Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    320
    Rep Gücü
    10732

    Nisa suresi 159. ayet bizlere neler anlatıyor?

    Kur’an bizler için bir rehber ve yine bizler için imtihanımızın asıl kaynağıdır. Madem sorumlu olduğumuz Kur’an, öyleyse ondan faydalanmasını da doğru öğrenmeliyiz ki, yanlışa düşmeyelim.

    Allah Kur’an ın özelliklerinden bahsederken, biz her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız der bizlere. Ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Kur’an ı kolaylaştırdığını ve her konuyu yine Kur’an içinde örneklerle açıkladığını, eksik bırakmadığını, kendi içinde her konuya açıklık getirdiğini anlatır bizlere.

    Buradan da anlaşılıyor ki, Kur’an ayetlerini anlamaya çalışırken, beşeri bilgilere, rivayetlere göre değil, yine Kur’an ın verdiği örneklerinden, bilgilerden yola çıkarak, ayetleri anlamamız gerektiğini öğütler.

    Nisa suresi 159. ayeti, gelin şimdi bu bilgiler ışığında anlamaya çalışalım. Yani Kur’an ın verdiği bilgilerden yola çıkalım. Önce ayeti yazalım.

    Nisa suresi 159; Ehlikitap'tan her biri, ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü de o, onlar aleyhine bir tanık olacaktır.

    Bu ayetin öncesinde yazılan ayetlere önce bakalım, Allah hangi konulardan ve kimlerden bahsediyor?

    (Nisa 155: Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" demeleri, daha doğrusu, küfürleri yüzünden Allah, kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman etmezler.

    156: Küfürleri sebebiyle, Meryem aleyhinde büyük bir yalan söylemeleri yüzünden...

    157: "Biz, Allah'ın resulü Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleri yüzünden. Oysaki onu öldürmediler, onu asmadılar da; sadece o onlara benzer gösterildi. Onun hakkında tartışmaya girenler, onunla ilgili olarak tam bir kuşku içindedirler. Onların, ona ilişkin bir bilgileri yoktur; sadece sanıya uymaktalar. Onu kesinlikle öldürmediler.

    158: Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.)

    İnsanların başlarına gelenlerin sözlerinde durmayıp, inkârcı olmalarından ve peygamberlere karşı takındıkları tavrın, onların cezalandırılmasına neden olduğunu söylüyor. İman etmemeleri, Meryem aleyhinde iftira atmaları, onların küfürlerini artırdığı örneğini de veriyor.

    Daha da ileri giderek, Allah ın resulü Hz. İsa yı öldürdüklerini iddia ediyorlar. Hâlbuki onu asamadıklarını, onlara benzeri gösterildiğini söylüyor. Hz. İsa hakkında bilinçsizce tartışmaya girenler, bilgileri olmadığı halde onu çarmıha gerdik diyenler, ancak sanıya inanmaktadırlar diyor Kur’an. Çünkü Hz. İsa yı öldüremediklerini Allah açıklıyor.

    Daha da net bir açıklamayla, Allah Hz. İsa yı kendisine yükselttiğini söylüyor. Bu ne demektir? Allah elçisinin, bu Dünya ile ilişkisini kesmiş, ama kimseye göstermemiştir.

    Dünyaya gelişi nasıl bir mucize ise, Rahmanın huzuruna gidişi de yine bir mucize ile olmuştur.

    Buradan da anlaşılıyor ki, ayette geçen ehli kitap Yahudi ve Hıristiyanlar.

    Şimdide gelelim Nisa 159. ayete. Allah bu ayetinde aşağıdaki sözleriyle neyi ve kimleri kast etmiş olabilir?

    (Ehlikitap'tan her biri ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü de o, onlar aleyhine bir tanık olacaktır. )

    Önce ehlikitap toplumundan bahsederken, kimlerden bahsettiği ve hangi konuda bu toplumun inanacaklarını anlamaya çalışmalıyız. Bu ayetten önceki ayetleri düşündüğümüzde, Yahudiler Hz. İsa nın Allah ın elçisi olduğuna iman etmiyorlardı, ayrıca Hıristiyanlarda Hz. İsa nın çarmıha gerildiğine inanıyorlardı. Yahudilerde astıklarını zannediyorlardı Hz. İsa yı. Kur’an bütünlüğünde düşünürsek, Hıristiyanların Hz. İsa nın Allah ın oğlu olduğuna da iman ettiklerini ve Allah nın bu konudaki ikazlarını biliyoruz. Bu günde buna inanmıyorlar mı zaten? Bir örnek verelim Kur’an dan.

    Nisa 171: Ey Ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin! Meryem'in oğlu İsa Mesih, Allah'ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem'e atmıştır. Artık Allah'a ve resullerine inanın. "Üçtür!" demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vâhid'dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter.

    Demek ki buradaki muhataplar, Yahudi ve Hıristiyan toplumu olduğu çok açık. Çünkü Hz. İsa bu topluma peygamber olarak gönderilmişti. Zaten biz Müslümanlar, tüm bu gerçekleri Kur’an dan öğreniyor, biliyor ve iman ediyoruz.

    Buradan da anlaşılıyor ki, tüm buna inanan ehli kitap ümmeti(Yahudi ve Hıristiyanlar) ölmeden önce Hz. İsa ile ilgili tüm gerçekleri anlayacaklar, ona inanıp gerçekleri göreceklerdir diyor. Tabi bu gerçekleri ölüm anında mı görecekler, onu bilemiyoruz. Çünkü detay verilmemiş.


    Ayetin devamında açıklanan da, bu düşünceyi destekliyor ve kıyamet günü peygamberlerin şahit olarak çağrıldığında, Hz. İsa nın tanıklık yapacağını söylüyor. Buradan da anlaşılıyor ki, Hz. İsa tanık olacaksa, kendi dönemine ve tebliğ ettiği kitabın tanıklığını yapacağına göre, buradan anlaşılması gereken, Yahudilere ve Hıristiyanlara tebliğ ettiği konularda tanıklık yapacağı açıktır.


    Çünkü biz Müslümanların tanığı, mahşer günü Hz. Muhammet (s.a) olduğuna göre, Hz. İsa nın bizlerin tanığı olması mümkün değildir. Zaten bizler Hz. İsa ile ilgili gerçekleri Kur'an dan biliyoruz ve iman ediyoruz. Bugün Müslüman olmayan ehli kitap, ne yazık ki bu gerçeği göremiyor ve kabul etmiyor. İşte bu gerçekleri doğru göremeyen bu ehli kitap ümmeti, ölmeden önce ya da ölürken, bu gerçekleri anlayacağını söylüyor ayet. Detayını Allah bilir.

    Yaradan bilmemiz gerektiği kadarını açıklamıştır. Açıklanmayan, detay verilmeyen konularda fikir yürütmeyi ve konuşmayı bizlere Allah HARAM kıldığını söylüyorsa, bizlere düşen açıklanan konular hakkında konuşmak, düşünmek olmalıdır.

    Hz. İsa nın tanık olacağı dönem, kendi ümmetiyle ya da dönemiyle ilgili olacağına göre, bu ayetten bunları anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Yoksa Hz. İsa bugünkü peygamberimizin ümmetine neden şahitlik yapsın. Bizlerin şahidi en son peygamberimiz. Hz. Muhammet olduğu, ayetlerle çok açık anlatılmıştır Kur'an da.

    Bu ayet örnek verilerek, ne yazık ki Allah ın hiç bahsetmediği, tek kelime dahi söz etmediği, bugün Hıristiyanların inandığı ve biz Müslümanlarında bir kısmının inandırıldığı bir inanca delil gösterilerek, bakın Hz. İsa kıyametin kopmasından önce dünyaya gelecek ve tüm ehli kitap ona iman edecektir deniyor ve kıyamet alametleri olarak kabul ediliyor.

    Nisa 159. ayette dikkat ederseniz Yahudi ve Hıristiyanlardan, bahsedilerek, onlardan her biri ölmeden bu gerçeği görecekler, anlayacaklardır diyorsa, Hz. İsa nın kıyamet kopmadan gelecektir, fikirden yola çıkarak düşündüğümüzde, geçmişte ölen diğer ehli kitabın,(Yahudi ve Hıristiyanların) bu durumda kıyametten önce Hz. İsa yı görmeden ölmüş olacağına ve bu gerçeği göremeyeceğine göre, bu düşünce ve inanç, bahsettiğimiz Kur’an ayetine ters düşmektedir. Böylece bu inancın tamamen yanlış olduğu ortaya çıkmaktadır.

    Halbuki bu konu ile ilgili Kur’an da hiçbir açıklama, izahat, detay olmadığı gibi, bu ayetin konuyla da bağlantısı yoktur. Ayette de geçen ehlikitaptan her biri, ölümünden önce dediğine göre, kıyametin kopması değil, ölümlerinden önce bu gerçekleri anlayacağından bahsediliyor.

    Ayetin sonunda belirtilen, kıyamet günü tanık olacağının açıklanması da, Hz. İsa nın hesap günü kendi ümmetine, ya da kendi dönemine ait ehli kitaba iman edenlere ya da etmeyenlere tanıklık yapacağı açıktır. Tanıklık ettiği, Rabbin gerçeklerinin ortaya çıkması adınadır elbette. Bu konuda Kur’an da birçok örnekler vardır. Kur’an mahşer günü Hz. Muhammed in (s.a) bizler adına, diğer peygamberlerde kendi ümmetine şahit olarak çağrılacağını, çok açık bir şekilde bizlere bildirmiştir.

    Kur’an ayetlerini, yine Kur’an ışığında anlamaya çalışırsak, en doğru yolu izlemiş oluruz. Allah biz her konuyu detaylı açıkladık ve örnekler verdik diyorsa, kıyametin kopmasından önce Hz. İsa nın geleceğini söylemek ve savunmak, kelimelere kendi nefsimizce anlamlar vermek, bizleri Kur’an ın yolundan ayıracak, şeytana yaklaştıracaktır. Ayetleri Kur’an ışığında değil, rivayet ve sanılar ışığında anlamaya çalışırsak, Rabbin doğruları ile asla buluşamayız.

    Dilerim Rabbimden Kur’an ayetlerini, yine Kur’an ışığında anlamaya çalışan, aklını Kur’an ile buluşturan, Rabbin halis kullarından oluruz.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    yine güzel bir yazı ile sizi aramızda görmek ne güzel sayın halukgta size selam ederim;

    aşağıda iki küçük paragraf aldım detayları hakkında sizlere bilgi vermek isterim. bu bilgiyi sizlere bundan önce sanıyorum kimse verememiştir. çünkü bu bilgiye sahip olmak için daha yüksek makamlardan verilmesi gerekir. insan düşünüp taşınıp aklı ile yorum yaparak bu konuya vakıf olamaz. burada akıl yetersiz ve çaresiz kalır. ulu Allah'ın hesabıdır. ya kabul görür vicdanlarınızda yada görmez. tıpkı islam anlayışının indirildiği dönemdeki insanların mantıkları ve idrakları ile düşünerek vicdanları ile kabul etmesi gibi. unutmayınki bugün milyarlarca islam dinine inanan insan yeryüzünde yaşıyor fakat ilk indiği dönemde insanların idrak ve anlayışlarına sesleniş bugünkü kadar kolay olmamıştır. 9 yıl sadece 12 kişi müslüman olmuş ve sabır göstermişlerdir. diğer insanların iman edişleride elbette ancak ulu Allah'ın ol demesi ile olacak işdir. bu çerçeveden olaya bakarsanız ancak idrak ve anlayışda ulu Allah'ın istemesi ile mümkün olacak işdir. bu idrak ve anlayışa erişebilen ve erişemeyeni yargılamak gibi bir yanlış biz insanlara yakışmaz. başka açıdan bakacak olursanız inandım diyipde islam ile alakası olmayan inanış ve davranışlarda günümüzde normal olması gereken davranışı sergileyenlerden oldukça fazladır. bu açıdan olayı ele alacak olursanız sizlere verecek olduğum bilgiyede sağ duyu ile yaklaşırsınız. olmaz veya sen kimsinki bu bilgi sana verilmiş gibi biryaklaşım bana zarar vermez ancak sizin doğruya olan kapılarınızı kapatır. tıpkı ebu cehil örneği gibi. bu yüzden kapı ve pencerelerinizin açık olmasını dileyerek, bize verilmiş olan bu önemli bilgiyi sizlerle paylaşıyorum.


    Alıntı halukgta´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Çünkü biz Müslümanların tanığı, mahşer günü Hz. Muhammet (s.a) olduğuna göre, Hz. İsa nın bizlerin tanığı olması mümkün değildir. Zaten bizler Hz. İsa ile ilgili gerçekleri Kur'an dan biliyoruz ve iman ediyoruz. Bugün Müslüman olmayan ehli kitap, ne yazık ki bu gerçeği göremiyor ve kabul etmiyor. İşte bu gerçekleri doğru göremeyen bu ehli kitap ümmeti, ölmeden önce ya da ölürken, bu gerçekleri anlayacağını söylüyor ayet. Detayını Allah bilir.

    Nisa 159. ayette dikkat ederseniz Yahudi ve Hıristiyanlardan, bahsedilerek, onlardan her biri ölmeden bu gerçeği görecekler, anlayacaklardır diyorsa, Hz. İsa nın kıyamet kopmadan gelecektir, fikirden yola çıkarak düşündüğümüzde, geçmişte ölen diğer ehli kitabın,(Yahudi ve Hıristiyanların) bu durumda kıyametten önce Hz. İsa yı görmeden ölmüş olacağına ve bu gerçeği göremeyeceğine göre, bu düşünce ve inanç, bahsettiğimiz Kur’an ayetine ters düşmektedir. Böylece bu inancın tamamen yanlış olduğu ortaya çıkmaktadır.

    Bu ayet örnek verilerek, ne yazık ki Allah ın hiç bahsetmediği, tek kelime dahi söz etmediği, bugün Hıristiyanların inandığı ve biz Müslümanlarında bir kısmının inandırıldığı bir inanca delil gösterilerek, bakın Hz. İsa kıyametin kopmasından önce dünyaya gelecek ve tüm ehli kitap ona iman edecektir deniyor ve kıyamet alametleri olarak kabul ediliyor.

    Halbuki bu konu ile ilgili Kur’an da hiçbir açıklama, izahat, detay olmadığı gibi, bu ayetin konuyla da bağlantısı yoktur. Ayette de geçen ehlikitaptan her biri, ölümünden önce dediğine göre, kıyametin kopması değil, ölümlerinden önce bu gerçekleri anlayacağından bahsediliyor.




    hazreti isa peygamberimizin tanıklığı islam dininin yani ileri insanlık anlayışının son anlayış olduğu ve sevgili muhammed peygamberimizin (ona candan selam ederim oda yeryüzünde ve diridir) son peygamber olduğudur. bu tanıklığı bizlerin şahitliği huzurunda 2007 yılı ramazan ayında ilk cuma gecesi gerçekleştirmiş ve üç kişi annem ablam ve ben isa peygamberimiz ile namaz kılmışızdır. ardından söz ilede bu şehadeti onaylamış muhammed peygamberimiz ile el ele vermiştir. o günden bu yana kendi ümmeti üzerinde çalışmalarına devam etmektedir. o günden bu yana yaşanan gelişmeleri takip edebilrsiniz. yahudilerin ve hıristiyanların onun şahitliğinden sonra ölecekleri yanlış bir çeviridir. bitecek olan hıristiyan ve yahudi anlayışlarını müjdelemektedir bu ayet. yani isa peygamberimizin şehadetinden sonra bu dinler yok olmayacak ama islamiyet ile birleşecek. çünkü yok olacak bir durum yoktur ortada anlayışların birleşmesi vardır. yahudiliğin ve hıristiyanlığın akıl ve idrak ile erişileceği son nokta zaten onlardan sonra bildirilmiş olan islamiyettir. ve buna çok kısa bir süre kalmıştır. ehli kitap ona iman edecek yani yaşadığımız bu olayın gerçek olduğuna inanacaklar ve onlarda islam anlayışına tabi olacaklar. bu zaten bize bildirilmiş bir haberdir KUR'AN dada bildirilmiş olması ne güzeldir. çok insanın işini kolaylaştıracak konuya iman etmelerinde bir merhametidir ulu Allah'ın.



    Ayetin sonunda belirtilen, kıyamet günü tanık olacağının açıklanması da, Hz. İsa nın hesap günü kendi ümmetine, ya da kendi dönemine ait ehli kitaba iman edenlere ya da etmeyenlere tanıklık yapacağı açıktır. Tanıklık ettiği, Rabbin gerçeklerinin ortaya çıkması adınadır elbette. Bu konuda Kur’an da birçok örnekler vardır. Kur’an mahşer günü Hz. Muhammed in (s.a) bizler adına, diğer peygamberlerde kendi ümmetine şahit olarak çağrılacağını, çok açık bir şekilde bizlere bildirmiştir.



    kıyamet günü dediğimiz vakit bir tek günden ibaret değildir. buradaki gün zaman dilimi ile gaybdaki zaman dilimi farklı işler dostlarım. kıyamet yeryüzünde yaşanacak olan bu büyük uyanışın dirilişin (ruhun uyanışı, aklın idrak edişi düşünmeye başlaması, tabulardan kurtulması, kapı ve pencerelerini ulu Allaha'a sevgili meleklere ve peygamberlere açması) adıdır. fakat bütün bu uyanışın 7 yıl gibi bir süre içersinde yaşanıp biteceğini sizlere söyleyebilirim. yakında başlayacak, başlayacağı tarihide sizlere buradan birkaç gün önce bildireceğim. izin verildiği kadar bilgiyi paylaşabiliyoruz burada. hepsi ortaya çıkınca herkez mutlu olacak yeryüzünde. ne din kalacak ne mezhep getirilen bilgi KUR'AN dan ayrı değildir. o ancak cebrail as'ın deyimi ile nur üstüne nurdur. sevgili muhammed peygamberimiz bu işinde başındadır ve yanında 313 peygamberde saf tutmuşlardır. melekler alemi, ruhlar alemi, cinler alemi hatta hayvanlar ve canlılar alemi bile onlar ile birliktelerdir. bunun adı SUR dur ve bize vaad edilen israfil as'ın cebrail as aracılığı ile insanlara bildirmiş olduğu son uyarıdır. elbette ulu ve biricik Allah'ımızın emri ile. ortada ne yeni bir din nede yeni bir peygamber vardır hepsi bizim tanıdığımız bildiğimiz şeylerdir aslında.

    hepinize candan selam ederim zamanı geldiğinde buradaki yazılarımda insanlığa büyük bir aydınlık getirecektir.
    Konu tansxx tarafından (15-07-2012 Saat 04:07 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Nisa suresi 125. ayeti nasıl anlamalıyız?
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 20-05-2012, 11:49 PM
  2. İsra suresi 36. ayet ve Allah ın bizlere uyarısı.
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-01-2012, 09:29 PM
  3. Furkan 27 ve 28. ayetler, bizlere neler anlatıyor?
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-08-2011, 03:46 AM
  4. Zümer suresi bizlere neler anlatıyor?
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-04-2010, 02:19 PM
  5. Araf suresi 33. Ayet bizlere neler anlatıyor?
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 05-04-2010, 01:30 AM
Yukarı Çık