3. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 28 Toplam: 28

İslam Öncesi El-İlah (Allah)

Din ve İnanç Kategorisi Dini Sohbet Forumunda İslam Öncesi El-İlah (Allah) Konusununun içerigi kısaca ->> atmaca34 ´isimli üyeden Alıntı Kabe'nin bulunduğu şehrin ilk ismi neydi ve o yer nasıl oluşmuştu?kabeyi ilk kim neden oraya inşaa ...

  1. #21
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029
    Alıntı atmaca34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kabe'nin bulunduğu şehrin ilk ismi neydi ve o yer nasıl oluşmuştu?kabeyi ilk kim neden oraya inşaa etti ve oraya neden gelmişti? sözü geçen put ve sözü geçen taş oraya nasıl geldi putun kırılıp taşın günümüze kadar bu şekilde ulaşmasının sebebi neydi?

    Bunların her biri kader planında yazılmıştı,aksini ispat edebilecek bir ateist varmı?
    Sanırım yoktur:)


    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın pek engin bilgemiz ,saçtığınız incileri toplamaktan biz yorulduk siz inci saçmaktan yorulmadınız efenim.Neresinden tutsak elimizde kalıyor engin bilginizin bilimsel gerçekleri.Gene nerelerden topladınız bu bilimsel dökümanlarıda bizleri şereflendirdiniz üstün bilgilerinizle efenim.
    Efendim bu saçmalığın bilimsellikle alakası yok bu sözde aydınlık yaymaya çalışan 3.sınıf misyonerlerin bir kaç doğru kelimeyi alıp kendi argümanlarıyla harmanladıkları tez diyelim..Bilimsellikten dem vuran aydınlıkçı arkadaş metafizik'le arası olmayan birine benziyor ama Bilim, metafiziği yıllardır kendi içinde tartışıyor ve bilimsel kanıtlarla destekliyor..Bilgelik taslayan arkadaşımız sözde bilimsel anektotlar sunduğunu sanıyor ama hiç bir bilimsel açıklama bu tezleri desteklemiyor bunun aksine bilim evrimi ve yaradılışı destekliyor bunun gibi aydınlıkçı geçinen hangi misyona hizmet ettiği bilinmeyen kişilerin sayısı azımsanmayacak kadar çok bugunlerde..Neticede interaktif bir ortamdayız ve istenilen her sonuç elimizin altında tabi bu kişiler için internet ortamı Alice Harikalar diyarı diyebiliriz kendi düşüncesine ve kafa yapısına sahip kişilerin bulunduğu ve yazdığı sitelerden derleyip topladığı yazıları supersonic bir hızla gelip burada yazarak bilgelik taslayanları çok gördük..Bu gibi kişiler haznelerini tek taraflı olarak doldururlar beyinlerinin sadece bir lobu işlevini yerine getirebilir ancak..

    Bilgemize sordunuzmu hiç nerden buluyorsunuz bu argümanları diye..?

    Cevabını ben vereyim bilgemizin eklediği bu konu google indexinde yirmibin civarında sitede çıkıyor tabi burada kurnaz bilge bir kaç kelime ve sözcüğün yerini değiştirerek yada değiştirilmiş haliyle ahkam kesip kendi fikriyatıymış havası yaratmak istemiş:)

    Ay tanrısı, en büyük put,360 tane put ve benzeri kelimelerle arama yaparsanız bilgemizin kaynaklarını edindiği sitelerin yapısal kimliğini,zihniyetini ve menşeini görebilirsiniz..

    Bilge adam demiş ya hani aksini ispatlayacak olan varmı diye:)

    Var birader..!

    Hani ısrarla aynı kelimelere abanıp duruyor ya bilgemiz bize bilimsel kanıt göster..?



    Alıntı Bilge Engin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Uluslararası litaratürde islamiyet semavi din olarak geçmez, Paganizmden türemiş bir din olarak geçer. Hacer ül-esved kara taşı'nın ne olduğunu istersen bir araştır. Neden peygamberiniz de dahil olmak üzere bir taşı öptüğünü araştır. Bu taşın silika, meteorit özelliği olduğunu, bu yüzden de camsı bir yapısının olduğunu öğrenirsin. 600'lü yıllarda siyahımsı bir cam pek mattah birşeydir. Bu taşın meteorit olduğu için, ay tanrısının bir parçası olduğuna inanıyordu. Al-İlah yani ay tanrısını simgelediği için de kabede tapılyordu. Ay tanrısının da islam öncesi arap putperestliğinin en büyük tanrısı olduğu biliniyor.

    Tekrarlıyorum;
    muhammedin babasının adı abd allah
    ay tanrısı allahın putu hacerül esvad
    şu an için kabenin duvarlarını süslüyor
    bütün müslümanlar bu taşa doğru namaz kılıyor. (Namaz ritüeli paganist bir gelenektir)
    muhammed bile bu taşı öpüp kutsal kabul ediyor.

