+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 13
  1. #1
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435

    Mırac dan ....

    Dün mirac hadisesini inkar edenler, bu gün Geylanıyi inkar edebilirler...

    Kısaca mırac hadisesini hatırlayıp verilen tepkileriden bazılarını hatırlıyalım önce;



    Ya Ebabeki bak arkadaşın Muhammed ne diyor:
    Diyorki ;
    Ben bu gece Mescidi haramdan Mescidi Aksaya gittim.
    Orda bütün peygamberlere imamet edip iki rekat namaz kıldırdım.
    Sonra burak’a bindim gök yüzünü kat kat gectim,
    Her geçişte birer peygamberle görüştüm…..
    ve en nihayet yetmişbin perdenin arkasında Hz. Allah ile görüştüm
    ve ümmetime'de bazı hediyeler getirdim diyor….
    Ve diyorki;
    Geri gelip yatağıma girdiğimde yatağım bıraktığım gibi hala sıcaktı……

    Yok daha neler…..
    Biz arkadaşına mecnun diyorduk inanmıyordun. Bakalım şimdi ne diyeceksin??
    Bunca akıldan mantıktan uzak şeye inanacak değilsin ama biz yinede fikrini alalım…
    deyip Hz. Ebubekir'in nabzını yoklarlar....

  2. #2
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    Alıntı Ma-i Nisan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dün mirac hadisesini inkar edenler, bu gün Geylanıyi inkar edebilirler...

    Kısaca mırac hadisesini hatırlayıp verilen tepkileriden bazılarını hatırlıyalım önce;



    Ya Ebabeki bak arkadaşın Muhammed ne diyor:
    Diyorki ;
    Ben bu gece Mescidi haramdan Mescidi Aksaya gittim.
    Orda bütün peygamberlere imamet edip iki rekat namaz kıldırdım.
    Sonra burak’a bindim gök yüzünü kat kat gectim,
    Her geçişte birer peygamberle görüştüm…..
    ve en nihayet yetmişbin perdenin arkasında Hz. Allah ile görüştüm
    ve ümmetime'de bazı hediyeler getirdim diyor….
    Ve diyorki;
    Geri gelip yatağıma girdiğimde yatağım bıraktığım gibi hala sıcaktı……

    Yok daha neler…..
    Biz arkadaşına mecnun diyorduk inanmıyordun. Bakalım şimdi ne diyeceksin??
    Bunca akıldan mantıktan uzak şeye inanacak değilsin ama biz yinede fikrini alalım…
    deyip Hz. Ebubekir'in nabzını yoklarlar....
    Mirac hadisesini duyanların bir kısmı
    Şüphe ile bakmiş,
    Bir diyer kismı acaba?? ların altında kalmış,
    Başka bir kısmi susmayı tercih etmiş,
    Bir kısmıda istihza vari bir şekilde yalan, uydurma deyip alay etmiş.....

    Ama bir kişi varki o ap ayrı düşünüyormuş,
    Yakini tammış

    Hadiseyi kuffarın ağzından işittiği halde mumi miskal kadar tereddüd etmeden
    İmanının azametini ifade eden bir tek cümle ile cevap vermiş....

    O mu söyledi bu dediklerinizi?
    EĞER O DEDİYSE DOĞRUDUR. ................. deyip "SIDDIK" Sıfatını bi hakkın almış....

    Bu hadiseye iman değilmidir " tüm ümmetin imanı bir tarafa, Ebubekirin imanı bir tarafa "....dedirten.........

  3. #3
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    Alıntı Ma-i Nisan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mirac hadisesini duyanların bir kısmı
    Şüphe ile bakmiş,
    Bir diyer kismı acaba?? ların altında kalmış,
    Başka bir kısmi susmayı tercih etmiş,
    Bir kısmıda istihza vari bir şekilde yalan, uydurma deyip alay etmiş.....

    Ama bir kişi varki o ap ayrı düşünüyormuş,
    Yakini tammış

    Hadiseyi kuffarın ağzından işittiği halde mumi miskal kadar tereddüd etmeden
    İmanının azametini ifade eden bir tek cümle ile cevap vermiş....

