıya doğru uzanırlar.

    Şimdiye kadar gök bilimcilerin yıldızların karıştırılmasının, sarmal kolların etkisi ile oluştuğunu kabul ediliyordu. Şimdi ise Famaey ve Minchev’in çalışması çubuklu yapısının “rezonans etkisi ve sarmal kolları ile birlikte” bu süreçte önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Yıldızların karıştırılması, yıldızların kimyasal bileşimi arasında neden büyük farklılıklar bulunduğuna da açıklık getirmektedir. Bu ise yıldızların samanyolu’nun farklı bölgelerinden gelmesinden kaynaklanmaktadır. Diğer sarmal galaksiler hakkında gözlemsel veriler bu açıklamayı da onaylıyor. Belirgin çubuklu sarmal galaksilerin iç yapısındaki homojen kimyasal bileşim ile çubuksuz sarmal galaksiler arasında farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. İki astrofizikçi, bunun çubuklu sarmaldaki yıldızların karıştırılmasına dair çok açık bir işaret gösterdiğini ve kökdeki kimyasal farklılıkların silinerek, gökada sisteminde içeriden dışarıya doğru yöneldiğini belirtiyorlar.

    Güneş sisteminin galaksinin merkezi etrafındaki yörüngesi, düzenli bir yörüngeye sahip değildir. Disk merkezinden yoğun kütle etkisiyle, güneşin yörüngesinde önemli ölçüde aksaklıklar meydana gelir. Böylece güneş yörüngesinde, ek olarak kendi merkezi çevresinde de disk üzerinde aşağı-yukarı sallanarak bir turunu 30-45 milyon yılda tamamlar. Yaklaşık 1.5 milyon önce kuzey yönünden geçerek şu anda 65 ışık yılı uzaklıkta daha yukarıda bir konumundadır. En büyük mesafe ise 250 ışık yılı olup bu hareketini daha sonra tersine yapar. Yörüngesindeki galaktik bir yılını ise yaklaşık 225-250 milyon yılda tamamlar.

    7. Allah’ın Katında Ayların Sayısı 12

    ARAF – 54 (Elmalılı Hamdi Yazır)


    Şüphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümran oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O’nundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.

    İSRA – 12 (Elmalılı Hamdi Yazır)

    Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.

    ”yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik”

    Kutuplarda bu mümkün değildir, gecenin karanlığı 6 ay boyunca silinmediği için bu şekilde yılların veya günlerin hesabı yapılamaz! Dünyanın bir yarım küresi güneşe doğru baktığında gecelerin süresi kutuplarda yine değişmez, yani yine karanlıktır. 6 ay sonra kuzey kutbu güneş görse dahi, bu sefer de güney kutbu 6 ay boyunca karanlık kalacaktır! Kuran’ın dediği gibi olması için dünyanın düz ve sabit olması gerekir, ayrıca yılların sayısından bahsediyor! Dikkat edilecekse günlerin sayısından bahsetmiyor! Yıllar ve günler çok farklı şeylerdir, günlerden bahsedebilmesi için dünyanın ekseni etrafında döndüğünü belirtmesi gerekir. Yine garip olan şey ise; yılların sayısını gece ve gündüz ile ilişkilendirmiş. Bilindiği gibi dünya güneş etrafında bir türü’nü 365 günde tamamlar, ancak dünya ilk oluşumunda “kendi ekseni etrafındaki bir turunu 6 saatte tamamladığından günlerin sayısı daha yüksek bir rakama sahipti”. Gün sayısının bu dönemde 365′ten daha çok olmasına rağmen yine de dünyanın güneş etrafındaki turunu tamamlamasında zamansal bir değişiklik olmamıştır. Bu süre içinde sadece dünya ekseninde bir yavaşlama olup bir gün saati 24′e artmış, buna karşın tüm yılı kapsayan günlerin adet sayısında azalma görülmüştür. İlerleyen süreçle birlikte yılın sahip olduğu gün sayısı giderek daha da azalacaktır, nedeni ise yukarıda belirttiğim gibi Ay’ın giderek dünyamızdan uzaklaşması. Daha başka bir ifadeyle, tüm 1 ayı kapsadığında günlerin sayısında düşüş olacaktır. Bu gelişme, dünyanın güneş etrafında bir turunu tamamlamasında herhangi bir değişikliğe uğramadan aynı süre içinde tamamlayacaktır.

