3. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 31

Sınırlandırılamayan sonsuzluk ve "Enel hak!"

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Sınırlandırılamayan sonsuzluk ve "Enel hak!" Konusununun içerigi kısaca ->> Venhar ´isimli üyeden Alıntı Kızma yahu sadece sen değil hiç kimse olamaz :) efenim herkesten bi tane var zaten.Kimse venhar ...

  1. #21
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı Venhar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kızma yahu sadece sen değil hiç kimse olamaz :)
    efenim herkesten bi tane var zaten.Kimse venhar yada arkun ......yada ümmide olamaz.
    kuranda Allah şems suresinde başka hiç bir surede etmediği kadar yemin ediyor bir konu üzerine.
    nefsini temizleyenin felah bulacağı,onu kötülüklere gömeninse,ziyan edeceğine.
    yani hepimiz mükellefiz bu nefsimizi tezkiye etmek konusuyla.
    başka peygamber gelmeyeceğine,ve kuran ve sünnette elimizde olduğuna göre önce kendimize kitap ve sünnete göre ayar verip birde antrönör bulduk mu tamam.tabi sadakat ve ihlasta şart.nefsin karanlıkları bir bir aydınlandıkça,hakikatlerde ortaya çıkmaya başlar.bi bakarsın hallacıda ,arabiyide,rabbaniyide anlar gibi olmuşun.Hayalide güzel.olmayacak bişi diil amma dimi efenim

  2. #22
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    efenim herkesten bi tane var zaten.Kimse venhar yada arkun ......yada ümmide olamaz.
    kuranda Allah şems suresinde başka hiç bir surede etmediği kadar yemin ediyor bir konu üzerine.
    nefsini temizleyenin felah bulacağı,onu kötülüklere gömeninse,ziyan edeceğine.
    yani hepimiz mükellefiz bu nefsimizi tezkiye etmek konusuyla.
    başka peygamber gelmeyeceğine,ve kuran ve sünnette elimizde olduğuna göre önce kendimize kitap ve sünnete göre ayar verip birde antrönör bulduk mu tamam.tabi sadakat ve ihlasta şart.nefsin karanlıkları bir bir aydınlandıkça,hakikatlerde ortaya çıkmaya başlar.bi bakarsın hallacıda ,arabiyide,rabbaniyide anlar gibi olmuşun.Hayalide güzel.olmayacak bişi diil amma dimi efenim


    yani hepimiz mükellefiz bu nefsimizi tezkiye etmek konusuyla.
    Eyv mükellefiz de nefis le mücadele çok zor efendim
    hele birde antrönör yoksa aslında oda var ama şu nefis belası çok zorluyor yani en azından beni
    ama ne yalan söyleyim sen böyle yazınca baya bi heveslendim . ben gidip bir huzura durayım bakayım iyi geceler :)

  3. #23
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Mesaj
    124
    Rep Gücü
    754
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilmiyorum efenim.Ama kulluktan daha yüksek bir makam olsaydı,Habibine onu verirdi." abduhu ve rasuluhu "diyoruz.Yani kulu ve rasulü.
    Sizi tenzih ederim sayın ümmi fakat "Enel hak" diyebilen birisi her şeyi çekinmeden uydurabilir. "Habibmiş!" :) Allah akıl fikir versin.

    Bir deli taş atmış, ciddi ciddi açıklamalar bulmaya çalışıyorsunuz.

    İnsanların geldikleri makamlar falan yoktur, bunu şeytana uyup "Allah hakkında bilmediği şeyleri iddia edenler, Allaha yalanlar isnad edenler" söylerler. İnsanların Allahın nazarında en değerlisi takvaca üstün olanıdır ve bu üstünlük "insan üstülük" değildir. Bunu anlamak için saçma sapan tasavvuf pislikleri okuyacağınıza Kuran okumanız yeterlidir efendim. İnsanın ulaşabileceği en yüksek makam İNSAN olmak yani yaratılışına (fıtratına) uygun yaşamaktır. Peygamberin veya sahabelerin ağzından "enel hak" işiten olmuş mu efendim? Saçmalıklar silsilesini ezberleyip yutup hazmetmeden önce Müslümanlığı, Kuran ve sünneti bir araştıraydınız keşke. Allah pisliğini aklını kullanmayanların üzerine yağdırır.

    Rabbim Kuran' ı ve sahih sünneti esas alan hiç kimseyi kendini doğru yolda zannedip de müşrik ölen kalbi mühürlülerden eylemesin.

    Rabbimiz için değerli olan bir konu da insanların kendisini hiç görmemelerine rağmen Rabbin ayetlerinden (Kuran+kainat) yola çıkıp araştırarak, sorgulayarak, akıllarını kullanarak, ikna olarak iman etmeleridir (=SECDE).
    Konu expositor tarafından (02-09-2011 Saat 09:31 AM ) değiştirilmiştir.

  4. #24
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı expositor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sizi tenzih ederim sayın ümmi fakat "Enel hak" diyebilen birisi her şeyi çekinmeden uydurabilir. "Habibmiş!" :) Allah akıl fikir versin.
    Efenim Kuranda Allahın sevdikleri ve sevmedikleri ile ilgili ayetleri hiç okumadınız mı siz.İnsanlara en güzel örnek diye takdim ettiği rasulünü sevmeyecekte kimi sevecek.Bu sevgili kulu demektir partneri değil.



    İnsanların geldikleri makamlar falan yoktur, bunu şeytana uyup "Allah hakkında bilmediği şeyleri iddia edenler, Allaha yalanlar isnad edenler" söylerler. İnsanların Allahın nazarında en değerlisi takvaca üstün olanıdır ve bu üstünlük "insan üstülük" değildir.
    efenim hem üstünlük takva ile diyorsunuz hemde makam falan yoktur diyorsunuz.İnsanüstülükten elbette bahsetmiyoruz.Fakat nefsin tezkiye edilmesi gerektiği gerçeği kuranın bir bildirisidir.Ayrıca nefsin tezkiye oldukça geçirdiği aşamalarda yine kuran kaynaklıdır.belhum edallikten(nefsi emmare)kurtularak,nefsi levvame,mülhime,mutmainne,radıyye ve merdıyye aşamalarından geçerek hakiki kul olmaya çalışmak insanlara peygamber kıssalarından hareketle örnek verilmiştir.ne dedik zaten bizde kulluk makamı yani insanın eninde sonunda İlahi azamet karşısında hiçliğini idrak ederek onun rızası istikametinde hayatına yön vermesi,sıratı müstakim üzere olmaya çabalamasıdır kulluk


    Bunu anlamak için saçma sapan tasavvuf pislikleri okuyacağınıza Kuran okumanız yeterlidir efendim.
    efenim asıl siz kuranı anlamak için tasavvuf okumalısınız.(daha doğrusu okumakla olmaz bizzat uygulamaya çalışmalısınız.tasavvuf,takva hayatı yaşamaya çalışmaktır başka bişi diil)nefis tezkiye olmadıkça kurandan çıkaracağınız yorumlar nefsi olur.Bilirsiniz kuran onu okuyanın niyetine göre bir tesir icra eder .Kiminin hidayetini arttırır,kiminin delaletini.