    O mu söyledi bu dediklerinizi?
    EĞER O DEDİYSE DOĞRUDUR. ................. deyip "SIDDIK" Sıfatını bi hakkın almış....

    Bu hadiseye iman değilmidir " tüm ümmetin imanı bir tarafa, Ebubekirin imanı bir tarafa "....dedirten.........
    Bu Konuyu açmamdaki amacım “mıracın” ve Hz. Ebubekirin azametini
    Nazarlara vermek değil. O azametleri nazara vermek haddim değildir,
    Onlar zaten azimdirler..
    Ayrıca
    Bazılarınız “ nazarı” deyip bıyık altında sırıtabilir bu azım hadiseye.
    Bununda pekala bilincindeyim.
    Bu durum keyfimi boz”a”maz,
    çayımı soğuta”maz.
    onların bu düşünceleri gayri azametlerinden kaynaklıdır.


    Maksadımın aslı;
    Hz. Pir Abdulkadiri Geylanıyı keşif ve kerametlerinden dolayı
    Alay edecek kadar alçalabilen ( düşük seviye maksatlı kullanılmıştır bu kelime.) bazi zihniyetlere karşı fikrimi beyan etmektir..

    Deniliyorki;
    "Bir eli balgin karnin da..(Ne balik mis ama)
    Bir eli dunyada
    Ikisi arasinda ondan habersiz hicbirsey olmiyan
    Demiş Geylani…..

    Bende Hz. Ebabekirin küffara mirac hadisesinde verdiği cevap ile cevap veriyorum…..

    Bunu Geylanimi söyledi?
    Eyer o söylediyse doğrudur.
    Çünkü;
    Hazreti Hasana ve Hz. Hüseyinin neslinde olan, devamında , Hz. Muhammedül emin’e bihakkın torun olan
    Geylanının ağzında yalan vaki olmamiştir.
    Ramazan ayının başlamasında dunyaya gelen (Annesinin ihbariyle ) oruca hurmeten iftar saatine kadar süt emmeyen, ve tüm ramazan ayını bu şekilde geçiren birisi İslamın ruhuna muhalıf bir şey yaparmı?
    İslanın damendini kambur gösterecek bir söz söylermi?*
    Onu tanıyanlar
    " istekim kema ümirte" ayetni bihakkın yaşayan demişler......
    Dedesinden doğruluğa dair irsiyet alan Geylanın bu sözü sizi şaşırtmasın.
    Evlıyayi ve bir kısım sahih hadisi inkar,
    Mezhepsizliğini ikrar,
    Ve Aklı müşevveş olmuş bazı iyi niyetli safdıller şaşırabilir, onlar bahsimden hariçtir.

    Düzenli bir hayat yaşayan insanlarin sözlerini akıldan uzak ve İslam dışı deyip hucum edeceğinize,
    O sözlerin ASIL verdiği mesajı araştırıp bulmanız lazımdır….
    eyer sözünüzde doğru iseniz bunu yapacaksınız/ yapmalısınız.....

    Hz. Pire isnad edilen yukardaki sözü de bu bağlamda değerlendirmek lazım…
    Nasip olursa
    Müteşabih olarak algıladığım bu sözüne bir izah getirmeye çalışacam …..

  4. #4
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    Resul-i kibriyanın en has, siret ve suret olarak ona en çok benzeyen torunlarından olan Hz. A. Kadiri Geylani’nin

    "Bir eli balgin karnin da..
    Bir eli dunyada
    Ikisi arasinda ondan habersiz hicbirsey olmiyan ..
    Sözlerinin teşbihi olabileceğini düşündüğüm için o nazar ile tevil etmeye çalışacam.

    Önce teşbihin kelime anlamını hatırlayalım.

    Teşbih :
    Kısaca “benzetmek” demektir.
    Yani; vermek istenilen mesajın üstüne süslü yada çirkin bir elbise giydirmektir.