    Daha önemlisi, Ay giderek dünyamızdan uzaklaşarak yörünge açısı genişleyecek ve dünya etrafındaki bir turunu 48 günlük bir periyotla tamamlayacaktır. Dünya ve Ay arasında gelişecek olan bu olay, ayların sayısında yani “12 aylık” bir süreyi tamamlamasında haliyle bir değişiklik olacaktır. Dünya güneş etrafındaki bir turunu hiç bir değişikliğe uğramadan tamamladığında, şu an ki gibi “12 aylık” bir sürenin tamamlanması daha da uzun bir zamana ihtiyaç duyacaktır. Çünkü bu süre geçene kadar dünya güneşin etrafındaki bir turunu çoktan tamamlamış olup kendi yörüngesinde aynı şekilde yoluna devam edecektir. Yani dünya bir yılda 12 aylık bir periyota sahip değil de sadece 10 aylık bir periyota sahip olacak. Tabii ki bu süreçten sonra insanlar (eğer herhangi bir soy tükenmesi yaşamamışlar ise) zaman içinde gelişen bu süreci 12 aya eş değer olan başka bir periyot süresi ile değiştirmeleri gerekecektir.

    Göz önünde bulundurulması gereken diğer bir önemli nokta, genç dünyamızın ilk zamanlarında, Ay’ın dünyaya olan uzaklığı sadece 40.000 km ve yörünge açısı da günümüzdekinden daha küçük olduğundan, dünya kendi ekseni etrafında bir turunu 6 saatlik bir zamanda tamamladığı bu dönemde “günlerin ve ayların” sayısı oldukça kabarıktı, yani diğer anlamda, bir yıl “12 aylık” bir periyota sahip değildi, bilakis bunun çok üstünde bir rakama sahipti.

    Bakalım Kuran bu konuda ne diyor:

    TEVBE – 36 (Diyanet İşleri)


    Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah’a göre ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü hürmetli aydır. Bu dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin, topyekun sizinle savaşan putperestlerle siz de topyekun savaşın, Allah’ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin.

    Kuran’ın Allah’ına göre, evren ve dünyayı yarattığı gün, ayların sayısı başlangıçtan beri on iki imiş?! Bir kere evren dünyadan çok çok daha yaşlıdır. Nereden bakarsak bakalım arada en azından 9 milyar yıllık bir fark vardır. Evrenin ilk oluştuğu saniyelerde, güneş, dünya veya ay mı vardı ki 12 aylık bir periyot süresi olsun!

    Bunun yanında;

    ”Gökleri ve yeri yarattığı gün” derken, Allah’ın “günü” mü varmış?! Aşağıdaki ayetler de bunu tasdikliyor. Ayrıca belirtildiği gibi dünya ile ay’ın oluştuğu ilk evrelerde “12 aylık” bir periyot da bulunmuyordu.

    ENBİY – 19 (Elmalılı Hamdi Yazır)

    Halbuki Göklerde Yerde kim varsa onundur, ve onun huzurundakiler ona ibâdetten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar

    ENBİY – 20 (Elmalılı Hamdi Yazır)

    Gece gündüz (hep Allah’ı) tesbih ederler, usanmazlar.

    FUSSİLET – 37 (Elmalılı Hamdi Yazır)
    Gece ile gündüz ve güneş ile ay, O’nun (kudretinin) delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin de, onları yaratan Allah’a secde edin, gerçekten O’na ibadet edecekseniz!

    FUSSİLET – 38 (Elmalılı Hamdi Yazır)
    Buna karşı kibirlenmek isterlerse, haberleri olsun ki, Rabbinin huzurundakiler gece gündüz O’nu tesbih ederler, hem onlar usanmazlar.

