Kur’an, Allah kelamı olduğunu bizlere ayetlerinde birçok yerinde bildirmiştir. Sizlere Kur'an'dan bazı ayetleri hatırlatmak istiyorum önce. Bakın Yaratan ayetlerinde Kur'an için ne diyor.

( Rabbinin sözü hem doğruluk, hem adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur.)

( Biz bu kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.)

( Rabbin asla unutkan değildir.)

( Kitap` ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık)

( Yoksa siz kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz?)


Yukarıdaki ayetleri niçin hatırlatma gereği duydum dersiniz? Çünkü Allah bu kitabın doğruluk ve adalet bakımından tamamlandığını söylüyor. Yani içinde bulunan tüm bilgiler geçerlidir ve benim emirlerimdir diyor. Birçok ayetinde tekrarladığı emri ise, KUR'AN'IN İPİNE SARILIN diye bizleri uyarıyor. Hiçbir ayetinde Kur’an içinde, bir kısmını daha sonra kaldırdım demiyor. Hatta bizleri uyarısında, yoksa siz bu kitabın bir bölümüne inanıp, bir bölümüne inanmıyor musunuz diye de ikaz ediyor. Eğer Kur’an ın bir kısmının hükmü kalksa, bu sözleri kullanır mıydı Rabbim?


Bir an şöyle düşünelim; Hükümetler her hangi bir konuda kanun çıkardıkları takdirde ne yaparlar, kanun çıktığından itibaren diğer eski kanunu kitaplardan, anayasadan çıkartırlar. Nedeni artık bu kanunla hüküm verilmeyecektir de ondan. Onları ancak kimsenin ilgilenmeyeceği tozlu raflarda, hatıra olarak kalır. Kur’an ın kendi için de nesih-mensuh vardır diyenler, bu kısmı bence hiç düşünmüyorlar, yani Peygamberimiz, ya da Yüce Rabbim, hükmü kaldırılmasına rağmen, niçin Kur’an a yazılmasına izin verdi dersiniz? Peygamberimiz ya da Rabbim HÂŞÂ bunu düşünemedi mi? Ya da bizlerin kafasının karışmasını mı istedi? Elbette hayır. Birileri aklınca, haddi olmadan, hükmü olmayan ayetlerimi temizliyor Kur'an dan dersiniz? Yoksa kendilerinin yarattığı dini korumak, kendi sultanlığını devam ettirmek adına mı yapılıyor bu hükmü kalmış ayet harekâtı. Yorum sizlerin.



Peki, Kur’an da işlerine gelmeyen ayetleri temizleme hareketi, neden olabilir dersiniz? Nedenini tam bilemem, ama bence tüm mezhep ve tarikatlar, kendi menfaatlerine uyan hadislerin, Kur’an da tam tersini gördüklerinde, kendi mantıklarınca yorumlar getirip, birazda nefislerinin ağır basması, kendi hurafe inançlarının yanlışlığını kabul edememe, birazda menfaat çatışması derken, birde içimizdeki İslam a nifak sokan YAHUDİ fitnesi, neyazık ki bu iftiranın temelini oluşturmuştur. Kur'an'a, tarafsız bir mantıkla baktığınızda, tüm bu gerçekleri görüyorsunuz.



Peki, bazı insanlar Kur ’ana nasıl bakıyor da, tüm bu görüşleri öne sürüyor ve bazı ayetlerin hükmü, şu ayetler geldiği için, kalkmıştır diyebiliyorlar dersiniz? Bir konu hakkında fikir belirtmek, onu tenkit etmek ya da onu yüceltmek için, bir şeyle kıyaslamak gerekir. Bizler Kur’an a hiçbir şeyi eş görmediğimiz için kıyas yapamıyoruz. Amaaa bahse konu bazı zihniyet, düşünce Kur’an`a hadisleri eş koşarsa, beşerin sözlerini doğrulamak adına Kur ’ana bakarsa, tabiî ki bazı tenkit ya da değişiklikleri yapmaktan, çekinmeyecektir.


Eğer sahih adı altında bazı hadislerin Kur ’ana uymayan hükümleri olduğunu gördükleri halde, burada aklın ve mantığın ayarını kaçıranlar, Kur’an ı yalnız rehber görmeyenlerin yaptıkları, sanırım günümüzde çok açık görülmektedir. Ağır basan taraf diğerinin hükmünü silmesi, kaldırması kaçınılmaz olacaktır. Hatta en acısı da bazı hadislerin Kur’an ayetlerini nesh ettiğini, yani hükmünü kaldırdığını söyleyecek cesareti bile göstermişlerdir.


Aradıklarını Kur'an'da bulamayanlar, geleneklerin öğretisini Kur'an da arayanlar, hiç düşünmeden araştırmadan bazı hadislere iman etmeyi seçmişlerdir. Tabi bu bir tercihtir. Dinde zorlama yoktur. Her kez hesabını mahşerde tek tek Allaha verecektir.
Kur'an'a bütünüyle iman etmeyen ve bazı ayetlerin hükmünün olmadığını söyleyenlere, birkaç sözüm olacak. Kur’anı birkaç kez Türkçesinden okumaları ve çok iyi tarafsız bir şekilde düşünmelerini öneririm.


Tarafsız bir şekilde okuduklarında, Kur'an'ın insanlara zorluklar getirmediğini, aksine kolaylıklar getirdiğini anlamaları gerekir. Kur’an içinde Nesh edilmiş, yani hükmü kaldırılmış hiçbir ayetin olmadığı, Rabbin daha önce gönderdiği kitaplar arasında bazı ayetleri sildiği, kaldırdığını yani nesh ettiğini, bakın aşağıdaki ayet ne güzel açıklıyor.



Maide 101: Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir


Yukarıdaki ayeti lütfen çok iyi düşünelim. Rabbim Kur'an indirilmeye başladığında, bazı toplumlar, insanlar demek ki tedirgin olmuş ve daha önceki indirilen kitaplarda olan bazı ayetlerin değiştirildiğini görmüşler ki, Rabbim bu konuda açıklık getiriyor. Bu değişikliğin nedenlerini Kur'an indirilirken sorarsanız sizlere açıklanır, yoksa daha sonra bunları sormayın diyor, Yüce Yaratan. Tabi değişikliğin nedenini de açıklıyor ve Allah onları kaldırdı diyor, yani BU AYETLERİ NESH ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR.


Dikkat ederseniz Allah burada zaten Nesh olayını, yani hükmün kaldırılma konusunu, gönderdiği kitaplar arasında yaptığını çok net açıklıyor. Yoksa Kur'an içinde Nesh olduğunu onun yerine başka bir ayet gönderdiğini asla söylemiyor. Yoksa Allah şu ayetleri bizlere bu kadar açık söyler mi sizce?

Araf 52: Muhakkak biz onlara, inanacak herhangi bir kavme hidayet ve rahmet olması için, tam bir bilgi ile bölüm bölüm açıkladığımız bir kitap gönderdik.


Araf 174: Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler.


Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.


Yukarıda ki ayetlere benzer onlarca ayet vardır. Allah Kur’an için her şeyiyle tamamlandığını, eksiksiz olduğunu, bölüm bölüm açıklandığını söylüyor. Ayrıca son noktayı koyarak bu kitaptan sorumlusunuz diyor. Bu ve buna benzer ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Allah görev verdiği elçisine bir ayeti gönderip, daha sonra iptal ettiğini, değiştirdiğini asla söylemiyor. Eğer bunu yapmışsa da örnekler verip anlatıyor açıkça. Örneğin sadaka geleneğini toplumda yaymak adına, elçisi ile görüşmeden önce bir fakire sakada verilmesini önce istemiş, daha sonrada bunu yapmadıkları için, ikaz edip, bunu yapmak zor geldi sizlere diyerek çok önemli bir ders verip, hükmü geri almıştır. Dikkat ediniz bunu da çok açık bir şekilde bizlere ayetleri ile açıklamıştır.


Allah gönderdiği kitaplar arasında, zaman ve çağın farklılığı, yaşamın değişmesi, insanlığın gelişmesi farklılaşmasından dolayı, Allah gönderdiği kitaplar da değişiklikler yaptığını açıklamıştır. Yoksa gönderdiği aynı kitapta emrini değiştirdiğini söylemesi, yani ayetleri Nesh ettiğini belirttiğini düşünmek, sanki Rabbin geleceği görememişte, sonradan fikrini değiştirmiş anl***** gelecektir. Bunu söylemek, buna inanmak Yüce Rahmanı zerre kadar anlamamak demektir.



Nesh edildiğini söyledikleri ayetlerden birkaç örnek vermek isterim. Allah namaza durmadan önceki ayetlerin birinde, kendini bilmeyecek kadar sarhoş olan namaza durmasın diyor. Bu ayetin hükmünün kalktığını söyleyenler, Allah'ın ne dediğini anlamak istemeyenlerdir.


Allah bir başka ayetinde içkinin kötülüğünden bahsediyor, sizleri şeytana yaklaştırır diyerek, bizleri uyarıyor. Faydası az zararı çok diyor. Tavsiyede bulunarak içkiden, kumardan uzak kalmamızı öneriyor. Bu sizin seçiminiz, yaptıklarınızdan sizler sorumlusunuz, benden sizleri uyarması diyor adeta, anlayana anlamak isteyene. Bunları yapmanız, bana ibadet etmenizi engellemesin, ama huzuruma durduğunuzda kendinizi bilir durumda olun diyor. Tabi bunları anlamak çok zor değil, ama anlamak istemedikten sonra.






Yukarıda verdiğim peygamberimizle konuşmadan önce, bir sadaka verin hükmünü daha sonra geri alması, toplumlara sadaka kültürünü yerleştirmek adına güzel bir örnek olup, insanın nefsine nasıl yenik düştüğünü açıkça göstermesi adına güzel bir örnektir. Daha da güzeli, Rabbin kullarını zora sokmadan, onları her zaman kolay imtihan ettiğini, zor hükümlerle imtihan etmediğinin güzel bir örneğidir.


Aslında burada anlatılmak istenen Arapların hiç alışkın olmadıkları yardımlaşma, fakire yardım konusunu dile getirip, güzel bir gelenek başlatılmasını istediğidir. Buradan alınacak çok dersler vardır. Bu emri anlamayan bağnazlar, bu ayeti de örnek göstererek, bakın Allah daha önce vermiş olduğu emri kaldırdı diyebilmişlerdir. Allah boşa konuşmaz, bunu dahi anlayamamışlar demek ki. Allah geleceği görendir, elbette onlara paraya, mala, mülke taptıklarının kanıtı olarak, böyle bir ders vermiştir. Bundan Rabbin ne anlatmak istediğini dahi anlamayanlar, günümüzde bu ayetin bizlere anlatacak hiç bir şeyi olmadığını söylemektedirler. Yaradan öyle yüce ki, yarattıklarını asla üzmek istemediğini, yalnız ve yalnız bizlerin doğruya yönelmemizi istediğini anlatmaya çalışıyor.


Nesih, mensuh konusunun Kur’an içinde olduğunu kabul edenler, aslında Yaratanın geleceği görememiş izlenimi yarattıklarının, farkında bile değiller. Allah geleceği görendir, her şeyi bilir. Allah burada ki topluma verdiğim bir emri dahi yerine getirmekten aciz olduğunuzu gördüm, size yardımlaşmayı öğretiyorum, ama bunu bile beceremediniz dediğinin farkında bile değiller. Daha sonra gelen ayetinde, aslında kendi yüceliğini bağışlayıcılığını gösterdiğini, onlara verdiği bir emri yerine getirmedikleri halde, onları yine de bağışladığını anlamaktan, acizliği de ortaya çıkmış oluyor.


Bir başka örnek vermek isterim. Kur’an da evli ya da bekâr kişilerin, kadın ya da erkek olsun, zina yaptıklarında cezalarının ne olduğu açıkça yazılmış olmasına rağmen, nedense hala hadislerin etkisiyle yine uydurma bir hadise inanarak, zinanın cezasının recm, yani taşlanarak ölüm olduğunu iddia etmişlerdir. Bunu da izah ederken, recim ayetinin bir keçi tarafından yendiği, uzun uzadıya anlatılır. Yani yine farkında olmadan Kur'an'ın şimdi eksik olduğunu söylerler, bunun bile farkına varamayandan ne bekleyebiliriz? Bu zihniyetin örnekleri o kadar çok ki.


Sözlerimin özüne gelince, Tüm bu yapılan yanlış için tutundukları ayet ise şöyle;


( "Biz bir ayetten her neyi nesh eder veya unutturursak, mutlaka ondan daha hayırlısını veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir." )


Yukarıdaki ayeti kastederek Kur’an da hükmünün kaldırıldığı ayetlerin olacağını savunmuşlardır. Hâlbuki Allah Kur’an da birçok yerinde de bahsettiği gibi, size başka bir din getirmedim. İbrahim peygambere gelen dinin devamıdır diyerek, uyarmaktadır bizleri. İşte her peygambere gelen kitap ta, belli emirler vermiş, bunların bazılarında değişiklikler yapmıştır. Bunu yukarıda açıkça Maide 101. ayette görmüştük. Yani ondan daha iyisini getiririz derken Kur’an içinde değil, diğer kutsal kitaplar arasında hayırlısını getiririz demek istediği çok açıktır. Çünkü Allah Kur’an da gönderdiği ayetleri için eksiksiz ve tamdır diyor.


Hatırlayınız Allah oruç geceleri daha önceki kitaplarında cinsel ilişkiyi yasakladığını hatırlatır ve şimdi bunu değiştirdiğini yani kaldırdığını söyler. Lütfen düşünün bu kaldırılan bilgi Kur’an da var mı? Elbette yok. Demek ki kaldırılan bir bilgi ile hükmü geçerli bir bilgi aynı kitapta olması mümkün değildir. Allah bu ve buna benzer ayetleri zikrederek, bizlere açıklık getirmiştir. Bundan dolayıdır ki, Kur’an da geçen hiçbir ayetin hükmünün günümüzde olmadığını söylemek, Kur’an a uymadığı gibi, Rabbin açıklık getirmediği bir konuda da hüküm vermemiz, bizleri Kur’an dan saptıracaktır Allah korusun. Allah bu kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmıyor musunuz derken, sizce ne anlatmak istiyor olabilir, yorum sizlerin.



Tüm bunları daha iyi anlamak ve İslam ı yaşamak için Kur’an ı anladığımız dilden birçok kez okumalıyız ki, Kurt kapanına yakalanmayalım. O yaman aldatıcı bizi Allah ile aldatmasın. Allah aklımızı kullanmamızı emreder, kullanmadan iman edenlere de bakın ne diyor.

Enfal 22: Çünkü yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en kötüsü, akıllarını işletmeyen sağır-dilsizlerdir.


Dilerim Rabbimden, aklını kullanarak iman eden, Rabbin halis kullarından oluruz.

SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK