Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Kıyamet alameti uydurmaları: Isalar, mehdiler

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda Kıyamet alameti uydurmaları: Isalar, mehdiler Konusununun içerigi kısaca ->> Kuran’da dünyamızın da bir sonu olduğu söylenir. Dünyamızın sonu ve bundan sonra başlayan süreç “saat” veya “kıyamet” olarak tarif edilir. ...

  1. #1
    İNCİ
    Misafir..

    Kıyamet alameti uydurmaları: Isalar, mehdiler

    Kuran’da dünyamızın da bir sonu olduğu söylenir. Dünyamızın sonu ve bundan sonra başlayan süreç “saat” veya “kıyamet” olarak tarif edilir. Kıyamet alametlerinden kasıt da bu oluşuma yakın zaman diliminde olacak olaylardır. Dolayısıyla bu olayları görmek kıyametin yakın olduğunun habercisi olacaktır. Kuran’da olmayan izahların halka nasıl yutturulduğunu ve din adına uydurulan hurafeleri gösterebilmek için bu bölümde “Kıyamet Alametlerini” işleyeceğiz. Kıyamet alametlerini işlerken ilk önce Kuran’da hiç geçmemesine rağmen gerçekleşmesine inanmanın İslam’ın şartı, inanmamanın kafirlik olarak ilan edildiği konulardan 1- Mehdilik, 2- Deccaliyet, 3- Hz. İsa’nın yeniden gelişini işleyeceğiz. Daha sonra ise Kuran’da bir iki ayette bahsedilen, fakat hadislerde yüzlerce yalanla şişirilen konulardan 4- Yecuc-Mecuc ve 5- Dabbe konularına değineceğiz.

    MEHDİLİK VE DECCALİYET
    Mehdi kıyamet alametleri içinde en popüler olan, hakkında en çok hadis uydurulan ve en çok istismar edilen karakterdir. Hadisler kullanılarak oluşturulan bu karakterin kıyamete yakın dünyaya geleceğine, herkesi yenip dünyaya hakim olacağına, daha sonra gelecek Hz. İsa ile buluşup dünyayı yöneteceğine, bunları gerçekleştirmek için ise Deccal ile savaşacağına inanılır. Hadislere göre Mehdi kadar, Mehdi’nin talebeleri de üstün yeteneklere sahip sıra dışı kişilerdir. Tüm bu yeteneklere sahip olabilmek, kendi şeyhinin, kendi liderinin Mehdi olduğunu ispat edebilmek için binlerce hadis uydurulmuştur. Bu yüzden Mehdi’nin dış görünüşü hakkında, yapacakları hakkında, çıkacağı yer hakkında birbiriyle çelişen birçok hadis vardır. Mesela bir hadise göre Mehdi Şam’dan çıkacakken, diğerine göre Kufe’den, bir diğerine göre İstanbul’dan, bir başka hadise göreyse Medine’den çıkacaktır. İlk nesiller kendi şeyh ve liderini Mehdi çıkarmak için o kadar çok hadis uydurmuşlardır ki sonraki nesillerin hadis uydurmasına gerek kalmamıştır. Bu nesiller de kendi liderlerine uyan hadisleri doğru kabul etmiş, diğer hadisleri yorumla saptırmış veya yalanlamışlardır. Örneğin liderleri küçük burunluysa, “Mehdi küçük burunludur” hadisini kabul etmişler, Mehdi’nin gaga burunlu olduğuna dair hadisleri gözardı veya inkar etmişlerdir. Bu yüzden İslam aleminde Mehdi enflasyonu yaşanmıştır. Şu anda Mehdi sanılan bir dîni grup lideri var mı diye sorulabilir. Buna cevabımız “Acaba hangi grup kendi liderini Mehdi sanmıyor ki!” şeklindedir.