    ZUMER – 75 (Elmalılı Hamdi Yazır)
    Melekleri de Arş’ı etrafından donatmış olarak Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Halk arasında adaletle hüküm verilmekte ve «alemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun!» denilmektedir.

    MU’MİN – 7(Elmalılı Hamdi Yazır)
    Arşı taşıyanlar ve onun çevresindekiler Rablerini hamd ile tesbih ederler, O’na iman ederler ve iman etmiş olanlar için şöyle bağışlanma dilerler: «Ey Rabbimiz, senin rahmet ve ilmin herşeye geniş (herşeyi kuşatmıştır). Hemen o tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!

    Görüldüğü gibi, gece ve gündüz sözde Allah’ı yüceltiyormuş, diğer bir yerde de güya melekler Allah’ın etrafında dönüyormuş! Bunun yanında arşı dört tane melek taşıyorken kıyamet gününde ise sekiz tane melek arşı taşıyacakmış!

    Peki bu gece ile gündüzün olduğu yer neresidir diye soracak olursak, aklımıza gayet tabii ki güneş ile ay gelecektir, zaten Kuran ifadesinde bu anlatılmak isteniyor! Yoksa koskoca evrende gece ile gündüzün yerini sormak bir saçmalık olacaktır! Burada açıkça ay ile güneşten bahsediliyor! Ve bu iki gök cismin koskoca evrende bir Tanrıyı yüceltmesi, bunun gece-gündüz olarak nitelendirilmesi, buna ilaveten yalnızca bu iki gök cismin bu görevi (gece ve gündüz oluşumunu) yerine getirmesi oldukça garipsenecek bir durum olarak gözüküyor.

    Söz konusu aşağıdaki ayetlerde yine aynı tutarsızlıklara rastlıyoruz;

    21:33 – Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Bunların her biri kendi dairesinde dolaşmaktadır.

    25:47 – Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü yayılıp çalışma (zamanı) yapan O’dur.

    28:71 – (Resulüm!) De ki: “Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi tâ kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka size ışık getirecek tanrı kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?”

    28:72
    – De ki: “Haber verin bakayım, eğer Allah üzerinizde gündüzü ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek tanrı kimdir? Hâlâ görmeyecek misiniz?”

    36:37 – Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.

    36:40 – Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.

    39:5 – O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay’ı emrine âmade kılmış,her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O’dur.

    İlk olarak orijinal Arapça ayetlerde “yörünge” diye bir sözcük geçmiyor! ve bu en çok çarpıtılan ayettir! Öncelikle bu ayetin Arapçasına bakmak gerekir. Yörünge diye çevirilen فَلَكٍ “felekin” kelimesidir ki bu da “felek” anlamına gelir. Felek ise فَلَكٍ gökyüzü demektir.

    فِي = “içinde” anlamındadır

    يَسْبَحُونَ = “yüzerler” anlamındadır

    Yani ayet şunu diyor: geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur; tümü gökyüzü içinde yüzüyorlar.

    Yörünge sözcüğünü geçerli kabul ettiğimizde ortaya çıkan diğer anlamsızlıklara daha sonra aşağıdaki bölümlerde değineceğim.

    Yukarıdaki ayetlere baktığımız zaman, ilk göze çarpan ifadeler şöyle anlatılıyor:

    Yeryüzü için geçerli olan gece ile gündüz aynı zamanda Allah’ın kendi katında da geçerli olup gece ile gündüz sayesinde insanlar geceleri uyuyarak dinlenir, gündüzleri ise çalışma zamanı olarak geçirirler, ancak yine kutuplara bakacak olursak durum bunu göstermeyecektir. Bilindiği gibi kutuplarda 6 ay gündüz 6 ay gece hüküm sürer! Burada yaşayan insanlar neye göre hareket edecekler? 6 ay boyunca çalışıp 6 ay boyunca uyumaları mı gerekecek?! Diğer yandan sürekli bir şekilde gece vardiyasında çalışan insanlar da vardır, buna ne demeli?