    Konumuz Hz. Muhammed'in (a.s.v) torunuyla alakalı olduğu için,
    Teşbih’e dair ilk örneklemeyi de Hz. Peygamberden vermek icap eder.
    Bakalım Hz. Peygamber hitablarında “teşbihe” ne kadar yer vermiştir?
    Onu bilmek ve görmek icab eder..
    Çünkü kıstas ve ölcü o dur ( Hz. Peygamber (a.s.v). ve bizler için o olacaktır ilel ebed.

    Konuya bakmaya musait olan arkadaşları usandırmamak için iki misal ile yetinecem.
    Zaten asıl olan ; akla kapıyı aralamaktır. Bizde onu yapacağız.

    1. misal :
    Bir gün huzur'u Nebevi de derin bir gürültü ( ses) işitildi.
    Hz. Peygamber
    _ Bu gürültü yetmiş senedir yuvarlanıp, yeni cehennem'in dibine varan bir taşın gürültüsüdür. Dedi….

    Biraz sonra birisi Hz. Peygamberin yanına gelerek
    _ ya Resulullah yetmiş yaşında olan falan munafık ( isim vererek) oldu. Cehennem oldu gitti dedi.
    Bunun üzerine hazır bulunan cemaat Hz. Peygamberin beliğ sözünün arkasındaki
    Asıl manayıda anlamış oldu…..


    Şimdi soralım!!! A.Kadiri Geylanı'yı;
    Soylemiş olduğu teşbihi sözden,
    İzhar ettiği keşif ve kerametten,
    Allahın izni ile mazhar olduğu ikramları HİZMET maksatlı halka göstermekten
    Kafir derecesine koyan ve azı dişleri ile saldıran zavallı ya!!!!
    Sen kim Geylani kim???
    Sinek kadar olmayan sikletin ile Geylani ile meydan alıyorsun.

    Unutma!!!

    Geylanı, Şahı nakşibend, Mevlana Celaleddin, Mevlana Halit, Yunus emre,
    Daha ismini saymadığım binlercesi……… lere karşı meydana çıkanlar,

    Kafir ve zındıklardır,
    Fücür ve ebrarlardir,
    Firavun ve şeddadlardır………
    Ve de ıisi ve cinni şeytanlardır..



    İkinci misali iş ortamımın müsait olduğu bir vakite bırakmak zorunda kalıyorum..
    Kısmet diyecegiz.

  5. #5
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Alemleri yonettigini iddaa eden Gavs-i Azami
    Savunma adina sekr palavralari ise yaramayinca
    Simdi de;" Teşbih " masallari baslamis.

    Ama
    Cok onemli degil!
    Nasilsa ayni masali begenen
    Ayni yolun yolculari var!

    Peki konuya neden dahil oldum?
    Peygamberime iftira var!
    Peygamberimle Allah cc'nu ayirma var!

    Allah cc na gore kimin nerede nasil olecegini KIMSE BILMEZ!
    [Ayetleri Muhammed=Allah basliginda vermistik! ]

    Simdi
    sn.Mai nisan ne diyor?
    Bir gün huzur'u Nebevi de derin bir gürültü ( ses) işitildi.
    Hz. Peygamber
    _ Bu gürültü yetmiş senedir yuvarlanıp, yeni cehennem'in dibine varan bir taşın gürültüsüdür. Dedi….

    Biraz sonra birisi Hz. Peygamberin yanına gelerek
    _ ya Resulullah yetmiş yaşında olan falan munafık ( isim vererek) oldu. Cehennem oldu gitti dedi.
    Bunun üzerine hazır bulunan cemaat Hz. Peygamberin beliğ sözünün arkasındaki
    Asıl manayıda anlamış oldu…..
    sn.Mai nisana gore
    Allah cc yalan soylemis.

    Cunku
    Peygamber kimin nerede nasil olecegini,
    Usune ustluk kiyamette alacagi hukmu de bilmis.

    Ustelik
    Kendisine bile yarin ne olcagini bilmedigini
    Kur'an'da ayet olarak soylemisken!.............

    Simdi
    Hadisin gercek metnine bakalim!

    Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi:Bir gün Resulullah ile birlikte idik.
    Ansızın bir düşme sesi işitildi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.):
    - Bu nedir,biliyor musunuz? diye sordu.

    Biz:
    - Allah ve Resulü en iyi bilendir,dedik.