    HER TARAF MEHDİ KAYNIYOR
    Gerek Türkiye’deki, gerek İslam alemindeki gelenekçi cemaatleri iyi tahlil etmemiz için Mehdilik olgusunu iyice kavramamız gerekmektedir. Biz Türkiye’deki bizce en büyük olan on geleneksel İslami cemaati bir kenara yazdık ve sonra bunların hangisinin şeyhini, liderini Mehdi zannettiğini araştırdık. Sonuçta tam***** yakınının kendi şeyhini, liderini Mehdi sandığını gördük. Bu da gerçek manada İslami cemaatleri kavramak için Mehdiyet olayını bilmenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. (Unutmayın ki cemaatlerin büyük bir kısmı Mehdiyet konusunda açık konuşmaz. Bu konuyla ilgili bilgileri kendi içine girenlere bile hemen açıklamazlar. Birçok cemaatte bu bilgileri açıklayan şeyhin kendisi değil, onun en yakın halkası olmaktadır.) Hadislerde Mehdi’nin kendisinin bile Mehdi olduğunu söylemeyeceği de nakil edilir. Cemaatler bu hadisi liderlerinin Mehdiyetini gizlice, kulaktan kulağa, basının ve diğer kuruluşların önünde belli etmeden yaymalarının daha iyi olduğuna işaret kabul ederler. Mehdiyet bir cemaate büyük bir kuvvet verir. Liderinin; 1400 yıl önce tarif edilen, bazı Peygamberlerle eşit üstünlükte olan, dünyaya hakim olacak kişi olması, liderin müritlerinde çok güçlü bir bağlılık oluşturur. Bu bağlılıkla müritler tüm enerjilerini, tüm paralarını, tüm olanaklarını şeyhin eline teslim ederler. Şeyhin hiçbir lafını tartışmayı bile düşünemezler. 1400 yıl önce hadislerle müjdelenmiş, dünyayı fethedecek Mehdi’ye karşı gelmek kimin haddine düşmüştür? Liderini Mehdi diye yüceltenler, Mehdi’nin talebeleri olma vasfıyla 1400 yıl önceki hadislerde müjdelendikleriyle uyutulurlar. Mehdi’nin halife olacağına dair izahlar, grup liderlerinin uzun vadeli ayaklanma, darbe gibi organizasyonlarla halifeliğe oturtulması gerektiğine dair planları da düşündürür. İslam tarihi kendini Mehdi sanıp ayaklanmalar çıkartmış ve yüzlerce kişinin ölümüne sebep olmuş şizofrenlerin örnekleriyle doludur. (Kubilay vakasında olduğu gibi)

    HUMEYNİ’NİN MEHDİLİKTEN GELEN GÜCÜ
    Şiilik’te Mehdilik konusu imanın şartlarındandır. Şiilik’teki bu konuya atfedilen önem Sünniliğin de üstündedir. Mehdinin hicri 256’da doğan Hasan Askeri’nin oğlu Muhammed olduğu, ortadan kaybolduğu ve günü gelince meydana çıkıp vazifeyi alacağı inancı Şiiliğin temel inançlarındandır. Şu anda hicri 1400’lü yıllarda olduğumuz düşünülürse Şiiler’in temel inancına göre Mehdi 1100 yıldan fazla bir süredir bizle saklambaç oynayan bir kişidir. Geleneksel İslamcılar içinde kalabalık bir kitleyi temsil eden Şiiler’in bu inancı geleneksel kitlelerin aklı nasıl bir kenara bırakıp, Kuran yerine mezheplere, hem de en saçma izahlarına rağmen tabi olabildiklerini göstermektedir. Şii yönetimleri ve İran devrimini tahlil etmek için de Mehdilik konusunun bilinmesi çok önemlidir. Şiiler’e göre Mehdi ortaya çıkıncaya kadar onun vekilleri hüküm sürecektir ve vekillere itaatsizlik, Mehdi’ye itaatsizliktir, Mehdi’ye itaatsizlik ise Allah’a isyandır. Ayetullah Humeyni de Mehdi’nin bir dönemdeki vekili kabul edilmekteydi. Böylece Ayetullah Humeyni halkı kontrol edecek ve yönlendirecek kuvveti Mehdi vekilliğinden alıyordu. Humeyni’ye itaat Şii inancında farzdı. İran devriminde halkın bölünmeden tek kaynaktan büyük bir bağlılıkla idare edilip ayaklanmasının altında da Mehdiyet inancı vardır. Yani yakın tarihte önemli yeri olan Şii-İran devrimini iyi anlamanın yolu da Mehdiyet konusunu iyi analiz etmekten geçmektedir. Şiilik’te, Sunnilik’teki binlerce Mehdi’ye karşı tek bir saklambaç oynayan Mehdi vardır, fakat bu Mehdi’nin Humeyni gibi vekilleri bile sırf bu vekaletten dolayı ihtilal yapacak gücü ellerinde bulundurmuşlardır.