    28:71 ve 78:72′deki ifade ise, yine Dünya’nın bu şekilde kendi etrafında dönemeyeceğini gösteriyor!

    ”Allah üzerinizde gündüzü ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek tanrı kimdir”! Gerçekten de bunun böyle olabilmesi için ne gibi şartların lazım geldiği ve bunun ne gibi sonuçlar doğuracağını bir inceleyelim.

    Bunun için ilk olarak Dünyanın düz ve sabit olması gerekir; ancak bu durumda yeryüzünün yüzeyi sürekli güneş ışınlarına maruz kalıp ısının yüzlerce derece sıcaklığa erişmesinden dolayı bu durum kısa bir zaman içinde tüm canlıların sonunu getirecektir demektir.

    a) Dünyanın yuvarlak olduğu öne sürülse bile, yarım kürenin bir yüzü devamlı güneşe baktığından gündüz, diğer yarım küresi ise arkasında kaldığından dolayı sürekli karanlık içinde kalacaktır. Yani burada da aşırı derecede sıcaklık ve soğukluk söz konusu olduğundan bu gelişme tüm canlıların kısa bir süre içinde sonunu getirebilir.

    b) Ama yaşam, gece ile gündüz arasında kalan bölgelerde devam edebilir, yaşamın bu şekilde kıyamete kadar devam ettiğini kabul etsek bile, insanlar istediği gibi gündüzü ve geceyi yine de rahatlıkla görebilirler. Ve bu iki olasılıkta da Kuran’ın dediği gibi kesinlikle bu şekilde olamayacağını görüyoruz, yani insanlar, ya kısa bir süre içinde yaşamını yitirecekler, ya da belirli bölgelerde yaşamlarını sürdürüp gece ile gündüzü de görebilecekler.

    “Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi tâ kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse”.


    Sanırım Kuran’ın Allah’ı en büyük düşünce hatasını burada yapmış! Zira bunun böyle olabilmesi için güneşin ortadan kaybolması gerekir, diğer bir ifadeyle tümden sistemi terk etmesi, ya da dünya sistemden çıkarak uzayın derinliklerinde ilerlemesi gerekecek. Bunun da ne gibi sonuçlar doğurabileceğini kestirmek pek de zor olmasa gerek! Bu, dünyada ki hayatın bir anda yok olması demektir! Bu durumda insanların kıyamete kadar beklemesine hiç de gerek kalmayacaktır.

    Çoğu kuran yorumcuları bazı ayetleri ileri sürerek, Allah’ın yaratmasındaki mükemmelliği güya evrende var olan düzen ve uyuma bakarak şöyle açıklamaya çalışmaktadırlar:

    Rahmanın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (düzensizlik) görüyor musun?”
    (Mülk süresi, 3. ayet)

    Bir kere daha bak! derken ?! “İnsan çıplak göz ile hangi mesafeye kadar görebilir” ki, göklerin yedi katını nasıl görecek? Ama Kuran’a göre bu yedi katlar görülüyormuş!

    MÜLK – 3 (Elmalılı Hamdi Yazır)

    O ki, birbirine uygun yedi gök yaratmıştır. O Rahman’ın yarattığında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Haydi çevir gözü(nü), görebilir misin hiçbir çatlak, bir kusur?

    Demek ki Kuran’a göre insan “çıplak gözle” bu yedi katları görebilirmiş!

    Önüne gelen herşeyi yutan Karadelik’leri, Quasar’ları, Süpernova’ları, birbirini karşılıklı olarak yutan dev galaksileri çıplak gözle nasıl görebilsin?

    Karadeliklerden bahsedecek olursak, NGC 4889 galaksinin merkezinde yaklaşık 21 milyar güneş kütlesi büyüklüğünde bir kara deliğin varlığı saptanmıştır. Ayrıca M87′de bir karadeliğin etkisiyle galaksinin merkezinden 5000 ışık yılı uzaklığa fırlatılan maddeden oluşan bir “jet”in (püskürme) yakınında hiç de yaşamak istemezdim! (bu nasıl bir “düzense?). Anlaşılan Kuran’ın Allah’ı evreni insanların çıplak gözüyle görebildiği kadar görüyor!

    http://www.mucizeyalanlari.com
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  5. #15
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Nerden
    Dünya'dan.....
    Yaş
    49
    Mesaj
    148
    Rep Gücü
    251

    Cevap: Din Alemine Sorular-2

    DÜNYA

    Dünyanın kütlesi, hacmi, çapı nedir?
    Ne kadarı sularla kaplıdır?
    Güneşe uzaklığı ne kadardır?
    Yuvarlak mıdır, tepsi gibi midir, dönmekte midir?
    Kendi ekseninde ve güneşin etrafında dönmesi hakkında ne der?
    Din kitaplarını yazanlar, astrolog, bilim adamı olmadığından ve de din kitapları BİLİMSEL kitaplar olmadığından ve özellikle anlatımları kendi çağlarına göre olduğundan bunları net 2 x 2 = 4 gibi bulabilmek mümkün değildir.Ancak bazı çıkarımlar yapılabilir yine de....

    İNSAN

    İnsanlar tek ırk mıdır?
    İnsanlar biyolojik ırklara ayrılır mı?
    İnsanların fiziksel farklılıklarının nedeni nedir, söz eder mi?
    Dil farklılıklarının nedeni nedir?
    Ortalama insan yaşı kaçtır?
    İlk insanlarla şimdiki insanların yaş ortalamamarı neden farklıdır?
    Bilinen üç din kitabına göre detay farklılıklar vardır.Bazı soruların yanıtı yoktur.Olmasını da beklememek gerek.

    KURAN

    Kuran da Kuzey-Güney geçer mi?
    Neden hep Doğu ve Batı vardır?
    Güneşin doğduğu ve battığı yön ile örneklemeler yapıldığından.

    PEYGAMBER

    Bazı Peygamberler neden öldürülmüştür?
    İkna etme bağlamında yetersiz miydiler?
    Tanrı görevlendirdiği Peygamberini neden korumamıştır?
    Öldürülmeleri doğal bir olay....İkna etmede başarısız olan da vardır, başarılı olan da vardır.Tanrı'nın işi kendi koyduğu kuralı kendisinin bozması değil ki...Niçin işleyişe MADDİ olarak dahil olsun....?

  6. #16
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Din Alemine Sorular-2

    bakara suresi 22. ayet: O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan...

    şems suresi 6. ayet: Yere ve onu yayıp dümdüz yapana ant içerim ki...

    kaf suresi 7. ayet: yer yüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik.

    gaşiye suresi 20. ayet: yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

    insikak suresi 3-4. ayetler: Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman...

    nebe suresi 6-7. ayetler: Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
    Ayetlerden anlaşıldığı kadarıyla yeryüzünün (dünyanın) döşek gibi dümdüz olduğu belirtilmektedir.
    Yanlış mı anlıyorum yoksa?

    Kasas suresi 2. ayet: Bunlar apaçık kitabın ayetleridir.

    Enam suresi 3. ayet: Kitapta biz, hiçbir şeyi eksik bırakmadık…
    Gibi ayetler ise Kitapta hiçbir şeyin eksik olmadığını, apaçık olduğunu, farklı anlamlar yüklenemeyeceği belirtmekte...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  7. #17
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Din Alemine Sorular-2

    Allah canlıları neden basitten gelişmişe göre yaratıyor?
    Allah neden;
    4 milyar yıl önce prokaryotları,
    3 milyar yıl önce fotosentez yapan bakterileri
    2 milyar yıl önce ökaryotları,
    1 milyar yıl önce çok hücrelileri,
    600 milyon yıl önce basit hayvanları,
    570 milyon yıl önce artropodları (böcek, örümcekler ve kabukluların ataları)
    550 milyon yıl önce gelişmiş hayvanları
    500 milyon yıl önce balık ve ilkel amfibileri
    475 milyon yıl önce kara bitkilerini,
    400 milyon yıl önce böcekleri ve tohumu bitkileri,
    360 milyon yıl önce amfibileri,
    300 milyon yıl önce sürüngenleri,
    200 milyon yıl önce memelileri,
    150 milyon yıl önce kuşları,
    130 milyon yıl önce çiçekli bitkileri,
    2.5 milyon yıl önce insan benzer ilk canlıları,
    200,000 bin yıl önce günümüzdeki insana çok benzeyen canlıları yarattı?[8]