    İnsanın ulaşabileceği en yüksek makam İNSAN olmak yani yaratılışına (fıtratına) uygun yaşamaktır. Peygamberin veya sahabelerin ağzından "enel hak" işiten olmuş mu efendim? Saçmalıklar silsilesini ezberleyip yutup hazmetmeden önce Müslümanlığı, Kuran ve sünneti bir araştıraydınız keşke. Allah pisliğini aklını kullanmayanların üzerine yağdırır.
    elbette efenim insan olarak yaradılmanın gayesi kulluk değil mi zaten.Demekki,iyi bir kul olmayı başaran insan,yaradılış gayesine uygun davranıyor demektir.Ayrıca üstünlük takva iledir demiştiniz demin şimdi insan olmaktır diyorsunuz.Oysa kuran insanların çoğu ile ilgili hep olumsuz ifadeler kullanır.onların çoğuna uyarsan seni yoldan çıkarırlar der.
    enel hak davası peygamberlerin getirdiği olmadığını yukardaki bir mesajımda zaten söyledim.bu bazı Allah aşıklarının yolda karşılaştıkları bir duraktır.manevi sarhoşluk haline yorulur.Daha sonra bu halden çıkar çoğu.Çıkamayan meczup olarak kalır ve insanları irşad edemez böyleleri.

    Rabbim Kuran' ı ve sahih sünneti esas alan hiç kimseyi kendini doğru yolda zannedip de müşrik ölen kalbi mühürlülerden eylemesin.
    amin efenim.Kuran ve sünnetin bir zahiri,birde batını var.Zahirde kalıp batınından habersiz olursanız bu dediğiniz durum gerçekleşir.yada batın önemli olan zahire gerek yok dersenizde sapıtırsınız.tek kanatlı kuş uçamaz.
    Rabbimiz için değerli olan bir konu da insanların kendisini hiç görmemelerine rağmen Rabbin ayetlerinden (Kuran+kainat) yola çıkıp araştırarak, sorgulayarak, akıllarını kullanarak, ikna olarak iman etmeleridir (=SECDE).
    iman etmek yetmez efenim.Kuranda bu imanın isbatı olan salih amel imanla beraber zikredilir pek çok ayette.Aminu ve amilussalihati diye.buır salih amellerden de en çok,salat,infak,üzerinde durulur.E kurandan ilham aldığı iddiasıyla kimi çıkıp namazı üç vakte indirir,kimi vaktini şaşır ve insanları şaşırtır......kimi imsakı bu asra kadar kimse anlamadı ben anladım diye ortaya çıkar,kimi başörtüsünden kastın masa örtüsü olduğunu,başa değil boyna dolanması gerektiğini söyler,,infaktan kaytarır zekat vermez,sadaka dan güvendiğim kurum yok dye vazgeçer,,ondan sonrada kuran üzerine hüküm vermeye,insanları irşada kalkışır olmaz böyle dimi efenim..
    bilirsiniz ki yahudilerde kitap ellerinde olduğu halde manasını kaykıltarak sapıtmışlardı.onda nefsi okumalarla,nefislerine uygun tevillere soyunmuşlardı.ve Kuran onları kitap yüklü eşşekler olarak tanımlamıştır.kitabı yüklenmek,ezber etmek,yeterli değil demekki.Nefsini terbiye edeceksin ki ilahi vahyi doğru anlayıp tatbik edesin.

  5. #25
    - Çevrimdışı
    yeni üye sükut-u hayal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Nerden
    Mavera'dan
    Yaş
    50
    Mesaj
    83
    Rep Gücü
    862
    Sayın ümmi kelimeleri süslemeden net bir cevap verirmisiniz lütfen ;
    - bizim takvayı yaşamamız için tasavvufu bilmemiz ve öncelikle onu mu yaşamamız gerekiyor..?
    - takvayı yaşayan Allah rasûlu s. a. v ve sahabe öncelikle tasavvufu mu yaşamıştı ki kur'anı anlayabildiler..?
    - nefsi tezkiye tasavvuf olmadan yapılamaz mı ..?
    - şayet yapılamaz diyorsanız o halde sahabe ateştemidir..?
    İsim yok, imza yok, şan yok, şöhret yok
    Allah var
    Problem yok..

  6. #26
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Sayın ümmi kelimeleri süslemeden net bir cevap verirmisiniz lütfen ;
    süsleme gibi bir gayem yok efenim olabildiğince sade yazdığımı düşünüyorum.

    -
    bizim takvayı yaşamamız için tasavvufu bilmemiz ve öncelikle onu mu yaşamamız gerekiyor..?
    tasavvuf zaten takvalı yaşamaya çalışmaktır efenim.yoksa tasavvufu bilmezsen takvalı olamassın demek değildir.ve hidayet içinde takvalı yaşamak lazımdır.Çünkü kuranın takvalı olanlara hidayet (doğru yolu göstereceği) olduğu belirtilir bakaranın ilk ayetlerinde.

    -
    takvayı yaşayan Allah rasûlu s. a. v ve sahabe öncelikle tasavvufu mu yaşamıştı ki kur'anı anlayabildiler..?
    bir önceki cümlenizde cevabını verdim .Sahabe takva hayatı yaşadığı için kuranı doğru anladı ve uyguladı.Nefsine göre eğib bükmedi.tasavvuf takvalı yaşamaya çalışmaktır.Sahabe döneminde tasavvufun adı yok kendi vardı,bu gün kendi yok(denecek kadar az) adı var.

    - nefsi tezkiye tasavvuf olmadan yapılamaz mı ..?
    Daha önce forumda bu konu işlenmişti.Nefis nasıl tezkiye edilir konusu. tekrar etmeyelim bir ara linkini vereyim.
    nefsi tezkiye kuranın emir ve yasaklarına uyarak ve Allahı çok anarak yapılır efenim..Ama bir yol gösterici olması,yolun tehlikeli geçitlerini sağ salim atlatmak açısından önemlidir.çünkü kişi kendi kendine nefsinin zaaflarını tesbitte yetersiz kalabilir.
    -
    şayet yapılamaz diyorsanız o halde sahabe ateştemidir..
    tasavvuf= takva anlamındadır efenim.Muttaki olmayanı varmıydı gibi saçma bir soru olmuş bu.Sahabe her biri Rasulullahın mürşidliğinde nefsi mutmainne makamını aşmış,nefis tezkiyesini gerçekleştirmiş insanlardı.Bu yüzden sahabem yıldızlar gibidir hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz demiştir Rasulullah.yani her biri birer mürşiddir.

    tasavvuf dinden ayrı bir saha değildir bazılarının uyduruk tasavvuf anlayışları gibi....
    Dinin içselleştirilerek yaşanmasıdır.Mesela zekatla ilgili yüzlerce ayet hadis ezberlemek zahiri bilgi sahibi olmaktır.(Zorlanarakta olsa) onu yerine getirmek şeriati uygulamaktır.,mülkün hakiki sahibinin Cenabı hak olduğu bilinciyleGönül hoşluğuyla seve seve vermek tasavvufun alanına girer.
    nefsin bu Allahın emir ve yasaklarını zorlanarak değilde seve seve yapması,nefsi tezkiye sonucu olur.

  7. #27
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesaj
    138
    Rep Gücü
    855
    Mevlana'da Tebrizli Şems'i tanıyana kadar bilinen dünyanın bilgesi idi sadece. Şems ona iç alemleri öğretti, Mevlana erdi. Bugün özellikle maneviyattan yoksun, çağın altında ezilip giden modern insanların Uzak Doğu felsefesi ile Mevlana başta olmak üzere tasavvufa olan ilgisi, çektikleri açlığın ne kadar büyük olduğunu göstermekte zaten. Bu insanların bile çoğu hiç görmedikleri alemin tarifi ile öğrenmeleri yerine algıdaki eksikliği, ancak deneyimleyerek gidermesine karşın burada tasavvuf hakkında bildiklerini, az çok içerisinde olmalarına rağmen manayı algılamaktan uzak bir izahata kalkışınca Hallac-ı Mansur'u ve pek çok tasavvuf ehlini katleden zalimlerin, katillerin geleneğinin dilini kullanmaktan çekinmemesi insanı dehşete düşürüyor. Çünkü insan, doğası gereği hiçbir zaman zalimlerin yanında değil, karşısında olmuştur. Bu müslümanlar içinde geçerlidir, putatapanı, ateisti, çok tanrılı inanırlar içinde böyle olmuştur. Müslümanlar buna insanın fıtratı gereği demekte.

    İnsanın doğası bir okyanus gibidir... Eğer o okyanusun sadece yüzeyinde, fırtınalı havaların yarattığı dalgalarla ilgilenmekte ise kişi, doğasını yaratan şeylerin, dalgaların, fırtınanın kendisi olduğunu sanır. Oysa bu da yüzeyinde kabaran köpüklerin gelip geçiciliği kadar gerçeklik taşır en fazla. Fakat daha derinlere indikçe, yüzeyinde kopan fırtınaları izleyen oradaki sessizliğe tanık olacaktır insan. İşte o zaman tasavvuf büyüklerinin taddığı yüce hazzında tadını alabilir. Bunu ancak, deneyimleyerek algılayabilirsiniz. Bildiklerimiz, onu algılamaktan oldukça uzak olur.

  8. #28
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Bu insanların bile çoğu hiç görmedikleri alemin tarifi ile öğrenmeleri yerine algıdaki eksikliği, ancak deneyimleyerek gidermesine karşın burada tasavvuf hakkında bildiklerini, az çok içerisinde olmalarına rağmen manayı algılamaktan uzak bir izahata kalkışınca Hallac-ı Mansur'u ve pek çok tasavvuf ehlini katleden zalimlerin, katillerin geleneğinin dilini kullanmaktan çekinmemesi insanı dehşete düşürüyor.
    efenim ne demek istediniz anlayamadım.

  9. #29
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Arkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    487
    Rep Gücü
    20780
    tasavvuf ehlini katledenlere katil demek yerine cahil demek daha doğru olur çünkü tasavvuf ehlini anlamayanlar şeriate söyledikleri aykırı diye katletmişlerdir bunu onların cahilliğine vermek daha doğru olacaktır.

  10. #30
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    iman etmek yetmez efenim.Kuranda bu imanın isbatı olan salih amel imanla beraber zikredilir pek çok ayette.Aminu ve amilussalihati diye.buır salih amellerden de en çok,salat,infak,üzerinde durulur.E kurandan ilham aldığı iddiasıyla kimi çıkıp namazı üç vakte indirir,kimi vaktini şaşır ve insanları şaşırtır......kimi imsakı bu asra kadar kimse anlamadı ben anladım diye ortaya çıkar,kimi başörtüsünden kastın masa örtüsü olduğunu,başa değil boyna dolanması gerektiğini söyler,,infaktan kaytarır zekat vermez,sadaka dan güvendiğim kurum yok dye vazgeçer,,ondan sonrada kuran üzerine hüküm vermeye,insanları irşada kalkışır olmaz böyle dimi efenim..
    bilirsiniz ki yahudilerde kitap ellerinde olduğu halde manasını kaykıltarak sapıtmışlardı.onda nefsi okumalarla,nefislerine uygun tevillere soyunmuşlardı.ve Kuran onları kitap yüklü eşşekler olarak tanımlamıştır.kitabı yüklenmek,ezber etmek,yeterli değil demekki.Nefsini terbiye edeceksin ki ilahi vahyi doğru anlayıp tatbik edesin.


    Nefsini terbiye edeceksin ki ilahi vahyi doğru anlayıp tatbik edesin.

    Nefis belası değil mi insana "BENLİK" duygusunu fısıldayan ve yoldan çıkarıp ceheneme doğru sürükleyen

Benzer Konular

  1. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-09-2010, 09:02 PM
  2. "Gerçek Mümin" ile "Çakma Müslüman" arasındaki farklar
    elosia Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 09-02-2010, 04:39 PM
  3. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  4. "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2009, 04:04 PM
  5. <font color="#000000" size="4" face=
    m_cumur Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 04-02-2008, 09:41 PM
Yukarı Çık