    ÖLÜ DİRİLTEN DECCAL
    Deccal ise Mehdi’nin savaşacağı kişidir. Şeyhini Mehdi ilan edenler şeyhine karşı çıkan veya şeyhin yaşadığı devirde karşı fikirlere sahip bir kişiyi Deccal ilan ediverirler. Böylece Mehdiyete hizmeti ibadet sananlar, Deccaliyetin ordu veya fikir sistemiyle savaşı da ibadet sayarlar. Hadislerde bir Mehdi, bir Deccal tarifi varken binlerce kişinin Mehdi ve onlara karşı binlerce kişinin Deccal ilan edilmesi konunun nasıl zıvanadan çıktığını gösterir. Deccal hakkındaki hadislerde Deccal’in cenneti ve cehennemi olduğu, ölüleri dirilttiği, alnında kafir yazdığı, kör olduğu, yeryüzünde gelmiş geçmiş en büyük fitne olduğu anlatılır.

    Kuran’ın Mehdi ve Deccal hakkında ne dediğinin cevabı koca bir hiçtir. Yani Kuran’da tek bir ayette bile geçmeyen bu karakterler yüzünden binlerce Mehdilerin peşine düşülmüş, birçok gelenekçiliğin düşmanı Deccal diye lanetlenmiştir. Binlerce kişinin kanı dökülmüş, adeta bir İslam mitolojisi oluşturulmaya çalışılmıştır. Her devirde gelecekmiş gibi beklenen Mehdi kişileri tembelliğe itmiş, birçok Mehdi bekleyicisi kendi ürettikleriyle kurtuluşu arayacaklarına, kurtuluşu gelecek Mehdilerden ummuşlardır. Ayrıca mezhepçiler, içinde bulundukları zayıf, hükmedilen, bilimsel olarak geri durumun günahını da kendilerinde arayıp kendilerini düzelteceklerine, uydurma Deccallere suçu yükleyip kurtulmuşlardır.

    HZ. İSA’NIN YENİDEN GELİŞİ İDDİASI
    Kuran’da yer almamasına rağmen ortaya atılan iddialardan biri de Hz. İsa’nın kıyamette yeniden geleceğidir. Hadislerde Hz. İsa’nın Şam’ın doğusunda beyaz minareye geleceği, Mehdi ile buluşacağı, Deccali öldüreceği anlatılır. 12. bölümde bazı hadis uydurucuları anlatılırken geniş yer verdiğimiz Ebu Hureyre’nin, Buhari ve Müslim gibi gelenekçilerin en güvendikleri iki kaynaktaki bir hadisi şöyledir: “ Allah’a yemin ederim ki İsa’nın adil bir hakem olarak aranıza inmesi yakınlaşmıştır. O indiğinde haçları kırıp domuzları öldürür, cizyeyi kaldırıp maymunu öldürür ve İslam’dan başkasını kabul etmez.” Hıristiyanlık’tan ilk devirlerde dinimize geçenlerin yaydığını sandığımız bu uydurma, Kuran ayetleriyle de uyuşmaz.


    Allah şunu demişti: Ey İsa, seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden ayıracağım...

    3- Ali İmran Suresi 55


    Hüseyin Atay bu ayete göndermeler yaparak şu açıklamayı yapar: “ Hz. İsa hakkında Kuran-ı Kerim’in verdiği bilgi içinde onun öldüğü fakat öldürülmediği bilinmektedir. Bunlara göre Hz. İsa ölmüştür, hayatta değildir ve dünyaya dönmeyecektir. Hadislerle iman esasları sabit olmaz ve Kuran’a ilave yapılamaz. Hıristiyan kültünden ve kültüründen, Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam literatürüne geçen hikayelerden birinde; Hz. İsa’nın ölmediği, göğe çıkarıldığı ve kıyamet kopmadan dünyaya Şam’daki minareden ineceği anlatılmaya başlanmıştır. Hıristiyan mitolojisi İslamlaştırılarak Müslümanlar’ın inançları arasına sokulmuştur. Öyle ki buna inanmayanlar, aklı başında sanılanlar tarafından bile kafirlikle itham edilmektedirler.” (Hüseyin Atay, Kuran’a Göre Araştırmalar, sayfa 53)


    Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. O Allah’ın elçisi ve Peygamberler’in sonuncusudur.

    33-Ahzab Suresi 40


    Ayetten Peygamberimiz’in son Peygamber olduğunu anlıyoruz. Kuran’da Hz. İsa’nın da Peygamber olduğu geçtiğine göre, Peygamberimiz’den sonra Hz. İsa’nın gelişi Kuran’ın bu ayetiyle çelişir.


    Selam üzerimedir doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım gün.

    19-Meryem Suresi 33


    Meryem suresinde, Hz. İsa’nın ağzından nakledilen yukarıdaki sözlerde, Hz. İsa’nın üç önemli gününden bahsedilir. Görüldüğü gibi bu günler sayılırken Hz. İsa’nın kıyamette dünyaya yeniden geleceği şeklinde bir günden bahsedilmez. Eğer böyle bir gün olsaydı, elbette ki bu da yalanlarla dolu hadislere bırakılmadan, şüpheye yer bırakmayacak şekilde Kuran’da belirtilirdi.

    Ne yazık ki Kuran’ın belirtmediği ve Kuran ile çelişen Hz. İsa’nın gelişi hikayesi, yüzlerce sahte İsa’nın çıkışına yol açmıştır. Sahte Mehdi enflasyonu gibi, sahte İsa enflasyonu da akıl hastanelerimizin önemli vakalarına baz teşkil etmiştir.

    YECUC MECUC
    Yecuc Mecuc, Kuran’da bahsedilen bir kavmin ismidir. Mehdiyet, Deccaliyet, Hz. İsa’nın yeniden dünyaya geleceği Kuran’da yer almamasına karşın kıyamet alametleri olarak anlatılırken, Yecuc Mecuc konusunda Kuran’da olmayan, Kuran’a uymayan saçma izahlar, Kuran’da geçen Yecuc Mecuc konusunu detaylandırmak için anlatılmıştır. Yecuc Mecuc, Kuran’da iki surede şu şekilde geçmektedir:


    93-İki setin arasına kadar ulaştı, onların önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.
    94-Dediler ki “Ey Zulkarneyn, Yecuc Mecuc bu yerde bozgunculuk yapıyorlar. Onlarla bizim aramızda bir set inşa etmen için sana vergi verelim mi?”
    95-Dedi ki “Rabbimin beni içinde tuttuğu imkan ve güç daha üstündür. Siz bana bedensel güçle yardım edin de sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel yapayım.”
    96-“Bana demir kütleleri getirin. İki ucu eşit düzeye gelince körükleyin.” dedi. Onu ateş haline getirince “Bana erimiş bakır getirin dökeyim” dedi.
    97-Artık onu ne aşabildiler ne de delebildiler.
    98-Dedi ki “ Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi haktır.”

    18- Kehf Suresi 93-98


    96-Yecuc ve Mecuc’un önü açıldığı zaman onlar her tepeden akın ederler.
    97-Gerçek olan vaat yaklaşmıştır. İnkar edenlerin gözleri birden donup kalmıştır. “ Vay başımıza! Biz bundan gafil bulunuyorduk. Hayır, biz zalimlerdik.”

    21-Enbiya Suresi 96-97


    Yecuc Mecuc’un Kuran’da geçtiği ayetleri, bu konuya ilave yapılan uydurmalarla ayırt edebilmeniz için yazdık. Bir izaha göre Yecuc Mecuc Hz. Adem’in rüyalanması sonucu toprağa akan spermlerden oluşmuş bir millettir. Yecuc Mecuc’un toprağın altında bir karış boyunda bir millet olduğu, kıyamete yakın yeryüzüne çıkacağı diğer bir açıklamadır. İbni Abbas’ın rivayetine dayanan bu son hadise karşı İbni Ebi Hatem Şueyh’in hadisi ise şöyledir: “Onlar üç sınıftır. Birinci sınıf büyük ağaç gibidir. İkinci sınıf dört arşın uzunluk ve dört arşın da genişliktedir. Üçüncü sınıf da kulaklarından birini yatak edip ikincisini yorgan yapıyorlar.” Tüm bu birbirleriyle çelişkili nakillerinden daha ilginci ise Yecuc Mecuc’un Türkler olarak tarif edilmesidir. Yecuc Mecuc’u aşağılayan tüm hadislerin arasına Yecuc Mecuc’un Türkler olduğu izahının girmesi, Türk düşmanı Arap milliyetçiliğinin hadis uydurmada nasıl etkin olduğunu göstermektedir.