    Bu yüzden müslümanlık semavi bir din değil, paganizm kökenli bir dindir

    Vay be ne araştımacılık böyle gereken bir klavye ve bir iki tık...!

    Bu kadar kolaymı sandın..:)

    Paganizm'in içeriğini ve anlamını kavraman veya idrak etmen için ne kadar bir süreç gerekir bilmiyorum ama bu süreç için takvim yetmez..

    İslamiyet'in büyüklüğünü anlamak veya anlatmak değil derdimiz fakat o kadar büyükkü senin gibileri bile kabul ediyor..

    Sayın bilge bırak bu incik boncuk işleri birikimin olan konularla gel bize..

  2. #22
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye atom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    306
    Rep Gücü
    3649
    siz bu kadar kör olursanız...

    yoksa siz minarelerin tepelerinde bulunan ay sembolünün türk lük sembolümü olduğunu sanıyorsunuz !?

    minarenin tepesinde ne işi var ay sembolünün?

  3. #23
    Ziyaretci
    Misafir..

    Cevap: İslam Öncesi El-İlah (Allah)

    Bu iddianın ilk çıkış noktası fanatik Hıristiyanlardır. İslam dinin karalama çalışmasıyla bu iddiaları ortaya atmaktadırlar. Buna göre Allah ismi, Kuran’ın gelişinden de önce vardı. Araplar, İslam dininden önce de Allah’ı biliyorlardı. Bu iddiaya göre Allah yani El- İlah Ay tanrısının adıydı.İslam inancı da Ay kültünden gelmekteydi. Bu iddiaların ışığında diğer semavi dinlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, arkeolojik bulgularda bulunmuş bazı kabartma resimleri delil olarak öne sürmektedirler.Bu iddiaların tümü açık bir saptırmadır. Bu iddialar detaylı incelendiğinde gerçek bir temelinin olmadığı ortaya çıkacaktır. Şimdi madde madde bu iddialara bakalım:
    1-Arapların İslam öncesi Allah inancı olduğu fikri yeni bir buluş değildir. Peygamberimizin babasının adı bizzat “Abdullah” ( Allah’ın kulu) dur. Kuran’da bu gerçek, bir çok ayette ifade edilir. Bunlarda birisi şöyledir:39/3- Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Bu ayetten de anlaşılacağı gibi peygamberimizin döneminde müşrikler Allah’ı biliyordu; ama “Putlara bizi Allah’a yakınlaştırsın diye tapıyoruz” diyorlardı. Onlarda Allah’ı tümüyle bir inkar söz konusu değildi. Sadece bazı putları ona ortak koşuyorlardı.
    Allah inancı İslam öncesi diğer hak dinlerden geliyordu. İslam dininin ilk geldiği dönemde İbrahim dininden gelen “Hanef” dini de bu ortamda bulunmaktaydı. Bunlar dinlerini dejenere etseler de İbrahim’in dininden gelen birçok ibadeti ve inancı korumayı başarmışlardı. O yüzden İslam öncesinde de Allah inancı ve hac, namaz, oruç gibi ibadetler de bozulsa da hala mevcuttu. Dolayısıyla İslam geldiğinde bu kavram ve ibadetleri onlardan almamış, aksine onları ilk defa insanlara buyuran Allah, hataları düzelterek tekrar Hz. Muhammed vasıtasıyla tüm insanlara emretmiştir.
    2-Bu konuda delil olarak gösterilmeye çalışılan arkeolojik bulgularda kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır. Bu bulgular Mekke bölgesinde değil oradan çok daha uzak güney Arabistan bölgesinde bulunmuştur. Bu bulgular kasıtlı olarak Kuzey Arabistan’da bulunmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır.
    3- Ay tanrısı Arkeolojik bulgularda “Sin” olarak geçer. Allah (el-ilah) kelimesinin ay tanrısı olduğu iddiasını destekleyecek hiçbir kanıt yoktur. Buna rağmen bu tarz iddialarda birkaç resim koyup altına böyle bir yorum yazarak Ay tanrısının Allah olduğunu iddia ederler. Eğer biraz bunun kökeni soruşturulsa, bu iddiaların fanatik din düşmanlarının vehmi olduğu ortaya çıkacaktır.
    4- Camilerin Kubbesinde ay sembolünün bulunması Ay kültünün bir uzantısı olduğunun delili olarak sunulmaktadır. Bu da oldukça desteksiz bir iddiadır. Camilerin tepesine ay sembolü konması Peygamberimizin döneminde kullanılan bir sembol değildir. Hatta halifeler döneminde de kullanılmamıştır. Bu adeti ilk yapanlar Emeviler de olmamıştır. Bu adet ilk defa Araplar tarafından değil, Türkler tarafından uygulanmıştır. Alparslan 1064'te Ani'yi fethedince camiye çevrilen katedralin kubbesindeki büyük haç indirilip yerine büyük bir hilal konulmuştur. Ve bundan sonra bu uygulama gelenek haline gelmiştir. Müslümanların ay takvimi kullanmasının yine Ay kültüyle alakası yoktur. İslam geldiğinde var olan takvim budur. Ve Müslümanlar da bunu kullanmışlardır. Sonradan bu takvime geçmemişlerdir. Bu iddiaların hiç birinin temeli yoktur. Sadece akla gelen her şey, temelsizce bu şekilde vehimlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yoksa herhangi bir akli ve bilimsel bir dayanağı yoktur.
    5- Bu konuda en açıklayıcı nokta ise Allah kelimesinin kökeni ile ilgilidir. Allah kelimesi “El-İlah”tan gelir. “El” takısı İngilizcedeki “the” gibidir. Allah (El- İlah) “The God” anlamına gelir. Yani Allah El- İlah belli bir ilahtır. Bu kelime sadece Arap dilinde yoktur. Arapçanın mensubu olduğu Sami dillerinde de bu kelime vardır. Örneğin İbranice’de “Elohim” ( Tanrı) kelimesi bu kökten gelir. Ayrıca yine aynı dil ailesinden gelen ve Hz.İsa’nın ana dili olan Aramicede de aynı kelime vardır. Hem de Arapçadaki “İlah” kelimesiyle aynı kelimedir. Okunuşu da aynıdır.
    Bu konuda Aramice bir sözlüğe ulaşamayanlara bir filmi kaynak olarak gösterebiliriz. Mel Gibson’un yönettiği “Passion” filminde, konu orijinali gibi olması için o dönemde konuşulan diller seçilmiştir. Filmde, İsa rolünde oynayan kişi de Aramice konuşmaktadır. Bu filmde bir çok yerde Tanrı kelimesi kullanırken Aramice “İlah” şeklinde telaffuz edilir. ( Bu filmi seyretme imkanı bulunanlar, Hz. İsa rolündeki kişinin çarmıha gerildiği sahnede, Aramice Allah’a dua ederken “İlah” diye seslendiğini duyabilirler, yine benzer bir şeyi Yahudi rolündeki kişinin Hz. İsa’yı sorgularken, “Sen Allah’ın oğlu musun?” diye sorarken, yine Aramice “ilah” kelimesini söylediğini duyabilirsiniz.”)
    Bu gerçek Fanatik Hıristiyanların iddialarını tümüyle boşa çıkartmaktadır. Eğer El- İlah ay tanrısıysa, Hz. İsa’da bu tanrıya inanıyordu. Ona bu isimle dua ediyordu. Böyle bir şey söz konusu değildir. Hz. Muhammed’in seslendiği Allah ile Hz. İsa’nın seslendiği Allah aynıydı. Ve o her şeyin yaratıcısı olan eşi ve benzeri olmayan yüce Allah’tır.Dolayısıyla bu iddiada bulunan Hıristiyanlar bilmeden kendi kendilerini yalanlamaktadırlar. Bu iddialarda bulunanlar kendi dinlerini bilmeden, Aramicede tanrının ne demek olduğundan haberleri olmadan, İsa’nın konuştuğu dilin farkında olmadan bu vehimleri söylemişlerdir.
    6-Bu tip çalışmalar yukarıda da söylediğim gibi fanatik Hıristiyanlar tarafından ortaya atılmaktadır. Bağımsız bilim adamları bu iddialara destek vermez. Bu konuda Türkiye’de ateist çevrelerin destek olmasının sebebi, olayın bilimsel temellerine dayanması değildir. Adeta “Düşmanıma atılan çamur benim çamurumdur.” mantığında bu iddialara sahip çıkmaktalar. Bu çevreler için söylenenlerin bilimsel olup olmaması önemli değildir. Önemli olan dine bir saldırıda bulunulmasıdır. Aynı çevreler İslam’ın kökeni “güneş kültü”dür diye de iddialarda bulunmaktadırlar. İşine geldiğinde işine gelen şeyleri söylemekten çekinmezler. Onlara göre, bunların bilimsel bir alt yapısı olmasına gerek yoktur.
    Sonuç olarak, bu iddialar tümüyle gerçek dışıdır. İslam tevhid dinidir. Bu din Adem’den günümüze kadar yeryüzünde hep var olmuştur. Allah elçileri vasıtasıyla bu dini İnsanlara ulaştırmıştır. Allah Kuran’da insanları aya güneşe değil sadece Allah’a tapmaları gerektiğini şöyle vurgulamaktadır:
    41/37- Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin. Alah’a secde edin, ki bunları kendisi yaratmıştır. Eğer O'na ibadet edecekseniz.

  4. #24
    ziyretçi
    Misafir..

    Cevap: İslam Öncesi El-İlah (Allah)

    1 - el- ilah ay tanrısı çok eskiden arabistanda hüküm sürmüş bir kraldır2- lat ve uzza bu kralın kızlarıdır 3- hacerül esved önceleri beyazdı sonradan siyahlaştı bu tarih kitaplarındada yazar
    4- abd allah ile abdullah aynı kökten gelmez abdullah abdul kökünden gelir abd allah abd kökünden önce arap gramerlerine çalış5-hacerül esved nasa tarafından incelenmiş ve ne dünyada nede uzayda benzeri bir madene yada cisme ait olmadığı ve bir meteorda olamayaçağı açıklanmıştır 6-sen kendine bilge diyorsun madem o kadar bilgesin o kadar bilgin var ben senden bir şey isteyeçeğim tüm imkanlar elinde var bana 1 tane sadece 1 tane insan hücresini yapsana
    yaratmak allaha mahsustur sana değil haşa bzede değil dünyanın nasıl böylesine hesaplı bir yörüngeye tesadüfler zinciri sayesinde oturduğunu düşünüyorsan sen bilgeliğinden şüphe ederim ki halihazırda ediyorum zaten günümüzde eğer dünya bir mikro santim ki milimdende küçüktür güneşe yakın olsa dünya sıcaktan kavrulur üzeride hiçbirşey yaşamazdı yine bir mikrosantim uzakta olsa soğuktan hava donar yine hiçbirşey yaşayamazdı bu mükemmel hesaplama yüce yaradan allahın bir mucizesi değilde nedir sen delil iste ben kuranımdan bulup sana sunarım benim bilgisiz blgem

  5. #25
    ÖlümMeleği
    Misafir..

    Cevap: İslam Öncesi El-İlah (Allah)

    Ve konu Hortlatılır.....

    Size Kısaca Meseleyi Anlatayım....

    Tanrı Kendi Kendini Yaratan bir Güçtür... Yani Ne Doğmuştur Nede Başkabir güç Tarafından Yaratılmıtır...

    Fakat Sizin Tahminleriniz ve Beyninizin Almayacağı kadar Yanlızdır...

    Ve Şeytanı Yaratmıştır Tanrının Işığı gibi düşünün Ateşten Ve Şeytanın Öğrencileri Olan Diyer Sıralamadaki Melekler....

    Bunların Hepsi Sadece Hayali Yaratılışlardır Fizik olarak düşündüğünüz Saçmalık Yok... Fakat Bir burkulma süreci var ve Büyük patlama Tek bir Atomun Kendine Çarpmasıyla Oluşan Bir Yaratılış 0x0=0 Aslında Sıfır Sonsuzdur -0+ Sonu Yok Ekledikçe eklersin Kafat -+ Ta kendine çarparak Bu Boktan Evren oluşmuştur.... ve Bunun Sıfır noktası Mars İlk Yaşam Ordaki Hayali Canlılar Sizin Deyiminizle Cinlerdir... Fakat Bunlar varlıkları bile olmadan birbirleriyle Savaşmışlardır ve lanetlenip Dünyaya Sürgün edilmişlerdir.... Ve lanet Başlamıştır... Bunları görmek için Gerize kalı olmanız lazım bilimizi Yiyim... İçinizde TAnrının Bir parçası var ve gücünüzü görün Bizler Ölümsüzü ve Yok olamayız Cehenneme Kitlemeyin kendinizi... Uzatmayalım.... Cinlerle birlikte dünyada İnsan unsurları parlamaya başladı Tanrıda... Adem Hayalde Yaratılıp Dünyaya Bir Göktaşı gibi Çarptı Rahme Koşan Bir Sperm Gibi ve yeşeren dünyayı durdurdu Öldürdü tek cinler kaldı.... Şeytan İlk defa kıskandı ve itaat etmedi Şeytan bütün melekleri Yetiştiren Hocadır... Ve şunu hiç bir zaman unutmayın bu yaratılış Ne Muhammet Sav için ne senin nede sizin için.... Bu ŞEYTANLA TANRININ SAVAŞIDIR Bizler Sadece Piyonlarız... ve ilk Zafer Şeytanındır... Kadınlar Asırlardır Hep eşya gibi görülmüştür.. Çünkü Kadın Yaratılmadı Kopyalandı... Ve ŞEYTAN bu zaferini Havva üzerinden ADEMİ kandırarak almıştır... Ve Şüphezi Kıyamet Koptuğunda Şeytan Yenik düşecektir... Çünkü Oda Yaratılmıştır... Tanrı sadece Bizimle Oyun oynuyor... Tanrı yardımcımız olsun

  6. #26
    furkan
    Misafir..

    Cevap: İslam Öncesi El-İlah (Allah)

    Dinsel anlamda ise, İslamiyet öncesi egemen olan din putperestlikti. Her kabilenin, her biri bir tanrıyı simgeleyen çok sayıda putu vardı. Putlar genellikle kadın, kuş, aslan vb. şekillerde tasvir edilmişti. Tüm kabilelerce kutsal kabul edilen Kabe'nin içi putlarla doluydu. Arabistan'da Kabe dışında bu dönemde yüz kadar daha tapınak bulunuyordu. Yahudilik ve Hristiyanlık da zamanla tüccarlar aracılığıyla Arabistan'a girmişti. Ancak Araplar kendilerine yabancı gördükleri bu dinlere ilgi göstermemişlerdi. Bu dinler Arabistan'da tek tük taraftar bulmaktan öteye gidememişti. İslamiyet, Hristiyanlıktan farklı olarak bu tarihsel koşullar içerisinde var oldu. Hristiyanlık doğduğunda Roma devleti Köleci bir devletti. Hristiyanlık da bu köleci devletin otoritesini reddederek ezilen kesimlere umut taşıyarak var olmuştu. Oysa İslamiyet'in çıktığı koşullarda Arap Yarımadası'nda kabile ilişkileri yıkılmaya yüz tutmasına karşın hala egemendi. Bu nedenle de gelişim çizgisi Hristiyanlıktan farklı bir hat izleyecekti.

    Bilindiği gibi Peygamberimiz, Miladî 570 (veya 571) yılı Rebiulevvel ayının 12'sine rastlayan bir Pazartesi günü dünyayı şereflendirdiler. (Hamidullah, 1/39) O dönemde Arabistan'da mevcut olan dinleri ve inançları araştırdığımızda ve Kur'ân–ı Kerim'den de bizzat anladığımıza göre, karşımıza çeşitli garip inançlar çıkmaktadır.*

    Putpereslik: Arap Yarımadasının her tarafına yayılmış, diğer bütün inançlardan daha fazla etkiye sahip ve daha çok yaygındı. Arabistan'a bu inancın ne zaman sokulduğu, nasıl yaygın hale geldiği konusunda değişik görüşler vardır. Bunlardan en yaygın olanı, putperestliği Arabistan'a Amr b. Luhay adında birinin soktuğudur. Huza'a kabilesinin reisi olan bu zat, dinlere olan ilgisi ve doğruluğuyla tanınmış biriydi. Devrin insanları onu büyük âlimlerden birisi olarak görmekteydiler.Bir tür cild hastalığına yakalanan Amr'a, Şam bölgesinde bulunan Horrân'a gitmesi ve orada bulunan şifalı bir suyla yıkanması tavsiye edilir. Bu tavsiyeye uyarak oraya giden Amr, o suyla yıkanır, iyileşir. Orada insanların putlara taptıklarını görür, bundan hoşlanır. Hubel adlı putu alıp beraberinde Mekke'ye getirip Kâbe'ye diker ve ona tapmaya başlar. Kavminin de ona tapmasını ister. Zamanla bu durum Araplar arasında o derece yaygınlaşır ki, her kabilenin taptığı bir putu olur.*Peygamberimiz Mekke'yi fethettiğinde Kâbe'de 360 put vardı ve Peygamberimiz bunların hepsini kırdırıp, Kâbe'yi putlardan temizlemişti.*

    Başka bir rivâyete göre ise, Hz. İsmail'in çocukları çoğalıp, geçim nedeniyle Mekke'nin dışına çıkmaya mecbur olduklarından, Mekke'den çıkışlarında, babaları İsmail'in hatırasını taşıyan Harem toprağından bir miktar götürüyor, sonra bu toprağı korumak için ona aşırı saygı gösteriyorlardı. Bu iş zamanla gelişerek, onu kutsal kabul edip, ona ibadete dönüştü. Böylece putperestliğin temeli atılmış oldu ve gün geçtikçe şekillenerek gelişti.

    Hz. Peygamber'in yetiştiği asıl muhit olan Hicaz bölgesinde en yaygın inanç bu putperestlik olduğu için, Peygamberimiz mücadelesini öncelikle putperestliğe karşı vermiştir. Bazılarının adları Kur'ân'da da geçen bu putların meşhurları şunlardı:

    Menât: Mekke ile Medine arasında, deniz sahiline yakın el–Musellel denilen bir yerdeydi. Ensar kabileleri, Sa'd, Huza'a vb. buna tapardı.

    Lât: Taif'te idi. Taifliler buna taparlardı. Peygamberimiz, Mekke'nin fethinden sonra Ebû Süfyan b. Harb ve Muğîre b. Şu'be'yi gönderip onu kırdırdı.

    Uzzâ: Gatafan, Gânî ve Bahîle kabilelerinin putuydu. Peygamberimiz, Hz. Halid'i gönderip, onu kırdırmıştır.

    Hubel: Kureyş'in en büyük putuydu. Kırmızı akikten yapılmıştı.*

    Bunların dışında*İs'af, Naile, Vedd, Suva', Yağûs ve Ya'ûk*vb. adlarla meşhur başka putları daha vardı. Ki, bunlardan bazıları eski Arap şiirlerinde geçmektedir. Örneğin: Amr b. Humame ed–Dusî, Zülkeffeyn adlı putu yaktığı zaman şu beyti söylemiştir:


    "Ey Zulkeffeyn, ben senin babandan kalma değilim./ Benim doğumum senin doğumundan öncedir./ Ben senin kalbine ateş doldurdum."*

    Araplar, putlarını taştan ağaçtan vb. maddelerden yaptıkları gibi, yiyecek maddelerinden de yaparlardı. Meselâ, Hanife Oğulları kabilesi hurma ve undan yapmış oldukları büyük bir putu, kıtlık zamanında yedikleri için rakib kabilenin şairi tarafından şöyle kınanmışlardır:


    "Hanife oğulları, kıtlık ve açlık zamanı tanrılarını yedi."*(Kal'acî 1998, 16)

    Yine başka birisi evinin bahçesine diktiği putuna bir tilkinin gelip bevlettiğini görünce, buna çok sinirlenmiş, bu saygısızlık karşısında kendisini koruyamayanın nasıl tanrı olabileceğini, tepesi atarak şöyle dile getirmiştir:

    "Tilkinin başına işediği, tanrı mıdır? / Dikkat edin, tilkilerin başına işedikleri aşağılanmıştır."(a.g.e)

    Bu ve benzeri şiirlerle, Kur'ân–ı Kerim'deki bazı âyetlerden anladığımıza göre putperestlik Araplardan bir çoğunu tatmin etmiyordu. Onlar, asıl itibariyle Hz. İsmail ve dolayısıyla da Hz. İbrahim'in (a.s.) inancına sahip olduklarından, bir Yüce Allah'ın varlığına inanıyorlardı. Nitekim Kur'ân–ı Kerim'de bazı âyetlerde bu hususa işaret edilmektedir: Meselâ:

    "Şayet onlara: 'Gökleri ve yeri yaratan kimdir?' diye soracak olursan, elbette 'Allah'tır' diye cevap vereceklerdir."(Lokman, 31/25)

    "'Biz onlara sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.' (derler.)"*(Zümer, 39/3)

    Görüldüğü gibi Araplar, bu hususta bir çelişki içerisindeydiler. Kur'ân–ı Kerim'de birçok âyette bu çelişkiye dikkat çekilmiştir. Meselâ:

    "Yaratan (Allah), hiç yaratamayan (putlar)a benzer mi? Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?"*(Nahl, 16/17)

    "O müşriklerin Allah'tan başka ibadet edip yalvardıkları sahte tanrılar ise, hiçbir şey yaratamazlar. Zaten kendileri yaratılmaktadırlar." (Nahl, 16/20)

    Arapların putlara ibadet ve merasim şekillerini de kısaca şöyle sıralayabiliriz:
    Putun huzurunda yalvarmak, yakarmak, belâ ve musibetler anında yardım etmesini, sıkıntılarını gidermesini istemek; Kâbe'deki putları ziyaret etmek, onların etrafında tavaf etmek, onlara secde etmek, yakarmak; putlar adına, onlara yakın olmak için kurban kesmek, ki Kur'ân–ı Kerim'de:

    "... putlara ait sunaklarda kesilen hayvanların etleri … size haram kılındı..."(Maide, 5/3)

    buyurularak, böyle bir davranış şiddetle yasaklanmıştır.

    Putperest Araplar, yiyecek ve içeceklerinden, yahut da ekin ve hayvanlardan bir miktarını putlara ve Allah'a verirlerdi, Kur'ân–ı Kerim, bunu da dile getirmekte ve yasaklamaktadır:

    "Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan kendilerince Allah'a bir hisse ayırdılar da, kendi batıl iddialarınca: 'Şu, Allah'ın' dediler, ‘şu da (ulûhiyette ortak edindikleri) putlarımızın.' Ortakları için ayırdıkları, Allah'ın hissesine konulmaz, ama Allah'a ait olanlar ortaklarının hissesine aktarılır. Bunlar ne kötü hüküm veriyorlar!’”*(En'am, 6/136)

    Araplar, putlara adak da adarlardı. Önemli bir işe veya yolculuğa karar verdikleri zaman, Kâbe'ye gelir, putlara kurban keserler; orada bulunan kâhin, içinde fal oklarının bulunduğu torbayı çıkarır ve o oklardan çekerdi. Bunlardan bazısında "yap", bazısında "yapma", bazısında da "boş" yazılıydı. "Yap" çıkarsa yapmak istediklerini yaparlar; yapma çıkarsa "vazgeçerler", "boş" çıkarsa, bir daha çekerlerdi. İslâm, bunları da yasaklamıştır. İslâm'da, herhangi bir iş konusunda karar verilemediği zaman, istişare ve istihare usûlü vardır.

    O günün Arapları, öldükten sonra dirilmeye, âhirete inanmıyorlardı. Nitekim bir gün, Kureyş ileri gelenlerinden Ümeyye ibn Halef, çürümüş kemikleri eline alıp, Peygamberimizin huzuruna gelerek, bunları elinde ufalar ve havaya saçarak, aklınca Peygamberimizi (s.a.s.) mat etmek için: "Ey Muhammed, Allah'ın bunu da dirilteceğini sanıyor musun?" diye sormuştu. Peygamberimiz de cevap olarak, "Evet. Allah (c.c.), seni öldürecek, sonra diriltecek ve sonra ateşe atacaktır." cevabını vermişti ki, bu husus, Kur'ân–Kerim'de şöyle dile getirilmiştir:

    "İnsan şunu hiç görüp düşünmedi mi: Biz kendisini bir nutfeden yaratmışken, yaman bir hasım kesildi Bize. Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misâl fırlattı Bize: 'Çürümüş vaziyetteki o kemikleri kim diriltecek!' diye. De ki: 'Onları ilk defa yaratan diriltir; hem O, yaratmanın her türlüsünü bilir.'"*(Yasin, 36/77–79)

    Bütün bu bozuk inançlara rağmen, o dönem insanlarından Haniflik ve Hristiyanlıktan etkilenerek âhiret ve hesaba inananların da olduğunu görmekteyiz. Nitekim, Cahiliye dönemi şairlerinden el–Ahnes ibn Şihâb et– Temîmî bir şiirinde şöyle der:

    "Kuşkusuz Allah'ın, kulunu güzel işleri sebebiyle hesap günü ödüllendireceğini bildim."

    (Prof. Dr. Hüseyin Elmalı, Yeni Ümit, Sayı: 60, Haziran-2003)
    S.İslmyt*.......allah ismi ile bir put yoktur yalan yanliş yazmayın hz peygamberin amcasının ismide abdulmuttaliptir.......

  7. #27
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jun 2017
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    1

    Cevap: İslam Öncesi El-İlah (Allah)

    Neden islamin kaynagi kabul edilen kurandan baslamiyorsunuz ki tartismaya, islamin kaynagi kuran muhammedin sozlerinden ibarettir, ve yine bir insan olan muhammedin soyledikleri guya Tanri sozuymus gibi kabul ediliyor, oysa Tanri(eger varsa) boyle bos islerle ugrasmaz.
    Ve Tanri bu kadar megaloman olamaz, yarattiklarina 24 saat bana itaat edeceksin egosu olamaz.
    Iyi insan olmak icin, dine gerek yoktur. Din o kadar iyi olsaydi 1500 yilda en ufak bir iyilesme olurdu insalikta var mi? yok ozellikle arap yarim adasi,hala bataklik hala subyanci hala oglanci hala yalanci hala tembel, hala akil yoksunu hala dostlarini satan zihniyette yani hala insan olamadilar.
    Gelelim kurana:
    Muslumanlar ne diyor islam son din tum insanliga gelmis
    Tum insanliga gelen dinin kaynagi kuran daki sacma sapan ayetlere bakarsak, muhammedin uckurundan, amcasina bedduaya, gelen misafirlaeirnin cok oturmamasindan, bosadigi karilarin evlenemeyecegine kadar bir dolu sacma ayetlerle dolu.
    Burda kurandan ornekler vererek guya biseyler ispatlamaya calisanlar ne kadar komiksiniz. Cunku kuranin kendisi zaten insan soylemleri, incilden tevrattan calintil;arla dolu.
    allah var mi? ispatlayabilen varmi? cehennem cennet var mi, ispatlayabilen var mi?
    Bazi dangalaklar allahin olmadigini sen ispatla diyor :)) olmayan seyin ispati olmaz
    Bakin Turkler asla ve kat a puta tapmamisaridr. Dine fln da ihtiyaclari yoktu, ancak kilic zoruyla musluman oldular, guya islama cok benzermis Turklerin eski dini( Ulan Turklerin eski dini degil islama benzeyen, islam Turklerin inanisindan calintilarla doludur).
    Dusunun simdi adem ilk insan: adem cennette elma calip ceza olarak dunyaya gonderildimi? Dunyada peygamber oldu mu? Bumudur yani insanligin baslangici sayilan insan HIRSIZ midir? Sonra o kadar kudretli allah neden 1 hava ile adem yaratipta ensest iliskiden bir kocaman insanlik yaraatmayi secti. ol dediginde zaten her sey olmuyormu, o zamn neden ol deyipde 100 lerce kadin erkek yaratmadi da tek bir erkek ve kadin yaratti. Yoksa ol dediginde olmuyormuydu?
    Once on yargilardan kurtulun, kuran abdestsiz okunmaz ile zaten 1-0 yenik basliyorsun, sorgulayamiyorsun kuranda yazilanlar mantiklimi degilmi. Bu tipki kabe putuna tapmaya giderken havalimaninda insanlari ehrama sokarak psikolojik olarak cokerttikleri gibi, ehram dediginiz arabin colde mecburen giydigi geleneksel giysisidir. sende orda yanma colde diye bunu giydiriyorlar oysa sen onu giyince bilmem ne oldum saniyorsun.
    Seytan ve cin konusuna gelirsek;
    Ben hic bir saglikli insanin cin gordugunu duymadim, nerde psikolojisi bozulmus insanlar varsa cin seytan goruyor, buna cvplari da hazir cin saglikli insana gorunmez :) bende onu diyorum zaten. Sagliksiz insanin da sozune itibar edilmez.
    Bu boyle uzaaar gider.
    Sizler inandiginiz seyleri okuyup akil suzgecinden gecirmeden buyulenmis gibi tapiyorsunuz, konusanida kafir ilan ediyorsunuz korkulariniz var, korkularinizin basi da cehennem. Aslinda yok oyle bir sey. inanmayanlar cehenneme gidekmis, lan dunyanin 2/3 si inanmiyor, muslumanlarinda hepsi zaten munafik eee o zamn cennet bos kalacak desenize :))
    Tamam ben raziyim cehenneme, sorun yok eger hakediyorsam mutlaka cezasi olacaktir ve bu cezaya katlanacagim. Bundanda korkum yok. En azindan bu dunyada korkmadan yasiyorum.
    Hep sunu diyorlar bir gun basina gelince gorursun allah var mi yokmu(bunu inanmadigim icin diyorlar) iyide bir gun benim basima gelecek olan sey milyonlarca inananin da basina geldi geliyor gelecek, o zaman fark nerede?
    Korkak, dusunmeyen, psikolojisi bozuk insanlarin basina geliyor kotu seyler bundan emin olun. Pozitif dusunen, morali nesesi yerinde olan insanlar kolay kolay yanlis ve hata yapmiyorlar, yani seytan ve melek de hikaye dostlarim.

  8. #28
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jun 2017
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    1

    Cevap: İslam Öncesi El-İlah (Allah)

    Alıntı furkan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    O günün Arapları, öldükten sonra dirilmeye, âhirete inanmıyorlardı. Nitekim bir gün, Kureyş ileri gelenlerinden Ümeyye ibn Halef, çürümüş kemikleri eline alıp, Peygamberimizin huzuruna gelerek, bunları elinde ufalar ve havaya saçarak, aklınca Peygamberimizi (s.a.s.) mat etmek için: "Ey Muhammed, Allah'ın bunu da dirilteceğini sanıyor musun?" diye sormuştu. Peygamberimiz de cevap olarak, "Evet. Allah (c.c.), seni öldürecek, sonra diriltecek ve sonra ateşe atacaktır." cevabını vermişti ki, bu husus, Kur'ân–Kerim'de şöyle dile getirilmiştir:

    "İnsan şunu hiç görüp düşünmedi mi: Biz kendisini bir nutfeden yaratmışken, yaman bir hasım kesildi Bize. Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misâl fırlattı Bize: 'Çürümüş vaziyetteki o kemikleri kim diriltecek!' diye. De ki: 'Onları ilk defa yaratan diriltir; hem O, yaratmanın her türlüsünü bilir.'"*(Yasin, 36/77–79)

    Bütün bu bozuk inançlara rağmen, o dönem insanlarından Haniflik ve Hristiyanlıktan etkilenerek âhiret ve hesaba inananların da olduğunu görmekteyiz. Nitekim, Cahiliye dönemi şairlerinden el–Ahnes ibn Şihâb et– Temîmî bir şiirinde şöyle der:

    "Kuşkusuz Allah'ın, kulunu güzel işleri sebebiyle hesap günü ödüllendireceğini bildim."

    (Prof. Dr. Hüseyin Elmalı, Yeni Ümit, Sayı: 60, Haziran-2003)
    S.İslmyt*.......allah ismi ile bir put yoktur yalan yanliş yazmayın hz peygamberin amcasının ismide abdulmuttaliptir.......
    belirtili yerdeki ikisi bile kuranin muhammedin sozleri oldugunu kanitliyor :))

Benzer Konular

  1. Kim İslam'dan/Allah'a teslim olmaktan gayrı bir din
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-09-2012, 09:56 AM
  2. Hak, Gerçeklik, İslam, Allah’ın el-Hakk Güzel İsmi
    muhsin iyi Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-02-2012, 10:45 AM
  3. Yorum: 2
    Son mesaj: 09-10-2011, 10:58 PM
  4. Yorum: 6
    Son mesaj: 15-12-2009, 06:12 PM
  5. Yorum: 2
    Son mesaj: 23-06-2009, 04:17 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık