Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450

    neden son peygamber?

    selam ederim;

    insanlık tarihinde çok sayıda peygamber gelmiştir. ulu Allah dilediğini dilediği kadar yaratabilme kudretine sahipken, neden sevgili muhammedimiz son peygamberdir?

    *(33/Ahzab suresi 40. ayet)
    Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin (nebilerin) sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.


    SUR'dan alıntıdır;

    Ama sosyal yaşantılarında o “DOĞRU” ya ait önemli kurallar getirip onlara sıkıca bağlanacakları yerde “herkesin doğrusu kendine” gibi sapıtıcı bir kararda birleşerek her biri için hayırlı ve ”doğru olanı” büyük bir gaflet ile beşeriyetin o kargaşasına terk ettiler ama o “doğru”dan yana ne zaman başları dara düşse bazan birbirlerinden gizli gizli birer birer bazan da guruplar halinde biraraya toplanarak daima bizden yardım istemişlerdir biz onların taleplerini geri çevirdik mi? andolsun ki her seferinde onlara uyanık bir elçi ve içlerini en güzel ve en doğru sözlerle döşediğimiz kitaplar yolladık bu iş onlara kendileri için “en hayırlısını” seçtiğimiz “muhammed”'e kadar sürmüştü doğrusu biz onu onlara “bu size sonuncusudur!” deye ap açık bir söz ile indirmiştik ama yine de elele elele verip de biraraya gelemediler.

    Ey asil memurumuz değerli hanım elçimiz elbetteki büyük bir şaşkınlık içerisinde bulunduğunuz bu günleri atlatacaksınız. gerçi ruhunuz büyük bir huzur ve gurur içindedir ama yine de doğrusu siz şimdilik ailece derin bir yalnızlığın içinde bulunursunuz. yaşamış olduklarınızı kime anlatacağınızı onları kimlerle paylaşacağınızı bilemezsiniz. eh daha büyük bir aydınlığa kavuşacağınız günler de gelecektir şimdilik sana öğretildiği gibi okumanı sürdürki, "O" şimdi de buradan bütün insanlara güçlü bir ışıktır bu söz hiç kimseye ona bir itiraz etme hakkı tanımaz çünkü bu önceden o değerli muhammede okuttuklarımızda da size sözünü ettiğimiz insanlara “vaad edilmiş” bir ışıktır. biz onu orada onlara “nur üstüne nur” deye tanıtmıştık ki şüphesiz bu “karanlığın üzerine” indirilmiş bir ışık değildir şayet sana “artık oradan bizim için yeni bir söz inmeyecektir bu konuda bize yukarıdan kesin bir söz inmiştir” deyecek olurlarsa o vakit sen sus da onlara biz cevap verelim;


    ”ey insanlar size ne deyecektik? yoksa "şimdilik akıllarınıza inandığınıza göre bildiğinizi okuyun dilediğiniz yolda rahatça yürüyün elbet bir gün gelir biz sizi yine uyarırız" deyip de size bir ödün mü verecektik" ?

    *"Kur an'ı biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız." (15/Hicr suresi 9. ayet)

    örnekteki gibi pek çok ayette bahsi geçen "biz" kimlerdir? KUR'AN'I KERİM ulu Allah'ın kelamı olduğuna göre burada KUR'AN'I KERİM'i ben indirdim onu yine ben koruyacağım demesi gerekmezmi?

    SUR'dan alıntıdır;

    Biz; Cebrail Azrail Mikail İsrafil yanyana dizilerek ve O “MUTLAK AKIL”a onun “ulum”una doğru dönerek o ”insan” daki “AKIL” a da secde etmiştik de o vesile ile orada onlara huzur ve saadet getirecek bir”selam” kapısı açılmıştı fakat onların çok büyük bir kısmı o kapının önünden büyük bir gaflet içinde geçer gider bizim o dönüşümüz ve o duruşumuz ve o secdemiz ile doğrusu onlara başka ulu kapılar da açılmıştı Allahın ilimine bilimine sanatına hesabına ve kitabına ve o güzel huylarına ve mükemmel ahlakınına yaklaşsınlar. onlara hiçbir zaman “tam olarak” vakıf olmaları mümkün olamasa da onları yakından tanıyıp bilsinler deye onlara daha bir çok kapılar açılmıştı ama doğrusu onlar o kapıların önünde önce DOĞRU İLE YANLIŞ arasında kalıp orada haklı bir mücadele vermek zorundadırlar.

    “o dünyanın bütün insanları da" bizim ”ulu Allahın ve meleklerinin” gözümüzde tıpkı küçük çocuklara benzerler ki onlarda zaman zaman o yana göndermiş olduğumuz değerli elçileri ve kendilerine yakınlık duymuş olduğumuz bazı özel kullarımızın etrafını kendi aralarında ayrı ayrı topluluklar oluşturarak kuşatmış böylece hem digerlerini umursamamış hem de daha kötüsü aralarında düşmanlık derecesine varan ayrılıklara yol açmışlardı üstelik onların isimlerini yere göğe sığdıramamışlar kullanmış oldukları öte beri eşyalarını bile sarıp sarmalayıp korumuşlardı da onları onlar yapan bizim himmetimiz ve ilhamımız olduğu halde onların çoğu dualarında bile adımızı ve varlığımızı ”yok” saymıştı. bunların ayıbı elbette orada kendilerinedir.

    hac işaretinin manası nedir?

    SUR'dan alıntıdır;

    ”Oysa şayet onlar o “AKIL”ları ile girmiş oldukları her işte bir de “YÜREK” lerine“YÜREK” leri ile girmiş oldukları her işte de bir de“AKIL” larına danışmiş olsalardı ve onların arasında yapmış oldukları anlaşmalara meleklerini de” şahit” tutsalardı şüphesiz şimdi kendilerine güven verecek daha sağlam bir yerde olurlardı böylece kendileri ile ailelerini ve devletlerini ve “dünyalarını” daha güvenli ve huzurlu kılarlardı.

    “İNSANİYET” üzerinde duran son öğretmeniniz o değerli muhammed mustafa’ya ve Akıl ve yürek ve melekleri temsil eden o “HAC” üzerinde duran değerli İsa’ya ve o aziz Meryeme selam olsun.
    Konu tansxx tarafından (02-01-2013 Saat 03:22 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  2. #2
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    konuyu serbest kürsüde açmamın sebebi, insanların din'e bakış açıları ve düşünceleri kitapları yorumlayan bir kaç din aliminin doğru düşündüğüne inanıp onlara insanların tabi olmasındandır. ben serbest kürsüde açıyorum çünkü benim sizlere bildirmiş olduğum gerçekler düşünülüp muhakeme edildiğinde su götürmez doğrulardır. daha önceki öğrendiğiniz kalıplaşmış DİN'i açıklamalardan uzaktır size yazdıklarım. bu yüzden serbest kürsüde açmaktayım, fakat sevgili adminimiz sağolsun ilgi gösterip taşımış DİN kısmına, artık insanların kafası çok karıştı bu DİN mevzularından, aslında bu düşünüldüğü gibi bir anlayış değil tamamen sosyal bir olaydır. DOĞRU'yu icra etmek her alanda gereklidir, ilim, bilim, sanat, fizik, kimya, matematik , sosyoloji, biyoloji, tıp, psikoloji ,hukuk ,adalet ,siyaset, ticaret, ekonomi, tarih din hepsi ancak doğru bir düşünce yada hesap ile sonuca ulaşır. doğru hesap kaleleri bile bir avuç insan ile yıkarda geçer. yanlış hesap koskoca orduları meydanlarda perişan eder.

    ilgi duyan okuyan hak verecektir, inanmak yada inanmamak yoktur ortada. örnek verecek olursak;

    okuma, yazması ve matematiği olmayan bir insana 2x2=4 dediğinizde size güvendiği kadar söyleminize inanır. şu şahıs söylüyorsa doğrudur 4 eder. burada sonucun önemi yoktur söyleyen kişinin güvenirliliği önplandadır.