    DABBE
    Kuran’da tek bir ayette geçen Dabbe aynı Yecuc ve Mecuc gibi uydurma, mitolojik hadislerle anlatılarak sunulmaya çalışılmış ve her seferinde olduğu gibi ortaya çıkan tablo rezillik olmuştur. Önce Kuran’da geçen dabbe ile ilgili ayeti görelim:


    O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir Dabbe çıkarırız. O da insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını söyler.
    27- Neml Suresi 82


    Bu tek ayete karşın geçen acayip hadislerden biriyse şöyledir:
    “Dabbe’nin başı öküz başı gibi, gözü domuz gözü gibi, kulağı fil kulağı gibi, boynuzu keçi boynuzu gibi, boynu deve kuşunun boynu gibi, göğsü aslan göğsü gibi, rengi kahverengi gibi, böğrü kedi böğrü gibi, kuyruğu koç kuyruğu gibi, ayakları deve ayağı gibidir.” Ayrıca çok daha garip hadisler vardır ki bunlardan kimine göre Dabbe’nin başı gökte, kuyruğu kutupta, ayakları Arabistan yarımadasındadır. Kimine göreyse Dabbe’nin bir elinde Hz. Süleyman’ın mührü, diğer elinde Hz. Musa’nın asası vardır. Diğer tüm konularda gördüğümüz gibi Kuran dışında dîni kaynak arayanların karşılaşacakları izahlar bunların benzerleridir.

    DABBE’NİN NE OLDUĞUNUN TAHMİNLERİ
    Dabbe’nin ne olduğu tahmin edilecekse bu ayete bakılıp tahmin edilecektir. Bu konuda hiçbir tahminimiz yoktur. Fakat tahmini olan bazı kişiler de vardır. Örneğin Reşad Halife’ye göre Dabbe bilgisayar olabilir. Kuran’ın 19 mucizesinin bulunmasına yarayan bilgisayar insanların inançsızlıklarını çürütmektedir. Said Nursi’ye göre Dabbe dişten tırnağa yerleşecek virüs tipi bir canlı olabilir. Bu iki yazarın bu tahminlerini neye dayandırdıklarının ayrıntılarına girmiyoruz. Sadece Dabbe’nin ne olabileceğine dair farklı tahminler yapıldığını göstermek istedik. Belki de Dabbe’yi tahmin edememizin nedeni Dabbe’nin henüz çıkmamış oluşudur. Bu yazıda bizim yapmak istediğimiz de zaten Dabbe’yi tahmin etmek değildir.

    Mitolojik uydurmalara dönüşen kıyamet alametleri ve özellikle Mehdi, Deccal ve Hz. İsa’nın yeniden gelişi çerçevesindeki iddiaların sonucu tam bir rezalet, tam bir perişanlıktır. Yecuc ve Mecuc ile Dabbe konularıysa sadece ve sadece Kuran çerçevesinde ele alınmalı, gösterdiğimiz saçma hadisler yok sayılmalı, bir tahmin yapılacaksa da böyle yapılmalıdır. Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.

    (Kuran Araştırmaları Grubu "Uydurulan Din ve Kuran'daki Din" Kitabı)

  2. #2
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.

    Aynen de öyle
    Fakat zaman , zamanda olsa ,ki şükürler olsun bu her zaman olmuyor:) kendini peygamber ilan eden mehdi ilan edenler var
    sanırım buda yalan yanlış din kitaplarını okumakla pskolojik çöküntülere yol açtığı için kişi anlamsız kimliklere bürünebiliyor...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    SON" Hakkında..."

    "Neyin Sonu gelecek?"

    İsa'nın öğrencileri ona şöyle sordu: " Senin hazır bulunuşunun ve bu ortamın sonunun alamti ne olacak?" ( Matta 24:3)

    İsa Peygamber bu soruya cevap verirken gezegenimizin yok olmasından söz etmedi. isa daha önce bu ortam hakkında konuşmuş, ve bu ifadeyi Şeytan'ın hakimiyetindeki siyasi, ticari ve dinsel ortama atfen kullanmıştı. ( Matta 13:22,40, 49) Dolayısıyla son gelecek dediğinde aklında bu dünya vardı. ( Matta 24:14)

    "İsa Sonu Nasıl Anlattı?"

    Bu adaletsiz ortamın sonunun gelecek olması iyi haberdir. İsa şöyle dedi: " Krallığın bu iyi haberi, dünyanın her yerinde bütü milletlere şahitlik amacıyla duyurulacak ve son o zaman gelecek."
    İsa peygamber şimdiki ortamın sonunu şöyle anlattı: " Büyük sıkıntı olacaktır ; öyle ki dünyanın başlangıcından bu yana böylesi görülmemiştir, bir daha da görülmeyecektir. Aslında o günler kısaltılmasaydı hiç kimse kurtulamazdı." (Matta 24:14,21,22)

    "Kimler yok edilecek?"

    Yaratıcıyı ve İsa Peygamber'i sevmeyen ve onlara hizmet etmeyen kişiler yok edilecek. Böyle kişiler Tanrı'yı umursamıyorlar. İsa Peygamber şöyle dedi:

    " Nuh'un zamanı nasılsa, İnsanoğlunun hazır bulunduğu dönem de öyle olacaktır. Tufandan önceki günlerde, tufan gelinceye ve hepsini silip süpürünceye kadar hiçbir şeyi umursamadılar." ( Matta24:36-39)

    İsa peygamber birçok kişinin yok oluşa giden yolda olduğunu söyledi. Bununla birlikte sıkışık yolun hayata götüreceği konusunda güvence verdi.

    Dar kapıdan girin, çünkü yok oluşa giden yol geniş ve enlidir; bu yoldan gidenler çoktur. *Oysa hayata giden kapı dar ve yol sıkışıktır; bu yolu bulanlar azdır. ( Matta 7:13,14)

    "Bu Ortamın Sonu Ne Zaman gelecek?"

    " Hazır bulunuşunun ve bu ortamın sonunun alameti"ni soduklarında İsa şöyle cevap verdi:

    "Millet milletle ve krallık krallıkla çatışacak, birçok yerde depremler ve kıtlıklar olacak...kötülüğün çoğalması yüzünden çoğu insanın sevgisi soğuyacak." ( matta 24:3-12)

    Bu nedenle bugün duyduğumuz tüm üzücü haberler aslında bize cesaret vermeli. Çünkü çok yakında Tanrı'nın krallığı itaatli insanlığa barış getirecek. İsa tüm bu üzücü olayları gördüğünüzde anlayın ki Tanrı'nın krallığı yakındadır demişti. ( Luka 21:31)

    "Siz Ne Yapmalısınız?"

    İsa şöyle dedi: " Tanrı biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse yok olmasın hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı" ( Yuhanna 3:16) Tanrı'ya v e Oğluna iman etmek için onları yakından tanımak gerekir. Bu nedenle İsa şöyle dedi: " Sonsuz yaşama kavuşmak için tek gerçek Tanrı olan Seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalaı gerekir"( Yuhanna 17:3)

    Tanrı'ya olan sevginizi nasıl gösterebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Bu hayatın kaygı ve sorunlarının sizi bunu yapmaktan alıkoymasına izin vermemelisiniz.

    *Kendinize dikkat edin de, aşırı yeme içmeyle ve hayatın kaygılarıyla yüreğiniz ağırlaşmasın; ve o gün ansızın gelip sizi bir kapan gibi gafil avlamasın. *Çünkü o gün yeryüzünde yaşayan herkesin başına gelecek. *Öyleyse, her zaman Tanrı’ya yakararak uyanık kalın ki, olacak tüm bu şeylerden kurtulmayı ve İnsanoğlunun önünde durmayı başarabilesiniz.” (Luka 21:34-36)



    Devamı: http://www.supermeydan.net/forum/for...#ixzz1i2vRf02q

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    1-DEPREMLER

    “Büyük depremler olacak” (Luka 21:11).

    7.0 şiddetindeki deprem 2010 yılının Ocak ayında Haiti’yi vurduğunda 300.000”den fazla kişi hayatını kaybetti. Ayrıca 1.3 milyon insan bir anda evsiz kaldı. Ancak Haiti’de yaşanan bu deprem istisna değildi. Nisan 2009 ile Nisan 2010 tarihleri arasında dünya çapında en az 18 büyük deprem meydana geldi.

    YAYGIN OLAN KARŞIT GÖRÜŞ NEDİR?

    Günlerimizde daha çok deprem olmuyor, sadece modern teknoloji sayesinde insanlar eskiye nazaran depremlerden daha fazla haberdar oluyorlar.

    BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

    Şu gerçeği göz önünde bulundurun: Kutsal Kitap son günlerde meydana gelecek depremlerin çokluğunu vurgulamaz. Birçok yerde büyük depremler olacağını söyler.
    Siz de günümüzde büyük depremlerin yaşandığını görüyor musunuz?

    2-AÇLIK

    “Kıtlıklar görülecek” (Markos 13:8).

    Dünya çapında neredeyse her 7 kişiden 1’i günlük yiyecek ihtiyacını karşılayamıyor. Afrika’da durum daha da vahim. Sahra’nın güney bölgesinde 3 kişiden 1’i sürekli açlık çekiyor. Anne baba ve bebekten oluşan bir aileyi düşünün. Eğer sadece 2 kişiden birine yetecek kadar yitecek varsa kim aç kalacak? Bu orada yaşayan ailelerin her gün vermesi gereken bir karar.

    YAYGIN OLAN KARŞIT GÖRÜŞ NEDİR?