    Allah neden bu sırayı takip etti?
    Canlıların DNA'larına baktığımızda bu sırayı yine görüyoruz.
    Yani fosil kayıtları ile genetik veriler %100 uyumlu.
    Allah bizi yaratmak için neden ilkel canlılara ihtiyaç duydu?
    Biz İrem bağında topraktan yaratılmamış mıydık?

    Neden kertenkelenin geni aynen bende de var?
    Neden pirinçle hatta bakteri ile bile ortak gene sahibiz?
    Biz Dünya'da yaratılmadığımıza göre bizim biyokimyamız neden tüm canlıları ile aynı prensiplere dayanıyor?
    Genetik materyal aynı, enerji sistemleri aynı....
    Mesela ATP evrensel enerji molekülü... Ama neden?

    Neden yunusun yüzgeci, kablumbağanın ayağı ve insanın eli aynı kemik diziliminde?

    Neden Allah bizi ahseni takvim yaratmış da, bonoboları, şempanzeleri, gorilleri, maymunları bize bu derece benzer yapmış?
    Bu hayvanlar neden bu derece bize benziyor?
    Genetiğin %99 felan demeyeceğim... Öyle ama şimdilik bir kenara bırakalım...
    Hiç şempanze eli tuttunuz mu?
    Allah'ın derdi neydi de cennete yarattığı insan ve dünyada yarattığı hayvan bu derece benziyor?
    Allah tasarım kabızı mı?
    Yoksa evrimi düşünüp kendini inkar edelim de cehenneme düşelim mi istiyor?

    kaynak: Pozitif Ateizm
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  8. #18
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Din Alemine Sorular-2

    Tanrı insanları neden yaratmıştır ve amaç nedir?
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  9. #19
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    33
    Mesaj
    861
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Din Alemine Sorular-2

    Solcular Allah tanımadıklarını söylemelerine rağmen ve en iyi biçim olduğunu iddia etmelerine rağmen neden insan gibi yaşayamazlar? Neden temiz değiller??

    Ve iddialarında neden "herıldın yani.." modundalar. Bu kadar insanın inandığına herhalde yani yanlış dediklerine göre "herhalde" nin çıkışı bilginin kesin olması mıdır? Yani bu iddianın iddia bile olmasının imkanı olmadığından mı "herhalde" modundalar?

  10. #20
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Din Alemine Sorular-2

    Alıntı karafetva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Solcular Allah tanımadıklarını söylemelerine rağmen ve en iyi biçim olduğunu iddia etmelerine rağmen neden insan gibi yaşayamazlar? Neden temiz değiller??

    Ve iddialarında neden "herıldın yani.." modundalar. Bu kadar insanın inandığına herhalde yani yanlış dediklerine göre "herhalde" nin çıkışı bilginin kesin olması mıdır? Yani bu iddianın iddia bile olmasının imkanı olmadığından mı "herhalde" modundalar?
    Soruyu anlamamışsın sanırım..
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tanrı insanları neden yaratmıştır ve amaç nedir?
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

2. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci 1234 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Din Alemine Sorular
    SOSYALİST Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 112
    Son mesaj: 22-04-2013, 01:24 PM
  2. cevapsız sorular
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-08-2009, 04:59 PM
  3. Cevapsız sorular
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 21-08-2009, 04:27 PM
  4. Darwinistlere Sorular -1-
    kaanansay Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 21-04-2009, 11:50 AM
  5. Bitmeyen Sorular
    ademgungor Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-09-2008, 11:40 PM
Yukarı Çık