    - Bu,cehenneme atılmış bir taştır ki,yetmiş sonbahardan beri yol almaktadır.
    O,nihayet şimdi dibine varıp dayandı,buyurdu.
    Yok!
    Allah cc yalan soylmemis!
    Allah cc ile Resulu ayrilmamis!

    Yalani,iftirayi soyleyen/atan
    sn.mai nisan mis.
    Onunla yol alanlar...mis!

    Peki
    Bu yalan hadis nereden geldi?
    Ahlak-i Tasavvuftan!

    Tasavvufun Allah cc dan sonra
    Ikinci EKBER olarak Islama soktugu
    Ispanyada Yahudi kabala hahamlari tarafindan yetistirilen
    Seyh'ul ekber Muhyiddin İbn Arabî hoca diyor ki:

    Resulullah (a.s.m)dan yaptığım rivayetlerin en acaibi şudur ki;
    Resulullah (a.s.m) sahabeleriyle birlikte mescitte oturduğu bir sırada derin bir gürültü işittiler ve irkildiler.
    Bunun üzerine Resulullah (a.s.m) ?Bu gürültünün ne olduğunu bilir misiniz? diye sordu.
    Onlar ,Allah ve resulü bilir! dediler. Bunun üzerine ferman etti ki:
    "Yetmiş senedir yuvarlanıp,bu dakikada Cehennemin dibine düşen bir taşın gürültüsüdür."
    Sözünü daha yeni bitirmişti ki,münafıklardan birinin evinden çığlık sesleri duyuldu.
    "Yetmiş yaşındaki meşhur münafık ölmüştü."
    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ?Allahu ekber? dedi.
    Böylece sahabelerden alim olanlar,söz konusu taşın o münafık olduğunu anladılar.
    Allah kendisini yarattığı günden beri cehennem ateşine doğru yuvarlanıyordu,
    nihayet yetmiş yıllık ömrü tamamlanınca cehennemin dibine ulaşmıştı.?
    (Futuhat,1 / 298)
    ...Resulullah (a.s.m)dan yaptığım rivayetlerin en acaibi şudur ki;....
    Hoca Peygamberden cca.500 yil sonra doguyor.
    Peygamberle konustugunu iddaa ediyor.

    Hadise ekleme yapiyor.
    Olsun!
    Ne gam?
    Ahlak-i Tasavvuf....

    Yani tasavvufcu demek
    Kur'an ayetlerinde kelimeleri degistiren
    Hadislere ek yapan hocalar silsilesi!

  6. #6
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selam!

    Alemleri yonettigini iddaa eden Gavs-i Azami
    Savunma adina sekr palavralari ise yaramayinca
    Simdi de;" Teşbih " masallari baslamis.

    Ama
    Cok onemli degil!
    Nasilsa ayni masali begenen
    Ayni yolun yolculari var!

    Peki konuya neden dahil oldum?
    Peygamberime iftira var!
    Peygamberimle Allah cc'nu ayirma var!

    Allah cc na gore kimin nerede nasil olecegini KIMSE BILMEZ!
    [Ayetleri Muhammed=Allah basliginda vermistik! ]

    Simdi
    sn.Mai nisan ne diyor?


    sn.Mai nisana gore
    Allah cc yalan soylemis.

    Cunku
    Peygamber kimin nerede nasil olecegini,
    Usune ustluk kiyamette alacagi hukmu de bilmis.

    Ustelik
    Kendisine bile yarin ne olcagini bilmedigini
    Kur'an'da ayet olarak soylemisken!.............

    Simdi
    Hadisin gercek metnine bakalim!



    Yok!
    Allah cc yalan soylmemis!
    Allah cc ile Resulu ayrilmamis!

    Yalani,iftirayi soyleyen/atan
    sn.mai nisan mis.
    Onunla yol alanlar...mis!

    Peki
    Bu yalan hadis nereden geldi?
    Ahlak-i Tasavvuftan!

    Tasavvufun Allah cc dan sonra
    Ikinci EKBER olarak Islama soktugu
    Ispanyada Yahudi kabala hahamlari tarafindan yetistirilen
    Seyh'ul ekber Muhyiddin İbn Arabî hoca diyor ki:



    ...Resulullah (a.s.m)dan yaptığım rivayetlerin en acaibi şudur ki;....
    Hoca Peygamberden cca.500 yil sonra doguyor.
    Peygamberle konustugunu iddaa ediyor.

    Hadise ekleme yapiyor.
    Olsun!
    Ne gam?
    Ahlak-i Tasavvuf....

    Yani tasavvufcu demek
    Kur'an ayetlerinde kelimeleri degistiren
    Hadislere ek yapan hocalar silsilesi!
    Yalanci ve magazinci molla mopsı ve avanesi sen bekle az....

  7. #7
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    1. misal :
    Bir gün huzur'u Nebevi de derin bir gürültü ( ses) işitildi.
    Hz. Peygamber
    _ Bu gürültü yetmiş senedir yuvarlanıp, yeni cehennem'in dibine varan bir taşın gürültüsüdür. Dedi….

    Biraz sonra birisi Hz. Peygamberin yanına gelerek
    _ ya Resulullah yetmiş yaşında olan falan munafık ( isim vererek) oldu. Cehennem oldu gitti dedi.
    Bunun üzerine hazır bulunan cemaat Hz. Peygamberin beliğ sözünün arkasındaki
    Asıl manayıda anlamış oldu…..

    2. misal:
    İbni Abbas (r.a.) gibi zatlara isnad edilen sahih bir rivayet var ki,
    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sormuşlar:"Dünya ne üstündedir?"
    Cevaben demişki: " elardu ala sewri wel hut"

    zahiren akıldan uzak GİBİ görünen bu hadise yakından bakıp anlamaya çalıştığımızda aşağdaki anekdotları görürüz.....
    Ama korler göremezler o başka .....
    Mezhepsizler de göremezler o da bam başka.

    Saadete dönelim.

    Hamele-i Arş ve Semâvat denilen melâikenin birinin ismi "Nesir" ve diğerinin ismi "Sevr" olarak dört melâikeyi Cenâb-ı Hak Arş ve semâvâta, mukemmel işleyişi (tabiri caiz ise ) tanzim etmek için tayin ettiğini biliyoruz.
    Semâvâtın bir küçük kardeşi ve gezegenlerin bir arkadaşı olan dünyamıza dahi iki melek, izleyici ve tanzim edici olarak tayin etmiştir kainatın sahibi tarafından.
    O meleklerin birinin ismi "Sevr" ve diğerinin ismi "Hût"tur.

    Ve o isimleri vermesinin sırrı şudur ki:

    Arz iki kısımdır:
    Biri su,
    Biri toprak.
    Su kısmını şenlendiren balıktır.
    Toprak kısmını şenlendiren, insanların haytlarının devamı için en büyük gereksinimlerden olan ziraat, öküz iledir ve öküzün omuzundadır.
    İşte bu bağlamda dunyadan sorumlu ( muekkel ) melek o iki mühim nevi yaratılanlara imâen,
    konuşması mucize olan Peygamber (a.s.v)
    demiş, gayet derin ve geniş, bir sayfa kadar meseleleri hâvi olan bir hakikati gayet güzel ve kısa birtek cümleyle ifade etmiş.

    ............................................

    Bu iki misal "edebi konuşma sanatı" ında teşbih ve temsilin ne kadar önemli olduğunu anlamak için
    yeterli olduğunu sanıyorum.
    İnanma güçlüğü çekenler ölmüş ve yaşıyan edebli ediplerden sorabilirler teşbih ve temsilin BELAĞATTAKİ koltuklarini....

  8. #8
    Kıdemli Üye SEBLA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nerden
    Gurbet'den...
    Mesaj
    577
    Rep Gücü
    3515
    ''İstikbalde kişinin kamçısının ucu konuşacak.'' (Hadis-i Şerif)

    Antenlere işaret ediyor......
    ''İslam’a gelmek bir yere gelmek değil, ‘kendine gelmek’tir.''

  9. #9
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İst.
    Mesaj
    404
    Rep Gücü
    13435
    Vaktimin sınırlı olması cevabımi geciktirdi....

    Alemleri yonettigini iddaa eden Gavs-i Azami
    Savunma adina sekr palavralari ise yaramayinca
    Simdi de;" Teşbih " masallari baslamis.
    onsekizbin alemi idare ve iaşe eden tek bir güç var.
    O da Rabbul Alemindir.
    O Rabbe iyi kul olanlar, O Rabbin özel ikramlarına mazhar olurlar.
    Hz. Gaws da iyi bir kul olmanın neticesinde Rabbul alemin tarafında özel ikramlar verilmiştir.
    Bu ikramların örfi nasdaki adi ; keşif ve keremat dır.
    Mezhep bilmez mezhepsizler bunu hazmedemedikleri için çamur mikserleri ile saldırırlar…..
    Netice alamıyacaklarını bildikleri halde, “izi kalır” hesabı bize yeter derler.
    Bizde; keyfiniz bilir, alemi yönetme gibi bir gayrette olmayan gawsa bunu ithaf etmeniz yalancı olduğunuzu söyleriz...

    Ama
    Cok onemli degil!
    Nasilsa ayni masali begenen
    Ayni yolun yolculari var!
    Aman aman kalsın. Kendimi beyendirmek gibi bir derdim yok billah.. beyenenler sende kalsın
    Molla mopsi…


    Peki konuya neden dahil oldum?
    Peygamberime iftira var!
    Peygamberimle Allah cc'nu ayirma var!
    İftira ve çamur zannımca senin damak tadın. dilinde pelesenk olmuş hiç düşürmüyon.
    Ben Hz. Peygamberin tüm hal ve kaline ; beli beli… evet evet… eri eri… neam neam demişim.
    Ona beli deyişim taaaa bezmi ezelde vaki, Elestü sayfasında bakidir.
    Bilirizki O zat;
    “ İn huve illa vahyun yuha” ile serfirazdır.

    Ayırma olayı elbette olmalı. Ama “Hallakiyet” noktasında….
    Allah (c.c) yaratan
    Hz. Peygamber ; yaratılandır…. Ayırmakta ki kastın bu değilse de, sen bu ayırmayı bu şekilde anlamalısın.

    Allah cc na gore kimin nerede nasil olecegini KIMSE BILMEZ!
    [Ayetleri Muhammed=Allah basliginda vermistik! ]
    Ğaybi elbette ( tümden) Alllamul ğuyub bilir. Ondan başka ğaybi bilen yoktur.
    O Allamul ğuyup Peygamberlerine ve hatta kullukta ileri saflarda bulunan bazı zatlara bildirmiştir bazı ğaybi bilgileri…
    Sen mezhebin icabı bunu kabul etmezsin edemezsin. Kabul edersen mezhepsizliğinden çıkarsın…

    O bahs ettiğin başlık tam bir facia sen ve mudavimlerin için. O başlık taş olup düşse sizi kanamadan götürür…
    Ezberle;
    “la yelemu ğaybe illalah”

    Simdi
    sn.Mai nisan ne diyor?
    Bir gün huzur'u Nebevi de derin bir gürültü ( ses) işitildi.
    Hz. Peygamber
    _ Bu gürültü yetmiş senedir yuvarlanıp, yeni cehennem'in dibine varan bir taşın gürültüsüdür. Dedi….

    Biraz sonra birisi Hz. Peygamberin yanına gelerek
    _ ya Resulullah yetmiş yaşında olan falan munafık ( isim vererek) oldu. Cehennem oldu gitti dedi.
    Bunun üzerine hazır bulunan cemaat Hz. Peygamberin beliğ sözünün arkasındaki
    Asıl manayıda anlamış oldu…..
    sn.Mai nisana gore
    Hadisin anlamını değiştirmeyecek şekilde değişik kelimelerle anlatmak CAİZDİR. bundan kat-ı nazar;

    “Hadis-i bilmana” diyecem. Ama anlıyacağını sanmıyorum. Bozuk plak misali gene bişeler geveliyecen zannımca.

    Allah cc yalan soylemis.
    Haşa… Sümme haşa….
    Biadedi nücümün we seyyarat adedince haşa ve kella.
    Gördüğün yalan dezgahta yapılan gözlüğün ve içindeki kesafettir.
    Bu kadar ağır cümleleri bu kadar basit kullanman senin ne mal olduğunu gösteriyor gerçi...
    ama ben yine de bazı sebeplerden dolayı sana yazıyorum..

    Cunku
    Peygamber kimin nerede nasil olecegini,
    Usune ustluk kiyamette alacagi hukmu de bilmis.

    Ustelik
    Kendisine bile yarin ne olcagini bilmedigini
    Kur'an'da ayet olarak soylemisken!.............
    Allah (cc) bildirmezse kimse ğaybi bilmez…
    Ğaybden haber veren bazı hadisler Allahin bildirmesi ile Peygamber bilmiş,
    Ve insanların durumlarına göre onlara bildirmiştir…. burda dinen bir sakınca görenin aklına şaşarım..

    Simdi
    Hadisin gercek metnine bakalim!
    Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi:Bir gün Resulullah ile birlikte idik.
    Ansızın bir düşme sesi işitildi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.):
    - Bu nedir,biliyor musunuz? diye sordu.

    Biz:
    - Allah ve Resulü en iyi bilendir,dedik.

    - Bu,cehenneme atılmış bir taştır ki,yetmiş sonbahardan beri yol almaktadır.
    O,nihayet şimdi dibine varıp dayandı,buyurdu.
    Kes yapıştır. kopyala bulaştır ları pek sevmem. Paylaşımlarım ekseriyetle aklımda kalanlardır. Naklettiğim hadis de bu meyandadır.
    İstifade ettiğim ( senin yanında geçemeyeceğin, geçsen anlıyamayacağın, anlatmaya güç yettiremiyeceğin şah eserler…) eserlerdeki şekliyle aktarmaya çalıştım hadisin metnini…
    Rabbi Rahimime hamd olsunki hata etmedim….
    Böyle bir nakil İMANIN TEMEL ESASLARINA DEĞİL, mopsinin YALAN KAZANLARINA dokunduğu için tehlikeli olabilir.

    Yok!

    Allah cc yalan soylmemis!
    Allah cc ile Resulu ayrilmamis!

    Yalani,iftirayi soyleyen/atan
    sn.mai nisan mis.
    Onunla yol alanlar...mis!
    Dedim ya mopsi yalan ve iftira senin ağız tadındır.
    Onlar olmadan hayattan tad alamazsın….
    Beni de bu gözlüklerle göremezsin ve anlıyamazsın…

    Peki
    Bu yalan hadis nereden geldi?
    Ahlak-i Tasavvuftan!
    Tasavvufun öğretisi ; Yalan söylememek, yok yere ölmemek öldürmemek, Yaradandan başka kimseye kul olmamak oldurmamaktır.
    Bu yörüngedeki ahlak yeter bize….
    Sende bu öğreti yoksa tasavvufun suçu ne?

    Tasavvufun Allah cc dan sonra
    Ikinci EKBER olarak Islama soktugu
    Ispanyada Yahudi kabala hahamlari tarafindan yetistirilen
    Seyh'ul ekber Muhyiddin İbn Arabî hoca diyor ki:
    Muhyidin-i Arabi Hz. Özel KUL’lardan birisidir.
    Sen onu anlıyamazsın…
    “Kuyunun dibinde nefes darlığı çekenler minare başındaki endamları göremezler, bilemezler, duyamazlar.
    Seni kuyu dibinde,
    İbni Arabi Hazreti şeyh küddüse sırruhu yu Minare başında görüyorum mele mopsi…
    Galiba nefes darlığından değil, kininde boğulacaksın!!

    Resulullah (a.s.m)dan yaptığım rivayetlerin en acaibi şudur ki;
    Resulullah (a.s.m) sahabeleriyle birlikte mescitte oturduğu bir sırada derin bir gürültü işittiler ve irkildiler.
    Bunun üzerine Resulullah (a.s.m) ?Bu gürültünün ne olduğunu bilir misiniz? diye sordu.
    Onlar ,Allah ve resulü bilir! dediler. Bunun üzerine ferman etti ki:
    "Yetmiş senedir yuvarlanıp,bu dakikada Cehennemin dibine düşen bir taşın gürültüsüdür."
    Sözünü daha yeni bitirmişti ki,münafıklardan birinin evinden çığlık sesleri duyuldu.
    "Yetmiş yaşındaki meşhur münafık ölmüştü."
    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ?Allahu ekber? dedi.
    Böylece sahabelerden alim olanlar,söz konusu taşın o münafık olduğunu anladılar.
    Allah kendisini yarattığı günden beri cehennem ateşine doğru yuvarlanıyordu,
    nihayet yetmiş yıllık ömrü tamamlanınca cehennemin dibine ulaşmıştı.?
    (Futuhat,1 / 298)
    Vah vah vaahhh …. Bakın İbni Arabi bu hadisi nasıl nakletmiş fütühatinda…..
    Gülesim gelgi zavallılığına,
    Tebessüm edesim var Arabinin yazısına…


    ...Resulullah (a.s.m)dan yaptığım rivayetlerin en acaibi şudur ki;....
    Hoca Peygamberden cca.500 yil sonra doguyor.
    Peygamberle konustugunu iddaa ediyor.

    Hadise ekleme yapiyor.
    Olsun!
    Ne gam?
    Ahlak-i Tasavvuf....
    Hadise eklemelerin olduğunu söylemekle güya hadisin sıhhatine halel getirildi diye düşünüyorsun degilmi mopsi?
    Düşüncen yanlı ve yanlıştır mopsi!!!
    Şunu unutuyorsun !!;
    “WEMEN KEZEBE ALEYYE MÜTEAMMİDEN FELYETEBEWWE MEKEDEHU MİNENNAR”….

    İhtarı Resülü senden iyi biliyor, buna masadak olmamak için azami dikkat ediyoruz….
    Hadisin sıhhatına sıhhatım feda olsun diyenlerdenim mopsi! sen bunu anlıyamayabilirsin...

    Yani tasavvufcu demek
    Kur'an ayetlerinde kelimeleri degistiren
    Hadislere ek yapan hocalar silsilesi!
    Hezeyanın seni divane etmiş bilmiyorsun.
    O halde bilki;

    Deyil Kuranın 114 suresindeki tek sureyi,
    Deyil Kuranın 6666 ayetinden tek bir ayeti,
    Deyil Kuranın 300624 harfinden bir tek harfini,
    Deyiştirmeye yeltenmeyi geç
    Beşerin haddine değildirki Kuranın bir tane şeddesini değiştirsin….

    Çünkü ;
    “Onu biz indirdik ve biz muhafaza ederiz” diyor Kuranin sahibi…..

    Bu gözlükten kurtulmadığın sürece
    Hezeyanci ve yalancı mopsi demeye devam edecem!!!

  10. #10
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim,

    edindiğiniz bilgi ile birbirinizi küçümseyecekseniz o bilgiler size ağır geliyor demektir. bu kadar kurandan haberiniz varsa muhammedimizin kişiliğindende haberiniz olmalı bu ne gaflettir. iki müslüman birbirine bunu yaparsa, her ikiside islamın insaniyet dini oldugunu kavrayamamış demektir. aynı yolda yürümesekde aynı tarafa yüzlerimiz dönüktür. yolun başındada, sonunda ulu Allah var, ona doğru giderken onun verdikleri getirdikleri hakkında tartışarakmı şefaat dileyeceksiniz muhammedimizden? bütün yollar ulu Allaha çıkar, herkez kendi yoluna baksın hiç yoktan birbirimizi bölmeyelim. iki müslümanın birbirine yalancı, dolandırıcı demesi ne büyük gaflettir bir bilseniz. hoşgören üstündür, herkezin bilgisi kendisine. özünde insanlık emrediliyor islamın hoşgörü sevgi ve saygı.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Mırac yaklasıyor.
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 19-07-2009, 11:55 AM
  2. MİRAÇ MUCİZELERİ
    Nil@y Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 02-12-2006, 12:07 AM
Yukarı Çık