    Yeryüzünde herkese yetecek kadar besin bulunmaktadır. Tek yapılması gereken dünyadaki kaynakların daha iyi şekilde idare edilmesidir.

    BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

    Evet, bugün çiftçiler hiç olmadığı kadar ürün yetiştirip çeşitli yerlere ulaştırabiliyor. Yönetimlerin dünya besin kaynaklarını açlık sorununu çözecek şekilde idare etmesi iyi olurdu. Ancak onlarca yıldır gösterilen tüm çabalara rağmen bunu başaramadılar.

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Markos 13:8 deki sözler bugün gerçekleşiyor mu?

    Teknoloji alanında yaşanan ilerlemelere rağmen kıtlık insanları küresel çapta etkiliyor mu?

    3- HASTALIKLAR

    “ Salgın hastalıklar olacak.” ( Luka 21:11)

    Günümüzde alt solunum yolu enfeksiyonları, ishalle seyreden hastalıklar, HIV/AIDS, verem ve sıtma insanlığa en çok zarar veren hastalıklar arasındadır. Geçtiğimiz yıllardan birinde bu beş tür hastalık yüzünden tahminen 10.7 milyon kişi hayatını kaybetti. Başka bir deyişle bu hastalıklar nedeniyle yıl boyunca yaklaşık her 3 saniyede 1 kişi öldü.

    YAYGIN OLAN KARŞIT GÖRÜŞ NEDİR?

    Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte hastalık vakaları da doğal olarak artıyor.

    BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

    Dünya nüfusu hızla artıyor. Fakat aynı zamanda hastalıkları teşhis, tedavi ve kontrol altına alma konusunda da ilerlemeler kaydediliyor. O halde mantıksal olarak hastalıkların ve etkilerinin gittikçe azalıyor olması gerekmez mi?

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Kutsal Kitabın önceden bildirdiği gibi insanlar korkunç hastalıklar nedeniyle acı çekiyorlar mı?

    4- SEVGİ EKSİKLİĞİ

    “İnsan sevgisinden mahrum olacaklar.” ( 2.Timoteos 3:3-5)

    Bir Afrika ülkesinde hemen hemen her 3 kadından 1’i çocukken cinsel istismara uğruyor. Aynı ülkede yapılan bir ankete göre erkeklerin üçte birinden fazlası kadınlara şiddet uygulanmasını doğal karşılıyor. Fakat aile içi şiddet kurbanı olanlar sadece kadınlar değil. Mesela Kanada’da her 3 erkekten 1’i eşi tarafından dövülüyor ya da kötü muameleye maruz kalıyorlar.

    YAYGIN OLAN KARŞIT GÖRÜŞ NEDİR?

    Aile içi şiddet her zaman vardı, ama bu tür olaylar günümüzde daha çok göz önünde.

    BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

    Son yıllarda insanların aile içi şiddet olaylarının daha çok farkında olduğu doğru. Ancak insanların artık sorunların farkında olması yaşanan bu şiddet olaylarını hiç azaltmadı. İnsanlarda sevgi eksikliği hiç olmadığı kadar çok görülüyor.

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Sizce birçok kişi ailesine bile duyması gereken sevgiden yoksun değil mi?

    5- YERYÜZÜNÜN MAHVEDİLMESİ

    “ Tanrı yeryüzünü mahvedenleri mahvedecek” (Vahiy 11:18)

    YAŞANANLAR NE GÖSTERİYOR?

    Bazı uzmanlara göre her yıl okyanuslara 6.5 milyon ton çöp dökülüyor. İnsanlar doğayı kirletmekle kalmayıp doğal kaynakları da ürkütücü bir hızla tüketiyorlar Araştırmalara göre insanların 1 yılda tükettiğini doğa 1 yıl 5 ayda yerine koyabiliyor. Avustralya’da yayımlanan bir gazete şöyle diyor: “ Eğer nüfus ve tüketim bu hızla artmaya devam ederse 2035 yılında iki dünyaya ihtiyacımız olacak”. ( Sydney Morning Herald)

    YAYGIN OLAN KARŞIT GÖRÜŞ NEDİR?

    İnsanlar sorunlara çözüm bulabilecek kadar akıllıdır. Bu gidişatı tersine çevirip dünyayı kurtarabiliriz.

    BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

    Çok sayıda kişi ve grup insanları çevre konusunda bilinçlendirmeye çalışıyor. Buna rağmen dünya büyük çapta kirletilmeye devam ediliyor.

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Gezegenimizin mahvedilmesini önlemek için Tanrı’nın buna müdahale etmesi gerekmez mi?