    fakat hesabı matematiği bilen bir kimse 2x2=4 dendiğinde size hak vermekden başka yolu yoktur. çünkü hesap doğrudur, sizin kimliğinizin kişiliğinizin güvenilirliğinizin bir anlamı yoktur.

    yukarıdaki örneği anlayıp doğruyu muhakeme etmeye 2nci örnekdeki gibi bizde toplum olarak başladığımızda , 1nci örnekteki güvenilir dediğimiz alimlere ihtiyaç kalmayacak, ve kişilerin yorumlarından kaynaklanan birçok fikir ayrılığıda ortadan kalkacaktır. bu muhakeme vicdan yolu ile her insana verilmiştir daha doğmadan önce , rahman suresi bize bunu işaret eder ve çok muhimdir, sıralaması çok önemlidir, buradan KUR'AN'ında gerçekte ne demek olduğunu anlayabiliriz. yaratmadan önce öğretilen şey nedir?

    1, Rahmân Kur'an'ı öğretti.
    3. İnsanı yarattı.
    4. Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.
    5. Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
    6. Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.
    7. Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
    8. Ölçüde haddi aşmayın.




    KUR'AN da bildirilen HAK ve BATIL'I ayırt edebilmemiz için doğru hesabı bilmemiz gerekir. hesaplar formuller kitaplarda verilmiştir. ne yaparsan yap doğruyu icra et adaletli ol, hak yeme, incitme. kul olmanında mantığı bu hesaplar içersinde tüm ayetlerde bildirilmiştir. KUL olmak doğruyu icra etmek demektir. ibadetlerin amacı doğrudan şaşmamak, o hesabı unutmamak için insanın emniyet kilitleridir. günde 5 vakit ulu Allah ile olduğunu bilen kimse kolay kolay yanlışa bulaşmaz. ama bulaşanlarda vardır çünkü neyi neden yaptığını bilmemektedir. aslında insan 5 vakit değil her an ulu Allah'ın huzurundadır. eli ile kolu ile sözü ile kaşı ile gözü ile yaptığı herşey bilinir kayıt altına alınır. bu iş ulu Allah için zor değildir. biz bile neredeyse tüm dünyada artık video kayıt sistemlerini kurmuş birbirimizi gözetleyebilmekteyken kainatı yaratan ulu Allah'ın birey birey herkezi gözetlemesi zor iş degildir. ona hiçbir iş ağır gelmez.

    SUR'dan alıntıdır;

    Biz onlara “orada bölük bölük toplanmalarını” öğütlememiştik ki? o “doğru”nun hakkı için onları daima birliğe” “ bütünlüğe” davet etmişizdir fakat içlerinden hiç biri “ ben bu yanlış yoldan gideyim de kendimi şu karanlık suların içinde kaybedeyim” deye kötü bir niyette bulunmuş değildir. işte onlar sadece bir “düşüncesizlik” “anlayışsızlık” ve bir “umursamazlık” hali içindedirler! üstelik akıllarını o yollarda “doğru” kullanarak şayet bilimden veya sanattan yana da ellerine bir şeyler geçirmiş iseler büsbütün bir sarhoşluk içine düşerler sanırlar ki dosdoğru bir yoldadırlar da ellerine geçirmiş olduklarını kendileri var etti. bir kere bile o namazı kılarak orada ”var” olana hamd ve şükür ve ”bir teşekkür” bile etmezler. hem doğrusu onlar ”onların buradan hak etmiş oldukları”da değildir! ey ananur doğrusu biz de burada daima “iyi” “doğru” hem de bize bir “sevgili” olacak vefalı bir dost yüzü gözetip dururuz ama o nerede? açıkçası biz ilimden bilim ve sanattan yana eline bir hediye verdik deye onların hiç birini size “işte! bu bizim gönlümüzü kazanmış biridir!” deye ilan etmemişizdir.

    de ki; “biz buraya topluca Allahın ülkesinden yola çıkıp gelmedik mi? meleklerimizi de sağda – solda unuttuk da sadece yeri makamı “yukarıda” deye o “aklın” peşine düştük o da bizi “bir başına” işte buralara getirmiştir. şimdi bize yazıklar olsun! vay halimize! and olsun ki yüreğimize azap veren bir yere gelmişizdir daha ileriye gitmekten de doğrusu korkarız.

    Bilin ki yapacağınız işlerin içinde size en hayırlısı olan o namaz zaman içinde içinizde çapraşık bir mesele haline getirildi o muhammedin selamını kiminiz bilir de kılmaz kiminiz kılmak ister de bir türlü öğrenemez bir kısmı da görünüşte kılar ama iş yapar ”manada” Allahına ve bize onun hakkını tam olarak gönderemez çoğu da zaten sıra yapacağı diğer işlere gelince çarçabuk o doğrudan yüz çevirir daha büyük bir çoğunluğu ”bu işe” inanmaz çünkü “bu işi” anlamaz. And olsun ki onların arasında namazı idrak edemeyip şüphesiz o ”vücudumuz için faydalı hareketlerden ibarettir” düşüncesinde olanlar bile vardır. eh ”U T A N S I N L A R!” çünkü selam ancak hem kuldan kula hem de kuldan Allahına kolayca ödenebilecek mühim bir insanlık borcudur.
    Konu tansxx tarafından (04-01-2013 Saat 01:35 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  3. #3
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    1, Rahmân Kur'an'ı öğretti.
    3. İnsanı yarattı.
    4. Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.
    5. Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
    6. Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.
    7. Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
    8. Ölçüde haddi aşmayın.

    şimdi bu ayetin manasını tartışacak olursak, insanında ağaçlar ve bitkiler, ay ve güneş gibi bir ölçü ile yaratıldığını görürüz. aya güneşe ve otlara haddi aşmayın demez çünkü onlar haddi aşacak bir hesaba sahip değildirler. yanlış yapma şansları hesaplarında yoktur. boyun eğerler taşıdıkları hesaba nasıl mı? güneş hesabı ölçüsünde ısı enerji ve ışık verir, ay belli bir yörüngede dolanır ve gece aldığı ışığı yansıtır, otlar ağaçlar oksijeb verir havayı temizler bizlere gölgelikler verir, yerlere örtü olur çimenler. güneşe demez ölçüyü aşma diye çünkü o ulu Allahdan ol emrini almıştır ve görevini ölçüsünde sürdürmek zorundadır. fakat insanın hesabında özgür irade vesilesi ile yanlış-doğru arasında bir mücadelenin içersinde olduğunu görürüz ki uyarıda şudur "ölçüde haddi aşmayın" yani buradaki "ölçü" hesap insana bırakılmıştır. buradaki uyarı terazide yanlış ölçmemek değildir yanlızca tüm yaşantınızda "haddi aşmayın doğruyu icra edin" adaletli ve hukuk sahibi olun. insana yetecek kadarını daha dünyaya gelmeden insana vermiştir ulu Allah. ayetin başında bahsi geçen öğretilmiş KUR'AN insana verilen "akıl,muhakeme, düşünce" den önce vicdan dır. biz ona kalp, kalp gözü de diyoruz. meleklerde insana oradan seslenirler.

    hesabımızdaki ölçüyü şaşırmayalım bunun adı din değil resmen kendi aramızda kanunlar koyup korumaya çalıştığımız adalet ve hukuktur. bu anlayış 1400 yıl önce verilmiştir zaten insana. hem insan haklarını hemde kanuni hakları bulabilirsiniz KUR'AN da. mumin ve müslümanın tanımları tekrar yapılmalıdır.
    Konu tansxx tarafından (03-01-2013 Saat 09:49 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Neden kadın peygamber yok?
    dogangunes Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 19-08-2015, 11:45 AM
  2. Peygamber
    mopsy Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-04-2013, 08:44 PM
  3. Türklere neden peygamber gönderilmedi?
    Guney Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 19-05-2010, 05:08 PM
  4. Hz. Peygamber'in 7 güzelliği
    RABİA Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-03-2010, 12:31 PM
  5. Son Peygamber
    Bay X Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-04-2007, 05:56 PM
Yukarı Çık