    6-KÜRESEL BİR DUYURU FAALİYETİ

    “Krallığın bu iyi haberi dünyanın her yerinde duyurulacak.” ( Matta 24:14)

    YAŞANANLAR NE GÖSTERİYOR?

    İyi haber en küçük adalar da dahil olmak üzere dünyanın her yerine ulaşıyor. Yehova’nın Şahitleri sadece 2010 yılında dünyanın 236 ülke ve adasında iyi haberi duyurarak 1.6 milyardan fazla saat harcadı. Bu her bir Şahidin günde ortalama 30dk duyuru işine katılması demektir. Geçtiğimiz on yılda Şahitler tarafından Kutsal Kitaba dayalı 20 milyardan fazla yayın basıldı ve dağıtıldı.

    YAYGIN OLAN KARŞIT GÖRÜŞ NEDİR?

    Kutsal Kitabın mesajı zaten binlerce yıldır duyuruluyor.

    BU GÖRÜŞ DOĞRU MU?

    Birçoklarının Kutsal Kitabın mesajı hakkında bazı şeyler duyurduğu doğrudur. Fakat çoğu bunu sadece kısa bir zaman boyunca ve kısıtlı bir ölçüde yaptı. Yehova’nın Şahitleri ise küresel çapta teşkilatlanmış bir faaliyet yürütüyorlar ve yüz milyonlarca kişiye ulaşıyorlar. Şahitler gördükleri güçlü ve acımasız muhalefete rağmen duyuru işini sürdürüyorlar. Üstelik bu işi para karşılığında da yapmıyorlar. Hatta zamanlarını gönüllü olarak bu iş için harcayıp tüm yayınlarını ücretsiz olarak dağıtıyorlar. Onların tüm faaliyetleri gönüllü bağışlar ile destekleniyor.

    SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

    Matta 24:14’te geçen “İyi haber dünyanın her yerinde duyurulacak” ayetinin günümüzde gerçekleşiyor olması bizi iyi bir geleceğin beklediğini gösteriyor olabilir mi?

    GÜZEL GÜNLER ÖNÜMÜZDE

    “ Az kaldı ! Artık kötüler olmayacak… Fakat yumuşak başlılar yeryüzünü mülk edinecek, barış bolluğunda mutluluk bulacaklar”(Mezmur 37:10,11)

    Yukarıda alıntılanan ayetin gerçekleştiğini görmek istemez miydiniz?

    Şüphesiz isterdiniz. Aslında bu sözlerin yakında gerçekleşeceğine inanmamız için sağlam nedenler var.

    Yukarıda ele alınan konular son günlerde yaşıyor olduğumuzu gösteren işaretleri ele aldı.

    Tanrı, bizim ümide sahip olmamız için Kutsal Kitap yazarlarına bu olayları önceden yazdırmıştır.
    Bu alametlerin günlerimizde gerçekleşiyor olması karşılaştığımız sorunların çok yakında biteceği anl***** gelir.

    Son günlerin ardından ne olacak?

    Tanrı’nın yönetimi insanlık üzerinde hüküm sürecek. Kutsal Kitap o zaman dünya koşullarının nasıl olacağını şöyle anlatır.

    *Açlık ortadan kalkacak. “ Yeryüzünde tahıl bolluğu olacak, dağların tepesi ekinlerle dolup taşacak.” ( Mezmur 72:16)

    *Hastalıklar ortadan kalkacak. “ Hiç kimse hastayım demeyecek.” ( İşaya 33:24)

    *Yeryüzü yenilenecek. “ Çöl ve çorak yer sevinçten coşacak.bozkır neşelenecek, çiğdem gibi çiçeklenecek.” ( İşaya 35:1)

    (1 Mayıs 2011 Gözcü Kulesi dergisinden alınmıştır.)

    Devamı: http://www.supermeydan.net/forum/for...#ixzz1i2viPHoy

Benzer Konular

  1. Tam Ay tutulması kıyamet alameti! mi?
    YukseLL Tarafından Astronomi Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-04-2014, 12:02 PM
  2. Dostların iki alameti
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-03-2010, 02:44 PM
  3. Şimdiden kıyamet kopardı (Kıyamet 2012 )
    İnci Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 26-11-2009, 02:31 PM
  4. Kıyamet senaryoları Kıyamet ne zaman Kıyamet günü ne kadar yakın
    sadece ben Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 22-10-2009, 02:05 AM
  5. Mehdi'nin Son Çıkış Alameti
    SOSYALİST Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 14-08-2009, 03:28 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık